Etiket: yanaklar

  • ‘Profiloplasti’ yöntemi

    ‘Profiloplasti’ yöntemi

    Eğer burnunuzun kötü bir görüntüsü varsa ve sizi mutsuz ediyorsa devreye burun estetiği giriyor. ‘Profiloplasti’ yöntemi en iyi seçenek.

    Burun estetiği yaptırmak isteyen kişilerde, burnun tek başına değerlendirilmesi gerekir. Yüzdeki ideal güzelliğe ulaşmak için parçalar bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

    Burun, dudak, yanaklar, çene, alın, kaşlar ve boyun aynı anda değerlendirmeye alınır ve estetik cerrahi uygulamalarına tüm bu analizlerin sonucuna göre karar verilmeli. İşte bu uygulamalar ‘Profiloplasti’ denilen terimi ortaya çıkardı.

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Op. Dr. Hakan Gence burun estetiği isteyen kişilere ‘Profiloplasti’ yöntemini tarattı ve şu bilgileri verdi.

    Doğal görünümlü olmalı

    İdeal burun, doğal görünüm-j lü ve kişinin yüzüne en çok yakışacak burundur. Burun estetiğinde kişinin cinsiyeti ve yüz hatlarının mutlaka göz önünde bulundurulması gerekir. Burun estetiği yaptırdığınız zaman elbette sizi yakından tanıyanlar yüzünüzdeki değişikliği fark eder. Fakat sizi tanımayan insanlar ne kadar doğal görünümlü ve çekici bir burun sahibi olduğunuzu düşünmeli ve burun estetiği yaptırdığınızı anlayamamalıdır.

    Çekici yüzler, belli orantılara sahiptir. Başarılı bir burun estetiği yapabilmek için bu özellikler iyi analiz edilmelidir. Günümüzde rutin bir burun küçültme yapmak yerine, mevcut dokuları şekillendirmenin daha doğru olduğu fark edilmiştir.

    İdeal burun nasıl olur?

    Op. Dr. Hakan Gence ideal burun ölçülerini şöyle anlattı: “Burun, ideal olarak her iki kulağı da içerecek şekilde yüzün 1/5 genişliğinde olması gerekir. Yani yüzü enine 5 eşit parçaya böler. Burun yüksekliği, saçlı deri sıran ve çenenin en alt ucu arasındaki mesafenin 1/3 oranında olmalıdır. Yani yüzü dikine 3 eşit parçaya bölmektedir. Kadınlarda çene, ait dudak hizasının çok hafif arkasında, erkeklerdeyse çene daha kuvvetli ve öndedir. Burnun kemik kısmının genişliği, burun deliklerinin olduğu taban kısmının genişliğinin yüzde 80’inden daha fazla olmamalıdır. Burun tabanından aşağıdan bakıldığı zaman eşkenar üçgen şeklinde bir görünüm olmalı.

    Yandan bakıldığı zaman burunla üst dudak arasındaki açı ideal olarak bayanlarda 95-100 derece, erkeklerde ise 90-95 derece olmalıdır.

    İşte bu yüzdendir ki düşük bir burun ucu kadınlara erkeksi, kalkık bir burun ucu ise erkeklere daha kadınsı bir yüz ifadesi verir.”

    Yüz bütünlüğü sağlanmalı

    Burun estetiğinde yüz, bir bütün olarak düşünülür. Yüzdeki ideal güzelliğe ulaşmak için çene, alın ve dudak birlikte değerlendirilmelidir. Burun estetiğinde kaş, alın, çene ve dudakta şu işlemler yapılır:

    Alın ve Kaş: Burun kökünün, her iki kaş arasında çok fazla çökük olması kişinin burnunda aslında bulunmayan bir kemer görüntüsü verebilir.

    Hasta ideal burun boyutlarına sahip fakat burun kökü fazla içerideyse bu durumda hastaya burun estetiği değil, bu bölgeye dolgu maddesi yapılmasını önerilir. Benzer şekilde kişinin alın yapısının geride olması da burnunu göreceli olarak büyük gösterebilir. Böyle durumlarda da burun estetiği operasyonu, alın bölgesine yağ enjeksiyonlarıyla tamamlanır.

    Özel protezler yapılır…

    Çene: Alt çene yapısı, üste göre belirgin bir şekilde geride olan kişilerde de burun kendini çok fazla ön plana çıkartabilir. Operasyon sırasında burun, çeneye uygun hale getirmek için çok fazla küçültülmemeli.

    Çenesi geride olan hastalara burun estetiğiyle eş zamanlı olarak çene bölgesine özel protezlerle yapılan bir operasyon önerilir.

    Dudak: Burun estetiği sırasında dudaklarda şekil değişikliği oluşturulmaz. Fakat, çok ince dudaklara sahip bir kişide burun estetiği sırasında burun ucunun yukarı kaldırılması, dudağın inceliğini ön plana çıkartabilir. Bu gibi durumlarda burun estetiğini, dudak dolgunlaştırma uygulamaları birlikte uygulanabilir.

    İşte başarılı bir estetiğin formülü

    Op. Dr. Hakan Gence, başarılı bir burun estetiğinin formülünü şöyle açıkladı:

    ■ Doğal görünüm

    ■ Kişinin yüz yapısına ve cinsiyetine uygunluk

    ■ Burun estetiği yaptırdığınızı sizi taramayan kişilerin anlayamaması

    ■ İdeal burun ölçülerine sahip olmak

    ■ Solunum problemi yaratmayan bir burun…

  • Sözlerin yüz ifadesi ile uyumu

    Sözlerin yüz ifadesi ile uyumu

    Karşınızdaki kişinin yüzünün ifadesine bakarak, gerçeği görebilirsiniz. Siz konuşurken esniyorsa, konudan kaçmak istiyordur. Sizi yutkunarak dinliyorsa, kıskançlık içindedir.

    Araştırmalar, sözel olmayan iletişimin yüzde 55’inin yüz yoluyla olduğunu göstermiştir. Bir insan doğru sözcükleri kullanabilir; üstelik bunu sizi mutlu edecek, neşelendirecek zarif, tınılı bir tonla yapabilir. Ama yüz ifadesi söyledikleriyle uyumlu değilse, o kişi pekala hiçbir şey söylememiş olabilir.

    ‘Ne Düşündüğünü Biliyorum’ isimli kitapta çeşitli yüz ifadelerinin ne anlama geldiği sıralanıyor ve insanların yüz dili aracılığıyla duygularını nasıl aktarabildikleri anlatılıyor. İşte onlardan bazıları…

    1. Aldatıcı gülümseme:
    Size gülümseyen bir kişinin göz kenarlarında bir kırışma ya da alın bölgesinde bir hareket yoksa bu, sahte aldatıcı bir gülümsemedir. O anda ne kadar mutlu olduğunu söyleyen birinin aslında hiç de mutlu olmadığının en önemli göstergesidir.

    2. Aşırı göz kırpmak:
    Aşırı göz kırpmak, bir sinirlilik ya da güvensizlik biçimi olabilir. İnsan gerçeği söylemediğinde ya da kendisine inanılmadığı konusunda kaygılı olduğunda meydana gelir.

    3. Bakışları kaçırmak:
    Karşınızdaki kişi size doğrudan bakmıyorsa kesinlikle yanlış bir şeyler var demektir. Bir kişi sizden hoşlanmadığında, size ilgi duymadığında, sizden korktuğunda sizinle göz temasından kaçınıyor olabilir. Yalan söyleyen insanlar da bakışlarını kaçırır. Gerçekte kim olduklarının bilinmesini istemeyen insanlar da doğrudan bakmaktan kaçınabilir.

    4. Kaşların ifadesi:
    Bir kişinin sizden hoşlanıp hoşlanmadığını bilmek istiyorsanız kaşlarını izleyin. Biriyle ilk kez tanışıyorsanız ve size gülümsüyorsa, kaşları otomatik olarak büyük bir hızla kalkıp inecektir. Yani çabucak kalkacak sonra eski haline dönecektir. Bu yüz ifadesi sadece bir kez olur ve buna daima bir gülümseme eşlik eder.

    5. Gergin gülümseyiş:
    Dudakları gergin şekilde gülümseyen kişiler gerçek hislerini sergilemiyorlar demektir. “Onu merak etme” ya da “Hiç önemi yok” derken bu yüz jestini sergileyen herhangi bir kişi size tam tersini söylüyordur. Gerçekte bir sorun vardır ve kaygılanmanız gerekiyordur.

    6. Esneme:
    Genellikle biz konuşurken birinin esnemesi, aklımıza onun sıkılmış ya da yorulmuş olabileceği gerçeğinden başka bir şey getirmez. Ama psikologlar artık esnemenin altında daha derin bir anlam yattığına inanıyorlar. Bu; zor, acı verici ya da stresli meselelerle yüzleşmemek için kullanılan bir kaçış mekanizması olabilir. İnsanlar, baş etmek istemedikleri bir şeyden söz ederken çoğu kez bu konudan kaçınmak için bilinçaltı bir dürtüyle esnerler.

    7. Yutkunma:
    Biriyle yeni tanıştığınızda ya da birine başınıza gelmiş harika bir şeyi anlattığınızda, boynuna bakın. Söylediğiniz şey hakkında o kişinin gerçekte ne neler hissettiğini açığa vuracaktır. Gergin bir sırıtış, donuk gözler ve cansız bir sesin eşlik ettiği sert bir yutkunma dudaklarından dökülen sözler ne olursa olsun o kişinin aslında durumdan hiç hoşlanmadığının açık işaretidir. Yutkunma kıskançlığın da göstergesidir.

    8. Eliyle ağzını kapama:
    Bir yetişkin konuşurken bir elini ağzına koyuyor ya da dudaklarına dokunuyorsa, muhtemelen gerçeği söylemiyor demektir. Birinin söylediğiniz şeyden hoşlanıp hoşlanmadığını saptamak için işaret parmağını dudağına götürüp götürmediğine bakın. Bilinçaltından sessizce sizi susturuyordur.

    9. Yanaklar:
    Birinin küçümseyici olup olmadığını ya da size düşmanca veya kuşku uyandıran hisler duyup duymadığını bilmek istediğinizde onun yanaklarını gözlemleyin. Mesela çarpık bir gülümseme gibi bir ifadesi varsa, o kişinin sizi küçümsediği anlamına gelir. Yanakları ovuşturmak ise karşınızdaki kişinin söylediğiniz şeyden kuşku duyduğunu gösteren bir jesttir.

    10. Kulakla ifade:
    Bir insan işaret parmağı kıvrık şekilde kulağının arkasını kaşıyorsa, duyduklarından kafasının karıştığı ve kuşkuya kapıldığı ya da söyleneni yanlış anladığı anlamına gelir. Konuşurken kulağını çekiyorsa, bir oyalama taktiğidir, yanıt vermeden önce bunun üzerinde düşünmek istiyor olabilir. Kulağı başparmak ve işaret parmağının arasına alıp ovalamak “Bunu aslında duymak istemiyorum” demektir. O kişi kendisine anlatılan şeyle ilgilenmiyor ya da ona inanmıyordur.

    HT Hayat