Etiket: vajinal kanama

  • Orkid Uyku Akademisi

    Orkid Uyku Akademisi

    Orkid, gün boyu huzurlu ve mutlu hissetmek isteyenler için kesintisiz bir kuruluk sunan yepyeni Orkid Platinum Gece Extra’yı tasarladı. Orkid’in aynı amaçla yarattığı Orkid Uyku Akademisi, sizlere kesintisiz bir gece uykusu ve birbirinden güzel hediyeler sunuyor.

    Orkid

    Uyku Akademisi, sizleri daha derin bir uykuya ulaştıran özel ipuçları, grafikler ve uyku uzmanı Profesör Zulley’nin uyku tavsiyeleriyle rahat ve huzurlu bir gece geçirmenize, ertesi güne daha mutlu ve zinde başlamanıza yardımcı oluyor. Uykunun fiziksel, duygusal ve zihinsel sağlık için temel bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Profesör Zulley’ye göre uykusuz kalmak formumuzu düşürüyor ve daha kötü bir performans sergilememize neden oluyor.

    Orkid Uyku Akademisi’ndeki “Ben Uyurken” yarışmasıyla da paylaştığı uyku kombinleri en beğenilenler arasına giren katılımcılara birbirinden güzel hediyeler sunuyor.
    Orkid Uyku Akademisi ile hem kesintisiz bir uykunun sırrını keşfedebilir hem de harika hediyeler kazanabilirsiniz!

    Orkid Uyku Akademisine katılmak için tıklayın

    Kişisel Uyku Testi

    Kişisel Uyku Testi
    Uyku tipinizin sizi yansıttığını biliyor muydunuz?

    Orkid Uyku Akademisi’ni ziyaret edin, sahip olduğunuz uyku tipini öğrenip daha düzenli ve kaliteli bir uyku için gerekli tavsiyeleri almak için “Kişisel Uyku Testi”ni cevaplayın.
    Uyku Grafiği

    Uyku hakkında bilinmeyenleri, ilginç gerçekleri topladık ve sizler için yararlı bir uyku grafiği hazırladık! Grafiğimize bakarak derin bir gece uykusuna engel olan etmenleri ve bu etmenlerin nasıl üstesinden gelinebileceği ile ilgili tavsiyeleri öğrenebilir, güne zinde başlamanın formülünü keşfedebilirsiniz!

    Orkid Uyku Akademisine katılmak için tıklayın

    Dr. Zulley’den Uyku Tavsiyeleri
    Keyifli bir uykunun tadını çıkarmaya hazır mısın?

    Uyku Uzmanı Doktor Zulley’den kadınların uykusuna etki eden faktörler ve kesintisiz bir uykunun püf noktalarını öğrenebilirsiniz. Adet dönemlerinde ortaya çıkan uyku problemleri, uykunun önemi ve gün içindeki performansınız üzerindeki etkileri gibi konular hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

    Orkid Uyku Akademisine katılmak için tıklayın

    Orkid Numune

    Ben Uyurken
    Kendi uyku kombinini paylaş!

    Her kadın gibi senin de, özel günlerinde kendini rahatlatacak farklı yöntemlerin var. Orkid Uyku Akademisi’ndeki “Ben Uyurken” yarışmasına katıl, uyurken vazgeçemediğin, özel günlerinde sana eşlik eden özel eşyalarının fotoğraflarını Orkid Platinum Gece Extra ekleyerek bizimle paylaş, birbirinden güzel hediyeler kazanmaya bir adım daha yaklaş.

    “ Ben Uyurken” yarışmamıza katılanlar arasından her hafta 10 kişi, Özel Yapım Orkid Pofuduk Yastık ve Orkid Platinum Gece Extra kazanıyor. Ayrıca haftanın en çok oy alan ilk 3 yarışmacısına, Orkid’den Sürpriz Uyku Seti ve Orkid Tatlı Rüyalar Partisi’ne 2 kişilik davetiye hediye!

    Orkid Uyku Akademisine katılmak için tıklayın

    Yeni Orkid Platinum Gece Extra

    Yeni Orkid Platinum Gece Extra

    Siz uyurken vücudunuzda neler olduğunu biliyor musunuz? Gözleriniz kapalı olsa bile, gecede ortalama 28 kere uyanıyor ve çoğunlukla uyandığınızı fark etmiyorsunuz. Dahası, uyurken yaklaşık 70 kere yer değiştiriyorsunuz. Bu sırada, bağışıklık sisteminiz yenileniyor, beyniniz gün boyu yaşadıklarınızı bilinçaltınıza işliyor ve bunları bilgi olarak saklıyor. Huzurlu ve derin bir uyku, fiziksel ve zihinsel olarak sizi rahatlatırken bir sonraki güne sağlıklı ve mutlu bir şekilde başlamanıza yardımcı oluyor.

    Bu yüzden iyi bir uyku, sağlık ve hareket için oldukça önemli. Ama iyi bir gece uykusu söz konusu olduğunda, kadınlar için uykuya dalmak ve bunu sürdürmek hayatlarının bazı dönemlerinde -özellikle adet dönemlerinde- erkeklere göre daha zor gözüküyor. Bu adet dönemindeki hormonal değişiklikler uykusuzluğa sebep olurken sizi gün boyu huzursuz ediyor. Kadınların adet dönemlerinde yaşadıkları kramplara, fiziksel rahatsızlıkların eklenmesiyle ertesi gün de devam edecek yorgunluk ve bunun beraberinde gelen bir uyku problemi yaşıyorlar.

    Orkid Uyku Akademisine katılmak için tıklayın

    Yeni Orkid Platinum Gece Extra

    Orkid’den Özel Çözüm

    Gece boyu kesintisiz bir uyku çekmenize engel olan tüm o problemleri unutun! Orkid’in gece için özel olarak tasarlanmış yeni pedini deneyin, huzurlu gecelere ilk adımınızı atın!

    Yeni Orkid Platinum Gece Extra, %60 daha büyük arka yüzeyi sayesinde geceleri bile sızıntılara karşı %100’e kadar koruma sağlar. Vücudunuza mükemmel şekilde oturarak yatağınızda ne kadar dönerseniz dönün sizi sızıntılara karşı korumayı başarır.

    Orkid Platinum Gece Extra ile kadınlar, özel günlerinde dahi geceleri kesintisiz uyur; yeni güne mutlu ve huzurlu bir başlangıç yapar.

    Orkid Uyku Akademisine katılmak için tıklayın
    Orkid Uyku Akademisi | 1

  • Plasenta Previa Hakkında Her Şey: 10 Önemli Bilgi

    Plasenta Previa Hakkında Her Şey: 10 Önemli Bilgi

    Plasenta Previa hakkında 10 önemli bilgi. Nedenleri, belirtileri, teşhis ve tedavi yöntemleri makalede detaylı olarak anlatılıyor.

    Bu makalede, Plasenta Previa hakkında bilinmesi gereken önemli 10 bilgiye yer verilmiştir. Plasenta Previa, gebelik sırasında rahimde meydana gelen bir durumdur ve plasentanın rahim ağzının yakınına yerleşmesi sonucu normal doğuma engel olabilir. Bu durum, anne ve bebeğin sağlığı için ciddi riskler oluşturabilir ve doğru tedavi seçimi büyük önem taşır. Makalede Plasenta Previa’nın nedenleri, belirtileri, teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgiler bulabilirsiniz.

    Plasenta Previa Hakkında Her Şey: 10 Önemli Bilgi

    Gebelik, bir kadının hayatındaki en önemli dönemlerden biridir. Ancak bazı durumlarda, gebelik sırasında ortaya çıkan sağlık sorunları anne ve bebeğin sağlığını tehdit edebilir. Plasenta Previa, gebeliğin son trimesterinde sıkça görülen bir durumdur ve doğru tanı ve tedavi yöntemleriyle anne ve bebek sağlığı korunabilir.

    previa
    Tam plasenta previa

    Bu makalede, Plasenta Previa hakkında bilmeniz gereken 10 önemli bilgiyi inceleyeceğiz.

    1. Plasenta Previa nedir?
      Plasenta Previa, plasentanın rahmin alt kısmında yerleşmesi sonucu oluşan bir durumdur. Normal koşullarda, plasenta rahmin üst kısmında yer alır ve bebeğin gelişmesi için gerekli olan oksijen ve besin maddelerinin transferini sağlar.
    2. Plasenta Previa’nın belirtileri nelerdir?
      Plasenta Previa durumunda, gebelikteki diğer semptomlar normaldir. Ancak anne adayı, doğumun yaklaşmasıyla birlikte vajinal kanama yaşayabilir. Bu kanama hafif veya şiddetli olabilir ve doğum sırasında bebeğin ve annenin sağlığı için ciddi bir risk oluşturabilir.
    3. Plasenta Previa’nın nedenleri nelerdir?
      Plasenta Previa’nın kesin nedeni bilinmemekle birlikte, rahimdeki yaralanma, daha önceki bir doğum veya kürtaj, birden fazla gebelik veya ileri yaş gibi faktörlerin Plasenta Previa riskini artırdığı bilinmektedir.
    4. Plasenta Previa’nın farklı türleri var mıdır?
      Evet, Plasenta Previa’nın üç farklı türü vardır: total, parsiyel ve düşük plasenta previa. Total plasenta previa, serviks (rahim ağzı) tamamen kapatan bir plasenta anlamına gelir. Parsiyel plasenta previa, serviksin bir kısmını kapatan bir plasentadır. Düşük plasenta previa ise, serviksin hemen yakınında yer alan bir plasentadır.
    5. Plasenta Previa’nın teşhisi nasıl konulur?
      Plasenta Previa teşhisi, ultrasonografi ile konulur. Ultrasonografi, rahim, plasenta ve bebeğin durumu hakkında ayrıntılı bilgi sağlar ve Plasenta Previa’nın tipini ve ciddiyetini belirlemeye yardımcı olur.
    6. Plasenta Previa’nın tedavisi nasıl yapılır?
      Plasenta Previa durumunda, doğum genellikle sezaryenle gerçekleştirilir. Ancak, doğumun ne zaman yapılacağı ve nasıl yapılacağı, Plasenta Previa’nın tipi, ciddiyeti ve anne ve bebeğin sağlık durumu gibi faktörlere bağlı olarak belirlenir. Ayrıca, plasenta previa nedeniyle oluşan kanama durumunda, anne ve bebek sağlığı açısından kanama kontrol altına alınarak tedavi edilir.
    7. Plasenta Previa doğum sonrası etkileri nelerdir?
      Plasenta Previa durumunda, doğum sonrası kanama, enfeksiyon veya diğer komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle, doğum sonrası izlem ve tedavi süreci, Plasenta Previa’nın ciddiyetine ve doğum sonrası durumun anne ve bebeğin sağlığına etkisine bağlı olarak belirlenir.
    8. Plasenta Previa risk faktörleri nelerdir?
      Plasenta Previa, daha önceki bir doğum veya kürtaj, birden fazla gebelik, ileri yaş, sigara içme ve bazı tıbbi durumlar gibi faktörlerle ilişkilendirilir.
    9. Plasenta Previa’nın önlenmesi mümkün müdür?
      Plasenta Previa’nın kesin bir önleme yöntemi yoktur. Ancak, sağlıklı yaşam tarzı seçimleri ve gebelik öncesi sağlık kontrolleri, Plasenta Previa riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
    10. Plasenta Previa tedavi edilmezse ne olur?
      Plasenta Previa durumunda tedavi edilmezse, anne ve bebeğin sağlığı ciddi bir şekilde tehlikeye girebilir. Plasenta Previa kanamaları, doğum sırasında anne ve bebek için ciddi riskler oluşturabilir.

    Sonuç: Plasenta Previa, gebelikte sıkça görülen bir durumdur ve anne ve bebek sağlığı için ciddi riskler oluşturabilir. Bu nedenle, Plasenta Previa tanısı konulduğunda doğru tedavi ve izlem süreci uygulanmalıdır. Bu makalede, Plasenta Previa hakkında bilmeniz gereken 10 önemli bilgiyi özetledik. Ancak, her durumun kendine özgü olduğunu unutmayın ve sağlık uzmanlarının tavsiyelerini dikkate alın.

    3 Farklı Tedavi Seçeneği: Plasenta Previa Nasıl Tedavi Edilir?

    Plasenta Previa, gebelik sırasında karşılaşılan bir durumdur ve anne ve bebek sağlığı için ciddi riskler oluşturabilir. Plasenta Previa’da plasenta rahim ağzının yakınına yerleşir ve normal doğuma engel olur. Bu nedenle, Plasenta Previa’da doğum genellikle sezaryenle gerçekleştirilir. Ancak, doğumun ne zaman yapılacağı ve nasıl yapılacağı, Plasenta Previa’nın tipi, ciddiyeti ve anne ve bebeğin sağlık durumu gibi faktörlere bağlı olarak belirlenir.

    Plasenta Previa tedavisi için kullanılan 3 farklı seçenek şunlardır:

    1. İzlem ve Gözlem Plasenta Previa teşhisi konulan kadınların birçoğu izlem ve gözlem altında tutulabilir. Bu durumda, düzenli aralıklarla ultrason kontrolü yapılır ve kanama durumuna göre ilaç tedavisi uygulanabilir. Plasenta Previa’nın hafif vakalarında bu yöntem yeterli olabilir.
    2. Kanama Kontrolü Plasenta Previa kanama nedeniyle ciddi bir risk oluşturduğundan, kanamanın kontrol altına alınması tedavinin önemli bir parçasıdır. Kanamanın kontrol altına alınması için, hastanede yatak istirahati, ilaç tedavisi, kan transfüzyonu ve cerrahi müdahaleler gibi yöntemler kullanılabilir.
    3. Sezaryen Doğum Plasenta Previa durumunda normal doğum yapılamaz. Bu nedenle, çoğu vakada sezaryen doğum tercih edilir. Ancak, doğumun ne zaman yapılacağı, plasentanın yerleşim şekli ve kanama durumuna bağlı olarak belirlenir. Sezaryen doğum, bebek ve anne sağlığı açısından riskli olabilir. Ancak, doğum sırasında oluşabilecek kanama riskini azaltmak için hastanede uygun hazırlıklar yapılır.

    Plasenta Previa durumunda doğru tedavi seçimi ve izlem süreci, anne ve bebek sağlığı için hayati önem taşır. İzlem ve gözlem, kanama kontrolü ve sezaryen doğum gibi yöntemler kullanılabilir. Ancak, tedavinin seçimi, plasentanın yerleşim şekline, kanama durumuna ve anne ve bebeğin sağlık durumuna bağlı olarak belirlenir. Bu nedenle, Plasenta Previa teşhisi konulan kadınların, sağlık uzmanlarının tavsiyelerini dikkate almaları ve tedavi sürecinde işbirliği yapmaları önemlidir.

    Plasenta Previa Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve 5 Tedavi Yöntemi

  • Ertesi Gün Haplarının Tehlikelerine Dikkat

    Ertesi Gün Haplarının Tehlikelerine Dikkat

    CİSED ONURSAL BAŞKANI DR. CEM KEÇE: “ERTESİ GÜN HAPLARI BİR DOĞUM KONTROL YÖNTEMİ DEĞİLDİR!”

    Kürtaja sınırlama getiren yasal düzenleme üzerindeki tartışmalar hala devam ederken, Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, gebelikten acil korunma yöntemleri arasında yer alan “Ertesi Gün Hapları” için başvuruların eskiye oranla arttığına dikkat çekti.

    “CİNSEL İLİŞKİ SONRASI HAPI” ADI DAHA UYGUN…

    CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe , Ertesi Gün Hapı kullanımında çiftlerin eğitilmesi gerektiğine dikkat çekti ve şöyle devam etti: “Ertesi Gün Hapı acil durumlar için kullanılması gereken, gebeliği önleme yöntemidir ve korunmasız cinsel ilişkiye girildikten sonra ilk 72 saat içinde kullanılmalıdır. İlişkiden sonra ne kadar erken alınırsa koruyuculuğu o kadar fazla olur. Ancak cinsel eğitimin olmadığı ülkemizde ertesi gün hapı sanki bir doğum kontrol yöntemiymiş gibi kullanılmaktadır. Oysaki sürekli kullanımda, yan etkileri oldukça fazladır ve sık kullanıldığında koruyucu etkisi azalır. Ertesi Gün Hapları, ilk 24 saat içerisinde kullanıldığında istenmeyen gebeliği %95 oranında önler. Çiftler prezervatif, doğum kontrol hapı ya da spiral gibi çağdaş doğum kontrol yöntemlerini kullanmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın Ertesi Gün Hapları’nı ücretsiz verme kararı üzerinde konuşulması gerekiyor. Gençler ve çiftler eğitilmeden ve kamuoyu yeterince bilgilendirilmeden, bu uygulama yanlış sonuçlara yol açabilir, bilgilendirilme sonrası ise bu uygulama yalnız acil durumlar için doğru olabilir. Ayrıca, Ertesi Gün Hapları’nın adı yanlış konulmuş, ‘Ertesi Gün Hapı’ yerine ‘Cinsel İlişki Sonrası Hapı’ terimini kullanmak daha doğru olur. Çünkü çiftlerin çoğu, gerçekten bu hapın ertesi gün alınması gerektiğini sanıyor. Oysa ne kadar erken alınırsa, bu hapların etkisi o kadar fazla oluyor.”

    KAMUOYUNA YANLIŞ MESAJLAR VERİLMEMELİ!

    Ertesi Gün Hapları’nın kamuoyuna “Korunmayın, nasıl olsa gebeliği engelleyen haplar var!” şeklinde sunulmasının veya bu tür yanlış mesajların verilmesinin sakıncalarına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Doç. Dr. Cebrail Kısa; “Prezervatif yırtılması, alkollü korunmasız ilişkiler, dışarı boşalma gibi doğum kontrol yöntemlerinin uygulanmasındaki sıkıntılar veya tecavüz gibi istenmeyen ilişkilere maruz kalındığında ya da bir başka doğum kontrol yöntemi kullanılmakta iken aksilik olduğunda, ek yöntem olarak Ertesi Gün Hapları kullanılmalıdır.” dedi.

    KUSMA OLUNCA TEKRAR ALMAK GEREKİYOR!

    CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör , Ertesi Gün Hapları’nın bir ay içerisinde alınan normal doğum kontrol haplarının içinde bulunan östrojen ve progesteron kadar yüksek hormon yüklemesine neden olacağını ve bu nedenlevücudun hormon dengesini bozacağına dikkat çekti ve şöyle devam etti: “Ayrıca, Ertesi Gün Hapı’nı kullanan bazı kadınlarda baş ağrısı, baş dönmesi, göğüste gerilme, mide bulantısı ve nadir olarak görünen kusma gibi yan etkilergörülebilir. Bu sebeple dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü haplar içildikten sonra iki saat içinde bir kusma gerçekleşmişse, hapların tamamı ya da bir kısmı dışarı atılır yani etkisi azalır. Bu durumda Ertesi Gün Hapı’nın tekrar içilmesi gerekir. Görüldüğü üzere, normal doğum kontrol yöntemlerinden farklı olarak Ertesi Gün Hapları biraz ağırdır ve ayda en fazla bir kere kullanılmalıdır.” dedi.

  • Tekrarlayan Düşükler

    Tekrarlayan Düşükler

    Gebeliğin yolun yarısına gelmeden yani 20. haftasından önce (ya da bebeğin 500 gramlık bir ağırlığa ulaşmasından önce) gebeliğin sonlanmasına düşük yapma adı verilir.

    Düşük yapma bir gebenin erken dönemde başına gelebilecek en sıkıntılı durumlardan biridir. Umut ve sevinçle başlayan bir gebeliğin hüsran ve hayal kırıklığıyla sonuçlanmasıdır..

    Rahim içersindeki bebeğin kalp atışlarının durması yani bebeğin ölmesi de yine düşük olarak adlandırılır. Bu gibi anne karnında bebeğin öldüğü durumlarda kürtaj işlemini geciktirmeden (kanamanın olmasını beklemeden) yapmak gerekir..

    Aslında düşüklerin en sık sebebi o bebekte oluşan anormallikler veya sakatlıklardır..ve bu anormallikler büyük sıklıkla anne ya da babadan taşınan bir problemden değil, bizzat o gebelikteki bebeğin oluşumu sırasında oluşan problemlerdir..ve sıklıkla da tekrarlamazlar..Klinik olarak saptanmış her gebelikte yaklaşık olarak % 15 civarında bir düşük riski olduğunu akıldan çıkarmamak, yani gebelik düşükle sonuçlanırsa bunun pek de az rastlanmayan bir şanssızlık olduğunu hatırlamakta yarar vardır. Böylelikle sonraki gebelikler için karamsar olmaya gerek olmadığı da kendiliğinden anlaşılacaktır..

    Bir başka deyişle belki de düşükler doğanın bir seçim ve ayıklama mekanizmasıdır ve belki de sorunlu bir hayatla devam edecek olan bir bireyin daha baştan hayattan elenmesidir.

    Peki ya düşükler tekrarlıyorsa:

    “Tekrarlayan düşük” bir kadının en az iki kere arka arkaya düşük yapmasına verilen isimdir.
    Tekrarlayan düşük nedenlerinin detaylı olarak araştırılması ve tedavinin de buna göre planlanması gerekir:
    Hekiminiz olası nedenlere yönelik incelemelerin sonunda saptanan sonuca göre özgün tedaviye başlayacaktır.
    Babaya ait kromozomal (genetik) anomaliler, anneye ait kromozomal anomallikler mutlaka araştırılmalıdır, rahime ait anatomik, yapısal bozukluklar, rahim ağzı yetmezlikleri ve myomlar varsa ortadan kaldırılmalıdır.
    Hormonal bozukluklar (Diabet, guatr, süt hormonu yüksekliği gibi) varsa tedaviler yapılmalıdır.
    Mikrobik Enfeksiyonlar tedavi edilmelidir. İmmunolojik (Bağışıklık sistemi ile ilgili) bozukluklar varsa aspirin ve heparin gibi kan sulandırıcılar ile tedavi edilmelidir.

    Düşen bebeğin genetik incelemesinin yapılması da bu konuda oldukça faydalı olacaktır.

    Ancak bilnmelidir ki tüm incelemelere rağmen tekrarlayan düşüklerin yaklaşık olarak yarısında herhangi bir neden saptanamaz.

    Tekrarlayan gebelik kayıpları olan bir kadın tekrar gebe kaldığında artık bu gebeliği daha yakından takip edilmelidir.

    Tekrarlayan düşükleri olan ve diğer tedavilerden bir fayda sağlayamayan çiftlerde ise en gelişmiş seçenek Tüp Bebek Tedavisi ile laboratuvar ortamında çok sayıda oluşturulan embriyolardan hücre örnekleri alarak bunların incelenip, normal olanların ana rahmine transfer edilmesidir.

    Transfer öncesi genetik tanı (preimplantasyon Genetik Tanı – PGT ya da ingilizce adıyla PGD) denen bu yöntemle düşük yapma olasılığı çok azaltılabilmektedir. Çünkü daha önce bahsedildiği gibi düşüklerin en sık sebebi aslında bebekte oluşan anormalliklerdir.

    Gebelik öncesi genetik tanı, anne ve baba adayından elde edilen yumurta ve sperm hücrelerinin laboratuvar ortamında döllendirilmesi sonucu gelişen embriyolardan bir adet hücre alınması ile gerçekleştirilmektedir.
    Genetik tanı için Floresence İn Situ Hibridizasyon (FISH) veya Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR) adı verilen özel yöntemler kullanılmaktadır. Doğacak bebekte monozomi veya trizomi (Down sendromu ve diğer hastalıklar) gibi sayısal kromozom bozukluklarının ve tek gen hastalıklarının (Hemofili (pıhtılaşma bozukluğu), Akdeniz anemisi, kistik fibrozis, kas hastalıkları gibi) tanısı PGT ile mümkündür. Böylece hastalık taşımayan, sağlıklı embriyoların anne adayına transferi ile sağlıklı bebeklerin doğması sağlanmaktadır.

    Kadında daha önce geçirilmiş düşük sayısı arttıkça tekrar düşük yapma riski artmaktadır:
    1 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 15
    2 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 24
    3 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 30
    4 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 40-50

    Anne yaşı arttıkça düşük yapma riski artar:
    30 yaş altında ortalama düşük riski % 7-15
    30-34 yaş arası ortalama düşük riski % 8-21
    35-39 yaş arası ortalama düşük riski % 17-28
    40 yaş üzerinde ortalama düşük riski % 34-52

    Tekrarlayan düşüklerde nedenler:
    1. İmmunolojik (bağışıklık) faktörler
    2. Trombofilik (pıhtılaşma) faktörleri ile ilgili bozukluklar
    3. Endokrin (hormonal) faktörler
    4. Anatomik faktörler (rahim anomalileri v.b)
    5. Genetik Faktörler
    6. Enfeksiyöz Faktörler
    7. Çevresel Faktörler ve Beslenme
    8. Anneye ait hastalıklar
    9. Sperm ile ilgili faktörler

    İlgili konular ;
    Jinekoloji
    Tekrarlayan Düşükler