Etiket: tüp bebek maliyeti

  • Tüp Bebek İşlemlerinde SGK Devlet Katkısı 2020

    Tüp Bebek İşlemlerinde SGK Devlet Katkısı 2020

    2020 SGK tüp bebek tedavisinin ne kadarını karşılar? Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar katılım payından muaf değildir. Devlet Desteği ilaçları karşılıyor mu?

    SGK Tüp Bebek Şartları 2019-2020

    2019-2020 SGK tüp bebek şartları üç deneme ile sınırlı olmak üzere uygulanan IVF tedavi giderlerinin devlet desteği ile karşılanması için gerekli olan şartlar şunlardır;

    Sağlık kurulu raporu düzenlenmiş olmalıdır. Düzenlenen sağlık kurulu raporunun içeriğinde yapılan tıbbı tedaviler sonrasında ebeveynin normal yöntemlerle çocuk sahibi olamayacağının belirtilmesi gerekir. Rapor içeriğinde ayrıca yardımcı üreme yöntemlerinin gerekliliği bulunmalıdır.

    Devlet desteğinden faydalanmak için 43 yaşından gün almamış ve 23 yaşını doldurmuş olmak gerekir.
    3 yıllık evli olma şartı bulunur ve üç yıl evlilikleri olan çiftlerin en az iki kez aşılama yapmaları zorunluluğu vardır.
    İstisna durumlarda 3 yıllık evlilik şartı aranmamaktadır. Bu istisnalar ise; sperm sayısı 5 milyondan az olanlar, tüpleri kapalı olanlar ve yumurta rezervleri düşük olanlar şeklindedir.

    Tüp bebek uygulaması yapılacak olan merkezin SGK ile sözleşmesi bulunması gerekir.

    Son üç yıl içerisinde tedavi yöntemlerini deneyerek sonuç alamamış olmak gerekir. Bu durumun sağlık hizmeti veren kurum tarafından belgelenmesi zorunludur.

    En az beş yıllık süreyi kapsayan sağlık sigortası prim gün sayısının tamamlanmış olması ve eşlerden herhangi birisinin bu koşulu yerine getirmesi gerekir.

    Tüp Bebek İşlemlerinde SGK Devlet Katkısı 2020 | 1

    Tüp Bebek Devlet Desteği 2020

    Tüp bebek tedavi desteği almak için belirtilen şartlar hakkında bilgi sahibi olan kişiler şartları tam olması durumunda rapor alarak ilaç desteklerini de kurum tarafından sağlamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumunu 3 denemeye kadar destek sağladığı tedavi yönteminde kişinin daha önce evliliğinden çocuk sahibi olması kurum desteğini etkilememektedir.

    Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftler devlet desteği ile 3 deneme hakkına sahip olarak tüp bebek yönteminden ücretsiz olarak faydalanmaktadır. Devlet desteğine engel olmayan diğer bir durum ise evlat edinmektir. Daha önce çocuk evlat edinmiş olan çiftleri için bu durum kurum desteği almalarına engel teşkil etmemektedir.

    Tüp bebek devlet desteği almak isteyen çiftler şartları taşımaları durumunda sadece katkı payı ödemesi yaparak tüp bebek desteğinden faydalanma şansına sahip olmaktadır.

    Tedavilerde Yaş Sınırı

    Tedaviye başlamış olan kadının yaşı 40 yaşın üzerinde ise tedavi bedelleri kurum tarafından karşılanmamaktadır. SGK tarafından tedavi giderlerinin karşılanması için tedaviye başlayan kadının 40 yaşından gün aldığı tarih öncesinde düzenlenmiş olan sağlık raporuna ihtiyaç bulunur. Rapor tarihi itibarı ile 30 gün içerisinde embriyo transferi gerçekleşmiş olursa tedaviye ilişkin giderler kurum tarafından karşılanmaktadır.

    Tüp Bebek Tedavisi SGK Raporu Nedir?

    Tüp bebek tedavi raporu alınarak devlet desteğinden yararlanmak mümkün olmaktadır. Tüp bebek raporu nedir ve almak için yapılması gerekenler şunlardır;

    Tüp bebek raporu almak için tüp bebek ünitesinin bulunduğu üniversite hastanelerine ya da devlet hastanelerine başvurmak gerekir.

    Tüp bebek tedavi raporunda istenen tahliller FSH, AMH değerleri, rahim filmi ve en az üç farklı zamanda verilmesi gereken sperm tahlilleri olmaktadır.

    İlaç ve tedavi raporu adı ilaç ve tedavi raporları olarak 2 ayrı şekilde çıkmaktadır. İlaç raporlarını süresi 1 ay geçerdir. Tedavi rapor süresi 6 ay geçerli olacak şekilde düzenlenmektedir.

    Her uygulamada yeni rapor çıkarılması gerekir.

    Düzenlenen raporların SGK şartlarına uygun olması gerekir.

    Rapor çıkarma süreleri başvuruda bulunulan hastaneye göre değişmektedir.

  • Tüp Bebek 2015 2016 Fiyatları

    Tüp Bebek 2015 2016 Fiyatları

    Tüp bebek tedavisi bebek sahibi olamamış çiftlerin en fazla umut bağladığı yardımcı üreme yöntemlerinden biridir. Bu tedavinin fiyatları hakkında çiftlerin merak ettiği konular bulunmaktadır. Çünkü tüp bebek merkezlerinde uygulanan tedavilerde değişken oranlarda fiyatlar uygulanmaktadır. Tüp bebek fiyatları 2015 yılında belirli oranda artış göstermiş, ancak bunun standart bir fiyatı bulunmamaktadır. Fiyatlara etkili olan değişik faktörler vardır. Tedavi sırasında çiftlerin hem manevi açıdan, hem de maddi açıdan fedakârlıkta bulunması gerekmektedir.

    Yapılan araştırmalarda çiftlerden her 100 tanede 15 tanesi tüp bebek tedavisini üreme yöntemi olarak tercih ettiği belirlenmiştir. Bu nedenle tedavinin çok sayıda kişiyi ilgilendirdiği görülebilir. Normalde tüp bebek tedavisi maliyet olarak oldukça yüksektir. Bu tedavinin maliyetinin çoğunun sosyal güvenlik kuruluşu tarafından karşılanmaması yüzünden çiftler maddi olarak hazırlıklı olmalıdır. Çiftlere sunulan olanaklar, kullanılan ilaçların fiyatları, doktorun tecrübesi, tedavide yardımcı olan diğer faktörler tüp bebekte maliyeti etkileyen önemli unsurlardır. Bunların miktarı tüp bebek merkezlerine göre bile farklılık gösterir. Hastalara sunulan olanaklar, teknolojik uygulamalar tüp bebek merkezinde fiyatlara direkt olarak yansır.

    Günümüzde tüp bebek fiyatları kim tarafından karşılanır?

    Tüp bebek tedavisine başvuran çiftlerin sağlık güvencesi olması halinde, uygulanan tedavide bu açıdan indirimden faydalanması mümkündür. Çiftler sağlık bakanlığına bağlı olan bir sağlık kuruluşundan tüp bebek tedavisine uygun aday olduklarına dair bir rapor almalıdır. Alacakları sağlık raporuyla tüp bebek tedavisinin bir bölümünün maliyeti buradan karşılanabilir. Çiftlere uygulanan tüp bebek tedavisi tamamlandıktan sonra, geriye ödenecek tutar sağlık kurumu tarafından çifte geri ödenir. Bu tedavi sırasında hasta için kullanılacak ilaçların % 80 tutarı da sağlık kurumu tarafından karşılanır. Kullanılan ilaçların miktarı anne adayının mevcut yumurta rezervine göre farklılık gösterir. Kadının yumurta rezervi iyi oldukça ilaç maliyetleri de daha düşük olur. Çiftler tedavi sırasında uygulanan ilaçlar konusunda tüp bebek merkezinden bilgi alabilir.

    Tüp bebek tedavi maliyetinin bir bölümünü sağlık kurumu nasıl karşılar?

    Bu tedavide maliyetlerin bir bölümünün sağlık kurumu tarafından karşılanması için bazı koşulların bulunması gerekir. Bunlar sağlanmadığında bu miktar sağlık kurumu tarafından karşılanmaz.

    Çiftlere uygulanan diğer yardımcı üreme tedavileri sonucunda ya da normal yollardan bebek sahibi olunamadığı hakkında ve sadece tüp bebek tedavisiyle gebelik elde edilebileceği konusunda sağlık kurulu raporunun alınması

    Tüp bebek tedavisi uygulanacak olan anne adayının 23 yaşını doldurmuş olması, 40 yaşından gün almaması gerekir.

    Tüp bebek tedavisini yapacak merkezle sağlık kurumunun anlaşmasının olması

    Uygulanan diğer tedavilerle son 3 yılda gebelik elde edilemediğinin belgelenmesi

    Çiftlerin en az 5 yıllık genel sağlık sigortasının olması ya da bakmakla yükümlü kişi olması ve genel sağlık sigortası priminin en az 900 gün ödenmiş olması gerekir. Bu koşullar sağlandığında tüp bebek fiyatlarının bir kısmı sağlık kurumu tarafından karşılanabilir.

  • 2014 Tüp bebek fiyatları ne kadar?

    2014 Tüp bebek fiyatları ne kadar?

    Tüp bebek tedavi merkezleri kişilere uyguladıkları tedavi karşılığında hastalardan değişen fiyatlar almaktadır. Tüp bebek tedavisi hastalar hem maddi, hem manevi açıdan fedakarlık gerektiren bir süreçtir. Neredeyse 100 çiftten 15 tanesinin yardımcı üreme tedavisi olarak tüp bebek uygulaması yaptırmak durumunda olduğunu düşünülürse, bunun birçok insanı ne kadar çok ilgilendirdiği anlaşılabilir.

    Tüp bebek tedavileri maliyetleri yüksek tedavilerdir. İlaçların fiyatları, merkezlerin kişiye sunduğu imkanlar, doktorların deneyimleri ve geri kalan her şey tedavinin maliyetini arttırmaktadır. Ve her merkeze göre bu değişmektedir. Bundaki en önemli etken, merkezlerde uygulanan teknoloji farklılıkları ve hastanenin hastaya gösterebileceği imkanlardır.

    2014 yılında tüp bebek maliyeti değişti mi?

    Tüp bebek tedavisinin maliyeti bu sene, yani 2014 senesinde de geçmiş senelere nazaran büyük bir artış göstermemektedir. 2014 yılının en büyük farklı SGK’dan tüp bebek tedavi raporu alan hastalar için oldu. Önceleri SGK’dan tüp bebek raporu alan hastalar, kliniklere 800 tl ile 1500 tle arası bir fark ödemekteydi. Fakat 2013 senesinin sonunda özel hastanelerinin ücret farkı %200′ye çıkabilecek kadar ücret farkından dolayı fark ücreti 2500 tl olmuştur. Özel tüp bebek tedavi kliniklerinde ücretli hasta maliyeti 4000-5500 tl arası değişebilmektedir.

    İlaçlar, testler gibi ek ihtiyaçlar da eklendiği bu fiyat 6000-9000 tl’ye kadar çıkabilmektedir.Ultrason muayenesi, yumurtalıkların takip edilmesi için 2-3 kere yapılır. Yumurta takibi de yumurtaların özel kataterlerle kısaca OPU uygulanarak alınması tüp bebek fiyatlarının içinde dahil olan hizmetlerdendir. Buna, yumurtaların laboratuvar ortamında döllenmesi (IVF), döllenen embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesi de dahildir.

    Devletin 2014 yılında tüp bebek tedavisine desteği ne kadar?

    Tüm Dünya’da çok yaygın şekilde uygulanan tüp bebek tedavisi maliyeti, kimi ülkelerde 10 bin dolar kadar tutabilmektedir.Ancak Türkiye’de tüp bebek tedavisi ücret merkezden merkeze değişebilse de genellikle ve yaklaşık olarak 3 bin tl kadardır. Tedavide kullanılan ilaçlarla da beraber bu fiyat 5 bin tl gibi bir fiyatla tamamlanabilir. Adaylar eğer sağlık güvencesine sahip ise, bağlı olduğu kuruluştan faydalanabilir. Fakat öncelikle adayların sağlık bakanlığına bağlı olan bir kurumdan tüp bebek tedavisine uygun olduklarını gösteren bir rapora ihtiyaçları vardır.

    Sağlık kurumundan raporu olan adayların bağlı oldukları kurum tüp bebek tedavisi masraflarının 1.120 TL kadar bir kısmını karşılayarak adaylara yardımcı olabilmektedir.Tüp bebek uygulaması bittikten sonra tüp bebek tedavisi için alınan uygunluk raporu sayesinde bağlı olunan kuruma bildirilerek kurumun üstlenmiş olduğu miktar adaylara geri ödenir. Şayet, baba adayında sperm bulunamamış ve bu sebeple cerrahi işleme gerek duyulmamış ise, uygulamanın ücreti yine kısmi bir şekilde adayın bağlı olduğu kuruluş tarafından ödenir. İlaçların maliyeti ise, anne adayı tedavi sırasında ilaç kullanmış ise, ilaç raporu sayesinde bağlı olunan kuruma gidilerek ilaç ücretinin %80 kadar bir miktarını geri alabilme şansına sahiptir.

    Tüp Bebek Tedavileri SGK Tarafından Nasıl Karşılanır?

    SGK tarafından tüp bebek maliyetlerinin bir kısmı karşılanmaktadır. Tüp bebek yöntemi, bazı şartların yerine getirilmesi halinde SGK tarafından karşılanmaktadır. Bunlar:

    Yapılan tıbbi tedaviler ardından normal şekillerde bebek sahibi olamadığının ve yalnızca yardımcı üreme tedavi yöntemleri sayesinde bebek sahibi olabileceğine ilişkin sağlık kurulu raporu olması.

    Anne adayının 23 yaşını doldurmuş, 40 yaşından gün almamış olması,

    Tedavinin uygulandığı merkezin Sağlık Kurumu ile sözleşmeli olması,

    En az 5 yıldır genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla sorumlu olunan kişi olup, 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayısının olması

    Son 3 yıl içinde diğer tedavi yöntemlerinden netice alınamamış olduğunun kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulları tarafından belgelenmesi, kanıtlanması.

    gibi şartlar yerine getirilerek gerekli kuruluşlardan rapor alınabilir, maliyetin karşılanması sağlanabilir.

  • Japon işi tüp bebek

    Japon işi tüp bebek

    Uzakdoğu’nun doğal yaşam felsefesi ile tüp bebek tedavilerinin birleştirilerek uygulandığı “doğal tüp bebek” yöntemi hem yan etkiyi azaltıyor hem de ilaç maliyetini düşürüyor.

    Klasik tüp bebek tedavilerinde birden fazla yumurta elde ederek kısa zamanda mümkün olduğunca çok embriyoya ulaşmak amaçlanıyor. Ancak olağandan fazla yumurta elde etmek için kadına verilen hormon ilaçları, karında şişlik, ağrı, bulantı gibi yan etkiler gösterebiliyor.

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hakan Özörnek, Japonya’da geliştirilerek uygulanan ve yaklaşık 2 yıldır başarılı sonuçlar veren doğal tüp bebek tedavisinde hormon ilaçlarının yerinin daha az olduğunu belirtti.

    Dr. Özörnek, doğal tüp bebek yöntemine ilişkin şu bilgileri verdi: “Normalde her kadın her adet döneminde bir yumurta üretir ve yumurtlar. Doğal Tüp Bebekte kadınların normal adet döneminde ürettikleri yumurta hücreleri kullanılır. Kadının adet döneminde oluşacak yumurtası, yani doğanın seçtiği yumurtaya tüp bebek işlemi uygulanır. Burada önemli olan nokta yumurtanın ilaç zoruyla değil, tamamen doğal olarak o ay için seçilen yumurta olmasıdır. Çok sayıda yumurta elde etmek hedeflenmediği için daha az ilaç veriliyor, anne adayı sadece hap kullanıyor. Dolayısıyla bazıları ciddi olan yan etkiler yaşanmıyor.

    NTV

    Tüp Bebek Özel Bölüm için tıklayın…

  • Tüp Bebek hakkında bilmeniz gereken 10 gerçek

    Tüp Bebek hakkında bilmeniz gereken 10 gerçek

    1. Tüp Bebekte başarı oranı.
    Merkezler başarı oranlarını genellikle deneme başına % 40 ile 60 arasında belirtirler. Ancak, sizin başarınızı sadece ve sadece sizin özellikleriniz belirler. Bireysel bir çiftin başarı şansı o çifte ait kısırlık sebebi, yaş ve yaşam tarzı gibi bir dizi faktöre bağlıdır. Genel olarak, 35 yaşın altında tüp bebek tedavi başına gebelik yüzde 50 gibi bir şansa sahiptir. Bu şans 40 yaş üzerinde belirgin olarak azalır ve 45 yaşında bir bayan için ise istisnai durumlar dışında % 5’in altındadır. Unutmayın ki şans her zaman önemli bir rol oynamaktadır. Yıllar içersinde edindiğimiz tecrübe göstermektedir ki inat eden, direnen ve umudunu yitirmeden denemelerine devam edenlerin çok büyük çoğunluğu bebeklerine kavuşmaktadır. Eğer aynı merkezde üç deneme sonrasında halen sonuç alamadıysanız başka merkezlerle de mutlaka görüşün. Bu aslında büyük oranda o merkezin başarısızlığından değil, sizin artık psikolojik olarak bir değişime ihtiyacınız olduğundandır.

    2. Tüp bebek tedavi ücreti
    Tüp bebek tedavisi aslında işletme giderlerini de kattığınızda merkezden merkeze değişmekle birlikte yaklaşık 2000 Tl civarında bir maliyete sahiptir. Özel sektördeki merkezlerin ayakta kalabilmesi ve kar etmesi de gerektiğinden, merkezler tecrübeli ve kaliteli ekip ve personel çalıştırmaları, malzeme seçimine gösterdikleri özen, otelcilik hizmetleri vs. gibi konuları göz önüne alarak kendilerine göre bir fiyat belirlemekte ve çiftlerden bunu talep etmektedirler. Tavsiyem hasta sayısı en az aylık 50 ve üzerinde olan yani fazla hastası olan tecrübeli merkezlerin fiyatlarını karşılaştırmanız ve seçiminizi yaptıktan sonra ilgililerle pazarlık yapmanızdır. Bu arada sakın “en ekonomik olanını seçeyim nasılsa hepsi aynı işi yapmıyorlar mı” demeyin. Ucuza çıkarayım derken hüsrana uğrarsınız. Tüp bebek tedavisi beğenmediğinizde iade edilebilen bir ürün veya hizmet değildir. Sonuç negatif ise maddi manevi uğraşlar sonuçsuz kaldı ve baştan almak zorundasınız demektir. Yani seçimi en baştan doğru yapmalısınız.

    3. Kadınların gebe kalma özellikleri ne zaman azalmaya başlar ?
    Bir kadının doğurganlığı 35 yaşından itibaren önemli ölçüde düşmeye başlar. Yaşla birlikte azalan yumurta sayıları tüp bebekteki başarıyı düşüren önemli bir konudur. Yine, yumurta kalitesi ve döllenme oranları da 35 yaşından itibaren azalır. Bu konuda yorum yapmaya yardımcı birçok test vardır. AMH testi ise yumurtanın kalitesinden çok elde edilecek yumurta sayısıyla ilgili bilgi verebilmektedir. Araştırmalara göre kadınlar nasıl olsa tüp bebek tedavisi var diye değil ancak doğru adamı bulmadıklarını düşündükleri için evliliği ve anne olmayı ertelemektedirler. Ancak kadınlara bu konuda tavsiyemiz mümkünse anne olmayı 40 lı yaşlara ertelememeleridir. 40 yaşından sonra her yıl işler çok daha zorlaşmaktadır.

    4. Erkeklerin üreme yetenekleri de yaşla birlikte azalır mı ?
    Kadın yaşından sonra, erkek sperm problemleri gebelik oluşumunu etkileyen en önemli faktördür. Problemler sperm içindeki DNA hasarına, bozulmuş sperm şekillerine azalmış miktara ve harekete bağlıdır. Bu sorunlar 50 yaşın üzerindeki erkeklerde daha sık görülür. Kadınlar bebekliklerinde belli bir yumurta sayısı ile doğar ve bunu belli bir hızda tüketirler. Erkekler ise sürekli yeni sperm üretir. Ancak, erkek yaşı ilerledikçe sperm kalitesi bozulma olduğu, genlerinin bozulduğu da bilinmektedir. Dolayısıyla erkeklere de tavsiyemiz kadınlar kadar olmasa da baba olmayı çok geç yaşlara ertelememeleridir.

    5. Tüp bebek tedavisinin fiziksel ve duygusal bedeli
    Çiftlerin büyük çoğunluğu tüp bebek tedavisini maddi manevi oldukça yorucu ve hatta yıpratıcı bir süreç olarak tanımlamaktadırlar. Fiziki yan etkiler baş ağrısı, uykusuzluk, yorgunluk, karında şişkinlik ve duygusal dalgalanmalardır. Özellikle sonuç bekleme sürecinin sancılı ve gergin geçmesi de sıkça yaşanmaktadır. Tecrübeli ve yoğun merkezlerde psikolojik danışmanlık hizmetleri genellikle ayrıca verilmektedir. Bu hizmeti elbette her çift değil, talep edenler almaktadır. Bu konuda da destek almaya hakkınız olduğunu unutmayın ve biraz strese de hazır olun.

    6. Yumurtalıklarınızın yaşını ve kapasitesini değiştiremezsiniz.
    Her kadın 20 ve 30 yaşları arasında en doğurgan dönemini yaşar. Ancak doğa bazı kişilere daha bonkör davranmış ve zengin bir yumurtalık kapasitesi vermiş, kimilerine ise daha adaletsiz davranmış ve hatta erken yaşlarda menopoz adayı yapmış da olabilir. Aynı durum erkekler için de söz konusudur. Bazı erkeklerin yüzlerce milyon spermi varken bazılarının ise neden çok çok az sperm sayısının olduğunun hatta hiç olmadığının açıklaması her zaman bulunamaz. Temelde genetik özelliklere dayanan bu adaletsizlik için günümüzde ne yazık ki yapılabilecek özel bir tedavi yöntemi yoktur. Unutmayın, günümüzde uygulanan tüp bebek tedavisi yeni yumurta ve sperm üretemez ancak olanı kullanır. Belki yakın bir gelecekte kök hücre tedavilerinin gelişmesiyle bu gerçek de değişebilecektir. Umarız bu süreç çok uzun sürmez.

    7. Tüp bebek tedavisinin riskleri
    Tüp bebek tedavisi tüm dünyada 30 yıldan daha fazla bir süredir uygulanmakta olan ve üzerinde çok araştırmalar yapılmış aslında emniyetli bir işlemdir. Günümüzde tecrübeli bir merkezde tecrübeli hekimler tarafından yürütülen tedavilerde genellikle ciddi bir sorun yaşanma. Elbette her tedavi şeklinde ve girişimde olduğu gibi % 1-2 gibi beklenmedik sorunlar oluşabilmektedir. Bunlar da çok büyük oranda dikkatli gözlem ve tecrübeyle çözülebilecek sorunlardır. En sık rastlanan sorun ise karında sıvı toplanması, şişkinlik, hastaneye yatma gereksinimi bulgularıyla kendini gösteren aşırı uyarılma tablosu dediğimiz sorundur ve tecrübeli merkezlerde % 1 civarında görülür. Onun dışında hormon ilaçlarının kullanımının kanser yaptığı gibi şehir efsaneleri ise doğru değildir. Tüm dünyada bu güne kadar tüp bebek yöntemiyle milyonlarca çocuk doğduğunu da unutmayın.

    8. Gazetelerde ve televizyonlarda sürekli tüp bebekle ilgili doktorlar çıkıyor ve yeni yöntemlerden bahsediyorlar, hangisine inanacağız ?
    Elbette tüp bebek tedavisi bilimin büyük bir hızla ilerlediği, araştırmaların yapıldığı, sürekli yeniliklere açık bir alandır. Ancak birisi gazete ya da televizyonlarda çıkıp da “yepyeni bir teknik bulduk, artık çocuk sahibi olmayan kalmayacak” dediğinde de biraz şüpheyle yaklaşmakta yarar var. Öncelikle bu konuyu kendiniz internetten ve ulaşılabilir kaynaklardan mutlaka araştırın ve bilimsel araştırmalara dayanıp dayanmadığını irdeleyin veya güvendiğiniz birilerine sorun. Türkiye’de sayıları 120’ye ulaşmış olan merkezler aralarındaki rekabet nedeniyle reklama oldukça ağırlık vermektedirler.

    9. Asla garanti yoktur.
    Tüp bebek tedavisi değişik sebepli sorunların varlığında bebek sahibi olmayı sağlayan oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. İstatistiklere göre 3 deneme sonrasında toplamda % 85 civarında gebelik oranına ulaşılabilmektedir. Ancak son iki yıldır Türkiye’de de uygulanmakta olan tek embriyo transfer politikasıyla en iyi şartlarda % 50-55 gebelik oranı vardır. Gebelik oluşsa da bunun % 10-15 kadar bir olasılıkla düşükle sonuçlanacağını da hesaba katarsak 35 yaşından genç bir bayanın ilk iki denemede tek embriyo transferiyle bebeğini eve götürme oranı aslında en iyi şartlarda her bir deneme için % 40-45 civarındadır. Size ilk görüşmede çok daha yüksek rakamlar veren veya garanti veren merkezlerin ne derece güvenilir oldukların da sorgulamanız gerekir.

    10. Ne zaman pes etmeliyim ?
    Teorik olarak kadından yumurta, erkekten de sperm elde edilebildiği ve transfer yapılabildiği sürece gebelik oluşma şansı vardır. Ancak yaşınız 45’e yakınsa, üç’den fazla başarısız deneme yaptıysanız, verilen yüksek dozdaki ilaçlara rağmen zar zor bir tane ve kötü kalitede embriyo elde edilebiliyorsa veya edilemiyorsa, transfer yapılamıyorsa ve maddi olarak da durum sizi sıkıntıya sokacak bir boyuta ulaştıysa eşinizle birlikte oturup bir kez daha düşünün. Merkeziniz tedaviye devam edelim dese de acaba devam etmeli misiniz ?

    Tüp Bebek Özel Bölüm

  • Mini Tüp Bebek Nedir ?

    Mini Tüp Bebek Nedir ?

    Mini tüp bebek tedavisi yeni bir tedavi şekli midir?

    Aslında tüp bebek tedavisinin ilk uygulandığı yıllarda tüm tedaviler Mini Tüp Bebek uygulamasıydı. İlaçsız bir adet döngüsünde doğal siklusta tüp bebek yapılıyordu. Tek yumurta ile gebelik sağlanmaya çalışılıyordu. Yeni bir tedavi şekli değil ama biz tüp bebek uzmanlarının tekrar ilgisini çekmeye başladı ve yeniden gündeme geldi diyebiliriz.

    Mini tüp bebek ile klasik tüp bebek tedavilerinin farkı nedir?

    Klasik tüp bebek tedavilerinde amacımız 10 civarında yumurta alabilmektir. 1990-2000 yılları arasında alınabildiği kadar çok yumurta hedefleniyordu. Oysa günümüzde, önce “daha kaliteli yumurta” esas alınıyor.
    Birden fazla yumurta alabilmenin tek yolu yumurtlama artırıcı ilaçlarla ön tedavi yapılmasıdır. Klasik tüp bebek tedavisinde âdetin 3. gününden itibaren 10 gün süreyle yumurtlama artırıcı ilaçlar kullanılır. Bu arada, zamansız çatlamasını engellemek için 1-3 hafta süreyle yumurta koruyucu iğneler de kullanılır. Bu tedavi sırasında kişi kendine en az 15 enjeksiyon uygulamaktadır. Ancak bu şekilde olgunlaşmasını tamamlayan ve döllenmeye hazır çok sayıda yumurta elde edilebilmektedir.

    Mini tüp bebek tedavisi nasıl yapılır?

    Adetin 3. günü ultrason ile kist olup olmadığı kontrol edilir. Sadece folik asit vitamini verilir. Herhangi bir iğne verilmeden 4 gün sonra tekrar ultrason ile yumurta büyümesi kontrol edilir. Kişinin kendiliğinden büyüyen doğal yumurtası izlenmektedir. Yumurta kistinin çapı 13 mm olunca yumurta koruyucu iğneler başlanır. Beraberinde yumurtanın büyümeye devam etmesini desteklemek için 1-2 ampul yumurtlama iğnesi ilave edilir. Toplam 5-6 enjeksiyon ile tedavi tamamlanır. Hafif bir anestezi ile tek yumurta alındıktan sonraki laboratuar aşamaları, klasik tüp bebek ile benzerdir. Embriyo oluşumu izlenerek uygun zamanda embriyo transferi yapılır.

    Mini tüp bebek tedavisinin kimler tercih ediyor?

    Günümüzde en sık tercih edenler, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı yaşamış, yumurtlama kapasitesi az, yumurta kalitesi düşük olan kişilerdir. Bu tedaviye, bir tür son deneme gözüyle bakılmaktadır.
    Ancak giderek artan ve bu tedavinin popüler olmasını sağlayan başka nedenler de var. Çalışan, entelektüel kadınlar, özellikle erkek faktörü nedeniyle tüp bebek tedavisine başlıyorlarsa, fazla tedaviden, fazla ilaçtan ve tahlilden kaçınmak istiyor.

    Bu tedavinin daha ekonomik olması gerçeği de ilgi çekici bir yönüdür. Daha az sayıda enjeksiyon yapılıyor. Daha az ilaç masrafı ile neredeyse hiç kan tahlili yapılmadan tedavi tamamlanabiliyor. Tüp bebek uygulama maliyeti de neredeyse klasik tedavinin üçte birine iniyor.

    Mini tüp bebek tedavisinin ‘’Hasta Dostu’’ olduğunu söyleyebilir miyiz?

    Aslında 20-30 yıl öncesine kıyasla, günümüzdeki klasik tedavi şekli zaten ‘’hasta dostu’’. Modern tüp bebek uygulamaları artık daha az, ancak daha kaliteli yumurtayı hedefliyor. Kullanılan enjeksiyonlar kişinin kendi kendine uygulayabildiği, cilt altına yapılabilen küçük iğnelerden oluşuyor. Geçmişe oranla çok daha modern uygulamalar. Ancak hâlâ mükemmel değiller ve iğneler dışında bu tedavilerin aynı başarıyı yakaladığı başka bir ilaç tedavisi şekli ne yazık ki yok.
    Mini tüp bebek tedavisi uygulama şekli dikkate alınırsa gerçekten en ‘’Hasta Dostu’’ tedavi programıdır.

    Klasik tüp bebek tedavisine göre mini tüp bebek tedavisinin dezavantajları var mı?

    En önemli dezavantaj gebelik oranlarıdır. Mini tüp bebek uygulamasının bir denemede gebelik şansı %8-9 civarındadır. Oysa klasik tüp bebek uygulamasının bir defada %40-45 civarında gebelik şansı olduğunu hatırlayalım. Eğer kararlı bir şekilde üst üste 6 defa mini tüp bebek uygulanırsa gebelik şansı klasik tüp bebek yöntemi ile bir denemedeki gebelik oranına ancak yaklaşabiliyor.

    Bu arada diğer önemli dezavantajlar, yumurta ve embriyo gelişimi ile ilgili aksamalardır. Mini tüp bebek tedavisinde tek yumurta hedeflendiği için, kötü kaliteli yumurta, boş yumurta gibi kötü sürprizlerin yanı sıra, laboratuar aşamasında embriyo gelişmemesi ile de karşılaşılabilir.

    Mini tüp bebek klasik tüp bebek tedavisinin yerini alabilir mi?

    Bir tedavinin uygulama kolaylığı kadar, vaat ettiği başarı oranı da seçimde önem taşıyor. Mini tüp bebek kolaylığı çok çekici gelse de başarı oranlarının istenen düzeyde olmaması bizim ve hastalarımızın tereddüt etmesine yol açabiliyor. Çünkü çiftler, sonucunda güzel haber alma şansının yüksek olması şartıyla, tüp bebek tedavisinde fiziksel açıdan yıpranmayı göze alabiliyor.

    Bugün için, klasik tüp bebek tedavisinin yerini ne mini tüp bebek, ne de ilaçsız tüp bebek tedavisi tutmuyor. Başarı oranları en yüksek olan hâlâ klasik uygulamalar. Ancak klasik tedavilerin de hastaya daha az eziyet verecek yeni uygulamalar, yeni görüşlerle kolaylaştırıldığını unutmayalım.

  • Tekrarlayan Gebelik Kayıplarında Kan Testi ‘Rehber’ midir ?

    Tekrarlayan Gebelik Kayıplarında Kan Testi ‘Rehber’ midir ?

    Klinik saptamalara göre gebeliklerin %10-15’i düşükle sonuçlanıyor. Erken gebelik kayıplarının tahmini sıklığı saat başı 114 vaka, tekrarlayan gebelik kaybı oranı ise %3-5 oranında. Peki erken gebelik kayıpları neden yaşanır, önlemek mümkün, kan testi ne derece bilgi verir? Tüm bu soruları Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Merkezi Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ümit Göktolga çocuk sahibi olma çalışan çiftler için cevaplandırdı.

    Çocuk sahibi olmaya çalışan milyonlarca çift için müjdeli haber –hamilesiniz-den sonra alınan kötü haber –bebeğiniz düştü-açıklamasıdır. Çiftleri daha da derinden üzen, umutlarını kıran ise tekrarlayan düşük olayıdır. Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Merkezi Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ümit Göktolga 20. gebelik haftasından önce ve 500 gr. ağırlığın altında 3 veya daha fazla gebelik kaybının “Tekrarlayan Gebelik Kaybı” olarak tanımlanabileceğini belirterek şunları söyledi: “ Maalesef günümüzde tekrarlayan gebelik oranlarında bir artış yaşanıyor. Buna etken birçok faktör olabilir ama ilk sırada geç yaşta anne-baba olmak sayılabilir. Çiftlerde kadınların 35 yaş ve üstü, erkeklerin 40 yaş ve üstü olduklarında düşük riski artıyor. Burada en önemli risk genetik bozukluklar olarak karşımıza çıkıyor. Bir kez gebelik kaybı yaşayan kadının 2. kez düşük yapma oranı %15, 2 kez düşük yapanın 3. kez düşük yapma oranı %25, 3 kez düşük yapanın 4. kez düşük yapma oranı ise %30-45’e çıkmaktadır. Dolayısıyla peş peşe yaşanan her gebelik kaybı bir sonraki gebeliğin kaybedilme oranını da artırmaktadır. Tekrarlayan gebelik kayıpları genetik, bağışıklık sistemi, endokrinolojik, hematolojik, enfeksiyonlar, çevresel faktörler ile rahim yapısı bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkabilir.”

    Kan Testi ‘Rehber’ midir?

    Tekrarlayan gebelik kayıpların nedeninin bulunması için; hasta öyküsünün detaylı bir şekilde bilinmesi ve iyi bir muayene gerekir. Kan testinin de rehber olabileceğini belirten Doç. Dr. Ümit Gökdalga “Burada nedene ulaşmak için bütüncül bir tedavi süreci gerekir. Yani hormon tahlilleri, şeker, pıhtılaşma testleri, enfeksiyon nedenini araştırmaya yönelik testler, anne ve babanın kromozom tetkiki, bağışıklık sistemine yönelik immünolojik testlerin sonuçları derlenip toparlandıktan sonra ancak yorum yapılabilir. Sadece kan tahlili ile nedenin belirlenme oranı ancak %10 olabilir. Rahim yapısı bozukluğu ve çevresel faktörler tekrarlayan gebelik kayıplarında önemli faktörlerdir. Tedavi ve bir sonraki gebeliğin takip planı elde edilen bulgular göre yapılmaktadır.” dedi.

    Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

    Tekrarlayan gebelik kayıplarında düzeltilebilecek nedenlere yönelik güncel tıbbi uygulamalar, uygun tedavi şekliyle çiftleri mutlu sona ulaştırabilir. Doç. Dr. Ümit Gökdalga çiftlere şu önerilerde bulunuyor: “ Tedaviye tekrar başlamadan önce çiftlerin çok iyi araştırma yapması gerekir. Deneyim, donanım ve teknik açıdan dünyadaki gelişmeleri takip eden, uygulayan merkezler tercih edilmelidir. Tekrarlayan gebelik kayıplarında takiple başarılı gebelik ve canlı doğum yapma oranı % 60-70 arasında değişebilir. Ayrıca stres, kafein ve sigaradan uzak bir yaşam, sağlıklı beslenme şarttır. Obezite varsa diyetle kilonun uygun seviyeye gelmesi sağlanmalıdır.”

    Tüp Bebek Tedavisi Ne Zaman Başvurulur ?

    Doç. Dr. Ümit Gökdalga tüp bebek tedavisine başvurulması gereken durumları şöyle özetledi: “Düşük materyalinden ya da anne ve babadan yapılan genetik araştırmalarda ailesel geçişli ya da tekrarlayıcı özellikte bir genetik problem tespit edilirse, sağlam embriyoları seçmek (PGD- Preimplantasyon Genetik Tanı) ve onları transfer etmek amacıyla tüp bebek tedavisi uygulanabilir.”

    Tüp Bebek ile İlgili Sık Sorulanlar
    – Aşılama nasıl bir üremeye yardımcı tedavi tekniğidir?
    – Tüp bebek tedavisinde embriyo seçimi neye göre yapılır?
    – Tüp bebek tedavisinde transfer edilen embriyoların gelişimi nasıl takip edilir?
    – Tüp bebek ile yaşanan hamileliklerde düşük riski daha mı fazla?
    – Tüp bebek tedavisinde genetik tanı testi kimlere önerilir?
    – Tüp bebek tedavisinde akupunktur ve nöral terapiden nasıl yararlanılır?

  • SGK tüp bebek tedavisinin ne kadarını karşılar ?

    Konu ile videoyu izlemek için tıklayın …

    SGK tüp bebek tedavisinin ne kadarını karşılar ?

    tüp bebek nasıl yapılır, tüp bebek fiyatları, tüp bebek nasıl olur, tüp bebek nedir, tüp bebek maliyeti, aşılama, tüp bebek aşamaları, tüp bebek tedavisi, infertilite, infertilite tedavisi, infertilite ilaçları, infertilite nedir, infertilite nedenleri, infertilite belirtileri, aşılama, infertilite ppt, infertilite pdf, aşılama, kisirlik nedir, kisirlik nedenleri, kisirlik belirtileri, kısırlık belirtileri, kısırlık nedir, kısırlık nasıl anlaşılır, kadında kısırlık, erkekte kısırlık, tüp bebek merkezleri, tüp bebek merkezi, istanbul tüp bebek merkezi, istanbul tüp bebek fiyatları, istanbul tüp bebek merkezleri, istanbul tüp bebek merkezi hakkında, tüp bebek nedir, tüp bebeğin aşamaları nelerdir, tüp bebek nasıl olur, tüp bebek tedavisi, tüp bebek kimlere yapılır, tüp bebek kimlere uygulanır, tüp bebek çocuk, tüp bebek SGK, tüp bebek fiyatları, tüp bebek ssk şartları, tüp bebek raporu, tüp bebek aşamaları, tüp bebek nasıl yapılır, tüp bebek fiyatları 2012, tüp bebek maliyeti, tüp bebek merkezleri, tüp bebek yöntemi, tüp bebek hakkındaki tüm cevaplar, tüp bebek tedavisinde, tüp bebek yöntemi ile Çocuk sahibi olun, tüp bebek tedavisi, çocuk tüp bebek, tüp bebek gebelik, tüp bebek aşılama, tüp bebekte aşılama, tüp bebek ssk, tüp bebek aşılama fiyatları, tüp bebek tedavisi, tüp bebek embriyo transferi, tüp bebek merkezleri, tüp bebek transfer, adım adım tüp bebek tedavisi, tüp bebek tedavi süreci, tüp bebek tedavi aşamaları, tüp bebek transferi sonrası, tüp bebekte beslenme, TÜP BEBEK MALİYETİ, tüp bebek maliyeti, uzun protokol tüp bebek, tüp bebek maliyeti 2012, tüp bebek maliyeti 2013, ssk tüp bebek maliyeti, tüp bebek nasıl yapılır, tüp bebek aşamaları, tüp bebek tedavisi, tüp bebek ssk

  • Tüp bebek tedavilerinin % 30’u çoğul gebelik

    Avrupa’nın en büyük tüp bebek merkezlerinden biri olan İspanya’nın Valencia kentindeki “Valencia Kısırlık Enstitüsü”nün (IVI) 3. Uluslararası Üremeye Yardımcı Tedavi Kongresinde, tüp bebek tedavilerinin yüzde 30’unun çoğul gebeliklere yol açtığı belirtildi.

    İspanya’nın başkenti Madrid’de yapılan toplantıya dünyanın çeşitli ülkelerden bin kadar doktor katılırken, üremeye yardımcı olan tedavilerin başarı oranını yükseltme ve çoğul gebeliklerin önüne geçilmesi gibi konular tartışılıyor.

    Doktorlar, tüp bebek tedavilerinin yüzde 30’unun çoğul gebeliklere yol açtığı görüşünde birleşirken, IVI’nin İstanbul Direktörü Dr. Erdal Budak, Türkiye’de üçe kadar, hatta bazı durumlarda daha fazla embriyo transferi yapılmasına izin verilmesini eleştirdi.

    Budak, “Normal nüfusta ikiz gebelik oranı 80’de 1’dir. Türkiye’de ise tüp bebek tedavilerinde meydana gelen gebeliklerde transfer edilen embriyo sayısının fazla olmasına bağlı olarak çoğul gebelik oranı yüzde 30’un üzerindedir.

    Türkiye’de üçe, hatta bazı durumlarda daha fazla embriyo transferine izin verilmektedir. Bu da erken doğum ve düşük ağırlıklı sorunları beraberinde getirmektedir. Çözüm, çiftin gebelik şansını düşürmeden tek veya iki embriyo transferiyle gebelik elde etmektir” dedi.

    IVI Başkanı Prof. Dr. Antonio Pellicer de konuşmasında, tüp bebek uygulamalarında çoğul gebelikler sorununun çözülmesi gereğine vurgu yaptı.

    Kısırlığın sosyal ve medikal bir sorun olduğunu ve sorunun her geçen gün ağırlaştığını kaydeden Pellicer, “İspanya’da yılda 35 bin bebek, destekli üreme teknikleri sayesinde dünyaya geliyor. Avrupa’nın çoğu yerinde bu durum aynı.

    Ancak sorun tüp bebek yöntemiyle gerçekleşen gebeliklerin yüzde 30’unun çoğul gebelikle sonuçlanması ve bunun anne ile doğacak bebeğin sağlığını ciddi şekilde etkilemesi” açıklamasında bulundu.

    Uzmanlar, üç gün sürecek kongre sırasında, “İşinden geri kalma korkusu kadınların gebe kalmasını engelliyor ve düşüklere sebep oluyor”, “Sigara, içki, kahve tüketimi üremeyi olumsuz etkiliyor” ve “Şişman olanların çocuk sahibi olma şansı düşüyor” gibi bazı araştırmalardan çıkan sonuçları da tartışacak.

    “Valencia Kısırlık Enstitüsü”nün (IVI) 4. kongresi gelecek yıl İstanbul’da yapılacak.

    Tüp Bebek Hakkında en büyük kaynak için tıklayın