Etiket: tek çocuk

  • Neden kardeş gerekli? Ailede tek çocuk olmanın yükü…

    Neden kardeş gerekli? Ailede tek çocuk olmanın yükü…

    Neden Kardeş Gerekli? Ailede tek çocuk olmanın yükü… Günümüzde sosyo ekonomik şartlar değişirken aile yapıları da değişiyor. Artık çiftlerin çoğu tek çocukla kalmayı tercih ediyorlar. Anne babaların tek çocuk yapıp onu mükemmel yetiştirmek en önemli amaçları oluyor. Tek çocuk olunca bütün umitler o çocuğa bağlanıyor. O çocuğun başarısız olma, hata yapma ve hatta seçim yapma hakkı bile yok. Çünkü ailede ikinci bir çocuk daha olmadığı için anne baba tüm ümidini, ilgisini ve enerjisini o çocuğa yoğulaştırıyor.

    Bebeklik dönemiyle birlikte anne baba çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasında aşırı bir titizlik gösteriyor. Anne babalar bebekleri büyürken ise onun bir kaç saniye bile ağlamasına izin vermediklerinden çocuk zamanla ağlayarak anne babaya her istediğini yaptırabildiğini öğreniyor. 2-3 yaş civarında ise bu durum inatlaşma boyutunu alıyor ve çocuk anne baba otoritesini kabul etmiyor ve “Hayır”ı bilmiyorlar. Bu şekilde büyüyen çocuklar everinde kesinlikle hayal kırıklıkları yaşamadıkları için kurallarla karşılaştıkları sosyal çevrede yani okulda uyum ve davranış problemleri yaşıyorlar.

    Çocuğunuzun kendine güven, mutlu bir birey olarak yetişmesi için çocuğunuza 0-6 yaşta bilinçli yaklaşın ve çocuğunuzun kişilik gelişimini olumsuz etkileyecek aşırı ilgili ve korumacı yaklaşımdan kaçının. Çocuğunuza erken çocukluk döneminde dengeli ve tutarlı bir disiplinle yaklaşım sergileyerek “hayır”ı da öğretin. Çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için yaşına uygun sorumluluklar alması ve başarması için motive edin. Çocuğunuz birşeyleri başarmak için uğraşırken hemen yardımına koşmak yerine kendi başına yaşına uygun sorumlulukları yerine getirmesi için motive edin.

    Kısacası çocuğunuz tek olduğu için ona aşırı ilgili davranarak öz güveni azaltmayın. Onu başarıya programlanmış bir robot gibi görmeyin ve onu adına kararlar almayın ve çocuğunuzun yaşına uygun beklentileriniz olsun. Çocuğunuza ölçülü sevgi ve ilgi gösterin.

    Çocuğunuza tutarlı davranmanız dileğiyle,

  • “Tek çocuk bencil olur” klişesini unutun

    “Tek çocuk bencil olur” klişesini unutun

    “Tek çocuk bencil olur” klişesini unutun. İkinci çocuğa hazırlanmadan önce “tek çocuğun” psikolojik ve ekonomik avantajlarını okuyun.

    1. Sağlıklı öz saygı
    Ebeveynler çocuklarına ilgi gösterirken dikkatli olmak zorunda, ne ilgiye boğmalı ne de yoksun bırakmalı. Ama tek çocuk olunca yönetilecek ekstra dikkat ve odaklanma, moral ve güven güçlendirici olacaktır.

    2. Kendi kendileri ile iyi arkadaş olurlar
    Bir insanın kendi kendine yetebilmesi, hatta bundan keyif alması çok önemlidir. Tek çocuklar kendileri ile daha derin bir ilişkiye sahip olma eğilimindedirler. Genellikle bunu düşünmeyiz, ebeveynler olarak çocuğumuzun diğer insanlarla olan ilişkilerini önemseriz. Ancak çocuklar kendileri için kendileri ile güçlü bir ilişki geliştirmek zorundadır. Yalnızlığa karşı en büyük silah kendi başınıza olduğunuzda daha az yalnız hissetmektir.

    3. Güçlü bağlar
    Bazılarına göre tek çocuklar arkadaşlık ya da gönül ilişkilerini yaşarken güçlü bağlarla bağlanamazlar. Hiç de öyle değil. Tam tersine, sorumluluk ve cömertlik adına ilişkilerle ilgili daha olgun dersler almışlardır.

    4. İşbirliği ve kontrol
    Bütün çocuklar, sadece tek çocuklar değil, arada sırada öfke nöbetleri geçirir. Ve daha önce belirttiğimiz gibi tek çocuk yetişkinlerden ipuçları kapma eğilimindedir. Böylece daha kontrol sahibi ve işbirliğine yatkın olurlar.

    5. Kendi ailelerini seçerler
    Tek çocuklar gerçek aileleri dışında da duygusal bağ kurmaya ihtiyaç duyarlar ve bu kendi etraflarında çekirdek bir kadro oluşturmalarına sebep olur. Ve bu grubun kendi ritüelleri, gelenekleri yeşerir, gelişir.

    6. Ebeveynlik dışında mutluluk
    Bu bazı insanlara bencilce gelse de tek çocuk sahibi olmak ebeveynlik dışında kalan hayatınızı da sürdürmeye yarar. Çocuğunuzla geçirdiğiniz her dakika elbette çok özel ama kendinize zaman ayırmanız da özellikle psikolojiniz açısından önemli.

    7. Bütçe
    Burada yine bencillikle suçlanma ihtimali yok çünkü hepimiz biliyoruz ki daha büyük bir aileyi finanse etmek oldukça meşru bir endişe. Tek çocuğumuz var iyi yaşıyoruz demenin hiçbir sakıncası yok. Sakın ‘çocuk rızkıyla gelir’ diye düşünmeyin, çok büyük problemler yaşayabilirsiniz ve bu tüm ailenin yaşam standardını düşürür.

    Tek çocuk sahibi olmakla ilgili tüm o basmakalıp görüşleri bir kenara bırakın ve ne istediğinize eşinizle birlikte karar verin.

  • Doğum Sırasına Göre İlişki Analizi

    Doğum Sırasına Göre İlişki Analizi

    Linda Blair’in yazdığı “doğum Sırası” isimli kitabına göre, sevgilinizin kaçıncı çocuk olduğu ilişkinizdeki karakterini belirliyor

    Ailenin kaçıncı çocuğu olduğunuzun hayatınız için ne kadar önemli olduğunu düşündünüz mü hiç? Düşünmeyenleri biraz düşündürtelim o zaman. Klinik psikologu Linda Blair’in yazdığı ‘Birth Order’ (doğum Sırası) isimli kitap, bu sıranın sadece karakteri değil aynı zamanda kariyeri ve hatta ilişkileri bile etkilediğini savunuyor.

    Henüz flört etmeye başladığınız biriyle buluştuğunuzda ortaya çıkan o fotoğrafı hayal etsenize bir kere. Karşı taraf hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz ama aranızdaki muhteşem çekimden dolayı ayaklarınız yerden kesiliyor, midenizde kelebekler uçuşuyor. (Vay halinize!) Her şey iyi giderse, tekrar buluşmayı neden istemeyesiniz ki? (İstersiniz, istersiniz…)

    Aylar geçtikçe onun düzenli, hırslı, kendine güvenen, kıskanç veya duygusal olup olmadığını öğreneceksiniz, kuşkusuz. Tamam filmi hızlandırıyoruz o zaman ve karşı tarafı daha çabuk tanıyabilmeniz için sizi Blair’in kitabına yönlendiriyoruz.

    Burcunun ne olduğundan veya iyi sevişip sevişmediğinden önce (!) ailenin kaçıncı çocuğu olduğunu sorun. İlk doğan çocuk mu yoksa sonuncu mu? İkinci veya üçüncü sırada da olabilir. Ya da tek çocuk! (Olabilir, korkmasanıza yahu!)

    Linda Blair, her sıranın kendine özgü bir karakteri olduğunu söylüyor. Sadece sevdiğiniz adam için değil, sizin için de geçerli yani bu. Uzun lafın kısası; ailenizde kaçıncı çocuk olduğunuz, ilişkinizdeki uyum ya da uyumsuzluğu ortaya çıkarma konusunda en belirleyici faktör. Buyurun buradan yakın!..
    Partnerinizi iyi seçmek için:

    İlk çocuk – son çocuk ilişkisi:

    Klişeler çoğu zaman doğrudur; zıt kutuplar birbirini çeker. Tıpkı ilk ve son doğan çocukların birlikteliğinde olduğu gibi. Psikoloğa göre bunun bir nedeni ailenin en büyük çocuğunun duyarlı, düşünceli ve sorumluluk sahibi olması. Ailenin en küçüğüyse diğerlerine göre çok daha bağımsız ve sorumluluklardan kaçan biri olarak tanımlanıyor. Bu farklılık, çiftlerin birbirlerini tamamlaması bakımından önemli. İlk doğan, onu gerçekten çok sevebilecek birine ihtiyaç duyarken son doğansa kendisine bakabilecek birini arar. Ailenin en küçüğü genellikle kardeşlerine göre daha canlı ve eğlencelidir. İlişkisinde de renkli taraf olması kaçınılmazdır.

    Ancak bu ilişkinin en riskli tarafı kesinlikle son doğan çocuğun isyankarlığı. Bu asi çocuk, kuralları yıkmak için elinden geleni yaparken ilişkiye de zarar verebilir. Son doğanlar, inandıkları şeylere tutkuyla bağlı olduklarından ilk doğanın üstlendiği sorumlulukları görmezden gelebilir ya da her şeyi bozabilir.

    Her iki taraf da ilk doğansa:

    En zorlu ilişki tiplerinden biri kesinlikle bu. Eğer her iki taraf da rekabet içinde olursa, çatışma, tartışma, kavga gürültü asla eksik olmayacaktır. Bu ikili, birbirlerinin isteklerine saygı gösterdikleri müddetçe uyum içinde çalışabilir. Ama mutlaka bir tarafın kararları baskın geleceğinden diğeri mutsuz olmaya meyilli olacaktır.

    İlk doğan ve tek çocuk ilişkisi:

    Kolay anlaşmaları pek mümkün görünmüyor. İlişkinin sağlıklı olabilmesi için ilk doğanın, tek çocuğun ihtiyaçlarına cevap verebilmesi, duygularını anlayabilmesi gerekiyor.

    Ortanca çocuk ve ilk doğan ilişkisi:

    Ortada doğanlar, ilk doğanlar için iyi birer partner olabilir. Aslına bakarsanız evin ortanca çocuğu, herhangi bir doğum sırasındaki partnerle anlaşabilir. Çünkü o dengedir. Ortada ve ılıman olmayı iyi bilir. Kavgalara çözüm arayan bu tip, anlaşması ve anlaşılması kolay biridir.

    Ortanca çocuk ve son doğan ilişkisi:

    Bir başka iyi geçinen çift daha! Ortanca çocuk, uysal ve uzlaşmacı bir tavır içinde olduğu için her iki taraf da fazla tartışmaya girmeden kolay bir ilişki yaşayacaktır. Birbirleriyle rekabet etmek yerine ‘Biz’ olarak hareket etmeyi tercih ederler.

    Her iki taraf da ortanca çocuksa:

    Uyum artı bir uyum daha eşittir mutluluk! Karakter olarak farklı da olsalar, her iki taraf da birbirlerinin isteklerine öncelik tanıyacaktır. Sorumluluk sahibi olmaları ve çözümcü yapıları, ilişkilerinin tehlikeye girmesini önler.

    Ortanca ve tek çocuk ilişkisi:

    Tek çocuk, her şeyi üzerine almak isteyecektir. Kooperatifçi ortanca da buna izin verir. Tek çocukla birlikte olan ortanca, kimi zaman kendisini gölgede kalmış gibi hissedebilir. Hatta bu yüzden ortancanın ruh sağlığı bile bozulabilir. Bu tür bir ilişkide her iki tarafın da yapması gereken karşılıklı konuşmak, planları, hayalleri hakkında ortak bir karar almaktır.

    İki taraf da son doğansa:

    Her iki taraf da mantıklı planlar yapma konusunda zayıf olsa bile, birlikte yol alırlarsa her şeyi organize edebilirler. Ancak hayat bu çift için biraz kaotik geçecek gibi görünüyor.

    Son doğan ve tek çocuk ilişkisi:

    Genellikle mantıklı ve vicdanlı davranan tek çocuk, kendisine göre daha plansız davranan partnerinin sorumluğunu da üzerine alır. Son doğan çocuksa bu ilişkide yaratıcı ve maceraperest rolünü üstlenir.

    İki taraf da tek çocuksa:

    Tek çocuk için en zor ilişki, bir başka tek çocukla olmaktır. Birbirlerini yanlış anlama olasılıkları bir hayli fazla. Her ikisi de lider olmak ve ilişkiyi kendi eline almak ister. Karşı tarafın kararlarını kabul etmekte de oldukça zorlanırlar. Bu ilişkide huzursuz olmak içten bile değildir.