Etiket: taylan kümeli

  • Yeşil Çay Diyeti Nedir, Nasıl Yapılır? Taylan Kümeli’den

    Yeşil Çay Diyeti Nedir, Nasıl Yapılır? Taylan Kümeli’den

    Yeşil çay diyeti yapılışı ile birlikte kilo vermenin yanı sıra uygulayıcısına detoks yapma fırsatı sunar. Zengin antioksidan kaynağı olarak bilinen yeşil çay, vücudu toksinlerden arındırarak metabolizmayı hızlandırıcı etkiye sahiptir. Kontrollü bir şekilde tüketiminde herhangi bir mahsur bulunmayan yeşil çayın bir gün içerisinde 5 fincandan fazla tüketilmemesi gerekmektedir.

    Kilo Vermek İçin Yeşil Çay Nasıl Tüketilmelidir?

    Tek başına yeşil çay tüketiminin detoks etkisinin yanı sıra kilo verme konusunda mucizeler yarattığından bahsetmek mümkün değildir. Her ne kadar metabolizmayı hızlandırsa da yeşil çay nasıl içilirse kilo verdirir sorusunu soran kişilerin diyet programlarına yeşil çayı ilave etmeleri önerilmektedir. Yeşil çay aktarlardan doğal olarak alınarak taze demlenip tüketilmesi gerekmekte olup kilo verme sürecinde şekersiz tüketilmesine dikkat edilmelidir.

    Yeşil Çay Diyeti Nedir, Nasıl Yapılır? Taylan Kümeli’den | 1

    oku: Yemek sonrası yeşil çay içmek kilo vermede etkili mi?

    Taylan Kümeli’den Yeşil Çay Diyet Programı

    Yeşil çay diyeti ile zayıflayanlardan aktarılan yorumlara göre fazla kilolardan kurtulma sürecinde kurumsal diyetisyen olarak yaptığı görevlerle birlikte Youtube videoları ile tanınan Taylan Kümeli’nin tarifleri ön plana çıkmaktadır. Cuma diyeti adını verilen Taylan Kümeli yeşil çay diyeti uygulayan kişilere 3 günde zayıfladıklarını aktarmaktadırlar. Diyet için aşağıdaki 3 günlük beslenme programı takip edilmekle birlikte her sabah uyanıldığında bir bardak ılık su içerisine dilim limon, dilim elma, 1 çay kaşığı sirke ve çubuk tarçın eklenerek içilmesi gerekmektedir.

    Yeşil Çay Diyet Listesi

    • Gün:
      • Kahvaltı: 1 dilim çavdar ekmeği, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde az yağlı beyaz peynir, domates, salatalık, mevsim yeşillikleri ve 2 veya 3 fincan şekersiz yeşil çay
      • Ara Öğün: Kahvaltıdan 2 saat sonra olmak üzere 1 yeşil elma ve 5 adet fındık
      • Öğle: Domatesli şehriye çorbası ve zeytinyağlı havuç, patates ve mısır salatası
      • Ara Öğün: 1 çay kaşığı tarçınlı zencefilli laktozsuz süt, 1 adet diyet bisküvi
      • Ara Öğün: 1 yeşil elma ve 5 adet fındık
      • Akşam: Tavuk, et veya balıkla hazırlanmış yeşillik salatası
    • Gün:
      • Kahvaltı: Limon dilimli 1 bardak ılık su, 1 dilim ananas, 1 tatlı kaşığı keten tohumu ve 3 yemek kaşığı yulaf ezmesi
      • Ara Öğün: 1 armut ve 2 ila 3 fincan şekersiz yeşil çay
      • Öğle: Sebze çorbası
      • Ara Öğün: 1 porsiyon erik 1 fincan yeşil çay
      • Ara Öğün: Yarım dilim peynirli tost
      • Akşam: Sebze yemeği ve yağsız yoğurt
    • Gün:
      • Kahvaltı: 1. Gün kahvaltı programı
      • Ara Öğün: 1 adet kepekli bisküvi ve 1 orta boy nar
      • Öğle: 200 gram yağsız yoğurt ve sebze yemeği
      • Ara Öğün: 1 adet kepekli bisküvi, 1 kibrit kutusu az yağlı beyaz peynir, domates ve 1 fincan şekersiz yeşil çay
      • Ara Öğün: Yarım dilim peynirli tost
      • Akşam: 150 gram kırmızı ve beyaz et, 1 tabak baklagil ve yeşillik salatası

    İlgili Konular;

    Yeşil Çay Diyeti İle 1 Haftada Zayıflayın Tıklayın !

    İbrahim Saraçoğlu Zayıflama Çayı Tıklayın !

    Zayıflatan Çaylar İle Hızlı Kilo Verme ! Tıklayın !

    Limonlu Su Zayıflatır Mı Faydaları Nelerdir? Tıklayın !

  • 7 güne 7 çorba diyeti

    7 güne 7 çorba diyeti

    Diyetisyen Taylan Kümeli’nin hazırladığı, içeriği çok çeşitli, kalorisi düşük kış çorbaları ile hem içinizi ısıtın hem bağışıklık sisteminizi güçlendirin hem de forma girin.

    Kilo vermeye karar veren bir kişinin en büyük endişesi diyetin ilk gününden itibaren “ne yiyemeyeceği” oluyor. Bu konuya odaklanmış bir diyetin sonu çoğunlukla hüsranla bitiyor. Oysa porsiyon ve sıklık kontrolü ile sevdiğiniz yiyecekleri de hayatınızda tutmaya devam ederek hem mutlu olabilir hem de kilo verebilirsiniz. Bilimsel araştırmalar da bunun doğruluğunu kanıtlıyor. Hatta doğru içeriklerle hazırlanmış yiyecekleri porsiyon kontrolü yapmadan sınırsız tüketip hem gözünüzü hem midenizi doyurarak aç kalmadan ideal kilonuza kavuşmanız mümkün…

    “Porsiyon kontrolü” kavramına neden önem veriyorsunuz?

    Diyetisyenliğe başladığımdan beri insanları belli yiyecek kalıplarına sokmaya karşıyım. Danışanlara “bir kibrit kutusu”, “dört yemek kaşığı” gibi miktarları öğretmeden önce gıdaların içeriklerinden bahsedilmesi gerektiğini düşünüyorum. Önce besin gruplarını tanıtacağız ki danışan bunlardan bazılarının neden dört yemek kaşığı tüketilmesi gerektiğini kavrasın. Bu mantıkla bakınca “Her şeyi yiyin ama miktara ve sıklığa dikkat edin” sözü de anlam kazanıyor. Doğru bilgilendirilen bir danışan her şeyi yiyebileceğini biliyor ama bazılarını neden az yemesi gerektiği hakkında da bilgisi var.

    Porsiyon belirlerken nelere dikkat etmek gerekiyor?

    Bir yiyeceğin porsiyonuna karar verirken o yiyecekten bize aktarılacak kaloriye bakmak lazım. Diyelim ki bir kilo ıspanak aldınız. Ispanağın yüzde 80’i sudur ve kalorisi çok düşüktür. İçine domates koyarsanız kalorisi düşük kalmaya devam eder. Soğan koyarsanız kalori biraz artar ama yine de düşük kalır. Ispanağı ya pirinçle ya kıyma ile pişirirsiniz ya da haşlayıp yoğurt ile karıştırırsınız. Eğer kıyma yağlıysa ve bir de bu kıymayı yağ ile kavurursanız, üzerine de yağlı yoğurt eklerseniz sınırsız ıspanak yerine bir tabak ıspanak yemenizi öneririz. Ya da hiçbir şey eklenmemiş haşlanmış patatesi iki orta boy tüketebilirken, yağ ya da sos ekleyecekseniz bir tane yemelisiniz.

    Porsiyon kontrolünde göz önüne alınacak bir diğer özellik ise o besinin içeriği… Eğer glisemik indeksi yani karbonhidrat oranı yüksek ise porsiyonu biraz azaltmalısınız. Örneğin bir çorbaya havuç ya da patates koyarsanız glisemik indeksi yükselir ve tüketim miktarına dikkat etmeniz gerekir. Ya da salataya mısır eklerseniz porsiyonu kontrol edeceksiniz demektir. Yediğiniz yemekte kaloriyi yükselten yağ ve glisemik indeksi yükselten besin oranı azsa, sınırsız denilebilecek bir özgürlüğe kavuşursunuz.

    Kalori ve glisemik indeks yüksekse ne yapmalı?

    Kesinlikle yemeyeceksiniz demiyoruz, kontrollü yemeniz gerekiyor. Çikolatayı bir parmak, cipsi bir avuç, yöresel bir yemeği yarım ya da çeyrek tabak olarak sınırlamalısınız. Ancak bu tür sevdiğiniz yiyecekleri hiç yemezseniz uzun vadede tepkisel davranışa yol açıyor ve geri dönüş yaşanıyor. Biz beslenme uzmanları olarak yiyeceğin içeriğini, vücuda verdiklerini ve aldıklarını anlatmak zorundayız ancak bizler kısıtlama mercii değiliz. Sigaranın üzerinde dahi uyarılar var ama kimse “içemezsin” demiyor. Yemek de böyle… Biz zararını ve faydasını, kişinin onu ne miktarda ve ne sıklıkta yiyebileceğini anlatıp gerisini kendi özgür iradesine bırakırız. Zaten doğru anlatınca kişi de örneğin bir parça çikolatayı her gün yemek istemiyor, arada bir yiyor. Araştırma sonuçları da bunu kanıtlıyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada, ilk gruba bazı yiyecekleri hiç yiyemeyeceği, ikinci gruba ise ne kadar sıklıkta ve ne miktarda tüketebileceği söylenmiş. Belli bir süre sonra ilk grubun 4-5 kez bu yasağın dışına çıktığı, ikinci grubun ise özgür olduğu halde sadece bir kere yediği görülmüş.

    Hangi gıdaların kısıtlanacağı ya da serbest bırakılabileceği kişisel özelliklere göre de değişiyor mu?

    Evet. Genetiğimiz, biyokimyamız, sosyal hayatımız, yediklerimiz, yemediklerimiz, hareketimiz ve sporumuz her şeyi etkiliyor. Örneğin bir kişi sebze yemediği zaman, diğeri tatlı yemediği zaman mutsuz oluyor. Proteine meyilli olan ya da meyve yemeden duramayanlar var. Bunun özünde de tatlar ve lezzetlere karşı farklı tercihlerimizin bulunması yatıyor. Dolayısıyla kişilere kilo kontrolünde önerilerde bulunurken yapılması gereken şey onun bu genetik şifresindeki özelliklerini iyice algılayıp o doğrultuda önerilerde bulunmak. Bir insan tatlıyı çok seviyorsa onu tatlıdan tamamen uzaklaştıramazsınız. Bu gerçeği kabul edip ona iki şey öğreteceksiniz; doğru tatlıları seçmesini, seçemiyorsa porsiyon kontrolü yapmasını. Bunu yaptığınız zaman o kişi çok güzel zayıflıyor ve hayat boyu bunu koruyabiliyor. Eğer danışana “hayır” diyorsanız çözüm önerisi de sunmalısınız. Bir uzman danışanın karşısında hayır demeye başladığı an inandırıcılığını kaybediyor ve o zaman kaçış başlıyor. Tam tersine “Bu böyle ama şöyle çözebilirsin” demek gerekiyor. O zaman “Hayat boyu hiç baklava yemeyeceğim” diye üzülmüyor, “Yiyeceğim ama dört değil, bir tane” diyor. “Yaprak dolması yiyemem” demiyor ama dolmayı kepekli pirinçle pişiriyor. Ya da maç sırasında bir kase cips ve bir bardak bira tüketiyor ama ardından yarım saat koşu bandına çıkıyor. Hareket etmeyi kesinlikle istemiyorsa ertesi sabah kahvaltısını yarıya indiriyor.

    Arada hatalı beslenip diyet bozuldu diye tamamen pes edenler de var. Bir hata tüm diyeti başarısız hale getirir mi?

    Bir insan yanlış beslenmeden doğru beslenmeye geçerek kilo verebilir. Ve bu aradaki yolculukta yanlışlar yapacaktır, aksi mümkün değil. Ama bu yanlışları tecrübe olarak çantasına koyarsa bir sonraki doğruları için yardım almış olur. Eğer bunu kendisinin geri dönüşü için bahane olarak kullanırsa hiçbir zaman başarılı olamaz. Bu iki ayrımı konuşarak, motive ederek, onun hep yanında olduğumuzu hissettirerek vermemiz lazım. Ben, “Yanlış yaparsanız diyeti orada bırakmak yerine neden yanlış yaptığınızı düşünün” veya “Sevdiğiniz bir şeyin porsiyonunu biraz kaçırırsanız, bir hafta boyunca bir daha yememeye ve o sürede yediklerinize biraz daha dikkat etmeye gayret edin” derim.

    Diyetisyen desteği almayanlar zayıflamak için nasıl bir yol izleyebilir?

    Önce ne yediği, ne içtiği, ne kadar hareket ettiği ve tuvalet alışkanlıkları konusunda kendi ile yüzleşmesi gerekiyor. Bunun için tüm bunları birkaç gün deftere kaydetsin. Zaten artık herkes neyin kilo aldırdığını az çok biliyor. Bu listede kilo riski yaratan gıdaların altını çizsin ve sonraki günden itibaren yediklerinin hepsini yarıya indirsin. Beyaz ekmek yemişse onu bile değiştirmesin ama yarıya indirsin ve bir hafta böyle devam etsin. Bu süreçte daha az yemeyi öğrenecektir. Bir sonraki hafta beyaz un ve şekerle yapılmış ya da yüksek tuzlu seçenekleri listeden çıkartsın. Mesela beyaz ekmek yerine çok tahıllı ekmek, beyaz makarna yerine kepekli makarnaya başlasın, çayı ve kahveyi şekersiz içsin. Zaten yavaş yavaş kilosu azalacaktır. Bu arada harcadığı enerjiyi artıracak ki kısıtladığı yiyeceklere destek olsun. Hiç hareketi yoksa haftada bir gün bile yürüse kar eder. Fiziksel aktiviteyi hayatına sokarsa, haftada üç gün 45 dakika yürürse ya da yüzerse kilo vermesine çok yardımcı olur. Ancak spor demiyoruz, fiziksel aktivite diyoruz. Spor bir uzmanla birlikte yapılır ve herkesin harcı değildir. Sonunda tekrar ne yediğini yazınca görecek ki daha fazla su içmeye, daha az yemeye, sevdiği yiyecekleri daha az sıklıkta ve daha küçük porsiyonlarda tüketmeye ve hayatına fiziksel aktivite sokmaya başlamış. Böyle bir programla en az iki, en fazla altı kilo verilebilir.

    Son ara öğünün kaçta yenilmesi gerekiyor?

    Son öğünü yiyip yatabilirsiniz çünkü meyve 25 dakikada sindirilir hatta uyurken bile sindirimi yapılır. Besinlerin sindiriliş sürelerini artık biliyoruz. Çok sıkıp zorlayarak, aç kalarak kilo vermeyi asla onaylamıyorum. İnsanları doğasından çok uzaklaştırıp kural koyduğunuz yöntemler başarısız oluyor.

    Akşamları aç kalarak zayıflamak mümkün mü?

    En büyük hatamız şu; kendimizi kısıtlayıp altıdan sonra yemek yemeyerek kilo verirsek hayatımızı hep ona göre programlamak zorunda kalırız. Oysa işimiz altıda bitmiyor, ne arkadaşlarımızla altıda buluşabiliyoruz, ne de o saatte yemek ihtiyacı hissediyoruz. Önemli olan sizin sindirimin neresinde uyuduğunuzdur. Diyelim ki altıda yemek yediniz, sindirim saat 20.30’da bitecek. Saat 24.00’ye kadar oturursanız delirirsiniz. Ama saat 20.00-21.00 arası yemek yerseniz, 2,5 saatte sindirirsiniz. Zaten 23.00’ten önce uyumuyorsunuzdur.

    Önümüz kış… Kilo vermek zorlaşacak mı?

    Hayır, zorlaşmayacak. Kışın vücut üç şey için enerji harcar: Isınmak, bağışıklık sistemini korumak ve bazal metabolizma… Eğer biz immün sistemi doğru şeyleri yiyerek güçlendirirsek bizi caydıracak unsurlar kışın çok azdır. Yazın her akşam dışarı çıkabiliriz, daha çok insanla sosyalleşiriz, tatile gideriz. Kışın ise daha çok evde oluruz, ev yemekleri yeriz, tatile pek gitmeyiz. Kışın tatlı yerine doğru ölçüde kestane yersek, patlamış mısırı yağsız tüketirsek, salatalara daha az yağ koyarsak ve fiziksel aktiviteyi dışarıda yürüyerek artırırsak daha çok kalori harcarız. Kışın dikkat edeceğimiz bir başka şey ise doğaya kulak verip mevsim meyve ve sebzelerini tüketmektir. Böylece hem kilo veririz ya da kilomuzu koruruz hem de bağışıklık sistemini güçlendiririz.

    TAYLAN KÜMELİ’DEN BESİN ÖNERİLERİ

    Yağlı tohumlar

    Taze fındık ve ceviz mevsimi geldi. Omega 3’ten zengin, sinir sistemine çok iyi gelen bu gıdalar depresif olmayı engelliyor.

    Balık

    Yine Omega 3 deposu olan balık bu mevsimde gittikçe bollaşıyor.

    Meyve-sebzeler

    * Yeşil lahana, kara lahana, Brüksel lahanası, brokoli, karnabahar… Hepsinin kanseri önleyici etkileri yüksek… Hipertiroidi olanların günde iki porsiyonu geçmemesi öneriliyor.

    * Kuşburnunun ve kuşburnu çayının tam mevsimi… Antioksidan deposu kızılcık da seçenekleriniz arasında.

    * Kışın bollaşan tüm narenciyeler de günlük mönünüzde olmalı. Örneğin her gün kahvaltıdan iki saat sonra bir mandalina yemeyi alışkanlık haline getirin, salatalarınıza maydanoz ve kırmızı soğan ekleyin.

    * Portakal, tuzlu bir gıda ile birleştiğinde yağ yakımını hızlandırıyor. Örneğin tavuğu mandalina ya da portakal ile pişirin.

    * Tere ve rokaya hafif acılık veren maddenin vücudunuzdaki mikropları temizlediğini unutmayın.

    * Her gün bir adet taze sarımsak yutarak bağışıklığınızı daha da güçlendirin.

    * Su atıcı ve yağ yakıcı özelliği nedeniyle ananası, bağırsaklar ve tiroit için armudu, yüksek tansiyon ve C Vitamini için kiviyi tercih edin.

    * Kuru erik ve kırmızı erik de bu mevsimin en iyi seçeneklerinden.

    * Bronşit, mide ve bağırsak hastalıklarına karşı hünnap meyvesini çerez veya çay olarak tüketin.

    * Süt grubunda kefiri günlük pastörize süt ile mayalayıp kışın düzenli olarak için.

    PAZARTESİ

    l SABAH

    * Doyana kadar kereviz çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet orta boy elma + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l ÖĞLE

    * Doyana kadar kereviz çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet orta boy elma + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet sade probiyotik yoğurt + 1 adet orta boy doğranmış elma + 2 yemek kaşığı yulaf

    l AKŞAM

    * Doyana kadar kereviz çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 orta boy elma + 1 çay bardağı diyet kefir

    SALI

    l SABAH

    * Doyana kadar sebze çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 2 dilim ananas + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l ÖĞLE

    * Doyana kadar sebze çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 2 dilim ananas + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet sade probiyotik yoğurt + 2 dilim doğranmış ananas+1 yemek kaşığı yulaf

    l AKŞAM

    * Doyana kadar sebze çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 2 dilim ananas + 1 çay bardağı diyet kefir

    ÇARŞAMBA

    l SABAH

    * Doyana kadar domatesli kepekli pirinç çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet orta boy armut + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l ÖĞLE

    * Doyana kadar domatesli kepekli pirinç çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 orta boy armut + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet sade probiyotik yoğurt + 1 adet orta boy doğranmış armut + 1 yemek kaşığı yulaf

    l AKŞAM

    * Doyana kadar domatesli kepekli pirinç çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet orta boy armut + 1 çay bardağı diyet kefir

    PERŞEMBE

    l SABAH

    * Doyana kadar kepekli pirinçli yoğurt çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 2 kivi + ½ çay bardağı diyet kefir

    l ÖĞLE

    * Doyana kadar kepekli pirinçli yoğurt çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 2 adet kivi + ½ çay bardağı diyet kefir

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet sade probiyotik yoğurt + 2 doğranmış kivi+1 yemek kaşığı yulaf

    l AKŞAM

    * Doyana kadar kepekli pirinçli yoğurt çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 2 adet kivi +1 çay bardağı diyet kefir

    CUMA

    l SABAH

    * Doyana kadar lahana çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet portakal + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l ÖĞLE

    * Doyana kadar lahana çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet portakal + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet sade probiyotik yoğurt + 1 doğranmış portakal + 1 yemek kaşığı yulaf

    l AKŞAM

    * Doyana kadar lahana çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet portakal + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    CUMARTESİ

    l SABAH

    * Doyana kadar pırasa çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 2 adet mandalina + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l ÖĞLE

    * Doyana kadar pırasa çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 2 adet mandalina + 1/2 çay bardağı diyet kefir

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 adet sade probiotik yoğurt + 2 mandalina +1 yemek kaşığı yulaf

    l AKŞAM

    * Doyana kadar pırasa çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 2 adet mandalina +1 çay bardağı diyet kefir

    PAZAR

    l SABAH

    * Doyana kadar kırmızı biber çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 3 adet kuru erik + 5 adet badem

    l ÖĞLE

    * Doyana kadar kırmızı biber çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 3 adet kuru erik + 5 adet badem

    l 2 SAAT SONRA

    * 3 adet kuru erik + 1 yemek kaşığı yulaf + 1 adet sade probiyotik yoğurt

    l AKŞAM

    * Doyana kadar kırmızı biber çorbası

    l 2 SAAT SONRA

    * 1 porsiyon meyve + 1 çay bardağı diyet kefir

    ÇORBA DİYETİNİN KURALLARI

    * Tüm baharatları, tatlandırıcı otları ve makul miktarda tuz kullanabilirsiniz.

    * Limon ve sirke serbest.

    * Çorbaları her öğün istediğiniz kadar içebilirsiniz.

    * Çok aç olduğunuzda çorbanızın yanında iki dilim diyet etimek yiyebilirsiniz.

    * Mümkün olduğunca doyarak öğününüzü tamamlayın.

    * Her ana öğün sonrası bir kuru kayısı ile yeşil çay için.

    * Dışarıda olduğunuz ve çorba içemeyeceğiniz durumlarda 150-200 g et-tavuk-balık ve yanında salata tüketebilirsiniz.

    PİŞİRME KURALLARI

    * Tüm malzemeleri çiğden koyun ve kavurma yapmayın.

    * Uygun malzemeleri elinizle parçalayın.

    * Malzemeleri taze alın, dolapta fazla bekletmeyin.

    * Pişirme kaplarının cam veya toprak olanlarını tercih edin.

    * Çorbayı pişirmeye, tüm malzemeleri doğradıktan sonra başlayın. Tüm malzemeleri aynı anda koyun ve aynı süre pişmesine özen gösterin.

    TARİFLER

    Kereviz Çorbası

    Malzemeler

    * 7 bardak su

    * 100 g yağsız tavuk eti veya 2 adet derisiz tavuk baget

    * 1/2 demet maydanoz + kereviz yaprakları (bağlanmış olarak)

    * 1 orta boy kereviz

    (Kereviz yemeyenler için 1 adet kabak + 1 enginar)

    * 1/2 limon suyu

    * 4-5 tane karabiber

    Hazırlanışı

    7 bardak su içinde tüm malzemeleri haşlayın. Piştikten sonra bağlı olan maydanoz + kereviz yapraklarını çıkarıp çorbayı dilediğiniz kadar tüketin.

    Sebze Çorbası

    Malzemeler

    * 1/2 kg ıspanak

    * 1/2 kg kabak

    * 1 paket brokoli

    * 1-2 adet pırasa

    * 2 yemek kaşığı haşlanmış nohut

    * 1 su bardağı diyet süt

    * 1 su bardağı yağsız tavuk suyu

    Hazırlanışı

    Tüm malzemeyi haşlayın ve blender’dan geçirin. Süt ve tavuk suyunu ekleyip pişirin. Üzerine dereotu ekleyin.

    Kırmızı Biber Çorbası

    Malzemeler

    * 5 adet kırmızı dolmalık biber

    * 2 adet yeşil dolmalık biber

    * 1 su bardağı laktozsuz süt

    * 1 su bardağı kırmızı mercimek

    * 1 tatlı kaşığı light kaşar

    * Pul biber, nane, dereotu

    Hazırlanışı

    Biberleri haşlayın ve blender’dan geçirin. Domatesleri rendeleyin. Mercimek, süt ve baharatları da ekleyerek pişirin. Üzerine light kaşar rendeleyin.

    Domatesli Kepekli Pirinç Çorbası

    Malzemeler

    * Su

    * 3 domates

    * 1/2 demet maydanoz

    * 4 yemek kaşığı kepekli pirinç

    * 1 yemek kaşığı haşlanmış nohut

    * 1 kereviz sapı

    * 1 su bardağı haşlanmış kuru fasulye

    * 1 tutam kişniş

    * 1/2 limon suyu

    * 7-8 top karabiber

    Hazırlanışı

    Bir orta boy tencereyi su ile doldurun. İçine üç adet domatesi rendeleyin. Tüm malzemeleri ekleyip pişirin.

    Lahana Çorbası

    Malzemeler

    * 5-6 bardak su

    * 1/4 orta boy beyaz lahana yaprağı

    * 1 orta boy kereviz ve sapı

    * 2 pırasa

    * 1/2 kg ıspanak

    * 1 orta boy kabak

    * 1/2 demet maydanoz

    * 2 kahve fincanı yeşil mercimek

    * 1 kahve fincanı bulgur

    Hazırlanışı

    Bir orta boy tencereye suyu ve ayıklanmış, doğranmış malzemeleri ekleyip pişirin. İsterseniz piştikten sonra içine bir avuç içi haşlanmış nohut koyun. Blender’dan geçirmeyin. 100 g kıyma veya tavuk ekleyin. Limon ve pul biber eşliğinde istediğiniz kadar yiyin.

    Pırasa Çorbası

    Malzemeler

    * 4 bardak su

    * 1 kg pırasa

    * 2 orta boy enginar

    * 1/2 limon suyu

    * 1 yemek kaşığı haşlanmış nohut

    * 1 su bardağı diyet süt

    * Kimyon

    * Dereotu

    Hazırlanışı

    Tüm malzemeleri doğrayıp, haşlayıp blender’dan geçirin. Diyet süt, kimyon ve dereotunu ekleyip bir süre pişirin.

    Kepekli Pirinçli Yoğurt Çorbası

    Malzemeler

    * 5 bardak su

    * 1 yemek kaşığı zeytinyağı

    * 2 adet orta boy kabak

    * 2 çorba kaşığı kepekli pirinç

    * 2 yemek kaşığı haşlanmış nohut

    * 100 g didiklenmiş tavuk

    * 6 çorba kaşığı light yoğurt

    * 1 adet yumurta

    * 1 tutam dereotu

    * 1 çay/tatlı kaşığı tuz

    Hazırlanışı

    Küp küp doğranan kabakları ve kepekli pirinci 5 bardak su, zeytinyağı ve az miktarda tuzla kaynamaya bırakın. Yumurta ve yoğurdu karıştırarak terbiyesini hazırlayın. Ilınan çorbaya terbiyeyi ekleyin. Üzerine dereotu serpin ve kısık ateşte kaynamaya bırakın. Limon ve karabiber ile servis edin.

    Formsanté Dergisi

  • Taylan Kümeli’nin Zayıflama Çayı Önerileri

    Taylan Kümeli’nin Zayıflama Çayı Önerileri

    Beslenme ve diyet konusunda uzman olan Taylan Kümeli, fazla kilolarından sıkıntı yaşayan, zayıflamakta zorlanan ve formunu nasıl koruması gerektiğini bilmeyen ancak öğrenmek isteyenler için zayıflama çayı  önerileri…

    Taylan Kümeli’nin Zayıflama Çayı Formülü 1

    5 bardak su,
    4 orta boy yeşil elma (kabukları ile birlikte 4’e veya 8’e bölünecek),
    2 orta boy limon (kabukları ile birlikte 4’e veya 8’e bölünecek),
    2 parça kabuk tarçın,
    2 adet karanfil,
    5-6 adet tane karabiber,
    3 poşet yeşil çay
    Malzemelerin tamamını karıştırıp tencerede bir taşım kaynatıp süzün. Soğuduktan sonra bir termosa koyup gün boyu dilediğiniz sıklıkta içebilirsiniz.

    Taylan Kümeli’nin Zayıflama Çayı Formülü 2
    5 bardak su
    1 çay kaşığı toz zencefil
    1 orta boy limon (4’e bölünmüş)
    1 poşet ısırgan otu çayı
    2 poşet yeşil çay
    1 tutam kiraz sapı
    1 poşet böğürtlen çayı
    3 yemek kaşığı dondurulmuş vişne (böğürtlen de olabilir)
    Malzemelerin tamamını tencerede bir taşım kaynattıktan sonra soğumaya bırakın. Termosa koyup gün içinde tüketin.

    Taylan Kümeli’nin Zayıflama Çayı Formülü 3
    5 bardak su
    1 poşet yeşil çay
    2 poşet Alman çayı (eczanelerde bulunur)
    1 poşet phythoslim çayı
    1 poşet phytholax çayı
    1 poşet papatya çayı
    2-3 adet avokado yaprağı (aktardan)
    1 orta boy elma
    2 kuru kayısı
    1 yemek kaşığı dondurulmuş vişne
    Malzemelerin tamamını, tencerede bir taşım kaynatıp soğutun ve gün içinde dilediğiniz kadar tüketin.

    Bu üç çayı nasıl tüketeceksiniz?
    Sıra ile her gün birini içeceksiniz. Daha sonra başa dönüp bir kez daha 1., 2. Ve 3.’yü içeceksiniz. 6. Günde kür tamamlanmış olacak.

    Ayda bir tekrarladığınız takdirde, vücudunuzdaki fazla ödemi atmanıza, bağırsaklarınızı çalıştırmanıza, böbrekleri ve karaciğerlerinizi temizlemeye yardımcı olacaktır.

    Önemli Uyarı: Bu kürleri hiçbir sağlık sorunu olmayanlar uygulamalıdır. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa doktorunuza danışmadan içmeyin!

     

     

    Beşi Bir Yerde Zayıflama Çayı Deneyimlerimiz

     

  • Taylan Kümeli Zayıflama Önerileri

    Taylan Kümeli Zayıflama Önerileri

    Beslenme ve diyet konusunda uzman olan Taylan Kümeli, fazla kilolarından sıkıntı yaşayan, zayıflamakta zorlanan ve formunu nasıl koruması gerektiğini bilmeyen ancak öğrenmek isteyenler için nasıl zayıflamak gerekir ve zayıf kalınır bunlardan bahsetti. Taylan Kümeli’nin dilinden dökülen zayıflama önerilerini sizler için sayfamızda yer vermek istedik. Sağlıklı bir zayıflama sürecine girmek istiyorsanız bu önerileri kesinlikle kulak arkası etmemenizi tavsiye ederim. Beslenme ve Diyet Uzmanından zayıflamanın sırlarını öğrenmek için yazımızın devamını da okumalısınız…

    Her zaman kayda değer önerilerde bulunan Taylan Kümeli, beslenme ve diyet konusunda nelere dikkat edilmesi gerektiğini katılmış olduğu bir televizyon programında açıkladı. Nasıl zayıflarım? Sağlıklı zayıflamak için ne yapmalı? Zayıflamaya yarayan yiyecekler nelerdir? Kilo vermek için nelere dikkat edilmeli? İşte bu ve daha fazla sorunun cevapları.

    Malum kış ayları kiloların en fazla alındığı aylardır. Taylan Kümeli kış mevsiminde fazla kiloları vermek için çavdar veya tahıllı ekmek tüketilmesini öneriyor. Kahvaltıya oldukça önem verilmesi gerektiğinden bahseden Kümeli, çayın açık olmak şartı ile istenildiği kadar içilebileceğini söyledi. Her gün saat kaçta uyanırsanız uyanın muhakkak kahvaltı yapmalısınız. Kahvaltı öncesi ise bir bardak ılık su içmeyi ihmal etmeyin. İsterseniz ılık suyun içine bir dilim limon veya elma ya da bir miktar tarçın ve bir çay kaşığı elma sirkesi koyup beklettikten sonra içebilirsiniz.

    Kahvaltıdan 2 saat sora 1 adet yeşil elma ve 5 adet fındık yenmelidir. Bu sizin kahvaltı sonrası ara öğününüz olacaktır. Öğle yemeği için ise Kümeli, çorba ve salataları öneriyor. Ancak salatanın içinde havuç, patates ve mısır kesinlikle bulunmamalıdır.

    Öğle sonrası ara öğünde ise 1 çay kaşığı tarçınlı zencefilli laktozsuz süt, 1 adet diyet bisküvi ya da yarım dilim tost tercihlerini arasında yer alabilir. İsterseniz yeşil elma ve bademle de öğle sonrası ara öğünü atlatabilirsiniz.

    Akşam yemeği için ise haşlanmış tavuk, et, balık, kepekli makarna, yeliş salata tercih edilebilir. Akşam yemeğinden iki saat sonra bir porsiyon meyve ve bir çay bardağı kefir içilebilir.

    Taylan Kümeli gün içerisinde en çok su tüketimine önem verilmesini öneriyor. Muhakkak günde 3 litre su içilmelidir.

  • Diyet Yapmanın Doğurganlığa Etkisi Var mı?

    Diyet Yapmanın Doğurganlığa Etkisi Var mı?

    Sağlıklı her kadın bebek sahibi olmayı düşündüğü dönemde beslenmesine ve yaşantısına ekstra dikkat eder. Fazla kilo veya yanlış beslenmeden kaynaklanan aşırı kilo kayıplarının yumurtlamayı olumsuz etkileyeceği gerçeği göz ardı edilmemeli…

    Tek tip diyetler; hormonal dengeyi bozarak, yumurtlamayı durdurabilir. Uzmanların önerilerine kula verirsek; yumurtlamanın sağlıklı olabilmesi için en ideali 36-38 beden olmak.

    Beslenme tarzı doğurganlığa nasıl etki eder?

    Hamile kalma süreci bazılarımız için sancılı bir dönem olabiliyor. Özellikle son yıllarda çoğu kadın hamile kalmakta zorlanıyor ve mikro enjeksiyon sistemi ile hamile kalmaya çalışıyor. Bunun nedeni; hormonal dengesizliğin yanında yoğun ve stresli bir iş ya da aile hayatının içinde bulunmak. Aşırı stres maalesef ki hormon salınımını direkt etkiliyor. Bunun yanında; hızlı hayat koşullarına ayak uydurmaya çalışırken yeterli ve dengeli beslenememek de doğurganlığı etkileyen çok önemli bir faktör. Ayak üstü atıştırmalarla ya da fast food’larla geçiştirilen beslenme tarzı nedeniyle, vücut birçok besinden mahrum kalıyor. Yeterli vitamin, mineral ve kaliteli protein alamamak; hormonların düzenli ve yeterli çalışmasını engelliyor.

    Sıfır beden olmak kadının yumurta sayısını düşürür mü?

    Sıfır beden; vücutta ciddi anlamda vitamin, mineral, protein ve karbonhidrat eksikliklerine neden olup, kişide aşırı gerginliğe yol açarak yumurtlamayı direkt durdurur. Oysa yumurtlamanın sağlıklı olabilmesi, sağlıklı bir bedende mümkündür. Bu beden de 36- 38 beden arasıdır. Sıfır beden veya çok zayıf olmak, vücudun hormonal dengesini bozar. Vücudun demir depoları azalır. Buna bağlı konsantrasyonda azalma, yorgunluk, halsizlik, dikkatsizlik ve düzensiz âdet olma ya da hiç olamama durumu olur. Tüm bu etkenlerin toplamında da yumurtlama gerçekleşmeyerek hamile kalınamaz. Ayrıca sıfır beden bir kadın her şeye karşı ilgisiz ve dikkatsiz olur.

    Sık sık diyet yapmak ya da tek besin içeren diyet programında yaşamak doğurganlığı etkiler mi?

    Hamilelik programı özel bir beslenme programıdır. Bu programı diyet olarak değerlendiremezsiniz. Sık sık diyet yapmak ya da tek besin içeren bir diyeti hamilelik öncesi ve hamilelikte uygulamak son derece yanlıştır. Hamile kalmadan önce de sıkı ve şok diyet yapmak ve kısa zamanda çok kilo vermek hamile kalmayı engeller. Hamile kalmayı planladığınız dönemde hızlı kilo vermeyecek şekilde diyet programınızı ayarlamalısınız. Tek besin içeren diyetler de hamile kalmayı engeller.

    Hamileliğe hazırlanan bir kadın kilo konusunda nelere dikkat etmeli?

    Hamileliğe hazırlanma sürecindeki kadın kilosunu koruyacak şekilde bir beslenme planı düzenlemeli. Bu dönemde kilo ve beslenmeye dikkat edilmezse, hamileliğe gereksiz yere fazla kiloyla başlanır. Hamilelik öncesinde ve hamile kaldıktan sonraki ilk üç ayda kilo korunmalı. Hatta ilk üç ayda kilo alınmamalı. 3 aydan sonra da ayda 1- 1.5 kilo alacak şekilde bir beslenme planı düzenlenmeli. Her ay bebeğin hangi bölümü gelişiyorsa ve annenin hangi rezervleri kullanılacaksa ona göre beslenmek çok önemlidir.

    Hamileliğe hazırlanırken hangi besinlerden kaçınılmalı?

    Hamilelik sürecinde kadında bazı fizyolojik değişiklikler olur. Vücutta aşırı şişkinlik ve su toplanması, kan şekerinde ani değişiklikler ortaya çıkabilir. Anne adayı bu olumsuzluklardan korunmak için beslenmesine çok dikkat etmeli. Hamileliğe hazırlanırken en çok kaçınılması gereken yiyecekler; salamura tuzlu yiyecekler, sakatatlar, konserve yiyecekler, aşırı yağlı besinler ve kızartmalardır. Özellikle tuzlu yiyecekler ödem oluşmasına zemin hazırlar. Ayrıca hamile adayında daha önceden gelen kansızlık söz konusu ise beslenmesi de iyi düzenlenmelidir. Kan şekerinde ani iniş ve çıkış olmaması için basit şekerli yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durulmalı. Bu yiyecekler arasında çay şekeri, şekerlemeler, hamur tatlıları (sütlü tatlıları haftada 1-2 ), kola ve hazır meyve sularını sayabiliriz. Bu arada bebek cinsiyeti, tamamen genetikle alakalı olup, beslenmeyle ilgisi yoktur.

    Doğurganlığı artıran besinler neler?

    Doğurganlığın artması ve döllenmenin sağlıklı gerçekleşmesi için anne adayının özellikle dikkat etmesi gereken nokta; psikolojik dengesini iyi koruması ve vücudu rahatlatan B kompleks vitaminleri içeren bir beslenme uygulamasıdır. B kompleks vitaminin dışında diğer vitamin ihtiyacını da iyi karşılamalı. Bunlar; ceviz, fındık (1 çay bardağı), 5 adet muz, greyfurt, portakal, mandalina, çok tahıllı ekmek, yoğurt, süt, kivi, soya, bulgur, kereviz, brokoli, bezelye ve soya eti, yağsız kırmızı et gibi besinlerden alınabilir.

    Boy ve kilo arasında ne kadar fark olmalı?

    Herkesin ideal kilosu farklılık gösterir. ‘Boy ile kilo arasında 10 kilo fark olmalı’ diyemezsiniz. Böyle bir standart koymak yanlış olur. Boy ile kilo arasındaki farkın kiminde 10, kiminde ise 15 kilo olması gerekebilir. Peki bu nasıl belirlenir? Herkesin kemik yapısı da boy ile kilo farkı da değişir. Örneğin; kalın kemik yapılı insanların kemik ağırlığı fazla, yağ oranı az olur ve bu durumda da kilonun boydan ortalama 10-12 kilo az olması gerekir. Bu farkla insanlar 38-36 beden arası olurlar. Fakat kemik yapısı ince olan kişilerin kemik ağırlığı az olduğundan bu fark 14-17 arası bir farka yükselir. Diğer bir faktör ise vücuttaki yağ oranıdır. İdeal kiloyu belirlemek için vücut, su, yağ ve kas oranına bakılması şart. Ayrıca bel çevresi ve vücudun bazal metabolizma hızı çok önemlidir.

    Taylan Kümeli
  • Lezzetin İnanılmaz Hafifliği

    Lezzetin İnanılmaz Hafifliği

    Lezzet ve sağlık aynı yerde olur mu, demeyin!
    Bu kitabı okuduktan sonra mümkün olduğunu siz de göreceksiniz…

    Taylan Kümeli’den yeni kitap:
    “Lezzetin İnanılmaz Hafifliği”

    Lezzetin İnanılmaz Hafifliği | 2Nemli Yayıncılık tarafından yayına hazırlanan Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli’nin yeni kitabı “Lezzetin İnanılmaz Hafifliği” raflardaki yerini aldı. Sağlıklı beslenmeyle ilgili 4 + 1 adet kitaptan oluşacak serinin bu ilk kitabında Taylan Kümeli, “lezzet ve sağlık aynı yerde barınmaz” tabusunu yıkmak üzere yola çıkıyor.
    Kümeli, yeni kitabında, doğum yapan kızının hamileliği sırasında aldığı fazla kiloları kendi danışmanlığında verme sürecinde birlikte edindikleri deneyimleri hem lezzetli, hem de sağlıklı yemek tarifleriyle birlikte okurlara aktarıyor.

    Kitabın serüvenine gelince… Taylan Kümeli, hamileliğinde yaşadığı bazı güçlükler nedeniyle aldığı fazla kilolarından kurtulması için kızına her hafta sağlıklı beslenme listeleri hazırlar. Kızı Elif Ezgi bu listeleri uygularken kendisini ilk kez, çocukluğundan beri birikimine tanık olduğu annesinin teknik, uzmanlık, bilimsellik ve tecrübeyle oluşan yol haritasının içinde, uygulama faslında bulur. Anne ve kızın karşılıklı düetleri işte bu şekilde başlar… Elif Ezgi, 33 kilo vererek eski kilosuna geri dönerken yaşadığı süreci sosyal medya aracılığı ile paylaşır ve annesinin sağlıklı beslenerek zayıflama formülünün başkalarına da ilham vermesine aracılık eder. Ardından bu formülü zenginleştirerek daha geniş kitlelerle buluşturma heyecanı doğar. İşte iki kimya bu minvalde yan yana gelir ve lezzetin hafifliğine ve hafifliğin lezzetine inandırmak için ortaya bu kitap, bu menüler, bu tarifler çıkar…

    Bir başarı hikayesinin mutluluğunu ve enerjisini barındıran bu rengarenk kitap, 7 ana bölümden ve 16 listeden oluşuyor. Diyete başlamadan önce mutlaka okunması gerekenler, genel uyarı ve önlemler, yemek yaparken dikkat edilecek hususlar, mevsimlere göre oluşturulmuş diyet menüleri ve bu menülerin içerdiği yemek tarifleri, Taylan Kümeli’nin özel iksirleri ve diyet sürecinde motivasyonu artırıcı rehber kitabın öne çıkan bölümlerinden bazıları…

    Taylan Kümeli, önsözde bu kitabı neden yalnız başına oluşturmadığının yanıtını okurlarıyla şu sözlerle paylaşıyor: “Bazen kendi varoluşumuzu anlamak ve anlatmak için ve dahası resmin tamamını görmek için başka gözlerden yardım alırız. Bu defa, yardım aldığım gözler, benim yıllar içinde bir araya getirdiklerimin canlı şahidi olan, kalemi ile kendi yolunu çizen ve o yolu yakın geçmişte birlikte yaşadığımız deneyimler sayesinde benimle birleştirebilen bir insana aitti… O kişi, kızım… İkimizin de ortak paydası, insanlara ve insani duygulara hitap ettiğimizin bilincinde olmak… Bu yüzden kişiyi kendi doğasına başkaldırmaya değil, onunla uyum içinde olup, onu tanımaya davet ediyoruz. Lezzet ve sağlık aynı yerde barınmaz, diyen klişelere, özgünlüğün gücüyle kafa tutuyor ve inanılmaz belki ama “Lezzetin hafifliği mümkündür ve biz böyle başardık”, diyoruz.”

    Taylan Kümeli’nin kızı Elif Ezgi Uzmansel ise hikayenin baş aktristi olarak bu süreçte yaşadığı deneyimlerin ardından okurlara “siz de başarabilirsiniz”, diyor”: “Ben, en yalın ve en amatör haliyle sorunları ve sıkıntıları dile getiriyordum; annem, en bilimsel ve profesyonel bakış açısıyla cevapları ve çözümleri söylüyordu… Ben tıkanma noktalarını dile getiriyordum; annem her defasında özgün yöntemlerle bu tıkanıkları çözüyordu… Günün her saati, dünyanın herhangi bir yerinde, her bütçeye uygun, sağlıklı bir sofra kurmayı başarabiliyordum. Ben yapabilirsem, herkes yapabilirdi, dileyen herkes…

    Taylan Kümeli Hakkında

    Taylan Kümeli 1962 yılında Ankara’da doğdu. İlkokuldan itibaren geleceğe yönelik meslek seçimiyle ilgili soru soranlara “Bilim Kadını” yanıtını veren Kümeli, bu isteğini insanın vazgeçilmez dürtüsü olan beslenme konusu üstüne yoğunlaştırarak Ö.S.S. koşullarına rağmen istediği bölüme girdi ve 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden derece ile mezun oldu. 1986-1988 yılları arasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nde “Gıda Katkı Maddelerinin İnsan Sağlığına Etkileri Üzerine” başlıklı teziyle yüksek lisans programını tamamladı.

    20 yılı aşkın bir süre hastanelerde, catering kuruluşlarında, çeşitli gıda firmalarında, tedavi edici, bilgilendirici ve kurumsal diyetisyen olarak çalıştı. Çalışma hayatı boyunca sağlıklı beslenme söylemine farklı bir soluk getirmeyi amaçlayan Kümeli, 1999 yılında açtığı Beslenme Danışmanlık Merkezi’nde bireysel özelliklerin ön plana alındığı ve ”Sentez Diyeti” olarak isimlendirdiği yöntemini geliştirdi. Mesleğine başladığı ilk günden bu yana binlerce kişiye sağlıklı beslenme konusunda danışmanlık yapan Kümeli “bilgi paylaştıkca çoğalır” felsefesi ile kendi bünyesinde yer alan diyetisyenlerle yeni geliştirdiği Sentez Diyeti’ni paylaşarak, ekip çalışması sisteminin beslenme konusunda nasıl etkili olabileceği konusunda bir ilki daha gerçekleştirdi… Klinik çalışmalarında, Zayıflatma, Diabet, Kalp Damar Hastalıkları, Kanser, Sindirim Sistemi hastalıkları, Bebek, Çocuk, Erişkin, Hamile, Emzikli, Menopozlu, P.O.S. beslenmesinde yaptığı beslenme danışmanlığı ile son derece başarılı sonuçlar elde etti ve ödüllere layık görüldü. Uluslararası bir çok platformda “beslenme ” ile ilgili konferanslarda görev aldı. ADA, ICDA, EFAD, Türkiye Diyetisyenler Derneği, Türkiye Diabet Derneği üyesidir.

    Beslenme danışmanlığının gülümseyen yüzü olan Kümeli, NTV, TV8, ATV, Türkmax gibi kanallarda muhtelif zamanlarda süreli yayınlar yaptı. Yazılı basında günlük, haftalık ve aylık dergilerde düzenli yazılar yazdı ve halen de yazmaya devam etmekte. 2009 yılının Ocak ayından itibaren özgün çalışma yöntemiyle yetiştirdiği ve yöntemini paylaşmaktan mutluluk duyduğu diyetisyenleri ile vedalaşan Kümeli, “Beslenme doğduğumuz andan itibaren vazgeçilmezimizdir ama aynı zamanda bizim tamamlayıcımız, şekillendiricimiz, aklımız, ışıltımız ve yaşama tutunma biçimimizdir”, diyerek keşfetmeye ve ilk olmanın zorluğuna karşı özgünlüğünden ödün vermemeyi ilke olarak benimsemiştir.

  • Kilo Kontrolünde Hangi Besinler Yasaklı, Hangileri Masum…

    Kilo Kontrolünde Hangi Besinler Yasaklı, Hangileri Masum…

    Yemek ve içmek insan hayatının vazgeçilmezleridir. Her ne kadar yemek ve içmek yaşam için gerekli ise de insanoğlu çoğu zaman bunu bir zevk haline getirir. İhtiyaç için yemektense zevk için yemeye başlar. Durum böyle olunca da kilo almak kaçınılmaz olur. Sonrasında ise ne yesek de zayıflasak ya da hangi yiyecekler günah keçisi diye düşünmeye başlar. Obezite ve metabolizma hastalıkları uzmanı Dr.Ayça Kaya, kilo vermeye çalışırken , diyete zarar verebilecek yasaklı yiyeceklere ve daha uzun süre tok tutan masum besinlere dikkat çekiyor.

    Eğer kilo probleminiz varsa, yediğiniz yiyeceklerin niteliğine dikkat ederseniz bu konuda daha kolay yol alırsınız.

    • Glisemik indeksi yüksek olan yiyeceklerin farkında olun. Glisemik indeks, besinin içindeki şekerin yüksekliğini ve hızlı kana karışmasını ifade eder. Bu türdeki besinleri seçtiğinizde kan şekeriniz hızlı yükselir ve hızlı düşer. Bu durumda daha çabuk acıkırsınız ve daha çok yersiniz. Mesela bu açıdan baktığımızda pirinç yasaklıdır, bulgur masumdur; beyaz ekmek yasaklıdır, esmer ekmek masumdur; muz yasaklıdır, kivi masumdur; karpuz yasaklıdır, kiraz masumdur; üzüm yasaklıdır, erik masumdur; beyaz makarna yasaklıdır, kepekli makarna masumdur; mısır-patates yasaklıdır, kurubaklagiller masumdur.

    • Yağlara karşı dikkatli olun. Dünya üzerindeki en yüksek kalorili yiyecek yağlardır. Yağlar üzerine konuldukları yiyeceklerin kalorisini çok yükseltirler. Gizli yağı yüksek yiyecekler çevremizi sarmış bir deniz şeklinde ve çoğumuz farkında olmadan bu yiyeceklerden çok tüketiyoruz. Bu açıdan baktığımızda pastane simidi yasaklıdır, sokak simidi masumdur; kıymadan yapılan kebaplar adana-urfa-köfte-döner yasaklıdır, pirzola-bonfile-biftek-çöp şiş-kuşbaşı masumdur; cipsler yasaklıdır, leblebi masumdur, hazır dondurmalar yasaklıdır, pastane dondurması masumdur; kremalı çorbalar yasaklıdır, sade çorbalar masumdur; şerbetli tatlılar yasaklıdır, sütlü tatlılar masumdur.

    • Tuzlu yiyecekleri daha az tüketmeye çalışın. Günümüzde bir insan günlük tuz ihtiyacının yaklaşık 4 katını tüketiyor. Fazla tuz tansiyon yüksekliği, kemik erimesi ve vücutta su tutarak ödeme neden oluyor. Turşular-salamuralar yasaklıdır, taze sebze meyve masumdur; cipsler-krakerler yasaklıdır, patlamış tuzsuz mısır masumdur; salam-sosis-sucuk gibi şarküteriler yasaklıdır, füme etler göreceli olarak daha masumdur.

    • Protein ve kalsiyum oranı yüksek olan yiyecekler ise kilo kontrolünde tam manası ile bir mucizedir. Süt, yoğurt, ayran, kefir yıldız olması gereken yiyeceklerdir. Özellikle yaz aylarında cacık, yoğurtlu semiz otu, yoğurtlu közlenmiş sebzeler, taze meyve ile yapılan katkısız yoğurtlar ve sütlü kahve açlığa cevap vermede öncelikli seçilmesi gereken yiyeceklerdir.

  • Vücudunuzu oruç tutmaya hazırlayın

    Vücudunuzu oruç tutmaya hazırlayın

    Obezite ve metbolizma hastalıkları uzmanı Dr.Ayça Kaya’dan sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek için öneriler:

    Oruç tutmak bütün dinlerin ortak paydalarından biridir. Şekil ve içerik olarak farklılıklar gösterse de tüm dinlerde vücudu arıtmanın bir yolu olarak görülür. Oruç tutmanın vücuda çok fazla yararı vardır. Özellikle son yıllarda yapılan birçok araştırmada, canlıların sağ kalım süresini uzatmanın en iyi yollarından biri kalori kısıtlaması yapmak olarak gösterildi. Bu açıdan baktığımızda, beslenme yetersizliği yapmayan kalori kısıtlaması yapmak, direkt yaşam süremizi uzatıyor ve metabolik hastalıklara yakalanma riskimizi azaltıyor.

    Oruç tutmak da bir tür kalori kısıtlaması yapmaktır aslında. Ancak çoğu zaman sahura kalkmıyoruz ve iftarda kendimizden geçmişçesine pilavlar, börekler, etler, pideler ve çeşit çeşit tatlılar yiyerek orucun vücudumuza vereceği yararı yok edip kendimize zarar veriyoruz.

    Özellikle oruç tutacağımız bu yıllarda, oruç tutmak yaz aylarına denk geldiği için günler çok uzun ve çok sıcak. Eğer gerekli önlemleri baştan almayı bilmezsek birçok sağlık problemi yaşayabiliriz. O nedenle siz siz olun ve ramazan ayı başlamadan, daha sağlıklı oruç tutabilmek için vücudunuzu hazırlayın ve beslenme içeriğinizi biraz değiştirin:

    • Her gün sekiz bardak su içmeye özen gösterin. Eğer su içmeyi sevmiyorsanız, su içmeyi sevmek için çeşitli yöntemler deneyebilirsiniz. 1 litre suyu bir sürahiye koyun ve içine taze meyve (çilek, elma, limon, nane) dilimleyin. Sürahiyi her zaman görebileceğiniz bir yere koyun ve vücudunuzu suya doyurun. Oruç tutmaya başladığınızda bunu alışkanlık haline getireceğiniz için, iftarda ve sonrasında su içmeyi ihmal etmezsiniz.

    • Her sabah muhakkak kahvaltı yapın. Kahvaltı da az yağlı peynir, haşlanmış yumurta ve bol domates, biber, salatalık gibi su oranı yüksek sebzeleri tercih edin. 1 hafta öncesinden bile bu şekilde kahvaltı yapmaya alışırsanız, sahura kalkma ihtiyacı duyarsınız ve sahursuz oruç tutmamaya çalışırsınız.

    • Özellikle akşam yemeklerini oruca başlamadan önce daha hafif yemeye özen gösterin. Çorba, etli bir sebze yemeği, yoğurt ve ekmekten oluşacak şekilde hazırlayın akşam yemeklerinizi. Ramazandan önce akşam yemeklerinizi bu şekilde yemeye başladığınızda, vücudunuz alışacağı için ister istemez iftarda ağır yemekler yiyemeyeceksiniz.

    • Akşam yemeğinden sonra hiçbir şey yiyip-içmeyin. Gece yatmadan 3 saat önce besin alımınızı kesin. Akşam yemeğinden sonra yeme-içme alışkanlığınızdan kurtulabilirseniz iftardan sonra da yeme alışkanlığınız olmaz ve daha rahat bir mide ile oruç tutabilirsiniz.

    • Çay, kahve tüketiminizi sınırlayın. Çünkü çay ve kahve vücuttan su atar. Yaz aylarında vücudun suya daha çok ihtiyacı olduğu için bu tür içecekler fazla tüketilirse susuzluk daha çok oluşabilir. Özellikle oruç tutmaya başlamadan önce bu alışkanlıklarınızdan uzaklaşırsanız ramazanda daha rahat edersiniz.

    • Her gün 45-60 dakika arasında yürüyüş yaptığınızda vücut direncinizi artırırsınız. Daha dayanıklı olursunuz. Kendinizi daha güçlü hissedersiniz. Ramazan ayında da yürüyüşlerinizi yapmaya devam edin. İftardan 2 saat sonra yapacağınız en az yarım saatlik yürüyüş metabolizmanızı düzenler.