Etiket: sperm testi

  • Mikro Tese Nedir? Mikro Tese Ameliyatı

    Mikro Tese Nedir? Mikro Tese Ameliyatı

    Mikro Tese Nedir? Non-obstrüktif azospermi, meni içerisinde yeterli canlılıkta sperm bulunmaması durumudur. Erkek infertilitesinin en yaygın sebeplerinden biridir. Eğer obstrüktif olmayan azospermi varsa, doktorlar genellikle bu durumlarda Mikro Tese (mikrocerrahi testiküler sperm ekstraksiyonu) denen bir prosedür önerir. Aşağıdaki durumlarda mikro tese yapılır:

    • Bir erkeğin sperm testi sonucunda yeterli düzeyde testosteronu varsa
    • Bir erkek tedavi olmasına rağmen azospermi durumu devam ederse ve testosteron seviyeleri en az dört ay boyunca normal olursa

    Doktor, prosedür sırasında yaklaşık % 70 oranında sperm bulabilir.

    BİYOPSİ MİKROTEZ ENSTİTÜSÜ

    Non-obstrüktif azospermili erkeklerde, prosedür öncesi ince iğne aspirasyonu veya biyopsisi önerilmemektedir. Birçok çalışma, mikro tese uygulamasının en yüksek sperm elde etme oranını verdiğini ve testiste en az hasara neden olan yöntem olduğunu göstermiştir. Eğer tüm spermlerinizi tüp bebek için kullanmayı planlıyorsanız, birden fazla mikro tese uygulaması gerekebilir.

    Bazen doktor, prosedür sırasında sperm bulamayabilir. Bu olursa ve tekrar uygulama gerekirse, doktorunuzun başarılı bir şekilde sperm bulma oranı sadece % 7 ila % 10 arasındadır.

    Mikro Tese Nedir? Mikro Tese Ameliyatı | 1

    Başarı Oranı Nedir?

    Uygulamanın başarılı olması için, usta bir cerrah gerekir. Prosedür sırasında, seminer tübülleri sperm için analiz etmek amacıyla ameliyathanede bir androloji teknisyeni bulunacaktır. Teknisyen prosedür sırasında sperm bulursa, sperminiz alınır ve dondurulur, böylece tüp bebek (IVF) gibi tedavilerde kullanılabilir. Mevcut veriler, dondurulmuş spermin tüp bebek (IVF) sırasında taze alınan spermden bile daha iyi performans gösterebileceğini kanıtlamaktadır.

    Çoğu erkek için, en kötü kısmı ameliyat olma fikridir. Prosedürü yapmak için doktorunuz, skrotumun orta hattında çok küçük (3-4 cm) bir kesi açar. Ameliyat başlamadan önce genel anestezi yapılır. Doktor, bu kesi yoluyla testisleri açar ve şişmiş ve sperm içerebilen seminifer tübülleri yüksek güçte çalışan bir mikroskop altında görüntüler. Vücudunuzda, biri sağda, diğeri solda olmak üzere iki takım seminifer tübül vardır.

    Ardından, bir taraftaki tübüllerden bir doku örneği alınır. Ardından, herhangi bir kanama oluştuysa durdurulur ve testisler kapatılır. Bu prosedür, diğer tübülde de tekrarlanır.

    Doku örneklerini topladıktan sonra, skrotuma girmek için açılan tüm doku katmanları kapatılır. Sonunda hiç iz kalmaz. Daha sonra doku numunesi, sperm olup olmadığını görmek için standart bir mikroskop altında incelenir.

    Skrotum, vücudun en hızlı iyileşen kısımlarından biridir. Kullanılan çok katmanlı kapatma tekniği, erkeklerin ameliyattan sonra enfeksiyon veya kanama yaşamadığından emin olunmasına yardımcı olur.

    Çoğu erkek, ameliyattan sonraki ilk 24 saat boyunca bir buz torbası kullanır ve daha sonra evlerine gönderilir ve ağrı kesici alabilirler. Erkeklere ameliyattan sonraki 10 gün boyunca seks, mastürbasyon veya ağır egzersizden kaçınılması önerilir.

    Herhangi bir spermin bulunup bulunmadığını belirlemek için genellikle mikroskop altında sperm arama işlemi 10 ila 14 saat sürer. Eğer dokularda sperm bulunduysa, sperm çıkarılır ve sıvı azot içinde dondurulur. Daha sonra tüp bebek (IVF) için kullanılabilir.

    Mikro TESE nedir? Kimlere Uygulanır? Nasıl Yapılır? 

    Erkek Kısırlığında Mucizevi Yöntem: Mikro TESE Tıklayın !

    Erkek kısırlığında mikroçip avantajı Tıklayın !

    Mikro Çip ile Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Yapılır? Mikro Çip Yönteminin Faydası Nedir? Tıklayın !

  • Semen analizi hakkında bilinen yanlışlar

    Semen analizi hakkında bilinen yanlışlar

    Kısa veya uzun vadede çocuk sahibi olmak genellikle her evli çiftin arzusu. Pek çok çift evliliğin ilk yıllarında bu konuya pek kafa yormazken, ileriki zamanlarda çocuk istemleri olduğunda karşılarına çıkabilen problemler ile oldukça zor ve stresli bir döneme girebiliyorlar.

    İnfertilite veya toplumda daha çok bilinen adı ile kısırlık, düzenli bir ilişki sonrası 6 ay veya 1 yıl içerisinde çocuk sahibi olamama olarak adlandırılmakta ve hem erkeği hem de kadını ilgilendiren sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Problemin kaynağının tespitinde kadın ve erkeği ayrı ayrı incelemek ve testler yapmak çoğu durumda nedeni ortaya çıkarabiliyor iken çocuk istemi olan çiftlerin yaklaşık %20’sinde ise mevcut bilinen inceleme ve yöntemler sonrası kısırlığı oluşturan bir sebep bulunamıyor.

    Bahçeci Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu, ülkemizde her ne kadar son yıllarda bilgi düzeyinin artması ile bu durum değişse de toplumda genel olan yaklaşımın çocuk sahibi olamayan bir çiftte önce kadının sorgulanması olduğunu söyledi. Erkeğe bağlı nedenlerin kısırlığın yaklaşık %50 sini oluşturduğunu söyleyen Doç. Dr. Bakırcıoğlu, çok basit bir sperm testi ile bu nedenlerin büyük bir kısmını tespit etmenin mümkün olduğuna işaret etti. Hatta bu test ne kadar erken aşamada yapılır ise, problemin ciddiyetine göre çözümünün de o kadar başarılı olabildiğini anlatan Doç. Dr. Bakırcıoğlu, “semen analizi olarak ta adlandırılan bu test sonucu gebelik oluşturacak kalitede spermlerin sayıca azlığı veya yokluğu durumunda belirlenecek tedavi seçenekleri ile çiftleri uzun süreler beklenti içerisinde bırakacak ve zaman bağlı kadına ait faktörlerin de oluşması ile başarını düşmesine neden olacak yaklaşımların da önünce geçilebiliyor” diye konuştu.

    Sperm testinin erkek bireyin ergenliğe geçiş döneminden itibaren yapılabilecek son derece basit bir test olmasına karşın pek çok erkek için, hatta uzman doktor için göz ardı edilebilen bir test olduğunu söyleyen Doç. Bakırcıoğlu, bunda test veya uygulama hakkında sanılanın aksine mevcut pek çok yanlış bilginin de rol oynayabildiğini anlattı. Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu, semen analizi ile ilgili doğru bilinen yanlışları sıraladı:

    Semen Analizi Hakkında Bilinen Yanlışlar:

    1. İlişki sırasında boşalıyorsam ve meni mevcut ise sperm üretimimde bir problem yoktur (yanlış).

    Doğrusu: Boşalma sırasında ortaya çıkan sıvı sadece sperm hücrelerini içermez ayrıca pek çok salgı bezi tarafından salgılanan sıvıları da içerir. Sperm üretimi, üretilen spermin kalitesi ancak ve ancak semen örneğinin mikroskop altında incelenmesi ile anlaşılabilir. Meninin varlığı, semenin varlığı veya sperm üretildiği anlamına gelmez. Bazı örneklerde hiç sperm görülmeyebilir, bu durumun dışarıdan gözlem ile anlaşılması mümkün değildir.

    2. Geçmişteki (evlilik öncesinde veya eski evliliğimde) parnerimle/eşimle bir gebelik öyküm var. Spermlerim ile ilgili bir problemim yok. (yanlış)

    Doğrusu: Kısırlık, pek çok çiftte başlangıçta var olmayıp daha sonradan ortaya çıkmış bir durum olabilmektedir. Geçmiş yıllara ait gebelik veya (istemli/istemsiz) düşük hikayeleri sizin spermlerinizde bir sorun olmadığı anlamına gelmez. Ayrıca çocuk isteği olmadığı dönemlerde oluşan bir etken ile sperm parametrelerinizde ciddi değişimler olmuş olabilir.

    3. Evli değilim. Bu testi evlendikten sonra çocuk isteğim olduğunda yaptırmam daha mantıklı. (yanlış)

    Doğrusu: Semen analizi çok ucuz ve basit bir testtir ve üreme çağına gelmiş her erkeğe uygulanabilir. Eğer sperm üretiminde bir problem olduğu tespit edilir ise çözümü için de daha erken dönemde plan yapmak son derece önemlidir. Pek çok erkek bu testi yaptırmadan öncelikle kendiliğinden bir gebelik oluşmasını bekler. Ancak kendinde spermle ilgili herhangi bir kuşkusu varsa örneğin çocuk yaşta testislerinin kasıklarında kalması nedeniyle operasyon geçirmişse 1 yıl beklemeden analiz yaptırmalıdır.

    4. Geçmiş dönemde yaptırdığım semen analizlerinde hiç sperm hücresi görülmedi. Anladığım kadarı ile çocuk sahibi olma ihtimalim hiç yok. (yanlış)

    Doğrusu: Semen örneğinizde hiç sperm hücresi görüşmemiş olsa bile bu yumurtalıklarınızda sperm üretmediğiniz anlamına gelmez. Uzman bir androlog tarafından yapılan muayeneniz sonrasında yumurtalıklarınıza gerçekleştirilebilecek bir mikrocerrahi operasyon ile alınan doku örnekleri incelenebilir ve bulunan sperm hücreleri tüp bebek tedavilerinde kullanılarak çocuk sahibi olabilirsiniz. Bu yöntemle dünya üzerinde doğmuş onbinlerce sağlıklı çocuk vardır.

    5. Bir sperm analizi yapıldı ve hiç sperm hücresi görülmedi. Bir daha sperm analizi yaptırmama gerek yok (yanlış)

    Doğrusu: Sadece 1 sperm analizinde hiç sperm görülmemesi bir daha asla sperm görülmeyecek anlamı taşımaz. Mutlaka farklı zamanlarda en az 2 kez daha sperm tahlili yaptırmak gerekir. Sperm analizlerinde yıkama işlemi yapılarak dibe çöken hücrelerin incelenerek sperm varlığının araştırılması şarttır.

    6. Boşaldığımda ürettiğim meni miktarı az. Muhtemelen sperm üretimimde bir problem var (yanlış).

    Doğrusu: Meni miktarı pek çok parametreye göre değişmekle birlikte 1.5 ml ve üzeri arasındaki miktarlar normal kabul edilir. Ayni durum semen analizi sırasında verilen örnek için de geçerlidir. Bu sınırların dışında kalan meni miktarları, eğer örnek verilmesi sırasında farklı bir durum söz konusu değil ise (örn. Örneğin tümünün kap içine toplanamaması gibi) örnek veren kişi uzman bir androlog tarafından daha detaylı değerlendirmeye alınmalıdır.

    7. Semen örneği verirken bir kısmı kabın dışına kaçtı ama çok az bir miktar olduğu için önemli değildir herhalde (yanlış)

    Doğrusu:Semen örneğinin tümü analiz için önemlidir. Örnek alınması sırasında kap içine toplanamayan kısım önemli bir miktar sperm hücresi içerebilir ve bu kayıp inceleme sonrası elde edilen sonuçları ve sonraki tedavinizi etkileyebilir. Böyle bir durum oluştuğunda mutlaka ilgili uzman kişiler veya doktorunuz bilgilendirilmeli ve gerekiyorsa test tekrarlanmalıdır.

    8. Farklı zamanlarda farklı kliniklerde test yaptırdım fakat sonuçlar arasında ciddi farklar var. Sanırım test yanlış değerlendirildi (yanlış)

    Doğrusu: Sperm üretimi yaklaşık 70 gün süren bir süreçtir ve bu süreçte değişen yaşam şartları, geçirilen ateşli bir hastalık, enfeksiyon vs. gibi nedenler dolayısı ile farklı zamanlarda incelenen semen örnekleri sonuçlarında farklılıklar gözlenebilir. Diğer taraftan farklı laboratuvarların değerlendirme metodlarına bağlı olarak farklı sonuçlar elde edilebilse de bu farklılık kişinin tedavisini ciddi etkileyebilecek bir farklılık olarak karşımıza çıkmaz. Yine de semen analizini herhangi bir tıbbi tahlil laboratuvarında yaptırmak yerine bu konuda uzmanlaşmış bir tüp bebek merkezinde yaptırmak bu ve benzeri farklılıkları da ortadan kaldırabilir.

    9. Sperm analizi standart her yerde aynı düzeyde değerlendirilebilen bir testtir. (yanlış)

    Doğrusu: Sperm analizi bakan kişiye bağlı olarak değişkenlik gösterebilen ve standardizasyonu oldukça zor olan bir testtir. Yurtdışında bu analizin standardizasyonu için büyük uğraşlar verilmesine karşın yine bir insan tarafından değerlendirme yapıldığından çok farklı sonuçlar alınabildiği bildirilmektedir. Dolayısıyla sperm analizi basit gibi görünse de bu konuda uzmanlaşmış klinikler veya laboratuvarlarda yaptırılması gerekir.

  • Sperm Alerjisini Biliyormusunuz ?

    Sperm Alerjisini Biliyormusunuz ?

    Halk arasında ‘balayı hastalığı’ olarak bilinen cinsel ilişkiyi çoğu zaman bir ızdıraba dönüştüren alerjinin adı aslında “sperm alerjisi.” Birçok çift tarafından bilinmeyen bu hastalığın en önemli sonucu ise kısırlığa neden olması.

    Birçok defa çevrenizden duymuş ya da başınıza gelmiştir. Çiftler evlenir ve senelerce çocuk yapmak için uğraşırlar. Fakat çocuk sahibi olamadan ayrılırlar. Sonrasında başka kişilerle evlendiklerinde ise hemen çocuk sahibi oldukları görülür. Aslında bu sorunun altında bazen sperm alerjisi denilen alerji yatıyor olabilir.

    Sperm alerjisi nasıl ortaya çıkar?

    Sperm alerjisi aslında spermin direk kendisine alerji değildir. Spermlerin milyonlarcası bir sıvının içinde korunurlar. Sperm alerjisi, bu sıvının içindeki onlarca maddenin birine veya bir kaçına gelişmiş reaksiyondur. Sperm hücresine değilde içinde bulunduğu sıvıdaki maddelerden birine veya bir kaçına karşı oluşan bir alerjidir. O maddeler nedir diye soracak olursanız o kadar çok ki; kalsiyum, sodyum, magnezyum gibi sizin bilebileceğiniz duyduğunuz maddelerin yanı sıra pek çok protein yapısında madde içerir işte bunlardan birine ya da bir kaçına karşı gelişir. Bunlar vajinaya döküldüğü zaman hücresel bazda bir alerji oluşur ve karşı cinsin hangisine alerjisi varsa ona karşı ciddi reaksiyon ortaya çıkar. Halk arasında balayı hastalığı olarak bilinir. Neden balayı hastalığı deniliyor çünkü genelde ilk ilişkide ortaya çıkıyor ve toplumumuzda genelde ilk ilişki evlenildiğinde olduğu için ilk gece hastalığı değil de balayı denmiş ama bu aslında sperm alerjisidir.

    Sperm alerjisinin belirtileri nelerdir?

    Vajinada şiddetli yanma, kaşıntı, şişme, kızarıklık gibi bir etki gösterir. Bunlar lokal reaksiyon yani sadece vajinada lokalize kalmış reaksiyonlardır. Bir de bu alerjilerin bazı kişilerde şiddetlisi olur yani tüm vücudu etkileyen hayatı etkileyen şekle dönüşebilir. Ciltte döküntü, şişme, nefes alamama, bayılma tansiyon düşme gibi ciddi reaksiyonlar oluşabilir.

    Sperm alerjisi aslında sistit diye adlandırılan idrar yolu enfeksiyonu ile benzer midir?

    Aslında sistit dediğimiz idrar yolu enfeksiyonu vajinal enfeksiyonla seyreden bir enfeksiyon türüdür. O mikozayı içeren bir alerjik reaksiyon söz konusu olduğu için idrar yoluyla ilgili, idrar çıkışıyla ilgilidir. Mikozayı da içerdiyse ağrılı bir idrar yapma ortaya çıkar ama o sistit değil bir alerjinin göstergesi olabilir. Sistit aslında enfeksiyondur. İdrar yolu enfeksiyonudur.
    Erkekte de sperm alerjisi görülebilir

    Bir kadının sperm alerjisi varsa herkese karşı bu alerjisi mi var demektir? Bir kadının bir erkeğe sperm alerjisi varsa diğer erkeklerin spermine karşı da olacak diye bir şey yok. Yani bir kişiye olabileceği gibi birkaç kişiye olabilir. Bir kişiye olurken diğerine olmayabilir. Sperm alerjisi sadece kadınlarda da olmaz mesela kendi spermine karşı bağışıklık sistemi harekete geçen erkekler de var. Bu nasıl olabilir erkeklerin geçirdiği cerrahi operasyonlar, travma gibi nedenlerde eğer o sperm muhafaza edildiği kanaldan kana karışacak olursa kana geçen sperm tabi yabancı bir madde olarak algılanıyor. Bir patojen olarak algılanıyor, vücut kendi kendine ona karşı savunmaya geçer ve antikor geliştirir. Tıpkı kadının vajinasına dökülen o maddeye karşı gelişen antikor gibi. Erkek kendi bünyesinde de bunu geliştirebilir kendi spermine karşı.

    Sperm alerjisinin sebep olduğu en önemli hastalık nedir?

    Sperm alerjisinin en önemli sonucu kısırlıktır. Antikorlara karşı gerek kadında onda olmasa bile erkekte kendi spermine karşı antikor oluşmuşsa bu antikorlar bu sperme yapışacak aktivasyonunu yok edecek öldürecek yani aktif olamayacaktır. Bunun sonucunda kısırlık olacaktır. Mesela kısırlık merkezlerinde kısırlık için başvuran hastaların yüzde 10-15’i anti sperm antikor üretmiş hastalardır. Bunun için bu çok önemli.

    Kadınlarda kullanılan tedavi yöntemi nedir?

    Lokalize yani kadında olan alerjiyle ilgili sorunda en kaba çözüm ve en etkili çözüm prezervatiftir. Prezervatif bariyerdir, prezervatifi takınca ne olacak sperm sıvısıyla vajina karşılaşmayacak. Ve bu şekilde de bu alerji olayı bitmiş olacak. Ayrıca vajinaya sürebileceğiniz kremler de var. Onları tavsiye ederiz. Lokalize tedavilerdir bunlar. O semptoma karşı, o anlıktır. Bir de ayırt etmemiz gereken vajinal enfeksiyonlar vardır, bunlar çoğunlukla mantar enfeksiyonları, herpes gibi zührevi cinsel açıdan geçen hastalıkları mutlaka ayırmamız lazım. Ama bu sperm alerjisine karşı en tipik bulgu birden ortaya çıkması. Enfeksiyonlar için bir süreç gerekir. Anında ortaya çıkması prezervatif kullanıldığında da yok olması aslında onun bir sperm alerjisi olduğunu bize gösterir.

    Kısırlığa sebep olursa nasıl bir tedavi uygulanır?

    Kısırlık nedeniyse özel eliza teknikleriyle sperm üzerindeki antikorlar belirlenir. Bunlarda spermde antikor gelişmiş denir, kısırlıkta bu antikorlar tespit edilmişse onun tedavisinde de önce bir aşılama denenir ama çok etkin değildir. Çünkü o antikoru etkilemez. Aşılama rahim içine enjekte ettiğimiz spermdir. Bu tip hastalarda mikro enjeksiyon tüp bebek yöntemi en etkilidir bu şekilde çocuk sahip olabilirler. Halk arasında hep şöyle derler “karı koca oluyorlar, evleniyorlar fakat çocukları olmuyor”. Eskiden bu antikorları tespit etmek hiç mümkün değildi. Hiçbir şey bulunamıyor nedeni belli olmayan kısırlık deniyordu. Zaten şu anda da böyle bir grup var. Onların pek çoğunda bu sperm antikoru tespit edilmiş. Bu çiftler evliyken çocukları olmuyor ama boşanıp başka kişilerle evlendiklerinde ikisinin de çocuğu oluyor. Aslında belki de bir sperm alerjisi vardı veya anti sperm antikor gelişmişti, eskiden bilinemiyordu. Ama şimdi mikro enjeksiyon yöntemiyle artık bu çözüm de bulundu. Spermler temizleniyor, arındırılıyor ve direk yumurtayla birleştiriliyor ve meydana gelen embriyo anne rahmine transfer ediliyor. Tedavisi diye bir şey yok. Çok pratikte uygulanmayan sperm sıvısının sulandırılıp aşı yöntemiyle belirli aralıklarla kadınaverilmesi ve buna alıştırılması gibi şeyler yapılıyor veya sulandırılmış sperm sıvısının vajinaya püskürtülmesi çözüm olabilir.