Etiket: soğuk

  • Ev temizliği için pratik fikirler

    Ev temizliği için pratik fikirler

    Günlük hayatınızı kolaylaştıracak pratik bilgiler ile hayat daha rahat! İşte çok işinize yarayacak 40 püf noktası!

    1. YER TAHTALARINIZ IŞILDASIN
    Temiz yer tahtalarının en büyük düşmanlarından biri de sudur. Yerdeki küçük lekelerin iyice temizlenmesini istiyorsanız, suyun içine biraz sirke katarak yerleri silin. Zeminin anında pırıl pırıl olduğunu göreceksiniz.

    2. BEMBEYAZ DANTELLER
    Beyaz dantellerinizin çok daha beyaz görünmesi için onları ütülemeden önce kaynamış süte batırın.

    3. HASIRLARINIZI KORUYUN
    Hasır iskemleleri ve masaları, arada bir oksijenli su ile silerseniz, pırıl pırıl görünümlerini korunduklarına şahit olursunuz.

    4. DUVAR KAĞIDI LEKELERİNE SON
    Duvar kağıdı üzerindeki kurşun kalem, parmak izi ve kir lekelerini deterjanla silmeye kalkışmayın. Bu lekeleri bir silgiyle silerek kağıtlarınızı temizleyebilirsiniz.

    5. EVİNİZ MİS GİBİ KOKSUN
    Evinizin güzel kokması için yer silme suyuna birkaç damla parfüm damlatmanız yeterli olacaktır. Evinizin uzun süre mis gibi koktuğunu göreceksiniz.

    6. ETKİLİ KÜLLÜK TEMİZLİĞİ
    Sigara külünden kararmış tablaları limon suyuyla ovun. Ziftin kolayca temizlendiğini göreceksiniz. Ayrıca küllüklerdeki lekeleri, tuzlu limonla ovarak temizleyebilirsiniz.

    7. İNATÇI CAM LEKELERİ DERT DEĞİL
    İnatçı cam lekelerinden kurtulmak sandığınız kadar zor değil. Sakın bu lekeleri tel veya benzeri cisimlerle çıkarmaya çalışmayın. Orlonbez üzerine krem deterjan dökerek temizleyin. Böylece camı çizmemiş olursunuz. Ayrıca pencere camlarınızı pırıl pırıl yapmak için temizlik suyuna bir tutam tuz ilave edip camları bu su ile de silebilirsiniz.

    8. KOLTUK TOZUNA SON
    Elektrik süpürgeniz yoksa ve koltuklarınızın tozunu almanız gerekiyorsa, şu yöntemi uygulayın; tozunu alacağınız eşyanın üstüne nemli bir bez yayın, beze sopa ile vurarak tozunu çıkarın. Çıkan toz nemli beze yapışacağından hem oda tozlanmaz, hem de koltuğunuz tertemiz olur.

    9. MİS KOKULU GİYSİLER
    Elbiselerinizin güzel kokmasını istiyorsanız, pamuğu kolonya veya parfümle ıslatıp dolabınıza asın. Bu çok basit yöntemle dolabınızdaki diğer giysiler de güzel kokacaktır.

    10. YENİ DİŞ FIRÇASINI DEZENFEKTE EDİN
    Yeni satın aldığınız diş fırçasını kaynar suda dezenfekte etmeden kullanmayın. Fırçanızı kaynar suda birkaç dakika tutmanız yeterli olacaktır.

    11. KAPI VE ÇERÇEVE TEMİZLİĞİ
    Ellerinizin beyaz veya açık renge boyanmış kapı ve tahtalar üzerinde nasıl kötü izler bıraktığını bilirsiniz. Tahta eşyalar böyle kirlendiği zaman yapacağınız işlem şundan ibaret: Çiğ bir patatesi ortadan ikiye bölün ve lekeli bölgeye hafifçe sürün. Lekeler yok olacak ve ahşap eski haline dönecektir. Ayrıca tahta eşyayı temizlemek için iki çorba kaşığı çayı kaynar su içine atın. Su soğuduktan sora renkli kapı veya tahta eşyayı sünger yardımıyla bu su ile iyice yıkayın. Yumuşak bir bezle de kurutun.

    12. ETİKET İZLERİNDEN KURTULMAK
    Yapışmış etiketleri üstlerine biraz yağ sürerek kolayca çıkartabilirsiniz. Bir başka yöntem ise fön makinesini etikete tutmak. Sıcak hava etiketin kolay çıkmasını sağlar.

    13. FİNCAN LEKELERİNİ ÇIKARMAK İÇİN
    Kahve ve çay lekesi oluşmuş fincanlarınızı, limon veya portakal kabuğuna az miktarda tuz döktükten sonra silerek temizleyebilirsiniz.

    14. FIRIN TEMİZLİĞİ İÇİN
    Fırının içini temizlemek için, içine geceden sıcak su ve amonyak dolu bir kap koyun. Sabah kapağını bir süre açık tutun, sonra süngerle silin.

    15. ÜTÜ NASIL TEMİZLENMELİ?
    Ütünüzün altı kirlendiyse, bir parça pamuğu sirkeye batırın; yavaş yavaş ovun. Kirden eser kalmadığını göreceksiniz. Ayrıca ütü sıcakken, altını bir iki damla zeytinyağı damlatılmış nemli bir bezle silerseniz, göz kamaştıracak bir temizlik elde edersiniz.

    16. KAHVE LEKESİ SORUN OLMASIN
    Üzerinize veya halıya kahve döküldüyse, lekeyi soğuk suyla ıslattıktan sonra hemen birkaç damla gliserin ile çitileyin.

    17. LİMON ETKİLİ BİR TEMİZLEYİCİ
    Değersiz olarak gördüğünüz limon kabuklarını güneşli bir yerde kurutursanız, iyi bir temizleme aracına sahip olursunuz. Bu kurumuş kabuklarla, özellikle isli ve yağlı mutfak eşyalarınızı, çelik eşyaları ve bıçakları ovarken, şaşırtıcı sonuçlar alabilirsiniz.

    18. ŞİŞE YAĞINI ÇIKARMAK…
    Yağlı şişeleri yağdan arındırmak için önce deterjanla yıkayın. Sonra durulanan şişenin içine sodalı su koyarak çalkalayın. Beş dakika kadar salladığınız şişenin içine bu sefer içine kahve telvesi ilave edin. Bir süre bu şekilde salladığınız şişenin kısa bir süre sonra yağlardan tamamen arındığını göreceksiniz.

    19. ELDEKİ CEVİZ LEKESİ
    Ellerinizi önce 1-2 dakika sirkeye batırılmış bir pamukla sonra da soğuk suyla temizleyin. Ardından soğuk suyla yıkayın. Ceviz lekesi tamamen çıkacaktır.

    20. SOĞAN KOKUSUNDAN KURTULMAK İÇİN
    Ellerinize sinen soğan kokusundan haşlanmış patatesle kurtulabilirsiniz. Ellerinizi haşlanmış patatesle ovun. Bu işlem kokuları alıp götürecektir.

    21. ÇEKMECE İÇİ NASIL TEMİZLENMELİ?
    Eğer çekmecelerinizi temizlerken içini boşaltmak istemiyorsanız, elektrik süpürgenizin ucuna ince çorap geçirin. Böylelikle tozları kolay yoldan temizlemiş olursunuz.

    22. BEYAZ TÜL PERDELERİNİZİ YIKARKEN…
    Perde ve tüllerinizin ilk günkü beyazlıklarına kavuşmasını istiyorsanız, yıkama suyunun içine iki yemek kaşığı toz şeker ekleyin. Beyazlıklarına hayret edeceksiniz!

    23. ÜTÜ ISISINI NASIL AYARLAMALI?
    Öncelikle ütülemeye en düşük ısıyla başlayın. Kumaş için gerektikçe ısıyı yükseltin. En yüksek derece ile bitirin. Karışık kumaşlarda ısıyı en narin kumaşa göre ayarlayın (Gerekirse ortalama bir sıcaklık ayarı kullanabilirsiniz.)

    24. BEMBEYAZ ÇARŞAFLAR
    Beyaz çarşaflarınızı yıkarken en büyük düşmanınız klorlu çamaşır sularıdır. Çünkü kumaşı hem yıpratır hem de sararmasına neden olur. Eğer beyazlatmaya ihtiyaç duyuyorsanız, oksijen-bazlı çamaşır suyu kullanın. Kullanım talimatında elde yıkanması gerektiği yazıyorsa öyle yapın. Yumuşak bir sabun kullanın. Sıkmayın, asın ve kurumaya bırakın. Çarşaflarınızı kuru, temiz yerlerde saklayın.

    25. BANYO TEMİZLEMEYE NEREDEN BAŞLAMALI?
    Önce çöp kutularını boşaltın. Ardından yerde ve köşelerde birikmiş kirleri, dökülmüş saç ve tüyleri süpürün. Klozeti ve musluğunuzu dezenfektan ürünle temizleyin. Musluğu temizlerken yanındaki aparatları da unutmayın. Son olarak da fayansları, duvarları ve tavanı silerken bütün iz ve kirleri çıkardığınızdan emin olun. Önce su tutup daha sonra kurulayarak daha kesin bir sonuç almanız mümkün. Son olarak banyonuzda bulunan aynaları temizlemeyi de ihmal etmeyin.

    26. KRİSTALLERİNİZ PARLASIN
    Kristallerin ışıl ışıl parlaması mümkün. Bunun için yapmanız gereken çok basit; kristallerinizi yıkadıktan sonra durulama suyuna biraz sirke ekleyin. Sonuca şaşıracaksınız.

    27. KOLTUKTAKİ ŞARAP LEKESİ
    Koltuğunuzun üstüne dökülen kırmızı şarap, tadınızı kaçırmasın. Çünkü bu lekelerden kurtulmanın bir yolu var. Ancak bunun için hızlı davranmanızı tavsiye ederiz. Şarabın döküldüğünü fark ettiğiniz anda lekenin üzerinde evinizde varsa az miktarda beyaz şarap dökün. Ya da şarabı emmesi için şarap kumaşa karışmadan ya da kumaş üzerinde kurumasına fırsat vermeden lekenin üstüne karbonat dökün. Karbonat yoksa tuzu deneyin. Daha sonra soğuk su ve süngerle lekeli yeri silin.

    28. YANMIŞ SÜT KOKUSU CANINIZI SIKMASIN
    Sütü ocakta unutup yakmak hepimizin başına gelebilecek bir kaza. Yanan sütün yaydığı kokuya tahammül etmek ise sabır işi. Bu sabrı göstermek istemiyorsanız, yapacağınız şey çok basit: Yanmış süt kokusundan kurtulmak için sütü ısıttığınız kabın üzerine ıslak bir bez koyun. Bunu vakit kaybetmeden yapın ki, bez kokuyu hemen emebilsin. Gerekirse bezi çeşme altında ıslatıp suyunu sıkarak kap üzerine birkaç kez örtün. Süt kokusunun yok olduğunu göreceksiniz.

    29. CAM KIRIKLARINI DERT ETMEYİN
    Evde cam bir eşyanız kırıldığında küçük parçaları kolayca toplayabilmek için ıslak pamukla kırıkların saçıldığı bölgeyi temizleyin. Neredeyse gözle görülmeyecek kadar küçük parçalar bile pamuğa takılacaktır.

    30. MANGAL IZGARASINI TEMİZLERKEN…
    Mangal ızgarasını temizlemeyi gözünüzde büyütmeyin. Izgara üzerine yapışmış artıklar için ızgara ılıkken nemli bir gazete kağıdına sararsanız, artıkların yumuşayıp kendiliğinden döküldüğünü göreceksiniz.

    31.SARIMSAK KOKMAYIN
    Bol sarımsaklı nefis bir mantının ardından vicdan azabı gibi üzerinize çöreklenen sarımsak kokusunu sorun etmeyin. Mantı keyfinin ardından ağız kokusu endişesiyle artık konuşmaya çekinmenize gerek yok. Elbette sarımsak kokusu dahil tüm kötü ağız kokularından korunmak için dişlerinizi iyice fırçalamalısınız. Ayrıca sarımsağın ardından maydanoz yaprağı çiğnemek de işe yarar.

    32. BALIK KOKUSUNDAN NASIL KURTULMALI?
    Dondurulmuş balığın kötü kokusunu almak için balığı kızartmaya başlamadan önce süte batırabilirsiniz. Kokudan eser kalmadığını göreceksiniz!

    33. LAHANA KOKUSUNA SON
    Lahananın sağlığımız için faydaları elbette saymakla bitmez. Ancak bu faydalı sebzenin pişerken etrafa saldığı koku, evimizin kötü kokmasına sebep olur ve canımızı sıkabilir. Ancak bu kötü kokudan kurtulmak mümkün. Bunun için lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine küçük parçalar halinde kestiğiniz ekmek parçalarını atın. Ekmeklerin yemeğe karışmaması için ekmekleri küçük bir paketin içine koymanızı tavsiye ederiz.

    34. HALIDAKİ SİGARA LEKESİ
    Halıdaki sigara lekesini çıkarmanın en etkili yolu, lekenin oluştuğu yeri zımpara kağıdı ile yuvarlak hareketlerle silmektir. Daha sonra varsa halı yıkamada kullanılan bir deterjanla da ikinci silme işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

    35. MİS KOKULU BİR GARDIROP
    Giysilerinizin hoş kokması için gardırobunuzun içine bir torba içinde sabun koyun. Gardırobunuzun kapağını sıkıca kapatın. Birkaç gün sonra tüm giysilerinize mis gibi sabun kokusu sinecektir.

    37. IŞIL IŞIL ÇAYDANLIKLAR
    Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusundan kurtulmak için çaydanlığın içinde 15 dakika kadar sirke kaynatın.

    38. PARILTISIYLA KISKANDIRAN FAYANSLAR
    Banyo fayanslarınızın parlamasını istiyorsanız, onları sık sık temizlemeniz gerekir. Banyonuzdaki fayans ve seramikleri temizlemeden önce musluğu sıcak su yönünde çevirerek bir süre banyonun buharla dolmasını sağlayın. Buhar, kiri yumuşatacağı için işinizi kolaylaştırır. Temizlik yaparken mikrop öldürücü ürünler iyi birer seçim olacaktır. Ancak bu ürünleri kullanırken banyonuzun kapı ve pencerelerini açık bırakın ki, soluduğunuzda sağlığınıza zarar vermesin.

    39.MİS KOKULU EVLER
    Evinizin her zaman güzel kokmasını istemez misiniz? Kim istemez ki! Bunun için yapacaklarınız çok basit. Ancak öncelikle nasıl bir koku istediğinize karar vermiş olmanız gerekiyor. Lavanta, vanilya ya da turunçgillerin farklı etkileri var. Vanilyalı oda spreyleri ya da mumlar evinize huzurlu bir hava katar. Özellikle girişe kokulu mum koymak iyi bir fikir. Turunçgiller mutluluk hormonlarını etkiler. Portakal kabuğunu sehpa üzerine koyup yanına küçük bir mum yakarsanız, etrafa kokusu hemen yayılır. Lavantanın
    ise rahatlatıcı etkisinden faydalanmak için boş bir sprey kutusunun içine kaynar su ve lavanta yaprakları atarak bu doğal spreyi hemen istediğiniz odalara sıkabilirsiniz.

    40. TENCERE YANIĞI NASIL TEMİZLENİR?
    Yanan tencere can sıkıcı olabilir. Ancak nasıl temizleyeceğinizi bilirseniz, bu o kadar canınızı sıkan bir soruna dönüşmez. Bunun için tavsiyelerimize kulak verin. Öncelikle yanan tencereyi su ile doldurun. İçine bir miktar bulaşık deterjanı ekleyip kaynamaya bırakın. Fokurdamaya başladıktan sonra birkaç dakika daha tutup ocaktan alın. Tencereyi içindeki suyla birlikte bir saat kadar bekletin. Daha sonra bir sünger yardımıyla silerek tüm kalıntılardan arındırabilirsiniz.

     

    İnşaat Sonrası Temizlik Nasıl Yapılır? Tıklayın !

  • Zencefilli, narlı formüllerle gribe meydan okuyun

    Zencefilli, narlı formüllerle gribe meydan okuyun

    Uzman Dr. Elif Güveloğlu, hem bağışıklığı artıran hem de hastalıkları kolay geçirmeye yarayan formülleri Ceyda Erenoğlu’na anlattı. İşte o formüller:

    Taze zencefil ve meyve

    Malzemeler:
    Yarım kibrit kutusu kadar çiğ zencefil
    Yarım nar (dış kabuğu soyulmuş, iç zarları ile birlikte)
    1 elma
    1 kivi
    1 mandalina veya portakal (kabuklu)

    Hazırlanışı
    Tüm malzemeyi kabuklarıyla birlikte katı meyve sıkacağından geçirin. Çocuklara verilecekse yarısını ballı su ile karıştırın.

    Zencefil çayı

    Malzemeler:
    1 kibrit kutusu taze zencefil (ince ince dilimlenmiş)
    1 avuç kurutulmuş ıhlamur çiçeği
    1-2 kabuk tarçın
    8 – 10 karanfil tanesi

    Hazırlanışı
    Porselen bir demliğe tüm malzemeyi koyun ve üzerine kaynar su boşaltarak alttaki çaydanlığın buharı ile en az 20-25 dakika siyah çay demler gibi demleyin.

    Zencefilli-ballı limonata

    Malzemeler:
    5 adet kalın kabuklu ve kabuğu işlem görmemiş doğal limon
    Yarım demet taze nane
    1 kibrit kutusu taze zencefil
    İyi kalite doğal bir süzme bal (arzu edilen miktarda)

    Hazırlanışı
    İlk olarak bir cam kabın içine limonata için gerekli olacak kadar içme suyu koyun ve bu suyun içine, rendenin en ince tarafı ile hem limon kabuklarını hem de taze zencefili rendeleyin. Sonra mikserde iyice incelttiğiniz nane yapraklarını da suya atın ve yarım saat bekletin. Ardından suyu süzüp arzu edilen miktarda bal ile tatlandırın. Eğer bala alerjiniz var veya balın kalitesinden emin değilseniz şeker ekleyin.

    Nar kabuğu çayı

    Malzemeler:
    İnce doğranmış bir adet taze nar kabuğu

    Hazırlanışı
    Doğranmış nar kabuklarını porselen demliğe koyun ve üzerine yarım litre kaynar su boca ettikten sonra 10-15 dakika demleyin. Günde 2 su bardağına kadar içebilirsiniz. Tadı acı olsa da etkili bir mikrop öldürücüdür. 5 yaşından itibaren çocuklara da verebilir, acı gelirse kaynar su ekleyebilirsiniz.

    Kuşburnu çayı

    Malzemeler:
    1 avuç kuşburnu
    Yarım litre içme suyu

    Hazırlanışı
    Kuşburnu demleme süresi uzun bir çay olarak biliniyor. Kuşburnu meyvelerini kestane dilimleri gibi bıçakla tek tek ikiye ayırın. Ardından porselen bir kaba koyup üzerine soğuk içme suyu ilave edin ve kaynayan bir çaydanlığın üzerine oturtun. Yarım saat kadar bu şekilde demlenmeye bırakın. Kaynar su kuşburnu meyveleri ile doğrudan temas etmediği için bu yöntemle kuşburnundaki C vitamininden ve diğer antioksidanlardan daha fazla yararlanırsınız.

  • H3N2 virüsünü bitki çayları ile yenin…

    H3N2 virüsünü bitki çayları ile yenin…

    “H3N2 virüsü olarak belirlenen grip hastalığını yenmek için bitki çaylarından faydalanın”

    Çok sayıda insanı yataklara düşürüp ateş ve halsizliğe neden olan H3N2 virüsü mevsimsel grip hastalığı olarak biliniyor. Virüs, girdiği vücudu mikroplara karşı savunmasız halde bırakıyor. Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, antibiyotik kullanmadan H3N2 virüsünü yenmek için adaçayı, ıhlamur, zencefil, karabiber ve karanfil çaylarının tüketilmesinin yararlı olacağını belirtiyor.

    Hastanelerin dolup taşmasına neden olan H3N2 virüsüne karşı bitkilerin gücünden faydalanılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Erdem Yeşilada, “Doğal 5 savaşçı yardımıyla H3N2 virüsünü yenebilirsiniz. ” diyor.

    Ihlamur
    Grip denilince ilk olarak aklımıza gelen bitkilerden biri de “ıhlamur” dur. Yapılan çalışmalarda ıhlamur içerisindeki bileşenlerden bazılarının (flavonoit) iltihap giderici ve ağrı kesici etki gösterirken, bazı bileşenlerin (müsilaj) de boğazı yumuşatması neticesi boğazda tahrişi önlediği ve bu suretle soğuk algınlığı şikayetlerinin hafifletilmesinde tedaviye yardımcı olduğu görülmüştür.
    Adaçayı
    Ağız ve boğaz iltihaplarında etkili olduğu bilinen bir başka bitki ise “adaçayı”dır. Özellikle bitkinin içerdiği uçucu bileşenlerin ağız ve boğaz iltihaplarında (farenjit, jinjivit gibi) yararlı olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla çay şeklinde (kesinlikle kaynatılmadan) adaçayı ile hazırlanan gargaranın bu amaçla kullanılması önerilmektedir.
    Zencefil
    Soğuk algınlığı ve gribin önlenmesi ve tedavisinde yararlı olacak bu iki bitkinin yanı sıra zencefil rizomlarının yararları, beklenen etkinin desteklenmesi bakımından önemlidir. Bilimsel çalışmalar zencefil içerisindeki bazı bileşenlerin (gingerol, şogaol) kuvvetli iltihap giderici etkisi bulunduğunu ortaya koymaktadır.
    Karanfil
    İçerisinde bulunan uçucu özellikteki öjenol, ağız ve boğaz mukozası yangılarında yangı giderici; bakteri, mikromantar veya virüslerin yol açtığı ağız ve boğaz enfeksiyonlarında antiseptik olarak ve ağrı hissini hafifletici etkisi söz konusudur. Bu nedenle, özellikle öjenol taşıyan Seylan tarçını kabuğu ile birlikte mikroorganizmalar üzerinde etkisi nedeniyle soğuk algınlığında çay olarak içilmesi ya da yoğun derişimli çayının (%5-10) gargara olarak uygulanması yararlıdır. Yapılan bilimsel çalışmalarda uçucu yağının antibiyotiklerin etkinliğini artırdığı gösterilmiştir.
    Karabiber
    Top ve toz formlarındaki karabiber meyveleri ile hazırlanan çayın gargara şeklinde boğaz enfeksiyonlarında yararlı olduğu bilinmektedir. Bilhassa boğazda soğuk algınlığı belirtilerinin ilk hissedildiği süreçte uygulanması durumunda daha etkili olabilmektedir. Ayrıca yürütülen çalışmalarda bağışıklık sistemini düzenleyici, yangıyı ve spazmları giderici, kanserleşmeyi önleyici etkileri bildirilmektedir. Karabiber meyvesinin bileşenlerinden biri olan piperinin biyolojik etkileri son yıllarda dikkat çekmektedir.

    Turşu kurun, boza ve kelle-paça çorbası için’

    H3N2 virüsü Türkiye’de son 1 ayda nüfusun %2’sini enfekte etti. Hastalık ağır seyrediyor, uzun sürüyor ve yakaladığını adeta ‘paçavraya’ çeviriyor. Peki gripten korunmak, yakalandığında bir an önce iyileşmek için neler yapılmalı? Fitoterapist Dr. Ümit Aktaş, “Kilit nokta vücut direncini güçlendirmek” diyor.

    Son günlerde, halk arasında ‘paçavra’ hastalığı olarak da bilinen grip nedeniyle hastanelerin yolunu tutanların sayısında ciddi artış var. Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bir ayda toplumun %2’sini etkileyen H3N2 virüsünün yeni bir virüs olmadığını, bu nedenle de bir salgın beklenmediğini açıkladı ancak herkes hastalıktan korunmanın yollarını arıyor.

    Aşırı derecede halsizlik, yorgunluk ve kırgınlık yapan hastalık; ateş, öksürük, burun tıkanıklığı gibi belirtilerle seyrediyor ve uzun sürüyor. Sadece gripte değil, tüm hastalıklarda tedavilerin daha pahalı ve zahmetli olduğu göz önünde bulundurulduğunda koruyucu yöntemlerin önemi kendiliğinden ortaya çıkıyor. Fitoterapist Dr. Ümit Aktaş da bu noktaya parmak basıyor. Buradaki en önemli kuralın güçlü bağışıklık sistemi olduğunu vurgulayan Dr. Aktaş’ın söyledikleri: “Bağışıklık sistemi vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan ve savunan ordumuz gibidir. Üstelik sanıldığı gibi sadece mikroplara karşı korumuyor, iç ve dış tüm sağlık bozucu ajanlara karşı koruyor. Her gün karşılaştığımız ve vücudumuzda meydana gelen onca hastalık etkenine rağmen hastalanmadan sağlıklı yaşamamızı bağışıklık sistemimize borçluyuz, bağışıklık sistemimiz olmasaydı, yaşamamız mümkün olmazdı.”

    Fakat bağışıklık sistemi her zaman başarılı olamıyor ve insanlar hastalanıyor. Bu hastalıklardan biri de özellikle kış aylarında artış gösteren ve salgın korkusu yaratan grip. Sadece grip salgını dönemlerinde korunmaya çalışmanın yanlış olduğunu söyleyen ve “Hayatın her döneminde bağışıklık sistemini güçlü ve dengeli tutmak gerek. Bunun için öncelikle genel tedbirleri almak önemli” diyen Dr. Aktaş, güçlü bir savunma sistemine sahip olmak için önerilerini şöyle sıralıyor:

    GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIĞIN ALTIN KURALLARI
    1. Sigara içmeyin.
    2. Alkol kullanmayın.
    3. Günde 40 dakika egzersiz yapın. Ağır egzersiz değil, yürüyün.
    4. İşlenmiş gıdaları hayatınızdan çıkarın, doğal gıdalarla beslenin.
    5. Şekeri hayatınızdan çıkarın, bağışıklık sisteminizi zehirliyor.
    6. Hazır mayalardan uzak durun, vücudunuz hazır mayaları sindiremiyor, ekşi mayaya dönüş yapın.
    7. Probiyotiklerinizi takviye edin. Bunun için fermente gıdalarla beslenin, ev yoğurdu yapın, turşu kurun, boza için.
    8. Bunlarla birlikte bağışıklık sisteminizi güçlendiren bitki çayları içebilirsiniz.

    BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DESTEKLEYEN BİTKİ ÇAYI
    • 1 tatlı kaşığı yeşil çay,
    • 1 tatlı kaşığı ekinezya,
    • 1 tatlı kaşığı ıhlamur,
    • 250 cc. kaynar su.
    Bunları kapaklı bir porselen fincanda yaklaşık 30 dakika demleyip için.

    Grip olduktan sonra kısa sürede iyileşmek için yapılması gerekenler neler? Dr. Ümit Aktaş’ın doktorun önereceği tıbbi tedaviye ek olarak iyileşmeyi hızlandıracak ve bir an önce normal hayata dönmeyi kolaylaştıracak önerileri ise şunlar:

    “GRİPSENİZ BOL BOL KELLE-PAÇA VE İŞKEMBE ÇORBASI İÇİN”

    • Mutlaka istirahat edin.
    • Bol miktarda sıvı tüketin.
    • Bulunduğunuz mekânı sık sık havalandırın.
    • İçeceğiniz çorbalar iyileşmenizde son derece etkili olacaktır: Bol bol kelle paça, işkembe ve tarhana çorbası için. Bunlar, bağışıklığınızı destekleyen fermente gıda içeren çorbalardır.
    • Kapari turşusunu bolca tüketin. Kapari antiviraldir, virüsleri öldürür.
    Aşağıdaki çayı taze olarak hazırlayıp her gün en az 5 fincan için. Sizi rahatlattığını göreceksiniz.

    ŞİKAYETLERİ AZALTAN GRİP ÇAYI
    • Limon kabuğu,
    • 1 tatlı kaşığı adaçayı,
    • 1 tatlı kaşığı zencefil,
    • 250 cc. kaynar su,
    Dr. Ümit Aktaş, grip çayının da bitkilerin etken maddelerinden daha fazla yararlanmak için kapaklı ve porselen fincanda demlenerek içilmesini tavsiye ediyor.

  • Olması gereken kışlık kıyafetler

    Olması gereken kışlık kıyafetler

    Upuzun bir atkı

    Kışın şık görünmenin en kolay yolu bir güneş gözlüğü, bir bere ve upuzun bir atkıdan geçer. Hem stil sahibi hem rahat olan bu görünüş her kıyafetle de kolayca uyum sağlar.

    Düz deri botlar

    Şık bir bot kıyafetinizi baştan aşağı değiştirir. Hem soğuk havada giymek için ideal hem de şık olmanızı sağlayacak botu mutlaka alın, pişman olmayacaksınız.

    Büyük boy, kalın bir kazak

    Hiçbir şey kocaman bir kazak kadar ‘’kış’’ havasında olmaz. Her dolapta mutlaka olması gereken bu kazak günün her saati giyilebilir.

    Kalın ve yüksek kesimli çorap

    Rahat ve sıcak tutan çoraplar kışın vazgeçilmezidirler. Üstelik diz üstü çizmelerle giymek için ideal olan bu çoraplar topuklu ayakkabıyla da giyilebilirler.

    Uzun düz atlet (kat vermek için)

    Bu sezon kat kat giyinmek moda. Taytların üzerine, kazağın altına giyebileceğiniz bu tip bir atlet, tayttan dolayı, istenmeyen görüntülerin ortaya çıkmasını engeller.

    Rahat topuklu botlar

    Kar sokaklara düşmeye başlayınca yerler kayganlaşır ve yürümek zorlaşır. Güvenliğinizi de tehlikeye atmamak ve şıklığınızdan bir şey kaybetmemek için ölçülü topuğa sahip bir bot edinin.

    Tayt

    Son zamanın en gözde modası taytlar hem rahat, hem kolayca kombinlenebilir hem de şık parçalar oldukları için resmen biz kadınların gönlünde taht kurdular. Her tarza uyum sağlayan taytların pantalon olmadıklarını unutmayın! Taytınızı daima poponuzu kapatacak parçalarla kombinleyin.

  • Kulak donması riskine dikkat

    Kulak donması riskine dikkat

    Uzmanlar, Soğuk kış günlerinde beslenemeyen damarlar nedeniyle dokuların ölebildiğini belirti.

    Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Almaç, çetin kış şartlarında insanların kulak donması riskine maruz kalabileceğine dikkati çekti.

    Bu hastalığın vücudun uç kısımları, kulak, ayak ve ellerde daha fazla görülebileceğine işaret eden Almaç, “Buralarda damarlar yüzeyseldir biraz. Onun için de soğuk bu damarlarda büzüşme etkisi yaratıyor. Dolayısıyla damarlar daraldığı için bölge beslenemiyor. Bunun sonucunda ‘donma’ dediğimiz olaylar oluyor” diye konuştu.

    Almaç, beslenemeyen damarlar nedeniyle dokuların öldüğüne dikkati çekerek, “Kulağını, kulak kepçesinin bir kısmını, parmağını kaybeden kişiler olabiliyor. O yüzden bu bölgeler çok hassas. Isıya karşı duyarlı. Onun için soğuktan çok fazla etkileniyor. Organlar beslenemiyor, onun için o bölgede kabuklanmalar oluyor, sonuçta bir kısmı yok oluyor. Organı resmen düşüyor” ifadesini kullandı.

    Kulak donmasına daha çok Doğu ve İç Anadolu bölge doğu kısmında rastladıklarını vurgulayan Almaç, hastalığın biraz da meslekle ilişkili olduğunu söyledi.

    En çok nöbet tutan askerlerde rastlanıyor

    Daha çok hudut bölgelerinde nöbet tutan askerlerde görülebildiğini aktaran Almaç, “Hareketsiz kalırsanız bu iş daha çok artıyor. Sporcular çok aktif oldukları ve kısa süreli soğuğa maruz kaldıkları için onlarda çok sık görmüyoruz. Karayollarında kış günü karda mahsur kalanlarda filan görülebiliyor” dedi.

    Almaç, koruyucu giysilerle hastalığa yakalanma riskinin azaltılabileceğine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Soğukta uzun süre kalmış kişinin hemen sıcak ortama alınması zarar getiriyor. Onun için ılıman ortama alınması gerekiyor. Ilık pansumanlarla bu bölgelere kurtarılabildiği kadar tedavi yapılıyor ama artık donmuş, beslenememiş, üzerinden belli süre geçmişse kaçınılmaz şekilde dokuyu kaybediyoruz. Bazen geriye dönüşü de imkansız olabiliyor.

    Vatandaşlarımız ‘kulak donması’ deyip geçmesin. Vücudun uç ve ince kısımlarını çok iyi korumamız lazım. Uzun süre soğukta kalmamamız, tedbir almamız ve bilinçli yaklaşmamız gerekiyor.”

  • Cildiniz kışa hazır mı ?

    Cildiniz kışa hazır mı ?

    Soğuk, rüzgâr ve düşük nem oranı gibi etkenler cildimizin normalin üzerinde hızla gerilip, çatlamasına neden oluyor. Bu nedenle cildimiz, diğer mevsimlere göre daha özel bakımlara ihtiyaç duyuyor.

    Bir yandan soğuk ve kuru hava, diğer yandan yağan kar ve buzlardan yansıyan bol ışık cildimizi risk altına alıyor. Kuru ve soğuk havadan ilk etkilenen cilt kısmı, dudaklarımız oluyor. Kuruma ile ortaya çıkan çatlak dudaklar ve pürüzlü eller kış aylarında cilt bakımının önemini daha da belirgin hale getiriyor.

    Özellikle A, C, E ve F vitaminleri bakımından eksik beslenme, cildin yenilenme hızını yavaşlatıyor. Bu durumda cilt içerisinde nemi bol genç hücreler yerine nemi az yaşlı hücreler beliriyor. Cildin ihtiyacı olan vitaminleri karşılayabilmek için vitamin oranı yüksek meyve ve sebzeler tüketmeye çalışın.

    Özellikle soğuk havalarda görülen ve cildin pul pul dökülmesine sebep olan cilt kuruluğundan kurtulmak için önerimiz, aşırı sıcak su ile yıkanmak yerine ılık suyu tercih edin. 15 dakikadan fazla duş almayın. Banyodan sonra cildinize nemlendirici sürün.

    Bitkisel özlü nemlendiricileri seçin. Alkollü kozmetik ürünlerini tercih etmeyin. Gerekli durumlarda günde cildinize iki kere nemlendirici sürün.

  • Evde Pratik Isı Yalıtımı Nasıl Yapılır?

    Evde Pratik Isı Yalıtımı Nasıl Yapılır?

    Isı yalıtımı binaların; çatılarına, dışa veya garaj, depo gibi kullanılmayan bölümlere bakan duvarlarına, toprak veya içerisinde yaşanmayan mahaller ile daireleri ayıran döşemelerine, tesisat boruları ile havalandırma kanallarına yapılır. Ayrıca özel kaplamalı yalıtım camı üniteleri ve yalıtımlı doğramalar kullanılarak kışın pencerelerden olusan ısı kayıpları azaltılır, yazın binaya güneş ısısı girişi sınırlanır. Böylece ısıtma ve soğutma için harcanan enerjiden tasarruf sağlanır. Isı yalıtımının faydalarından tam anlamıyla yararlanmak için, evlerin kışın soğuk, yazın sıcak kısımlara bakan tüm duvar ve döşemeleri, çatıları mutlaka yalıtılmalı ve nitelikli pencere kullanılmalıdır. Isı yalıtımı, binanın temelinden çatısına kadar dışa veya kullanılmayan kısımlara bakan yüzeylerine, ısı geçişini azaltan özel ısı yalıtım malzemeleri nin uygulanması ile yapılır.

    Çatıların yalıtımında çatıların şekline göre değisen yalıtım uygulamaları vardir. Çatı ısı yalıtımı, levha veya şilte biçiminde çesitli ısı yalıtım malzemeleriyle yapılır. Çatı örtüsü ile tavan döşemesi arasında kullanılmayan boşlukların olduğu binalarda, ısı yalıtımı tavan döşemesi üzerine serilerek uygulanır. Çatı arasının yaşam mekânı olarak kullanıldığı binalarda ısı yalıtımı çatı seviyesinde yapılır. Ahsap konstrüksiyon çatılarda ısı yalıtımı merteklerin arasına, altına veya üstüne yapılabilir. Betonarme kırma çatılarda ise genellikle beton yüzeyin üstüne yapılır.

    Teras çatı ısı yalıtımı, su yalıtımı katmanının üstüne veya altına yapılabilir. İzolasyon levhalarının su yalıtımının üzerinde yer aldığı detaya “ters teras çatı”; su yalıtımı katmanının ısı yalıtımı levhalarının üzerinde bulunduğu detaya ise “geleneksel teras çatı” denilmektedir. Ters teras çatı detaylarında su yalıtım örtüleri ayni zamanda buhar kesici vazifesi görmektedir.

    Çatılarda ısı, su, ses ve yangin yalıtımı detayları birlikte çözülmeli ve konforlu ortam elde etmek için malzemeler birbirleriyle uyumlu seçilerek mutlaka yoğusma tahkiki yapılmalıdır. Duvarlarda yalıtım ise, çeşitli ısı yalıtım malzemeleri nin genellikle duvarlara monte edilmesiyle, binanın dışından, içinden veya iki duvar katmanının arasından yapılabilir. Diştan yapılan uygulamalar ile cephenin tümüne ısı yalıtım malzemeleri sabitlenebildiğinden; Isı köprüleri oluşmaz. Ayni zamanda uygulama dış taraftan yapıldığı için duvarlar sıcak kalır ve yoğusma meydana gelmez.

    Dış cephelerde kullanılacak olan ısı yalıtım levhaları bu uygulama için özel olarak üretilmis olmalidir. Iki duvar arasi veya içten yapılan ısı yalıtım uygulamaları; kısa süreli kullanılan yazlıklar, dağ evleri gibi yapılarda tercih edilir. Genel olarak bu uygulamalarda ısı yalıtım levhaları duvarın iç yüzeyine uygulanır. Bu uygulamalarda ısı köprülerine karsı önlem alınmalı ve mutlaka yoğusma tahkiki yapılmalıdır. Yoğuşma tahkiki neticesinde buhar kesici kullanımına ihtiyaç olup olmadiğina karar verilmelidir.

    Pencerelerde iyi bir ısı yalıtımı, kaliteli, sızdırmaz, doğru uygulanmış ve düşük ısı geçirgenlik değerlerine sahip doğramalar ve yalıtım camı üniteleri ile mümkündür. Binalardaki kapılar da enerji verimliliği göz önüne alınarak seçilmelidir.

    Yalıtım Camı Ünitelerinin Kesitleri

    Isı yalıtımının önemli bir unsuru da tesisatların ve ekipmanlarının yalıtılmasıdır. Isıtma veya soğutma tesisatında yalıtım özellikle ısıtılmayan veya soğutulmayan hacimlerden geçen tesisat boru veya kanallarının yalıtım malzemeleriyle kaplanması ile yapılır. Soğutma ve ısıtma tesisatlarının ısı yalıtımı ile büyük enerji tasarrufu sağlanır. İşletme maliyeti düşer. Buhar ve kaynar su tesisatlarında yüzey sıcaklığının yüksek olması nedeniyle insanların kazaya uğramasının önüne geçilmis olur. Ayrica kazan dairesinin aşırı ısınmasından dolayı diğer sistemlerin zarar görmesi ve ısı köprüleri önlenir.

    Tesisat Yalıtımı Uygulama Örnekleri

    Isı yalıtımı, yalnızca çeşitli yalıtım malzemeleriyle yapılan bir işlem olarak algılanmamalıdır. Isı yalıtımı daha tasarim aşamasinda başlamasi gereken bir süreçtir. Isı kaybını etkileyen en önemli unsurların başinda, yapinin içinde bulunduğu çevresel faktörler gelir ve tasarımcılar bu faktörleri dikkate almalıdır.

    Isı Yalıtımını Etkileyen Dış Faktörler Şunlardır:

    Coğrafi Özellikler: Enlem-boylam, binanın bulunduğu bölgenin eğimli ya da düz, yeşil ya da kurak oluşu gibi
    Iklim özellikleri
    Rakimi
    Arsanın Özellikleri: Yön, komşu parsellerle beraber arsanın imar durumu özellikleri

    Mekânların Bakacaği Yönler: Yasam mekânlarının kuzeye bakmaması ve oturma odasının güneye, yatak odasının doğuya bakması gibi. Etkin bir ısı yalıtımı için bu faktörlerin, tasarım açısından başlayarak dikkatle ele alınması ve binanın bu dış etkilere en fazla direnç gösterecek şekilde tasarlanması gerekir.