Etiket: siğil

  • Doğal Yöntemlerle Siğillerden Kurtulmanın 7 Etkili Yolu

    Doğal Yöntemlerle Siğillerden Kurtulmanın 7 Etkili Yolu

    Cildinizde istenmeyen siğiller mi var? Kimyasal tedaviler ve ağrılı yakmalardan kaçınmak mı istiyorsunuz? Doğal yöntemlerle siğillerden kurtulmak mümkün! Bu yazıda, size siğilleri evde yok etmenin 7 etkili yolunu sunuyoruz. Elma sirkesi, muz kabuğu, aloe vera jeli ve uçucu yağlar gibi doğal ürünlerle siğillerden acısız ve güvenli bir şekilde kurtulabilirsiniz.

    Bu makalede:

    • Siğillerden kurtulmak için 7 doğal yöntem
    • Elma sirkesi, muz kabuğu, aloe vera ve uçucu yağların siğiller üzerindeki etkileri
    • Sağlıklı beslenme ve hijyenin siğillerin önlenmesindeki önemi
    • Siğilleriniz için en uygun tedaviyi seçmeniz için bilgiler

    Siğillerden kurtulmak için doğal yöntemler arıyorsanız, okumaya devam edin!

    Not: Bu makaledeki bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tıbbi bir sorunuz veya endişeniz varsa, lütfen bir doktora danışınız.

    Doğal Yöntemlerle Siğillerden Kurtulmanın 7 Etkili Yolu

    Günümüzde birçok insan, vücutlarında ortaya çıkan siğillerle karşılaşabilir. Siğiller, viral bir cilt enfeksiyonunun sonucu olarak ortaya çıkar ve çoğunlukla insandan insana bulaşabilir. Neyse ki, siğillerden kurtulmanın doğal ve etkili yolları vardır. İşte, siğilleri doğal yöntemlerle yok etmenin yedi etkili yolu:

    Doğal Yöntemlerle Siğillerden Kurtulma
    Doğal Yöntemlerle Siğillerden Kurtulma

    1. Elma Sirkesiyle Tedavi

    Elma sirkesi, anti-viral, anti-bakteriyel ve anti-fungal özelliklere sahiptir. Bir parça pamuğu elma sirkesine batırıp siğillerin üzerine sürün. Bandajla koruyun ve düzenli olarak uygulayın. Elma sirkesinin etkisiyle siğillerin azaldığını ve kaybolduğunu göreceksiniz.

    2. Taze Muz Kabuğu Kullanımı

    Taze muz kabuğunu kesip içini yavaşça kazıyın. Elde ettiğiniz malzemeyi siğil üzerine uygulayın ve bandajla sarın. Bu yöntem, siğillerden kurtulmanıza yardımcı olabilir.

    3. Aloe Vera Jeliyle Tedavi

    Aloe vera yaprağının jeli, siğilleri tedavi etmek için etkili bir doğal çözümdür. Siğillerin üzerine aloe vera jeli sürün ve kapatın. Bu işlemi siğiller yok olana kadar tekrarlayabilirsiniz. Aloe vera jelinin içeriğinde bulunan malik asit, siğillerin tedavisine yardımcı olabilir.

    4. Uçucu Yağlarla Tedavi

    Çay ağacı yağı, limon yağı, selvi yağı gibi birçok uçucu yağ, anti-viral özelliklere sahiptir. Siğillerin üzerine bu yağlardan birini sürerek siğillerden kurtulmaya yardımcı olabilirsiniz. Siğiller İçin Çay Ağacı Yağı Nasıl Kullanılır? Etkili 4 Tarif Tıklayın!

    5. Hijyenik Önlemler

    Herhangi bir siğile dokunduktan sonra ellerinizi yıkamayı unutmayın. Bu basit önlem, siğillerin yayılmasını engelleyebilir. Ayrıca, sağlıklı bir bağışıklık sistemi siğillerin oluşmasını önleyebilir.

    6. Doğru Beslenme alışkanlıkları

    Doğru beslenme, bağışıklık sisteminizi güçlendirmenin önemli bir yoludur. B vitaminleri, kalsiyum ve koyu yeşil yapraklı sebzeler açısından zengin gıdalar tüketerek bağışıklık sisteminizi destekleyebilir ve siğillerin ortaya çıkmasını önleyebilirsiniz.

    Siğillerle başa çıkmak için bu doğal yöntemleri deneyerek sağlıklı ve siğilsiz bir cilde sahip olabilirsiniz. Ancak, siğiller uzun süreli veya acil bakım gerektiren durumlarda bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir. Sağlıklı ve mutlu günler dileriz!

  • Siğillerden Kurtulmanın Doğal Yolu

    Siğillerden Kurtulmanın Doğal Yolu

    Siğiller virüslerin yol açtığı deri büyümeleridir ve değişik renklerde ve boyutlarda olabilirler. Genellikle eller, ayaklar ve boyunda çıkma eğiliminde olmakla beraber vücudun herhangi bir bölgesinde görülebilirler. Kanseröz olmamalarının yanısıra sağlık problemlerine yol açmasalar da kişide rahatsızlık hissi ve kaygı uyandırabilirler. Neyse ki çeşitli topikal ilaçlarla siğilleri kendiniz tedavi edebilirsiniz!

    sigillerden_kurtulmanin_dogal_yolu

    Sarımsak: Etkin bir ilaç

    Sarımsak, beslenme rejiminize ekleyeceğiniz çok sağlıklı bir seçenektir ve üstelik siğillerden kurtulmanızı sağlar. Siğilin olduğu bölgeye sarımsağı doğrudan uygulayın: bir diş taze sarımsağı macun kıvamına gelene dek iyice ezin ve bunu doğrudan siğilin üzerine sürün. Üzerini temiz bir bezle sararak bir gece bu şekilde bekletin.

    Sabah kalktığınızda sarımsağı kaldırarak siğilin üzerini temizleyin. Siğil kuruyup kendiliğinden düşene kadar bu uygulamayı her gece tekrar edin. Sarımsak siğili yok etmekle kalmayacak, bu bölgedeki yeni siğil oluşumlarını da önleyecektir.

    Sarımsak ile hem küçük hem büyük boyuttaki siğilleri tedavi edebilirsiniz, ancakbüyük siğillerin ortadan kaybolması bir iki ay sürebilir. İhtiyacınız olan tek şey sabır ve kararlılık.

    Bant Metodu

    Çocuklar dahil herkes için geçerli harika bir yöntemdir. Tek yapmanız gereken, siğilin üzerine küçük bir parça yapışkan bant yerleştirerek altı gün boyunca o şekilde bırakmanız. Bu sürenin sonunda bantı kaldırıp siğili birkaç dakika suda bekletin, ardından ponza taşı veya törpü yardımıyla ölü deriyi atmak için siğilin üzerini nazikçe ovalayın. Yeni bir bant parçası yerleştirin ve siğil kaybolana kadar bu işlemi aynı şekilde tekrar edin. Sonuç almanız bir iki ay sürebilir.

    sigillerden_kurtulma

    Muz Kabuğu

    Muz kabuğu salisilik asit içerdiğinden siğilleri kurutmada faydalı olabilir. Bir muzkabuğundan küçük bir parça kesin ve iç bölümü siğille temas edecek şekilde üzerine yerleştirin. Gece uyumadan önce bir bantla kabuğu yerine sabitleyin.Bandajı günde bir veya iki kez değiştirebilirsiniz. Siğil yokolana dek tedaviyi sürdürmeniz gerekiyor.

    Limon Suyu

    Günde birkaç kez limon suyu uygulaması siğillerden kurtulmaya yardımcı olabilir.Limon suyuna batırdığınız bir pamuk parçasını siğilin olduğu bölgede birkaç saniye boyunca bekletin. Siğil kuruyarak siyahlaşıp düşene kadar günde üç dört kez uygulamayı tekrar edin.

  • Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Hızla Yayılıyor

    Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Hızla Yayılıyor

    CİSED: “CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR KORKMAYIN, UTANMAYIN, KENDİNİZİ VE SEVDİKLERİNİZİ KORUMAK İÇİN ÖNLEM ALIN!”

    CİSED ONURSAL BAŞKANI DR. CEM KEÇE: “CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR HIZLA YAYILIYOR!”

    Bilinen en büyük gerçeklerden biri, pek çok insanın cinsel olarak aktif olmsına rağmen, seks hakkında çok az biliyor olmasıdır. Bu durum oldukça şaşırtıcıdır. Özellikle Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) hakkında çok yanlış olan ama doğru bilinen cinsel mitler (hurafeler, yalanlar) var. Genellikle cinsel ilişki yoluyla insandan insana bulaşan mikroorganizmaların (mikrop) neden olduğu genital yol (üreme organları) enfeksiyonları CYBH olarak adlandırılır. CYBH’lar virüs, bakteri ve parazitlerden kaynaklanıyor veHPV, Siğil, Uçuk, HIV (AİDS), Hepatit B, C, Bel Soğukluğu, Frengi gibi hastalıklar sadece cinsel yolla bulaşmıyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada geldiğine işaret ettiği CYBH’lar hakkında bilgiler verdi ve bu hastalıklar hakkında bilinen en çarpıcı cinsel mitlere açıklık getirdi. İşte en çok doğru bilinen yanlışlar:

    CYBH’LAR HAKKINDA EN ÇARPICI CİNSEL MİTLER…

    • CİNSEL MİT 1- CYBH’LAR VAJİNAL VE ANAL SEKSLE BULAŞIR, ORAL SEKSLE BULAŞMAZ!
    • CİNSEL MİT 2- CYBH’LAR CİNSEL ORGANLARA DIŞARIDAN BAKILDIĞINDA ANLAŞILIR!
    • CİNSEL MİT 3- CYBH’LAR TEDAVİ EDİLDİKTEN SONRA TEKRAR AYNI HASTALIĞA YAKALANILMAZ!
    • CİNSEL MİT 4- PREZERVATİF CYBH’LARA KARŞI %100 KORUMA SAĞLAR!
    • CİNSEL MİT 5- CYBH’LAR SADECE UMUMİ TUVALETLERDE BULAŞIR!
    • CİNSEL MİT 6- CYBH’LAR SADECE HAYAT KADINLARINDAN BULAŞIR!
    • CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR HIZLA YAYILIYOR!

    CYBH’ların hızla yayıldığına dikkat çeken CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe; “Oral seksin CYBH’ları önlediğine, vajinal ve anal seksin ise önlemediğine dair olan yanlış inanç çiftlerin kafasını karıştırıyor. Halkımız bu mite asla inanmamalıdır. Kasık ve genital bölgenin temizliğine önem verilmezse CYBH’ların pek çoğu oral seksle bulaşabiliyor. Örneğin; pek çok insan klamidya ve gonore (bel soğuklu) enfeksiyonları kapabiliyor. Aynı şekilde, pek çok insan görünüşte herhangi bir şeye benzetemediği ya da nedenini bilmediği uçuk veya kabartılı hastalıklara yakalanabiliyor. Bu tür enfeksiyonlara yakalanan bir kişi oral seksle genital herpes kapmış olabilir. Bu nedenle kasık bölgesinin temizliğine dikkat etmek oldukça önemli. CYBH’ları önlemek için önce temiz olmak ve hijyen koşullarına uymak, daha sonra vajinal ve anal seks yaparken mutlaka kondom yani prezervatif kullanmak gerekiyor. Birden fazla partnerle gerçekleştirilmeyen, genital organların ve kasık bölgesinin temizliğine dikkat edilerek yapılan oral seks, vajinal ve anal sekse göre CYBH’ların bulaşması açısından daha güvenlidir, ancak düşükte olsa oral seksle hastalık bulaşma riski vardır. Bu nedenle gerektiğinde oral seks yaparken de prezervatif takılmasında fayda var.” dedi.

    CYBH’LARI DIŞARIDAN BAKILARAK ANLAŞILMAZ…

    CYBH’ların cinsel organlara dışarıdan bakılarak anlaşılamayacağına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cebrail Kısa; “Aslında, CYBH hakkında vajina ya da erkek cinsel organına dışarıdan bakılarak kesin bir hastalık taraması yapılamaz, ancak bazı hastalıkların belirtileri bir hekim tarafından fark edilebilir. CYBH’larda (HPV, AİDS, klamidya, vb.) genellikle başlangıçta herhangi bir belirtiye rastlanmaz ama son derece bulaşıcı da olabilirler. CYBH’lardan korunmak için, tek eşli ya da partnerli bir yaşam tercih edilmeli, yeni birlikteliklerde karşı tarafın bu konuda sorgulanmalı ve yeni bir cinsel ilişkide ise prezervatif kullanılmalıdır. Ayrıca hastalık bulaşan kişilerin cinsel ilişkide bulundukları kişileri uyarmaları hem kendilerinin hem de karşı tarafın tedavisini sağlamaları gerekiyor. Evlerde ise diğer bireylerin aşılanarak korunması, hastalık taşıyan kişilerin hijyenik ürünlerini (Makas, jilet, diş temizliği aletleri) atması veya her kullanımdan sonra dezenfekte etmesi de çok önemli.” dedi.

    KORKMAYIN, UTANMAYIN, ÖNLEM ALIN…

    CYBH’lardan herhangi birine yakalanmış birinin bir daha aynı enfeksiyona yakalanabileceğine dikkat çeken CİSED Genel Başkan Yardımcısı Dr. Yasemin Yıldız; “Bugün için 40’dan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık olduğu biliniyor. CYBH’lar tedavi edildikten sonra, korunmasız cinsel ilişkilerden veya kontrolsüz kan nakillerinden sonra hastalık tekrar aynı kişiye bulaşabiliyor. Diğer bir değişle, vücut CYBH’lara karşı bağışıklık kazanmaz. Tedavi edilmeyen partnerden tekrar bulaşma riski vardır. Bu nedenle,partnerinde test ve tedavi sürecine girmesi şart. Ayrıca cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korkmayın, utanmayın, kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için önlem alın.” dedi.

    PREZERVATİF TAM KORUMA SAĞLAMAZ…

    Prezervatifin kişiyi CYBH’lardan koruduğunu ama %100 korumadığına dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör; “Prezervatif koruma sağlıyor fakat güvenliği garanti edilemez. Çünkü bazı mikroplar prezervatiften geçmese de deri parçaları veya genital kıllı bölgelerde bulunabiliyor. Örneğin; Herpes virüsü prezervatif varken bile geçebiliyor. Bu bilgiyle amacımız prezervatif kullanımını baltalamak değil. Prezervatifin yine de kullanılması şart. Ancak pek çok kişi prezervatif kullanımında da hatalar yapıyor. Örneğin; cinsel ilişkiye başladıktan sonra prezervatif takanların oranı %51, sekse başlarken prezervatif takıp, ilerleyen dakikalarda çıkaranların sayısı %45’dir. Bunlar CYBH’ları artıracak hatalardır. Buna ek olarak paketleme ya da son kullanma tarihini geçmiş prezervatif kullanılması da diğer hatalardır.” dedi.

    CYBH’LAR SADECE SEKS YOLUYLA BULAŞMIYOR…

    Umumi tuvalette seks yapıldığında CYBH kapılacağı, başka mekânlarda kapılmayacağına dair yanlış inancın gençleri kötü etkilediğine dikkat çeken CİSED Yönetim Kurulu Üyesi Psikolog Kemal Özcan; “CYBH’lara neden olan mikroplar insan vücudu dışında uzun süre yaşayamazlar. Bu mikropların bulaşması için kan teması veya cinsel temas gerekiyor. Eğer kalça ya da genital bölgede herhangi bir kesik ya da açık yara yoksa ve tuvalete korunmasız herhangi bir cinsel temas yapılmıyorsa CYBH’lar kişiye bulaşmaz. Ayrıca CYBH’lar sadece seks yoluyla bulaşmaz. CYBH’lar kan ve ten temasından, başkasının kullandığı tuvaletten, iç çamaşırından, ıslak yüzeylerden kişiden kişiye geçebiliyor. Hepatit (Sarılık) ve Siğil (HPV) virüslerinin çok hızlı bir şekilde bulaşıyor. Bazen cinsel temas olmasa bile, mikroplar deri çatlaklarından, hasta birinin kullandığı tırnak makası, diş fırçası, jilet gibi hijyenik kullanım ürünlerinden, hamam, sauna gibi ıslak yüzeylerden ve tam steril edilememiş cerrahi, diş ve dövme aletlerinden, manikür pedikür işleminden rahatlıkla bulaşabiliyor. Hatta HIV enfeksiyonu, hepatit B, sifiliz (frengi), gonore (bel soğukluğu), herpes (uçuk) ve klamidya adı verilen hastalıklar gebelik süresince veya doğum sırasında anneden bebeğine de bulaşabiliyor.” dedi.

    CYBH’LAR SADECE HAYAT KADINLARINDAN BULAŞMIYOR…

    Cinsel hayatı olan herkesin, hastalıklardan korunma yöntemlerini bilmesi gerektiğinin altını çizen CİSED Yönetim Kurulu Üyesi Psikolog Gülüm Bacanak; “Eskiden CYBH’ların sadece hayat kadınlarından bulaştığına inanılırdı. Ancak CYBH’lar sadece hayat kadınlarında bulunmaz, korunmasız seks yapan herkes bu hastalıkları taşıyabilir veya bulaştırabilir. Sonuç olarak basın bültenimizin amacı vatandaşlarımızı seksten vazgeçirmek ya da korkutmak değil. Eğer kişiler cinsel aktivite sırasında prezervatif ya da başka önleyicileri doğru ve tutarlı bir şekilde kullanıyorsa, olması gereken önlemleri alıyor demektir. Böylece tüm risklerin farkında olunur. Sağlıklı ve mutlu cinsel yaşamın anahtarı doğru karar alma, tek eşli olma, kişinin kendisini ve partnerini korumasıdır.” dedi.

  • Genital Bölge Siğilleri

    Genital Bölge Siğilleri

    Kondiloma aküminata olarak da adlandırılan cinsel bölgedeki siğiller Human Papiloma Virüsün (HPV) yaptığı bir enfeksiyondur. Seksenden fazla HPV türü olmasına rağmen bunlardan çok azı (özellikle HPV tip 6 ve 11) genital siğile neden olur. Diğer tipleri el, ayak veya vücudun diğer alanlarında enfeksiyona neden olur. HPV 16 ve 18 dış genital bölgede, makat bölgesinde ve rahim ağzında kanser gelişimine neden olabilir. Bu nedenle hastalığa yakalanan kişilerin bayan partnerleri enfeksiyonun varlığını saptamak üzere bir Kadın Doğum uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Cinsel bölgede enfeksiyona yol açan diğer HPV tipleri kansere nadiren yol açar. Cinsel bölgedeki siğiller cinsel temasla bulaşır, nadiren cinsel bölgede enfeksiyon bulunan anneler normal doğum esnasında enfeksiyonu bebeklerine bulaştırabilir.

    Cinsel bölgedeki siğiller hamile bayanlarda ve bağışıklık sistemi çeşitli nedenlerle ( kanser, AİDS, organ nakli, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı ) bozulanlarda problem oluşturabilir. HPV enfeksiyonuna yakalananların çok azında cinsel bölgede siğil gelişir. Çoğu kişi taşıyıcı olup, cinsel bölgesinde hiç bir zaman siğil gelişmez, fakat enfeksiyonu cinsel partnerlerine bulaştırabilirler. HPV ile temastan sonra enfeksiyon gelişme süresi birkaç ayı alır, bazı kişilerde ise yıllar sonra enfeksiyon gelişir.

    Cinsel bölgedeki siğiller nasıl görünürler?

    Siğiller tipik olarak deri renginde pürtüklü yüzeye sahiptir. Büyük veya küçük, tek veya gruplar halinde görülebilir. Dış genital bölgede, vajinada ve de makat bölgesinde görülebilir.

    Cinsel bölgedeki siğiller tedavi edilmeli midir?

    İnsanların çoğu siğillerini tedavi ettirmek istemektedir, çünkü hastalar siğillerden hem kozmetik olarak rahatsız olmaktadır, hem de cinsel partnerlerine hastalığı bulaştırmak istememektedir. Bazen de siğiller kaşınabilir, kanayabilir ve bu bölgenin temizliğini zorlaştırabilir ve bu nedenle tedavisi gerekir.

    Siğillerin tedavi edilmesi enfeksiyonun bulaşmasını engeller mi?

    Başarılı bir tedavi HPV enfeksiyonunun tamamının ortadan kalktığını garanti etmez, tedaviden sonra kişi muhtemelen daha az bulaştırıcıdır.

    Siğiller nasıl tanınır?

    Bir çok siğile muayene ile tanı konulur. Bazı olgularda doktor siğilleri belirginleştirmek amacı ile cinsel bölgeye sulandırılmış sirke sürebilir. Bazı olgularda ise tanı koymak için şüpheli alan cerrahi olarak çıkartılıp patolojik incelemeye yollanır.

    Siğiller nasıl tedavi edilir?

    Siğillerin tedavisi zordur ve bütün tedavi seçeneklerinde tekrarlama olasılığı vardır. Tedavi şekli siğilin sayısına , bulunduğu bölgeye ve diğer faktörler göre değişir. Siğiller cerrahi veya kimyasal yollarla tedavi edilebilir. Cerrahi tedaviler basit cerrahi çıkartma, koter, dondurma tedavisi velaser tedavisi şeklinde yapılabilir. Bu tedaviler ağrılı olabilir, az miktarda kanamaya neden olabilir ve iyileşme esnasında bakteri enfeksiyonları gelişebilir. Kimyasal tedavide asitler, ( bikloroasetik asit ve triklorasetik asit) 5-fluorourasil krem (kanser tedavisinde kullanılan bir ilaç) ve podofilin kullanılabilir. Bu kimyasalların tahriş edici özellikleri vardır ve normal deride yanıklara yol açabilirler. Tüm bu kimyasal ve cerrahi yöntemler HPV ye etkili olmadığından hastalık tekrar edebilir.

    Virüse etki eden bir ilaç interferon alfadır. Bu ilacın kullanımı yan etkilerinden (baş ağrısı, halsizlik ve ateş) ve enjeksiyon yoluyla uygulanmasından dolayı yaygın değildir.

    Son zamanlarda hastaların kendi kendilerine uygulayabileceği tedaviler (Podofilox gel ve imiquimod krem) geliştirilmiştir. Podofilox siğil hücresinin gelişimini durdururken, imiquimod HPV ye karşı bağışıklık sistemini lokal olarak uyarır. Her iki tedavide virüsü tedavi eder, fakat lokal tahrişe neden olabilir. Ama sistemik yan etkileri yoktur. Podofiloksun antiviral etkisi veya bağışıklık sistemin güçlendirici etkisi olmadığından tedaviden sonraki üç ayda hastaların üçte birinde tekrarlama görülür. Imiquimod ise bağışıklık sistemini harekete geçirerek etkili olduğundan, tedavi sonrası takip edilen hastaların sekizde birinde tekrarlama görülür.

    Araştırılan yeni tedavi yöntemleri var mıdır?

    Yeni tedaviler üzerinde çalışılmaktadır. En önemli çalışmalardan birisi HPV aşısıdır. Aşı hem tedavi de, hem de siğil ve kanserden korunmada kullanılabilecektir. HPV aşısı, bazı ülkelerde kız çocuklarını ilerde rahim ağzı kanserine karşı korumak için koruyucu aşı takvimine alınmıştır. Aşı Mart 2007 itibari ile Türkiye’de de piyasada bulunmaktadır.

    Siğil çok eşlilerde sık görülür

    Siğilin çok seksüel partnerli durumlarda olma ihtimali yüksektir. Tek eşlilikte olma ihtimali çok nadirdir. Kişi bu lezyonun başlamasıyla bir problem olduğunu düşünüp hekime müracaat eder. Yoksa tek başına bu yara veya siğil dediğimiz doku hiçbir zaman bir problem yaratmaz.

    Temelde sayısı çok arttığı zaman estetik bir problem yaratır. Yıkanırken, genital temizlik yaparken kanamasıyla kendini gösterir. Tek başına ağrı, sızı yaratan bir problem değildir.

    Hastalıktan nasıl korunulabilir?

    Doktorlar kondom kullanımı ve HPV enfeksiyonlu hastaların tedavi edilmesi ile hastalığın azaltılabileceğini düşünmektedir. Bununla birlikte hiçbir metot hastalığı kesin olarak engelleyemez. Kondom kullanılsa bile, hastalık kondom kullanılan alanların dışında da görülebildiğinden, tam koruma sağlamaz. Tek eşlilik hastalığın geçişini azaltır.

    İlgili Konular ;

    Genital Siğil Hakkında.Genital Siğil Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
    Hamilelikte Genital Siğil
    Genital Siğil İçin krem kullanma
    Jinekoloji
    Rahim ağzı kanseri

  • Rahim Ağzı Kanseri iki dakikada tespit edilebilecek


    Rahim ağzı kanseri olup olmadığınızı iki dakikada öğrenebilir misiniz ? Evet

    Artık Türkiye; büyük bir teknoloji rahatlığı ve yeniliği ile buluşuyor.

    29 Nisan – 3 Mayıs tarihlerinde 8. TAJEV (Türk – Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı) Kongresi bünyesinde rahim ağzı kanserini iki dakikada tespit edebilen tarama cihazı “TruScreen” tanıtıldı.

    Türkiye’de bir ilk olan cihaz rahim ağzı kanser ve öncüllerini anında tesbit edebiliyor. Rahim ağzı (serviks) bölgesine değdirilen kalem şeklindeki prob, servikse ışık ve elektrik sinyalleri yolluyor. Prob bir iletişim kablosu ile serviksin ışık ve elektrik sinyallerine olan tepkisini küçük bir konsola sıkıştırılmış mini bilgisayara aktarıyor. Bilgisayardaki özel bir program da bu tepkileri analiz edip kişinin kanser olup olmadığını saptayabiliyor. Cihazın rahim ağzı kanser öncüllerini klasik yöntemlerden yüzde 22 daha doğru tespit ettiğinin klinik çalışmalarla ispatlandığının açıklandığı kongrede, katılımcılar cihazın büyük bir adım olduğu konusunda birleşiyor.

    İngiltere’de kadınların yüzde 82’si TruScreen’i seçti

    truscreen-standi

    Whittington Hospital’da yapılan klinik çalışmada kadınların yüzde 82’sinin bu cihazla yapılan yöntemi tercih ettiklerini açıklayan doktorlar yeni cihaz sayesinde kliniğe başvuran kadınların yaşadıkları bekleme stresinin ortadan kalkacağını belirtiyor. Türkiye’de klasik yöntemlerle yapılan testin laboratuvar sonuçlarının çıkması ise bazen haftalarca sürebiliyor. Ayrıca yetersiz örnek alımı ya da sonucun anormal çıkması durumunda tekrar randevu alarak doktora gidilmesi de ciddi bir zaman ve maddi kayba yol açıyor. Dünyada rahim ağzı kanseri sebebiyle her yıl yüz binlerce kadının öldüğüne dikkat çeken bilim adamları, yeni tarama cihazı ile hastalığın erken evrede tespit edilerek bu ölümlerin azalabileceğini de kaydediyor.