Etiket: seks sorunları

  • Yatakta kafamızdaki sorular

    Yatakta kafamızdaki sorular

    Cinsel hayatınızla ilgili soruları siz bize sordunuz, biz de işin uzmanına… Destek için her zaman buradayız ama unutmayın en önemli iş size düşüyor; cinsel sıkıntılarınızı partnerinizle daima paylaşmak çözümün ilk adımı…

    Tarih boyunca erkekler kadınları anlayamamaktan yakındı. Oysa biz bile kendimizi anlayamıyoruz; hele ki konu cinsellik olunca… Cinsel hayatımız da orgazmımız da o kadar karmaşık konular ki adeta bir diyet listesi gibi elimize tutuşturulacak formüller arıyoruz. Her sevişmede orgazm olmak, her zaman istekle yanıp tutuşmak, filmlerdeki sahneleri gerçek hayata taşımak…

    Öncelikle rahat olun, her şey, her an “mükemmel” olmak zorunda değil. İnişler çıkışlar, istekler isteksizlikler, orgazmlar ya da sadece sarılıp yatmalar… Hepsi cinsel hayatın bir parçası… Sizin elinizden gelebilecek şeylerden biri ise cinselliğinizi öğrenmek. Sizlerden sık gelen soruların bir kısmını İstanbul Psikiyatri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan’a yönelttik. Şimdi öğrenme vakti…

    Orgazm taklidi yapıyorum, kendimi kötü hissetmeli miyim?

    Cinsellik kadınlar için öğrenilebilen bir konu… Becerilerimizi taklit yaparak öğreniyoruz. Günlük hayatta da bir şeyi öğrenirken ya teorik olarak okuyoruz ya da deneyip yanılarak, taklit yaparak öğreniyoruz. Orgazm da aslında böyle bir şey… Zaman zaman taklit yapmak kadınları kötü hissettirmemeli. Biz hala kadınlığımızla çok barışık değiliz o nedenle orgazm taklidi yapmayı bile suçluluk gibi algılayabiliyoruz. Oysa bu böyle olmamalı… Orgazm zaten çok komplike, kadın cinselliği de öyle. Taklit etmek, cinselliği ve orgazmı öğrenmenin bir parçası… İki yüzlülük olarak düşünmemek lazım. Orgazmı taklit etmek, kadınların cinsel becerilerini ve cinsellikten alacakları keyfi artıracak da bir şey. Kegel egzersizleri dediğimiz; pelvik kaslarını beş saniyelik aralıklarla tutup bırakarak uygulanan bir egzersiz var. Bu egzersizlerle kadınlar orgazmı başta taklit ediyor, sonra öğreniyor. Bir kadın, yatakta “Eyvah orgazm olamıyorum, eyvah şimdi taklit yapıyorum” diye düşünürse, o kadın dışarıdan sorgulayan bir konuşma baloncuğu haline gelir, yatakta olan sadece bedenidir.

    Öte yandan her seferinde orgazm olmak gerekmez, bu da yanlış mitlerden biri… Her seferinde orgazm olamamak bizim iyi bir cinsellik yaşamadığımızı göstermez. Skora ve sonuca takılmamak gerekiyor.

    Bazen o kadar isteksiz oluyorum ki eşimin aklına seks gelmemesi için evde pejmürde geziyorum.

    Her an cinsellik istenmeyebilir ancak biyolojik olarak hayatımızda önemli bir yer tutuyor. İstenmediği zaman nasıl orgazm olunmuyorsa ve kadının bunu rahatça söylemesi gerekiyorsa, istemediğinde de kendini hazır hissetmediğini söyleyebilmesi lazım. Çiftlerin iletişimi çok kuvvetli olmalı ve kadın, “Şu an sevişmek istemiyorum ama bu seni istemediğim, sevmediğim anlamına gelmiyor” diyebilmeli. Çünkü konuşmayınca erkek baskı yapmaya başlıyor ya da istenmediğini düşünüp iyice uzaklaşıyor. Bizim en uygun cinsellik dediğimiz şey soru işaretlerinden arınıp yatağa girmek… “Olur mu olmaz mı, bulunduğumuz mekan uygun mu değil mi” diye düşünmeden yaşamak, sorgulamamak… Eğer istemiyorsak bunu da sorgulamamamız gerekiyor. Bu istemeyişin altındaki nedenleri konuşmak önemli… Kadının isteksiz olduğu hamilelik, aldatılma gibi durumlar da var. Aldatılan birçok kadın eşini affetmiş olsa bile cinsellik için kendini uzun bir süre hazır hissetmeyebiliyor. Hatta iş yerindeki stres de, çocukların evdeki varlığı da kadınların isteğini olumsuz etkileyebiliyor. Tüm bunları eşlerin konuşabilmesi, yıllar geçse bile cinsellikle ilgili fantezileri, değişiklikleri birbirlerinden esirgememeleri çok önemli.

    Anne olunca sevişmekten eskisi kadar hoşlanmaz oldum, değişecek mi?

    Normal doğumlardan sonra vajinanın kendi halini alması altı haftayı buluyor. Özellikle kadın doğum uzmanlarının söylediği egzersizlerle vajina biraz daha hızlı toparlanabiliyor. Biz ise taze annelere rolleri ayırmalarını öneriyoruz. Annelik gömleği giyildiğinde cinsellik rolünü rafa kaldırıyoruz. Oysa adaptasyon sürecinin sonrasında kadının kendini hazırlamış olması, eşlerin de o sürede kadınlara sonsuz destek sağlaması gerekiyor. Annelik hüznü de oluyor, vücut değişiyor, uykusuzluk yaşanıyor. Babaların, “Harika görünüyorsun, çok güzelsin, harikulade bir eşsin” gibi sözleri söylemeleri gerekiyor. Başka bir odada uyumaya başlayan ya da evden uzaklaşan babalar var ve bu anne için çok yaralayıcı bir şey…

    Eşimin erken boşaldığını düşünüyorum, bunu ona nasıl söyleyebilirim?

    Erkeklerde de stres, gerginlik ve işle ilgili sıkıntılar erken boşalmaya neden olabiliyor. Bir de erken boşalmanın aşamaları var; vajinaya girer girmez mi, beş dakika içinde mi? Kadın orgazm olmadan erkeğin boşalması da süre ne olursa olsun erken boşalma kabul edilebilir. Eşinizle bunu uygun bir dille konuşabilirsiniz. “Sürenin biraz daha uzamasını istiyorum, neler yapabiliriz?” diyebilirsiniz. Her erkek hayatının belirli döneminde erken boşalma sorunu yaşayabilir. Onun da bunu rahatça ifade edebilmesi, eşiyle de bunu konuşup kabul edebilmesi önemli. Yargılayarak, suçlayarak değil anlamaya çalışarak iletişim kurulmalı. “Sen yapıyorsun” değil, “Ben böyle hissediyorum” diye konuşulmalı… Erkekler için erken boşalmayı önleyebilecekleri kolay egzersizler var.

    Her sevişmede orgazm olamıyorum ve bunu dert etmiyorum ama eşim kendini kötü hissediyor.

    Bunu cinsellik esnasında değil, başka bir zaman konuşmak gerekiyor. “Cinsellik keyif aldığımız bir şey ama her seferinde orgazm olmayabiliriz” diyebilmek gerekiyor. Bunun cinsellikten keyif almadığımız anlamına gelmediğini söyleyebilmek gerekiyor. Bu konuşulabildiğinde yataktaki gerginlik de azalacaktır. “Eyvah orgazm olmadım, ne düşünüyor?”, “Eyvah, orgazm olmasını sağlayamadım, daha ne yapabilirim?” gibi gerginlikler işleri daha da zorlaştırıyor. Orgazmı, cinselliği, görev gibi görmemek gerekiyor.

    Eşim zaman zaman mastürbasyon yapıyor, kendimi kötü hissetmeli miyim?

    Kötü hissetmeyin, aksine yardımcı olun. Mastürbasyon bizim gözümüzde felaketleştirdiğimiz bir şey olmamalı. Erkeğin de hayal kurması, arzulaması, zihinsel olarak cinselliği yaşaması gerçek cinsellikte de daha etkin olmasına yardımcı olabilir. Ama şöyle bir faktör var; mastürbasyon gerçek cinselliğin yerini alıyorsa sıkıntı var demektir. Gerçek cinsellik daha sosyal, iletişim kurmaya açıktır, mastürbasyon ise asosyal ve tek başınadır. Aynı şey kadın için de geçerli… Eskiden kadınlar ve kadınlık ile ilgili çok az kaynak vardı. Kadınlar artık cinsellik anlatan kitapları çok daha rahat alıp otobüste, parkta, bahçede okuyabiliyor. Bu beni çok sevindiriyor. Kadınlar artık dişilikleri ile daha barışık… Kadınlar da bu tür yayınları daha fazla okuyabilir, kendilerini daha iyi tanıyabilir ve kendilerine dokunabilirler. Ancak sınırı cinselliğin asıl olması, fantezi dünyasının bunun önüne geçmemesi…

  • Yatak odası faciaları

    Yatak odası faciaları

    Yatak odanızda her şey yolunda gitmiyor olabilir. Özellikle eşinizden kaynaklanan bazı sorunlar söz konusuysa her biriyle nasıl baş etmeniz gerektiğini bilmelisiniz.

    Ön sevişme sırasında çok heyecanlanıyor

    Partnerinizin kalp atışları ön sevişme sırasında kontrolden çıkıyorsa bayrağı elinize almanın zamanı gelmiştir. İlk siz ona dokunun ve bu dokunuşlardan geri dönüşler almaya çalışın. Heyecanlanmaması için onu telkin edin. Ön sevişmeye düşük tempoda başlayıp daha sonra yavaş yavaş hızlanın.

    Eşiniz sevişme sırasında sıkılıyor

    Birlikte yatağa giriyor ve öylece uyuya kalıyorsanız yeni bir şeyler deneme zamanınız gelmiş demektir

    Tuhaf sesler çıkartıyor

    Seks sırasında eşiniz size garip gelen sesler çıkartıyorsa bastırmak için müzik açmayı deneyin. Fakat bunu ona çaktırmadan yapmalısınız. Sonuçta onun kendine olan güvenini kaybetmesi seks hayatınızı tehlikeye sokar.

    Seksle ilgilenmiyor

    Sevgiliniz seksle ilgilenmiyorsa öncelikte kullandığı ilaçların yan etkilerini araştırın. Eğer ilaç kullanmıyorsa büyük ihtimalle zor bir dönemden geçiyordur. İşle ilgili büyük bir baskı altında olabilir. Onu konuşturmaya çalışın ve birlikte bir çözüm yolu arayın. Bunlardan biri değilse ilişkinizi gözden geçirmenizin zamanı gelmiş demektir.

    Eşiniz çok erken geliyor

    Eşinizin seks esnasında sizi yarı yolda bırakması en büyük sevişme felaketlerinden biri olabilir. İyisi mi hareketin kontrolünün sizde olduğundan emin olun. Ya üstte olduğunuz pozisyonları tercih edin ya da eşinizden biraz yavaşlamasını isteyin.

    Eşiniz erekte olmakta zorlanıyor

    Partneriniz ereksiyona girmekte güçlük çekiyorsa dürtülerini harekete geçirmek için biraz daha uğraşmanız gerekiyor olabilir. Genital bölgesiyle ilgilenmeniz işe yaramıyorsa dokunmanızdan hoşlanacağı başka bölgeleri seçin.

    Berbat öpüşüyor

    Eşinizin öpüşü sizi cezbetmiyorsa bütün kontrolü elinize almaya bakın. Sizi öpeceği sırada durmasını söyleyin ve öpüşmeye ilk siz başlayın.

  • Cinsel Sorunları Tetikleyen Duygular

    Cinsel Sorunları Tetikleyen Duygular

    Bilinçaltınızda bastırmaya çalıştığınız ve sizi kemiren 5 tip duygu, seks hayatınızın da bu yüzden önüne geçiyor. Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe, kişilerin yaşadıkları bu sıkıntıları ve nedenlerini anlatıyor.

    Endişe, korku ve kaygı cinselliği nasıl etkiler?

    Bu duygular türlü biçimlerde kendini gösterir. Karşı cinsten korkmak, cezalandırılmaktan korkmak, gebelikten korkmak, canının acımasından korkmak, başkasına bağımlı kalacak olmaktan korkmak, cinsel hastalık kapacak olmaktan, korkacak olmaktan korkmak…

    Bütün bunlar, kişide adrenalin adı verilen stres hormonunun salgılanmasına yol açar, adrenalin aşk kaslarında kasılma yapar ve cinsel doyumu azaltır, cinsel tepkilerde bozulmalara neden olur, bu da cinsel sorunlara yol açar.

    Saldırganlık ve öfke, cinsel hayata nasıl yansır?

    Saldırganlık ve öfke seks ile boşaltılamaz. Erkekler türlü suçlara yönelebilir, yarışmalı ve tehlikeli sporlara heves edebilir. Kadınlar ise erkek düşmanı olabilir veya kendilerini erkeklerin kollarına bırakmak istemeyebilirler.

    Ayrıca kadınlarda cinsel soğukluğun en açık seçik nedenlerinden biri erkek düşmanlığıdır.

    Suçluluk ve günahkarlık duygusu cinsel hayatı bitirir mi?

    Suçluluk ve günahkarlık duyguları, nedenleri en kolay bulunabilecek olan duygulardır yani cinsel terapist, hastanın çocukluk özgeçmişinde bunun izlerini bulmakta güçlük çekmez. Ebeveynler kendi iç yasak ve koşullanmalarından ötürü, çocuklarını yeteri kadar sevip okşamaktan kaçınırlar, onlarla cinselliği konuşmazlar, bu da çocukta fiziksel temasa karşı bir ürkeklik yaratabilir.

    Hatta çoğu zaman, çocuğun cinsel organıyla oynamasına da izin vermezler ve onu mastürbasyon yaparken yakaladıklarında hakaret ederler, cezalandırırlar ve çocukta cinsellikle günah düşüncesinin birleşmesine yol açarlar. Kendisini suçlu hisseden bir çocuk yetişkinliğinde haz veren bir cinselliği hak etmediğini düşünebilir veya cinsel sorun yaşayarak kendi kendini bilinçdışı olarak cezalandırabilir.

    Cinsel işlevsizlik yaratan duygular nelerdir?

    Cinsel işlevleri zayıflatan veya cinsel isteği azaltan duygusal engellerden biri de aşağılık ve değersizlik duygularıdır. Bu duygulara sahip kişiler, çeşitli nedenlerden ötürü, başka insanlara oranla kendilerini eksik veya yetersiz hissederler. “Ben beceriksizim, ben yetersizim, ben değersizim” düşüncesi zamanla kişiyi gerçekten beceriksizleştirebilir, cinsel gücünü azaltabilir, cinsellikten kaçan bir hale getirebilir.

    Her insanın başkasıyla mukayese edilemeyecek veya kıyaslanamayacak kendine özgü birtakım özellikleri, cinsel doyumları ve başarı düzeyleri vardır.

    Utangaçlık duygusu seksin önüne geçebilir mi?

    Başarılı ve doyurucu bir cinsel yaşamın önüne dikilen en büyük engellerden biri aşırı utangaçlıktır. Cinsel konularda rahat olmayan, cinselliği rahat konuşamayan ve aşırı sıkılgan olan kişiler cinsel heyecanlarını kontrol altında tutmaya çalıştıkları için gerçek doyuma ulaşamazlar.

    Utangaçlık duygusunun güven duygusuyla sıkı bir ilişkisi vardır. Kendine ve performansına güven duymayan kişiler utanç duygusuyla cinsellikten kaçabilirler. Partnerler kişilerin utangaçlık davranışını etkileyebilir, bunu baskı yaparak, suçlayarak, alay ederek, utandırarak ve motive etmeyerek yaparlar.