50 yaşından sonra seksin daha ağrılı olacağı söylenir. Bunun pek çok nedeni bulunur. Östrojen düzeyleri pek çok kadında özellikle orta yaşlardan sonra azalmaya başlar. Dolayısıyla da vajinalar daha kuru olur ve daha genç yaşlarda bulunan kişilere göre aynı esnekliğe sahip değildir. Bu durumda da birleşme sonrası genital bölgede ağrı hissi oluşur.
50 Yaş Üzeri Sex Acıtır! Nedenleri Nelerdir?
Vücutta oluşan östrojen azalmaya başlar. Bu nedenle de cilt kurur ve elastiklik özelliğini kaybeder. Ek olarak ise vajinada normal sağlıklı bakteriler ortadan kalkar. Sıcak basmaları ve menopozda ruhsal açıdan buna etki eder. Belirtiler nasıl fark edilir;
Cinsel birleşme sonrasında bölgede ağrı oluşur.
Cilt gerginleşir. Akıntı daha fazla olur ve bu akıntı daha kötü bir kokuya sahiptir.
Dar kıyafet giyildiğinde normalde olduğundan daha fazla tahriş olur.
50 yaşın üzerinde bulunan kişiler bu belirtilere sahip ise mutlaka bir doktor ile görüşmelidir.
Ne Yapılmalı: Öncelikle sağlık uzmanı ile görüşmek en doğru yöntem olacaktır. Bunun dışında 50 yaş üzeri seks ağrısı yaşayan kişiler vajinal kullanım için özel bir şekilde hazırlanmış olan yağlardan kullanabilir. Bunun yanı sıra etkisi daha uzun olan nemlendirici kremlerde kullanılabilir. Kullanılan nemlendiriciler ve özel yağlar sonucunda ağrı hisside hafifleyecektir. Ancak öncelikle uzman bir doktor ile görüşülmesi daha doğru bir adım olacak.
Gebe kalmak için neler yapılmalı? İstemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerden bazılarında altta yatan problem uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması, ya da uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit nedenler olabilir.
Gebe kalmak için neler yapılmalı?
Kadınların herhangi bir ayda gebe kalma olasılıkları %20-25 arasındadır. Çiftler bilgi eksikliği nedeni ile yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu olasılığı azaltabilirler. Kısır olduklarını düşünen bazı çiftlerde alınacak basit tedbirler ve uygulanacak çok kolay yöntemler ile hiçbir tedaviye gerek kalmadan gebelik elde edilebilir.
Uygun zaman
Gebelik isteyen çiftler için cevaplandırılması gereken ilk soru en uygun zamanın ne olduğudur. Düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama genelde adet siklusunun 14. gününe denk gelir. (adet kanamasının başladığı günden itibaren 14. gün). Ancak yumurtlama tarihinde sapmalar olabileceği, ve sperm ile yumurta hücresinin kadın vücudu içinde yaşama potansiyeli göz önüne alındığında 9 ile 15. günler arasında gün aşırı cinsel ilişki olması gebelik şansını yükseltir.
İlişkinin her gün önerilmemesinin sebebi erkeğin sperm kalitesini düşürmemektir. Her ilişkiden önce erkeğin en az 48 saat süreyle boşalmaması özellikle sperm sayısı düşük ya da sınırda olan erkekler için yararlıdır. Alınabilecek başka bir önlem de ilişkinin sabah olmasıdır. Boşalmanın olmadığı geceyi takip eden sabah erkeğin sperm düzeyleri en yüksek sayıdadır. Ancak bu ilişkiler yaşanırken “bugün mutlaka ilişkide bulunmamız gerekir” şeklinde stres yaratmak gebelik açısından olumsuz etki gösterir. Bu stresi gidermek için olayı kendi haline bırakmak veya egzersiz, yürüyüş gibi stres giderici faaliyetlerde bulunmak gereklidir. Unutulmamalıdır ki üreme sistemini yöneten bütün hormonlar hem fiziksel hem de ruhsal strese karşı hassasdır.
Uygun Şekil
Gebelik için uygun dönem saptandıktan sonra ikinci aşama cinsel birleşmenin şeklidir. Pek çok pozisyon gebelik için uygun ortam yaratmaz. Normal bir ilişki sonrası gebelik oluşabilmesi için spermlerin vajinaya uygun şekilde bırakılması ve vajinanın spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda durması gerekir. Bu şartları sağlayan pozisyonlar erkeğin üstte olduğu, kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu pozisyonlar ile kadının diz-dirsek pozisyonunda olduğu şekillerdir. Erkeğin üstte olduğu durumda kadının kalçaları altına bir yastık yerleştirerek pelvisini yükseltmesi spermlerin doğru yönde ilerlemelerine yardımcı olur. Diz-dirsek pozisyonu ise özellikle sperm sayısı düşük olan durumlarda ek fayda sağlar. Oturur pozisyonda, kadının üstte olduğu veya ayakta olan cinsel ilişkiler gebelik elde etmek için uygun değildir.
İnsanlarda cinsel ilişkinin amacı büyük ölçüde haz almak olmasına rağmen biyolojik açıdan primer amacı soyun devamını sağlamak yani gebelik elde etmektir. Bu amaç dışında birleşme doğada sadece insanda ve birkaç türde daha olmaktadır. Gebelik elde etmek isteyen çiftler bu nedenle ilişki esnasında bazı etkinliklerden kaçınmalıdırlar. Bunların başında oral seks gelir. Tükrük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalıdır. Yine benzer mekanizma ile ilişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyor ise su bazlı olanlar tercih edilmelidir. Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH’ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez.
İlişki sonrası
Eğer ilişki sonrası kadın hemen ayağa kalkarsa fazla miktarda meni dışarıya kaçacaktır. Spermler rahim ağzına ulaşacak yeterli zaman bulamadıkları için bu durum gebelik elde edilmesi açısından önemlidir. Gebe kalmak isteyen bir kadın ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıp idrar yapmaya ya da yıkanmaya gitmemelidir. İdeal olan kalçalarının altına bir yastık koyarak 20-30 dakika kadar yatmasıdır. Erkek de meni kaçağını azaltmak için birkaç dakika kadar kendini geri çekmemelidir.
Vajina dışarıdan kulanılan herhangi bir maddeye gereksinim duymadan kendi kendini temizleyebilen ve uygun ortamını yaratan bir organdır. Adet kanaması ve ilişki sonrasında dahi vajina sağlıklı kalabilmek için kendi önlemini alır.(Eğer ilişkiden sonra kötü bir koku duyuluyor ise bu enfeksiyonun belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerekir). Sadece gebelik isteyenlerde değil hiçbir kadında vajinal duş önerilmez.İlşiki öncesi yapılan duş vajen pH’ını değiştireceğinden gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Spermin yaşama şansı tehlikeye girer, ilişkiden hemen sonra yapılan duş ise spermleri ortamdan uzaklaştıracağından, şansı azaltır. Ayrıca duş, bakterileri kadın üreme sistemi içinde yukarılara doğru zorlayarak enfeksiyon ve dolayısı ile infertilite şansını arttırır.
Özet
Gebe kalmayı planladığızda 3 ay öncesinden korunmayı bırakın
Gebe kalmak için en uygun zamanda gün aşırı ilişkide bulunun
Gebelik için uygun dönemdeki ilk ilişkiden önce ve iki ilişki arasında erkeğin 48 saat boşalmamasının ideal olduğunu unutmayın
Sabah erken saatte ilişkide bulunun
Kayganlaştırıcı kullanmayın
Hiçbir zaman vajinal duş yapmayın
Vajinanın doğal duruşunu sağlayan gebelik için uygun pozisyonları tercih edin
Alternatif seks yöntemlerinden uzak durun
Su altında ilişkide bulunmayın.
Karnızındaki bebek doğup da onunla tanıştıktan sonra hayatınız bir süre eski düzenine girmeyecek ve eski halinize gelmeniz biraz zaman alacak bunun farkındasınız. Örneğin aldığını kiloları verip hamile kalmadan önceki halinize dönmeniz için biraz zamana ihtiyacınız var. Benzer şekilde yatak odası departmanı için de eski düzene dönmek biraz zaman gerektirebilir
Doğum sonrası seks ile ilgili ipuçları
Doğum sonrası genelde ilk 6 haftalık sürede cinsel ilişki olmamasını öneriyoruz. Bunun nedeni yeni annenin hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan kendini toparlaması ve bunun yanında olası bir enfeksiyon riskini en aza indirmek. Dünyanın kadın hastalıkları ve doğum konusundaki en saygın bilimsel dergilerinden biri olan British Journal of Obstetrics and Gynecology dergisinde yayınlanan bir makaleye göre yeni annelerin çoğu bizim bu önerimize uyuyorlar hatta daha uzun bile bekliyorlar
Doğum sonrası seks
Avusturalya’da bulunan Murdoch Children’s Research Institute araştırmacıları ilk kez anne olan 1507 kadın ile ilgili çalışmalarında doğum sonrası ilk cinsel ilişkinin ne zaman olduğunu sorgulamışlar. Buna göre 6. haftanın sonunda hastaların %41’i, 8. haftanın sonunda %65’i ve 12. haftanın sonunda %78’i vajinal seks yaptığını bildirmiş.
İncelemede doğum sonrası ilk ilişki için beklenilen sürede en önemli etkenin doğum sırasında herhangi bir komplikasyon olup olmadığı ortaya çıkmış. Sezaryen olan, doğumda epizyotomi açılan ya da benzeri bir komplikasyon yaşayan kadınların bekleme sürelerinin anlamlı olarak 6 haftadan daha uzun olduğu saptanmış.
Çalışma, doğum sonrası seks yaşantısının normale dönme süresi ile ilgili evrensel bir süre olmadığını göstermiş. Herşeyin 6 hafta sonra normale döneceği şeklinde kesin bir zaman sınırı herkes için geçerli değil özellikle de cinsel yaşantı konusunda.
İyileşme ve normale dönme sadece fiziksel iyileşme anlamına gelmiyor. Ruhsal iyileşmenin de tamamlanması gerekli. Bir çok yeni anne bebeğinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken çok meşgul ve yorgun olduklarından cinselliği düşünecek enerjileri kalmıyor. Bazıları ise doğum sonrası cinsel ilişkinin ağrı ve acıya neden olacağı korkusu yaşayabiliyorlar. Bunların hepsi normal ve insani davranışlar ve kadının bundan dolayı suçluluk duyması gereksiz ve anlamsız.
Gebelik ve lohusalık döneminde cinselik ile ilgili en sık karşılaşılan 4 yanlış bilgi ise şunlar
1. Gebelikte cinsel istek (libido) azalır
Gebe bir kadının libidosunda azalma tamamen normal bir durumdur. Bu azalma özellikle yakınmaların fazla olduğu ilk üç aylık dönemde en fazladır. Ancak bu tüm gebeler için geçerli değildir. bazı kadınlarda artan hormonların etkisi ile libido artışı gözlenebilir. Özellikle gebelik ilerledikçe kadın kendi vücut hatlarını daha fazla beğenip kendini daha seksi hissedebilir. Pek çok çift dokuz ay boyunca tatminkar ve keyifli bir cinsel yaşantıya sahip olurlar. Burada önemli olan neyin normal neyin anormal olduğuna takılmamaktır çünkü normal diye bir şey yoktur.
2. Seks bebeğe zarar verebilir.
Gebelikte yaşanan cinsel ilişkinin bebeğe zarar vermesi olanaksızdır ancak bu yanlış inanış hemen hemen tüm kültürlerde inatçı bir şeklide varlığını sürdürmektedir. Bu korku çoğu zaman erkeklerde daha güçlüdür.
Eğer erken doğum riski, plasenta previa, nedeni açıklanamayan vajinal kanama, rahim ağzında açılma gibi bir komplikasyon yoksa ve doktorunuz gebelik sırasında seksi yasaklamadıysa çoğu zaman cinsel ilişki anne adayı ve bebek açısından %100 güvenlidir. Ancak gebelik haftasına bağlı olarak ilişki poziyonlarında rutin dışına çıkmak gerekebilir. Gebeliğin yaklaşık 15-20. haftalarından itibaren sırt üstü yatmanın önerilmediğini aklınızdan çıkarmayın
3.Doğum sonrası 6. haftada cinsel yaşantı başlamış olmalıdır.
Eğer ilk 6 hafta içinde cinsel rutininize dönebildiyseniz tebrikler. Mutlu azınlığa dahilsiniz demektir. Az önce de belirttiğimiz gibi 6 haftada eskiye dönebilenlerin oranı sadece %40 civarında.
6 hafta, doğum sonrası iyileşmeniz açısından en az gerekli süre ve pek çok kadın daha uzun zamana gereksinim duyuyor. Doğum sonrası genital organlarınız daha hassas ve enfeksiyonlara daha açık. Bununla beraber açılmış olan rahim ağzının eskisi gibi kapalı hale gelmesi de yaklaşık 6 hafta alıyor. Eğer doğumda epizyotomi açıldıysa bunun iyileşmesi de 6 hafta civarında gerektiriyor. Bu arada ilk defa bebek sahibi olan kadınlar içinde doğum sırasında en ufak bir yırtılma ya da kesi olmayanların oranının sadece %10 olduğunu hatırlatmakta yarar var. Bu nedenle ilk 6 hafta içinde vajinal ilişki önerilmiyor ancak cinsel istek varsa ilişki olmadan yaşana yakınlaşmalar çiftlerin birbirine yeniden bağlanmasına yardımcı olması açısından önemli
Doğum sonrası seks ile ilgili ipuçları
4. İlk seferinde acı olur
Hemen hemen her kadın doğum sonrası ilk cinsel ilişki sırasında canının acıyacağından korkar. Bu son derece normal bir korkudur ancak vücudunuza ve ruhunuza iyileşmesi için yeterli zamanı tanırsanız seks bir problem olmayacaktır. Her kadının kendini hazır hissetmek için farklı zaman sürelerine gereksinim duyduğunu mutlaka akılda tutmak gerekir. İlk seferlerde kuruluk olabileceğinden kayganlaştırıcıların kullanılması yarar sağlayacaktır. Bebeğinizi emziriyor olsanız bile doğum kontrolüne dikkat etmeyi ihmal etmeyin. Unutmayın hayat sürprizlerle doludur
Ön Sevişme Hakkındaki Gerçekler… Kama Sutra kurallarına göre erkek; ilişkiye geçmek için kesinlikle aceleci davranmamalı. Önce eğlenceli bir konu hakkında konuşmalı, hatta bir iki kadeh hafif bir içki içmeliler. Hatta akabinde birlikte şarkı söylemeli ya da dans etmeliler. Sıcaklık yükselmeye başlamalı… Modern zamanlarda; hızlı yaşıyoruz. Şimdilerde birbirimize dokunmanın ne kadar eğlenceli olduğunu unutmuş durumdayız, İngiltere’nin en çok satan kitaplarından biri olan The Great Lover Playbook’un yazarı Lou Paget; “Ön sevişmeye yeterli zaman ayrılmıyor” diyor ve ekliyor, “Seks artık fast food yemek gibi oldu. Bir an önce sonuca ulaşmak istiyoruz.”
Ön Sevişme Hakkındaki Gerçekler
Jinekolog Dr. Ayşe öz ise “iyi bir ön sevişme, hoş bir seksi tam bir fenomene dönüştürebilir” diyor ve ekliyor; ” Kanınız daha hızlı akmaya başlar ve vücudunuz hassaslaşır. Kolunuza hafifçe dokunması bile sizi tahrik edebilir.” Hiç şüphesiz, kadınların yüzde 80’i ön sevişmeyi ne kadar uzun tutarlarsa orgazmı da o oranda garantilediklerini söylüyor. Aşağıdaki ön sevişme raporunu okuyun; şaşırtıcı buluşlar, uzman tavsiyeleri ve kendinizle ilgili keşifler sizi daha ciddi bir aşka götürecek…
Ön Sevişmenin İdeal Süresi Nedir?
10-20 dakika
Kadın ve erkek üzerinde; ön sevişmenin ne kadar sürmesi gerektiğiyle ilgili bir araştırma yapıldı. 26 yaşındaki Jale; “ön sevişme sırasında kafamdaki tüm düşünceleri en aza indirgeyebiliyorum. Onun hemen işini bitirmek istediğini düşünmek ya da öyle hissetmek istemiyorum” diyor. Peki ya erkeklere göre?- 30 yaşındaki Mehmet; “Bazen üç dakika içinde her şeyi bitirmek istiyorum” diye itiraf ediyor ve ekliyor; “Ama sonra birbirimizin vücuduna ne kadar uzun süre odaklanırsak o kadar güzel bir seks yaşadığımızı ayırt ediyorum. En az 15 dakikamı ön sevişmeye ayırmam gerektiğini biliyorum. Bir kadını mutlu etmek bir tür ego tatmini aynı zamanda.” Belki de sırf bu yüzden erkeklerin yüzde 30’u ön sevişmenin yarım saat uğraşmaya değdiğini düşünüyor. Üzgünüz ama bu yüzde 30’luk kesimin telefon numaralarını size veremeyeceğiz!
– “Bazı kadınlar sekste aradıklarını bulamadıkları için ön sevişmenin çok daha uzun sürmesini isteyebiliyorlar” diyor The Best You’ll Ever Have kitabının yazarlarından Shannon Mullen ve ekliyor; “Miktar için değil, kalite için çabalıyorlar olsa gerek!” 35 yaşındaki Selin ise “Manzaralı yoldan gitmek her zaman kısa yoldan gitmekten daha eğlencelidir. Ancak bazı geceler kısa yolları da tercih edebilirsiniz” diyor.
Ön Sevişme Hakkındaki Gerçekler
Kadınların En Hoşuna Giden Ön Sevişme Taktikleri
Evet; kadınlar ne tarz bir ön sevişmeyle çılgına dönerler? Yüzde 31’i boyunlarının ve omuzlarının öpülmesinden çok hoşlanıyorlar. Bunu yüzde 19 ile oral seks, yüzde 11 ile mastürbasyon takip ediyor. “Bir kadının kulak memesiyle omuzlarının arası tam anlamıyla bir tahrik bölgesidir” diyor The Great Lover Playbook kitabının yazarı Lou Paget ve ekliyor; “Sinir uçlarının yoğunluğundan dolayı, bu bölge oldukça hassastır.”
Hiç kimsenin kaygılarının dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin. 28 yaşındaki Ceren; “Eşim kalçalarıma dokunduğu zaman utanıyorum” diyor ama köprücük kemiğine dokunduğu anda inanılmaz bir zevk alıyormuş.
Biz kadınlar; bize tapılmasından hoşlanıyoruz. Tek sorun erkeklerin ilişkiye girme isteği. Shannon Mullen ise “Erkekler hemen genital bölgeye yoğunlaşıyor. Çünkü vücudumuzda dokunmayı en sevdikleri nokta orası. Partnerleri için de durumun aynı olduğunu sanıyorlar” diyor.
Erkekler belki de yetiştirilişlerinden dolayı kadınlar kadar hassas bir vücuda sahip değiller diye düşünüyor, Newyork Center of Human Sexuality Başkanı Marian Dunn. “Erkek çocuklarıyla top oynayıp güreşirken, kız çocuklarını kucağımıza alır okşarız. Dolayısıyla erkekler yetişkin oldukları zaman, seks sırasında en hassas bölgelerine dokunulmasını isterler, başka şeylerin de hoşlarına gidebileceğini hiç düşünmezler” diye de ekliyor.
31 yaşındaki Can ise kendi teorisini açıklıyor; “Erkekler keşfe çıkmaktan hoşlanırlar. Aşağıdaki bermuda üçgenini merak ederler. Bizi belin üst kısmında tutmanın tek yolu ne biliyor musunuz? Eteğinizi yukarı çekmek.”
Erkekleri En Çok Baştan Çıkaran Oral Seks Yapmak Yaptırmak
Erkeklerin en favori ön sevişme aktivitelerini listelediklerine asla inanmazsınız… Aslında inanmalısınız çünkü tamamıyla sizin düşündüğünüz gibi… 25 yaşındaki Ali diğer hemcinsleri gibi; “Sevişirken kız arkadaşımın aşağılara inmesine bayılıyorum. Doğum günü hediyesi almak gibi bir şey bu benim için” diyor. Erkekler partnerlerinin bu işin tamamıyla içinde olmalarından hoşlanıyorlar.
“Aldıkları haz sadece fiziksel değil” diyor The Complete Idiot’s Guide To Amazing Sex kitabının yazarı Sari Locker ve ekliyor, “Erkekler kadın vücudunun tüm bölgelerinin kız arkadaşları tarafından kabul edilmesi fikrinden hoşlanırlar.” Ayrıca en fazla tedirgin olduğunuz konu olan seksi erken bitirme konusunda içinizi rahat tutabilirsiniz. Erkeklerin yüzde 78’i cinsel birleşme sırasında ara verilmesini o kadar da fazla önemsemiyor. Henüz erkeklerin oral seksten hoşlandıktan başlığının altındayken şunu da belirtmeden geçemeyeceğiz; erkeklerin yüzde 23’ü kendilerine oral seks yapılması kadar oral seks yapmaktan da hoşlanıyor.
Buna ek olarak, daha fazla sayıda erkek en favori ön sevişme aktivitesini partnerine oral seks yapmak olarak tanımlıyor. 32 yaşındaki Raif; “Sadece tek bir bölgeye yoğunlaşmak çok güzel. Hamleler çok daha yavaş ve dolayısıyla tahrik edici oluyor. Bir anda dünyadaki her şeyi unutuveriyorsunuz” diyor.
Ankete katılan kadınlar erkekler kadar şevkli değiller bu konuda. Sadece yüzde 5’i kendilerine oral seks yapılmasından hoşlanıyor. Ankete katılan kadınlardan biri; “Bazı erkekler yatakta öylece yatıyorlar. O yatarken siz aşağıda onu tahrik etmek için uğraşıp duruyorsunuz. O ise o anda sanki olayın bir parçası değilmiş gibi davranıyor” diyor.
Lou Paget; “Çiftler pozisyon değiştirmeyi denemeliler. Böylece erkek olaya daha fazla dahil olabilir. Ayakta olmayı ya da oturmayı deneyin. Onu omzunuza elini koyması konusunda cesaretlendirin. Bir erkek karşısındaki kadına ne kadar fazla bakar, ona ne kadar dokunursa sekse o kadar dahil olur” diye tavsiyede bulunuyor.
Erkekler Yönlendirilmek İstiyorlar!
Evet; ankete katılan erkeklerin yüzde 55’i kadınların daha fazla ön sevişme direktifi vermesinden hoşlanıyor. “Detaylar çok önemlidir” diyor 34 yaşındaki Deniz ve ekliyor, “Hiçbir erkek, ne kadar olgun olup olmadığı önemli değil, garip bir şekilde kadının ne istediğini biliyor.” Ankete katılan erkek ve kadınların çoğu konuşmak yerine jest yapmayı tercih ediyorlar. “Anlatmak yerine göstermek her zaman en etkin taktiktir” diyor Shannon Mullen ve ekliyor; ” Bazen erkeklerin bazı şeyleri sizden duymaya ihtiyaçları vardır. Eğer, ‘Bu çok iyi hissettiriyor’ veya ‘Ah evet’ gibi şeyler söylerseniz, ‘birazcık sola demeniz gerektiğinde bu onda bir şok etkisi yaratmayacaktır.” 34 yaşındaki Mine için her şey sessiz olmaya bağlı. “Fısıltılar duyguyu daha canlı tutuyor ve hiçbir zaman hor görülmüyor” diyor.
Ön Sevişmede Nelerden Vazgeçilebilir?
Seksi canlandırma fikri gerçek hayatta pek de uygulanamıyor. Ankete katılanlara; ‘Hangi Ön sevişme aktivitesini hayatınızdan çıkarabilirsiniz?’ diye sorulduğunda nerdeyse erkeklerin yarısı ve kadınların yüzde 31’inin cevabı birlikte porno film izlemek oluyor. Bir sonraki vazgeçilebilir aktivite ise argo konuşmak… Ayrıca bazı temel aktiviteleri de küçümsememek lazım. Erkekleri en fazla heyecanlandıran ilk üç aktiviteden biri de partnerinin soyunuşunu izlemek. Ayrıca her iki cinsiyet de iyi bir öpüşmeyle heyecanlanıyorlar.
Sadece küçük sürprizler ekleyin yeter! Lou Paget’e göre; yatakta yer değiştirmek, koltukta başlamak veya sol eliniz yerine sağ elinizi kullanmak ön sevişmeyi daha güzel kılıyor çünkü kendinizi acemi hissediyorsunuz. Acemi hissettiğinizde ise olaylar daha eğlenceli oluyor.
ERKEKLERİN İLK BEŞİ
1. Oral seks yapılması…
2. Oral seks yapmak…
3. Partnerini soyunurken izlemek…
4. Boynunu ve omuzlarını öpmek…
5. Dudaktan öpmek…
KADINLARIN İLK BEŞİ
1. Boyun ve omuz öpülmesi…
2. Dudaktan öpmek…
3. Belden aşağısının okşanması…
4. Göğüslerinin ellenmesi…
5. Oral seks yapılması..
Konu 1980 sonrası çocukları. Milenyum kuşağı, milenyaller, Y kuşağı… Her önüne gelen bir isim veriyor çünkü yeni dünya düzeninin bu özgürlük düşkünlerini anlamak, giderek karmaşık hale geliyor. Bu nesil artık yerini “Salvador öpüşmesi” ne bırakıyor. Porno filmler yerlerini çoktan sosyal medya hesaplarına bıraktı. İşte, yeni dünya düzeninde seksin evrimi.
Seks trendleri 2017
Y kuşağı ya da milenyaller
Son dönemlerde büyük iş yerlerinde, internette ve markaların hedeflediği kitleler içerisinde en çok lafı geçen kardeşler Milenyaller. Bruce Horovitz, X Neslinden Sonra Milenyaller. Bir Sonraki Nesil Ne Olacak? isimli kitabında açık bir biçimde tanımlamış bu kuşağı. 1980 sonrası doğan ve son doğum tarihi 2004 olan nesle, “Y Kuşağı” ya da “Milenyaller” adı veriliyor. Benim de içinde bulunduğum bu kardeşlerin belirli özellikleri var. Kalıpları sevmiyorlar. Belirli iş saatleri içerisinde çalışmaktan hoşlanmıyorlar. Özgürlük ve bağımsızlık favori kelimeleri… Bu nedenle en büyük istekleri ya bulundukları yerde yönetici olmak ya da daha da baskın olarak kendilerine ait bir iş kurmak. Doğum tarihleri 2000’lere yakın olanlar kısa ve öz konuşuyorlar. Yazı, video fark etmez, bir bilgi üzerine uzun vakit harcamayı sevmiyorlar. Konuşmalarında bile kelimelerden tasarruf etmek için bol bol emoji kullanıyorlar. (Gerçi araştırmalara göre her 5 kişiden 4’ü bu gülen suratları, yüzünü kapatan maymuncukları kullanıyor. Sadece bu kuşağa atfedip haksızlık etmeyeyim.) En büyük tüketim ortamları ve en çok sosyalleştikleri yer internet. Milenyal denilen bu kuşağın 27 milyon üyesi bulunuyor ve ülkemizin yüzde 35’ini oluşturuyorlar. Eee nesil farklılaştıkça, zevkler ve renkler de farklılaşıyor. Klasikler yerlerini yenilere doğru bırakıp seksin bildiğimiz ve alıştığımız sahnelerinden yavaş yavaş inmeye başlıyorlar. İşte bazı ana hatlar…
seks trendleri 2017
Açık ilişkiler nesli
Biliyorsun işte “Açık ilişki” ne demek. Önce hepimiz Facebook’un ilişki güncellemelerinden öğrendik bu kavramı. Vay efendim durumunu “Bekar” yaptı. “Son dedikoduyu biliyor musun? “In a relationship yapmış ilişki durumunuuuu…” tartışmalarının arasında bir de “Açık ilişki” kavramı ekledi sevgili Zuckerberg. Hem Face’ye hem de ilişki terminolojimize… Bunu kendi başına yapmadı elbette. Böyle bir ihtiyaç vardı ki “Open Relationship” diye bir sekme açıldı oraya. Nitekim ABD’nin en ünlü magazin ve gündem dergisi olan Rolling Stone yazarı Alex Morris; “Yeni nesil hem ikili ilişkileri hem de cinsel tercihleri ciddi şekilde gözden geçiriyor. Özel hayat, adanmışlık ve takılmak kavramları değişiyor” diyor. Röportajı içerisinde Ryan isimli bir milenyal erkek ve Lean isimli bir milenyal kadınla konuşuyor. Her ikisi de açık ilişkideler. Kendilerini şu şekilde ifade ediyorlar. “Gördüğüm ve beğendiğim herkesle birlikte olmak istiyorum. Bir aidiyete sahip değilim. Tek endişem benden önceki kuşakların yaptığımı yadırgaması ve beni dışlaması.” Yazar Morris, neslin monogomi, yani tek eşlilikten koşar adımlarla uzaklaştığını söylüyor. “Bu neslin 68 kuşağını andırdığını söylemek mümkün. Fakat 68 kuşağındaki, karavanlarda yaşayan ve kapitalizmi reddeden hippi kolonilerinin aksine bu çocuklar plazalarda ve kendi kurdukları özel işlerde çalışıyorlar. Spor yapıyorlar. Kaliteli besleniyor ve lüks dairelerde oturuyorlar.”
Öpüşmenin bile ismi değişiyor
Klasiklerden, hatta klişelerden sıkılmak bu kuşağın en önemli alışkanlığı dedik. Küçük bir nostaljik kesim dışında her bir milenyum kuşağı üyesi yeni bir deneyim, yeni bir isim arıyor hayatta. Hal böyle olunca da eski eşyaları bile retro, vintage adı altında modernize edip ancak öyle satıyorlar Y kuşağına. Seks için de aynısı geçerli. Hatta öpüşme için de öyle… seventeen.com sitesinde yapılan bir araştırmada Y kuşağının en çok zevk aldığı öpüşme tiplerinin listesini çıkarmışlar. Yani Fransız Öpücüğü out; oyunlu, şakalı öpüşmeler in. Mesela liste başı “Salvador Öpüşmesi.” Bu tekniğe göre dil doğrudan ağzın içerisinde değil, dudaklar ve dişin arasında yuvarlaklar çiziyor. Listenin ikinci sırasında “Buz Küpü” yer alıyor. Partnerlerden birinin öpüşmeden önce ağzında bir adet buz çiğnemesinden dolayı bu stile “Buz Küpü” adı veriliyor. Sıcak ve soğuğun temas etmesi de sitede yapılan yorumlara göre dondurma yemek kadar ferahlatıcı… Listenin üçüncü sırasındaki teknik ise, “Körü körüne öpüşme.” Bu stilde partnerlerden birinin gözleri bağlı. Bu noktada en kontrolcü olan partneri seçmek zevki katlıyormuş. Partnerlerden hangisinin daha kontrolcü olduğunu öğrenmenin en kısa yolu da kendinizi sırt üstü partnerinizin kucağına bırakmak. Gözlerinizi kapatın. İki ayağınızı yan yana koyun ve sırtüstü, eller yanda olacak şekilde kendinizi bırakın. Eğer partneri tutmazsa patates çuvalı gibi yere yuvarlanacak kadar rahat hanginiz bırakıyorsa, diğerinin gözlerini bağlayabilirsiniz.
Porno öldü yaşasın sosyal medya
Özellikle 1980 öncesi doğan X kuşağının yoğun yoğun yaşadığı bir süreçti seks furyası. Önce ABD’de sonra Türkiye’de bir dönem seks filmleri hiç olmadığı kadar trend oldular. Ardından telefon hatları, dergiler, CD’ler, DVD’ler derken porno sektörünün en son durağı internet oldu. Nitekim daha geniş bir dünyaya açılamazdı porno endüstrisi. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde yapılan araştırmalara göre bugün resmi internet kullanımı dahil internet üzerinde üretilen ve tüketilen içeriklerin yüzde 80’i porno veya pornografik içerik. İlk Y kuşakları ve X kuşakları için bu ciddi bir travmaydı. Hepimiz internette gezerken, “Yalnız mı yaşıyorsun? Gece eğlence ister misin?” mesajlarına ve kadının sınırsızca seks objesi olarak kullanılmasına şahit olduk. Millenialis and Sex makalesinin yazarı Alex Morris, “Milenyumdan önce pornokolik bir nesil yarattılar. Ancak yeni nesil için porno çok normal” diyor. “Yeni nesil pornografiyi hayatın dışında ve yasak bir eylem olarak görmüyor. Zaten var olan ve istenirse kolayca ulaşılabilecek bir internet içeriği olarak biliyor.” Morris’in söyleşi yaptığı Milenyal nesilden 22 yaşındaki Jack kız arkadaşıyla OkCupid adındaki arkadaşlık sitesinde tanıştığını söylüyor. “İnternet ve sosyal medya sevgili bulmak için çoklukla tercih ettiğim bir alan. Aynı şeyi porno için söyleyemem” diyor. “Kendimi tanıdığım günden beridir internet ve sosyal medya kullanıyorum. Pornonun benim ve kız arkadaşım için bir film türünden farkı yok.” Araştırmalar da Jack’i doğruluyor. Artık yeni nesil, porno sitelere girmek yerine canlı yayın yapılan ya da video paylaşılan sosyal mecralardaki pornografik içerikler, çıplak pozlar ve şovlarla vakit geçiriyor.
Ejderhayı kovalayanlar
Amerika’da bir özdeyiş var. Bağımlılık tedavisi gören kurumlar içerisinde sıkça kullanılıyor. Kişinin ilk sigarayı içtikten sonra, ilk yudum alkolünü aldıktan sonra, ilk defa bir uyuşturucuyu denedikten sonra hayat boyunca o ilk seferde aldığı zevk ve yaşadığı kafayı kovalamaya devam etmesine verilen bir isim: “Ejderhayı Kovalamak.” Buna göre beyin ilk defa bir uyuşturucu, yani zevk veren herhangi bir maddeyle tanıştığında tanımlayamadığı bir zevk yaşıyor. Her zevk verici madde kullandığındaysa o ilk kullandığı anki zevki arıyor. Ne yazıktır ki beyin, bir kere yaşadığı hormonel patlama ve “merhaba” zevkini hafızaya kodladığı için bir daha hiçbir zaman şaşıramıyor. Dolayısıyla asla bir daha o ilk seferki zevki almıyor. İnsanların uyuşturucu bağımlısı olmasının, hatta her seferinde bağımlı oldukları uyuşturucu ya da keyif verici maddenin dozunu artırmalarının sebebi de bu ejderhayı kovalama sevdası. Yazar Morris, “X kuşağının imtihanı eroin ve kokainleydi. Y kuşağının imtihanı ise ecstasy ve seksle” diyor. “90’ların popüler uyuşturucusu Ecstasy bile aynı zamanda zevk manasına geliyor. Yeni nesil gerçek bir zevk düşkünü olabilir çünkü arkadaşlığa ve sekse çok kolay ulaşıyorlar hem de internet gibi her türlü bilgi ve içeriğin bulunduğu bir dünya ile iç içe yaşıyorlar. Sınırlarının olmamasının sebebi bu. Aynı şeyi 2000 sonrası doğan nesil için söylemek çok zor. Onlar da asla maksimum zevk diye bir şey olmadığını öğrenmiş olan abileri, ablaları ve genç ebeveynlerinden zevkin bağımlısı olmamayı öğrenebileceklerdir. Kesin bir şey söylemek çok zor. Bunu bize sadece zaman gösterecektir.”
Eğer yatakta seksi sözcükler söylemek size göre değilse ve bu fikirden bile nefret ediyorsanız tabi ki hayır deme hakkına sahipsiniz.
Fakat bu fikirden hemen vazgeçmeden önce bir deneyin.
Birçok seksüel aktivite gibi bunu yapmayı öğrendiğinizde ve iyi olduğunuzu gördüğünüzde partnerinizi mutlu edebilirsiniz. Bu hareket size keyif verici ve hoş gelebilir.
Bunu bir düşünün
Onun kulağına birkaç kelime fısıldıyorsunuz ve o hızlı hızlı soluk alıp vermeye başlıyor. Konuşmaya devam ediyorsunuz ve o daha fazla tahrik oluyor. Sonunda sizi gerçekten istiyor ama siz “Henüz değil” diyorsunuz. Sizi daha fazla isteyene kadar konuşmaya devam edin.
Ne demek istediğimi gördünüz mü? Bu öğrenmekten hoşlanacağınız bir şey. Eğer erkeğinizin sizinle tutkulu bir şekilde konuşmasını istiyorsanız ve o bunu bilmiyorsa ona bazı temel kuralları öğretin. Eğer yanlış yaparsa ona bunu söylemeyin ve kendini kötü hissetmesine neden olmayın.
Neyi seviyor neyi sevmiyorsunuz paylaşın!
Yetişkin olduğumuz için bu konu hakkında da yetişkin gibi konuşmak istiyoruz. Bu işin kuralı budur. İkiniz içinde neyin tahrik edici olduğunu bulmanız gerekiyor.
Normal kelimelerden daha kaba kelimeler de hoşunuza gidiyor olabilir ya da tam tersi bazı kelimeleri partneriniz ağzından duymak size hiç hoş gelmeyebilir. Bunu onunla paylaşın aynı şekilde onun da paylaşmasını sağlayın. Seksi bulduğunuz sözleri de birbirinizle paylaşın. Ona bunu söylemekten çekinmeyin.
Kelimelerin gücü
Bazı çiftler kendi kelimelerini kendileri yaratmışlardır. Böylece başka insanların içinde de bunu konuşabilirler. Kalabalık bir ortamda ya da çocuklarının yanında bu cümleyi söylemek seksi bir yoldur.
“Evet sana tam olarak bana ne yapmanı istediğimi anlatayım. İlk olarak beni tutkulu bir şekilde öpmeni istiyorum. Daha sonra elini karnıma koymanı ve daha sonra da pantolonumdan içeri sokmanı istiyorum.” Ne istediğiniz hakkında konuşmanız iyi bir başlangıçtır. Bunu yaptığınızda onun ne yapacağı konusunda ona yardımcı olmuş olursunuz. Bu konuşmayı daha da açık bir şekilde yapabilirsiniz. Bu onu mutlu edecektir.
Bu konuşmanın en mükemmel tekniği onun yaptıklarından ipucu çıkartıp nasıl hissettiğinizi ona açıklamaktır. “Çok yorgunum” ya da “Bu çok güzel!” dediğinizde bunun sizi ne kadar bitkin ya da mutlu hissettirdiğini fark ettiniz mi? Aynı şey seks için de geçerlidir. Heyecanlı olduğunuzu belirtmeniz daha da heyecanlanmanıza neden olacaktır.
Aynı zamanda bu tekniği partneriniz sizden uzaktayken, telefonda da kullanabilirsiniz. Telefonda seksi bir şekilde konuşun ve sanki yatak odasındaymışsınız gibi davranın. Ona fantazilerinizi anlatın. Bazı fanteziler hiçbir zaman uygulanmaz o yüzden telefon bunun için iyi bir araçtır. Tutkulu konuşmanın bir diğer avantajı da yaratıcı fikirlerin ve seçeneklerin ortaya çıkmasıdır.
Aklınızdaki soru işaretlerini gidermenin, monotonlaşan hayatınıza renk katmanın tam zamanı!
1 Seksi önemseyin Cinsellik hayatımızın vazgeçilmez bir parçası ve cinsel açıdan tatmin olmak, yaşama genel bakışımızı etkileyecek kadar önemli. Pfizer’in, bağımsız araştırma ajansı Vision Critical aracılığıyla Türkiye’nin de dahil olduğu sekiz Avrupa ülkesinde toplam 4108 kişiye yaptırmış olduğu ‘When it comes to sex’ (Cinsellik söz konusu olduğunda) anketinde, katılımcılara cinselliğin, hayatı algılamaları konusunda ne kadar önemli olduğu sorulmuş. Araştırmaya göre kadın ve erkeklerin büyük çoğunluğu cinsel açıdan tatmin olma hissinin yaşama genel bakışları açısından önemli veya çok önemli olduğunu kabul ediyor. Ankete katılan erkeklerin yüzde 80’i, kadınların da yüzde 62’si cinsel açıdan tatmin olma hissinin önemli bir faktör olduğunu kabul ediyor. Siz de ‘Cinsel hayatım ne durumda?’, ‘Seks hayatımın nasıl olmasını isterdim?’ gibi soruları kendinize sorarak, çözmek istediğiniz problemleri belirleyebilir ve ilk adımı atabilirsiniz.
2 Monotonluktan kurtulun
Rutin bir gününüz nasıl geçiyor? Evli ve çalışan birçok kadın için senaryo şu şekilde: Kalk, hızlıca giyin, makyaj yap, trafiği aşabilirsen vaktinde işe git, kahvaltıyı bir poğaçayla geçiştir, 1-2 kahve molası dışında tüm gün çalış, tekrar trafikle boğuş, eve ulaş, yemek hazırla, duş al, çocuklarla ilgilen, vaktin kalırsa biraz dizi izle ve yatma vakti geldi, işin yoksa bir de seviş! Kulağa ne kötü geliyor değil mi?
Şimdi senaryoyu biraz farklılaştıralım… Sabah seksi, güne güzel başlamak için harika bir yol! Üstelik salgılayacağınız mutluluk hormonlarıyla tüm gününüzün daha stressiz geçmesini bile sağlayabilir! Ayrıca birlikte duş almak, gün ortasındaki flörtöz mesajlar ya da çocuklar eve gelmeden yapılan küçük bir kaçamak da monotonlaşan seks hayatınıza iyi gelebilir.
3 Görünüşünüze takılmayın
Kilolar, bacaklardaki 1-2 tüy, ter kokuyorum düşüncesi… Tüm bunlarla ve kötü göründüğünüz düşüncesiyle kafanızı meşgul ederseniz, duygularınız üzerine yoğunlaşamazsınız. Ve unutmayın, erkekler yatakta kendine güvenen kadınları daha çekici bulur!4 Seksten bahsedin
Partnerinizle cinselliği konuşuyor musunuz? Çiftlerin birçoğu yatak odasındaki sorunları konuşmaktan çekiniyor. Konuşmadıkça da çatışmalar artıyor. Sevdikleriniz, sevmedikleriniz, fantezileriniz ve seks sırasındaki duygularınızdan bahsetmeniz birbirinizi daha iyi tanımanızın, vücutlarınızı keşfetmenin en garantili yolu. ‘Utanırım’ demeyin, aklınızdan geçen yaramaz cümleleri onunla paylaşmayı deneyin!
5 Ön sevişmeyi uzatın
Pfizer’in, ‘When it comes to sex’ anketine göre katılımcıların yüzde 68’i için ‘fiziksel ön sevişme’ kendilerinin ve eşlerinin cinsel tatmininde en önemli ya da ikinci önemli unsur… Dokunma, temas, elle uyarma… Tüm bunlar kadınlar için orgazm kadar önemli. Ön sevişme hem sonraki doyum açısından iyi bir temel oluşturuyor, hem de psikolojik açıdan hazzı arttırıyor. ( elele.com.tr/iliski-seks)
İnsan cinselliğinin karmaşık olduğunu kabul etmek gerekir.
Cinsel tercihler geniş bir yelpaze içerir, kişiden kişiye, ülkeden ülkeye, bir günden diğerine değişebilir.
Bu nedenle normal seks yaşantısını tanımlamaya çalışmak saçma olur. Seksin türleri öyle geniş kapsamlıdır ki bir tek istatistikle çoğu insanın bu konudaki duygu ve düşüncelerini anlatmak mümkün değildir.
Bu makalede, cinsellik yelpazesinin ne kadar geniş olduğu konusunda bir fikir vermek için bazı verilere başvurduk.
Genel eğilimler
Fakat bunu yaparken de belli uyarılarda bulunmak gerekir.
Cinsel davranışlara yönelik anketlerin çok da güvenilir olduğu söylenemez. Seks hakkında konuşmak hâlâ tabu olarak görülür. Anket ya da araştırmalara katılanlar her zaman doğruyu söylemeyebilir; yanıtlarını süsleyerek ya da abartarak verme ihtiyacı duyabilir.
Yani bu istatistikler harfi harfine doğruyu gösteriyor diye görülmemeli, sadece 21. yüzyılda cinsel hayatın çeşitlerine dair genel bir eğilimi yansıtan veriler olarak ele alınmalıdır.
Aseksüellik
Cinsel yönelimleri rakamlara dökmek her zaman zor olmuştur. Kime sorduğunuza, nasıl sorduğunuza ve çekicilik, davranış ya da kimlik olarak mı sorduğunuza bağlı olarak homoseksüellik tahminleri yüzde 1 ila 15 arasında değişiyor.
Son dönemlerde yapılmış bazı araştırmalar ise bazı insanların tümüyle cinsel arzulardan yoksun olduğunu gösteriyor. Ama bu onların herhangi bir ilişki yaşamadığı anlamına da gelmiyor. Bu durumun yaygınlığı konusunda kesin veriler olmamakla birlikte, tahminler yüzde 1 üzerinde yoğunlaşıyor.
Cinsel arzulardan yoksun ya da aseksüel olarak tanımlanan bu insanların kendilerini ifade etme konusundaki girişimler giderek yaygınlık kazanıyor.
Kiminle seks?
Düzenli birliktelikler dışındaki seksin yeni tanışılmış kişilerle gerçekleştiğine dair yanlış bir yargı var; oysa seks birçok farklı görünüm kazanabiliyor.
2009’da ABD’de yapılan ve 18-59 yaş arası 3990 kişiyi kapsayan bir araştırmada görüldüğü gibi, tek gecelik ilişkiler tahmin edildiği kadar yaygın değil. Başka bir deyişle, nüfusun yüzde 50’sinin durumu “karışık” görünüyor.
Journal of Sex Medicine dergisinde yayımlanan verilere göre, kiminle cinsellik yaşandığı sorusunun cevabı şöyle:
Uzun süreli birliktelik: %53
Geçici ilişki: %24
Arkadaşla: %12
Tanıdıkla: %9
Seks işçisi:%2
Ne kadar sık seks?
Bu veriler, ABD’de 18 yaşından büyük 50 bin kişinin katıldığı Küresel Seks Araştırması’na dayanıyor. Araştırmada, şu sonuçlara varılmış:
Son bir yıldır cinsel ilişkiye girmeyenlerin oranı: %18
Yılda bir kez: %8
Ayda 1-2 kez: % 28
Haftada 1-3 kez: %40
Haftada 4 veya daha fazla: %6,5
Yaş ilerledikçe cinsel birleşme sıklığı azalıyor. Ama bu düşüş tahmin edildiği kadar keskin değil.
70 yaş civarı kişilerle yapılan bir ankette, katılımcıların yüzde 50’sinin ayda iki kereden daha fazla, yüzde 11’inin ise haftada bir düzenli cinsel ilişkiye girdiği görüldü.
Seks ne kadar sürüyor?
Kanada ve ABD’de internet üzerinden yapılan bir araştırmada, heteroseksüel çiftlerin ve homoseksüel erkeklerin seks süresi 15-30 dakika arasında değişirken, lezbiyen kadınlarda bu sürenin 30-45 dakikaya çıktığı görüldü. Yani lezbiyenler daha az sıklıkta seks ihtiyacı duyuyor, ama seks süresi daha uzun tutuluyor denebilir.
Orgazm aldatmacası
Seks sırasında orgazm oluyormuş gibi davranmanın sadece kadınlara özgü olduğu sanılır. Ama ABD’de yapılan bir araştırmada, çeşitli cinsel etkinlikler sırasında erkeklerin de yüksek denebilecek bir oranda orgazm oluyormuş taklidi yaptığı görüldü.
Bunun nedeni çoğu zaman, o an seks isteği duymadığı halde partnerlerini üzmemek için ilişkiye girmiş olmak şeklinde ifade ediliyor.
Fakat erkeklerin kendisi bazen orgazm oluyormuş gibi davrandığını kabul etse de, bunların sadece yüzde 20’si partnerlerinin bunu yaptığına ihtimal veriyor.
Aşk mı şehvet mi? Sana olan hislerini merak ediyorsan, aşk ile şehvet arasındaki farkları da bilmelisin.
Aşk mı şehvet mi?
Çoğu zaman, aşka giden yolun şehvetten geçtiği söylenir. Ancak bu durum her zaman için geçerli değil. Şehvetin bazı zamanlarda tek getirisi harika bir seks ile sınırlı kalabilir. Seks elbette her romantik ilişkinin vazgeçilmezi; ama iyi seks yapıyor olmak, onun sana aşık olduğunu da göstermeyebilir. Tek başına saf şehvet, iki insan arasındaki fiziksel çekimin bir yansımasıdır. İki “gerçek” insanın birleşmesinin ardından, şehvet uçup gider. Aşk ise hepimizin çok iyi bildiği gibi bundan çok daha ötesidir. Gerçek bir ilişkide, insanların birbirlerine hissettikleri aşk, fiziksel temasın gerçekleşmesinin ardından uçup gitmez. Hatta aşkın temellenebilmesi için günlere, aylara ihtiyaç vardır. Çünkü karşındakini şehvetin sınırlarından koparak tanıyabilmen ve ona aşık olabilmen için daha uzun sürelere ihtiyacın vardır.
O halde, karşındakinin sana olan hislerinin şehvetten ibaret olup olmadığını, şehvetin de ötesinde aşk olup olmadığını nasıl anlayabilirsin. Bunu daha iyi sezebilmek için aşk ile şehvet arasındaki farkları beraber inceleyelim.
1- Seks meselesi
Bir süredir birbirinizi görebilme şansınız olmadı mı? Peki onunla uzun süre sonra buluştuğunda ne yapmayı planladınız? Ortada bir aşk söz konusuysa, uzun süre ayrı kaldıktan sonra yapmayı planlayacağın ilk şey muhtemelen seks olacaktır. Bir de birbirinizle düzenli olarak vakit geçirdiğiniz zamanları ele alalım. Partnerin, ayrı kalmak gibi olağanüstü bir durumun olmadığı zamanlarda da sürekli seks yapmak mı istiyor? O halde, onun hislerinin daha çok şehvetten yana olduğunu söyleyebiliriz. Normal şartlarda, ilişki içerisinde yemek yer, arkadaşlarınla buluşur, güzel bir uyku çeker ve de seks yaparsın. Ama seks, tüm bunların üstüne çıkıyor ve birbirinizi tanımanızı bile engelliyorsa, aşktan söz edilebilmesi biraz zor görünüyor.
2- Neyi gördüğü önemli
Eğer aşıksan, aşık olduğun kişinin yüzünü “görebilme” konusunda güçlük yaşarsın. Çünkü onun gözlerinin içine her baktığında, gözlerinden çok daha fazlasını görürsün. Şehvet halinde ise partnerinin ne denli yakışıklı olduğuna saplanır, o eksende dönüp durursun. Aynısı partnerin için de geçerli tabii. Seni herkesin gördüğünden daha farklı boyutlarda görebiliyorsa, fiziksel güzelliğinin ötesine geçip, yüzüne her baktığında sana dair kimsenin aydınlatamadığı dünyalara dalabiliyorsa, sana aşık demektir.
3- Keşfetme meselesi
Aşkta, insan karşısındakine dair her şeyi bilmek, öğrenmek ister. Aşk, doymak bilmeksizin sürekli keşfetme halidir. Bir o kadar da keyiflidir. Şehvette ise durum biraz daha sığ diyebiliriz. Eğer sana beslediği duygu şehvet ile sınırlıysa, boş konular üzerine boşa gideceğinden emin olabileceğin sığ kelimeler birbiri ardına dökülüverir. Seni tanımak gibi bir niyeti yoktur; daha çok fiziksel görünümüne odaklanır ve konuşmalar sürekli olarak bu çerçevede şekillenir. Hayatın üzerine, duyguların üzerine, arkadaşlarınla ya da ailenle olan ilişkilerin üzerine ne sıklıkta konuşuyorsunuz? Yoksa konuşmalar bugün ne yediğinin sorgulanması ile sınırlı mı kalıyor? Aradaki farkın ne denli derin olduğunun eminim ki farkındasındır
4- Sen mi yoksa senin idean mı önemli?
İlk tanıştığınız günlere dönelim…İşteyken onu hayal ettiğin zamanlara…İkinizin o an yatakta olduğunu düşlediğin ya da dün geceki harika seksi kafanda tekrar canlandırdığın muhakkak olmuştur. Peki bununla yetiniyor muydun? Eğer cevabın hayır ise, ona aşık olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü eğer karşındakine aşıksan, kurduğun hayaller ya da aklında canlanan anılar, güzel zamanlar ile sınırlı kalmaz. Peki ya partnerin? Sence yaptığınız ilk kavgayı düşünmüş müdür? Gittiğiniz ilk tatil ya da ona verdiğin ilk öpücük, gün içerisinde düşüncelerine ne denli sızabilmiştir? Eğer sana dair hatırladıkları hep o “dün geceki” harika seks ile sınırlı kalıyorsa,bu, şehvet demektir ve seni değil, senin ideanı tercih ediyor sonucunu çıkarabiliriz. Ama aşık olmak, iyisiyle kötüsüyle hayatı paylaşmaktır. Eğer düşlerinden uyanıp hala senin yanına kıvrılıp uyuyakalmak istiyorsa, sana aşıktır.
Erkekler kadınlarda hangi davranışları, kıyafetleri, fizikleri daha seksi bulurlar öğrenmek ister misiniz? işte erkeklerin kadınlarda seksi buldukları şeyler Erkekler Kadınlarda Neyi Çekici Bulur?
Erkekler Kadınlarda Neyi Çekici Bulur?
Özgüven
Erkekler özgüvenli kadınları oldukça seksi bulurlar.
Bir erkekle konuştuğunuzda duruşunuz, bakışınız, sözlerinizle güçlü bir kadın imajı çizmelisiniz.
Zeki, güzel konuşan kadından etkilenmeyen erkek hemen hemen yoktur.
Erkeklerin Kadınlarda Seksi Buldukları Şeyler
Kıvrımlı Hatlar
Her ne kadar günümüzde zayıflık modaysa da, erkeklerin tercihi her zaman balık eti kadınlardan yana olmaya devam ediyor.
İnce bir bel, dolgun göğüs ve kalçalar hangi erkeği etkilemez ki?
Erkeklerin Kadınlarda Seksi Buldukları Şeyler
Topuklu Ayakkabı
Topuklu ayakkabılar bacakların daha uzun ve çekici görünmesini sağlarlar.
Ve erkekler uzun bacaklı kadınlara bayılırlar, direk hormonloru devreye girip
içgüdüsel olarak o kadına yaklaşmak isterler.
Neşeli Kızlar
Çok ürkek ve gergin biri misiniz, size önerimiz biraz neşeli ve candan olun.
Hiç bir erkek somurtkan bir kadını çevresinde istemez.
Gizemlilik
Gizemli şeyler her zaman çekici ve seksidir.
Bir erkekle tanıştığınızda hemen kendinizi anlatma derdine girişmeyin,
bırakın bir kitabı okur gibi sizi tanısın, keşfetsin!
Kibarlık
Bir erkeğin kadında en etkilendiği şey onun sözleri ve davranışları desek abartmış olmayız.
Teşekkür ederim, rica ederim, lütfen gibi kelimeleri sık kullanan bir kadın erkeklerin rüyasını süsleyen eş adayının özelliklerindendir.
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.