Etiket: santrifuj

  • Azospermi Nedir? Micro Tese Ameliyatı Nedir?

    Azospermi Nedir? Micro Tese Ameliyatı Nedir?

    Azospermi Nedir? Micro Tese Ameliyatı Nedir?

    [youtube id=”3t9ez3KbzF4″ width=”600″ height=”350″]

    Semen analizinin yapılaması için örnek nasıl verilmelidir?

    Genel olarak semen örneğini toplamak için masturbasyon yoluyla geniş ağızlı ve steril bir kap içerisinde meninin toplanması gerekir. Mastürbasyon yoluyla örnek veremeyen kişilerin özel bir prezervatif ile eşi ile ilişkiye girerek meni örneği alınabilir. Genellikle örneklerin hastane içerisinde özel olarak ayrılmış odalarda verilmesi ve hemen laboratuara ulaştırılması gerekir. Ancak hastane ortamında örnek veremeyen kişilerin vucut sıcaklığında örnekleri muhafaza ederek yaklaşık 30 dakikada laboratuara ulaştırması istenir. Mastürbasyon sırasında kayganlaştırıcı madde veya sabun vb., kullanılan prezervatifler de sperm öldürücü madde olmaması gerekir.

    Meni örneği toplamadan önce kaçgünlük cinsel pehriz önerilir?

    Semen Analizi için örnek vermeden önce 2-4 günlük ilişkiye girmemiş veya boşalmamış olmak gereklidir.

    Hastane ortamında örnek verme güçlüğü olan hastalarda neler uygulanıyor?

    Mastürbasyon yoluyla örnek veremeyen veya hastane ortamında aşırı stress ve utangaçlığa bağlı olarak ereksiyon kaybı ve boşalamama gibi durumlar söz konusu olabilir. Böyle durumla karşılaşmış olanlar yumurta toplama günü gibi önemli bir zamanda sıkıntı yaşamamak için mutlaka problemi önceden doktoruna bildirilmeli veya doktoru tarafından sorgulanmalıdır. Polikliniğimize başvuran tüm infertilite şikayeti olan hastalarımızdan semen analizinin laboratuarımızda değerlendirilmesi için örnek vermelerini istiyoruz. Böylece hem semen analizinin kendi laboratuarımız da görülmesini ve hemde sperm verme güçlüğü olan kişileri önceden tespit etme olanağını elde etmiş oluyoruz. Ereksiyon problemi yaşayan hastalara örnek vermeye gitmeden önce uygun dozda ilaç tedavisi veya ilaç tedavisinin yetersiz olduğu durumlarda testisten sperm elde etme yöntemleri (MESA/TESA) ile sperm elde edilebilir.

    Normal sperm parametreleri nelerdir?

    Miktar (volüm) 2.0 ml ve üzeri

    ph 7.2 ve üzeri

    ml de sperm sayısı (konsantrasyon) 15 milyon/ml ve üzeri

    Total sperm sayısı 30 milyon/ml ve üzeri

    Hareketlilik (motilite) %50 ve üzeri A+B derecesinde hareket veya A derecesinde %25 ve üzeri Derecelendirme (Grade)

    +4 veya A: Hızlı ileri hareket

    +3 veya B: yavaş ileri hareket

    +2 veya C: yerinde hareket

    +1 veya D: hareketsiz

    Şekil (morfoloji) %4 ve üzeri (Kruger’e göre)

    Canlılık (viability) %75 ve üzeri

    Lökosit (iltihap hücresi) 1 milyon/ml nin altında

    Bu parametrelerin tek başına değerlendirilmeleri çoğu zaman yalnış değerlendirmelere yol açar. Genel olarak ml de sayı, hareketlilik, morfoloji kriterleri beraber değerlendirilerek infertilite durumu hakkında bilgi edinilir.

    Azoospermik erkeklerde mutlaka konsatrasyon (santrifüj) sonrasına bakarak oluşan çökeltide sperm olup olmadığı incelenmelidir.

    Bir kez spermiogram yaptırmakla ile sağlıklı sonuç elde edilir mi?

    Hayır. İnfertilite şikayeti ile başvuran bir erkekte en az iki spermiogram 2-3 hafta ara ile yapılmasında kesinlikle fayda vardır. Erkekte sperm yapımı 64-72 gün süren bir süreçtir ve sürekli aynı özellikler taşıması beklenemez. Sperm yapımı etkileyen çeşitli faktörlerle sperm yapımı bozulabilir. Ortalama fikir sahibi olmak için birden fazla spermiogram yaptırmak önemlidir. Özellikle azoospermik erkeklerde mutlaka ikiden fazla sperm analizi özellikle santrifüj sonrasındaki çökeltide sperm olup olmadığının incelenmesi gerekir.

    Santrifüj sonrası sperm görülen kişilerde neler yapılmalıdır?

    Polikliniğimize azoospermia teşhisi ile başvuran erkeklerin yaklaşık %25-30 unda çok az miktarlarda da olsa sperm tespit etmekteyiz. Yaptığımız bir çalışmada santrifüj sonrası laboratuarımızda sperm görülmüş hastaların %50 sinde daha önce başvurdukları merkezlerdeki spermiogramlarında sperm görülmemesi üzerine testis biopsisi uygulandığını tespit ettik. Menide sınırlı sayıda sperm (cryptozoospermia) olan bu hastaların zaman zaman sperm çıkışı olup zaman zaman hiç sperm görülmeyebilir. Bu nedenle ilk spermiogramda hiç sperm görülmemesi başka zamanlarda da sperm görülmeyeceği anlamını taşımaz. Cryptozoospermik erkeklerde aralıklı olarak sperm analizi yapılarak ve çıkan spermlerin dondurulması yoluyla mikroenjeksiyon günü muhtemel azoospermia durumunda yedekleme yapılmış olur ve hatta dondurulmuş spermler çözülerek hareketli sperm bulunursa kişi bir TESE operasyonundan korunmuş olur.

    Sperm morfoloji (şekil) bozukluklarının önemi nedir?

    Kruger sınıflamasına göre spermlerin baş, orta bölüm ve kuyruk yapısındaki bozukluklara göre değerlendirilmesi yapılmaktadır. Özellikle baş yapısındaki bazı formların baskın oluşu (makrosefal, çift baş, globozoospermia) bu erkeklerin spermlerinin ICSI (mikro enjeksiyon) uygulamalarında başarısızlık olasılığının yüksek olabileceğinin bir göstergesidir. Çünkü bu anormal baş yapısında spermlerin içerisindeki DNA yapısında da anormallikler tespit edilmiştir. Dolayısı ile bu spermlerin menide yüksek oranda bulunan kişilerde dölleme ve embriyo kalitesinde düşüklük ve neticede gebe kalamama açısından risk yüksektir. Sperm kuyruk yapısındaki bir takım bozukluklarda (kısa kuyruk) spermin hareket kabiliyetini bozarak infertiliteye neden olur. Morfolojide kısa kuyruk anomalisi (tail stump) yoğun olarak görülen erkeklerde yine mikroenjeksiyon sonrası başarı şansı düşük olmaktadır.

    Eğer erkeğin sperm analizi, laboratuar sonuçları ve genital muayenesi normal ise hangi test uygulanabilir?

    Post koital test yani ilişki sorası rahim ağzından alınan örnekte sperm hareketliliğini bozan, spermlerin rahime (uterus) geçişini engelleyen bir problem olup olmadığı araştırılabilir.

    Semen analizinde sıvı miktarı düşük ve çıkan sıvıda az miktarda sperm görülmüş, sorun ne olabilir?

    Kısmi bir tıkanıklık veya retrograt ejakulasyon (mesaneye doğru meninin kaçması) olabilir. Geri kaçış genellikle şeker hastalığı olan, geçmişte mesane boynu operasyonu geçirmiş erkeklerde görülür. Boşaldıktan sonra orta idrar akımında sperm araştırılması ile teşhis konulur.

    Kısmi tıkanıklıkta prostat bölgesindeki sperm kanallarında enfeksiyon, kist veya taşlara bağlı tıkanıklık olabilir.

    Op. Dr. M. Emre Bakırcıoğlu

    Kaynak : www.umuttupbebek.com

  • PRP nedir ? PRP nasıl uygulanır ?

    PRP nedir ? PRP nasıl uygulanır ?

    PRP nedir ? PRP nasıl uygulanır ? | 1Op. Dr. Naci Çelik PRP hakkında bilinmesi gereken her şeyi bizlerle paylaştı.

    1. PRP nedir, PRP nasıl uygulanır?

    PRP yani Platelet Rich Plazma (Platelet/Trombosit Yönünden Zenginleştirilmiş Plazma) yöntemi ilk olarak 15 yıl önce stomatolojistlerin (Diş cerrahları) yaşlılara yerleştirdikleri titanyum implantların diş etleri zayıfladığı için kısa sürede düşmesini önlemeye yönelik bir çözüm aramaları sonrası geliştirildi. Öyle bir madde üretilmeliydi ki bu madde diş etine yerleştirildiğinde yumuşak olan bölge güçlenmeli ve ve implantı tutabilmeliydi. Bu güçlendirici maddenin vücut tarafından kabul edilmesi ve zaman içinde vücuttan atılmaması da gerekiyordu. Kanı santrifüje ettikten sonra pıhtılaştırdılar ve sert bir jel haline dönüşmesini sağladılar. Santrifüje edilmiş kanın ilk kullanımı uzun yıllar önce Japonya’da, sonraları İspanya ve Amerika’da başladı.

    PRP medikal bir uygulamadır. Sadece doktorlar tarafından yapılmalıdır. Doktor hastasını muayene ettikten sonra içinde özel bir jel bulunan küçük tüplerin içine az miktarda kan alır ve santrifüj işlemi uygular. Bu işlemin sonunda tüplerdeki kan bileşenlerine ayrılır: yani her mililitresinde yaklaşık 200.000 trombosit bulunan bu kanın kırmızı hücrelerden oluşan kısmı ayrılır, böylece mililitrede 1,5 milyona kadar trombosit yoğunluğuna sahip olan bir jel elde edilir. İşte buna PRP adı verilir. Trombositlerin kanın pıhtılaşması ile ilgili işlevleri var, fakat aynı zamanda bir doku hasarının iyileşmesini sağlayıcı özellikteki büyüme faktörlerini de salgılıyorlar. Dolayısıyla santrifüj işlemi uygulanan kandan elde edilen PRP, yani trombositi bol olan kısım ya mezoterapi yöntemiyle ya da maske haline getirilerek yüz, boyun, saç, vs istenen bölgeye uygulanıyor. Böylece dokulardaki hasarın ya da yaşlanmanın etkilerini geriye çevirecek doğal büyüme faktörleri istenen bölgeye verilmiş oluyor.

    Aslında önerilen yöntemle elde edilen iki farklı kan ürünü var; biri PRP diğeri de trombin serum. Bunlar iki farklı tüple elde ediliyor. PRP tüpünde kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde bulunuyor. Diğer tüpte ise aksine kanın pıhtılaşmasını sağlayarak bu trombositlerin dolgu maddesi gibi kullanılmasını sağlayan trombin var. Bu ikisi bir arada kullanıldığında deride yenileyici etki daha güçlü biçimde ortaya çıkıyor.
    Yani kendi kanınızdan dolgu maddesi yapılıyor ve, yüzdeki temel kıvrımlara ve ince çizgilere uygulanıyor.

    Hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri 6-8 ay kadar dayanır. Dolgulu PRP hem kendi kanınızdan üretilir hem de doldurulan bölgedeki deri yaşlanmasına karşı geri sayım başlatan biyolojik bir süreci tetikler! Yani sadece doldurmaz aynı zamanda savunması zayıflamış, zamanın veya çevrenin yıpratıcı etkilerine karşı savaşmada yenik düşmüş bölgeye destek göndermiş olur.

    2. PRP bir tür kök hücre tedavisi midir?

    PRP bir kök hücre tedavisi değildir. Ancak dolaylı yoldan kök hücreler üzerinde çalışır. Trombositlerin içindeki büyüme faktörleri deri hücrelerine fibroblast üretme mesajını ileten birer uyarandır. Fibroblastlar da kolajen ve elastin üretmek için anahtar niteliğindeki yapılardır. Dolayısıyla Regenkit PRP bütün bu süreci başlatan trombosit sayısını çoğaltarak dolaylı olarak kök hücreler ile çalışır, çünkü dolgu uygulaması sonrasında deride oluşan fibrin ağları ortamdaki kök hücreleri de kendi yapısında toplar. Ayrıca son yıllarda plastik cerrahlar yağ enjeksiyonu ameliyatları sırasında hastadan alınan kanla elde edilen PRP’ yı hastadan alınan yağ içine karıştırarak yağ enjeksiyonu uygulamasına başlamışlardır. Bu verilen yağın tutma olasılığını arttırmaktadır. Yine karın germe, yüz germe, meme dikleştirme ve küçültme gibi ameliyatlarda operasyon alanına ve insizyon hattına PRP uygulaması yapılması kanama, kötü yara iyileşmesi vb problemleri azaltmaktadır.

    3.PRP’nin herhangi bir yan etkisi ya da enfeksiyon riski var mı?

    Şayet doğru kit kullanılırsa (Regenkit) hiçbir riski ve yan etkisi yoktur. Çünkü Regenkit her seans için tek kullanımlık enjeksiyon ve tüp içeren bir kittir. Son derece güvenlidir. Yan etkisi de olamaz çünkü sizden alınan size, sadece size fazlasıyla geri verilmektedir.

    4.PRP’nin gözle görülen sonuçları nelerdir?

    Cilt daha parlak ve canlı görünür. Özellikle yüz bölgesinde karşılaştığımız güneş ve yaşlılık lekeleri yumuşar, göz altı bölgesi torbalanmalar ve mor renk değişikliklerinde düzelme olur. İnce çizgiler yumuşar. İnsanlar “Çok genç görünüyorsun. Estetik ameliyat mı yaptırdın?” diye sorabilirler. Oysaki son derece doğal bir yöntem olan PRP sadece zaten sizde olanı size daha güçlü bir şekilde geri verir. Bu da cildinizin savunma mekanizmasıdır. Bir güzel tarafı da PRP’nin etkileri uygulama yapılan bölgenin çevresinde de görülür. Yüze yaptırdığınızda saçlarınız da canlanır örneğin.

    5. PRP uygulamalarında nasıl bir protokol izleniyor? Sonuç almak için kaç seans yaptırmak gerekir ?

    Mezoterapi ile uygulanan uygulamalı PRP 15’er günlük aralarla 3-4 seans yapılır. 8-10 ay sonra 3-4 seanslık bir kür daha yapılır. Dolgu ve mezoterapinin bir arada uygulandığı bir başka protokol de var, burada da PRP 21-28 gün arayla 3 seans uygulanır. Altı ay sonra doktor hastasını kontrol eder. Şayet hasta menopoz dönemindeyse ya da sigara, alkol gibi kötü alışkanlıkları varsa doktor 1 kür daha yapmaya gerek duyabilir. Kişi kendine iyi bakıyorsa, sağlığına dikkat ediyor, cildini UV ışınlarından koruyor ise 2.kür için 1 hatta duruma göre 2 yıl beklenir.

    Aslına bakarsanız sadece PRP değil genel olarak neşterli ve neştersiz estetik uygulamalarına Kore ve Çin’de büyük ilgi var. Çünkü bu ülkelerdeki kadınlarda genç görünme ve genç kalma konusu takıntı haline gelmiş durumda. Japonya, Kore ve Filipin’de de kadınlar bu tür uygulamalara çok ilgi gösteriyorlar.

    Kadınlar Külübü Özel Röportaj