Etiket: rahim içi yapışıklık

  • Tüp bebek kaç kez denenir?

    Tüp bebek kaç kez denenir?

    Tüp bebek tedavisinin kaç kez denenebileceği ile ilgili bilinen yada belirlenmiş kesin bir sayı bulunmamaktadır. Tüp bebek tedavi süresi aralarında ortalama 2-3 aylık süre bulunması kaydıyla çiftlerin maddi ve psikolojik durumu el verdiği sürece tüp bebek tedavisi denenebilir. Her denemede olasılık biraz azalmasına ve uzun tedavi sürecinin çiftler için bazen zor ve yıpratıcı olmasına rağmen umutsuzluğa kapılmadan ısrarcı olmakta fayda vardır. Çünkü her tedavi bir sonraki tedavi için rehber olup, başarısızlık nedenine göre yeni yaklaşımlar ve yöntemler belirlenebilir. Böylece bir sonraki tedavi aşamasında başarı şansı arttırılabilir.

    Özellikle ilk 4 tüp bebek denemesi başarı şansı daha yüksek olmakla birlikte, sonraki uygulamalarda başarı şansı düşebilir. Tekrarlayan uygulamalarda başarıyı etkileyen faktörler de önemlidir. Kadının yaşı, infertilite nedeni ve kadının yumurtalık kapasitesi gibi faktörler başarıyı etkiler. Sonraki denemelerde mutlaka bunlar göz önünde bulundurularak tedavi planı çizilmelidir. Aynı zamanda, yumurta kalitesi, embriyo gelişimi ve rahim içi tutunma gibi faktörlerde tüp bebek tedavisinde başarıyı etkiler. Dolayısıyla, tekrarlayan başarısızlığı olan çiftlerin durumunun tekrar değerlendirilmesi ve ek detaylı bir değerlendirme yapılması uygun olacaktır.

    Bu durumlarda, rahim içi yapışıklık, myom, polip, rahim iç duvarının yetersiz gelişimindeki yetersizlikler, kan pıhtılaşma bozukluğu (trombofililer) ve anormal immünolojik yanıt; anne ve/veya babadan kaynaklanan genetik bozukluklar ve tüplerin içinde sıvı birikmesi (hidrosalpenks) ve endometriyozis gibi faktörler yeni denemeler öncesinde değerlendirilebilir. Bunların yanı sıra, oosit ve embriyo kalitesini arttırıcı bazı ileri teknolojik yöntemlerden de yararlanılabilir.

    Tüp bebek mikroenjeksiyon farkı

    Tüp bebek tedavisinde kadından toplanan yumurta ile erkekten alınan spermin döllenmesi için iki farklı yöntem kullanılabilir.

    Klasik tüp bebek yöntemi: Bu yöntemde kadının yumurtası ile erkeğin spermi labaratuar şartlarında aynı kaba konularak spermin yumurtayı kendiliğinden döllemesi beklenir. İnkübatörde bulunan sperm ve yumurta döllenme aşamasında takip edilir. Takip sırasında yumurtanın döllenip döllenmediği izlenir.

    Döllenme olunca, döllenmiş yumurtada embriyo oluşması beklenir ve embriyo oluşup belli bir gelişim aşamasına geldikten sonra, yani yaklaşık yumurta toplamadan 2-3 gün sonra kateter yardımı ile embriyo rahim içine yerleştirilir.

    Mikroenjeksiyon (İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI): Bu yöntemde klasik tüp bebekten farklı olarak mikroskop altında sperm özel bir pipet yardımı ve özel bir teknikle yumurta içine direk enjekte edilerek döllenme sağlanır. Bu yöntem ilk başlarda sperm hareketliliği ve sperm sayısında problem olan erkek faktörü nedeniyle tüp bebek yapılan hastalar için uygulanmaya başlanmış olmasına rağmen, daha sonraları klasik tüp bebek yöntemindeki başarısızlıkları azaltmak için yaygın olarak kullanılır hale gelmiştir.

    Ayrıca ileri yaş ve az yumurtası olan kadınlarda yada yumurta kabuğunun fazla kalın olduğu durumlarda da kullanılabilen faydalı bir yöntemdir. Bu yöntemle elde edilen embriyolarda uygun gelişim aşamasına geldiğinde rahim içine yerleştirilir. Klasik tüp bebek yöntemi ile elde edilen embriyo ile mikroenjeksiyonla elde edilen yumurtaların rahim içine tutunmasında fark olmamasına rağmen, mikroenjeksiyonda yumurtanın döllenme şansı artmış olur. Klasik yöntemle karşılaştırıldığında mikroenjeksiyonda bebeklerde anomali riskinde artış tesbit edilmemiştir. Dolayısıyla ileri yaş, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı gibi ek bir problem olmadığı sürece mikroenjeksiyon yöntemi kullanıldığında genetik inceleme yapma gerekliliği yoktur.

  • Histeroskopik Cerrahi Prof. Dr. Recai PABUÇCU

    Histeroskopik Cerrahi Prof. Dr. Recai PABUÇCU

    Histeroskopik cerrahi, modern infertilite cerrahisinde oldukça önemli bir metoddur.

    Histeroskopi, vajina ve rahim ağzından girilerek histeroskop adı verilen özel bir optik cihaz ile rahim içinin gözlenmesidir. Lokal anestezi veya genel anestezi altında yapılmaktadır. Genellikle operasyon süresi 30 dakikayı geçmemektedir.

    Değişik histeroskop tipleri ve yapılışı görülmektedir.

    Yöntem uygulanırken önce vajene spekulum yerleştirilir vajinal dezenfeksiyon yapılır. 3-5 mm kalınlığındaki histeroskop rahim ağzından rahim içine sokulur. Histeroskopun kanalından verilen CO2 gazı veya özel sıvılar rahim içini şişirmek için kullanılmaktadır. Histeroskop ile alınan görüntü, optik-kamera sistemi aracılığıyla monitöre aktarılmaktadır.

    Histeroskopik Cerrahi Prof. Dr. Recai PABUÇCU | 1Tanısal histeroskopi nedir ?

    Teşhis amacıyla rahim boşluğunun gözlemlenmesidir. Genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır. Tanısı başka şekilde konulamayan veya emin olunamadığı durumlarda kesin tanı için yapılmaktadır. Rahim içinde bir bozukluk olup olmadığı, bozukluk varsa gerçek büyüklükleri ve yeri tespit edilerek tedavi şekli rahatlıkla programlanabilir. Gerekirse aynı seansta operatif histeroskopi yapılabilmektedir.

    Tanısal histeroskop: 3-5 mm çapındadır. Şüpheli bölgeden biopsi alabilmek için ikinci bir kanalı da mevcut.

    Aşağıdaki durumların teşhisine yardımcı olmaktadır:

    • Aşırı kanamalara yol açan polip veya myomlar
    • Doğuştan olan rahim anomalileri (septum, bikornis, arkuat, hipoplazi)
    • Rahim içi yapışıklıkları
    • Rahim içi dokusunun (endometrium) erken evre kanserleri teşhis edilebilir. Doğrudan gözlem altında şüpheli bölgeden biopsi alınabilir.
    • İpi görülemeyen veya rahim içine kaçan spiralin çıkartılması
    • Tekrarlayan düşüklerin araştırlması
    • Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığını araştırması
    • Anormal histerosalpingografi (HSG) veya ultrason bulgusunu kesinleştirmek için yapılabilir.

    Operatif histeroskopik nedir ?

    Genellikle genel anestezi altında uygulanan operatif histeroskopi yöntemi ile rahim içindeki bozukluklar tedavi edilmektedir. Tanısal histeroskopinin daha ileri şekilidir. Rahim içindeki her türlü yapı ayrıntılı olarak görüntülendikten sonra, rezektoskop adı verilen elektrocerrahi sistemiyle herhangi bir patoloji düzeltilebilmekte veya çıkartılmaktadır.

    Aşağıdaki durumların tedavisi yapılmaktadır:

    • Doğuştan olan rahim anomalileri (septum): tekrarlayan düşüklere yol açabilmektedir.

    • Rahim içinde değişiklik derecelerde perde (septum) bulunabilir.

    Operatif histeroskopinin avantajları nelerdir ?

    Yukaryda belirtilen problemlerin açık ameliyat veya rahmin alınmadan tedavisi gerçekleştirilmektedir. Özellikle kısırlık tedavisi gören veya ilerde çocuk sahibi olmayı düşünen bayanlarda kürtaj şeklinde veya karından açık ameliyat şeklinde yapılan operasyon ilerde hamile kalmayı zorlaştırabilmekte veya yeni kısırlık nedenlerine yol açmaktadır (karın içinde yapışıklık gibi). Özellikle bu grup bayanlarda histeroskopik cerrahi en başarılı tedavi yöntemidir.

    Doğuştan rahim bozuklukları (uterin anomaliler)

    Ofis Histeroskopi ile hastaya anestezi almadan çok kolay bir şekilde rahim içi muayenesi uygulanıp küçük polip, myom ve yapışıklıklar alınabilmektedir.

    SONUÇ:
    Histeroskopik girişimler ile, hem birçok hastalığın tanısı konulabilmekte, hem de aynı zamanda tedavileri yapılabilmektedir. Az anestezi ihtiyacı ile, operasyon sonrası hasta konforu ile ve de her geçen gün daha da sık kullanım sahası ile özellikle kısırlık çeken hastalarda avantaj sağlamaktadır.