Etiket: PRP nedir

  • PRP Tüp Bebek Uygulaması Nedir? Kimlere Uygulanır?

    PRP Tüp Bebek Uygulaması Nedir? Kimlere Uygulanır?

    Pıhtılaşma hücrelerinden zengin plazma (PRP), trombosit denilen pıhtılaşmayı sağlayan kan hücrelerinden zenginleştirilmiştir serumdur.  Pıhtılaşmayı sağlayan bu hücreler vücuttaki hasarlı dokuların onarımında ve eski haline dönüşebilmesi için gerekli büyüme faktörlerini yapısında ihtiva eder. PRP serumunda  ise hasarlı dokularda toplanan trombositlerden kat ve kat daha fazla hücre konsantre haldedir.

    PRP  yönteminde bu mucizevi serum, kişinin kendi kanı az miktarda alındıktan sonra özel bir dizi işlemden geçirilerek elde edilir  ve  kişinin kendisine enjekte edilir. Bu  yöntem tıbbın birçok alanında kullanıldığı gibi kadın hastalıkları alanında yumurtalık depolarında azalma olan veya erken menapoz tanısı mevcut kadınlarda yumurtalıklara,  rahim iç duvarının kalınlaşmadığı durumlarda rahim içerisine uygulanabilmektedir.

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma Tarihçesi

    Pıhtılaşma hücrelerinden zengin plazma (PRP) uygulamasının tıpta kullanılması ilk olarak kan hastalıkları ile ilgili uzmanlık alanı olan hematoloji alanında başlamıştır . Hematoloji uzmanları, ilk olarak 1970 yılında PRP uygulamasını gündeme getirmişler . Günümüzde yaygın olarak  diş hekimliği, çene cerrahisi, ortopedik ameliyatlar, estetik ameliyatlar, cilt yanıkları ya da cilt yaraları ve yumurtalıklardır.

    Erken Menapozda Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazmanın Yeri Var mıdır? 

    Doğal menapoz yaşı ortalama 49 yaş olup, 45 ile 53 yaş arasında değişkenlik göstermektedir. Erken menapoz ise 40 yaşından önce menapozal sürecin başlaması olarak tanımlanmaktadır. 40 yaş altında en az 4 ay süre ile devam eden seyrek adet görme ya da adet gecikmesi durumu ve kan hormonlarından FSH değerinin 25 mIU/ml üzerinde olması ile erken menapoz tanısı konulur. Hastaların şikayetleri değerlendirildiğinde, sıcak basması, uyku düzensizlikleri, duygusal hassasiyet, vaginal kuruluk gibi bulgulara rastlanabilir.  Beraberinde genel sağlık sorunlarına hem de doğurganlıkta ciddi problemlere yol açmaktadır.

    PRP Tüp Bebek Uygulaması Nedir? Kimlere Uygulanır? | 1

    Erken menapoz nedenleri nelerdir? 

    Erken menapoz tanılı 10 hastanın 6’sında neden bilinmemektedir. Tespit edilebilen nedenler arasında da en sık neden ailesel nedenler olup; kişinin annesinde, teyzesinde veya kız kardeşlerinde erken menapoz öyküsü var ise erken menapoz riski 4-9 kat artmaktadır. Diğer bir neden kişinin kendi hücrelerine karşı antikor denilen hücrelerin bilinmeyen nedenli gelişerek kendi yumurtalıklara hasar vermesi sonucu yumurtalık rezervi azalması sonucu menapoz süreci hızlanmaktadır. Son olarak  genetik nedenler yer almaktadır. Bunun yanısıra sigara kullanımı, aşırı kahve tüketimi de yumurtalık depolarının hızlı tüketimine neden olmaktadır. 

    Erken Menapozda Tedavi Seçenekleri 

    Detaylı bilgilendirme yapıldıktan sonra doğurganlık isteği olup olmamasına bağlı olarak ya hormon takviyesi ya da tüp bebek uygulaması yapılabilir. Tüp bebek tedavisinde kullanılan yumurta büyütücü ilaçlar ile yumurta elde etme olasılığı oldukça düşüktür.

    Erken Menapozda Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazmanın Yeri Var mıdır?

     800‘ den fazla protein molekülü, hormon ve büyüme faktörü içeren  PRP serumu  hücre çoğalmasını, büyümesini ve farklılaşmasını uyararak dokularda kanlanma artışı, hücre göçü, dokuların çoğalmasını sağladığı keşfinden yola çıkarak tıbbın birçok alanında kullanılabildiği gibi kadın hastalıkları alanında da  erken menapoz ve yumurtalık rezervi kısıtlı hastalarda kullanılmaya başlanmıştır. Bilimsel kanıtlar ışığında yumurtalıklara PRP tedavisi sonrası yumurta sayısı artmış, kan hormonlarında iyileşme raporlanmıştır. Sonrasında gerek kendiliğinden gerekse tüp bebek tedavisi sonrasında gebelikler bildirilmiştir.

    Azalmış Yumurta Rezervinde Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazmanın Yeri Var mıdır?

    Günümüzde özellikle yaşam koşulları ve kadının çalışma hayatındaki yerinin artmasına bağlı olarak çocuk doğurma yaşının ileri yaşlara ertelenmesi azalmış yumurtalık rezervli hastalar ile daha fazla karşılaşılmasına yol açmaktadır. Azalmış yumurta rezervi, üreme çağındaki bir kadının kendi yaş grubundaki diğer kadınlara kıyasla daha az sayıda yumurta kesesinin olması olarak ifade edilebilir. 2011 yılında Avrupa Üreme Tıbbı Derneği düşük yumurtalık yanıtını tanımlamıştır. Buna göre:

    1- Belirli yaşın üzerindeki anne adayları (≥ 40 yaş) veya kanser nedeniyle ilaç tedavisi, ışın tedavisi, yumurtalık ameliyatı geçirmiş olmak kötü yumurtalık rezervi için risk faktörü teşkil etmektedir.

    2- Daha önceki tüp bebek tedavisi sonrası 3’den az yumurta elde edilmiş olması

    3- Azalmış yumurtalık rezerv testi varlığı (Ultrasonografide bakılan yumurta kesesi sayısının 5-7’nin altında olması ve/veya kanda bakılan yumurta rezerv testinin düşük değerlerde olması (Anti Mülleryan Hormon < 1.2 ng/mL)).

    Yumurtalık Rezervi Neden Azalır?

    Her kadın belirli yumurta sayısı ile doğar ve yıllar içerisinde yumurta mirası giderek tükenir ve ardından menopozal dönem başlamaktadır.  Fakat azalma hızı her hastada farklı ivmeye sahiptir. Bu durum iki farklı şekilde açıklanabilir:

    1- Ana rahmindeki bırakılan folikül mirasının az olması

    2- Çeşitli sebepler ile yumurtalık kaybının hızlı olması ile açıklanabilmektedir .

    Azalmış yumurta rezervi riski taşıyabilecek hastalar;

    • 35 yaş üstü hastalar
    • Ailesinde erken menapoz öyküsü
    • Geçirilmiş yumurtalık veya kist ameliyatları,
    • Çikolata kistleri
    • Kanser nedenli ilaç veya ışın tedavisi öyküsü
    • Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıkların olması
    • Kadının fazla kilolu olması
    • Frajil X sendromu, mozaik turner sendromu gibi birtakım genetik hastalıkların varlığı.

    PRP Tüp Bebek Uygulaması Nedir? Kimlere Uygulanır? | 2

    PRP Tüp Bebek İşlemi Kimlere Uygulanabilir?

    Pıhtılaşma hücrelerinden zengin plazma (PRP), henüz çok yeni bir uygulama olmasına karşılık, azalmış yumurtalık rezervi ve erken menapoz tanılı kadınlar için umut vaat eden bir uygulamadır. Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar henüz kısıtlı olmakla birlikte, PRP uygulaması sonrasında olumlu sonuçlar bildirilmiştir.

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma İşlemi Ne zaman Uygulanabilir?

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma (PRP) tedavisi planlanan çiftlerde PRP uygulaması adet bitiminden sonra herhangi bir zamanda uygulanabilir.

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma İşlemi nasıl uygulanır? 

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma (PRP) tedavisi planlanan kişiden  yaklaşık 20 ml kan alınarak özel bir tüpte santrifüj (sıvı ve katı maddelerin ayrışma işlemi) edildikten sonra ayrışan serum kısmı aynı gün içerisinde genel anestezi altında yumurtalıklara uygulanmaktadır. İşlem süresi yaklaşık 15-30 dakika arasında değişebilmektedir. İşlem sonrası 30-60 dakika derlenme odasında takip edilip, herşeyin yolunda olduğundan emin olunduktan sonra hastamız aynı gün içerisinde taburcu edilmektedir. Uygulamanın etki etmesi için 2-6 aylık bir süreçe ihtiyaç duyulmaktadır. Belirli aralıklarla ultrasonografi ve kan testleri ile yumurtalıklardaki değişiklikler kontrol edilmektedir. 4-6 ay ara ile PRP uygulaması tekrar edilebilir.

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma İşleminin Olası Riskleri Nelerdir?

    Pıhtılaşma hücrelerinden zengin plazma (PRP) tedavisi,  yumurtalıklara enjeksiyon henüz yeni bir yöntem olduğu için risklerle ilgili bilgiler oldukça kısıtlıdır. Trombosit denilen kan hücrelerinden zengin serum ayrıştırılıp tekrar aynı kişinin kendisine verildiği için ototransfüzyon olarak tanımlanmakta ve allerjik reaksiyon riskinin minimum olduğu düşünülmektedir. PRP işlemine bağlı riskler enjeksiyon yerinden veya vajinal damaralardan kanama, enfeksiyon, komşu organ yaralanması  sayılabilir.

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma Uygulaması Öncesi ve Sonrasında nelere dikkat edilmelidir?

    Tedavi Öncesi Dikkat Edilecek Hususlar

    • Tedavi öncesi en az 8 saatlik açlık süresinin olması
    • Tedavi öncesi alkollü içecekler kullanılmaması
    • En az 3 gün öncesinden ginkgo biloba (mabet ağacı), kan sulandırıcı ilaçlar, yeşil çay, aspirin ve non-steroidal anti-inflamatuvar (romatizmal) ilaçların kesilmesi gereklidir.

    Tedavi Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar

    • PRP İşlemden sonra 30-60 dakika dinlenip hastalarımız hastanemizden ayrılabilirler.
    • PRP işleminden sonra evde 1 gün istirahat halinde olmayı önermekteyiz.
    • PRP işleminden 1 gün sonra ılık suyla ve ayakta duş şeklinde banyo yapılabilir.
    • Cinsel ilişki yasağı 7 gün devam etmektedir.
    • Spor ve ağır iş yapma gibi aktivitelerden kaçınılmalı, ancak hastalarımızı yormayacak günlük işler yapılabilir.
    • PRP işleminden sonra günlük beslenmeye devam edilebilir. Kabız olmaktan kaçınmak adına yağlı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmak, çorba ve lifli sebze-meyve gibi sindirimi kolay gıdaları tercih etmek faydalı olacaktır.

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma Uygulaması Sonrasında takip nasıl olacaktır?

    PRP Sonrası Takip Şekli:

    • PRP İşlemden sonra hiç adet görmeyen kadınlarımıza adet düzenleyici önermekteyiz.
    • İlk kontrol genellikle ikinci adet döneminde olmakla birlikte bazı durumlarda ilk adet döneminde de kontrol önerilebilmekte.
    • Kontrol zamanı genellikle adetin ikinci-dördüncü günleri arasında olmakta.
    • Öncelikli kontrol şekli ultrasonografik olarak yumurtalıkların değerlendirilmesi ve daha öncesinde yumurta kesesi (folikül) izlenmeyen kadınlarımızda yumurta keselerinin izlenip izlenmediğinin görüntülenmesidir.
    • Bazı durumlarda kan hormon seviyeleri de eş zamanlı olarak değerlendirilebilmektedir.
    • Eğer kontrollerde belirgin yanıt izlenmezse, sonraki adet dönemlerinde tekrar muayene önerilebilmektedir.

    PRP Tüp Bebek Uygulaması Nedir? Kimlere Uygulanır? | 3

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma İşlemi Kaç Defa Uygulanabilir?

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma (PRP) tedavis sonraki kontrollerinde 6 adet dönemi geçmesine karşılık yumurta keselerinde (folikül) herhangi bir değişiklik olmaması halinde 3 defaya mahsus olmak kaydıyla 6 ay aralar ile tekrar edilebilir.

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma İşleminden Fayda Görmeme Durumu Söz Konusu mu? Eğer fayda görmezsek, fayda görmediğimize nasıl karar verilir?

    Pıhtılaşma Hücrelerinden Zengin Plazma (PRP)  uygulamasından sonraki kontrollerinde daha öncesinde hiç folikül izlenmeyen kadınlarımızda 6 adet dönemi geçmesine karşılık yumurta keselerinin (folikül) izlenmemesi durumunda hekimleriniz tarafından PRP işleminden fayda görülmemiş olarak değerlendirilebilirsiniz. Yumurta depoları azalma eğiliminde olan hastalarda PRP sonrası takiplerde yumurta kese (folikül) sayısında belirgin artış olmaması durumu direkt olarak fayda görülmeme durumu olarak tanımlanmamakta, çünkü PRP’nin folikül sayısında artış sağlayıcı etkisinin yanısıra, yumurta kalitesinde de iyileştirici etkisi olabileceğini düşünmekteyiz.

    Tüp bebek tedavisinde prp yaptıranlar, PRP tedavisi ne demektir? Tıklayın !

    Tüp Bebek Tedavisinde PRP Uygulaması Hakkında Herşey ! Tıklayın !

    Tüp Bebek Tedavisinde PRP Yöntemi Tıklayın !

    Yumurtalık gençleştirme için PRP Tıklayın !

  • PRP Tüp Bebek Tedavisinde Nasıl Uygulanır?

    PRP Tüp Bebek Tedavisinde Nasıl Uygulanır?

    Sağlıklı bir çocuk sahibi olmak isteyen, ancak birtakım sağlık sorunları sebebiyle bunu gerçekleştiremeyen çiftler için günümüzde pek çok farklı tedavi yöntemi uygulanabilmektedir. Günümüzün üreme tedavisi seçenekleri göz önünde bulundurulduğunda aslında kısırlık yakın zamanda tarihe karışacak denebilir. Şöyle ki; aşılama tedavileri, yumurtlama tedavileri, hormonsal salınımı düzenleyici tedaviler ve en çok da tüp bebek tedavisi sayesinde kısırlıktan mustarip olan pek çok çift bebek sahibi olabiliyor. Dünya genelinde 40 yılı aşkın süredir uygulanmakta olan tüp bebek tedavisi çok başarılı sonuçlar vermekte, imkansıza yakın vakalarda bebek sahibi olabilmeyi mümkün kılmaktadır. Özellikle de son yıllarda klasik tüp bebek tedavisine yardımcı olarak uygulanan ekstra tekniklerle gebelik elde edebilmek çok daha kolay hale gelmiştir.

    Tüp bebek tedavisi

    tup_bebek_prp_tedavisi.jpg

    Klasik tüp bebek tedavisi; kadının ve erkeğin üreme hücrelerinin alınarak laboratuvar ortamında döllenmesi ve döllenme ile elde edilen embriyolardan en sağlıklı olanın anne adayının rahmine transfer edilmesi işlemdir. Bu tedavi yöntemi tüm dünyada yaklaşık 45 yıldır uygulanmakta ve pek çok kısırlık vakasında başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Ancak yıllar içinde elde edilen ilerlemeler sayesinde tüp bebek tedavisi yeni yöntemlerle desteklenmekte ve başarı şansı da ciddi oranda artmaktadır. Örneğin; yumurtlama tedavileri ile kadının yumurta sayısı ve kalitesi artırılmakta, erkekten alınan meninin içindeki spermler bazı özel solüsyonlar içinde bekletilerek sperm kalitesi artırılmaya çalışılmakta, mikro- enjeksiyon tekniği sayesinde sağlıklı tek bir sperm ile döllenme gerçekleştirilebilmektedir. Yani tüp bebek tedavisi en başarılı üremeye yardımcı teknik olmakla birlikte ek tedavi uygulamalarıyla bu başarı oranı ve şansı çok daha fazla artmaktadır. Bu bağlamda son dönemde yeni yeni uygulanmaya başlanan ve pek çok alanda kullanılarak devrim niteliğinde sonuçlar veren PRP uygulaması da tüp bebek tedavisinde başarı şansını oldukça artırmaktadır. Bununla birlikte PRP sonrasında tüp bebek tedavisine gerek kalmadan bile gebe kalabilmenin mümkün olduğu vakalar da gözlenmiştir. Yani yumurtalıklarda PRP’nin yarattığı etki doğal yolla gebe kalabilmeyi mümkün hale getirmiştir.

    PRP nedir?

     

    prp_tup_bebek_tedavisi.jpg

     

    Yeni nesil hücre yenileme ve canlandırma uygulaması olan PRP (platelet rich plasma), “platelet/ trombosit hücreleri bakımından zengin kan” anlamına gelmektedir. PRP işleminde kişinin kendi kanından elde edilen platelet, yani trombosit hücreleri ve büyüme faktörlerinden zengin plazma kullanılmaktadır. Söz konusu gebelik ve gebe kalabilme olduğunda ise kadın kısırlığı sebeplerinin başında gelen yumurta rezervinin kalite ve sayı bakımından düşüklüğü sorununda PRP uygulanması ile gebelik elde edilebilmektedir.

    Kadınların yaşı ilerledikçe ve özellikle de yaş 35’i geçince yumurtlama bozuklukları ve anomali hastalıkları dolayısıyla kısırlık sorunu ortaya çıkabiliyor. Bu tür bir durumda kadınlar bebek sahibi olma isteğinden zorunlu olarak vazgeçmek durumunda kalabiliyor. Ancak yumurtlama sürecini yeniden aktif hale getirebilecek bir uygulama olan PRP sayesinde ileri yaşlarda bile gebe kalabilme şansı doğuyor. Şöyle ki; kadının kendi kanından elde edilen trombosit açısından zengin kan yumurtalıklarına enjekte edildiğinde burada büyüme ve gelişme süreci yeniden aktif hale getiriliyor. Zaten kadın kaç yaşına gelirse gelsin, menopoza girmiş olursa olsun yumurtalıklarında hala yumurta hücresi bulunmakta, ancak bunlar pasif durumdadır. İşte PRP ile bu pasif yumurtalar aktif hale getirilir ve yumurtlama sayesinde de döllenme, embriyo elde edebilme ve gebelik mümkün olur. PRP yumurtalıklarda bir tür yenilenme ve onarım sürecini başlatır ve gebelik elde edebilmek kolaylaşır.

    PRP nasıl elde edilir? 

    PRP için kişiden kan alınır ve bu kan özel tüplere konur. Bu tüpler yüksek hızda dönen santrifüj cihazına alınır. Santrifüj cihazı, belli bir hızda bir süre dönerek platelet hücrelerinden zengin plazma elde edilebilir.

    PRP uygulaması nasıl yapılıyor?

    Tüp bebek tedavisinde PRP uygulaması kadının kendi kanından elde edilen trombosit açısından zengin içeriğin; rahim zarının istenen kalınlığa erişmesi için rahme, yumurtaların aktif hale gelmesi için de yumurtalıklara enjekte edilmesi işlemidir. Çünkü tüp bebek tedavisinde yeterli rahim zarı kalınlığı elde edilmediğinde embriyo rahme tutunamamakta, kadının yeterli canlılıkta yumurtası yoksa da embriyo elde edilememektedir. Tüp bebek tedavisi için rahim zarı ince kadınlarda tüp bebeğe ek olarak kendi kanından elde edilen PRP serumu enjekte edilerek, gebelik şansı arttırılmaktadır. Bu işlem ile anne adayının rahim zarı kalınlaştırıldığında, gebelik şansı yaklaşık % 61 oranda artabiliyor.

    PRP ile yumurta kalitesini de artıyor!

    PRP’li tüp bebek yöntemi ile hem rahim zarı istenen kalınlığa erişebiliyor hem de yumurta kalitesi arttırılabiliyor. Zira PRP tedavisi, kadının kendi kanından trombositlerin ayrılması ile elde edilen zengin plazmanın ihtiyaca göre yumurtalıklara enjekte edilmesi ile de yumurta kalitesini artırabilir, artık uykuda olan yumurtaların yeniden aktif hale gelmesinde etkili olabilir. Yani tüp bebek tedavisinde rahim zarını uygun kalınlığa getirmek için kullanılan bu yöntem ile yumurtalık rezervini iyileştirme şansı da edilmektedir.

    tup_bebek_prp_uygulamasi.jpg

    Yumurtalık rezervi kötü olan, serum AMH ve FSH düzeyleri bozulmuş olan ve 1 yıldan uzun süredir adetgörmeyen kadınlara tüp bebek PRP desteği de veriliyor. PRP’de ultrasonografi ile izlenerek gerçekleştirilen trombosit bakımından zengin olan kanın enjeksiyonuyla yumurtalık fonksiyonları bozulan kadınlarda işlem sonunda serum düzeyleri normale gelebiliyor. Bu işlemden yaklaşık 2,5 ay gibi kısa bir süre sonrasında yapılan tüp bebek denemeleri başarılı sonuçlar verebiliyor. PRP yapılan kadınlarda tüp bebek tedavisinde özellikle de yumurta toplama süreci daha başarılı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Bu bakımdan uzmanlar PRP işleminin tüp bebek tedavisinde başarıyı artırmada önemli olduğunu düşüncesindeler.

    PRP hangi hastalarda yapılabilir?

    PRP işlemi, kişinin kendi kanından elde edilen trombosit bakımından zengin içeriğin yeniden kendisine enjekte edilmesiyle gerçekleştirilmekte ve enjeksiyon yapılan bölgede hücresel bir canlılık, uyanış ve yenilenme olması amaçlanmaktadır. Bu işlem rahim zarının yeterince kalınlaşmadığı tespit edilen kadınlara ve yumurtalıklarında çok ciddi sorun olan kadınlara uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Bunların yanında daha önceden tüp bebek tedavisi yapılmış ve başarı elde edilmemiş kadınlara ya da ileri yaş nedeniyle yumurtalık rezervi oldukça azalmış kadınlara da uygulanabilir. Ayrıca yine menopoza giriş döneminde olan, ancak yumurtalık fonksiyonları yeniden başlatılması mümkün olan kadınlar için de PRP uygun bir işlemdir, doğru bir tedavi seçeneğidir.

    Tüp bebek PRP işlemi sonrası nasıl takip edilir?

     

    tup_bebek_prp_sonrasi.jpg

     

    PRP tedavisi alan kadınlardan öncelikle hiç adet görmeyenlerin adet düzenleyici kullanmaları gerekiyor.

    PRP sonrasında ilk doktor kontrolü genellikle ikinci adet döneminde olurken, bazı vakalarda doktor ilk adet döneminde de kontrol isteyebilir.

    PRP sonrasında doktor genellikle adetin 2. ya da 3. günleri arasında kontrole çağırmaktadır.

    PRP sonrası doktor kontrolünde öncelikli olarak; ultrasonografik olarak yumurtalıkların değerlendirilmesi ve daha öncesinde yumurta kesesi (folikül) görülmeyen kadınlarda yumurta keselerinin izlenip izlenmediğinin görüntülenmesi amaçlanmaktadır.

    Bazı vakalarda kadının kan ve hormon seviyeleri de eş zamanlı olarak değerlendirilmek istenir.

    PRP sonrasındaki kontrollerde belirgin yanıt gözlenemezse, sonraki adet dönemlerinde izlemek için yeniden muayene önerilebilir.

    PRP işleminin başarılı sonuç vermesi bir taraftan da doktor kontrollerinin aksatılmaması ve doktorun önerilerine uyulması ile mümkün olabilir.

    Kaynak: https://www.bulenttiras.com/prp-uygulamasi-sonrasinda-takip-nasil-olacaktir

  • Zenginleştirilmiş Platelet Plazma Uygulaması

    Zenginleştirilmiş Platelet Plazma Uygulaması

    PRP Nedir ?

    PRP, “Platelet Rich Plasma– platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Bu uygulama bir kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak santrfüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen az miktardaki “platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma”nın (PRP), yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesini temel alır.

    (PRP) uygulamasında amaç nedir?
    Plateletler – veya diğer adıyla trombositler—vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan “büyüme faktörlerini” yapısında barındıran kan bileşenleridir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır, PRP uygulamasının amacı ise bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda plateleti verebilmektir, böylece hasarlı dokunun onarımı da bu kadar hızla ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır, çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2 ila 4 kat fazladır.

    PRP’nin hedefi yara iyileşmesini sağlamak mıdır? Derinin gençleşmesi ile yara iyileşmesi arasındaki ilişki nedir?
    Derimizin yaşlanması aynı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesinden kaynaklanır. Bu nedenle derimizi gençleştirmeye yönelik uygulamalarda aslında vücudumuzun bir yarayı iyileştirirken yaptıklarını çeşitli yöntemlerle taklit ederiz. Örneğin lazer, peeling gibi yöntemlerle derimize limitleri belli, hafif bir hasar verir ve bu hasarı derimizi hızla iyileştirmek için tetikleyici bir güç olarak kullanırız, bu hasar sonrasında büyüme faktörleri salınır ve iyileşme süreci başlar. Dermokozmetik ürünler de benzer şekilde derimizi yeniden yapılandıran maddelerin veya sentetik olarak elde edilmiş büyüme faktörlerinin bir iyileşme süreci başlatmasını sağlarlar.

    Derideki bir hasarı en etkili, en hızlı ve en doğal biçimde onarabilecek olan yapı, yine derinin ait olduğu bütünün bir parçasıdır, bu nedenle plazma uygulaması damarlarımızda dolaşan bu sihirli gücü harekete geçiren bir yöntem olarak gelişmiştir.

    Yeni bir yöntem midir? Hangi alanlarda uygulanmaktadır?
    PRP uygulaması hücresel tedavinin uygulama alanlarından yalnızca biridir. Yeni bir yöntem değildir; dental (diş) implantlarla başlayan uygulama alanları estetik tıp, ortopedi, iyileşmeyen yara tedavisi gibi alanlarda hızla yayılmaktadırir. Yakın bir gelecekte kronik ağrı tedavisinde, tendon hasarlarında, romatizmal yakınmalarda PRP kullanımına ait çok sayıda bilimsel çalışmanın yayınlanması beklenmektedir.

    Uygulama hangi yollarla yapılmaktadır?
    PRP uygulamalarının birçoğu RegenLab adıyla bilinen biyoteknoloji firması tarafından üretilmiş uygulama kitleri aracılığıyla hekimler tarafından yapılmaktadır. Uygulamalarda PRP ile hazırlanan maskeler kullanılabildiği gibi mezoterapi ve volüm artırıcı tedavilerde de PRP kullanılabilmektedir. En genel tanımla estetik tıpta PRP yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri, kollar gibi vücut bölümlerinde;

    Ø Lazer / peeling gibi uygulamalardan hemen sonra, derinin hızla yapılanmasını sağlamak,
    Ø Deride yılların ve UV ışınlarına maruz kalmanın sonuçlarını geriye döndürecek biçimde kırışıklıkların düzelmesini, çöküntülerin giderilmesini, esneklik ve parlaklığının yeniden kazandırılmasını sağlamak,
    Ø İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlamak,
    Ø Saç dökülmesinde tek başına kullanmak veya diğer tedavi seçeneklerinin etkisini güçlendirmek…
    ..gibi amaçlarla ve yukarıda belirtilen alanlar dışında pek çok alanda başarıyla uygulanmaktadır.
    RegenLab PRP uygulamasınıntedavi öncesi ve 3 uygulama sonrası etkisi

    PRP uygulaması bir tür kök hücre tedavisi midir?
    Kök hücre tedavisi veya hücresel tedavi bir yaralanma veya hastalığı tedavi etmek amacıyla hasar görmüş olan bir organa yeni hücrelerin tanıtılması anlamına gelmektedir. PRP uygulamasında ise hasarlı dokunun onarımı için onarımı başlatan ve uyaran bir faktör olarak plateletlerden yararlanılmaktadır, iki uygulama bu anlamda birbirinden farklıdır.

    Hastanın kendi kanının işlemden geçirilip hastaya tekrar verilmesi güvenilir bir uygulama mıdır?
    PRP uygulaması “otolog” dur, yani kullanılan plateletler hastadan kendisinden alınanlardır, ayrıca kanın alınması, plateletlerin ayrıştırılması gibi işlemler steril ve kapalı bir kit yardımıyla yapılmaktadır, yani dışarıdan da bir bulaşma riski yoktur. Bunların dışında, verilen plateletlere eklenen hiçbir şey mevcut değildir. Bu nedenlerle bu uygulama güvenilir olarak değerlendirilebilir.

    Pratikte PRP uygulaması nasıl yapılır?
    Uygulamanın yapılacağı kişiden 2 veya 3 tüp ( 16-23 ml) kan alınır, santrfüj cihazında plateletleri ayrıştırılır. Ayrıştırılan plateletler kitteki tüpün içersinde yoğunlaşıp birikir ve PRP denilen bir kan ürünü ortaya çıkar. Bu ürün (PRP) dolgu veya mezoterapi gibi yollarla deriye uygulanır, deriyi gençleştirici etkisi uygulamanın hemen sonrasında parlak ve canlı bir görünümle belirgin hale gelir.

    Bu tedavinin uygulanması ne kadar sürüyor? Özel bir koşul gerekiyor mu?
    Toplamda yaklaşık 30 dakikalık bir uygulamadır. Kolayca, acısız biçimde uygulanır.

    Kanın alınması, plateletlerin ayrıştırılması gibi işlemler bir laboratuarda yapılabilir mi?
    PRP uygulamasında kan alınmasından dolgu veya mezoterapi ya da maske uygulamasına kadar olan tüm işlemlerin teknik ve hijyenik nedenlerle aynı yerde yapılması gerekir.

    Plateletler bizim kanımızda serbest halde dolaştığına göre neden yaşlanan dokuya kendiliklerinden gidip bu süreci başlatmıyorlar?
    Aslında kan dolaşımı ile dokulara ulaşan plateletler bunu belirli ölçüde yaparlar ancak genel olarak yaşlanmakta olan bir bedende bu tetikleme yeterli değildir. Bu nedenle plateletler yoğunlaştırılıp PRP haline getirilir ve hedeflenen dokulara; yüze, boyuna, ellere ve diğer alanlara uygulanır.

    Plateletleri yoğunlaştırarak PRP elde etmek için tek bir yöntem mi var?
    Plateletlerin yoğunlaştırılarak PRP elde edilmesi teknik olanaklarla ilgilidir. Öncelikle plateletlerin bu zenginleştirme işlemi sırasında herhangi bir hasar görmemesi gerekir. Ayrıca zenginleştirme belli ölçülerde olmak zorundadır. Örneğin aşırı zenginleştirilmiş bir PRP işe yaramayacaktır. Bundan başka, bir hastadan elde edilen kan ürününü aynı hastaya geri vermek için etkinlik ve güvenilirliği onaylanmış ürün ve yöntemler kullanılmalıdır. RegenLab ürünleri bu alanda etkinlik ve güvenilirlik testleri yapılmış, Avrupa Birliği ülkelerinde medikal gereç olarak onaylanmış, CE damgası taşıyan, tüm dünyada kullanılmakta olan ürünlerdir.

    PRP’nin mutlaka enjekte edilmesi mi gerekir?
    PRP mezoterapi veya dolgu yöntemiyle deriye verilebildiği gibi bir maske yardımıyla da uygulanabilir, ayrıca, PRP’yi özel bir kremin içine karıştırıp uygulamak da mümkündür.

    Maske de mezoterapi yöntemi kadar gençleştirici bir etki sağlıyor mu?
    Sağlar. Çünkü dolgu veya mezoterapi yoluyla uygulanan PRP kolaylık sağlamak açısından kağıt bir maskeye emdirilerek uygulanmaktadır, deriye ne yolla verilirse verilsin etkisini gösterecektir. Ayrıca PRP sadece gençleştirmede değil iyileşmeyen yaralarda, açık yaralarda, çene implantlarında ve benzer birçok alanda da kullanılabilir.

    Uygulanacak PRP’nin belli bir dozu var mıdır? Ne kadarına ihtiyaç duyulur? Ne kadarı uygulanır?
    Burada doz aşımı gibi bir problem yoktur. Elde edilen PRP’nin tamamı kullanılabilir. Genelde bir mezoterapi kiti ile toplam 8 mililitre PRP elde edilebilir. Bu da yüz, boyun, dekolte bölgesi, kolların dışı, bacakların iç kısmı gibi alanların tamamında tedavi uygulamak için yeterlidir.

    PRP uygulamasında olumlu etki ne zaman görülür?
    Uygulamadan hemen sonra ciltte sağlıklı bir parlaklık ortaya çıkar. Daha sonra bu parlak görünümde biraz gerileme olur, ancak 3 veya 4 uygulamadan sonra (yani 1 kür uygulandıktan sonra) kalıcı bir etki belirgin hale gelir.

    Etkinin tam olarak sağlanması için kaç uygulama yapmak gerekir?
    Tam etki toplam 3 veya 4 uygulamadan, yani bir kür tamamlandıktan sonra kalıcı bir ışıltı, bir toparlanma şeklinde ortaya çıkacaktır.

    Bir kür ile elde edilen olumlu sonuçlar sonradan tamamen kaybolur mu?
    Kaybolmaz, ancak 3 veya 4 uygulamadan oluşan kürleri her 10-12 ayda bir tekrarlamak gerekir. Bu durumda uygulanan kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye eşdeğerdir. Yani her 15 günde bir yapılacak 3 veya 4 uygulamadan oluşacak bir kür ortalama olarak her yıl tekrarlanmalıdır.

    PRP uygulamasının en önemli avantajı nedir?
    Sağlanan gençleştirici etkinin dolgu ve benzer uygulamalarda elde edilen etkiler gibi sadece belirli alanlara yoğunlaşmış olmaması, derinin daha büyük bir bölümüne yayılması ve daha kalıcı olmasıdır. Diğer yöntemlerle sağlanan olumlu sonuçlar belli bir süre devam eder, ancak PRP’nin olumlu sonuçları tamamen uygulanan kişiye aittir. Kaybolup gitmez.

    Bu uygulamada istenmeyen etkiler söz konusu mudur?
    Hastaya kendi kanından üretilen bir materyal (PRP) verilmektedir. Yapılan işlem basitçe yara iyileşmesi sürecini başlatmak ve hızlandırmaktır. İstenmeyen bir etki ile karşılaşma olasılığı oldukça düşüktür.

    PRP uygulaması acı verir mi?
    PRP uygulaması maske dışında enjeksiyonla yapılır. Kan alınması esnasında duyulan rahatsızlıktan daha büyük boyutta bir acı hissi beklenmez. PRP ile mezoterapi uygulaması çoğunlukla derinin 1,5 mm altına yapılır, deriye hacim kazandırmak içinse daha derin uygulama yapmak gerekir, ancak bu uygulamalarda dışarıdan sürülen anestezik kremler acı hissini engeller.

    PRP uygulamasının yapılmasında sakınca olan kişiler var mı?
    Platelet sayısı yetersiz olan hastalarda, kanser hastalarında bu uygulama yapılamamaktadır.

    PRP uygulamasından beklentiler neler olmalıdır?
    Kozmetik amaçlı PRP uygulaması birçok beklentiyi karşılayacak üstün özelliklere sahiptir. Çünkü;

    Ø Uzun etkilidir,
    Ø Deriyi en doğal biçimde yeniden canlandırır, yapılandırır.
    Ø Kolay ve güvenli biçimde uygulanır.
    Ø Sadece yeni kolajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekler.
    Ø Kırışıklıkları ve çizgilleri deriyi “doldurarak” değil “gençleştirerek” giderir.
    Ø İlk uygulamadan sonrası sağlanan parlak sağlıklı görünüm bir süre sonra hafifçe gerileyebilir, bunun için ardışık uygulamalar yapılmalı ve genleştirici etkinin yığılmasını sağlamalıdır.
    Ø 3 veya 4 uygulamadan oluşan kürler her 10-12 ayda bir kez tekrarlandığında kalıcı sayılabilecek kadar uzun etkili bir gençleştirici etkisi sağlanmış olacaktır.

  • PRP nedir ? PRP nasıl uygulanır ?

    PRP nedir ? PRP nasıl uygulanır ?

    PRP nedir ? PRP nasıl uygulanır ? | 4Op. Dr. Naci Çelik PRP hakkında bilinmesi gereken her şeyi bizlerle paylaştı.

    1. PRP nedir, PRP nasıl uygulanır?

    PRP yani Platelet Rich Plazma (Platelet/Trombosit Yönünden Zenginleştirilmiş Plazma) yöntemi ilk olarak 15 yıl önce stomatolojistlerin (Diş cerrahları) yaşlılara yerleştirdikleri titanyum implantların diş etleri zayıfladığı için kısa sürede düşmesini önlemeye yönelik bir çözüm aramaları sonrası geliştirildi. Öyle bir madde üretilmeliydi ki bu madde diş etine yerleştirildiğinde yumuşak olan bölge güçlenmeli ve ve implantı tutabilmeliydi. Bu güçlendirici maddenin vücut tarafından kabul edilmesi ve zaman içinde vücuttan atılmaması da gerekiyordu. Kanı santrifüje ettikten sonra pıhtılaştırdılar ve sert bir jel haline dönüşmesini sağladılar. Santrifüje edilmiş kanın ilk kullanımı uzun yıllar önce Japonya’da, sonraları İspanya ve Amerika’da başladı.

    PRP medikal bir uygulamadır. Sadece doktorlar tarafından yapılmalıdır. Doktor hastasını muayene ettikten sonra içinde özel bir jel bulunan küçük tüplerin içine az miktarda kan alır ve santrifüj işlemi uygular. Bu işlemin sonunda tüplerdeki kan bileşenlerine ayrılır: yani her mililitresinde yaklaşık 200.000 trombosit bulunan bu kanın kırmızı hücrelerden oluşan kısmı ayrılır, böylece mililitrede 1,5 milyona kadar trombosit yoğunluğuna sahip olan bir jel elde edilir. İşte buna PRP adı verilir. Trombositlerin kanın pıhtılaşması ile ilgili işlevleri var, fakat aynı zamanda bir doku hasarının iyileşmesini sağlayıcı özellikteki büyüme faktörlerini de salgılıyorlar. Dolayısıyla santrifüj işlemi uygulanan kandan elde edilen PRP, yani trombositi bol olan kısım ya mezoterapi yöntemiyle ya da maske haline getirilerek yüz, boyun, saç, vs istenen bölgeye uygulanıyor. Böylece dokulardaki hasarın ya da yaşlanmanın etkilerini geriye çevirecek doğal büyüme faktörleri istenen bölgeye verilmiş oluyor.

    Aslında önerilen yöntemle elde edilen iki farklı kan ürünü var; biri PRP diğeri de trombin serum. Bunlar iki farklı tüple elde ediliyor. PRP tüpünde kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde bulunuyor. Diğer tüpte ise aksine kanın pıhtılaşmasını sağlayarak bu trombositlerin dolgu maddesi gibi kullanılmasını sağlayan trombin var. Bu ikisi bir arada kullanıldığında deride yenileyici etki daha güçlü biçimde ortaya çıkıyor.
    Yani kendi kanınızdan dolgu maddesi yapılıyor ve, yüzdeki temel kıvrımlara ve ince çizgilere uygulanıyor.

    Hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri 6-8 ay kadar dayanır. Dolgulu PRP hem kendi kanınızdan üretilir hem de doldurulan bölgedeki deri yaşlanmasına karşı geri sayım başlatan biyolojik bir süreci tetikler! Yani sadece doldurmaz aynı zamanda savunması zayıflamış, zamanın veya çevrenin yıpratıcı etkilerine karşı savaşmada yenik düşmüş bölgeye destek göndermiş olur.

    2. PRP bir tür kök hücre tedavisi midir?

    PRP bir kök hücre tedavisi değildir. Ancak dolaylı yoldan kök hücreler üzerinde çalışır. Trombositlerin içindeki büyüme faktörleri deri hücrelerine fibroblast üretme mesajını ileten birer uyarandır. Fibroblastlar da kolajen ve elastin üretmek için anahtar niteliğindeki yapılardır. Dolayısıyla Regenkit PRP bütün bu süreci başlatan trombosit sayısını çoğaltarak dolaylı olarak kök hücreler ile çalışır, çünkü dolgu uygulaması sonrasında deride oluşan fibrin ağları ortamdaki kök hücreleri de kendi yapısında toplar. Ayrıca son yıllarda plastik cerrahlar yağ enjeksiyonu ameliyatları sırasında hastadan alınan kanla elde edilen PRP’ yı hastadan alınan yağ içine karıştırarak yağ enjeksiyonu uygulamasına başlamışlardır. Bu verilen yağın tutma olasılığını arttırmaktadır. Yine karın germe, yüz germe, meme dikleştirme ve küçültme gibi ameliyatlarda operasyon alanına ve insizyon hattına PRP uygulaması yapılması kanama, kötü yara iyileşmesi vb problemleri azaltmaktadır.

    3.PRP’nin herhangi bir yan etkisi ya da enfeksiyon riski var mı?

    Şayet doğru kit kullanılırsa (Regenkit) hiçbir riski ve yan etkisi yoktur. Çünkü Regenkit her seans için tek kullanımlık enjeksiyon ve tüp içeren bir kittir. Son derece güvenlidir. Yan etkisi de olamaz çünkü sizden alınan size, sadece size fazlasıyla geri verilmektedir.

    4.PRP’nin gözle görülen sonuçları nelerdir?

    Cilt daha parlak ve canlı görünür. Özellikle yüz bölgesinde karşılaştığımız güneş ve yaşlılık lekeleri yumuşar, göz altı bölgesi torbalanmalar ve mor renk değişikliklerinde düzelme olur. İnce çizgiler yumuşar. İnsanlar “Çok genç görünüyorsun. Estetik ameliyat mı yaptırdın?” diye sorabilirler. Oysaki son derece doğal bir yöntem olan PRP sadece zaten sizde olanı size daha güçlü bir şekilde geri verir. Bu da cildinizin savunma mekanizmasıdır. Bir güzel tarafı da PRP’nin etkileri uygulama yapılan bölgenin çevresinde de görülür. Yüze yaptırdığınızda saçlarınız da canlanır örneğin.

    5. PRP uygulamalarında nasıl bir protokol izleniyor? Sonuç almak için kaç seans yaptırmak gerekir ?

    Mezoterapi ile uygulanan uygulamalı PRP 15’er günlük aralarla 3-4 seans yapılır. 8-10 ay sonra 3-4 seanslık bir kür daha yapılır. Dolgu ve mezoterapinin bir arada uygulandığı bir başka protokol de var, burada da PRP 21-28 gün arayla 3 seans uygulanır. Altı ay sonra doktor hastasını kontrol eder. Şayet hasta menopoz dönemindeyse ya da sigara, alkol gibi kötü alışkanlıkları varsa doktor 1 kür daha yapmaya gerek duyabilir. Kişi kendine iyi bakıyorsa, sağlığına dikkat ediyor, cildini UV ışınlarından koruyor ise 2.kür için 1 hatta duruma göre 2 yıl beklenir.

    Aslına bakarsanız sadece PRP değil genel olarak neşterli ve neştersiz estetik uygulamalarına Kore ve Çin’de büyük ilgi var. Çünkü bu ülkelerdeki kadınlarda genç görünme ve genç kalma konusu takıntı haline gelmiş durumda. Japonya, Kore ve Filipin’de de kadınlar bu tür uygulamalara çok ilgi gösteriyorlar.

    Kadınlar Külübü Özel Röportaj