Etiket: Pişirme

  • Diyette tavuk eti

    Diyette tavuk eti

    Yağsız ve protein açısından zengin beslenmek isteyenlerin tercihi tavuk eti oluyor. Bu besleyici gıda, zengin vitamin-mineral içeriği ve düşük kalorili oluşu nedeniyle diyet yapanların da gözdesi

    Vücutta yeni dokuların yapımı, var olanların sağlığının devamı ve onarımı için proteinler hayati önem taşıyor. Hayvansal protein kaynağı olarak süt ve süt ürünleri ile birlikte etler de beslenmede önemli yer tutuyor. Sağlıklı beslenme açısından beyaz et; hem kaliteli protein, hem düşük yağ, hem de vitamin-mineral içeriği nedeniyle en iyi kaynakların başında geliyor. Uzmanlar; farklı vitaminlere sahip olan tavuk etinin faydalarını, nasıl tüketileceğini, pişirme yöntemlerini ve vitamin kaybını önlemenin yollarını anlattı:

    HAZMI KOLAY
    Tavuk eti; yağsız, protein açısından zengin ve liflerinin kısa oluşu nedeniyle çiğnenmesi ve hazmı kolay bir gıdadır.
    Protein ve yağ içerikleri açısından önemli avantaja sahip olan tavuk eti; demir, fosfor ve B grubu vitaminlerinin de kaynağıdır. 100 gram ızgara tavukta yaklaşık 20 gram protein bulunur.

    ONARIM İÇİN
    Tavuktaki but eti; göğüs etine göre daha fazla B2 vitamini (riboflavin) ve B1 vitamini (tiamin), daha az da niasin vitamini içerir.
    Tavuk but etinde; göğüs etine kıyasla demir, çinko ve sodyum içerikleri de daha fazladır.
    Tavuk vücudumuzdaki hücrelerin büyümesi ve onarımı için elzem olan aminoasit açısından da zengindir. Aynı zamanda içerisinde bulunan B3, B6, piridoksin ve B5 vitaminleri; deri, saç ve bağışıklık sistemine katkılarıyla bilinir. İçerisinde az miktarda yağ bulunduran tavuk; diyet yaparken tercih edilen ilk protein kaynağıdır.

    BEYİN GELİŞİMİNDE ÖNEMLİ
    Derisiz olarak yenilen 100 gram tavuk sadece 124 kalori içerir. Ancak derisi ile birlikte tüketildiğinde 170 kaloriye kadar çıkabilir. Izgara yapılarak tüketilen 100 gram tavuk eti; kolesterol açısından düşük ancak doymamış yağ asitleri açısından zengindir.
    Tavukta bulunan proteinler; hücre ve dokuların oluşmasını, büyüme ve gelişmeyi sağlar. Vücut kaslarının ve organların gelişimine yardımcı olur. Vücut dokularının yenilenmesinde rol oynar, çocukların beyin gelişiminde önemli görevi vardır.

    HAFİF VE ORTA ATEŞTE PİŞİRİN
    Tavuğu pişirirken; pişirme yöntemi ve koşullarına bağlı olarak bazı vitaminler kaybolabilir. Bu nedenle pişirme yöntemlerine dikkat edilmesi gerekir:
    Etler hangi yöntemle pişirilirse pişirilsin hafif veya orta ateşte, uzunca bir sürede pişirilmelidir. Aksi takdirde çok yüksek ateş et proteinlerini katılaştırarak suyunun kaybına ve lezzetinin azalmasına neden olur.
    Yüksek ateşte pişen etlerin protein ve bazı vitamin değerlerinde bir miktar azalma olabilir. En çok zarar gören B1 vitaminidir. Izgara yapılan etlerde, etten damlayan sularla B12 vitamini ve folat kayıpları da olur.
    Vitamin B6 ve pantotenik asit, pişirme suyuna geçerek azalabilir; bu sebeple tavuk suyunu dökmeyin. Besin değeri açısından zengin bu suyu değerlendirin.
    Tavuk etini ızgarada kömürleştirmeyin, alevle temasını engelleyin. Haşlama ve ızgara yapılarak pişirilen tavuk etinin sindirimi, yağda kızarmış haline nazaran daha kolaydır.

    PROTEİN DENGELEYİCİ
    Nohut veya kuru fasulye yemeği pişirirken içine tavuk ilave ederseniz, protein kalitesi ve dengesi çok iyi olur.
    Ispanaklı börek yaparken içine tavuk ilave ederseniz, besin alımınızı güçlendirebilirsiniz veya tavuk ile bezelyeyi, karıştırarak börek içi hazırlayabilirsiniz.
    Çocuklarınızın en sevdiği yemeklerden olan makarnaya tavuk ilave edebilirsiniz. İlave edeceğiniz tavuk, besin öğesinden zengin bir öğün oluşturabilmenizde size kolaylık sağlar.

    KOLESTROLÜ DÜŞÜRÜR
    Yapılan çalışmalar, Omega-3 yağ asitlerinin LDL kolesterol denilen kötü huylu kolesterolü düşürdüğü, iyi huylu kolesterolü yani HDL kolesterolü de artırdığını göstermektedir.
    Bu durum da kalp-damar sağlığını koruyucu etki gösterir. Bunun yanı sıra trigliserid seviyesini düşürür, aterosklerotik plak oluşumunu engeller.
    Damar sağlığını koruyucu etki gösterir. Ancak unutulmamalıdır ki, aşırı protein alımı da sakıncalıdır.
    Gereksinimden iki kat fazla protein alınırsa, idrarla vücuttan kalsiyum atımı artar. Bu da karaciğer ve böbreklerin zarar görmesine neden olur.

    NASIL SAKLANMALI?
    Etin, pişirme esnasında iç sıcaklığının 70 derece üstüne çıkması mikropların ölmesi bakımından gereklidir. Pişirilen tavuk eti oda sıcaklığında yarım saatten fazla bekletilmemelidir. Ya hemen tüketilmeli ya da kalan kısmı buzdolabında saklanmalıdır.

    İKİ SAATTEN FAZLA DIŞARıDA KALMASIN
    l Tavuk eti ve et içeren yemekler, dışarıdan karışacak mikropların üremesi için iyi bir ortamdır. Genel anlamda protein değeri yüksek olan besinler, bakterilerin üremesi için çok daha uygun yiyeceklerdir. O nedenle protein değeri yüksek olan tavuk eti; iki saatten fazla oda sıcaklığında bırakılmamalı, buzdolabında veya derin dondurucuda saklanmalıdır.

    PİŞİRİR PİŞİRMEZ TÜKETİN
    Pişmiş tavuk etinin besleyici değeri yeniden ısıtılması ile bir miktar azalma gösterir. Tekrar tekrar ısıtmaktan kaçının, mümkün olduğunca pişirir pişirmez tüketmeye özen gösterin.
    Tavuk etini birçok çorbaya katmanız; hem lezzet açısından, hem de besin değeri açısından sofranıza zenginlik katacaktır.
    Haşladığınız veya ızgara yaptığınız tavukları salatalarınızın üzerine koyarak yeni ve değişik lezzetler oluşturabilirsiniz. Tavuk eti özellikle diyet yapanlar için az kalorili, alternatif bir öğündür.

  • Canan Karatay beslenme uyarıları

    Canan Karatay beslenme uyarıları

    Prof. Dr. Canan Karatay, yemek pişirirken dikkat edilmesi gereken noktaları sıralıyor ve rafine şeker tüketiminin vücuda zararları konusunda da uyarıyor. İşte Karatay’dan öneriler…

    “YEMEKLER DÜŞÜK ISIDA, UZUN SÜRE PİŞİRİLMELİ”

    “Yemekler, çok yüksek ısıda pişirilmemeli, ayrıca unla terbiye yapılarak hazırlanmamalı! Yemekler düşük ısıda, uzun süre pişirilmeli. Malzemeler çiğden hep birlikte tencere veya tepsiye konup, ocakta ya da fırında pişirilmeli, yağda soğan veya biber öldürme gibi yöntemler uygulanmamalı. Özellikle güveç yaparken önce tencerede kavurma, sonra fırında pişirme gibi iki farklı pişirme şeklinin bir arada olmaması gerekiyor! Ya tencere ya da fırın tercih edilmelidir! Pişirme süresi çok fazla uzayıp, ısıya maruz kalma şekli değişip, ısı derecesi arttıkça yemekteki faydalı vitamin ve mineraller ölüyor.”

    “PİŞİRMEDE ALÜMİNYUM FOLYO VE TEFLONLARDAN UZAK DURULMALI”

    “Yemekler cam, çelik veya emaye kaplı dökme demir tencerede, tepside pişirilmeli. Alüminyum ve teflonlardan, mikro dalga fırınlardan uzak durulmalı. Pişirme sırasında alüminyum folyo, yanmaz pişirme poşeti ya da yağlı kağıt gibi ürünler asla kullanılmamalı!”

    “YEMEKLERDE BLENDER VEYA MİKSER KULLANILMAMALI”

    “Yemeklerde blender (karıştırıcı) veya mikser (çırpıcı) gibi elektrikli aletler kullanılmamalıdır. Çünkü yemeği işlenmiş hale getiriyor ve lifleri yok edip, sağlıksız hale dönüştürüyor. Bu da hazım sisteminin bozulmasına sebep oluyor.”

    “KIZGIN YAĞDA KIZARTMA YOK”

    “Kızgın yağda kızartma yapılmamalı! Balık ya da etler, sos veya una bulandırılarak yağda kızartılmamalıdır. Eğer illa kızartma yapmak isteniyorsa kısık ateşte, az zeytinyağı veya tereyağı ile sade pişirme yapılabilir.”

    “BESİNLERİ MEVSİMİNDE TÜKETMELİ”

    “Bugünün çocukları hem hareketli sokak oyunlarından, hem güneşten mahrumlar, hem de çilek, muz, salatalık, domates, biber gibi yiyeceklerin maalesef dört mevsim boyunca yetiştiğini sanıyorlar. Asıl üzücü olan ise, anne ve babaların bu durumu doğal karşılaması! Tıpkı sebze ve meyveler gibi, ülkemizde yetişen deniz balıklarının (çiftlik değil!), dağda bayırda yetişen yabani otların (serada değil), orman meyvelerinin (hormonlu, yapay üretim değil) de mevsimleri, zamanları var. Öncelikle mevsiminde yetişen yiyecekleri tüketmemiz gerekiyor.”

    “BUĞULAMA, EN SAĞLIKLI PİŞİRME YÖNTEMİ”

    “Izgara yapılabilir, ancak yiyecekler yakılmadan ve yüksek ateşe, kömür ve odun alevine, dumanına maruz kalmadan pişirilmeli. Ayrıca buğulama en sağlıklı pişirme yöntemlerinden biridir.

    “AYNI YEMEĞİ DEFALARCA ISITMAK TEHLİKELİDİR”

    “Yemekleri pişirirken çok az su konmalı. Böylece hem besin değerleri korunuyor, hem de daha lezzetli oluyor. Tazelik ve besin değerleri açısından yemekler günlük olarak pişirilmeli. Birkaç günlük yemek yapıp, aynı yemeği defalarca dolaba koyup çıkartmak, her seferinde ısıtmak tehlikelidir, kesinlikle yapılmamalıdır.”

    “KONSERVE BALIKLAR TERCİH EDİLMEMELİ”

    “Taze balığın her türlüsü sağlıklı. Ancak teneke kutudaki ve poşetlerdeki konserve balıklar, ambalajlarındaki kanserojen maddelerden dolayı riskli hale dönüşür. Bu yüzden fabrikasyon konserve balıklar da tercih edilmemelidir.”

    RAFİNE ŞEKER VE TATLI (AŞIRI KARBONHİDRAT) TÜKETİMİNİN ZARARLARI 

    . Tüm hücresel fonksiyonlarımız yavaş yavaş bozulmaya başlar. . Organizmadaki birçok sistem normal çalışamaz hale gelir. . Vücudun mineral dengesini bozar. Krom ve bakır eksikliğine neden olur. . Kalsiyum ve magnezyum emilimini bozar. . Vücutta su tutulmasını arttırır. . Protein emilimini engeller. . Dokuların esnekliğini ve işlevini bozar. . DNA yapısında zarara yol açar. . Bağımlılık yapıcı bir maddedir. . Vücudun bağışıklık sistemini yıkar ve zayıflatır. . Beyinde delta, alfa ve tetra dalgalarını bozar. Dikkatsizliğe, baş ağrısı ve migrene, depresyona neden olur. Şeker ve tatlı alımı azaltıldığında duygusal kararlılık artar. . Alzheimer hastalığına neden olur. . Derimizdeki kolajen yapısını bozar. Ciltte kırışıklıklara, erken yaşlanmaya sebep olur. . Çocuk felci riskini arttırır. . Böbreği büyütür, böbrek taşlarına sebep olur. . Her türlü kanser hücresini besler, mide kanseri riskini arttırır.

    “TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU, KABIZLIK”

    “Türkiye’nin en büyük sorunu kabızlıktır. Kabızlık ülkemizde hiçbir zaman hastalık olarak görülmez. Eğer siz her gün muntazam bir şekilde büyük abdeste çıkamıyorsanız, vücudunuz iyi çalışmıyor demektir. Bu, en önemli sinyal. Örneğin bana gelip, ‘Ben çocukluğumdan beri kabızım’ diyen hastalar var. Bu demektir ki vücutta hiçbir şey doğru dürüst çalışmıyor. Türkiye’de hekimler, bunu sormaya utanıyor, hastalar da sorunca ‘Kusura bakmayın’ diyorlar. Her gün düzenli olarak tuvalete çıkabiliyorsanız vücudunuz saat gibi çalışıyor demektir. Çıkamıyorsanız bir bozukluk var demektir. Hareket etmezseniz, su içmezseniz vücudunuz çalışmaz. Tabi ki yiyecekler de bunu etkiliyor. Kabızlığın en büyük nedeni aşırı şekerdir. Şeker ve şekere dönüşen unlu ve nişastalı gıdalar bağırsak florasını bozar. Şekerli yiyecekler yediğiniz sürece gazınız ve kabızlığınız artar. Onun için bağırsaklarda 4 binden fazla birlikte yaşadığımız mikrop vardır. Bunlar iyidir veya kötüdür. Şeker, kötü olanları arttırır. Çok tatlı yiyen ve çok unlu gıdalar yiyenlerde bağırsak problemleri, kronik bağırsak hastalıkları başlıyor.”

    “MARKETTE SATILAN LİMON SULARI ZARARLI”

    “Limon faydalı bir meyvedir. Ancak organik olmasına ve dış kabuğu kimyasallarla mumlanmış ve boyanmış olmamalı. Limon her zaman taze sıkılmış olarak kullanılmalı. Çoğu markette limon suyu olarak satılan sarı suların limonla yakından uzaktan alakası olmadığı gibi son derece zararlıdır.”

    Karatay Diyeti Deneyimlerimiz

    Habertürk

  • Çikolatalı baklava

    Çikolatalı baklava

    MALZEMELER
    3 adet yumurta
    3 çorba kaşığı yoğurt
    3 çorba kaşığı sıvıyağ
    l çorba kaşığı sirke
    Aldığı kadar un
    3 çorba kaşığı kakao

    İÇİNE:
    300gr iri kıyılmış ceviz içi
    1 su bardağı damla çikolata

    AÇMAK İÇİN:
    1 su bardağı nişasta
    1 su bardağı kakao
    250 gram margarin
    250 gram tereyağı

    ŞERBETİ İÇİN:
    4 su bardağı su
    4 su bardağı şeker
    yarım limon

    YAPILIŞI:
    Öncelikle hamur malzemesi olan yumurta,yoğurt,sıvıyağ, sirke,un ve kakaoyu derin bir kaba alın.İyice yoğurup yumuşak bir hamur elde edin.Folyoya sarıp yarım saat dinlendirin.Hamurdan 15 beze koparın 1 su bardağı nişasta ve 1 su bardağı kakaoyu eleyin.Bezeleri tepsiden daha büyük açın.Tepsiyi yağlayın.250 gram tereyağı ve margarini eritin.

    Yufkaların üç adetini bırakıp,kalanların her birini dört parçaya ayırın.2 kat tepsiye serin.Üzerine yağ gezdirin.4 kattan sonra da çikolata ve cevizli harcı koyun. Parçalanmamış yufkalar kalana kadar her iki katta bir yağ gezdirip, dört katta bir de çikolatalı malzemeden serpin.En üste sağlam olan yufkaları serin.Kalan yağı üzerine gezdirin.

    Tepsiyi çevire çevire dilediğiniz şekilde kesin. Önceden ısıtılmış kızgın fırına baklavayı koyup sonra fırının ayarını 150 dereceye getirin.Üzeri kızarana dek pişirin. Buarada şerbeti hazırlayın.Bunun için su ve şekeri kaynatın.Ocaktan aldığınız şerbete limon suyunu katın.Fırından aldığınız baklava sıcakken üzerine sıcak şerbeti gezdirin.Baklava şerbeti çekince üzerine çikolata sosu ve antep fıstığıyla servis yapın.

  • Pratik Yemek Pişirme Püf Noktalar

    Pratik Yemek Pişirme Püf Noktalar

    Lezzetli bir yemek yaratmanın tekniklerini, hangi gıdayı nasıl pişirmen gerektiğini bilmen gerekiyor.

    Fırında Kızartma
    Fırınlama tekniği et ve sebzelerdeki şekeri karamelize hale getiriyor. Böylece kalori almadan lzzet sağlayabiliyorsun.

    Fırında; Tavuk, biftek ya da somon gibi yağlı bir balık tütü olabilir. Patates, tatlı patates, havuş gibi sebzeleri tercih et. Bu sebzelerin pişmesi daha uzun zaman alıyor, böylece karamelize olurken gereğinden fazla pişmesi gerekmiyor. Tatlı için muz, ananas veya yeni olgunlaşmış şeftali denemelisin. Meyveleri fırınlamadan evvel erimiş tereyağı ya da kanola yağına bulayıp toz şeker serp. Teknik olarak ise; fırını öneceden ısıtmalısın. Malzemelerin üstüne hafifçe zeytinyağı, biraz tuz, biber ve en sevdiğin kuru baharatları ekle. Etin ne zaman piştiğini belirlemek için dijital termometre kullanın. Meyve ve sebzeler ise dışı kahverengi bir renk almaya başladığında ve içi yumuşadığında pişmiş oluyor.

    Izgara
    Yemeğe çıtır çıtır bir doku verirken içi nemli ve sulu kalır. Fazla yağ kullanmana gerek kalmaz.

    Izgarada; İnce kesilmiş et ya da balık, hem çabuk pişecek hem de dışı altın rengi alacak. Antrikot, pirzola ya da her türlü balık olabilir.Teknik olarak ise; Et için bir çimdik tuz ve karabiber yeterli. Balık için ise az zeytinyağı, limon ve biraz da kekik… Izgaranın ısısı yüksek olmalı. Fırının kendi ızgarası yoksa ızgara tepsisini ısı kaynağından sekiz parmak aşağıda olacak şekilde ayarla.

    Sote
    Bu hızlı pişirme tekniği, gıdaların doğal lezzet ve renklerini koruyor.

    Sote de; Antrikot, balık fileto, tavuk göğsü gibi yumuşak etler, kuşkonmaz, biber, brokoli, soğan, bezelye, mantar gibi çabuk pişen sebzeleri pişirmelisin. Teknik olarak; tavayı kaplayacak kadar yağ koyup malzemeleri bir, iki dakika orta ateşte pişir. Bütün malzemeleri eklemeden evvel ısı seviyesini ölç. Malzeme tavaya değidiği anda cızırdamalı. Orta ısıda sürekli karıştırarak pişir. Birkaç değişik malzeme katarsan, önce et parşamalrını ardından soğan ve sarımsak gelmeli. Sebzeleri ise en son eklemelisin.

    Kendi Suyunda Pişirme
    Lokum gibi yumuşak ve lezzetli yemekler ağız sulandırıyor.

    Kendi suyunda pişirme de; Kuşbaşı tavuk, dana yada kuzu eti en iyi pişer. Teknik olarak; önce et parçalarını ocağın üstünde kahverengi oluncaya kadar ısıt, ardından tencereye su koy. Et suyu kullanırsan daha lezzetli olur. Et ya da tavuk bulyon kullanabilirsin. Ot ve baharatlar lezzeti artırır. Daha sonra şarap ya da bira ekleyerek daha farklı bir tat yakalayabilirsin. Kısık ateşte pişirmeye devam et. Kapak daima kapalı olmalı. Ara sıra kontrol edip karıştırmayı ihmal etme. Kırmızı et bir saat, tavuk ise 45 dakika pişmeli.