Etiket: okul

  • Çocuğun Kişisel Gelişiminde Okulun Önemi Ve Etkisi

    Çocuğun Kişisel Gelişiminde Okulun Önemi Ve Etkisi

    Ebeveynler çocukların ilk öğretmenleri, yol göstericileridir. Daha sonra öğretmenler devreye girer. Çocuğun kişisel gelişiminde okulun önemi nedir? makalemizde çocuklar neden okula gitmeli? sorusuna cevaplar verdik. Çocuk eğitiminde okulun önemi hiç kuşkusuz, yadırganamaz bir gerçektir. Öğretmenlerinden öğrendikleri sayesinde çocuğun kişiliği gelişmeye başlar. Çocuk için okul uyması gereken kurallar , yerine getirilmesi lazım olan görevlerle karşılaştığı ilk toplumsal kurumlar arasında yer alır.

    Okul sayesinde çocuk yeni çevre edinip sosyalleşir, toplum içinde nasıl davranılması gerektiğin, nelerin hoş karşılanmayacağını öğrenir.
    cocugun_egitiminde_okulun_onemi (1)
    Okula giden çocuklar, her gün ders çalışmak ve belli kitapları okumak zorundadır, bu faktörler çocuğun zeka gelişiminde çok önemlidir. İşleyen demir pas tutmadığı, okuyan, yazan düşünen beyin de gelişir.

    cocugun_egitiminde_okulun_onemi (2)

    Günümüzün geçer akçesi diploma sahibi olmak, iyi bir meslek edinmektir.
    Okul da bunun yegane yoludur.

     

    cocugun_egitiminde_okulun_onemi (3)

    Boş duran kişinin kötülüklere bulaşması daha kolaydır.
    Faydalı işlerle meşgul olan kişlerin psikolojik sorun yaşama oranı daha düşüktür.
    Okul, dersler çocuğun tüm zamanını alarak, onu kötü iş ve davranışlardan korur.
    Şayet çocuğunuz okumuyorsa veya onu okutmayacaksanız, ona meşgul olabileceği
    iyi bir alternatif sunun.

    Çocuğun kişisel gelişiminde kitap okumanın önemi tıklayınız

    cocugun_egitiminde_okulun_onemi (4)

    Toplum içinde yaşayan çocuk bencillikten sıyrılmaya, paylaşımcı olmaya başlar.
    Çünkü insanlar arasında yaşamak yardımlaşmayı gerektirir.

    cocugun_egitiminde_okulun_onemi (5)

    Okulda görülen matematik, fizik, psikoloji, felsefe gibi dersler, çocuğun kendine
    karşı farkındalığını artırır, çevresini, olayları daha iyi algılamasını sağlar.

     

    cocugun_egitiminde_okulun_onemi (6)

    Okula giden çocuk arkadaş çevresi edinir, yalnızlık duygusu çekmez, arkadaşlarıyla
    zaman geçirmeyi seven, mutlu ve ruhi yönden sağlıklı bir çocuk olur.

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

  • Anaokulu Seçimi Okula Başlarken

    Anaokulu Seçimi Okula Başlarken

    Anaokulu Seçimi 

    Anaokulu bir çocuğun akademik yolculuğunun ilk adımıdır ve tüm öğrenim hayatının temelini oluşturur. Çocuğunuzun hazır olduğuna karar verdiğiniz anda doğru okulu seçmek gözünüzü korkutan bir süreç gibi gelebilir. Ama ne istediğinizi ve çocuğunuz için neyin iyi olacağını bilirseniz, iş okulları dolaşıp doğru soruları sormaya kalacaktır.

    Anaokulu çocuğun okulu sevmeyi öğreneceği ve öğrenmenin keyfine varacağı bir yer olmalıdır. Okula hazırlık için temel bir öğretimin yanı sıra, sosyal becerilerini geliştirecekleri bir ortamdır. Anaokulu öğretmenlerinin okul öncesi çocuk eğitimi konusunda eğitimli ve (ideal olarak en az iki yıl) deneyimli olmasına dikkat edin.

    Ve unutmayın ki küreselleşen dünyada, İngilizce hayatın her alanında temel bir ihtiyaç haline gelmiştir. Çocuğunuzun bu dili öğrenmeye mümkün olan en erken yaşta ve ana dili İngilizce olan bir öğretmenle başlaması, onun geleceği için çok önemlidir.

    Okula Başlarken 

    Bu dönemi en zor yaşayacak olanlar şüphesiz yanlarından bir an bile ayıramadıkları minik bebeklerini okula ilk kez gönderecek olan anne-babalardır. Peki bu sancılı dönemi en ağrısız şekilde nasıl atlatabiliriz?

    Dikkatli davranın: Yetişkinlerde olduğu gibi, çocukların da yeni bir ortama girerken belli bir kaygı düzeyi yaşaması doğaldır. Ancak okula gideceği için endişe duyan bir çocuğun anne-babasının da kaygılı olması ve istemeden de olsa bunu davranışlarıyla hissettirmesi, çocuğu kaygılarının gerekli olduğuna inandıracaktır. Bu nedenle çocukların, yetişkinlerin sözel olmayan davranışlarını okumakta usta oldukları unutmamalı ve verilen sözsel/davranışsal mesajlara çok dikkat edilmelidir.

    Açıklayıcı ve gerçekçi olun: Çocuklar yeni ortamlara girerken kaygı yaşayacağı gibi, uyum yeteneğinin de yüksek olduğu bilinmektedir. Ancak onun bu uyum yeteneğinin anne-babalar tarafından desteklenmesi gerekmektedir.  Okula başlamadan önce anne-baba tarafından, okul ve okulda yapılacak faaliyetler hakkında bilgi verilmesi, çocukları bu sürece hazırlamaya yardımcı olacaktır. Hatta imkanı olan aileler bu süreci desteklemek için okula ön bir gezi düzenleyebilir, okulda yapılacaklara benzer faaliyetleri evde uygulayabilirler.anaokulu_kres_yuvas_secimi

    Anne-babasından hiç ayrı kalmamış bir çocuğun aniden farklı bir ortamda yalnız kalması, kaygısını yükselteceği için, okula başlamadan önce kısa süreli ayrılıklarla onu okula hazırlamak faydalı olacaktır. (ör. Hafta sonu büyükanne/baba ile kalması gibi).

    Söz veriyorsanız yerine getirin: Okul çağı çocuğu için, verilen sözler büyük önem taşır. Örneğin, eğer çocuğunuza okuldan sonra gelip onu alacağınızı söylemişseniz, okul bitiminde onu almak için hazır bulunmanız gerekmektedir. Tutulmayan sözler, çocuklarda büyük bir kaygı yaratır ve bu, çocuğun okula uyumunu zor, hatta imkansız kılar.

    Küçük düzenlemeler yapın: Okula başlamadan önce çocuğunuzun günlük yaşamını okul saatlerine göre bir düzene sokmak, hem aileler hem de çocuklar için rahatlatıcı olur. Ayrıca uykusunu alan bir çocuğun, okulda daha aktif ve başarılı olduğu da gözlemlenmiştir.

    Kararlı olun: Anne-babaların özellikle okulun ilk döneminde, yoğun bir duygu savaşı haline girmeleri mümkündür. Bu duygusallık anne-babayı verdiği kararları tolere edebilecek, hatta kararlarından vazgeçirebilecek konuma dahi getirebilir. Çocuğunuza okul ve ev arasında seçme şansı verirseniz çok büyük bir olasılıkla evde kalmayı tercih edecektir; veya istediği takdirde okuldan alınacağını bilen bir çocuk, okuldan eve gelebilmek için her şeyi deneyecektir. Ancak şunu da unutmayın ki, okul öncesi eğitime başlayacak olan bir çocuk, henüz kendisi için doğru olanı değerlendirme kapasitesine sahip değildir. Bu nedenle, böylesi önemli kararlar çocuğa bırakılmamalıdır. Anne-babaların kararlı ve soğukkanlı olmaları gereken diğer bir konu ise çocuklarını okula bırakırken yaşayacakları durumlardır. Okula bırakılırken ağlayan, anneden/babadan ayrılmak istemeyen çocuğun, bu durumu en kısa sürede aşması için, vedalaşma süresi kısa tutulmalı ve duygusal sahnelerden kaçınılmalıdır.

    İletişim içinde olun: Anne-babalar ve öğretmenler okulun her döneminde karşılıklı iletişim içinde olmalıdırlar. Aile içi bir değişimin (boşanma, anne/babanın yurt dışı yolculuğu vs.) veya çocuk hakkında uykusuzluk, hastalık ve bunun gibi günlük bilgilerin öğretmene verilmesi önemlidir. Durumun farkında olan öğretmen, çocuğun davranışlarını daha yakından inceler, olası davranış değişikliklerini fark eder ve durumun çocuk üzerinde kalıcı bir etki yaratmaması için elinden geleni yapar.

    Çocuklarımıza okula başlarken yaşatacağımız uyumlu bir süreç, onların sosyal gelişimini, akademik performansını, davranışlarını ve kendilerine güvenlerini olumlu yönde etkileyecektir. O yüzden pozitif, soğukkanlı, emin ve güçlü olun.

    Başarılar…

     

    The English School of Istanbul / İstanbul İngiliz Anaokulu

    Uzm. Psikolojik Danışman (Çocuk Psikoloğu)

    Süheyla TİMUÇİN

    www.englishschoolistanbul.org

     

     

  • Kadınlarda ve erkeklerde ideal evlenme yaşı

    Kadınlarda ve erkeklerde ideal evlenme yaşı

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yaptığı araştırmaya göre evlilik için ideal yaşın kadınlarda 18-24, erkeklerde 25-29 yaş olduğu ortaya çıktı.

    Kadınların 18-24, erkeklerin 25-29 yaş aralığında nikah masasına oturması ideal olarak değerlendiriliyor. Kadınların evlenmesi için 30-34 yaş aralığının uygun olduğunu düşünenler ve 18 yaşından önce evlenmenin uygun olduğunu belirtenlerin oranı ise çok düşük.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, kadın ve erkek için en uygun ilk evlenme yaşının kaç olduğunu, 10 bin 307’si kadın olmak üzere 20 bin 730 kişiye sordu.

    Kadın için en uygun ilk evlenme yaşı ne olmalıdır” sorusuna ankete katılanların yüzde 66,3’ü “18-24 yaş” cevabını verdi. Katılımcıların yüzde 29,9’u kadınların 25-29 yaş aralığında evlenmesini uygun bulurken, 30-34 yaş aralığının uygun olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 2,4’te kaldı. Evliliğin 18 yaşından önce olması gerektiğini dile getirenlerin oranı da yüzde 1,2 oldu.

    Erkekler için uygun evlilik yaşına ilişkin soruya yanıt verenlerden yüzde 49,4’ü 25-29 yaş arasını erkek için ideal olarak niteledi. Katılımcıların yüzde 30,6’sı 18-24 yaş aralığını erkeklerin evlenme dönemi olarak belirtirken, yüzde 17,9’u ise 35-44 yaş aralığında evlenmek gerektiğini söyledi.

    Evlenecek kişiler kararı alıyor, aileler destekliyor

    Araştırmaya katılanlara, yaptıkları ilk evliliklerinde eşleriyle nasıl tanıştıkları da soruldu. Katılımcıların yüzde 41’i ilk eşleriyle aile ve akraba çevresinde tanıştığını, yüzde 39,6’sı komşularından veya mahalledekilerden biriyle evlendiklerini söyledi.

    Ankete katılanların yüzde 7,4’ü eşiyle arkadaş ortamında tanıştığını, yüzde 3,5’i okul ve dershane arkadaşlarıyla nikah masasına oturduğunu ifade etti. Katılımcıların sadece binde biri eşiyle internet üzerinden tanıştıklarını kaydetti.

    Araştırmada, evlilik kararının nasıl alındığı da incelendi. Buna göre evliliklerin büyük çoğunluğunun, evlenecek kişinin kararı, ailenin desteği ve onayıyla kurulduğu belirlendi. Evlilik kararının aile içinde ortaklaşa alındığını ortaya koyan araştırmayla, evliliklerin yüzde 82,9’unun evlenecek kişinin kararı ve ailenin rızasıyla gerçekleştiği tespit edildi. Evlenecek kişinin rızası olmadan aile kararıyla yapılan evliliklerin oranı ise yüzde 9,4 oldu.

  • Çocuk Diyeti

    Çocuk Diyeti

    Yaşına göre kilosu olan çocukların da diyet yapması gerekebilir. Karbonhidrat, protein ve yağ oranı dengeli olan çocuk diyeti, özellikle hareketli ve spor yapan 6-11 yaş arası çocuklar için ideal.

    Çocuk Diyeti Programı :

    Uyanınca
    – 1 bardak oda sıcaklığında su
    – 1 porsiyon meyve

    Kahvaltı
    – 1-2 dilim ekmek
    – 1 adet yumurta
    – 1 yemek kaşığı reçel ya da bal (15 dakika sonra)
    – 1 su bardağı süt

    Öğle
    – 1-2 dilim ekmek
    – 2/3 porsiyon et yemeği
    – 1 porsiyon börek
    – 1 porsiyon salata

    İkindi
    – 2 porsiyon mevsim meyvesi

    Akşam
    – 2/3 porsiyon kuru baklagil yemeği
    – 1 porsiyon pilav ya da makarna
    – 1 kase yoğurt
    – 1 porsiyon salata

    Gece
    – 1 su bardağı süt

    Not: Bol su için.
    – (20 kg vücut ağırlığına kadar 150 ml/kg/gün)
    – Günlük karbonhidrat tüketimi yüzde 56, protein tüketimi yüzde 17, yağ tüketimi 27 olmalı.

    İlgili konular ;
    Karatay Diyeti Deneyimlerimiz – Canan Karatay
    Dukan Diyeti
    Anti Selülit Diyeti
    Atkins Diyeti
    Akdeniz Diyeti
    İsveç Diyeti
    Glisemik indeks Diyeti nedir?
    Hipotiroid Diyeti
    Bikini Diyeti
    Simit Diyeti, Simit Kaç Kalori
    Fast Food Diyeti Listesi

  • Okul zili çalmadan önce, herkes Nike’a koşuyor

    Nike, öğretim yılı yaklaşırken, okula yeni çantasıyla başlamak isteyen öğrencilerin ihtiyacını karşılayacak konforlu ve fonksiyonel alternatifler sunuyor.

    Nike’ın 2009 Sonbahar Koleksiyonu’nda yer alan, Nike Ultımatum Compact Backpack sırt çantaları, ayarlanabilen ergonomik kayışları sayesinde rahatça taşınabiliyor. Laptop ve i-Pod için düşünülmüş korumalı ceplere ve kulaklık girişine sahip çantalar, esnek yapısıyla taşıma kapasitesini artırıyor.

    Nike Air teknolojisiyle üretilen çantalar, gelişmiş yastıklama sistemiyle sırta yapılan baskıyı azaltarak, ağır yüklerde ve uzun süreli kullanımda rahatlık sağlıyor. Çantaların Ripstop kumaşı ise aşınmalara karşı dayanıklılığı artırıyor.

    nike_canta

  • UHU’dan çocuk dostu ürünler

    Solvent_icermez_logoUHU’nun ‘Yeşil Nokta’ lı ürünleri, özellikle çocukların daha güvenli ve rahat kullanabilmesi için geliştirildi…

    Yapıştırıcı sektörünün lider ve yenilikçi markası UHU, yaklaşan okul sezonuna özel birbirinden değişik solvent içermeyen, su bazlı yapıştırıcı serisini tüketicilerin kullanımına sunuyor. Su bazlı ürünlerin üzerinde yer alan ‘yeşil nokta’ ise ürünün insan ve çevreyle dost olduğunun işareti.

    Okuldan ofise, hobiden endüstriyel uygulamalara kadar yapıştırıcıya ihtiyaç duyulan her alanda zengin bir ürün gamına sahip UHU’nun insan ve çevre dostu ‘yeşil noktalı’ ürünleriyle ilgili bilgi veren UHU Ürün Müdürü Ceren TurnaUHU olarak yaratıcılıklarını geliştirmeye çalıştığımız çocuklar, özel önem verdiğimiz bir grubu oluşturuyor. Çocukların daha güvenli ve rahat bir ortamda yaratıcılıklarını geliştirebilmeleri için gerek formülü gerekse ambalajları açısından güvenli bir seri geliştirdik. Su bazlı olan serinin, bu özelliğini vurgulamak için de ‘yeşil nokta’ uygulamasını başlattık. Bu şekilde tüketiciler, güvenli formüllü su bazlı bu seriyi daha kolay algılayabilecekler. Anne-babalar son derece güvenli olan ‘yeşil noktalı’ ürünlerimizi gönül rahatlığıyla çocuklarına alabilirler” dedi.

    UHU’nun “yeşil nokta”lı ürün gamında; UHU stic, UHU stic MAGIC, UHU Office Pen, UHU twist&glue, UHU FLEX+CLEAN, UHU Glue Pen, UHU patafix, UHU Young&CreativGlitter Glue, UHU Young&CreativTextil Colors ve UHU Young&CreativWindow Deco yer alıyor.

    UHU Türkiye’de, 1994 yılından bu yana, uluslararası lider kırtasiye markalarının temsilciliğini yapan Umur Basım ve Kırtasiye A.Ş. tarafından tüketiciye sunuluyor.