Etiket: mutlu kadın

  • Güzel Bir Kadın Nasıl Olunur?

    Güzel Bir Kadın Nasıl Olunur?

    Güzel Bir Kadın Nasıl Olunur? Güzellik kavramı görecelidir. Ancak güzel olmak için bakımlı olmanız gerektiği yadsınamaz bir gerçek. Mutlu ve güzel bir kadın olmak için ne yapmalı diye merak ediyorsanız öncelikle şükretmeyi bilmelisiniz. Hayatınız, seçtiğiniz iş, yaşam standardınız ne olursa olsun mutlu olmanın yolu şu an bulunduğunuz konumdan daha düşük olan insanlar olduğunu unutmamaktan geçiyor. Bu sayede mutlu bir insan olabilirsiniz. Sahip olmadığınız birçok şey olabilir. Ancak sahip olduklarının değerini bilen kadınlar mutlu ve pozitiftir. Bunun yanı sıra mutlu ve güzel kadın olabilmek adına;

    Güzel Bir Kadın Nasıl Olunur? | 1

    Bakımlı Olun ve Dış Görünüme Özen Gösterin 

    İnsanlar kendilerine yakışan kıyafetleri giydiklerinde ve bakımlı olduklarında mutlu olurlar. Aynı zamanda güzel olmanın yolu da dış görünüme özen göstermekten geçer.

    Birinin seni sevdiğini nasıl anlarsın diye düşünmenize gerek kalmaz. Başkaları sizin için bu soruyu kendine sorar.

    Pozitif Düşünün 

    Evrene olumlu mesajlar iletmek başınıza gelebilecek güzel şeylerin habercisidir. İyi düşün iyi olsun diye boşuna dememişler. Pozitif bir kadın etrafına olumlu enerjiler bırakır. Senden hoşlandığını nasıl anlarsın sorusu erkeklerin pozitif kadınlar için kafasını kurcalayan konulardan biridir.

    İstediğim erkeği elde etmenin yolları nelerdir diye merak etmenize de gerek kalmaz. Mutlu, özgüveni yüksek ve güzel bir kadın erkekleri kolaylıkla etkileyebilir. Bunun yanı sıra erkekler gülümsemesi ile ışık saçan ve iyi sohbet edebildikleri kadınlardan hoşlanır.

    Bakımlı Kadın Sırları Nelerdir? Bakımlı Kadın Olmanın İncelikleri Tıklayın !

    Çekici Bir Kadın Olmak için Tıklayın !

    Erkeklerin gözüyle ideal kadının özellikleri Tıklayın !

    Erkeklerin Nefret Ettiği Kadın Trendleri Tıklayın !

  • Çekici Bir Kadın Olmak

    Çekici Bir Kadın Olmak

    Her genç kız çekici bir kadın olmak ve tüm dikkatleri üzerinde toplamak ister. Ancak bunu nasıl yapacağı konusunda yeterli bilgi birikimine sahip değildir. İşte daha çekici bir kadın olmanın yolları! 

    Çekici Bir Kadın Olmak İçin Neler Yapılmalı ?

    1-Kendinize Özen Gösterin 

    Bu çok genel bir kavram olsa da kendine özen gösteren kadınlar diğerlerine nazaran daha çekicidir. Özen göstermenin birçok yolu var elbette.

    • Kıyafet seçimleri oldukça önemli.İçerisinde hem güzel hem de rahat hissedeceğiniz tarzlara yönelmelisiniz.
    • Saçlarınız ve tırnaklarınız her zaman için bakımlı olmalı.
    • Cildi ışıl ışıl parlayan kadınlar çekicidir. Abartılı makyajlar yerine yüz hatlarınızı öne çıkaracak hafif bir pudra kullanmanız daha doğru.

    Çekici Bir Kadın Olmak | 2

    2- Kendinize Güvenin ve Her Zaman Dik Durun!

     Mutlu ve güzel bir kadın olmak için ne yapmalı diye düşünenler; kendine bakan ve özen gösteren kadınlar mutludur. Mutlu bir kadın ise dışarıdan güzel görünür. Kendine güveni olan kadınlar dik yürüyüşler ile bunu belli eder. Bu nedenle çekici ve alımlı bir kadın olmak isteyenlerin kamburunu çıkarmadan dik bir şekilde durması gerekiyor.

    3- Gülümseyin 

    Pozitif olan ve gülümseyen kadın çekiciliği oldukça yüksektir. Özellikle erkekler kadınların en çok gülümsemesini beğenir. Bir erkeği kendime nasıl aşık ederim diye düşünmenize de gerek kalmaz.

    Bu özelliklerin tümüne sahip olanlar çekicilik konusunda bir sıfır önde başlar. Aşırı kıskanç kadınlar çekici olma özelliklerini kaybeder. Kıskançlıktan nasıl kurtulurum diyorsanız kendinizi fark edin. Bu sayede sizde olan birçok özelliğin başkasında olmadığını rahatlıkla görebilirsiniz.

    Erkeklerin Kadınlarda Çekici Bulduğu Şeyler Tıklayın !

    Cilveli Kadın Nasıl Olur – Cilveli Kadın Nedir? Tıklayın !

    Sizce kadınları çekici yapan unsular nelerdir? Tıklayın !

    Seksi Kadın Nasıl Olunur? Tıklayın !

    Kadın Gibi Kadın Olmak? Tıklayın !

    Erkeklerin Seksi Kadın Tanımı Tıklayın !

  • Bir kadının mutlu olup olmadığı nasıl anlaşılır?

    Bir kadının mutlu olup olmadığı nasıl anlaşılır?

    Böyle de soru olur mu? demeyin. Geçenlerde bir yerde bu konu ile ilgili bir yazı okumuştum, buna benzer bir başlığı vardı. Ben de hemen hemen aynı anlama gelen bir başlık yakıştırdım.

    Son zamanlarda dikkat ediyorum, kadın arkadaşlardan bazıları hep erkeklerle ilgili yazılar yazıyor. Kimler olduklarını tahmin edersiniz. Burada isimlerini yazıp onları meşhur etmek ve cevap hakkı doğurmak istemiyorum, onlar kendilerini bilir. Bu dediğim arkadaşlar yazılarında genelde hep erkeklere pislik atsalar da ben onlara uymadan kadınlar hakkında güzel ve yararlı bilgiler yazayım dedim.

    Neyse daha fazla uzatmadan geçelim konuya, bir kadının mutlu olup olmadığını anlamanın bazı yolları varmış. Ben okuduklarımdan aklımda kalanları aktarıyorum. İşinize gelenleri alın, beğenmediklerinizi görmezden gelin. Teşekkür filan da istemez, beddua etmeyin yeter.

    Şimdi efendim, bir kere eğer bir kadın bakımına, saçına başına, makyajına filan dikkat ediyorsa işler yolundaymış. Yani kendisiyle ve çevresiyle barışık, huzurlu ve mutluymuş. Cildine düzenli bakım yaptıran, kilosundan yakınmayan kadının keyfi yerinde demekmiş. Bir de mutlu kadın makyajını silmeyi asla unutmazmış. Bakın bu biraz ilginç geldi bana. Makyaj silmeden yatan kadın için en fazla tembellik yüzündendir derdim ama mutsuz olacağı hiç aklıma gelmezdi, ama öyleymiş.

    Mutlu kadın yakınındaki insanların en küçük sorunları ile ilgilenir, onlara yardım edermiş. Çünkü kendi mutlu olduğu için sorunu da olmazmış. Bir de kadınlar mutlu iken bütün çocuklar ile uğraşmayı, onlarla yakından ilgilenmeyi severlermiş.

    En önemli tespitlerden biri de, mutlu bir kadın öyle cipsti, çerezdi, çikolata vb. gibi abur cubur ve saçma sapan şeyler yemezmiş. Bırakın abur cuburu, normal yemeklerin bile aşırısına kaçmadan karnını doyuracak kadar ya da biraz daha az yemek yermiş.

    Bence bu çok doğru bir yaklaşım. Sevgilisinden ayrılmış ya da kocası ile sorunları olan mutsuz kadınlar, farkında olmadan hırsla tıkınırken aldıkları kilolarla mutsuzluk/kilo kısır döngüsü içine hapsolabilirler. Peki kadınların kendi aralarında yaptıkları günlerde afiyetle yedikleri kısır, mantı, sarma, pasta, börek, kek ve kurabiyeler de mutsuzluk belirtisi midir onu da bilmiyorum. Sanırım o biraz “amaaan battı balık yan gider” felsefesinin dışavurumsal bir sonucudur.

    Geldik en önemli mutluluk kıstaslarından birine. Bir kadın eğer mutlu ise üzerindeki aşırı merakı kaybolur ve her şeyi olduğu gibi kabullenmeye başlarmış. Sevgilisi veya kocası yalnız takılacağını söylese bile onu sorgulamazmış. Demek ki kadın mutlu ise erkekler üzerindeki baskı sıfır düzeyinde.

    Yüzde yüz doğru bir tespit, katılıyorum. Hani kocalara/sevgililere makineli tüfek gibi ardı ardına cevabı beklemeden sorulan sorular vardır ya… Nereye gidiyorsun, nereden geliyorsun, kimler vardı, neden haber vermedin, neden bu kadar geç kaldın, kaç kişiydiniz, neredeydiniz, keyfin yerindeydi galiba, say say bitmez…

    İşte mutlu bir kadın bu soruların hiç birini sormazmış. Keyfi yerinde olduğu için “lay lay lom, hayat bana güzel” hesabı erkeği köşeye sıkıştırmazmış. Erkekler özellikle bu konuya çok dikkat etsin derim. Sorgulama başladı mı yandınız.

    Buraya kadar anlatılanların ne kadarı doğrudur, ne kadarı gerçektir bilemem ama mutsuz olan her kadının yaptığı klasik bazı işleri bilirim.

    Eğer bir kadın ani bir kararla saçını kestiriyor ya da durup durduğu yerde saç renginde radikal bir değişiklik yapıyorsa, son günlerde saçma sapan alışverişler yapıp anlamsızca para harcıyorsa, sürekli canının sıkıldığını, kimseyi görmek istemediğini ve artık yaşamdan bıktığını söylüyorsa o kadın pimi çekilmiş bomba gibidir.

    Bir de sürekli sizin her şeyinizi sorguluyorsa yandınız. Tehlike geçene kadar sığınaklara…

    Bu arada bazılarınız; “sen son zamanlarda kadınlarla çok uğraşır oldun, dikkat et kendine” diyebilir. Yok yok, hem vallahi hem billahi “Nisa taifesi” ile uğraşmak kimin haddine?

    Nerede görülmüştür kadınlarla uğraşanın iki yakasının bir araya geldiği? Ben haddimi bilirim. O kadar da değil…

    Kalın sağlıcakla…

    İlhan İLMENÖZ

  • Mutlu kadın için 16 yasak

    Mutlu kadın için 16 yasak

    Mutlu olmak isteyen kadınların yapmaması gereken 16 hareket belirlendi.

    ABD’deki Huffington Post sitesi, özel ve iş hayatında mutlu olmak isteyen kadınların yapmaması gereken 16 hareketi yazdı:

    1. Sürekli özür dilemek

    2. Herkese “Evet” demek

    3. Yiyecekleri düşman gibi görmek

    4. Vücudunu kötülemek

    5. Her gün topuklu ayakkabı giymek

    6. Başka kadınların seks hayatını yargılamak

    7. Süper görünmeye çalışmak

    8. Her şeyin yanıtını, hastalıkların bile internette aramak

    9. Yalnız kalmaktan korkmak

    10. Hastalıklı, can sıkıcı arkadaşlıklara devam etmek

    11. Kendi gerçek yaşamını başkalarının sanal yaşamlarıyla kıyaslamak

    12. Geçmişteki pişmanlık ve suçlara takılı kalmak

    13. Sadece bir ilişki içinde olmak için bir ilişki yaşamak

    14. Tatil günlerini iyi değerlendirmemek

    15. Hobilerinden utanmak

    16. Hayattaki önemli şeyler için tarih belirlemek

  • Mutlu kadın için 16 yasak

    Mutlu kadın için 16 yasak

    ABD’deki Huffington Post sitesi, özel ve iş hayatında mutlu olmak isteyen kadınların “yapmaması gereken 16 hareketi” yazdı.

    – Sürekli özür dilemek
    – Herkese “Evet” demek
    – Yiyecekleri düşman gibi görmek
    – Vücudunu kötülemek
    – Her gün topuklu ayakkabı giymek
    – Başka kadınların seks hayatını yargılamak
    – Süper görünmeye çalışmak
    – Her şeyin yanıtını, hastalıkların bile internette aramak
    – Yalnız kalmaktan korkmak
    – Hastalıklı, can sıkıcı arkadaşlıklara devam etmek
    – Kendi gerçek yaşamını başkalarının sanal yaşamlarıyla kıyaslamak
    – Geçmişteki pişmanlık ve suçlara takılı kalmak
    – Sadece bir ilişki içinde olmak için bir ilişki yaşamak
    – Tatil günlerini iyi değerlendirmemek
    – Hobilerinden utanmak
    – Hayattaki önemli şeyler için tarih belirlemek

  • Orgazm öğrenilmeden mutlu olmak zor!

    Orgazm öğrenilmeden mutlu olmak zor!

    Cinsellik sizin için sadece eşinizi ya da sevgilinizi mutlu etmek için yerine getirilen bir görevse, orgazm kelimesini sadece dergilerde okuduğunuz yazılardan tanıyorsanız üzgünüz ama  Ödülünüz ise yatakta ömür boyu mutsuzluk… 

    Küçük kızınıza hiç düşünmeden söylediğiniz “Çok ayıp” kelimesinin tüm hayatını etkileyeceğini bilseniz yine söyler misiniz? Cevabınız ne olacak bilmiyoruz ama “Evet” ise vay o kadının haline… Hayatı boyunca yatağa girmekten korkacak olan o kadın, sevdiği adam mutlu olsun diye elinden geleni yapacak ama kendisi bir kere bile mutlu olamayacak. Sebep ise çoğu zaman sizin söylediğiniz o basit cümle olacak.
    Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği’nden Psikolog Burcu Atatür, bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Toplumumuz cinsellik konusunda sakatlanmış bireyler yetiştiren bir toplum. Kadınlarımız küçük yaşlardan itibaren cinsel duygu ve dürtülerini yok saymaya programlanıyor. Kendi bedenlerine dokunmaktan aciz, vajinalarını üçüncü bir şahıs kabul eden, bakmaya bile tahammülü olmayan kadıncıklar. Cinselliğin ayıp, yasak, günah ve pis bir şey olduğu inancıyla yetişen bir kadının da, evlendiğinde aniden tüm bu beyin programını silmesi ve eşiyle keyifli ve tatminkar bir şekilde, mekanik olarak değil, tam anlamıyla sevişebilmesi elbette mümkün olamıyor.”
    Özgür kadın, özgür cinsellik başta kadını korkutuyor. Üzerinde ahlakı yanlış yere konuşlandırmış olmanın verdiği büyük bir suçluluk duygusu bulunuyor. Cinselliği seviyor, istiyor, yaşıyor ve hatta zevk de alıyorsa, “Namussuz muyum, kötü kadın mıyım?” diye düşünmeye başlayabiliyor.

    Vajinismus en önemli sorun
    Kırsal, kentsel, her bölge ve coğrafyadan, kadınların çoğu kendilerine, bedenlerine, dişiliklerine yabancı oluyor. Üzerlerine giydirilmiş roller içerisinde boğulmadan hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Evlat rolü, eş rolü, anne rolü, ev-iş kadını rolleri, tüm bunlar gerçekte öncelikle bir birey ve kadın olduklarını unutturup en temel hak ve özgürlüklerini onlardan alıyor. Bu en temel özgürlük ise bir kadın için varolma ve varetmek anlamına geliyor. Psikolog Burcu Atatür, “Psikolojik olarak bakarsak bu kadınların kendini gerçekleştiremeyen tüm bireylerin yaşadığı sorunları yaşama ihtimalleri var. Ancak cinsel açıdan bakıldığında öncelikle vajinismus sorunu görülüyor. Yani yıllarca büyük bir özenle korudukları kızlıklarından evlenince bir anda vazgeçemiyorlar, dolayısıyla zihinleri ve bedenleri bir korku refleksi şeklinde eşleriyle cinsel ilişkiye girmeyi reddediyor. Diğer en sık gördüğümüz sorun ise, orgazm olamama. Onun da altında, kendi bedenlerine bakmayı bile kadınlarımıza yasaklamış zihniyet yatıyor” diyor.

    Korku ile utanç birleşiyor
    Cinsellikle ilgili temel sorunlar, kadınların korku ve utanç duygularından kaynaklanıyor. Bilgilendirmeden yoksun yetiştirildiği, bildikleri de büyük ihtimalle yalan yanlış temellere dayandığı için cinsel terapistler, vajina deliğinin nerde olduğunu bilemeyen eğitimli genç kadınlarla bile karşı karşıya kalabiliyor. Korku duygusu vajinismustan cinsel isteksizliğe, orgazm olamamaya veya ağrılı cinsel ilişkiye kadar birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Öğrenilmesi ve geliştirilmesi gereken cinsellik saklandığında, potansiyelinin binde birine dahi ömür boyu ulaşamamış, duygu ve istekleri dondurulmuş, hazları engellenmiş kadınlar yaratılmış oluyor. Bu kadınlar da böyle bir yoksunlukla çocuk sahibi olup, o çocukları da aynı duygularla yetiştiriyorlar.

    Günümüz kadını da zor durumda
    Günümüz modern kadınının cinsellik konusunda daha iyi durumda olduğu düşünülse de Psikolog Burcu Atatür bunun böyle olmadığını söylüyor ve “Gözlemlerime dayanarak, günümüz modern kadınının neredeyse daha fazla cinsel sorun yaşadığını söyleyebilirim” diyor.

    Kadın kadına engel oluyor
    Çoğunlukla kadını engelleyenlerin başında yine kadın geliyor. Kısıtlanmış kadın, kendinden sonra gelen kadınlara da aynı tarzda davranıyor. Engellenen kadın engelliyor, hatta daha büyük bir hırsla. Yargılanan kadın yargılıyor ama hep hemcinsini.

    Cinsellik bir bütün olmalı
    Psikolog Burcu Atatür, “Kadın her şeyden önce doğası gereği üretici,yaratıcıdır.Çok büyük bir sevgi kaynağıdır. Kadın yarattığı zeminde erkek var edebilir. Yani biri ortamı sağlar diğeri o ortama yaşam kurar. Cinsellik ise tüm bu olayların çekirdeğinde yer alıyor. Ama bedensel değil, ruhsal bütünlük içindeki cinsellik önemli.
    Bunu tam anlamıyla yaşayabilmek için en başta kadının kendini, bedenini, arzu ve isteklerini bilmesi, bulması, tanıması ve ifade edebilmesi gerekiyor” diyor.

    MUTLU OLMAK İÇİN NE YAPMALI?
    “Cinsellik bir yere kadar dürtüsel olsa da, bir noktada öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir davranış. Daha kendine dokunamayan, kendisiyle sevişemeyen bir kadından partneriyle sevişip mutlu olabilmesini, zevk alıp zevk verebilmesini beklemek yanlış olur. Bu konuda günümüzde yazılı ve görsel bilgilendirme materyali gitgide artıyor. Birçok dernekle birlikte, hastanelerde veya özel olarak çalışan cinsel terapistler, psikiyatristler, psikologlar bu kişilere yardım edebiliyor. Ancak buradaki önemli bir sorun, kişilerin bu konuda rahatlıkla gidip yardım alamayacak zihinsel, ruhsal ve sosyolojik yapıda olmalarıdır. Kadın kendine sanki ilk defa karşılaşıyormuş gibi en baştan, meraklı, özgür ve tanımaya açık gözlerle yeniden bakmalı. Aynanın karşına geçip kendini ilk defa görüyorlarmış gibi incelemeli. Cinsellik en başta dokunmaktan geçiyor. Çiftler gerek kendi bedenlerine, gerek birbirlerinin bedenlerine, acelesiz, şefkatle, özenle, merakla, istekle, tutkuyla dokunmalı ve tecrübelerini, hayallerini birbirlri ile paylaşmalılar.

    Psikolog Burcu Atatür, “Bence hepimizin kafası çok karışık, gerçekten arada sıkışıp kalmış bir halimiz var. Kadınlarımız da, yanlış bir şey yapmış küçük kız gözleriyle, kendi bedenlerini hem keşfedip yaşamaya hem de iç sıkıntısı duymaya devam ediyorlar. Kendileri bile kendilerinden ve namuslarından şüphe ettiklerinde ne haklarını koruyabiliyor ne de fikir ve duygularını ifade edebiliyorlar. Yine sonuçta mutsuz evlilikler, renksiz cinselliklere razı olup, çerçeveden çıkmamaya çalışıyorlar” diyor.

    Kadınların eğitimli olmaları ve modern hayatlar yaşamaları, cinsel problemlerini dile getirmelerini engelleyebiliyor. Sevişme esnasında zihinleri çok meşgul oluyor ve kendilerini akışa bırakmaya izin vermiyorlar. Çok fazla kontrol dürtüsü, hepimizin içinde olan uyumlanma becerisi ve arzuların ifadesini sınırlandırıyor hatta bastırıyor. Diğer bir deyişle kendini sürece koyuveremiyor. Eğitimli ve bu işi beceremiyor da diyemiyor. Böylece bir kısır döngü içerisinde, gitgide tatminsiz, mutsuz, huzursuz bireyler olarak yalnızlaşmaya devam ediyorlar.

    Orgazm öğrenilmeden mutlu olmak zor!
    Hayatında hiç orgazm olmamış bir kadının hiç mutlu olmamış olduğu söylenemez ancak hayatında hiç gerçek bir orgazm yaşamamış bir kadının, gerçek potansiyeline ve varoluşuna ulaşamadığı söylenebilir. Yıllardır bastırılmış, saklanmış, ayıplanmış, günahla karıştırılmış bu konu, ne kadar gün yüzüne çıkarılır, öğrenilir, öğretilirse birey, kadın, çocuklar ve toplum o derece sağlıklı olur.

    Tedavi
    Bu tür terapilerin temeli cinsel bilgilendirme oluyor. Cinsel terapinin bir diğer püf noktası da “çift bilinci”. Cinsel problem, genellikle kişinin problemi olmaktan çok çiftin problemi oluyor. Elbette kişisel problemler, psikolojik yapılanma, ailesel-çevresel problemler, çocukluk travmaları da büyük rol oynuyor ama sonuçta cinsellik çift kişilik bir olgu. Cinsel birleşme, iki ayrı kişinin ruhsal, zihinsel, bedensel bir bütün olma hali. İki kişiden birinde yaşanan bir sorun büyük ihtimalle bu bütünlenme aşamasında bir veya birkaç yerde yaşanan tıkanıklıkla ilgili oluyor. Sonuç olarak cinsel problemlerle uzmana başvuran kadınlara, düzenli bir partnerleri varsa, beraber gelmeleri öneriliyor. Ardından, çift, kadın ve erkek yapısı hakkında bilgilendiriliyor, kendilerini keşfetme yolları gösteriliyor, aralarındaki iletişim ve sevgi akışı iyileştiriliyor ve çifte ihtiyaç duydukları noktalarda destek veriliyor.

    ERKEKLER BU KONUDA NASIL DAVRANMALI ?
    Psikolog Burcu Atatür, “Erkekler öncelikle bilgisizliklerini kabul etmeliler. Sormaya başlamalılar. Erkeklerin üzerindeki yük de çok ağır. Çünkü kadınların bekaretine bu kadar önem verilen bir ülkede evli çiftin cinsel tatmininin sorumluluğu doğal olarak erkeğin omuzlarına kalıyor. Ancak erkeklerin de bu konuda pek bilgi sahibi olmadıklarını görüyoruz. El yordamıyla bir şeyler öğreniyorlar. Kendilerini eşlerine saklayanlar da var. Hele öyle bir durumda, her iki taraf da gözleri kapalı birbirlerini bulmaya çalışıyorlar. Bilmediğini kabul etmek ve yardım istemek, destek istemek bu kadar zor olmamalı. Artık ulaşılabilecek kaynaklar var ve gün geçtikçe de artacak. Yeter ki erkekler, bilgisizliği başarısızlığa denkleştirmesinler. Özellikle kadın bedeni ve cinselliği ile ilgili bilgiler, bilim çevrelerinde her geçen gün yenileniyor ve çeşitlendiriliyor” diyor.

    “Cinsellik ilişkinin merkezinde olmalı. Göz ardı edilmemeli çünkü ilişkiyi tek başına götürebilecek veya bitirebilecek kadar güçlü…”

    Formsante