Etiket: miyom nedir

  • Miyom Nedir? Rahim Fibroidleri 10 Belirtisi ve Tedavisi

    Miyom Nedir? Rahim Fibroidleri 10 Belirtisi ve Tedavisi

    Miyom (rahim fibroidleri), rahminizin içinde ve üzerinde büyüyebilen yaygın bir kanserli olmayan tümör türüdür. Tüm miyomlar belirtilere neden olmaz, ancak miyom belirtileri arasında ağır adet kanaması, sırt ağrısı, sık idrara çıkma ve seks sırasında ağrı olabilir. Küçük myomlar genellikle tedaviye ihtiyaç duymazlar, ancak daha büyük fibroidler ilaç veya ameliyatla tedavi edilebilir.

    Miyomlar veya rahim fibroidleri, rahim duvarının içinde oluşan büyüme veya iyi huylu tümörlerdir. 50 yaşın üzerindeki kadınların yüzde yetmiş ila 80’i miyom hastası olacaktır. Yalnızca yüzde 20 ila 30’unda miyom semptomları olacaktır. Miyomlar ergenlikten önce kızlarda ve menopozdan sonra kadınlarda nadiren büyür. Önceden var olan miyomlar büyümeyi durdurur ve hatta menopozdan sonra kadınlarda küçülebilir.

    Miyomlar çoğunlukla herhangi bir soruna neden olmaz, ancak bazen miyomlar ve kısırlık, düşük ve erken doğum ile ilişkilendirilirler. Diğer sorunlar ağır, uzun ve ağrılı dönemleri içerebilir. Tedavi miyomların büyüklüğüne, sayısına ve konumuna bağlıdır, ancak ilaç tedavisi, lokal anestezi altında yapılan prosedürler, ultrason prosedürleri ve ameliyatı içerebilir. Miyomlar nadiren kanserlidir. Dilerseniz Miyomlu Hatunlar Kulübü göz atabilirsiniz.

    Miyom (Rahim Fibroidleri) Nedir?

    Rahim fibroidleri (leiomyom olarak da adlandırılır) rahim duvarından kas ve bağ dokusundan oluşan büyümelerdir. Bu büyümeler genellikle kanserli değildir (iyi huylu). Kişisel rahim pelvisindeki bir ters armut şeklinde bir organdır. Normal boyut, uterusunuzun limona benzer boyutudur. Aynı zamanda rahim olarak da adlandırılır ve bir bebeğin hamilelik sırasında büyüdüğü ve geliştiği yerdir.

    miyom
    miyom

    Myomlar tek bir nodül (tek büyüme) veya bir küme halinde büyüyebilir. Miyom kümelerinin boyutları 1 mm’den 20 cm’den (8 inç) fazla veya daha büyük olabilir. Karşılaştırma için bir karpuz kadar büyük olabilirler. Bu büyümeler rahim duvarında, organın ana boşluğunda ve hatta dış yüzeyinde gelişebilir.

    Miyomlar uterusunuzun içinde ve üzerinde boyut, sayı ve konuma göre değişiklik gösterebilir. Rahim fibroidleri ile çeşitli semptomlar yaşayabilirsiniz ve bunlar fibroidli başka bir kadının yaşayacağı semptomların aynısı olmayabilir. Miyomların ne kadar benzersiz olabileceği nedeniyle, tedavi planınız bireysel durumunuza bağlı olacaktır.

    Miyom Kimler Risk Altındadır?

    Miyom geliştirme şansınızda rol oynayabilecek birkaç risk faktörü vardır. Bunlar şunları içerebilir:

    • Obezite ve daha yüksek vücut ağırlığı (kişi, sağlıklı vücut ağırlığının% 20’sinden fazlaysa obez kabul edilir).
    • Ailede miyom geçmişi.
    • Çocuk sahibi olmamak.
    • Menstrüasyonun erken başlangıcı (adetinizin genç yaşta olması).
    • Menopoz için geç yaş.
    rahim fibroidleri nedir
    rahim fibroidleri urları tümörleri

    Miyomlar Nerede Büyür?

    Miyomların büyüyebileceği rahminizin hem içinde hem de dışında birkaç yer vardır. Miyomlarınızın yeri ve boyutu tedaviniz için önemlidir. Miyomlarınızın nerede büyüdüğünü, ne kadar büyük olduklarını ve kaç tanesine sahip olduğunuzu, hangi tür tedavinin sizin için en iyi sonucu vereceğini veya hatta tedavinin gerekli olup olmadığını belirleyecektir.

    Miyom Çeşitleri Nelerdir?

    Myomlarınızın rahim içinde ve üzerinde bulunduğu yerlere verilen farklı isimler vardır. Bu isimler sadece fibroidin nerede olduğunu değil, nasıl bağlandığını da açıklar.

    miyom çeşitleri fibroid
    miyom çeşitleri fibroid

    Rahim fibroidlerine sahip olabileceğiniz belirli yerler şunları içerir:

    Submukozal Miyomlar

    Bu durumda fibroidler, hamilelik sırasında bebeğin büyüdüğü rahim boşluğu (boşluk) içinde büyür. Rahmin ortasındaki boş alana uzanan büyümeleri düşünün.

    İntramural Miyomlar

    Bu fibroidler rahim duvarının içine gömülüdür. Rahmin yan taraflarını bir evin duvarları gibi hayal edin. Miyomlar bu kas duvarının içinde büyüyor.

    Subseröz Miyomlar

    Bu sefer rahmin dışında yer alan bu myomlar rahim dış duvarına yakından bağlanır.

    Pediküllü Miyomlar

    En az görülen tip olan bu fibroidler aynı zamanda rahmin dışında da bulunur. Ancak pedinküllü fibroidler ince bir sapla rahme bağlanır. Genellikle mantar benzeri olarak tanımlanırlar çünkü bir sapları ve daha sonra çok daha geniş bir tepeleri vardır.

    Miyomlar kanser midir?

    Bir miyomun onu kanserli veya kötü huylu bir tümöre dönüştüren değişikliklerden geçmesi son derece nadirdir. Aslında, fibroidli 350 kadından biri malign tümör (kötü huylu) geliştirecektir.

    miyom kanseri belirtileri
    miyom kanseri belirtileri

    Nadir görülen fibroidle ilişkili kanserleri tespit etmede % 100 öngörülebilir bir test yok. Bununla birlikte, rahim fibroidlerinin veya menopoz sırasında büyüyen fibroidlerin hızlı büyümesi olan kişiler hemen değerlendirilmelidir.

    Miyomların Belirtileri Nelerdir?

    Çoğu miyom herhangi bir belirti vermez ve sağlık uzmanınızın düzenli gözlemi dışında tedavi gerektirmez. Bunlar tipik olarak küçük fibroidlerdir. Semptomlar yaşamadığınızda buna asemptomatik fibroid denir.

    miyom belirtileri nelerdir
    miyom belirtileri nelerdir

    Daha büyük miyomlar, aşağıdakiler dahil çeşitli semptomlar yaşamanıza neden olabilir:

    1. Adet döneminiz sırasında aşırı veya ağrılı kanama (Menoraji).
    2. Adet dönemleriniz arasında kanama.
    3. Karnınızın alt kısmında şişkinlik.
    4. Sık idrara çıkma (miyom, mesanenize baskı uyguladığında meydana gelebilir).
    5. Seks sırasında ağrı.
    6. Bel ağrısı.
    7. Kabızlık.
    8. Kronik vajinal akıntı.
    9. İdrar yapamama veya mesanenizi tamamen boşaltamama.
    10. Karın şişkinliğini (genişleme) artırarak karnınızın hamile görünmesine neden olur.

    Menopozdan geçtikten sonra miyom belirtileri genellikle stabilize olur veya vücudunuzdaki hormon seviyeleri düştüğü için kaybolur.

    Rahim fibroid ağrısı nasıl hissedilir?

    Miyomunuz varsa yaşayabileceğiniz çeşitli duygular vardır. Miyomunuz küçükse, hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz ve orada olduklarını bile fark etmeyebilirsiniz. Bununla birlikte, daha büyük miyomlar için, durumla ilgili rahatsızlıklar ve hatta ağrılar yaşayabilirsiniz. Miyomlar sırt ağrısı, şiddetli adet krampları, karnınızda keskin bıçak ağrıları ve hatta seks sırasında ağrı hissetmenize neden olabilir.

    Miyomlar Zamanla Değişebilir Mi?

    Myomlar aslında zamanla küçülebilir veya büyüyebilir. Uzun bir süre boyunca aniden veya sürekli olarak boyut değiştirebilirler. Bu, çeşitli nedenlerle olabilir, ancak çoğu durumda miyom boyutundaki bu değişiklik vücudunuzdaki hormon miktarıyla bağlantılıdır. Vücudunuzda yüksek düzeyde hormon olduğunda, miyomlar büyüyebilir. Bu, hamilelik sırasında olduğu gibi hayatınızın birkaç belirli zamanında olabilir.

    Vücudunuz, bebeğinizin büyümesini desteklemek için hamilelik sırasında yüksek düzeyde hormon salgılar. Bu hormon dalgalanması aynı zamanda miyomun büyümesine neden olur. Hamilelikten önce miyomunuz olduğunu biliyorsanız, sağlık uzmanınızla görüşün. Miyomun hamilelik boyunca nasıl büyüdüğünü görmek için izlenmeniz gerekebilir.

    Hormon seviyeleriniz düştüğünde miyomlar da küçülebilir. Bu menopozdan sonra yaygındır. Bir kadın menopozdan geçtiğinde vücudundaki hormon miktarı çok daha düşüktür. Bu, miyomların küçülmesine neden olabilir. Çoğunlukla belirtileriniz menopozdan sonra da iyileşebilir.

    Miyomum Varsa Hamile Kalabilir Miyim?

    Evet, rahim miyomunuz varsa hamile kalabilirsiniz. Hamile kaldığınızda miyomunuz olduğunu zaten biliyorsanız, sağlık uzmanınız miyomlar için bir izleme planı geliştirmek için sizinle birlikte çalışacaktır. Gebelik sırasında vücudunuz yüksek düzeyde hormon salgılar. Bu hormonlar bebeğinizin büyümesini destekler. Bununla birlikte, miyomlarınızın büyümesine de neden olabilirler.

    Miyomlar Hamilelik
    Miyomlar Hamilelik

    Büyük miyomlar, bebeğinizin doğru fetal pozisyona geçmesini engelleyerek, makat doğum veya fetal başın yanlış yerleştirilmesi riskinizi artırabilir. Çok nadir durumlarda, erken doğum veya sezaryen doğum riskiniz daha yüksek olabilir. Bazı durumlarda miyomlar kısırlığa katkıda bulunabilir. Kısırlığın kesin nedenini belirlemek zor olabilir, ancak bazı kadınlar miyom tedavisi gördükten sonra hamile kalabilirler. Bir önceki konumuz Miyom kısırlık sebebi midir? konusuna göz atabilirsiniz.

    Miyomlar Anemiye Neden Olabilir Mi?

    Anemi, vücudunuzda organlarınıza oksijen taşımak için yeterince sağlıklı kırmızı kan hücresi olmadığında ortaya çıkan bir durumdur. Kendinizi yorgun ve zayıf hissetmenize neden olabilir. Bazı kadınlar buz, nişasta veya kir için yoğun istek geliştirebilir. Buna pika denir ve anemi ile ilişkilidir. Sık veya çok ağır adet gören kadınlarda anemi olabilir.

    Miyomlar adet dönemlerinizin çok ağır olmasına veya adetler arasında kanamanıza bile neden olabilir. Ağızdan alınan demir hapları gibi bazı tedaviler veya önemli ölçüde anemikseniz, demir infüzyonu (IV yoluyla) aneminizi iyileştirebilir. Miyomunuz varken anemi belirtileri yaşıyorsanız, sağlık uzmanınızla konuşun. (Bu hastalığın belirtisi “kahve telvesi yeme” isteği!)

    Rahim Miyomları Nasıl Teşhis Edilir?

    Çoğu durumda, miyomlar ilk olarak kadın sağlığı kurumlarında düzenli bir muayene sırasında keşfedilir. Pelvik muayene sırasında hissedilebilirler ve jinekolojik muayene sırasında veya doğum öncesi bakım sırasında bulunabilirler. Çoğu zaman, ağır kanama ve diğer ilgili semptomlarla ilgili tanımınız, sağlık uzmanınızı miyomları teşhisinin bir parçası olarak görmesi konusunda uyarabilir.

    Miyomları doğrulamak ve boyutlarını ve yerlerini belirlemek için yapılabilecek birkaç test vardır. Bu testler şunları içerebilir:

    • Ultrasonografi : Bu invaziv olmayan görüntüleme testi, ses dalgaları ile iç organlarınızın bir resmini oluşturur. Uterusun büyüklüğüne bağlı olarak ultrason transvajinal veya transabdominal yolla yapılabilir.
    • Manyetik rezonans görüntüleme (MRI) : Bu test, mıknatıslar ve radyo dalgaları kullanarak iç organlarınızın ayrıntılı görüntülerini oluşturur.
    • Bilgisayarlı tomografi (CT) : Bir CT taraması, iç organlarınızın çeşitli açılardan ayrıntılı bir görüntüsünü oluşturmak için X-ışını görüntülerini kullanır.
    • Histeroskopi : Histeroskopi sırasında, sağlayıcınız rahim içindeki miyomlara bakmak için skop adı verilen bir cihaz (ucunda bir kamera bulunan ince, esnek bir tüp) kullanacaktır. Kapsam vajinanızdan ve rahim ağzınızdan geçirilir ve ardından rahminize taşınır.
    • Histerosalpingografi (HSG) : Önce kontrast maddenin enjekte edildiği ve ardından rahim röntgenlerinin alındığı ayrıntılı bir röntgen filmidir. Bu, daha çok kısırlık değerlendirmesi de geçiren kadınlarda kullanılır. Rahim filmi (HSG) tecrübesini yaşayanların paylaşım alanı…
    • Sonohisterografi : Bu görüntüleme testinde küçük bir kateter transvajinal olarak yerleştirilir ve kateter yoluyla rahim boşluğuna salin enjekte edilir. Bu ekstra sıvı, rahminizin standart bir ultrasonda göreceğinizden daha net bir görüntüsünü oluşturmanıza yardımcı olur.
    • Laparoskopi : Bu test sırasında doktorunuz karnınızın alt kısmında küçük bir kesi (kesi) yapacaktır. İç organlarınıza yakından bakmak için ucunda kamera bulunan ince ve esnek bir tüp yerleştirilecektir.

    Miyom Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Miyomların tedavisi, miyomların boyutuna, sayısına ve konumuna ve hangi semptomlara neden olduklarına bağlı olarak değişebilir. Miyomlarınızdan herhangi bir belirti yaşamıyorsanız, tedaviye ihtiyacınız olmayabilir. Küçük myomlar genellikle yalnız bırakılabilir.

    miyom tedavisi
    miyom tedavisi

    Bazı kadınlar hiçbir zaman herhangi bir semptom yaşamaz veya miyomlarla ilgili herhangi bir problem yaşamaz. Myomlarınız zaman içinde yakından izlenecek, ancak hemen harekete geçmenize gerek yok. Miyomunuzun boyutuna veya semptomlarına bağlı olarak, sağlık uzmanınız tarafından periyodik pelvik muayeneler ve ultrason önerilebilir.

    Miyomlarınızdan semptomlar yaşıyorsanız aşırı kanamadan kaynaklanan anemi, orta ila şiddetli ağrı, kısırlık sorunları veya idrar yolu ve bağırsak problemleri dahil genellikle yardım için tedavi gerekir. Tedavi planınız, aşağıdakiler dahil birkaç faktöre bağlı olacaktır:

    • Kaç tane miyomunuz var?
    • Miyomlarınızın boyutu.
    • Myomlarınızın bulunduğu yer.
    • Miyomlarla ilgili yaşadığınız belirtiler.
    • Hamilelik arzunuz varmı?

    Sizin için en iyi tedavi seçeneği, gelecekteki doğurganlık hedeflerinize de bağlı olacaktır. Gelecekte bebek sahibi olmak istiyorsanız, bazı tedavi seçenekleri sizin için bir seçenek olmayabilir. Tedavi seçeneklerini tartışırken, doğurganlık hakkındaki düşünceleriniz ve geleceğe yönelik hedefleriniz hakkında sağlık uzmanınızla konuşun.

    Rahim fibroidleri, birçok kadının yaşamları boyunca yaşadığı yaygın bir durumdur. 

    Bazı durumlarda miyomlar küçüktür ve hiçbir belirti vermez. 

    Diğer zamanlarda miyomlar zorlu semptomlara neden olabilir. 

    Herhangi bir rahatsızlık veya ağrı hissederseniz, sağlık uzmanınızla konuşun. 

    Miyomlar tedavi edilebilir ve sıklıkla semptomlarınız iyileştirilebilir.

    Miyom Tedavisinde Kullanılan İlaç İsimleri

    • Reçetesiz (OTC) ağrı kesici ilaçlar : Bu ilaçlar, miyomların neden olduğu rahatsızlıkları ve ağrıyı yönetmek için kullanılabilir. OTC ilaçları arasında asetaminofen ve ibuprofen bulunur.
    • Demir takviyeleri : Aşırı kanamadan kaynaklanan aneminiz varsa, sağlayıcınız ayrıca bir demir takviyesi almanızı önerebilir.
    • Gonadotropin salgılayan hormon (GnRH) agonistleri : Bu ilaçlar bir burun spreyi veya enjeksiyon yoluyla alınabilir ve miyomlarınızı küçülterek etki gösterir. Bazen ameliyattan önce bir fibroidi küçültmek için kullanılırlar, bu da fibroidin çıkarılmasını kolaylaştırır. Bununla birlikte, bu ilaçlar geçicidir ve bunları almayı bırakırsanız, miyomlar yeniden büyüyebilir.
    • Oral tedaviler : Elagolix, semptomatik uterin fibroidleri olan premenopozal kadınlarda ağır uterin kanamanın tedavisi için endike olan yeni bir oral tedavidir. 24 aya kadar kullanılabilir. Bu tedavinin artıları ve eksileri için doktorunuzla konuşun. Başka bir oral terapi olan Tranexamic asit, uterin fibroidli kadınlarda siklik ağır adet kanamalarının tedavisi için endike olan antifibrinolitik bir oral ilaçtır. Doktorunuz bu terapi sırasında sizi izleyecektir.

    Önemli: Aldığınız herhangi bir ilaç hakkında sağlık uzmanınızla görüşmeniz önemlidir.

    Doğum kontrol hapı miyom tedavisi

    Doğum kontrolü hapı, miyom semptomlarına yardımcı olmak için de kullanılabilir, özellikle dönemler sırasında ve arasında ağır kanama ve adet krampları. Ağır adet kanamasını kontrol etmeye yardımcı olmak için doğum kontrolü kullanılabilir.

    Oral kontraseptif haplar, intravajinal kontrasepsiyon, enjeksiyonlar ve intrauterin cihazlar (RİA) dahil olmak üzere kullanabileceğiniz çeşitli doğum kontrol seçenekleri vardır.

    Miyom Ameliyatı Nasıl Yapılır?

    Miyomun çıkarılması için farklı ameliyat türleri hakkında konuşurken dikkate alınması gereken birkaç faktör vardır. Miyomların boyutu, konumu ve sayısı ameliyatın türünü etkilemekle kalmaz, aynı zamanda gelecekteki gebelikler için istekleriniz de bir tedavi planı geliştirirken önemli bir faktör olabilir.

    Miyom ameliyatı nasıl yapılır
    Miyom ameliyatı nasıl yapılır

    Bazı cerrahi seçenekler rahimi korur ve gelecekte hamile kalmanıza izin verirken, diğer seçenekler rahime zarar verebilir veya rahmi çıkarabilir. Miyomektomi, rahme zarar vermeden miyomları çıkarmasına izin veren bir prosedürdür. Miyom ameliyatı olanlar için tıklayın !

    Ameliyatla çıkarılmadan önce miyomların ne kadar büyük olması gerekir?

    Normal uterus boyutu bir limon veya 8 cm boyutundadır. Otomatik olarak çıkarılmasını zorunlu kılacak kesin bir fibroid boyutu yoktur. Sağlık uzmanınız, soruna neden olan semptomları belirleyecektir. Örneğin bir mermer büyüklüğündeki myomlar, eğer rahim boşluğuna yerleşmişlerse, derin kanamayla ilişkilendirilebilir. Greyfurt büyüklüğünde veya daha büyük myomlar, pelvik basınç yaşamanıza neden olabilir, ayrıca hamile görünmenize ve karın genişlemesine neden olabilecek artan karın büyümesi görmenize neden olabilir.

    Sağlık hizmeti kurumunuzdan ve hasta için cerrahi müdahale gerektirebilecek semptomları tartışmak önemlidir.

    Myomektomi Çeşitleri Nelerdir?

    Birkaç çeşit miyomektomi vardır. Sizin için en iyi şekilde işe yarayabilecek prosedür türü, miyomlarınızın bulunduğu yere, ne kadar büyük olduklarına ve miyom sayısına bağlı olacaktır.

    Myomektomi
    Myomektomi

    Miyomları çıkarmak için yapılan miyomektomi çeşitleri içerebilir:

    Histeroskopi Miyom Ameliyatı

    Bu prosedür, vajina ve serviksten uterusa bir skop (ince, esnek, tüp benzeri bir alet) sokularak yapılır. Bu işlem sırasında herhangi bir kesi yapılmaz. Prosedür sırasında, cerrah kapsamı miyomları kesmek için kullanacaktır. Doktor daha sonra fibroidleri kaldıracaktır.

    Laparoskopik Myomektomi Nedir?

    Bu prosedürde, cerrah fibroidleri çıkarmak için bir kapsam kullanacaktır. Histeroskopinin aksine, bu prosedür, karnınıza birkaç küçük kesi yerleştirmeyi içerir. Bu, kapsamın vücudunuza nasıl gireceği ve var olacağıdır. Bu prosedür aynı zamanda bir robot yardımıyla da gerçekleştirilebilir.

    Laparotomi Myomektomi Ameliyatı

    Bu yöntem açık miyom ameliyatıdır. Bu işlem sırasında karnınızda bir kesi yapılır ve bu büyük kesi ile myomlar çıkarılır.

    Gelecekte hamilelik planlamıyorsanız, sağlık uzmanınızın önerebileceği ek cerrahi seçenekler vardır. Gebelik isteniyorsa ve rahmi çıkaran cerrahi yaklaşımlar varsa bu seçenekler önerilmez. Bu ameliyatlar çok etkili olabilir, ancak tipik olarak gelecekteki hamilelikleri önlerler. Miyomları çıkarmak için yapılan ameliyatlar şunları içerebilir:

    Histerektomi Ameliyatı

    Bu ameliyat sırasında rahminiz alınır. Fibroidleri iyileştirmenin tek yolu histerektomi. Rahminizi tamamen çıkardığınızda, miyomlar geri gelemez ve semptomlarınız ortadan kalkar. Tek başına rahminiz alınırsa, yumurtalıklar yerinde kalırsa, histerektomi sonrası menopoza girmezsiniz.

    Miyomlarınızdan çok ağır kanama yaşıyorsanız veya büyük fibroidleriniz varsa bu prosedür önerilebilir. Önerildiğinde, histeroskopi gerçekleştirmek için en minimal invaziv prosedür tavsiye edilir. Minimal invaziv prosedürler vajinal, laparoskopi veya robotik yaklaşımları içerir.

    Uterin fibroid embolizasyonu

    Bu prosedür jinekoloğunuzla birlikte çalışan bir girişimsel radyolog tarafından gerçekleştirilir. Uterin arter veya radyal artere küçük bir kateter yerleştirilir ve küçük partiküller uterin arterden fibroidlere kan akışını engellemek için kullanılır. Kan akışı kaybı, miyomları küçültür, miyom belirtilerini iyileştirir.

    Radyofrekans ablasyon (RFA)

    Semptomatik uterin fibroidleri olan kadınlar için güvenli ve etkili bir tedavidir ve laparoskopik, transvajinal veya transservikal yaklaşımlarla verilebilir.

    Miyomları tedavi etmek için kullanılabilecek manyetik rezonans görüntüleme (MRI) kılavuzlu odaklanmış ultrason adı verilen daha yeni bir prosedür de var. Bu teknik aslında siz bir MRI makinesinin içindeyken yapılır. Sağlayıcınızın miyomları net bir şekilde görmesini sağlayan makinenin içine yerleştirilirsiniz ve ardından miyomlara hedeflenen ses dalgaları göndermek için bir ultrason kullanılır. 

    Bu fibroidlere zarar verir.

    Miyom tedavisiyle ilgili herhangi bir risk var mı?

    Herhangi bir tedavinin riskleri olabilir. İlaçların yan etkileri olabilir ve bazıları sizin için uygun olmayabilir. Yeni bir ilaca başlamadan önce diğer tıbbi durumlar için alabileceğiniz tüm ilaçlar ve tam tıbbi geçmişiniz hakkında sağlık uzmanınızla konuşun. Yeni bir ilaca başladıktan sonra yan etkiler yaşarsanız, seçeneklerinizi görüşmek için doktorunuzu arayın.

    Miyomların cerrahi tedavisinde de her zaman riskler vardır. Herhangi bir ameliyat sizi enfeksiyon, kanama ve ameliyat ve anesteziyle ilişkili herhangi bir doğal risk riski altına sokar. Ek bir miyom çıkarma ameliyatı riski, gelecekteki hamilelikleri içerebilir. Bazı cerrahi seçenekler gelecekteki hamilelikleri önleyebilir.

    Miyomektomi, sadece fibroidleri ortadan kaldıran ve gelecekteki gebeliklere izin veren bir prosedürdür. Bununla birlikte, miyomektomi geçiren kadınların sezaryen (sezaryen) yoluyla gelecekteki bebeklerini doğurması gerekebilir.

    Miyom önlenebilir mi?

    Genelde miyomları önleyemezsiniz. Sağlıklı bir vücut ağırlığını koruyarak ve düzenli pelvik muayeneler yaparak riskinizi azaltabilirsiniz. Küçük fibroidleriniz varsa, bunları izlemek için sağlık uzmanınızla bir plan geliştirin.

    Miyomlar kendiliğinden kaybolur mu?

    Bazı kadınlarda menopozdan sonra miyom küçülebilir. Bu, hormonlardaki azalma nedeniyle olur. Miyomlar küçüldüğünde semptomlarınız kaybolabilir. Küçük myomlar herhangi bir semptoma neden olmazlarsa tedaviye ihtiyaç duymayabilir.

  • Miyom Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

    Miyom Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

    Her dört kadından birinde hayatının bir döneminde ortaya çıkan miyomlar, kadınlarda en sık görülen sorunlardan birini oluşturmaktadır. Bunlar, rahim dokusundan kaynaklanan ve rahim şeklinin dışına taşan iyi huylu kitlelerdir.

    Miyomların ortaya çıkmasında genetik yatkınlığın önem taşıdığı bilinmektedir. Hastaların çoğunda birden fazla miyomun olduğu görülür. Östrojen, miyomların büyümesine neden olduğu için özellikle üreme çağında, hamilelik döneminde büyüdükleri gözlenmektedir. Menopoz döneminde ise eğer hasta hormon ilacı kullanmıyorsa genellikle küçülmektedir.

    Miyomlar, rahimdeki yerleşimlerine göre de farklılaşır ve rahim içi astar dokuya doğru büyüyebildikleri gibi rahim içi kas dokusunda da yer alabilir. Ayrıca, rahim dışına doğru büyüyen miyomlar ve saplı miyomlar da kadınlarda görülebilir. Bunun dışında yumurtalık bölgesinde gelişen miyomlar da olabilmektedir.

    Belirtileri nelerdir?

    Miyomların büyük çoğunluğu belirti vermeyip herhangi bir şikayet yaratmayabilir. Bununla birlikte miyomlarla ilgili en sık rastlanan şikayet ise düzensiz kanamalar olmaktadır. Ayrıca, hamilelikte olduğu gibi alt karın bölgesinde olan bir kitle ağrı ve bası hissi ortaya çıkabilmektedir. Bu durum idrar kapasitesini azaltarak sık tuvalete çıkma ihtiyacı yaratabilmektedir. Yine miyomu olan kadınlarda düzensiz kanamalara bağlı olarak demir eksikliği anemisi de gelişebilmektedir. Dolayısıyla da halsizlik, yorgunluk, nefes darlığı gibi sorunların da yine miyomlara bağlı olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Hamileliklerde ise büyük yer kaplayan miyomların bası yaparak kanama, erken doğum sebebi olmaları mümkündür.

    Rahim içi astar dokuya doğru büyüyen miyomlar kısırlık ve düşüklere sebep olabilmektedir.

    Miyomların teşhisi jinekolojik muayene sırasında olabileceği ancak tanıyı ultrasonla koymak mümkün olabilmektedir.

    Hangi miyomlar alınmalıdır?

    Hangi miyomların alınması gerektiği kadının şikayetlerine ve neden olduğu sonuçlara göre belirlenir. Eğer miyomun çapı 5 santim veya daha büyükse veya miyom büyümeye devam ediyorsa ve aynı zamanda şikayetler hayat hayat kalitesini bozuyor ve yukarıda belirtilen hastalıklara neden oluyorsa tedavi gerektirir. Ancak herhangi bir şikayetin ya da büyümenin olmadığı durumlarda altı ayda bir jinekolojik takip ve ultrason muayenesi yeterli olacaktır.

    Miyomlar ne zaman ameliyat edilmeli?

    Kadın açısından miyomlar sıkıntı bir durum yaratmaya başladığında büyüme devam ediyorsa, ciddi bir baskı oluşturuyor ve şiddetli kanamalar yaşanıyorsa, gebeliğe engel oluyorsa ya da düşüklere sebep olabilecek durumlar söz konusu ise miyomlar tedavi gerektirir. Ameliyat açık cerrahi ya da laparoskopi veya histeroskopi yoluyla yapılır. Rahim içi astar dokuya doğru büyüyen miyomlar histeroskopi tekniği ile vajinadan girilerek alınır.

    Miyom ameliyatlarında hangi yöntemler kullanılır?

    Bugün birçok büyük merkezde miyom ameliyatları ağırlıklı olarak laparoskopik yolla yapılmaktadır. Miyomlar bu yöntemde karın hiç açılmadan göbek çukurundan girilerek (laparoskopi) ameliyat edilir. Ve eskiden sorun oluşturan büyük ya da çok sayıda miyomlar dahi deneyim ve teknik altyapı olanaklarının gelişmesiyle birlikte kapalı yöntemle ameliyat edilebilmektedir.

    Eğer hasta menopozda veya menopoza yakın bir dönemdeyse rahmin tümünün alınması söz konusu iken henüz doğurganlığını tamamlamamış veya rahmini kaybetmek istemeyen hastada sadece miyom veya miyomların alınması mümkündür.

    Özellikle büyük miyomlarda laparoskapik ameliyat ciddi bir deneyim gerektirir. Ancak bununla birlikte işlemen bu yolla yapılması hastaya önemle kazanımlar sağlar. Bunlar; karın kesisi olmadığı için estetik bir kaygı duyulmaz, ağrı ve kanama riski açık cerrahiye göre daha az olur. Komplikasyon riskinin düşük olması dolayısıyla da sosyal ve gündelik hayata çok daha hızlı bir geri dönüş yaşanabiliyor.

    Miyomların ameliyatsız tedavisi mümkün müdür?

    Evet, böyle bir yöntem mevcut. Magnet rezonans (MR) rehberliğinde ses dalgalarının fokuslanması (high-intensity focused ultrasound guided by magnetic resonance (MR-HIFU) işlemi binlerce hastada başarı ile uygulanmıştır. Narkoz ve ameliyat gerektirmeyen bu yöntem her dört miyom hastasından ancak biri için uygun olabiliyor. Başarılı sonuçlara ulaşabilmek için vakaların mutlaka doğru seçilmiş olması gerekir.

  • Polikistik Over Sendromu Nedir ?

    Polikistik Over Sendromu Nedir ?

    Polikistik Over Sendromu Nedir ? | 1Polikistik Over Sendromu (PCOS); merkezi sinir sistemi, hipofiz bezi, yumurtalıklar, böbreküstü bezleri ve diğer dokular arasındaki etkileşimşerin bozulmasına bağlı olarak üretkenlik döneminin herhangi bir bölümünde ortaya çıkabilen karmaşık bir hastalıktır. Hastalar genellikle adet düzensizliği(adet gecikmesi, az adet görme veya hiç adet görememe), aşırı tüylenme, sivilcelenme ve kısırlık gibi şikayetlerle doktora başvururlar. Hastalığın oluşmasında genetik faktörlerin yanında beslenme ve egzersiz gibi çevresel faktörlerin de rolü olduğu düşünülmektedir. Özetle Polikistik Over Sendromu tanısı alan kişilerde adet düzensizliği ve buna bağlı yumurtlama bozuklukları, aşırı tüylenme ve sivilcelenme gibi kozmetik sorunlar, kısırlık problemi ile artmış rahim ve meme kanseri, diyabet ve kalp- damar hastalığı riski bulunmaktadır.

    PCOS olan kadının ailesinde de aynı risklere sahip olduğu ve bazı genlerin sorumlu olduğu sanılmaktadır. Polikistik over sendromunun kadının hayatının hangi döneminde başladığı bilinmemektedir. Bazı araştırmalarda anne karnında bazı araştırmalarda ergenlik döneminde başladığı savunulmuştur.

    Normalde adet döngüsünün ilk gününden itibaren olgunlaşmaya başlayan yumurta hücresinin gelişiminin yarıda kalması, yeterli büyüklüğe erişip çatlayamayarak her defasında yumurtalıklardan birinde milimetrik boyutlarda bir kistin oluşmasıyla sonuçlanmaktadır. Yumurtanın çatlayamaması adet görmek için gerekli hormon seviyesinin tamamlanamayarak adetin gecikmesine ve bir dizi hormonal bozukluğun oluşmasına neden olmaktadır. Hastalığın belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olan esas olay kadınlarda hakim olması gereken östrojen hormonu yerine erkeklere özgü karakterlerin gelişmesini sağlayan androjen hormonunun fazla salgılanmasıdır.

    Polikistik Over Sendromu Nedir ? | 2

    Polikistik Over Sendromlu hastaların %90’ında aşırı kilo, adet düzensizliği(adet gecikmesi, az adet görme veya hiç adet görememe), aşırı tüylenme, sivilcelenme gibi problemler vardır. %10 hasta ise zayıf olup yumurtalıkarı ilaçla tedavi edildiğinde aşırı uyarılmaya bağlı ‘aşırı uyarılmış yumurtalık sendromu’, çoğul gebelik veya düşük riski ile karşılaşmaktadır.

    Polikistik Over Sendromlu hastalara yaklaşırken hastalar aşağıda belirtilen 4 gruba ayrılarak incelenirler:

    1.GRUP: Adolesan (ergenlik döneminde olan) Polikistik Over Sendromlu hastalar

    Bu gruptaki hastalar çocukluktan veya ergenlik döneminden itibaren kilo almaya başlayan, adet düzensizliği, aşırı tüylenme, sivilcelenme gibi problemleri olan hastalardır. Bu hastalar tanısı konulduktan sonra uygun bir egzersiz ve diyet programına alınır. Tüylenme, saç dökülmesi, ciltte aşırı yağlanma ve sivilcelenme gibi kozmetik problemler için gerekli tıbbı tedavinin yanında lazer gibi kozmetik yöntemler birlikte uygulanmalıdır. Ayrıca hormon bozukluğu ve adet düzensizliği varsa uygun hormon tedavileri başlanabilir.

    2.GRUP: Cinsel olgunluk döneminde olup bekar veya çocuk problemi olmayan Polikistik Over Sendromlu hastalar

    Bu hastalarda ilk önce hasta aşırı kilolu ise Beden Kitle indexi (BKİ= Kilo/(Boy²)) 25 kg/m² değerine ulaşılması hedeflenerek uygun bir egzersiz ve diyet programına alınmalıdır. Tüylenme, saç dökülmesi, ciltte aşırı yağlanma ve sivilcelenme gibi kozmetik problemler için gerekli tıbbı tedavinin yanında lazer gibi kozmetik yöntemler birlikte uygulanmalıdır.
    Bu gruptaki zayıf hastalarda ise tanı aşamasında belirtilerin karışması riski olduğu için erkeklik hormonu (androjen) salgılayan tümörler ve Cushing Sendromu ve Konjenital adrenal hiperplazi gibi hastalıklar dışlanmalıdır.

    3.GRUP: Cinsel olgunluk döneminde olup çocuk sahibi olamayan Polikistik Over Sendromlu hastalar

    Bu gruptaki hastalar hekimleri tedavi konusunda en çok zorlayan hastalardır. 1yıllık korunmasız ilişkiye rağmen gebelik elde edilemeyen hastalarda öncelikle erkek faktörü değerlendirilip gerekli tedaviler yapılır. Daha sonra tüplerin açık olup olmadığını anlamak için rahim filmi çektirilir. Soruna yönelik tedavi planlanır. Eğer çiftlerde sperm testi normal, rahim filminde de tüpler açıksa birinci basamak tedavi hastanın mevcut kilosunun en az %5’inin verdirilmesidir. Bu şekilde hastaların %30-40’ı gebe kalmaktadır.

    Bu gruptaki zayıf ya da kilo verip de gebe kalamayan aşırı kilolu hastalarda ikinci basamak tedaviye geçilerek Klomifen Sitrat ya da Aromataz İnhibitörleri denilen ilaçlarla yumurtlama tedavisi yapılır. Bu yöntemlerle hastaların %60-70’inde yumurtlama oluşurken %20-30’unda tedaviye direnç gelişmektedir.

    Yumurtlama olmuşsa %40-50 gebelik gerçekleşmektedir. İşte tedaviye dirençli bu hastalara ya iğne ile yumurtlama tedavisi yapılmakta ( çoğunlukla aşılama tedavisi ile desteklenerek) ya da laparaskopik (kapalı) yöntemle yumurtalara 4-5 adet pencere açılmasıyla yapılan Laparaskopik Ovaryan Drilling yöntemi uygulanmaktadır. Burada tedaviyi belirleyen ana noktalar hastanın kilosu, erkeklik hormon düzeyleri ve kullanılan ilacın miktarıdır.

    Günümüzde bu grup hastalarda AMH (Antimüllerian Hormon) isimli hormon tedaviyi belirlemede oldukça etkin bir rol oynamaktadır. AMH hormonu 3.8 değerinin üzerinde ise bu hastalara Laparaskopik Ovaryan Drilling operasyonu yapılmalıdır. Eğer AMH 3.8’in altında ise aşılama ve tüp bebek yöntemleri bu hastalarda daha etkili olabilir.

    Bir kez daha altını çizelim ki iğneyle yapılan tedaviler aşılama ile birleştirilmezse tedaviye yanıt azalır.

    İğne ile yapılan tedavilerde düşük, çoğul gebelik ve yumurtalıkların aşırı uyarılması beklenen riskler olup, çok deneyimli endokrin bilgi ve becerisine sahip jinekologlar tarafından yapılmalıdır.

    Ayrıca klomifen sitrat tedavisine 6 aydan uzun süre devam edilirse yumurtalık kanserine başlangıç olan gelişmelerin artacağı konusunda da kuvvetli kanıtlar bulunmaktadır.

    3 defa aşılama tedavisine yanıt vermeyen çocuksuz hastalarda bundan sonraki basamak tüp bebek tedavisi olmalıdır. Tüp bebek tedavisinde yumurtalar uyarılırken çok dikkatli bir tedavi rejimi uygulanmalı, tedavi sonucu yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromundan kaçınılmalıdır.

    Polikistik over sendromlu hastalarda tüp bebek tedavisi uygulanması gereken durumlar aşağıda sıralanmıştır:

    – Gebelik elde edilemeyen ilaç( klomifen sitrat) veya iğne(FSH) tedavileri
    – Tüplerin yapışık veya tıkalı olduğu durumlar
    – Evre 3-4 endometriozsis(Çikolata kisti)
    – Genetik tanı yapmayı gerektiren hastalık geçirme öyküsü
    – Erkek kaynaklı kısırlık
    – İleri anne yaşı

    Bu aşamada Laparaskopik Ovaryan Drilling operasyonu ve İn vitro-matürasyon (IVM) denilen ilaçsız tüp bebek tedavileri de diğer seçenekler olarak göz önünde bulundurulmalıdır. IVM, yumurta toplama işleminden sonra olgunlaşmamış yumurtaların laboratuvar ortamında olgunlaştırılarak mikroenjeksiyon uygulamasının yapılmasıdır. Olgunlaşmamış oositlerin laboratuar ortamında olgunlaştırılması işlemine in vitro matürasyon (IVM) adı verilmektedir. Bu yöntem ile hormon preparatlarının kullanımına bağlı kilo alma, karında şişlik, göğüslerde gerginlik, sinirlilik, bulantı, kusma gibi istenmeyen yan etkiler görülmemektedir. Ayrıca maliyeti çok yüksek olan hormon preparatları kullanılmadığından tedavi daha ucuza mal olmaktadır. Laparoskop ile yumurtalıklara 4-5 adet pencere açılması daha önce aşırı yumurtalık uyarılması, olgun olmayan yumurta elde edilmesi, AMH’nın 4’ün üzerinde olması durumlarında düşünülmesi gereken bir tedavi yöntemidir.

    4.GRUP: İleri yaştaki çocuk sahibi olmuş veya çocuk problemi olmayan Polikistik Over Sendromlu hastalar

    Bu gruptaki hastalarda karşılaşılan sorunlar aşağıdaki başlıklarda toplanmıştır:

    1. Şeker hastalığına yatkınlık (İnsülin direnci)

    Polikistik Over Sendromlu kadınlar şeker hastalığı(diyabet) gelişimi yönünden artmış risk altındadır. Yaş, beden kitle indeksi, artmış bel çevresi, bel/kalça oranı ve birinci dereceden yakınlarında diyabet öyküsü PCOS’ta diyabet risk faktörleri arasındadır. Polikistik over sendromunda insülin direnci temel rol oynamaktadır. İnsülin direnci yumurtlama fonksiyonunun bozulmasına neden olarak polikistik over sendromlu hastaların çocuk sahibi olmalarını zorlaştırmaktadır.

    İnsülin direncini hesaplamak için geliştirilmiş pek çok formül bulunmaktadır. En basit hesaplama yolu açlık kan şekerinin açlık insülinine bölünmesidir. Bu değer 4.5’in altında ise hastada insülin direnci mevcut demektir, derhal insülin duyarlılığını artıran metformin gibi ilaçlara başlanmalıdır.

    2.Yüksek tansiyon ve kalp krizi riski

    Polikistik over sendromlu kadınlarda görülen obezite, şeker hastalığı,yüksek tansiyon ve yüksek kan yağlarının olması kalp krizi riskini arttırmaktadır.

    Bunlar arasında obezite en önemli risk faktörlerinden biridir. Obezite, kalbin yapısında ve fonksiyonunda çeşitli değişikliklere yol açabilir. Obezite ve hipertansiyonun birlikte bulunması kalbin yapısı ve fonksiyonu üzerine olan etkinin çok daha şiddetli olmasına neden olur. Beden ağırlığı olması gerekenin %20 üzerinde olanlarda hipertansiyon sıklığı normal ağırlıktakilerin 2 katıdır. Özellikle bel/kalça oranı artmış hastalarda kan basıncı yüksekliği ile yakından ilişkilidir.

    PCOS’lu kadınlarda artmış insülin direnci kan yağlarının yükselmesine sebep olmaktadır. Kanda kötü kolesterolde(LDL) iyi kolesterole (HDL) oranla artış olması polikistik over sendromlu kadınlarda damarlarda sertleşme (ateroskleroz) riskini ortaya çıkarır. Bu durumda kadınlarda felç ve kalp krizi riski oluşmaktadır. Özellikle insülin direnci mekanizması genel olarak kanda pıhtılaşma eğilimi yaratmakta ve damar tıkanıklığı oluşma riskini artırmaktadır.

    3.Rahim kanseri riski

    Polikistik over sendromlu kadınlar rahim kanseri riski taşımaktadırlar. Endometrium (Rahim iç tabakası ) kanseri kadınlarda görülen kanserler arasında ikinci sıradadır. Obezite, düzenli olarak rahim iç tabakasının adet kanaması ile dökülememesi ve çocuk doğurmamak kanser riskini arttırmaktadır.

    PCOS’de rahim iç tabakasının yüksek östrojen düzeyine maruz kalınması ve yumurtlama olmadığı için progesteron hormonunun koruyucu etkisinin ortadan kalkması nedeni ile kanser riski artmaktadır. Polikistik over sendromu olan kadınların adet kanaması olması için ilaç kullanmaları bu riski azaltmaktadır. Hormon tedavisi almak istemeyen kadınlarda belirli aralıklarla endometrial kalınlık değerlendirmesi için ultrason yapılmalıdır. Endometrial kalınlığın adet sonrası azalmaması durumunda endometrial biyopsi (rahim iç zarından parça alınması) yapılmalıdır.

    SONUÇ:

    PCOS hastaları asla hastalıklı bir insan psikolojisine kapılarak hayatı kendilerine yaşanmaz hale getirmemelidirler. Görme sorunu olan bir insan gözlük takarak yaşama nasıl uyum sağlıyor ise PCOS hastaları da diyet ve egzersizle kilo kontrolü yaparak, zamanında doktora başvurup problemine çözüm üreterek istediği sayıda çocuk sahibi olup tamamen normal bir yaşam standardı yakalayabilirler

    Prof.Dr.Recai PABUÇCU