Etiket: lejyoner hastalığı

  • Yaz gribi

    Yaz gribi

    Sıcak havaların gribe karşı kalkan görevi gördüğü düşünülse de, yaz ayları ateş, halsizlik, kas ağrılarıyla gelen grip benzeri şikayetlerin yaşanmasına neden olabilir. Halk arasında “Yaz gribi” olarak bilinen aslında kışın yakalanan gripten farklı bir hastalık olan “Lejyoner Hastalığı” kış gribinden farklı bir tedavi gerektirmektedir.

    Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Hasan Yılmaz, yanlış klima kullanımı nedeniyle ortaya çıkan ve “Klima Hastalığı” olarak da bilinen “Lejyoner Hastalığı” ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

    KIŞ GRİBİNDEN FARKLI

    Yaz aylarında da soğuk algınlığı ortaya çıkabilir ve kendini grip, nezle, üşütme gibi belirtiler ile gösterebilir. Ancak halk arasında bilinen adı ile “yaz gribi” ifadesi kışın yakalanan gripten çok farklı bir anlam içerir. ‘Yaz gribi’ nin gerçek adı ‘Lejyoner Hastalığı’ veya ‘Klima Hastalığı’dır.

    KİŞİDEN KİŞİYE BULAŞMIYOR

    Yaz gribi ya da yaygın olarak klima hastalığı olarak adlandırılan lejyoner hastalığı; ateş, halsizlik, kas ağrıları, daha sonraki süreçte de öksürük, balgam çıkarma, derin nefes alma isteği gibi belirtilerle ortaya çıkar. Grip ile benzer belirtiler gösterse de hastalığın sebep olduğu organizmalar gribe göre çok farklıdır. Öncelikle bu hastalık kişiden kişiye bulaşmaz. Hastalık mikrobu; su tesisatlarında, soğutma kulelerinde, havalandırma sistemlerinde çoğalarak bulaşır. Bu cihazların içinden geçen suların zerreciklerinin solunması veya istem dışı nefes yollarına kaçması ile ortaya çıkar. Günler içinde kişinin yavaş yavaş hastalanmasına neden olur.

    KIŞ GRİBİ İLAÇLARINIZI KULLANMAYIN

    Lejyoner Hastalığı tedavisinde kesinlikle daha önce kış gribi ve soğuk algınlığında kullanılan ya da çevreden tavsiye edilen ilaçlar dikkate alınmamalıdır. Mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına muayene olunarak, doktorun tavsiye ettiği ilaçlar kullanılmamalıdır. Bu hastalığa en başından yakalanmamak için şu önlemler alınabilir;

    • Klimaların ve havalandırma sistemlerinin genel bakım ve temizlikleri ile periyodik filtre değişikliklerinin zamanında yapılmalıdır.
    • Havuzların bakım, ilaçlama, havalandırma işlemleri, su değişimi ve havuz suyu boşaltılarak yapılan detaylı zemin temizliğinin, zamanında ve özenle yapılmalıdır.

    KLİMAYI DOĞRU KULLANIN

    Yazın klima kullanımı genel olarak minimum düzeyde olmalıdır. Ancak klima kullanılması gerekiyorsa, klimanın sık sık kapatılması bir süre bekledikten sonra tekrar açılması, hafif ama kesintisiz birkaç saat çalıştırılması, sıcaklık ayarının çok düşürülmemesi, ideal serinliği elde edecek şekilde kurulması, bakımlarının düzenli olarak yaptırılması ve filtrelerinin zamanında yenilenmesi çok önemlidir. Uyunacak olan odanın pencere yoluyla havalandırılması, klima ile serinletilmesinden daha sağlıklıdır. Ancak çok sıcak günlerde klima kullanımı söz konusuysa ve klimalı ortamda uyunacaksa;

    •Gün boyu yaklaşık her saat başı bir bardak su içilmelidir.
    •Klimanın yaklaşık 22 – 23 derece civarında bir sıcaklığa ayarlı olmalıdır.
    •Soğuk hava çıkış hızı (üfleme) en düşük şiddette olmalıdır.
    •Soğuk hava çıkış yönü odanın tavanına dönük olmalı, sabit kalmalıdır.
    •Klima uyuyan kişilerin üzerine direkt yönlenmemelidir.
    •Hem pencere hem klimanın açık olduğu bir odada uyumamalıdır.
    •Kişi üşüme hissiyle uyanılırsa klimayı kapatmamalı, sıcaklık ayarını 3 – 4 derece artırmalıdır.

    Kaynak: Sabah.com.tr

  • Lejyoner hastalığı

    Lejyoner hastalığı

    Sıcak havalarda oda ısısını düşürerek konforlu bir ortam yaratmak için kullanılan klimalar aynı zamanda hava yolu ile bulaşan mikroorganizmaların da kaynağı olabilmekte ve sağlığımız açısından ciddi sorunlara neden olabilmektedir.

    Klima yoluyla bulaşan en önemli hastalık “klima hastalığı” olarak da adlandırılan “lejyoner hastalığı” dır. Lejyoner hastalığı, Legionelle pneumophilia adlı bir bakterinin sebep olduğu bir zatürredir. Lejyoner hastalığı adını bu enfeksiyonun ilk olarak 1976 yılında Amerikan Lejyonu adındaki kongreye katılan Amerikan ordusu emekli askerlerinde görülmesi nedeniyle almıştır.

    Bu bakteri, klimaların filtre sistemlerinde, uygun nem ve ısıda çoğalıp buralardan ortam havasına dağılmaktadır. Bakteri klima sistemlerinin yanı sıra otel, hastane vb büyük yapıların su sistemlerinde de (soğutma kuleleri, su depoları, su dağıtım kanalları) bulunabilmektedir. Havaya dağılan bu bakterinin solunum yolu ile kişilerin vücuduna girmesi ile hastalık (zatüre) oluşmaktadır. Hastalığın en önemli belirtileri kuru öksürük, bulantı kusma, ishal, yaygın kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, huzursuzluk ve ateş dir. Diğer zatürlerden farklı olarak bu hastalıkta ishal daha yüksek oranda görülür. Hastalık otel, büyük ölçekli gemiler ve hastanelerde salgına neden olabilmektedir. Hastalığın önemli bir özelliği insandan insana bulaşmamasıdır. Bu nedenle bu hastalığı bulunan insanlardan kaçınmak doğru değildir. Legionella pneumophilia bakterisi zatüre dışında sadece ateş ile seyreden ve hafif bir hastalık tablosu olan Pontiak ateşine de neden olabilir.

    Klimalı sistemlerin bulunduğu otel, işyeri ve evlerde yaşayanlar veya çalışan kişiler bu hastalık açısından risk altındadır. Bu bakterinin bulaştığı herkeste hastalık oluşmaz. Özellikle şeker ve kanser hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastalığı olan kişiler, alkolikler, siroz hastaları ve sigara içen kişilerde hastalık oluşma riski daha fazladır. de oluşumu daha yüksek oranlardadır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör sigara içilmesidir.

    Lejyonella Hastalığın tedavisi belirli antibiyotikler ile yapılabilmektedir. Antibiyotiklerin hastalığın erken döneminde başlatılması tedavinin etkinliğini artırmaktadır. Bu nedenle klimalı ortamda bulunan kişilerde yukarda bahsedilen şikayetlerin meydana gelmesi halinde, bunu basit bir gribal enfeksiyon olarak değerlendirmeyip, bunun klimaya bağı bir zatürre olabileceğini akılda bulundurup tetkikler için uzman bir doktora başvurulmalıdır.

    Hastalığın önlenmesi için gerek evler gerekse de otel ve hastane gibi büyük yapılardaki klima sistemlerinin uygun bir şekilde bakımlarının yapılması gerekmektedir. Bunun için en uygun yol bu cihazların periyodik olarak bu konuda uzmanlaşmış firmalar tarafından yapılmasıdır. Bu yolla klimalar güvenli bir şekilde kullanılabilir ve yaşam konforumuzu sağlamaya devam edebilir.