Etiket: kızarıklık

  • Çocuklarda Tokatlanmış Yanak Sendromu nedir?

    Çocuklarda Tokatlanmış Yanak Sendromu nedir?

    Çocuklarda görülen tokatlanmış yanak sendromunun adı beşinci hastalıktır. Bu hastalık sık olarak kış aylarında görülür. Yanaklarda kızarıklık ve döküntü olması ile ortaya çıkar. Virüs kaynaklı oluşmasının yanı sıra bulaşıcı da bir hastalıktır.

    Tokatlanmış Yanak Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

    Tokatlanmış Yanak Sendromu hastalığının bilinen belirtilerinden bazıları şunlardır:

    • Yanaklarda düzenli olarak kızarıklık olması belirtilerinden biridir. Hastalık ismini buradan almaktadır. Çünkü bu kızarıklık, tokatlanmış görüntüsü vermektedir.
    • Kollarda ve bacaklarda dantelimsi kızarıklıkların oluşmasıdır.
    • Sendromun başlangıcından 3 gün sonra el, ayak parmakları, gövde ve kalçada döküntülerin oluşmasıdır.
    • Hafif ateşin yükselmesi belirtilerden biridir.
    • Döküntülerin olduğu bölgede hafif kaşıntıların olması belirtilerden biridir.
    • Yorgunluk hissi tokatlanmış yanak sendromunun belirtisidir.
    • Boğaz ağrısı, baş ağrısı ve burun akıntısı gibi soğuk algınlığı ile karıştırılmasına neden olabilecek belirtileri de vardır.
    Beşinci Hastalık
    Beşinci Hastalık

    Beşinci Hastalık Ne Kadar Sürer?

    Beşinci hastalıkta belirtiler gün gün, aşama aşama ortaya çıkar. Dolayısı ile 5 ile 10 gün arası bir süre içerisinde bu belirtiler ortaya çıkmış olur ve hafiflemeye de başlarlar.

    Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Özlem Okutan, beşinci hastalık ve tedavisi hakkında bilgi verdi:

    Beşinci Hastalık Alerji Mi?

    “Beşinci hastalık, iyi seyirli, döküntülü hastalıklardan biridir. Özellikle kış aylarının başlarında sık görülmektedir. Ateş, halsizlik ve döküntüyle  kendini gösterir. Döküntüler oldukça yoğun ortaya çıkabilir. Alerjik, ürtikeryal döküntülerle ya da diğer döküntülü hastalıklarla karıştırılabilir. Bunun için şu belirtilere dikkat edilmelidir:

    •    Ateş
    •    Halsizlik
    •    Özellikle yanak bölgesinde kızarıklık ortaya çıkar. Döküntü yüzden başlar ve sanki bir selülit gibi geniş bir alanı tutar. Alerjideki gibi dağınık ve düzensiz bir görüntü değildir.

    Tokatlanmış Yanak Sendromu Kızarıklık izi Bırakır Mı?

    Hastalığın neden olduğu kızarıklık kalıcı bir iz bırakmaz. 2-3 gün içerisinde döküntüler solar ve kaybolur. Kaşıntı genellikle olmaz. Döküntüler baş bölgesinden başlar, aşağıya doğru yayılım gösterir. 2-3 gün içerisinde, en fazla da 7 günde bu döküntüler solup kaybolur. Ailelerin bu süreçte en azından 1-2 gün çocuğu okula göndermemesi gerekir. Çocuğun dinlenmesi ve bulaştırıcılık riskinin azaltılması açısından bu konu önemlidir.

    tokatlanmış yanak sendromu
    tokatlanmış yanak sendromu

    Tokatlanmış Yanak Sendromu Neden Olur?

    Bütün çocuklarda görülebilen beşinci hastalığın bağışıklığın zayıf ya da güçlü olmasıyla birebir ilişkisi bulunmuyor. Özellikle okul çocuklarında daha yoğun görülür. Süt çocuklarına nazaran kreş yaşından sonra görülme sıklığı artıyor. Her viral döküntülü bir hastalık başka bir hastalığın kapısını aralar. Bağışıklığı biraz daha düşürür. Bu açıdan ailenin bilinçli olması ve çocuğun doğru takip etmesi önemli.

    Tokatlanmış Yanak Sendromu Nasıl Bulaşır?

    Bulaşma riski yüksek olan beşinci hastalık, döküntüler ortaya çıkmadan önce de bulaşabilir. Hastalık, tükürük ve damlacık yoluyla yayılır, nefesle de taşınır. Döküntü ortaya çıkmadan da çocuklar birbirine bu hastalığı bulaştırabiliyor. Döküntü esnasında suçiçeği ya da kızamık kadar yoğun bulaştırıcılık riski olmasa da her döküntülü hastalık gibi dikkatli olunmalıdır.

    Beşinci Hastalık Hangi Hastalıkla Karıştırılabilir?

    Döküntüler yüzde, ellerde, kollarda ve bacaklarda ve gövdede görülür. Suçiçeği ve el-ayak-ağız hastalığı benzer virüslerdir. Sinek ısırığı gibi başlar, içi su dolu küçücük keseciklere döner. 5. hastalık gibi yaygın, ciltte herhangi bir açıklık ya da kuruluğa yol açmayan, özellikle yanaklarda daha birbiriyle birleşik, gözde de kabarık olmayan makül denilen, cildin altında pembe kızarıklıklar şeklinde alerjik döküntüye daha çok benzer ama suçiçeği ile ters döküntülerdir. Bu bakımdan ayırt edilmesi son derece kolaydır.

    Tokatlanmış Yanak Sendromu Tedavi Edilmez İse Ne Olur?

    Beşinci hastalığın tedavisi belirtilere göre planlanır. Döküntüler eğer hastayı rahatsız edecek seviyeye geldiyse alerji ilaçlarıyla döküntülerin daha hızlı solması sağlanabilir. 1–2 gün istirahat edilmesi önemli. Zamanında tedavi edilmezse çocukta üst solunum yolu enfeksiyonları, orta kulak iltihabı, grip ve diğer ateşli hastalıklarla ilgili riskler artmaktadır.

    Çocuklarda Beşinci Hastalık Ateş Yapar Mı?

    Çocuklarda ateş konusunda dikkatli olunmalı. Bir hastalığın çoğu zaman ön habercisi ateş olur. Viral hastalıklarda özelikle beşinci hastalıkta döküntüyle birlikte ateş görülür ancak birkaç gün içerisinde hem döküntü hem ateş ortadan kalkar. Fakat daha sonra yeni bir ateş daha görülüyorsa altta yatan farklı bir neden var mı diye düşünülüp başka hastalıklar açısından da değerlendirme yapılması gerekebilir. Mümkün olduğunca genel halinden emin olunan, 48 saat kadar ateşi normal olan ve döküntüleri artık olmayan çocuklar okula gidebilir.” Bebeği altıncı hastalık olanlar tıklayın.

  • Böcek Sokmalarında İlk Yapılması Gerekenler

    Böcek Sokmalarında İlk Yapılması Gerekenler

    BÖCEK SOKMALARI VE YAPILMASI GEREKENLER

    Özellikle bahar ve yaz aylarında toprakta çalışan işçiler yada piknik yapan kişiler böcek sokmaları ile karşılaşır. Hatta bazen evimizin balkonunda otururken yada yolda yürürken bile böcek ısırması ile yüz yüze kalabiliriz. Bu nedenle ne yapmamız gerektiğini bilmeliyiz. İlk yapmamız gereken sakin olmak ve panik yapmamaktır. Eğer çok büyük bir alerjiniz yokda böcek sokması çokta tehlikeli bir olay değildir.

    Böcek sokmalarının alerjik belirtileri:

    Böcek sokması olan bölgeden uzakta şişme, kızartı, ürtiker, kaşıntı, kolik şeklinde karın ağrısı, kusma, ishal, göğüste sıkışma hissi, nefes almada zorluk, hırıltılı solunum, at sesi (larinks ödemi bulgusu), dilde şişme olabilir. Bu bulgular, ciddi alerjik reaksiyon ve anafilaksi bulgularıdır ve birkaç dakika içinde ortaya çıkar. Nabzın alınamaması ve kan basıncının düşmesi, bilinç bulanıklığı ve kalp durması yaşamı tehdit eden bulgulardır.

    Böcek sokmalarında ilk yardım bilgileri:

    Arı sokması :
    Arının iğnesinin steril bir iğne ile çıkarılması gerekir. İğne çıkarıldıktan sonra buz tatbik edilebilir.

    Akrep sokması:
    Zehirin gücü akrebin kuyruğundaki boğum sayısı ile doğru orantılıdır. Zehir sinir sistemini ve kalbi etkiler. Tükrük salgısı artar. Kaslar kasılır. İdrar kaçırma ve felç görülebilir. Sokulan bölgede ağrı, yanma ve uyuşukluk olur. Bu durumda yara kesinlikle emilmez. Ufak bir turnike ve amonyak uygulanır. Kişiye alkol verilmemeli ve yara dağlanmamalıdır.

    Örümcek sokması:
    Zehirli örümcekler kum saati şeklinde küçük ve siyah olurlar. Ayrıca kafalarında kırmızı benek olur. Isırdıklarında sinir sistemini etkilerler. Karın kısmında ağrı görülür. Yara oynatılmamalıdır. Yaranın üzeri bez veya eşarpla sıkılmalı ve buz uygulanmalıdır.

    Köpek ısırması:
    Kuduz köpeklerin ağızları salyalıdır ve göz bebeklerinde simetri yoktur. Sudan korkarlar ve kuyrukları bacaklarının arasında gezerler. Isırma durumunda yara bol su ile yıkanmalı ve kapatılarak pansuman için hemen hastahaneye gidilmelidir. Tetanoz ve kuduz aşısı olunmalıdır. Köpeğin yakalanması ve 10 gün karantinada kalması gerekir.

    Yılan ısırması:
    Yarada diş izi bırakır. Zehirli yılanlar kısa, kuyrukları yuvarlak ve kafaları üçgen şeklinde olanlardır. Üzerlerindeki pullar daha küçük ve daha fazladır. Çok parlak ve canlı renklerde olurlar. Isırma durumunda kan pıhtılaşmakta zorlanır, aşırı kan kaybı olur. Yanma hissi ve ağrı vardır. Şişlik ve morluk görülebilir. Sinir sistemini ve kalbi etkiler. Kusma, uyuklama ve bulantı görülebilir. Yara öncelikle iki dişizi arası çizilerek kanatılır, emilmez. Isırılan bölgenin üstü bir bezle sıkılır.

    Kene yapışması:
    Üzerine yağ damlatılarak, bir cımbızla saat yönünün tersine çevrilir.

    Sülük yapışması:
    Sülükler kirli kanı emdiklerinden yararlıdırlar. Sigara veya herhangi bir ısı kaynağı ile uzaklaştırılırlar.

    Böcek Sokmaları Tedavi Yönetmler:
    Lokal reaksiyon- Böcek sokması lokal bir reaksiyona neden oldukysa, yani böceğin soktuğu yerde küçük bir şişlik oluştuysa buzla kompres yapmak, sabunlu suyla yıkamak veya antihistaminik bir pomat sürmek yeterlidir.

    Genel reaksiyon- Eğer sokulan bölgenin çevresinde daha geniş bir tepki oluşursa (örneğin tüm kolun veya bacağın şişmesi gibi) ya da yaygın kaşıntı görülürse yine normal reaksiyondaki tedavi uygulanabilir. Ağızdan alınan bazı ilaçlar da şikayetleri giderebilir. Ancak bu ilaçları bir doktorun vermesi gerekir.

    Toksik reaksiyon- Sokulan bölgeden uzakta şişme, karın ağrısı, ishal, nefes alma zorluğu, göğüste sıkışma hissi, hırıltılı solunum, dilde şişme; birkaç dakika içinde ortaya çıkan ciddi alerjik reaksiyon ve anafilaksi bulgularıdır. Bilinç bulanıklığı ve kalp durması yaşamı tehdit eder. Bu durumda bir sağlık merkezinde acil madahele yapılmalı; tedavi sonrasında ise kan tahlili ve uygun testlerle alerji saptanmalıdır. Riskli kişiler aşılanır.
    Arı sokmasına karşı aşırı duyarlılığı olan kişiler, doktorun verdiği ilaçları mutlaka yanında bulundurmalıdır.

    Böcek sokmaları için bitkisel öneriler:

    – Adaçayı yapraklarından yapılan merhem, sivrisinek, arı sokmasında acıyı dindirir, kaşıntıyı önler.

    – Andız otu yaprakları veya kökünün hayvan ısırma ve sokmalarında enfeksiyon oluşumunu önleyici etkileri vardır. Çok miktarda andız otu mide bulantısına neden olur.

    – Çalı kavağı (ezilmiş) arı sokmalarında sokulan yere sarılırsa etkili olur. Zeytinyağı ile karıştırılarak elde edilen merhem yanıklara sürülürse şifa verir.

    – Deve tabanı yaprakları ezilip merhem haline getirilerek yaraların, çıbanları, şişen ayakların ve böcek sokan yerlerin üzerine sarılırsa çabuk iyileşmelerini sağlar.

    – Maydanoz tohumlarının ve yapraklarının kaynatılması ile elde edilen saf maydanoz suyu, arı ve haşarat sokmasında, sokulan yere sürüldüğünde ağrısını geçirir.

    – Sarımsak rendelenmiş olarak yara, çıban ve zehirli hayvanların soktuğu bölgelere sarıldığında iyileştirici olur.

    İlgili Konular ;
    Sivrisinek Kaşıntısı Nasıl Geçer?

    – Hangi Böcek Isırığı Nasıl Olur? Tıklayın !

  • Ağrı kesici ve antibiyotikler ani ölüm riskine yol açabilir

    Ağrı kesici ve antibiyotikler ani ölüm riskine yol açabilir

    Bazı ağrı kesiciler, ateş düşürücüler ve antibiyotikler, vücutta reaksiyon yaratarak, bir kaç dakika veya saat içinde ani ölümle sonuçlanabilen ciddi alerjik sorunlara yol açabiliyor.

    Çocuk Alerji Ve Astım Akademisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Çocuk Alerjisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nermin Güler yaptığı açıklamada besin, ilaç veya arı zehri gibi alerjiye neden olabilen maddelerin vücuda girmesini takiben bir kaç dakika veya saat içinde aniden ortaya çıkabilen ve ölümle sonuçlanabilen çok ciddi bir hastalık olduğunu söyledi.

    Deride yaygın döküntü, kaşıntı, kızarıklık; dilde ve dudaklarda şişlik, nefes almada zorluk, bulantı, kusma ve kan basıncında ani düşme ile kendini gösteren anafilaksi durumunda hastanın hemen sağlık kuruluşuna götürülmesinin hayati önem taşıdığına dikkati çeken Prof. Dr. Güler, bunun alerjik reaksiyonların en ağırı, en hızlı gelişeni ve en dramatik sonuçlar doğurabilen hali olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Güler, ilaç ve gıdaların anafilaksiye en sık yol açan ajanlar olduğunun altını çizerek, “İlaçlardan da en sık Ağrı kesicilerin ve antibiyotiklerin anafilaksiye sebep olduğu bilinmektedir. Bunlar dışında önemli bir anafilaksi nedeni de arı ve diğer böcek sokmalarıdır” dedi.

    Prof. Dr. Güler, anafilaksi durumunda hemen tanı konularak tedavinin yapılması gerektiğini, aksi takdirde ölüm riskinin çok yüksek olduğunu ifade ederek, “Eğer klinik olarak tanınması gecikirse ve gerekli dikkat gösterilmezse kalp-damar veya solunum sistemi yetmezliğinden ölüm gerçekleşebilir. Doktorların çoğu, meslek hayatlarının bir noktasında bu en korkutucu tıbbi acil durum ile karşılaşırlar” diye konuştu.

    ANAFİLAKSİ ÇOCUKLARDA BESİNLERE BAĞLI NEDENLERLE GELİŞEBİLİYOR
    Anafilaksi sıklığının gittikçe arttığını kaydeden Prof. Dr. Güler, şöyle konuştu: “Yanlış tanılar, yetersiz bildirimler ve yanlış klinik kodlamalar nedeni ile değişik toplumlarda farklı sonuç elde edilmektedir. Elimizde bulunan bilgilere baktığımızda ömür boyu görülme hızı yüzde 0,5 ile 3 arasındadır. Sıklık artışının nedenleri bilinmemektedir. Küçük çocuklarda, özellikle besinlere bağlı anafilaksinin beklenenden çok fazla artmakta olduğu görülmüştür. Bu arada maalesef ölümcül anafilaksi vakalarının da artmakta olduğuna inanılmaktadır. Çocuklarda en sık neden genellikle besinler iken, erişkinlerde daha çok ilaçlar sorumlu olmaktadır. Hangi gıdanın en sık anafilaksi nedeni olduğu daha çok bölgeye göre değişmektedir, tüketilen gıdalar farklı olabilmektedir. Böcek ısırıkları içinde ülkemizdeki en önemli etkenler bal arıları ve eşek arılarıdır. Böcek ısırıkları ile gelişen sistemik alerjik reaksiyonların sıklığı çocuklarda yüzde 1 civarındadır ve bu tip anafilaksiler çok erken başlangıç gösterirler.

    ÇİFTLİK HAYATI ASTIM ve ALERJİDEN KORUYOR
    Çiftlik hayatının alerjiden koruduğunu, bunun çok sayıda yapılan araştırmalar sonucu edinilmiş bir bilgi olduğunu belirten, Prof. Dr. Güler, büyükbaş hayvanların bulunduğu çiftliklerde Yaşayan çocukların astım alerjiden korunduğunu geçirdiklerini söyledi. Küçük çocuklarda, özellikle besinlere bağlı anafilaksinin beklenenden çok fazla arttığını, bunun nedeninin her ne kadar çeşitlilik gösterse de, sıklığının yaşa göre değiştiğini belirtti.

    KÖY HAYATI BİR ÜMİT IŞIĞI OLABİLİR
    Büyükbaş hayvanların bulunduğu çiftliklerde yaşayan çocukların astım ve alerjiden korunduğunu belirten Prof. Dr. Güler, sözlerine şöyle devam etti: “Çiftlik hayatı alerjiden koruyor. Bu çok sayıda yapılan araştırmalar sonucu edinilmiş bir bilgidir. Bütün araştırmalar da çiftliklerin koruyucu etkisinden bahsediliyor. Hiçbir araştırma hayır korumuyor dememiştir. Ama bu çiftliklerde büyükbaş hayvan yoksa koruyucu etki pek yok. Büyükbaş hayvanların olduğu çiftliklerde onların dışkılarında çıkan o mikroplar çocukların vücutlarına adeta bir antrenman verir ve o zayıf mikroplar insanı hasta edici mikrop değildir ama milyonlarca mikrobun içinde vücut savaşmayı öğrenir ve bağışıklık sistemi alerji yerine doğal ortamla savaşacak bir statü geliştirir ve gelecekteki astımlar alerjiler çiftliklerde büyüyen çocuklarda çok daha az buna gayret etmemiz lazım. Çocuklarımızın yaz tatillerinde ayakları toprağa basacak çiftlik hayvanlarının olduğu yerlere götürülecek. Yeni bir hayat böyle kurulacak yavaş yavaş. Kaybetmekte olduğumuz bazı şeyleri yeniden kazanmaya gayret edeceğiz. Demek ki köy hayatı bir ümit ışığı olabilir.”

  • Hangi yüz kusuru nasıl gizlenir?

    Hangi yüz kusuru nasıl gizlenir?

    Yüz kusurlarınızı gizlemek için yapmanız gerekenler…

    Göz çevresindeki çizgileri kapatmak için

    Kapatıcı bir kalemle veya ince bir fırçayı kapatıcınıza bulayarak çizgilerin üzerinden dikkatle geçin ve parmak uçlarınızla üzerlerine hafifçe vurarak cildinize yedirin. Bu arada kapatıcınızın fondöteninizden daha açık tonda olmasına özen gösterin.

    Yorgun ve uykusuzsanız

    Alt kirpiklerinizi rimellemeyin; aksi taktirde daha yorgun görünürsünüz.

    Dudaklarınız çatlamışsa

    Ruj sürmeden önce nemlendirin ve çok koyu tonlar kullanmayın.

    Pigment lekelerini kapatmak için

    Önce hafif bir arındırma yapın. Cilt tonunuza çok yakın bir kapatıcıyı lekelerin üzerine hafifçe vurarak uygulayın. Bu işlemi lekeler hafifleyene dek uygulayın. Kapatıcıyı uygularken lekelerin sınırını belirginleştirmemek için etrafına doğru biraz taşırın. Daha sonra fondöteninizi ve pudranızı uygulayın.

    Kızarıklık ve sivilceleri kapatmak için

    Yeşil renkte bir kapatıcıyı kızarıklık veya sivilcelerin üzerine hafifçe yayarak sürün.

    Kırışıklıkları gizlemek için

    Cilt tonunuzdan 1-1,5 ton açık bir kapatıcıyı kırışıklık boyunca sürün. Kapatıcıyı parmağınızla veya bir fırçayla yayıp teninize yedirin. Daha sonra fondöteninizi ve pudranızı uygulayın.

    Burnunuz uzunsa

    Burun ucunuza koyu renk fondöten uygulayın. Fondöteniniz kompakt fondöten olursa ve nemli süngerle uygularsanız çok daha iyi sonuç alırsınız. Fondöteni sınır yapmayacak şekilde iyice yedirdikten sonra küçük dokunuşlarla pudralayın.

    Burnunuz genişse

    Gölge ve ışığı kullanın: burnunuzun üzerine (burun kemiğiniz boyunca) daha açık tonda; burun kanatlarınıza ise daha koyu tonda fondöten sürün. Parmağınızla fondöteni iyice yayın ve 2 ton arasındaki sınırları yedirip yok edin, mat bir pudrayla pudralanın.Çeneniz çok küçük ve içeri doğruysa

    Çenenize açık renk bir fondöten sürün. Bu çenenizin hacmini artıracaktır. Koyu ve parlak renkte rujlar kullanmayın, dikkati başka yerlerde toplamak için göz makyajınıza önem verin.

    Çeneniz çok çıkıksa

    Çenenizin ucuna koyu renk bir fondöten uygulayıp pudralayın. Dudaklarınızı öne çıkaracak canlı renkte rujlar tercih edin, böylece çeneniz belirginliğini yitirecektir.

    Yuvarlak yüzü uzun göstermek için

    Yüzünüzün daha ince görünmesi için, şakaklarınıza, elmacık kemiklerinize ve çene altınıza büyük bir allık fırçası yardımıyla bronz allık sürün. Daha açık renk pudrayla alnınızı, burnunuzu ve çene ucunuzu vurgulayın.

  • Cilt Kızarıklığına Ne İyi Gelir ?

    Cilt Kızarıklığına Ne İyi Gelir ?

    Mütenevvi sebeplerden husule gelen cilt kızarıklıkları ile başı dertte olanlar için cilt kızarıklığını tedavi edecek doğal yöntemlerin neler olduğunu bu yazımızda sizlerle paylaşıyoruz. Bu yazımızda size önerdiğimiz bilgiler sayesinde cilt kızarıklığı sorununuz geçecek ve dışarıdan aldığınız ürünleri kullanmanıza gerek kalmayacaktır. Hem paranız cebinizde olacak hem de sorununuzda sağlıklı yöntemlerle kısa sürede kurtulacaksınız…

    Cilt kızarıklığı içi en etkili çözümler cildinize bitkilerle hazırlayacağınız maskeleri uygulamaktır. Peki bu maskeleri hangi bitkilerle hazırlayacağız diye merak ediyorsanız onunda cevabı yazımızda mevcut.

    Öncelikle sizlere cilt kızarıklığında en etkili olan maskeden bahsedelim ve hazırlanışı anlatalım…

    – 2-3 adet at kestanesi
    – 1 çay kaşığı elma sirkesi
    – Susam yağı

    Hazırlanışı: At kestanesini iyice soyup rendeleyin. Bir kabına içine rendelediğiniz at kestanesini koyun ve susam yağı ile karıştırın. Susam yağını at kestanelerinin üzerine çıkacak kadar eklemeye dikkat edin. Bu karışımı on beş gün güneşte bekletin ve zaman dolunca üzerine elma sirkesini de ekleyip her akşam cildinize sürün.

    Cilt kızarıklığı için bir başka maskede çilek maskesidir. 10 adet çileği püre haline gelene kadar ezin. Daha sonra çilek püresini cildinize sürün ve on beş dakika beklettikten sonra cildinizi yıkayın. Kuru ve hassas cilde sahip olanlar çilek püresinin içine süt kreması eklesinler.

  • Paget Hastalığı

    Paget Hastalığı

    Göğüs ucunda görülen “Paget Hastalığı” nadir (meme kanserlerinin %3´ü) rastlanan bir hastalıktır. Süt kanallarından başlayarak göğüs ucundaki deriye ve göğüs ucunun etrafındaki areola adı verilen renkli bölüme doğru yayılır.

    Meme başı ve areola da, egzematik değişiklikler, yanma, kaşıntı, hassasiyet, kabuklanma, ara sıra kanama, kızarıklık, pullanma en önemli belirtilerdir.

    Bu belirtilerin yanı sıra %60 hastada ele gelen meme kitlesi, %25 hastada koltuk altında lenf bezi tutulumu mevcuttur. Kitle yoksa tedavi daha kolaydır. İlk başta deri iltihabı, infeksiyon sanılabilir. İnfeksiyon tedavisini takiben iyileşme yoksa meme başından alttaki meme dokusunu da içine alacak şekilde biyopsi yapılmalıdır.
    Diğer alanların tutulumunu araştırmak için mamografi çekilmelidir. Tedavi tümörün evresine göre, meme koruyucu cerrahi veya mastektomidir.

    Paget Hastalığı kötü görünümüne rağmen tedavi sonrası prognozu iyidir.

    Memenin Paget hastalığı için risk faktörleri nelerdir?

    Bu hastalık için bilinen risk faktörleri diğer meme kanseri türleri için tanımlananlarla aynıdır. İleri yaş, aynı kişide daha önce meme kanseri gelişmiş olması, anne, kızkardeş ya da kız çocukta meme veya over kanseri olması, bazı genetik değişikliklerin saptanması, çocukluk ya da ergenlik döneminde göğüs duvarına radyasyon tedavisi uygulanmış olması, kilonun yaşa ve boya göre idealin üzerinde olması, özellikle menopoz sonrası dönemde kilo artışı, ilk adet görme yaşının 12’nin altında, menopoz yaşının 55’in üzerinde olması, uzun süre östrojen tedavisi kullanılması risk faktörleri arasındadır. Bir ya da daha fazla risk faktörünün taşınması mutlaka meme kanseri oluşacağı anlamını taşımadığı gibi hiçbir risk faktörü olmayan kişilerde de meme kanseri görülebilir.

    Memenin Paget hastalığı nasıl tedavi edilir?

    Memenin Paget hastalığının tedavisi cerrahidir. Uygulanacak cerrahi yöntem memebaşı ve etraf dokunun durumuna, altta yatan kanserin düzeyine göre belirlenir. Memenin sadece etkilenen kısmının alındığı yöntemler uygulanabildiği gibi tüm göğsün alınması da gerekli olabilir. Cerrahi girişim sonrasında tedavinin tamamlanması ve kanserin yeniden oluşmasının önlenmesi amacıyla ilaç, hormon ya da radyasyon tedavisi verilebilir. Bu tedavilerin hangilerinin uygulanacağı kanserin özelliklerine göre belirlenir.

  • Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyerinin cildi olduğunu biliyor muydunuz ?

    Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyerinin cildi olduğunu biliyor muydunuz ?

    Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyerinin cildi olduğunu biliyor muydunuz ? | 1 Bebek cildinin hayati rolü

    Cilt bariyerinin temel rollerinden biri, vücudu zehirli-zararlı, tahriş edici, alerjen maddeler gibi çevresel tehditlerden korumaya yardımcı olmaktır.

    Sağlıklı bir cilt, bebeğin bu çevresel tehditlere karşı ilk savunma hattıdır. Cildin en üst tabakası, vücudu korumaya yardımcı olur1,2; su, kimyasallar, mikroplar, aşırı sıcaklıklar, elektrik dalgaları ve ultraviyole ışınlar (UV) gibi çevresel tehditlere karşı kalkan görevi görür. Bu sayede sağlıklı bir cilt, vücudu ciltten girebilecek enfeksiyonlardan korumaya destek olur.

    Bebek cildi neden özel ilgiye ihtiyaç duyar ?

    Bebek cildi yetişkin cildinden farklıdır ve yaşamının ilk yılı boyunca gelişmeye/değişmeye devam eder.3 Bebek cildi yetişkin cildine göre daha ince, daha geçirgen ve daha hassastır.3,4 Bu nedenle çevresel tehditlere karşı daha korunmasızdır. Genetik özelliklerin yanı sıra, bebek cilt bakımında uygun ürünlerin kullanılmaması ve gerekli cilt bakım uygulamalarının yapılmaması cildin bariyer bütünlüğünün bozulmasına/hasar görmesine neden olabilir.

    Hasar görmüş cilt bariyeri alerjenlerin cildin alt tabakalarına geçmesine izin verir, böylece alerjik olmayan bir bebeği alerjiye yatkın hale getirebilir. Bu da bebeklerde atopik dermatit oluşumuna kadar ilerleyebilir.

    Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyeri olan hassas cilt bariyerini korumak için özel ürünler kullanmak gerekir

    Bebek cildine doğru şekilde bakım yapılması cilt bariyerinin hasara uğramasını engeller. Bu da ancak doğru bebek şampuanı ve bebek bakım ürünlerinin kullanımıyla gerçekleştirilebilir.

    Uzmanlar bebek şampuanı ve cilt bakım ürünlerinin sağlıklı cilt bariyerinin bütünlüğünü koruması konusunda hemfikirdirler. Doğumdan itibaren bebek cildine uygun ürünlerin doğru şekilde kullanılması bebeğin cilt bariyerini koruyarak atopik dermatit gelişme riskini azaltır.

    Benzil alkol, SLS, sabun, alkol ve alerjen içerikli ürünlerin bebek saç ve cilt bakımında kullanımından kaçınmak ve cildi düzenli olarak nemlendirmek bu uygulamaların arasında sayılabilir. Bebek cildi için özel olarak formüle edilmiş şampuan ve diğer ürünlerin güvenliği ve etkinliği klinik olarak kanıtlanmış olmalıdır.

    Pediatrik Dermatoloji Derneği Johnson’s® baby ürünlerini tavsiye eder.

    Johnson’s® baby ürünleri, bağışıklık sisteminin ilk bariyeri olan cildine özen gösterecek ve cilt bariyerini koruyacak şekilde formüle edilmiştir. Pediatrik Dermatoloji Derneği bebek saç ve cilt bakımında Johnson’s® baby ürünlerinin* kullanılmasını tavsiye ediyor.

    *Johnson’s® baby Şampuan, Yenidoğan Saç ve Vücut Şampuanı, Yağ, Parfümsüz Islak Mendil

    Referanslar:
    1.Hoath S, et al. Neonatal Skin Structure and Function. 2003
    2.Chiou Y, Blume-Peytavi U. Skin Pharmacology and Physiology. 2004
    3.Nikolovski J, et al. Journal of Investigative Dermatology. 2008
    4.Stamatas G, et al. Pediatric Dermatology. 2009
    5.Stamatas G, et al. Cosmetics & Toiletries. 2009

    Johnson’s Baby şampuan:

    Gerçek Göz Yakmayan® formülü gözler için saf su yumuşaklığındadır. Johnson’s baby şampuan yeni ve yumuşak formülü sayesinde saçın doğal nem dengesini korur ve saçta hiçbir kalıntı bırakmaz. Saçların ipeksi yumuşaklığını korur ve mis gibi kokmalarını sağlar. Bebeğinizin saçını temizlemek ve nemlendirmek için idealdir.

    Çocuklarda Cilt Problemleri
    – Çocuklarda egzama hangi nedenlerle ortaya çıkabilir?
    – Çocuklarda hangi cilt problemlerine daha sık rastlanır?
    – Çocuklarda mantar hangi nedenlerle olur?
    – Çocuğumda sürekli kaşıntı var, neden olabilir?
    – Çocuğumun cildi sürekli kızarıyor, sebep ne olabilir?
    – Çocuğumun cildinde döküntü var, neden olabilir?
    – Atopik egzama nedenleri nelerdir?
    – Çocuğumun cilt probleminin hangi hastalığa bağlı olduğunu nasıl anlarım?
    – Çocuklardaki hangi deri hastalıkları bulaşıcıdır?

  • Bebekler OF değil OH desin!

    Bebekler OF değil OH desin! | 2Hassasiyet, tahriş, pullanma ve kızarıklık belirtileriyle kendini gösteren pişiğe bakteriler,idrar,dışkı, sürtünme ve kapalı ortam neden olur.

    Bebeğinizin cildini nazikçe temizleyin ve mümkün olduğunca bebeğin cildini kuru tutmaya çalışın.

    Her alt değişiminde bebeğin hassas cildi üzerinde yoğun bir koruyucu tabaka oluşturarak kızarıklıkları önleyen ve cildinin rahatlamasını sağlayan pişik önleyici krem kullanın.

    Pediatristlerin ve annelerin 1 numarası*,“Desitin® Pişik Önleyici Krem” Türkiye’de!

    Desitin® pediatristlerin pişik için en çok tavsiye ettiği madde olan Çinko Oksit’i %40 oranında içeren pişik kremidir. Formülünde yumuşatıcı etkisi olan lanolin, cilt bariyerini destekleyici özelliği bulunan Vitamin A ve D bakımından zengin doğal yağlar bulunur.

    Bebeğin cildi üzerinde yoğun bir koruma tabakası oluşturur, bebeğin hassas cildindeki kızarıklıkları önler ve cildinin rahatlamasını sağlar ve ilk kullanımdan itibaren pişik oluşumunu önler.

    Hipoalerjeniktir** ve pediatristler tarafından test edilmiştir.

    *Desitin Amerika Birleşik Devletleri’nde pediatristlerin ve annelerin 1 numaralı tercihidir.
    **alerji riski minimize edilecek şekilde formüle edilmiştir.

    Tavsiye edilen Tüketici Fiyatı:34TL
    Sadece eczanelerde satılır.

  • Neovadiol Contours GF

    Neovadiol Contours GF | 3Vichy’de ilk defa dudak ve göz çevresi bakımında,
    Özel formlu ergonomik soğutucu başlıklı,
    doku yapılandırıcı* teknoloji kullanıldı!

    Hormonal yavaşlama ile cildin yoğunluk kaybına, yağ dokusunun eksilmesi de eklenir. Özellikle ince olan göz ve dudak çevresindeki cilt gevşer ve buruşur.

    Yeni nesil formülü cildin dokusunu 10 günde ** yeniden yapılandırmak için patentli bileşenler PRO-XYLANE ve PROTEIC-Gf ile zenginleştirilmiştir. 220 kadın üzerinde menopozun görünür işaretlerinin düzelmeleri klinik olarak kanıtlanmıştır***.

    Neovadiol Gf Contours Göz ve Dudak Çevresi Bakımı kullanan 50-60 yaş arası kadınların %74’ü, kullanımdan hemen sonra elde edilen pürüzsüzlük etkisinin tüm gün devam ettiğini belirtmektedirler****.

    Neovadiol Gf kullanımda yoğun ve zengin içeriktedir. Masajın etkisi ile ferah bir jele dönüşüp, ciltte yağ etkisi bırakmadan besleyici aktiflerini cilde salar. Kadınların %88’i daha rahat bir cilde sahip olmuşlardır*****.

    ÖZEL SOĞUTUCU ERGONOMİK BAŞLIK

    Özel ergonomik soğutucu başlık, göz ve dudak çevresinin anatomisine en uygun şekilde uygulama yapmayı sağlamaktadır.

    Çinko, alüminyum ve magnezyum kaplamalı başlık, daha iyi hissetmek ve anında pürüzsüz bir etki için, ferahlatıcı etki sağlamaktadır.

    Kadınların %90’ı soğutucu başlığın ferahlığını beğenmişlerdir*****.

    GÜÇLENDİRİCİ VE YATIŞTIRICI VİCHY TERMAL SUYU İÇERİR
    DERMATOLOJİK VE OFTAMOLOJİK KONTROLLER ALTINDA TEST EDİLMİŞTİR
    HİPO-ALERJENİKTİR
    PARFÜM İÇERMEZ
    Tavsiye edilen tüketici satış fiyatı: 64,9 TL

    * Proteic Gf +Pro-Xylane birleşimi, in-vitro test
    ** In-vitro test.
    *** Yüz konturu ve boyun
    **** 62 Neovadiol kullanıcısı kadının kişisel değerlendirmesi.
    ***** 51 menopozlu kadının kişisel değerlendirmesi.

  • Dermalogica’dan ‘dört dörtlük’ cilt bakım deneyimleri

    Müşterilerine, Skin BarSM’da cilt yapılarını keşfetme ortamı sunan Dermalogica, Geleneksel Çin Yüz Tanımlaması ile Batı Cilt Analizini birleştirdiği Face Mapping®’le cildin haritasını çıkarıyor. Kısıtlı zamanları olan kişiler içinse, Speed MappingSM ile 5 dakikada cilt analizi gerçekleştiriyor, MicrozoneSM ile de 20 dakikalık cilt bakımları yapıyor.

    Amerika’nın ilk profesyonel cilt bakım sisteminin yaratıcısı Dermalogica, kendine ait 4 özel marka uygulamasıyla müşterilerine cilt bakımında farklı deneyimler yaşatıyor.

    Doğru cilt bakım ürünlerini doğru şekilde kullanmak için: Skin BarSM

    Dermalogica, müşterilerine, ciltlerinin yapısını keşfetme ortamı sunduğu Skin BarSM ile, ideal cilt sonuçlarına ulaşılabilmek için doğru ürünleri, doğru şekilde kullanmayı öğretmeyi hedefliyor. Dermalogica müşterileri, cilt bakım terapistinin önerisi ve yönlendirmesiyle kendisine sunulan ürünleri, evinde nasıl ve hangi sıralama ile kullanacağını ilk olarak Skin Bar’da deneyimliyor. Böylece yanlış ürün kullanımı ve uygulamadan doğabilecek sorunları yaşamadan cilt bakımını doğru bir şekilde yapabiliyor.

    Face Mapping® yüzün haritasını çıkarıyor

    Dermalogica, Geleneksel Çin Yüz Tanımlaması ile Batı Cilt Analizini birleştirdiği Face Mapping® ile yüzün haritasını ortaya çıkarıyor. Face Mapping® ile yüz 14 zona ayrılıyor; cilt, aynı anda gözle ve elle dokunularak inceleniyor. Cilt bakım terapisti, bu adımda müşteriyi cildi hakkında bilgilendirirken, hangi ürünleri neden ve nasıl kullanması gerektiğini anlatıyor.

    Terapist, Face Mapping® işlemini cilt analizine özel mercekli gözlükler ile gerçekleştiriyor. Bu şekilde, zonlara ayrılan yüz ve boyun, hem gözle hem de dokunarak analiz ediliyor. Kulaklar dahil her zon incelenirken, her zonda rastlanan bulgular yüz haritasına kaydediliyor. Face Mapping®’te görsel inceleme ile kızarıklık, sivilcelenme, siyah nokta, kılcal damar çatlamaları, lekelenmeler, yağlı veya kuru bölgeler, sertlik, cilt altında meydana gelen birikimler ve diğer gizli göstergeler açığa çıkarılıyor.

    5 dakikada cilt analizi: Speed MappingSM

    Face Mapping®’e ayıracak vaktiniz yoksa Speed MappingSM tam size göre…

    Beş dakika gibi kısa bir zamanda gerçekleştirilen Dermalogica Speed MappingSM cilt analizi, yüz ve boyunda beş genel alana bakılarak uygulanıyor. Speed MappingSM, makyaj çıkarılmadan uygulanabileceği için hem zaman hem uygulama açısından avantaj sağlıyor. Speed MappingSM, Skin BarSM ve bakım odası dışında da gerçekleştirebiliyor.

    20 dakika süren sonuç odaklı cilt bakımı: MicrozoneSM

    Dermalogica’nın 20 dakika süren sonuç odaklı cilt bakımı MicroZoneSM ise, cildin ihtiyacına göre; canlandırıcı eksfoliasyon, gerginleştirici göz bakımı ve arındırıcı sivilce bakımlarından oluşuyor. MicroZoneSM Bakımlar, cildin sürekli takip edilmesini ve korunmasını sağlarken problemli bölgeler için de bakım sunuyor.

    Dermalogica ürünlerinin farklı uygulamalarını ve alet kullanımını içeren MicroZoneSM Bakım’ın en belirgin özelliği kısa zamanda hedeflenen sonucu gerçekleştiriyor olması. Bu özelliği ile MicroZoneSM Bakımlar, özellikle zamanı kısıtlı olup, aylık bakımlarına ara vermeden devam ettirmek isteyenler tarafından tercih ediliyor. MicroZoneSM Bakım’ın bir diğer özelliği ise makyajın tamamen ciltten temizlenmesine, aylar öncesinden randevu almaya ve büyük bir bütçe ayırmaya gerek olmaması.

    MicroZoneSM Bakım, yüzü 14 zona ayırarak analiz eden Face Mapping®’in bir sonraki adımında uygulanıyor.

    Dermalogica’nın bu dört özel cilt bakım uygulaması, Tüm Dermalogica cilt bakım merkezlerinde gerçekleştiriliyor. Dilerseniz size en yakın Dermalogica cilt bakım merkezinden hemen randevu alın, dilerseniz Dermalogica Türkiye distribütörü Antis Kozmetik’in Fulya’da bulunan Dermal Cilt Bakım Merkezi’ni arayın.

    Dermal: 0212 240 7777–240 7949

    Dermalogica'dan 'dört dörtlük' cilt bakım deneyimleri | 4

    International Dermal Institute ve Dermalogica

    International Dermal Institute, 1983 senesinde Jane Wurwand tarafından Los Angeles California’da kuruldu. Bu gün dünyada 40 eğitim merkezine sahip olan International Dermal Institute’un kurulma amacı estetisyen olarak tanımlanan kişilerin profesyonel cilt bakımındaki gelişmeleri, yenilikleri takip etmelerini ve kendilerini değişen sistemelere uyarlayarak müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunabilmelerini sağlamaktı.

    Dermalogica, The International Dermal Institute eğitimlerinin geliştirilmesinin ardından, Jane Wurwand tarafından cilt bakım terapistlerine ihtiyaçlarını karşılayacak cilt bakım sistemini sağlamak için geliştirildi.

    Cilt bakımı ve güzelliğini estetik olarak değil sağlık olarak ele alan, bilimsel olarak yaklaşan bir marka olan Dermalogica, cilt bakımının diş bakımı gibi sağlık için çok önemli olduğu, cildin de diğer organlar gibi düzenli bakımının ve kontrollerinin yapılması gerektiği düşünülüyor. Dermalogica’da cildin bireyselliği ve değişkenliği göz önünde bulunduruluyor. Bu nedenle herkes için farklı, bireysel programlar sunuluyor.

    Dermalogica’da hiçbir ürün hayvanlar üzerinde test edilmiyor ve hiçbir ürün hayvansal maddeler içermiyor.

    Antis Kozmetik

    1991 yılında kurulan ve ilk olarak ABD’nin önde gelen saç bakım markası Hayashi’nin ithalatını yapmaya başlayan Antis Kozmetik, 1994 yılında Dermalogica’yı Türkiye pazarına getirdi. Antis, ürünlerini bitkisel ve yüksek teknoloji kullanarak yaratan cilt bakımı markası Dermalogica’nın da Türkiye distribütörlüğünü yapıyor.

    Antis Kozmetik, Türkiye genelinde 40 ilde 500’e varan bayilik ağıyla hizmet veriyor.