Etiket: kilo almak

  • Hamilelikte Ne Kadar Kilo Almak Normadir?

    Hamilelikte Ne Kadar Kilo Almak Normadir?

    Hamilelik döneminde kadınların aklına takılan en önemli konulardan biri de kilo alımıdır. Hamilelikte ne kadar kilo almak normaldir? Gebeliğin başlangıcındaki kilonuz burada belirleyici olacaktır.

    Hamilelikte Ne Kadar Kilo Almak Normadir?

    Gebelik döneminde kadınların sağlıklı ve dengeli beslenmesi temel noktadır. Tükettilen gıdalar doğrudan gelişmekte olan bebeğe geçer. Bebeğin sağlıklı beyin ve vücut gelişimi açısından eksiksiz beslenmeye çalışan anne adayı dokuz aylık süreç içerisinde alması gerekenden fazla kilo alabilir.

    Hamilelikte Ne Kadar Kilo Almak Normadir? | 1

    Hamilelikte değişen vücut hormonları, fiziksel aktivitenin kısıtlanması, vücudun kendisini doğuma hazırlaması gibi nedenler kilo alımının neden olur. Gebeliğin başlangıcında boy – kilo hesabına göre zayıf olan anne adayının 15 ile 17 kilo alması normal sayılabilir. Normal kilo da olan anne adayının ise alması gereken kilo 9 -12 kilo arasıdır. Hamile kaldığında fazla kilosu olan kadınların ise 7-8 kilo alması doğru kabul edilir.

    Anne adayları için asıl önemli olan konu ise sağlık durumlarıdır. Gebelik diyabeti, fiziksel olarak kilo alınması ile sorun yaratacak sağlık problemleri gibi bir durum varsa değişiklik gösterecektir. Gebelik döneminde ne kadar kilo almanız gerektiği konusunda en doğru cevabı doktorunuzdan alabilirsiniz.

    Anne adaylarının sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı ile beslenmesi gerekiyor. Gebelik açısından sorun yaratmayacak hafif egzersizler ile kilo kontrolü sağlamanız kolaylaşacaktır. Egzersizler doğum sürecinizin daha rahat geçmesine de destek olacaktır.

  • Az Uyumak Kilo Aldırıyor

    Az Uyumak Kilo Aldırıyor

    Vücudun temel ihtiyacı olan uykunun kilo kontrolü konusunda etkili olduğu açıklandı. Az uyumak kilo aldırıyor. Uyku ve kilo ilişkisi hakkında ilginç bilgiler açıklandı.

    Az Uyumak Kilo Aldırıyor

    Uyku vücudumuzun kendini yenilediği, tüm organların onarıma geçtiği bir zaman dilimidir. Ne kadar uyumamız gerektiği ise yaş, hayat şartları gibi faktörlere bağlı olarak değişiyor. Uzmanlar ise yetişkin bir insanın ortalama 6 saat uyuması gerektiğini söylüyor. Günlük olarak ne karar uyumanız gerektiği aslında size özeldir. Uykunuzu alamadığınızda ise gün içerisinde yorgunluk hissetmekten başlayarak kronikleşen bir uykusuzlukla karşılaştığınızda ise erken yaşlanma, organların kendisini yenilemesinin yavaşlaması gibi sorunlara ek olarak yeni bir bilgi daha eklendi.

    Az Uyumak Kilo Aldırıyor | 2

    Az Uyumak ve Kilo Artışı
    Az uyumak kilo artışına neden oluyor nedeni ise uykusuzluk kilo almak ile doğrudan bağlatılı olan leptin hormonunu etkiliyor. Az uyuyan bireyler gün içerisinde harcayamayacakları kadar kalori tüketiyor. Bunun nedeni ise vücudun kendisini koruyabilmek ve ihtiyacı olan enerjiyi dışarıdan almak istemesi. Uzun vadeli olarak az uyumanın kilo aldırdığının ortaya çıkmasından sonra ise az uyumak fazla enerji harcamanıza neden olmaz. Vücudunuzun dengesi bozulduğu için hastalanmanıza neden olacaktır.

  • Zayıflık Hastalık Mı?

    Zayıflık Hastalık Mı?

    Kilo sorunu denince akla ilk olarak obezite gelir. Kilo vermeye yardımcı diyet ve egzersiz programlarına her gün bir yenisi daha eklenmektedir. Oysa zayıflıktan şikayet edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.

    İhtiyacı olandan fazla yemek yemek; çikolata, hamur işleri ve fast food gibi yüksek kalorili ve karbonhidratlı yiyeceklerin tüketilmesi kilo almak için en kolay ve eğlenceli yöntem olarak kabul edilir.

    Oysa amaç sağlıklı ve dengeli kilo almak olmalıdır.Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın Selçuk, kilo almak isteyenlere sağlıklı kilo kontrolü ile ilgili önerilerde bulundu.

    Zayıflık nedir; sebepleri nelerdir?
    Diyetle günlük alınan toplam enerjinin harcanan enerjiden daha az olması veya alınan besinlerin vücut tarafından kullanılmaması durumunda zayıf olma hali ortaya çıkmaktadır.

    Bunun dışında zayıf olma nedenleri arasında sindirim sistemi bozuklukları, metabolizmayı hızlı çalıştıran hipertiroid gibi hormonal hastalıklar, bağırsak parazitleri ve emilim bozuklukları, kilo alma korkusu, psikolojik bozukluklar ve buna bağlı iştah kesilmesi, yeme bozukluğu, kullanılan ilaçlar ve bunların etkisi, fazla fiziksel aktivite yapanlar, kanser, tüberküloz, kronik diyare gibi zayıflatan hastalıklar ve düzensiz yemek yemek ve uzun açlık gibi sebepler gösterilebilir.

    Zayıf olmanın zararları var mıdır?

    Zayıf olmak her zaman sağlıksız olmak anlamına gelmez. Bu kişiye ve bunun derecesine göre değişir. Kişiyi görmek, vücut analiz cihazı sonuçlarını değerlendirerek yaş faktörünü de göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Yeme bozukluğunun var olup olmadığı iyi analiz edilmelidir.

    Eğer anoreksiya, bulimia, tıkanırcasına yemek yemek gibi bir durum varsa, bu konuda psikiyatrist desteği almak gerekmektedir.
    Zayıflık çocuklukta büyüme ve gelişmenin az olmasına, kadınlarda süt veriminin yetersiz kalmasına, vücudun dış etkenlere karşı savunma mekanizmasının azalmasına, konsantrasyonun düşmesine ve hatta yaşam süresinin kısalmasına da neden olabilmektedir.

    Sağlıklı kilo alımı nasıl olmaktadır?
    Kilo almak kilo vermekten çok daha zor bir durumdur. Öncelikle bu süreç ve sabır ister. Kilo almak isteyen kişilerin kilo almak istemesi yeterli değildir, ayrıca buna inanmaları da gerekir. Gerekli tahliller yaptırılıp altta yatan geçerli bir hastalık ve durum yok ise diyetisyen kontrolünde takip ve iletişim ile ayda ortalama 2 kilo olacak şekilde hedef koyulabilir.

    Amaç vücutta gerekli dokuları oluşturmaktır. Kilo yağ ve yağsız dokuyu ( kas dokusu, vücut suyu ve kemik dokusu ) arttıracak şekilde alınır. Amaç daha çok kas dokuyu arttıracak şekilde olmalıdır.

    Sağlıklı kilo alabilmek için;

    • Günün en önemli öğünü olan kahvaltı muhakkak yapılmalıdır ve erken saatte yapılması kilo alımında çok önemlidir.

    • Kilo almak isteyenler kesinlikle öğün atlamamalıdır. Düzenli beslenme ve kaliteli beslenme olmazsa kilo alımı gerçekleşmez.

    • Kas dokusunun artırılması için protein ve karbonhidrat alımına dikkat etmek gerekir. Her öğüne muhakkak hem karbonhidratlı bir gıda hem yağlı hem de proteinli bir besin koymak gerekmektedir.

    • Ara öğünlerde kalori değeri ve protein değeri yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Özellikle fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler, tost, süt, kek, taze ve kuru meyveler, ayran gibi gıdalar alınmalıdır.

    • Yemekle beraber alınan içecek hızlı doyuma sebep olur. Su tüketimi bile yemekten 45 dakika sonraya bırakılmalıdır.

    • Baharatlar ve bazı soslar salçalı yemekler iştah açar. Yemekleri pişirirken hipertansiyonu olmayan kişiler rahatlıkla kullanabilirler.
    • Yemeklerde bazı öğünlerde salata yerine taneli meyve kompostoları tüketilebilir.

    • Tatlılar iştahı azaltmayacak makul miktarda tüketilmelidir. Çok fazla tatlı tüketimi ana yemeklerin alımının azalmasına ve iştahın kapanmasına sebeptir.

    • Çok yoğun egzersiz yapılmamalıdır. Bunun yerine yemekten 1 saat öncesi yapılacak 30 dakika hafif tempolu yürüyüş iştahı açar ve kalori alımınızı artırır.

    • Yemekler pişirilirken besin değeri arttırılmalıdır. Örneğin makarnalar peynirli, kıymalı olabilir. Kek ve pastalar fındık cevizli yapılabilir. Çorbalara kıyma, buğday, pirinç, patates, şehriye koyulabilir.

    Kilo Almak İsteyenler ! Tıklayın !

  • Kilo alma tüyoları

    Kilo alma tüyoları

    Günümüzde aşırı kilodan kaynaklanan şikayetler ve buna paralel diyet formülleri artsa da azımsanmayacak derecede de kilo almak isteyen insan var. Kilo almak isteyenlere önemli bilgiler veren Beslenme ve Diyet Uzmanı Şefika Aydın Selçuk, “Kilo almak kilo vermekten çok daha zor bir durumdur. Öncelikle bu süreç sabır ister. Kilo almak isteyen kişilerin kilo almak istemesi yeterli değildir, ayrıca buna inanmaları da gerekir.” dedi.

    Kilo almak isteyenler deneyimlerimiz için tıklasın !!

    Diyetle günlük alınan toplam enerjinin harcanan enerjiden daha az olması veya alınan besinlerin vücut tarafından kullanılmaması durumunda zayıf olma halinin ortaya çıkacağını belirten Dyt. Şefika Aydın Selçuk, “Bunun dışında zayıf olma nedenleri arasında sindirim sistemi bozuklukları, metabolizmayı hızlı çalıştıran hipertiroid gibi hormonal hastalıklar, bağırsak parazitleri ve emilim bozuklukları, kilo alma korkusu, psikolojik bozukluklar ve buna bağlı iştah kesilmesi, yeme bozukluğu, kullanılan ilaçlar ve bunların etkisi, fazla fiziksel aktivite yapanlar, kanser, tüberküloz, kronik diyare gibi zayıflatan hastalıklar ve düzensiz yemek yemek ve uzun açlık gibi sebepler gösterilebilir.” şeklinde konuştu.

    Gerekli tahliller yaptırılıp altta yatan geçerli bir hastalık ve durum yok ise diyetisyen kontrolünde takip ve iletişim ile ayda ortalama 2 kilo olacak şekilde hedef koyulabilir. Amaç vücutta gerekli dokuları oluşturmaktır. Kilo yağ ve yağsız dokuyu (kas dokusu, vücut suyu ve kemik dokusu) arttıracak şekilde alınır. Amaç daha çok kas dokuyu arttıracak şekilde olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

    Selçuk, sağlıklı kilo almanın yollarını da şöyle sıraladı: “Günün en önemli öğünü olan kahvaltı muhakkak yapılmalıdır ve erken saatte yapılması kilo alımında çok önemlidir.

    Kilo almak isteyenler kesinlikle öğün atlamamalıdır. Düzenli beslenme ve kaliteli beslenme olmazsa kilo alımı gerçekleşmez.

    Kas dokusunun artırılması için protein ve karbonhidrat alımına dikkat etmek gerekir. Her öğüne muhakkak hem karbonhidratlı bir gıda hem yağlı hem de proteinli bir besin koymak gerekmektedir.

    Ara öğünlerde kalori değeri ve protein değeri yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Özellikle fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler, tost, süt, kek, taze ve kuru meyveler, ayran gibi gıdalar alınmalıdır.

    Yemekle beraber alınan içecek hızlı doyuma sebep olur. Su tüketimi bile yemekten 45 dakika sonraya bırakılmalıdır.

    Baharatlar ve bazı soslar salçalı yemekler iştah açar. Yemekleri pişirirken hipertansiyonu olmayan kişiler rahatlıkla kullanabilirler.

    Yemeklerde bazı öğünlerde salata yerine taneli meyve kompostoları tüketilebilir.

    Tatlılar iştahı azaltmayacak makul miktarda tüketilmelidir. Çok fazla tatlı tüketimi ana yemeklerin alımının azalmasına ve iştahın kapanmasına sebeptir.

    Çok yoğun egzersiz yapılmamalıdır. Bunun yerine yemekten 1 saat öncesi yapılacak 30 dakika hafif tempolu yürüyüş iştahı açar ve kalori alımınızı artırır.

    Yemekler pişirilirken besin değeri arttırılmalıdır. Örneğin makarnalar peynirli, kıymalı olabilir. Kek ve pastalar fındık cevizli yapılabilir. Çorbalara kıyma, buğday, pirinç, patates, şehriye koyulabilir.”

  • Fazla kilom var, Depresyondayım !

    Fazla kilom var, Depresyondayım !

    Kilo fazlalığı ve obezite sorunu, toplumsal çalışmalara, uyarılara, önlemlere rağmen giderek büyüyor. Fazla kilolar konusunda yanlış beslenme, insülin direnci, hareketsizlik birincil sebepler olarak ortaya çıkarken basit psikolojik travmaların dahi beslenme alışkanlıklarını değiştirebildiği de biliniyor. Depresyon ile fazla kilo arasındaki ilişki pek çok çalışma var. Özellikle 65 yaş altı, eğitimli ve yüksek gelirli insan grubunda daha fazla öne çıkan depresyon-fazla kilo ilişkisine ergenlik döneminde de sıklıkla rastlanıyor. Hamilelik döneminde fazla kilo almış annelerin depresif belirtiler geliştirdiği de gözlemlenen bir durum. Fazla kilo mu depresyona yol açıyor yoksa depresyon mu beslenme alışkanlıklarını değiştirerek fazla kilo almaya yol açıyor? Yönü tam tam olarak belirlenememiş olsa da her iki sorun arasındaki ilişkinin varlığı ve birbirlerine etkileri kabul edilen bir gerçek.

    Son yıllarda dünyada pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de fazla kilo sorununun çözümünde bir tamamlayıcı tıp yöntemi olarak Mora Terapi tercih ediliyor. Sonuçları bilimsel olarak araştırılan, yan etkisi son derece az, elektromanyetik rezonans tıbbı olarak da bilinen Sağlık Bakanlığı onaylı Mora Terapi, zararlı bağımlılıklardan kurtulmada geleneksel tedavi yöntemlerine göre daha kısa sürede ve kalıcı sonuçlar ortaya koyması sebebiyle en çok başvurulan tamamlayıcı tedavi yöntemlerinden biridir. Dr. Sema Karadağ Mora Terapi ile fazla kilolardan kurtulmak konusundaki görüşlerini ve süreci şöyle açıklıyor: “Kişiye Mora Terapi ile karbonhidrat bağımlılığının giderildiğini anlatmak gerekiyor. Terapi alanlar %91 oranında memnuniyetlerini ve karbonhidrat düşkünlüklerinin azaldığını belirtiyorlar. Memnuniyet açısından baktığımızda erkek ve kadın ayrımı olmamakla birlikte erkeklerin kas oranının fazla olması dolayısıyla daha kolay kilo verdiklerini gözlemliyoruz. İlk seans sonrasında bağırsaklar boşalıyor, ödem çözülüyor, bu durumun etkisiyle daha fazla kilo kaybı görülebiliyor. Özellikle genç yaşta olanlar ya da metabolizma yaşı genç olanların daha kolay kilo verdiği görüyoruz. Zor kilo veren kişilerdeki en büyük eksiklik su içmemek ve az hareket etmek. Mora Terapi ile kilo verirken dikkat edilmesi gereken hususlar, su içmek, haftada 3 gün hareket, ara öğünleri atlamamak, gece geç saatlerde yemek yememek ve en önemlisi düzenli kontrole gelmek.

    Mora Terapi

    Depresyonun belirtileri olan iştah artışı, azalan fiziksel aktivite, depresyon için geliştirilmiş pek çok ilacın yan etkileri fazla kilo alımına sebep olurken diğer yandan fazla kilolu biri olmak da başlı başına bir depresyon sebebi olarak karşımıza çıkmakta. Fazla kilolar olumsuz, acı verici yorumların gelmesine, kendini değersiz hissetmeye, sosyal ilişkilerin bozulmasına, sıkılganlık, yalnızlık ve daha sayabileceğimiz pek çok duruma yol açan sosyal bir damgaya dönüştüğünde bu durumla ve olumsuz duygularla baş edebilmek için daha çok yemek yemeğe yönelmek bir seçim olarak kişinin karşısına çıkıyor. Hayata karşı derin iç motivasyon kaybı, duygusal açlık tıkınırcasına yemek refleksi geliştirebildiği gibi tedavi aşamasını da engelleyici faktörler arasında ilk sırada.

    Mora Terapi ile kilolarından kurtulmak isteyen kişilere aynı zamanda duygu durumlarını güçlendirecek tedaviler de uygulanabiliyor. Özellikle Bach Çiçekleri Terapisi ve Süper Tunning tedavileriyle kişilerin psikolojilerinin dengelenmesine özen gösteriliyor. Kilolarından kurtulmak için Mora Terapi’yi tercih edenlerinde dikkat etmesi gereken önemli noktalar var. Kişilerin Mora terapistleriyle işbirliği içinde hareket etmesi, önerilere uyması, yaşam şeklinde ve beslenme alışkanlıklarında değişiklik yapmaya istekli olması, kontrolleri aksatmaması tedavinin başarıya ulaşması açısından önem taşıyor. Motivasyon kaybı yaşan kişilere özellikle duygu durumlarını dengelemek için kendilerine zaman ayırmaları tavsiye ediliyor. Mora Terapi ile zayıflamak için başvuran kişiler arasında ek hastalıkları olanlara, menopoz dönemindeki kadınlara, yaşlılara da daha detaylı değerlendirmeler yapılarak ek tedaviler tavsiye edilebiliyor.

    Bugüne kadar Türkiye’de binlerce hastanın Mora Terapi gördüğü ve başarı oranlarının yüzde 80’ler civarında olduğu Mora tedavi uzmanları tarafından belirtilmektedir. Amerika ve Avrupa’da yaygın bir şekilde kullanılan Mora Terapi, Türkiye genelinde 20 farklı ilde ve KKTC Lefkoşa’da bulunan 50 Mora Terapi Merkezi üzerinden hizmet vermektedir.

  • Ev Kadınları Neden Kilo Alır?

    Ev Kadınları Neden Kilo Alır?

    Neredeyse tüm ev kadınları evlendikten sonra en az 5 kilo alıyor. Şişmanlık hastalığına en fazla ev kadınlarının yakalandığına dikkat çeken Dr. Ayça Kaya, sebepleri açıkladı…

    Dr. Kaya, ‘Saatler boyu kendini mutfağa hapseden kadın bir yandan çeşit çeşit yemek hazırlayıp bir yandan da her yaptığının tadına bakarsa toplamda epey fazla ‘göze gelmeyen kalori‘ almış olur.

    KEKLER, BÖREKLER

    Ana öğünler kadar kalori alınan ama farkında olunmayan iki yeme alışkanlığı da öğleden önce ve öğleden sonra yenen abur cuburlardır. ‘Ben abur cubur yemem‘ demeyin, çünkü çocuğunuzun müptelası olduğu o abur cuburlar ne ise, sizin yaptığınız poğaçalar, börekler, kekler de o demek oluyor! Yani sonuçta çocuğunuzla sizin aranızda davranış olarak aslında bir fark yok, sadece aldığınız kalorinin kaynakları farklı’ dedi.

    ÜŞENMEYİN

    Annelerimiz sabahtan akşama kadar elde çamaşır yıkardı’ diyen Dr. Kaya, ‘Çamaşır makineleri, elektrik süpürgeleri, kurutma makinaları, buharlı yer siliciler… Artık ev işleri sırasında harcanan enerji yarı yarıya indi, her şeyi parmağımızın ucuyla, enerji harcamadan yapabiliyoruz.

    Ev hanımlarının en büyük yanlışı ev işleriyle aşırı meşgul olup, egzersize zaman bırakmayışları. Ya da şuna kısaca ‘her işe vakit ayırıp spora üşenmek’ diyelim. Oysa günde sadece 30 dakika! Her gün yarım saat tempolu yürüyüş ‘kilo kontrolü ve sağlık‘ demek. Ev kadınlarının ne yazık ki en sık yaptığı sosyal etkinlik olan kabul günleri için kalori yükleme seansı desek sanırım yanlış söylemiş olmayız. Hanımlar birbirileriyle ‘en çok çeşidi kim hazırlayacak?’ yarışına girer, kabul günleri bir rekabet atmosferine dönüşür. Oysa misafir ağırlamanın da sağlıklı yöntemleri var’ şeklinde konuştu.

    EN İYİ İŞTAH KESİCİ TARÇIN

    Alternatif yemekler araştırın, konuklarınızı da yeni keşifler konusunda teşvik edin. Hamurlu, yağlı, bol şekerli gıdalar yerine sebzelerden meyvelerden yapılan farklı, lezzetli ve sağlıklı seçeneklere yönelin. Çeşidi azaltın. Masayı onlarca yiyecekle donatmak zorunda değilsiniz, sizi gerçekten seven ve sağlığını önemseyen konuklarınız bunu saygısızlık olarak addetmeyecektir. Farklı, ilginç ve özenle yapılmış birkaç sağlıklı yiyecek, masaya yayılmış onlarca börek çörekten daha çok ilgi görecektir emin olun. Yemeklerinizi hazırlarken tuzu ve yağı azaltın. Kızartmalardan vazgeçin, mayoneze veda edin. Şekere alternatif tatlandırıcılar kullanın. Pekmez, hurma, tarçın gibi. Israrcı olmayın. Misafirlerinize, onlara ne kadar değer verdiğinizin kanıtı, yemek konusunda ısrarcı olmak değil, onların sağlığını göz etmek demek olduğunu unutmayın. Porsiyonları küçültün. Çayınıza tarçın katın, tarçın iyi bir iştah kesici. Yemeklerinizde protein, sebze, meyve ve sütten yapılmış gıdaların olmasına özen gösterin. Sofranız ne kadar renkli olursa o kadar sağlıklı olacaktır.

    Diyet Listeleri için tıklayın !

  • Zayıflamak için tüyolar

    Zayıflamak için tüyolar

    En zayıf haliniz

    Aynı fikir, ancak bu sefer ters çevrilmiş   şekilde. Bu çekici bir poz, alımlı görünmenizi sağlayan bir fotoğraf. Neden mi? Çünkü, bazı   insanlar bununla daha çok motive olabiliyor.   Siz hangisinden etkileniyorsanız, o fotoğrafı kullanabilirsiniz.

    Mutfakta dar jean’ler

    Dar jean’lerinizi mutfağa ya da kilere asın. Böylece buzdolabında nelerin olduğunu görmek üzere mutfağa giderken onları fark edersiniz.10 saniyelik tat alma hazzınızın aslında asıl amacınızın ters yönünde hareket ettiğini görürsünüz. Günün sonunda, hiçbir şey zayıf olmaktan aldığınız hazzın yerini tutmayacaktır.

    Böylece kilo verme isteği her an gözünüzün önünde olur…

    Egzersiz yapmak zorunda olduğunuz halde mazeretler yaratıp spora gitmeyi erteliyor musunuz? Kocaman tabaklarla yemeniz gerekenden çok daha fazlasını kontrolsüzce tüketip ertesi gün pişmanlıkla mı uyanıyorsunuz? Bu kısır döngü ve hissettikleriniz   konusunda yalnız değilsiniz. Çözüm adına neler yapabileceğinize bir bakalım.

    Test jean’leri

    Eğer fazla yeme eşiğindeyseniz ya da ihtiyaç duyduğunuzu bildiğiniz halde egzersiz yapmıyorsanız, test jean’lerinizi deneyin. Bazıları için kaç kilo olduğu değil, ne kadar iri ya da küçük hissettiği daha önemli olabiliyor. Test jean’ler biraz sıkı gelmeye başlıyorsa, hiç tereddüt   etmeden, bir kurabiye azaltabilirsiniz ya da hemen spor ayakkabılarınızı alıp koşmaya  gidebilirsiniz.

    Asılı notlar

    Bazı zamanlar kendinizi buzdolabının kapağını açarken ve dolaptaki her şeyi gözden geçirirken mi buluyorsunuz? Ya da akşam yemeğinizi yemenize rağmen, derin dondurucudaki sevdiğiniz tatlar    aklınızı çeliyor. O zaman buzdolabının üzerine ya da kilere notlar asmak işinize yarayacaktır. “Bu kurabiyeyi yememeliyim”, “Bu kurabiyeyi  yemenin  sonucu: KİLO ALMAK” şeklinde ifadeler yazabilirsiniz.

    En kilolu olduğunuz fotoğraf

    Böyle bir fotoğrafınız varsa onu her zaman görebileceğiniz bir yere koyun. Bu sayede her gördüğünüzde ‘fit olma’ isteğinizi hatırlarsınız. Eğer yemekler sizin için meseleyse, bu fotoğrafı mutfağa koyun. Buzdolabının, derin dondurucunun, mutfak tezgahının üzerine olabilir.  Burada önemli olan, yemek öncesi görebileceğiniz bir yerde olması. Ve gördükten sonra ne kadar yemek yiyeceğiniz konusunda etki yaratabilmesi. Bu fotoğrafı çalar saatinizin yanına da koyabilirsiniz. Sabah erken bir saatte çalmaya başladığında ve siz de onu her ertelediğinizde, uyanmanızı, yataktan kalkmanızı, egzersiz yapmak için  hazırlanmanızı sağlayacak bir şekilde konumlandırabilirsiniz.

    Dilara Koçak

    Diyet – sağlıklı beslenme için tıklayın !

  • Çürütülen diyet efsanelerinden bazıları

    Çürütülen diyet efsanelerinden bazıları

    Kilo almak, kilo vermek ve başarılı bir şekilde diyet yapmak konularında oluşan birçok kanının ve bilginin aslında aslının astarının olmadığını biliyor musunuz? İşte çürütülen diyet efsanelerinden bazıları…

    Su içersem zayıflarım, öğün atlarsam kilo veririm, sigarayı bırakırsam kilo alırım, kepekli ürünler şişmanlatmaz… Şişmanlığı içinden çıkılmaz hale getiren diyet efsaneleri yapılan araştırmayla çürütüldü. İşte diyet yapmaya niyetlenenlerin kafalarını karıştıran 20 diyet efsanesi…

    Fazla kilolarla mücadele edenlerin ulaştığı sonuçlar pek iç açıcı değil. Kilo verdikten sonra bunu koruyanların sayısı ise gün geçtikçe azalıyor. Bu gidişatın birçok nedeni var, en önemlisi ise kilo verme sürecinde kargaşaya ve bilgi kirliliğine neden olan diyet efsaneleri. Çünkü bu bilgiler, hatalı diyetlere, hatalı diyetler de kilo verme başarısının düşmesine neden oluyor.

    1500 kişi üzerinde yapılan araştırma, toplumda diyet efsanelerine inancın son derece yüksek, kilo verme ve sağlıklı beslenme ile ilgili hatalı bilgilerin de yaygın olduğunu ortaya koydu. Çalışmanın çarpıcı sonuçlarından biri de şişmanlık düzeyinin artmasıyla efsanelere olan inanç ve uygulamaların da artması.

    Araştırmayı, Fark Etmeden Diyet Beslenme ve Eğitim Danışmanlığı’ndan Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez gerçekleştirdi. Aştırmanın bilimsel değerlendirmesini ise Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Murat Baş yaptı.

    Dünya Sağlık Örgütü, önlem alınmazsa 2010 yılında yetişkin popülasyonda 150 milyon, çocuk ve ergenlerde ise 15 milyon kişinin şişman olacağını tahmin ediyor ve şişmanlığı salgın bir hastalık olarak tanımlıyor. Türkiye’nin şişmanlık ile ilgili projeksiyonu da farklı değil, öyle ki her iki kadından biri ve üç erkekten biri şişman.

    Yaşam boyu kilo yönetimi

    Amerikan Diyetisyenler Derneği Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi de olan Selahattin Dönmez, danışanlarının diyet inanışları ve hataları üzerine yaptığı çalışmanın amacını şöyle özetledi.

    “14 yıldır beslenme danışmanlığımıza başvuran bireylerin, “Kötü besin yoktur, kötü beslenme vardır” ilkesinden uzaklaştıklarını, hızlı kilo verdiren yöntem arayışına girdiklerini tespit etmiştim. Kilo verme sürecindeki olumsuzluklarda örneğin, o hafta çok küçük aksaklıklara bağlı kilo verilemediği zaman, bireyin bir suç unsuru aradığını ve bazı inanışların açığa çıktığını gördüm.

    Verilen kilonun geri alınmasıyla oluşan hayal kırıklığını önlemek, hatalı bilgileri bulmak, kaliteli kilo verme önerilerini belirlemek, bilgi karmaşasını ortadan kaldırmak ve çevresel faktörlere göre yaşam boyu ve kişiye özel önerileri ön plana çıkarmak için bu araştırmayı planladık. Binlerce literatür taranarak ulaşılan bilimsel detaylar diyet efsaneleriyle ilgili bu sonuçları ortaya çıkardı.”

    İşte kafa karıştıran 20 diyet efsanesi

    Araştırma, yaş ortalaması 35, kilolu-şişman olan, hayatlarında en az bir kere diyet tecrübesi yaşamış, lise ve üzeri eğitim seviyesindeki kadın-erkek 1500 kişi üzerinde bire bir görüşme yapılarak tamamlandı.

    Türkiye’de ilk kez yapılan, bilimsel olarak değerlendirilen araştırmaya konu olan 20 diyet efsanesi ve bunlara inananların yüzde olarak oranları ise şöyle:

    1. Su içersem zayıflarım yüzde 63,
    2. Ana öğünlerden birini atlarsam kolay kilo veririm yüzde 96,
    3. Ne kadar az uyursam, o kadar hızlı kilo veririm yüzde 40,
    4. Sigarayı bırakırsam hızlı kilo alırım yüzde 57,
    5. Saat 19:00’dan sonra bir şey yersem şişmanlarım yüzde 37,
    6. Düşük kalorili kepekli ürünlerle daha kolay kilo veririm yüzde 58,
    7. Meyve, yemekten 2 saat sonra yenilmeli yüzde 70,
    8. Açken fiziksel aktivite yaparsam daha çok yağ yakarım yüzde 74,
    9. Sabah aç karnına limon veya greyfurt suyu içersem yağ yakarım yüzde 76.
    10. Zayıflamak ve toksinlerden arınmak için detoks diyeti yapmak zorundayım yüzde 40,
    11. Medyada yer alan beslenme bilgilerinin son derece güvenli olduğuna inanıyorum yüzde 96,
    12. Kilo yönetimi programlarında 3 beyaza yer yoktur yüzde 72,
    13. Light ürünlerin kalorisi yok, istenildiği kadar tüketilebilir yüzde 95,
    14. Sağlıklı beslenmede kırmızı ete yer yoktur yüzde 95,
    15. Maydanoz suyu zayıflamak için idealdir yüzde 83,
    16. Hangi yöntemle olursa olsun verilen kilo geri alınır yüzde 83,
    17. Lahana metabolizmayı hızlandırarak zayıflatır yüzde 66
    18. Protein diyetleri ile zayıflamak daha kolaydır yüzde 79,
    19. Zayıflama ilaçları ile hızlı kilo veririm yüzde 95,
    20. Elma sirkesi içersem yağlarımı eritirim yüzde 88.

    Diyet – Sağlıklı Beslenme için tıklayın…

  • Kilo Aldıran Sağlıklı Yiyecekler

    Kilo Aldıran Sağlıklı Yiyecekler

    Sağlıklı sandığınız bazı yiyecekler kilo yapıcı abur cuburların kılık değiştirmiş hali olabilir! Onları hayatınızdan çıkararak incelme yolunda adım atabilirsiniz.

    Diyet hatası
    Yapay tatlandırıcılar şekere kıyasla tam 600 kat daha tatlıdır. Bunlar, sizin ‘ultra-şekerli’ besinlere alışmanıza ve sonucunda sık sık tatlı krizlerine girmenize yol açabilir.

    Suşi
    Sadece yosun ve sebzelerle hazırlanmış olanların düşük kalorili olduğu doğru ama ne yazık ki bu tipteki suşiler pek sevilmiyor. Aksine suşi deyince akla ilk kızarmış deniz mahsülleri çeşitli soslarla ağırlaştırılmış olanlar geliyor. Bunun sonucunda bazen tek bir suşinin bile kalori değeri 500-600’ü bulabiliyor. Ayrıca, suşiyle beraber bol bol soya sosu tüketildiğini de hepimiz biliyoruz. Sodyum içeren soya sosu sizi şişmanlatmasa bile vücudunuzun su tutmasına ve en sevdiğiniz jean pantolonunuzun içine sığamamanıza yol açabiliyor, hatırlatalım.

    Şişelenmiş soğuk çaylar
    Pek çok marka soğuk çayları, bol bol şeker ya da bal ekleyerek hazırlıyor ve onları birer ‘kalori bomba’sına dönüştürüyor. Böylece, yaklaşık iki barak ölçüsünde çay içeren bir şişenin kalori değeri kolaylıkla 200’e çıkabiliyor.

    Dürümler
    İncecik hamurla ve düşük kaloril yiyeceklerle hazırlanmış bir dürüm size son derece masum görünebilir. Peki, bunun iki dilim ekmekten çok daha fazla kalori değerine sahip olduğunu ve içine bir sandviçe kıyasla çok daha fazla malzeme ve sos alabildiğini düşündünüz mü? Yapılan araştırmalar, “hafif” diye nitelendirilen bir dürümün bile ortalama 300 kalori değeri içerdiğini ortaya koymuş.

    Kepekli muffin
    Elma, muz gibi malzemelerle yapılmış ve içine şekerle, tereyağı eklenmiş bir muffin, bol lif içerip sizi uzun süre tok tutsa bile koca bir dilim kekle hemen hemen aynı kalori değerine sahip. Sadece bir adet kepekli muffin’de yaklaşık 20 gr yağ, 34 gr şeker ve 420 kalori bulunuyor.

    Mikrodalgada ısıtılan diyet yemekler
    Bu tür besinlerin büyük bir bölümü önemli miktarda sodyum içerir. Bunun nedeni, bu yiyeceklere lezzet vermek için yağ kullanamayan üreticilerin, bunun yerine tuzdan yararlanmaya çalışması. Ve sonuç olarak, bunları sık sık tüketmek vücudunuzun su tutmasına, özellikle de kol ve bacaklarınızın fark edilir şekilde şişmesine yol açar.

    Salatalar
    İncecik bir bele sahip olmanın en önemli sırrı bol bol çiğ sebze tüketmek olsa bile, salataların üzerine eklenen rendelenmiş peynirler, yağlı soslar, krutonlar, cevizler, hatta kulağa çok masum gelen sirke bile, onları çoğu zaman büyük bir tabak makarnanın kalorisiyle eşdeğer hale getiriyor. Bu nedenle özellikle dışarıda salata tercih ettiğiniz zaman salatayla beraber servis edilen sosların neler olduğunu, salatayla kızartılmış gıdalar eklenip eklenmediğini sorun.

    Tofu
    Bir restorana gidip, bir porsiyon tofu ısmarlamak, çoğu zaman, sodyum, doymuş yağ hatta şeker dolu bir tabağa sahip olmak anlamına gelir. Gerçekten de, kendi başına masum kabul edilebilecek bir besin olan tofu, daha fazla lezzet kazanması için, soslar eklenerek ve kızartılarak gerçek bir diyet sabotajcısı haline gelebilir.

    Granola
    Yulaf, fındık, fıstık, ceviz gibi çeşitli besleyici ve gerçekten sağlıklı olan besinlerle dolu müslilerin, lezzer düşkünleri için yağ ve şekerle kavrulmuş haline bildiğiniz gibi “granola” adı veriliyor. Ve ne yazık ki, bir kase granoladaki kalori miktarı 500’e kadar çıkıyor. Oysa aynı malzemelerle hazırlanmış bir müsli bunun sadece yarısı kadar bir kalori değerine sahip.

    Kuru meyve
    sağlıklı olmaları nedeniyle bolca tüketilen kuru meyvelerin, tazelerinden tam sekiz kat daha fazla kalori içerdiğini biliyor muydunuz? Bunun sebebi ise kuru olanların tazelerine kıyasla daha yoğun olması. İşte bir örnek: Bir fincan dolusu üzüm sadece 60 kaloriyken, aynı miktar kuru üzüm tam 460 kalori ediyor. Pek çok üreticinin bunları daha lezzetli hale getirmek amacıyla içlerine şeker eklemeleri bu değeri daha da artıran bir faktör.

    Meyve suları
    Geçen yıl aldığınız siyah küçük elbiseye bu yıl girememenizin nedeni, günlük meyve ihtiyacınızı yapay meyve sularıyla karşılamanız olabilir. Büyük boy bir şişe portakal ya da elma suyu tam 55 gr karbonhidrat içerir ki bu tam beş dilim ekmek anlamına gelir! Üstelik kimi zaman bu tip içeceklerin bir litrelik şişesinde yaklaşık 12 kaşık şeker bulunabiliyor.

    Sebze-burgerler
    Yağlı bir biftek ya da bir tabak mantı yerine bunu tercih etmeniz size ciddi bir miktarda kalori tasarrufu yaptıracağı kesinlikle doğru. Ama yine de; boyutu ve üzerine eklediğiniz soslara bağlı olarak sadece bir sebze-burger yiyerek, masadan tam bin kalori alarak kalkmanız mümkün.

    Yarım yağlı süt
    Kahvenize birazcık yarım yağlı süt eklemenin kalsiyum almanın en güzel ve keyifli yolu olduğunu düşünüyor olabilirsiniz, çünkü her gün iki ya da üç fincan kahve içen biri için bu, tam 200 kalori demek. Bu değerin neredeyse bir parça tereyağına eşit olduğunu sakın unutmayın.

    Pirinç patlağı krakerleri
    Bu son derece hafif atıştırmalıklar oldukça düşük kalori değerine sahipler ve yağ içermezler. Ancak içermedikleri diğer besin maddelerinin arasında lif ve proteinler de var. İşte bu nedenle de, açlığı yatıştırma konusunda pek de başarılı kabul edilmezler. Bunları yerken pek fazla kalori almasanız da sonrasında canınız mutlaka daha doyurucu ve tabii kalorili bir şeyler tüketmek isteyecektir. Üstelik çeşitli aromalarla tatlandırılmış olanların, fazla miktarda sodyum ya da şeker içerme ihtimali de var.

    Kilo Almak İsteyenler ! tıklayın.

  • Formda Kalmanın 5 Altın Kuralı

    Formda Kalmanın 5 Altın Kuralı

    Dünya Sağlık Örgütü’nün “yüzyılın patlama derecesinde hızla yayılan ve tedavi edilmesi zorunlu bir hastalığı” olarak benimsediği şişmanlığı önlemek amacıyla, yemek yeme, alışveriş, aktivite ve yemek pişirmeyle ilgili bazı davranış değişiklikleri önerildi…

    Ege Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candeğer Yılmaz’ın önderliğinde, Ege Obez Hasta Derneği tarafından, sağlıklı beslenmenin altın kuralları bir kitapta toplandı. Kitapta, özetle şu davranış biçimleri önerildi:

    – Güne erken başlayın, 7-8 saatten fazla uyumayın, uyandıktan sonra yatakta kalmayın.

    – Asansör yerine merdiven kullanın, hızlı tempoyla yürümeye çalışın. Haftanın 4-5 günü egzersiz yapın, pasif yerine aktif jimnastiği tercih edin.

    – Ayakta durmaya ve yürümeye daha fazla zaman ayırın. Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı kullanmayın.

    – Aktif ve hareketli kişilerle birlikte olmaya özen gösterin. Hafta sonları için aktif planlar yapın.

    – Her gün yarım saat veya daha az TV seyredin.