Etiket: kilo aldıran diyet

  • Kilo almak isteyene sumocu diyeti

    Kilo almak isteyene sumocu diyeti

    Uzmanlara göre; kilo almanın sırrı sumocu geleneğinde saklı…  Yoğun aktiviteden sonra günde sadece iki öğün yemeği içeren bu beslenme programı kilo aldırıyor.

    Kilo kolay alınıyor ama maalesef vermesi bir o kadar zor oluyor. Çocukluklara diyet yaptırma ise bir o kadar zor… Türkiye’de yapılan bir araştırma sonucunda erişkin erkek nüfusta obezite görülme oranı yüzde 21.2 olarak saptandı, bu oran kadın nüfusta ikiye katlanıp yüzde 41.5’e çıkıyor. Her 100 çocuktan 20’sinde ise kilo sorunu yaşanıyor.

    İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji Klinik Şefi Doç. Dr. Ceyhun Dizdarer, “Kızlarda obezite riski 7-8 ve 9, erkeklerde 9-10-11 yaşlarında daha yüksek. Özellikle ergenlik döneminde aileler çocuklarının kilo takibini bilinçli yapmalı. Alınan kiloları ‘büyüme çağında’ diyerek görmezlikten gelmemeleri gerek. Kilo almak kolay, vermek zor” dedi.

    ANOREKSİYA ÇOK YAYGIN
    Dizdarer, obezite kadar olmasa da ciddi sayıda çocukta gelişme geriliği olduğunu, hatta kilo alamayan yetişkinlerin de bulunduğunu söyledi. Doç. Dr. Ceyhun Dizdarer, ‘kendini şişman hissedip, yememe hastalığı’ olarak bilinen anoreksiya vakalarının kilo alamayanlardan çok daha fazla ve ‘gizli’ olduğunu kaydetti.

    Kilo almak isteyene sumocu diyeti
    Kilo almak isteyene sumocu diyeti

    GÜNDE İKİ ÖĞÜN
    DHA’nın haberine göre; Dizdarer kilo almanın sırrını şöyle anlattı:

    “Sumocu geleneğinde sabah kalkınca kahvaltı yapmamak, sonra uzun bir spor, sonrası büyük bir kahvaltı, sonra yine akşama kadar hareket aktivite büyük bir yemek var. Yani günde sadece iki ve büyük yemek. Sonra sumocu olunuyor. Sumocular başka türlü beslenmiyorlar, beslenemiyorlar. Onun için sumocuların tersini yaptığınızda yani yemekleri güne dağıttığınızda kilo veriyorsunuz, zayıfsanız da sumocuya benzer bir davranış modeline geçtiğinizde kilo alıyorsunuz. Ama bu kiloların verilme ve alınmalarının sağlıklı olup olmadığının profosyonelce izlenmesi gerekiyor. Yağınız mı azalıyor kasınız mı azalıyor, yağınız mı artıyor, kas kitleniz mi artıyor? Bunlar muhakkak, ayrıca kan tahlilleriyle, klinik izlemleriyle desteklenmeli. Böylelikle bilinçli bir şekilde, bilimsel olarak sumocu diyeti uygulanabilir. Dünyada da sumocu diyeti uygulamaları var.”

    NTV

  • Zayıflatmayan Diyetler

    Zayıflatmayan Diyetler

    Kilo vermek için diyet yaparız. Fakat gelişi güzel uygulanan diyetler kilo verdirmek yerine aldırıyor.

    Tek besine dayalı diyetler (ekmek diyeti, makarna diyeti, çorba diyeti), kan grubuna göre diyet, Hollywood diyeti, formula diyetler (endüstriyel üretilmiş toz şeklindeki çorba ve içeceklerden oluşuyor) hızlı zayıflatmayı vaat etmenin yanı sıra bazı besin karışımlarını mucize olarak tanıtma, bazı besinleri sınırsız tüketmeyi önerme, onları iyi-kötü diye sınıflandırma gibi özelliklere sahip.

    Şok diyetler kilo aldırıyor

    Pek çok kişi hızlı zayıflatmayı vaat eden moda diyetlerin cazibesine kapılırken, aklımıza gelen ilk soru şu: Bu diyetler sağlıklı mı ve gerçekten kilo verdiriyor mu? Bu diyetler kilo verdirmesine verdiriyor ancak beslenme uzmanları, sağlıklı zayıflamanın bu diyetlerle sağlanamayacağı ve moda diyetle zayıflamanın gerçek zayıflama olmadığı konusunda hemfikir. Çünkü moda diyetlerin ilk 3-7 günde kiloda hızlı değişiklik sağlamaları, vücuttan su atıldığı için oluyor.

    Bu diyetlerin genelde kalorisi ve karbonhidratı çok düşük olduğundan vücut temel ihtiyacı için kendi deposundaki karbonhidratı kullanıyor. Depolanmış karbonhidratın her bir gramı vücutta 2-4 gram su bağladığından, depo kullanıldığında su açığa çıkıyor. Su vücuttan atıldığında da kilo düşüyor. Diyet kesildiğinde ve normal gıdalara dönüldüğünde ise bu su ve tabii ki kilolar da geri dönüyor.

    Diyet esnasında belli besinlere ağırlık verildiğinden yasaklanan gıdalara karşı aşırı istek oluşuyor ve diyet sonrasında bu besinlere hücum edilince kilo alınıyor. Üstelik düşük karbonhidratlı diyetlerle yağ dışı dokuların, özellikle de kasların kaybı artıyor. Oysa bir diyette asıl olması gereken, yağ kaybetmek. Kısa zamanda zayıflatmayı vaat eden diyetler, insanları egzersizden de uzaklaştırdığı için zaman içinde kilo almayı destekliyor.

    Yeme bozukluğuna yol açıyor

    Moda diyetlerin yan etkileri baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, ishal, kabızlık, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, saç dökülmesi, bazal metabolizma hızında azalma şeklinde ortaya çıkıyor. Daha çok gençlerin uyguladığı bu diyetlerin sık ve bilinçsiz yapılması, kişiyi psikolojik yönden de etkiliyor. Çok sık yapılan çok düşük kalorili diyetler sonucu çeşitli yeme bozukluklarının ortaya çıkması da mümkün.

    Sağlıklı zayıflama nasıl olur?

    Uzmanlar, dengeli ve kalorisi çok düşük olmayan bir diyet sayesinde vücuttaki yağın yakıldığını, yağ dışındaki dokuların korunduğunu, besinlerden gelen karbonhidrat ve proteinin vücudun temel ihtiyaçları için kullanıldığını söylüyorlar. Unutmayın, dengeli bir diyette etkin bir zayıflatma periyoduna giriş, diyetin en az 15-20 gün uygulanmasını gerektiriyor. Vücut sıvılarının dengeye ulaşması ve yağ kaybının en yüksek orana çıkması 20 günü buluyor. Sağlıklı bir zayıflama programında dengeli bir diyetle beraber egzersiz de yapılması gerekiyor. Çünkü egzersiz yağların yakılmasını kolaylaştırıyor.