Etiket: kesin çözüm

  • Kulak Ağrısı İçin Bitkisel Çözümler

    Kulak Ağrısı İçin Bitkisel Çözümler

    Kadınlar kulübü editörleri olarak araştırdık kulak ağrısı için bitkisel çözümler yazısını siz bu ağrıdan muzdarip kişilere yardımcı olmak amacıyla hazırladık.
    Burda bildirilen önerilere uyarak kısa sürede bu derdinize deva bulabilirsiniz.

    Kulak ağrıları çok acı verebilir. Ağrının kaynağı genellikle orta kulakta sıvı birikip iltihaplanmasındandır.
    Kulak ağrısı çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir mesela soğuk algınlığı, kulakta enfeksiyon, geniz tıkanıklığı, kulakta hasar meydana gelmesi gibi…
    Kulak ağrılarına yetişkinlere nazaran çocuklarda daha sık görülür.
    Kadınlar kulübü editörleri olarak araştırdık kulak ağrısı için bitkisel çözümler yazısını siz bu ağrıdan muzdarip kişilere yardımcı olmak amacıyla hazırladık.
    Burda bildirilen önerilere uyarak kısa sürede bu derdinize deva bulabilirsiniz.

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

    kulak ağrısı için bitkisel çözümler
    kulak ağrısı için bitkisel çözümler

    Soğan
    Soğan kulak ağrısı için birebir olan, müthiş bir şifa kaynağıdır.
    Soğan antiseptik ve antibakteriyel özellikleriyle kulak ağrısını geçirmede hızlı çözümdür.
    Taze soğanı ezin ve temiz bir bez parçasına sıkıca sarın.
    Enfeksiyonlu kulağa 5-10 dakika tutun.
    Ayrıca 1 yemek kaşığı rendelenmiş soğan suyunu kısık ateşte ısıtın.
    Ilık şekilde günde 2-3 kez kulağınıza bu sudan 2-3 damla damlatın.

    kulak ağrısı için bitkisel çözümler
    kulak ağrısı için bitkisel çözümler

    Nane
    Nane yaprakları ve nane yağı da kulak ağrısından kurtulma yollarındandır.
    Taze sıkılmış nane yaprağı suyunu ağrıyan kulak deliğine damlatın.
    Birkaç damla nane yağından da kulak çevresine sürün.
    Fakat bu yağ kulak için damlatılmaz.

    kulak ağrısı için bitkisel çözümler
    kulak ağrısı için bitkisel çözümler

    Sıcak Su
    Ağrıyan kulağınıza sıcakta iyi gelebilir, havluya sıcak su tutun ve bunu kulağınıza uygulayın.
    Aynı işi sıcak su torbaları da görecektir.

    kulak ağrısı için bitkisel çözümler
    kulak ağrısı için bitkisel çözümler

    Saç Kurutma Makinesi
    Kulak ağrısına kesin çözümlerden biri de ağrıyan yeri kurutma makinesi ile ısıtmak.
    Yalnız 5 dakikadan daha çok bu uygulamayı yapmayın.

    kulak ağrısı için bitkisel çözümler
    kulak ağrısı için bitkisel çözümler

    Sarımsak
    Sarımsak analjezik ve antibiyotik özellikleri ile kulak enfeksiyonu
    nedeniyle oluşan ağrıları hafifletmeye yardımcı olabilir.
    2 yemek kaşığı susam yağına, bir diş rendelenmiş soğanı ekleyin
    Soğuyunca ağrıyan kulağa 2-3 damla damlatın.

    kulak ağrısı için bitkisel çözümler
    kulak ağrısı için bitkisel çözümler

    Zeytinyağı
    Zeytinyağı kulak ağrısına hızla etki ederek, ağrıyı hafifletir.
    Zeytinyağı ayrca kulak uğultusuna ve kulakta meydana gelmiş enfeksiyona da iyi gelir.
    Ağrı olan taraftan kulak deliğine 3-4 damla zeytinyağı damlatın.
    Veya pamuğu zeytinyağı batırıp bu zeytinyağlı pamuğu kulak deliğinizde tutun.
    Hardal yağı da aynı işi görecektir.

    kulak ağrısı için bitkisel çözümler
    kulak ağrısı için bitkisel çözümler

    Zencefil
    Zencefil güçlü bir anti-inflamatuar olarak kulak enfeksiyonlarını geçirmekte etkilidir.
    Bu bitki ayrıca mükemmel bir doğal ağrı kesicidir.
    Taze zencefilin suyunu çıkarın ve suyu doğrudan kulak deliğine bir kaç damla damlatın.

    İlgili Konular

    Şiddetli Kulak Ağrısı Nedenleri Tıklayınız

  • Miğrene Çözüm : Çekirgeler

    Miğrene Çözüm : Çekirgeler

    Çok çeşitli sebeplere bağlı olarak meydana gelen migren ağrılarının bir nedeni de basınç, aşırı sıcaklık ya da nem gibi hava değişiklikleridir. İşte, insanlarda migren ağrılarına sebep olan bu hava değişikliklerine karşı, çekirgelerin sinir sisteminde özel bir teknoloji devreye girer ve canlıyı korur.

    Bilim adamlarını hayrete düşüren çekirgelerdeki bu özel koruma sistemi, aynı zamanda iki önemli soru üzerinde yoğunlaşılmasına da neden olmuştur:

    Çekirgelerdeki bu özel sinir sistemi nasıl çalışır?
    Bu sistem, migren tedavisi için yol gösterici olabilir mi?
    İnsanların sinir sistemi, merkezi ve çevresel (periferik) sistem olmak üzere iki kısımdan oluşur. Çevresel sinir sistemi, vücudun her tarafından gelen algı (tat, dokunma, görme, işitme, vücudun pozisyonu, ağrı, ısı, titreşim vb) bilgilerini merkeze taşıyan ve merkezden çıkan emirleri kas veya salgı bezi gibi ilgili yerlere götüren sinir bağlantılarından oluşur.

    İşte, bilim adamları bir yandan çekirgenin insana benzeyen sinir sistemi karşısında hayrete düşerken, diğer yandan da çekirgenin çevresel koşullar değiştiğinde basınca karşı gösterdiği direncin nasıl çalıştığını araştırmışlardır.

    Çevresel Koşullar Tehlike Oluşturduğunda Çekirgenin Sinir Sistemi Nasıl Çalışır?

    Çekirgelerin sinir sistemini inceleyen araştırmacılar, merkezi sinir sistemindeki sinir hücrelerinin solunum döngüsünü kontrol ettiğini keşfetmişlerdir. Buna göre havada meydana gelen bir değişiklik örneğin oksijen azlığı veya aşırı sıcağın etkisiyle, canlı önce hızlı hızlı nefes almaya başlıyor, daha sonra da komaya giriyordu. Ama sıcaklık düştüğü ya da oksijen seviyesi yükseldiği zaman tekrar normal haline dönüyordu. Bu şekilde hem enerji tasarrufu sağlıyor, hem de acı hissini azaltıyordu.

    Çekirgenin dışarıdan gelen uyarıların olumsuz olması durumunda koma haline girmesi, gerçekte hücre dışı potasyum iyonlarının yükselmesiyle bağlantılıdır. Sinir sisteminin düzgün çalışması için hücrelerin içinde potasyumun yüksek, hücre dışında ise düşük olması gerekir. İşte, çekirgenin hayatını kurtaran, bu dengenin değişmesidir.

    Çekirgelerin Sinir Sisteminin Uyarı Mekanizması Migren Tedavisinde Yol Gösterici Olabilir

    Çekirgelerin sinir sistemlerinin, yüksek ısılarda ve oksijen azalmasıyla basıncın değiştiği durumlarda nefes almalarını nasıl kontrol ettiğini gözlemleyen bilim adamları, canlının çok yüksek sıcaklıklara karşı gösterdiği reaksiyonun memeli canlılarda görülen bir rahatsızlıkla ve insanlarda görülen migrenle yapısal anlamda benzer olabileceğini bulmuşlardır. Nitekim koşullar tehlikeli olduğunda geçici olarak sistemlerini durduran, bu şekilde enerji tasarrufu yapan ve vücuduna gelecek zararları engelleyen çekirgenin içinde bulunduğu bu koma halinin insanlarda migrenin başlama mekanizmasıyla birçok ortak özellik gösterdiği anlaşılmıştır.

    Yüksek hassasiyet nedeniyle bazı insanlarda beynin belli bölgeleri çok fazla uyarıya maruz kalabilmektedir. Araştırmacılar, migrenin -çekirgede olduğu gibi- geçici olarak sistemi kapayarak bu yoğun uyarılmaya karşı bir dinlenme sağladığını düşünmektedirler. Ameliyatlar esnasında insanın bayıltılmasında da merkezi sinir sisteminde benzer faaliyetler gözlenmiştir. Ayrıca araştırmayı yürüten Prof. Dr. Mel Robertson, çekirgelerin sinir sistemiyle ilgili keşfedilen önemli diğer bir gerçeği şöyle vurgulamıştır:

    “Çekirgelerin sinir sistemlerinin baskıya karşı daha dayanıklı olması için onları önceden hazırlayabileceğimizi keşfettik. Eğer bu sistem insanlarınkiyle aynıysa, o zaman aynı işlemler migreni tetikleyen diğer sebepler oluştuğunda -baskı ve stres durumunda- insanlarda da beyin fonksiyonlarını koruyabilir.”

    İşte çekirgede meydana gelen bu dirençten yola çıkarak ve bu sistem incelenerek, tam olarak kaynağı bilinmeyen migrene neyin sebep olduğunu anlamak ve acı verici etkilerini azaltmak mümkün olabilecektir. Çekirgeler migren için yeni tedaviler geliştirmede anahtar rol oynamaktadırlar.

    İlgili konular ;
    Migren kesin çözüm
    Migren Belirtileri

  • Migren Belirtileri

    Migren Belirtileri

    Migren , ataklarla karakterize bir baş ağrısı hastalığıdır. Auralı ve aurasız başta olmak üzere çeşitli tipleri vardır. Özellikle son 20 yılda yapılan araştırmalar migrenin başlıbaşına bir hastalık olduğunu ve toplumlarda geniş kesimleri etkilediğini ortaya koymuştur. İnsanların çoğu yaşamlarının bir döneminde baş ağrısıyla karşılaşmışlardır. Çoğunlukla migren diğer tip baş ağrılarıyla karıştırılma eğilimi gösterir. Bu nedenle gerekli muayene ve tetkikler yapıldıktan ve hasta hikayesi incelendikten sonra teşhis konulabilir. Belirtiler , sorunlar kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için tedavisi de kişiye özel yapılır.

    Migrenin de kendi içerisinde çeşitleri vardır. Auralı migren en sık görülen tipidir. Migrende görülen baş ağrısı genellikle zonklama , nabız atması şeklindedir ve tek taraflıdır. Halk arasında yarım baş ağrısı olarak da isimlendirilir. Ağrı ataklarla gelir. Bu atakların süresi değişkenlik göstermekle birlikte 3-72 saat arasında etkili olur. Daha sonra ağrılar geçmeye ve hasta düzelmeye başlar.

    Bazı hastalar ağrının başlayacağını önceden hissedebilirler.

    Migren , 4 aşamalı bir süreç gösterir.

    1- Ön belirti evresi
    2- Aura evresi
    3- Ağrı evresi
    4- Ağrı sonrası evre

    Ön belirti evresi kişiden kişiye değişmekle birlikte bazı ortak noktalarda buluşmak mümkündür. Bunlar ensede başlayan sertlik , davranış değişiklikleri , gerilme duygusu , huzursuzluk , yorgunluk ve uyku eğilimidir. Bazı hastalar ağrının başlayacağını bu evrede hissedebilirler.

    Aura evresinde atak öncesi yine değişkenlik gösteren semptomlar yaşanır. Görme bozuklukları, görüntüde siyah noktalar , ışık çakmaları , görüntüde şekil bozuklukları , konuşmada güçlük , işitsel bozukluklar , ellerde ve baş kısmına doğru ilerleyen uyuşma ve karıncalanmalar görülür.

    Ağrı evresinde 3-72 saat süren , tek taraflı , zonklama tarzında , orta veya ağır şiddette bir baş ağrısı görülür. Atakların şiddeti kişiden kişiye değişir. Ağrı sırasında hasta ışık ve sesten rahatsız olur. Ağrının şiddeti gözde basınç hissi yaratabilir. Bazı gıdalar , kokular ve fiziksel aktivite ağrının şiddetini arttırabilir. Bu durumda kişi karanlık ve sessiz bir ortam arayışına girer. Ağrı evresine bulantı ve kusma eşlik edebilir. Migrenin atak evresi kişiyi sosyal yaşamdan uzaklaştıran , fiziksel aktiviteyi ve günlük yaşamı hatta aile ilişkilerini olumsuz etkileyebilen bir süreçtir.

    Ağrı sonrası evrede de farklılıklar gözlenir. Kimi hasta halsiz , bitkin ve uyku eğilimli olurken kimisi de yeniden doğmuş , coşkulu ve mutlu bir ruh tablosu çizebilir.

    Migreni tetikleyen bazı etkenler vardır. Hipoglisemi , fazla şekerli gıdalar, süt, çikolata , yumurta , asitli içecekler, nikotin , baharatlı yiyecekler , kırmızı et, alkol , su kaybı , öğün atlama , ağır fiziksel aktivite , az ya da fazla uyku , stres gibi unsurlar migren ağrılarını tetikleyebilir.

    Su içmek , dinlenmek , sık aralıklarla beslenmek , açık havada yürüyüş yapmak , huzurlu ortamlarda bulunmak ağrıların hafiflemesinde etkili yöntemlerdir.

    Tüm bunların dışında uzman bir doktordan yardım alıp tedavi olmak hem migrenin kolay atlatılmasında hem de yaşam kalitesini korumak anlamında yapılması gerekli en doğru yöntemdir.

    İlgili Konular ;

    – Migren ağrısı çekenler ne tür ilaçlar kullanabilir?
    – Migren hastaları nelere dikkat etmeli?
    – Migrenden tamamen kurtulmak mümkün mü?
    – Uyumak migren atağının geçmesini sağlar mı?
    – Migren tedavi edilmezse ataklar sıklaşır mı?
    – Yoga ve pilates migren tedavisinde kullanılıyor mu?
    – Migren nasıl bir hastalıktır?
    – Kimler migren ağrılarına daha yatkındır?
    – Migrenin türleri nelerdir?
    – Hangi durumlar migren atağına neden olabilir?
    – Hangi yiyecekler migreni tetikleyebilir?
    – Tansiyon ile migren arasında bağlantı var mı?
    – Baş ağrısının migrenden kaynaklandığını nasıl anlayabiliriz?