Etiket: kepeklenme

  • Seboreik Dermatit Nedir Tedavisi Var Mıdır?

    Seboreik Dermatit Nedir Tedavisi Var Mıdır?

    Seboreik dermatit tedavisi çoğu zaman gerekmeden kendiliğinden geçebilmektedir. Bu hastalığın kesin bir tedavi bulunmamakla birlikte belirli aralıklarla tekrarlayabilmektedir.

    Seboreik dermatit çok yaygın bir şekilde görülebilen ve kolay bir şekilde tedavi edilebilen bir cilt hastalığıdır. Seboreik dermatit sık görülen bir egzama türü olarak tanımlanabilmektedir. Kaşıntılı ve döküntülü bir deri rahatsızlığıdır.

    Seboreik dermatit, ciltte kırmızı, pullu, kaşıntılı ve yağlı bir döküntü ile karakterize kronik bir deri rahatsızlığıdır. Bu durum, genellikle saçlı deride, kaşlarda, burun kanatlarında, kulak arkasında, göğüslerde ve sırtta görülür.

    Seboreik, cildin yağlı kısımlarında (sebum) mantarın aşırı büyümesiyle ortaya çıkar. Ciltteki yağlı bölgelerdeki mantarlar, cildin üst tabakasında (epidermis) iltihaplanmaya neden olan bir madde olan oleik asidi parçalar.

    Bu durumun kesin nedeni bilinmemekle birlikte, bazı faktörlerin seboreik dermatit riskini artırdığı bilinmektedir. Bunlar arasında stres, yorgunluk, soğuk hava, aşırı terleme, cilt bakım ürünleri, hormonal değişiklikler, bazı ilaçlar ve bazı tıbbi durumlar bulunur.

    Seboreik dermatit tedavisi, belirtiler ve semptomların şiddetine bağlıdır. Tedavi yöntemleri arasında topikal kortikosteroidler, antifungal kremler ve şampuanlar, immünomodülatör kremler, ultraviyole ışık tedavisi ve belirli diyet değişiklikleri yer alabilir.

    Seboreik Dermatit Sebepleri Nelerdir?

    Seboreik dermatit saçlı deride daha sık görülmekle birlikte göğüs ortası ya da altlarında, kulak ve göz kapaklarında görülebilmektedir. Her yaşta görülebilen bir hastalık olan seboreik dermatitin sebepleri şu şekilde sıralanabilmektedir;

    • Hassas yapıda olan kafa derisi
    • Kafa derisindeki sebum içeriğinde bulunan doğal yağlar
    • Saçlı deride aşırı çoğalan Malassezia Furfur,
    Seboreik Dermatit Nedir Tedavisi Var Mıdır? | 1

    Seboreik Dermatiti Arttıran Faktörler Nelerdir?

    Seboreik dermatit genellikle tedavi gerekmeyen bir hastalıktır. Fakat belirli dönemlerde tekrarlayabildiği gibi bazı faktörlerin oluşmasıyla fazlalaşabilmektedir. Bu faktörler şu şekilde sıralanabilmektedir;

    • Havada oluşan ani değişiklikler, özellikle havada nem oranının artması
    • Stres (Duygusal ve bedensel)
    • Travma (şiddetli kaşınmalar sonucu)

    Seboreik dermatit, cildin yağlı bölgelerinde mantarların aşırı büyümesi nedeniyle ortaya çıkan bir deri rahatsızlığıdır. Seboreik dermatitin semptomları arasında kaşıntı, pullanma ve kızarıklık bulunur. Seboreik dermatit, bazı faktörlerin bir araya gelmesiyle tetiklenebilir. Bu faktörlerden bazıları şunlardır:

    1. Hormonal değişiklikler: Hormonal değişiklikler, özellikle ergenlik döneminde, hamilelikte ve menopozda, seboreik dermatitin semptomlarını artırabilir.

    2. Yağlı cilt: Yağlı cilt, seboreik dermatitin gelişmesine ve semptomlarının şiddetlenmesine neden olabilir.

    3. İmmün sistem zayıflığı: İmmün sistem zayıflığı, seboreik dermatitin ortaya çıkmasına neden olabilir veya semptomların daha şiddetli olmasına yol açabilir.

    4. Soğuk hava: Soğuk hava, seboreik dermatit semptomlarını tetikleyebilir veya kötüleştirebilir.

    5. Beslenme: Yüksek yağlı veya şekerli yiyecekler, alkol ve kafein tüketimi, seboreik dermatitin semptomlarını kötüleştirebilir.

    6. Bazı ilaçlar: Bazı ilaçlar, seboreik dermatitin semptomlarını tetikleyebilir veya kötüleştirebilir.

    7. Hijyen: Cildin temizliğinin yetersiz olması, seboreik dermatit semptomlarının kötüleşmesine neden olabilir.

    8. Saç ve cilt bakım ürünleri: Bazı saç ve cilt bakım ürünleri, seboreik dermatit semptomlarını kötüleştirebilir.

    Seboreik dermatit, birçok faktörün bir araya gelmesiyle tetiklenebilir veya semptomların şiddeti artabilir. Seboreik dermatitin semptomlarının hafifletilmesi veya önlenmesi için, yukarıda bahsedilen faktörlerin kontrol edilmesi veya azaltılması gerekebilir. Bununla birlikte, doğru teşhis ve uygun tedavi için bir dermatologa başvurulması önerilir.

    Seboreik Dermatit Nedir Tedavisi Var Mıdır? | 2

    Seboreik Dermatit Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Seboreik dermatit tedavisi 2023 yılında genel olarak koruyucu ya da azaltıcı yöntemlerle yapılmaktadır. Öncelikle kafa derisinde bulunan doğal yağların içerdiği sebum miktarı düşürülmeye çalışılır. Bunun yanı sıra keratolojik etkinin artması adına özel kozmetik ürünler kullanımı tavsiye edilmektedir. Kepeklenme, pullanma ve dökülmede oluşan aşırılık esnasında bir dermatolog hekime başvurulması en iyisi olacaktır.

    Seboreik dermatit, ciltte kızarıklık, pullanma ve kaşıntı gibi semptomlarla karakterize kronik bir deri rahatsızlığıdır. Genellikle saçlı deride, kaşlarda, burun kanatlarında, kulak arkasında, göğüslerde ve sırtta görülür. Bu durum, cildin yağlı bölgelerindeki mantarların aşırı büyümesi nedeniyle ortaya çıkar.

    Seboreik dermatit tedavisi, semptomların şiddetine bağlı olarak değişebilir. Tedavi seçenekleri arasında topikal kortikosteroidler, antifungal kremler ve şampuanlar, immünomodülatör kremler, ultraviyole ışık tedavisi ve bazı diyet değişiklikleri yer alır.

    Topikal kortikosteroidler, seboreik dermatit semptomlarını hafifletmek için sıklıkla kullanılır. Bu kremler, inflamasyonu azaltarak kaşıntı ve kızarıklığı hafifletir. Antifungal kremler ve şampuanlar, seboreik dermatitin altında yatan mantar enfeksiyonunu tedavi etmek için kullanılır. İmmünomodülatör kremler, cildin bağışıklık sistemini etkileyerek seboreik dermatitin semptomlarını azaltabilir.

    Ultraviyole ışık tedavisi, cildin enfeksiyonla mücadele eden hücrelerini aktive ederek seboreik dermatitin semptomlarını hafifletmek için kullanılır. Ancak, bu tedavi yöntemi genellikle diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda tercih edilir.

    Diyet değişiklikleri, seboreik dermatit semptomlarının hafifletilmesine yardımcı olabilir. Bazı çalışmalar, omega-3 yağ asitlerinin, probiyotiklerin ve diğer sağlıklı besinlerin seboreik dermatitin semptomlarını azaltabileceğini göstermiştir.

    Seboreik dermatit tedavi edilebilen bir deri rahatsızlığıdır. Tedavi seçenekleri semptomlara bağlı olarak değişebilir ve topikal kortikosteroidler, antifungal kremler ve şampuanlar, immünomodülatör kremler, ultraviyole ışık tedavisi ve diyet değişiklikleri içerebilir. Ancak, doğru teşhis ve uygun tedavi için bir dermatologa başvurulması önerilir.

  • Kaş Kepeklenmesi Nasıl Geçer Neden Olur Doğal Tedavi Yöntemleri

    Kaş Kepeklenmesi Nasıl Geçer Neden Olur Doğal Tedavi Yöntemleri

    Kaş kepeklenmesi doğal tedavi yöntemleri uygulanarak giderilebilir bir cilt problemidir. Genellikle cildin kuruması sonucu oluşan kaş kepeklenmelerinin nedenin az su tüketimi ve fazla tüketilen abur cubur gıdalardan kaynaklandığı savunulmaktadır.

    Kaş Kepeklenmesi Neden Olur?

    Kaş kepeklenmesi neden oluşur temel sebebini bilmek oldukça zordur. Kaş kepeklenmesi sorunlarında uygulanabilecek doğal yöntemler vardır. Doğal yöntemlerden sonuç alamayan kişilerin dermatoloğa giderek muayene olması gerekir. 

    Kaşlarda oluşan kepek sorunları için muayene sonrasında doktorların tavsiye ettikleri ilaç ve merhemleri kullanmak etkili bir tedavi yöntemi olacaktır.

    Kaş Kepeklenmesi Nasıl Geçer Neden Olur Doğal Tedavi Yöntemleri | 3
    kaş kepeklenmesi nasıl önlenir

    Kaş Kepeklenmesinde Bitkisel Çözüm Yolları

    Kaş kepeklenmesine bitkisel çözüm yolları arasında kaşların bebek şampuanlarının kullanımı etkili bir yöntem olmaktadır. Nemlendirici özelliğe sahip olan bebek şampuanları günde 4-5 kez uygulanarak kepeklerin temizlenmesi mümkün olmaktadır. Kaş diplerinde meydana gelen kurulukların geçmesi için badem yağı kullanmak gerekir. Genel olarak gece yatmadan evvel masaj yaparak kaşlara uygulanan badem yağları kaşlardaki kepek oluşumlarını yok edecek etkiyi yaratmaktadır.

    Kaş Kepeklenmesi Nasıl Geçer Neden Olur Doğal Tedavi Yöntemleri | 4
    kaş kepeklenmesine çözüm

    Kaş Kepeklenmesini Önlemede Etkili Olacak Yöntemler

    Kaşlarda oluşabilecek olan kepeklenmeleri engellemek için bazı uygulamaları yapmak gerekir. Kepeklenme oluşumunu engellemek için yapılabilecek ipuçlarını şu şekilde sıralanabilmektedir;

    • Beslenme düzeni kişilerin cilt sağlığını etkilemektedir. Sağlıklı beslenerek cildi korumak mümkün olmaktadır.
    • Kafein, alkol ve yağlı gıdalardan uzak durmak gerekir.
    • Su tüketimine özen göstermek önemlidir. Günde en az 8-10 bardak su içmek gerekir.
    • Besin eksiklikleri kepeklenmeye neden olmaktadır. Vücudunuz için gerekli olan mineral ve vitaminlerin alınması önemlidir.
    • Gözlerdeki makyajın yatmadan önce her gece temizlenmesi gerekir. Kaş ve kirpikler düzenli olarak temizlik ürünleri ile temizlenmelidir. 

    İlgili Konular;

    Kirpik Kepeklenmesine Doğal Çözüm Tıklayın ! 

    Karafil ile Kaş Kepeği Önleme Tıklayın !

    Seboreik Dermatit (Kaş soyulması,cilt dökülmesi) Tıklayın !

  • Soğuk havalarda cilt bakımı nasıl yapılır ?

    Soğuk havalarda cilt bakımı nasıl yapılır ?

    Soğuk havalarda cilt bakımı nasıl yapılır ? Cilt bakımı için, özellikle bahar ve yaz aylarında güneşin yoğun etkisinin hissedildiği dönemlerde daha titiz oluyoruz. Halbuki kışın soğuk havalarda cilt bakımını kesinlikle ihmal etmemeliyiz.
    article_soguk

    Soğuk havalarda cilt bakımı nasıl yapılır ?

    Her mevsim ve zamanda cilt bakımına özen göstermek şüphesiz ki çok önemli. Ancak kış aylarında cilt ekstra bir bakım istiyor. Soğuk ve rüzgârlı hava cildin kurumasına yol açarken, kapalı mekânlardaki kirli hava ise cildin gözeneklerini kapatarak, nefes almasını engelliyor.

    Kuru hava, klimalar ve kaloriferle ısınan kapalı ortamlar, kalın, yünlü, sentetik giysiler ve cilt temizliğinin yaz aylarından daha seyrek yapılması nedeniyle cildin dış etkenlerden daha fazla olumsuz etkilendiğini belirten Este World Estetik ve Güzellik Merkezleri Dermatoloğu Dr. Eylem Acar, kışın özellikle soğuk havalarda cildin güneş altında gibi kuruduğunu ve nem ihtiyacının arttığını söyledi:

    Her zaman olduğu gibi kış aylarında da cilt bakımında temel kural cildin iyi temizlenmesi ve nemlendirilmesidir. Mutlaka herkes cilt yapısına uygun nemlendirici kullanmaya özen göstermeli. Kışın özellikle cildimiz daha çok kuruduğu için nemlendirici ihtiyacı daha da önem kazanacaktır. Yüz ve vücut deri tipine uygun nemlendiriciler (gliserin, vazelin, üre, laktik asit, hyaluronik asit içerenler) her banyodan sonra uygulanmalı ve kuruluğa engel olunacak şekilde nemlendiriciler daha sık sürülmelidir. Güneşten korunmak her daim olduğu gibi kış mevsimde de önemli. Maalesef kışın da güneş ışınlarının olumsuz etkilerine maruz kalıyoruz. Özellikle kardan yansıyan ışıklar cildimizde hoş olmayan sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kış mevsiminde dışarı çıkmadan yarım saat öncesinde güneş koruyucumuzu sürmek cildimiz için çok faydalı olacaktır. Düşük nem ve ısı kaynakları ekzemalarda şiddetlenme ve kaşıntıda artış yapabilir. Kış aylarında soğuk havanın etkisiyle seboreik dermatit, saçlarda kepeklenme gibi şikayetler artabilir. Böyle bir durumda yine cilt doktorunuzdan profesyonel destek almak gerekir. Kış mevsiminin, cildimiz için avantajlı yönleri de var tabii. Örneğin yazın yapamadığımız bir çok profesyonel bakımı kış mevsiminde cilt doktorunuz daha güvenli ve sorunsuz bir şekilde uygulayacaktır. Bunlardan en önemlileri kimyasal peeling uygulamaları. Çok gelişmiş peeling sistemleri ile leke, akne tedavisi, akne izleri, kırışıklıkların açılması-antiaging uygulamaları çok başarılı bir şekilde yapılmakta. Yine lazer ile cilt gençleştirme, leke tedavisi vb uygulamalar kış mevsimi için son derece uygun uygulamalar. Bu tür sorunların giderilmesi için de kış mevsimi cilt bakımında önem arz etmekte.

    Sağlıklı beslenmenin de cildimiz için önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Eylem Acar, kış beslensinin balık, sebze ve su ağırlıklı olması gerektiğini vurgulayadı:

    Günde en az 1.5 litre su içilmeli. Bunun yanı sıra E ve C vitaminli meyve ve sebze suları bol bol içilebilir. A, C, E vitaminleri, çinko, bakır, demir, selenyum alımına dikkat edilmeli. Cildin dış etkenlere karşı savunma gücünü artıran balığı yemeye özen gösterin. Posalı yiyeceklerle (soya, fasulye, bezelye gibi) cildinizin yaşlanmasını durdurun. Soya, içeriğindeki doğal östrojen sayesinde cildin her dem genç kalmasını sağlıyor. Omega 6 içeren ceviz, fındık, badem ve ay çekirdeği cildi nemlendirip besliyor ve yaşlanmayı geciktiriyor.

    Kış Aylarında Cilt Bakımı Nasıl Olmalı? Tıklayın !

    Kış aylarında bebek cildini nasıl korumalı? Tıklayın !

    En İyi Nemlendiriciler Tıklayın !

  • Cildinize doğru bakıyor musunuz?

    Cildinize doğru bakıyor musunuz?

    Cildimizi temizlerken, nemlendirirken bir sürü hata yapıyoruz. Ama bazı hatalarımız var ki, onlar aslında hata kaldırmıyor. Pek çoğumuz bakıma zaman ayırma konusunda sorun yaşadığı için gözünü de yüzünü de aynı ürünle temizlemek ister. İşte bu en sık yapılan yanlışlardan biri.

    Neden çocukların ürünlerini kullanmayı severiz. Sağlıklı olduklarını düşünürüz de ondan…Oysa yetişkinlerin cilt pH’ıyla çocuk ve bebeklerinki çok farklı. Bu nedenle bebek ve çocuk ürünleri yetişkinler için uygun değil. Yetişkin insanda üst tabaka epidermisin pH değeri 5.5. Ancak yenidoğan bebeğin cilt üzeri asit mantosu henüz oluşmadığı için pH değeri nötr.

    Bunlara dikkat!
    Sıkılaştırıcı ya da yaşlanmayı geciktirici anti-aging ürünlerin yoğun gece kremleri, mutlaka belli bir yaştan sonra kullanılmalı.

    Bazı ciltler yaz ve kış döngülerinde farklı ürünler kullanma ihtiyacı duyar. Örneğin karma bir cilt kışın kuruyabilirken yaza doğru yağlanma eğilimine geçer. Cildin neme ihtiyacı vardır, özellikle kuru ciltlerin kış aylarında bu nemi tutabilmesi zor olur.

    Kuru ciltlerin sert temizleyicilerden ve antibakteriyel sabunlardan kurtulması gerekir. Kuruma, pullanma ve kepeklenmeye neden olacağı için uzak durun. Alkollü tonik cildinizi kurutacağından tercih etmeyin. Yazın hafif yağlı, kışın ve sonbaharda yoğun yağ içerikli nemlendirici kullanın. Nemlendiricinin üzerine yaz ve kış güneş koruyucu sürün.

  • Kepek için etkili doğal çözüm

    Kepek için etkili doğal çözüm

    Saçlarınızdaki kepekten müzdaripseniz mutlaka aşağıdaki çözüm önerimizi adım adım izlemenizi öneriyoruz.Kepeğe karşı oldukça etkili bir çözüm önerisi sunacağız sizlere denediğinizde saçlarınızda kepekten eser bile kalmadığını göreceksiniz.En azındna çok daha fazla oluşmasını engelleyebilirsiniz.

    Kepek birçok insanın karşı karşıya kaldığı çok yaygın bir saç sorunudur.Kepek sorunun üstesinden gelebilmek için doğal formüllerden yararlanabilirsiniz.Bizde sizlere böyle bir doğal formül sunmak istiyoruz.

    Elma sirkesi, kepekle mücadelede çok yararlı olabileceğini biliyormuydunuz işte bu mucize ürün ile hazırlanmış bitkisel bir formül önerisi:

    Gerekli olan malzemeler: 1 çorba kaşığı elma sirkesi,1 fincan maden suyu,1 çorba kaşığı polen tozu,1 çay kaşığı deniz tuzu hazırladığımız tüm malzemeleri birbirine güzelce karışyırıyoruz.Daha sonra saçlarımıza iyice bu karışımı sürüyoruz.Bir saat saçlarımızda karışımı bekletiyoruz ve sonrasında saçlarımızı yıkıyoruz.Sonuç kepeksiz ve parlak saçlar…

  • Mevsime göre saç bakımı

    Mevsime göre saç bakımı

    Mevsime göre saç bakımı nasıl yapılır yazımızda sizlerle…

    Kış: Yılın bu en soğuk mevsimi beraberinde kepeklenme, kaşıntı gibi sorunları da getirir. Sıcak kalorifer ısısı ve dışarının soğuk iklimi saçlarda elektriklenmeye neden olur. Bu saç sorunu nemlendirici saç spreyleri, şampuanlar ya da kürlerle önlenebilir. Eğer saç derinizin kuruluğundan şikayetçiyseniz, markaların özel saç tonikleri ya da saç derisi emülsiyonları nemlendirici içerikleriyle çözüm olacaktır.

    Yaz: Fazla ısı saçlar için tehlikelidir. Saç tellerinin kurumasına ve incelmesine neden olur. Yaz mevsiminin yıprattığı saçların acil bakımı ancak özel saç bakım kürleriyle mümkündür. Bu durumda mutlaka kullanılması gereken bakımlar arasında UV korumalı olan ürünler ön sıradadır. Saç renginin tazelenmesi de yine bakım yapan boyalarla gerçekleştirilmelidir.

    Sonbahar: Tatil sonrasında güneşin saçlarımıza verdiği zararı görmezden gelemeyiz. En belirgin olanı nem kaybından dolayı meydana gelen kuruluktur. Bunun için ekstra nem içeren bakım kürlerinin yanı sıra boyalı saçlar için de saçlarınızın rengini tazeleyen saç boyası ve yeni bir saç modeli idealdir.

    İlkbahar: Soğuk günler geride kalıp, havalar ısınmaya başlasa bile, kış mevsimi iz bırakmadan ortadan kaybolmuyor. Kaloriferlerin kuruttuğu saçlarımız ve saç derimiz ilkbaharla birlikte özel bir bakım istiyor. Bakım programında ise özellikle kuru saç derisi için uygulanan bakım kürleri öne çıkıyor.

  • Diyet yaparken saçlarınız dökülüyor mu?

    Diyet yaparken saçlarınız dökülüyor mu?

    Sağlıklı saçlara sahip olmak kadınların ve erkeklerin dış görünüşleriyle ilgili en önemli öncelikleri arasında yer alıyor. Bu nedenle de dermatoloji kliniklerine en sık başvuru nedenlerinin başında saç sorunları geliyor.

    Op. Dr. Çağatay Sezgin, günde 100 teli aşan bir saç kaybı varsa mutlaka değerlendirme yapılmasını gerektiğine dikkat çekerek, kişinin saç sağlığını etkileyen fiziksel faktörleri, stres, diyet, kaza, ameliyat öyküsü olarak sıraladı….

    Op. Dr. Sezgin, saçla ilgili en fazla doktora başvurmaya neden olan sorunlarının; saç dökülmeleri ya da bölgesel saç seyrelmeleri, saçlarda çabuk yağlanma, kepeklenme, kaşıntı, para şeklinde saç kayıpları (saç kıran), saçlı deride mantar hastalıkları, kalıcı saç kayıpları ile giden hastalıklar ve saçlı derinin kendisini ilgilendiren kaşıntı ve yaralar şeklinde karakterize saçlı deri egzamaları olduğuna dikkat çekti.

    DÖKÜLEN SAÇ SAYISI ÇOK ÖNEMLİ

    Normalde başımızdaki saçların belli bir döngüsü vardır ve genetik kod gereği uzama evresi, geçiş evresi ve dinlenme evresi zincirini takip eder. Başımızdaki saçların yaklaşık yüzde 80’i uzama evresindedir ve bu süre ortalama 2-6 yıl arasındadır. Bu süreyi tamamlayan saçlar kısa bir geçiş aşamasından sonra dinlenme fazına geçer ki bu oran yüzde 19 civarındadır.

    Dinlenme aşamasında saçlar, 3-4 ay kadar kalır ve ardından saç dökülmesi başlar, bir yandan da yeni saç çıkışı başlamış olur. Saçların bu düzenini etkileyen herhangi bir olay saç dökülmesi ile sonuçlanabilir. Dökülme şikayeti olan hastaya mutlaka dökülen saç sayısı sorulmalıdır. Günde 100 teli aşan bir saç kaybı varsa mutlaka değerlendirme yapılmasını gerektiriyor demektir.

    SAÇ DÖKÜLMESİ HEM ERKEKTE DE KADINDA DA GÖRÜLÜR

    Saç dökülmeleri kadınlarda ve erkeklerde hemen hemen eşit oranda görüldüğünü aktaran Sezgin, genetik faktörler, mevsim değişiklikleri, hormonlar, stres faktörleri, beslenme ve diyet, geçirilen ameliyatlar, çeşitli nedenlerle kullanılan ilaç tedavilerinin saç dökülmelerinin nedenleri arasında yer aldığını ifade etti.

    Dr. Sezgin, özellikle kadınlarda mevsim değişiklikleri, gebelik sonrası emzirme dönemi, sıkı yapılan diyetler neticesinde gelişen yoğun kalori ve protein kaybı, kansızlık (demir eksikliği), çinko eksikliği, biotin (Vitamin H) eksikliğinin sebep olarak daha çok karşılaşıldığını aktardı.

    YAŞ KAÇ OLURSA OLSUN ‘STRES’ SAÇ DÖKÜYOR

    Erkeklerde genetiğe bağlı saç dökülmeleri aslında puberte veya ergenlikle beraber başladığını vurgulayan Op. Dr. Sezgin şöyle devam etti:

    “Klinik olarak gözle görülebilir saç kaybı ancak 20’li yaşlardan itibaren farkedilebiliyor; Bu konuda kadınlar biraz daha şanslı, kadınlarda saç dökülmeleri genellikle, eğer kronik bir hastalık veya devamlı ilaç kullanımı öyküsü yok ise, gebelik sonrası emzirme dönemine kadar şikayet sebebi olmuyor. Gebelikte yükselen hormon düzeyleri saçların aktif uzama fazında takılmasına yol açıyor ve dinlenme evresine geçişini durduruyor. Doğumdan sonra tekrar hormonların eski seviyelerine gerilemeye başlamasıyla beraber, yaklaşık doğumdan 2-4 ay sonra, yoğun bir saç kaybı dönemi başlıyor ve ortalama 4 ay devam edip kendiliğinden durabiliyor. Genetik sebepli saç kayıpları bayanlarda 30’lu yaşlarla birlikte başlayıp, klinik olarak ancak 60’lı yaşlardan sonra aşikar hale geliyor. Stres faktörleri her iki cinste de, yaş kaç olursa olsun, stresli dönemin başlamasından yaklaşık 3-4 ay sonra ortaya çıkan, günde 100 teli aşan saç kaybı şeklinde kendini gösteriyor. ”

    Saç Dökülmesi Neden ve Çözümleri için tıklayın !

    SAÇLI DERİYE MEZOTERAPİ UYGULANABİLİR

    Saç dökülmelerinin tedavileri nedene yönelik olarak yapıldığını dile getiren Sezgin, ilaçlara demir, çinko, biotin eksiklikleri giderilerek saç dökülmesin durdurulabileceğine işaret etti. Hormon tetkiklerinde bir anormallik varsa endokrinolojik veya jinekolojik yönden değerlendirilmesi için ilgili hekimlere (iç hastalıkları endokrinoloji bölümü ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı) müracaat edilmesi gerektiğini belirten Sezgin, “Hormonlarla ilgili asıl tedaviye ek olarak saçlı derinin beslenmesini artıran, saçlı derinin kan dolaşımını hızlandıran harici uygulanabilen ilaçlarla desteklenebilir.

    Saç dökülme hızını kesmek, cansız görünümü engellemek ve beslenmesini arttırmak amacıyla saçlı deriye mezoterapi uygulaması yapılabilir. Günümüzde en popüler saç mezoterapi yöntemi ise PRP mezoterapi yöntemidir; bu yöntemde kişiden 8-10 cc kan alınır, bu kan örneği özel bir işlemden geçirilerek içinde bulunan büyüme faktörleri ayrıştırlır ve elde edilen bu hücreler saç dökülmesi olan bölgelere mikro enjeksiyon ile enjekte edilirler.

    Bu tedavinin süresi ve sıklığı ihtiyacınıza gore hekiminiz tarafından ayarlanacaktır. Ancak şu da unutulmamalıdır ki tamamen çıplak, hiç saç içermeyen kel bölgelerden saç ekimi haricinde hiç bir tıbbi tedavi yöntemi ile saç çıkmaz.” ifadelerini kullandı.

    CİHAN

  • Kepekten kurtulma yöntemleri

    Kepekten kurtulma yöntemleri

    Saçlarınızın temizliği kepeklenme sorunu ortadan kaldırmak için yapılacak ilk ve en etkili yöntemdir. Bu sebeple saçlarınızı düzenli olarak, saç tipinize uygun bir kepek önleyici şampuanla yıkayın.

    Gün ışığı saç derinizde dâhil olmak üzere, vücudunuzun ihtiyacı olan vitaminleri kazanması açısından son derece önemlidir. Bu sebeple her gün ışığında bir süre vakit geçirerek, saç derinizin gün ışığından faydalanması sağlayın ve böylece kepek sorununuzu yok etmek için etkin bir çözüm elde edin.

    Çoğu kadın saçlarını şekillendirmek için, jöle, saç spreyi, saç köpüğü gibi ürünler kullanır. Bunlar saçları şekillendirmenin yanı sıra kepek oluşumuna sebep olan en büyük etkenlerdir. Bu sebeple bir süre saçların kepeklenmesine sebep olan bu ürünlerden uzak durun…

    Evinizde hazırlayabileceğiniz bazı saç bakım ürünleri, kepeklenmeyi yok etmeye yarayacaktır. Örneğin bir kâsenin içine bir miktar badem yağı, bir limonun suyu, bir yumurta, 2 yemek kaşığı yoğurt koyup karıştırın ve bu karışımla saç diplerinize masaj yapın. Yarım saat bekledikten sonra iyice durulayıp, ardından kepek önleyici şampuanlarla yıkayın…

    3 su bardağı kaynamış suyun içine 5 poşet ısırgan otu çay poşetini koyun ve demleyin. Isırgan otlu su ılıdığı zaman, saçlarınızı kepek önleyici şampuanla yıkayıp, bu su ile durulayın…

    2 su bardağı suyun içine 2 yemek kaşığı elma sirkesi dökün ve karıştırıp bu karışım ile saç diplerinize masaj yapın ve havlu ile sarıp yarım saat bekleyin. Sirkeli su saçlardaki kepekleri yok etmek için oldukça faydalıdır.

    Bir kabın içine bir miktar menekşe yağı dökün ve içine bir yumurtayı kırıp iyice karıştırın. Bu saç bakım maskesini saç diplerinize, parmak uçlarınızla masaj yaparak sürün ve 15 dakika bekleyip yıkayın. Haftada 2 gün yapacağınız bu saç bakım maskesi ile bir haftada kepek sorununuzun yok olduğunu görebilirsiniz…

    Kepeğe son veren bitkisel yöntemler