Etiket: Kemoterapi

  • Hamilelikte Kan Kanseri: Uzman İpuçları ve Tedavi Stratejileri

    Hamilelikte Kan Kanseri: Uzman İpuçları ve Tedavi Stratejileri

    Hamilelikte kan kanseri tedavisi ve uzman ipuçlarıyla ilgili bilgiler. Anne ve bebek sağlığını koruma stratejileri için etkili tedavi önerileri.

    Hamilelik, bir kadının hayatında en özel ve mucizevi dönemlerden biridir. Ancak, bu süre zarfında karşılaşılan beklenmedik sağlık sorunları, annenin ve bebeğin sağlığı üzerinde endişe yaratabilir. Hamilelik sırasında kan kanseri gibi ciddi bir hastalıkla başa çıkmak, hem anne hem de bebeğin sağlığına odaklanan dikkatlice planlanmış bir tedavi stratejisi gerektirir. Artemis Hastanesi Hemato Onkoloji Birim Başkanı Dr. Gaurav Dixit ve diğer uzmanların görüşleri ışığında, hamilelikte kan kanseri tedavisi ve bu zorlu süreçte anneliği dengeleme konusunda önemli ipuçlarını keşfedin. Sağlık uzmanlarının önerileri, duygusal destek ve bilinçli kararlarla, bu hassas dengeyi sağlamak mümkündür.

    Hamilelikte Kan Kanseri: Uzman İpuçları ve Tedavi Stratejileri

    Hamilelik döneminde karşılaşılan kan kanseri gibi hastalıklar, hem anne hem de bebeğin sağlığı üzerinde önemli etkilere neden olabilir. Bu durumda, tedavi seçenekleri annenin sağlığını koruma ve aynı zamanda fetüsün güvenliğini sağlama konusunda dikkatlice değerlendirilmelidir. Artemis Hastanesi Hemato Onkoloji Birim Başkanı Dr. Gaurav Dixit, hamilelik sırasında kan kanseri tedavisine ilişkin önemli bilgileri paylaştı.

    Hamilelikte Kan Kanseri: Uzman İpuçları ve Tedavi Stratejileri
    Hamilelikte Kan Kanseri: Uzman İpuçları ve Tedavi Stratejileri

    Dr. Dixit’e göre, kan kanseri tedavisi, kanserin türü, evresi ve hamilelik yaşına bağlı olarak kişiselleştirilmelidir. Geleneksel tedaviler arasında kemoterapi, radyasyon tedavisi ve kök hücre nakli bulunsa da, bu yöntemlerin fetüs üzerinde olumsuz etkileri olabileceğinden dikkatlice değerlendirilmelidir. Özellikle hamileliğin ilk üç ayında, fetal organ gelişiminin kritik olduğu bir dönemde bazı tedavilerin ertelenebileceğini belirtiyor. Ancak bu kararın, kanserin ilerlemesi riskini gözeterek alınması gerektiğini vurguluyor.

    İkinci ve üçüncü trimesterde kemoterapi veya diğer tedavilere devam etmek genellikle mümkündür, ancak bu süreç tıbbi ekibin dikkatli gözetimi altında gerçekleşmelidir. Ayrıca, semptomları kontrol altına almak ve annenin yaşam kalitesini iyileştirmek amacıyla kan nakli ve ilaç tedavisi gibi destekleyici bakımların kullanılabileceğini ekliyor.

    Dr. Gaurav Dixit, annenin durumu ve bebeğin gelişimi için düzenli kan testleri, ultrason ve diğer değerlendirmelerin önemli olduğunu belirtiyor. Komplikasyonların artması durumunda erken doğumun gerekebileceğini ifade ediyor. Ancak bazı durumlarda, özellikle kanserin çok zararlı olduğu durumlarda, annenin sağlığına odaklanmak için hamileliğin sonlandırılması gibi zorlu seçeneklerin düşünülmesi gerekebileceğini belirtiyor. Bu tür kararların aile, arkadaşlar, tıbbi ekip ve ruh sağlığı uzmanlarının rehberliği ve desteğiyle alınması gerektiğini vurguluyor.

    Forum: Lösemi Kan Kanseri Ve Hamilelik Mümkünmüdür ?

    Dr. Gaurav Dixit, duygusal açıdan zorlayıcı olan bu süreçle başa çıkmanın önemli bir unsurunun açık iletişim ve ortak karar alma olduğunu belirtiyor. Ayrıca, destek gruplarına katılmak veya bireysel danışmanlık almak gibi yardımların, annenin stres ve kaygıyla baş etmesine yardımcı olabileceğini vurguluyor.

    Action Kanser Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Kıdemli Danışmanı ve Birim Başkanı Dr. Kumardeep Dutta Choudhary, hamilelik sırasında kan kanseriyle baş etmenin karmaşık ve duygusal bir süreç olduğunu belirtiyor. Uzman tıbbi rehberlik, duygusal destek ve bilinçli kararlar almanın, bu zorlu dönemde sağlığı yönetmek ile anneliği kucaklamak arasındaki hassas dengeyi sağlamak için önemli olduğunu vurguluyor.

    Dr. Choudhary, bu sürecin tıbbi açıdan karmaşık olduğunu ve hematologlar, doğum uzmanları ve neonatologların işbirliği yaparak kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturabileceğini belirtiyor. Tedavi seçeneklerinin zamanlamasının, kanserin ciddiyetine ve hamileliğin evresine bağlı olarak belirlenmesinin önemine değiniyor. Ayrıca, hamilelik boyunca hem annenin hem de fetüsün düzenli olarak izlenmesinin önemli olduğunu vurguluyor.

    PD Hinduja Hastanesi ve Khar’daki Tıbbi Araştırma Merkezi Tıbbi Onkoloji Danışmanı Dr. (Prof) Vijay Patil de kan kanserlerinin lösemi, lenfoma ve multipl miyelom gibi hematolojik kanserleri içerdiğini belirtiyor. Hamile bir kadına kan kanseri teşhisi konulduğunda, tedavi seçeneklerinin annenin sağlığı ile fetüsün sağlığı arasında dengeli olması gerektiğini ifade ediyor. Tanı ve evreleme, zamanlama, tedavi seçenekleri, izleme, riskler ve faydalar, destekleyici bakım, doğum zamanlaması ve yenidoğan bakımı gibi faktörlerin dikkate alınması gerektiğini ekliyor.

    Her vakanın benzersiz olduğunu ve hamilelik sırasında kan kanseri yönetiminin bireyselleştirilmiş bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulayan Dr. Patil, sağlık ekibi ile sürekli iletişim kurmanın ve bilinçli kararlar almanın önemini belirtiyor. Duygusal destek almanın da bu zorlu süreçte yardımcı olabileceğini vurguluyor.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Hamileyken kansere yakalanırsanız ne olur?

    Hamilelik sırasında kanser teşhisi konulması durumunda, tedavi planı hamileliğin evresine, kanserin tipine ve genel sağlık durumuna bağlı olarak kişiselleştirilir. Uzman bir sağlık ekibiyle işbirliği yapmak önemlidir.

    Kan kanseri hamileliği etkiler mi?

    Evet, kan kanseri hamileliği etkileyebilir. Tedavi seçenekleri annenin sağlığı ile bebeğin güvenliği arasında dikkatlice denge kurmayı gerektirir. Uzman bir onkoloji ekibiyle planlama yapılmalıdır.

    Bir kadın hamileyken kemoterapi alabilir mi?

    Hamilelik sırasında kemoterapi, özellikle ilk üç ayda fetal gelişimin kritik olduğu dönemde dikkatlice değerlendirilmelidir. Uzmanlar, riskleri ve faydaları değerlendirerek tedavi planını belirler.

    Hamileyken lenfomayı tedavi edebilir misiniz?

    Evet, hamilelik sırasında lenfoma tedavisi mümkündür. Ancak, tedavi seçenekleri, annenin sağlığı ve bebeğin güvenliği gözetilerek dikkatlice planlanmalıdır. Sağlık ekibi ile yakın iletişim önemlidir.

  • Akciğer Kanserinin İlk Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır?

    Akciğer Kanserinin İlk Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır?

    Akciğer kanserinin anlaşılması için kanser sebebiyle oluşmakta olan ilk bulgular tespit edilerek, takip altına alınmalıdır. Dünyada 1,3 milyon kişinin hayatının sonlanmasına neden olan akciğer kanseri, akciğerde oluşmaya başlayan anormal hücrelerin, kontrolsüz şekilde büyümesiyle ortaya çıkmaktadır. Akciğer kanserinin sebeplerinin başında; sigara, asbest, hava kirliliği ve genetik durumlar yer almaktadır. Erken teşhisle fark edilen akciğer kanseri belirtileri, hastalığın tedaviye olumlu cevap verme ihtimalini yükseltmektedir.

    Akciğer Kanserinin İlk Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır? | 1

    Akciğer Kanserinin İlk Belirtileri

    Akciğer kanseri bulgularının farkında olunması, hastalığın erken tanısı ve tedaviye olumlu yanıt vermesi açısından oldukça mühim sayılmaktadır. Akciğer kanserinin belirtileri ve tedavisi, hastalığın evresine göre farklılık göstermektedir. Genel manada akciğer kanserinin ilk belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

    • Nefes darlığı oluşumu
    • Balgamla beraber kan gelmesi
    • Kronik öksürük yapısında değişiklikler oluşarak, öksürüğün başka bir hal alması
    • Göğüste ağrı oluşumu
    • Aşırı zayıflama
    • Yorgunluk
    • İştah kaybı
    • Seste kısıklık oluşması
    • Parmak uçlarında çomaklaşmanın oluşumu
    • Yutmada güçlük çekilmesi

    Akciğer Kanserinin İlk Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır? | 2

    Akciğer Kanseri Teşhisi Nasıl Konulur?

    Akciğer kanserinin teşhisi için uzman doktor tarafından bazı testler yaptırılmaktadır. Yapılan test ve süreçte oluşan durumların değerlendirilmesi sonucu, akciğer kanseri teşhisi konulmaktadır. Teşhis için kullanılan aşamalar şu şekilde sıralanabilir:

    • Akciğer Filmi Çekilmesi: Bilgisayarlı tomografi, bronkoskopi ya da iğne ile biyopsi
    • Tedavi Süreci ve Sürecin Başarılı Geçip Geçmemesi: Histoloji ve evre, hastanın performans durumu
    • Tedavi Şekilleri: Cerrahi müdahale, radyoterapi ve kemoterapi

    Kadınların görmezden geldiği kanser belirtileri Tıklayın !

    Akciğer kanseri belirtileri Tıklayın !

  • Kanser Tedavisinde Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

    Kanser Tedavisinde Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

    İlk duyduğumuz an hafif irkilmemize neden olan kanser; hücrelerin kontrolsüz şekilde bölünüp çoğalmasıyla oluşan kötü huylu tümör ve urları ifade eder. Yakın bir zamana kadar hem hastayı hem de hasta yakınlarını epey zorlayan bu hastalık; her geçen gün ilerleyen tıbbi teknoloji, uygulanan farklı tedavi yöntemleri ve en önemlisi de erken teşhis sayesinde başarıyla atlatılabiliyor. Peki, bu süreçte nelere dikkat etmek gerekiyor? İşte detaylar…

    En başta moral şart!

    Kansere yakalanan kişinin, her şeyden önce bunun bir süreç olduğunu bilmesi ve bu süreci yeneceğine dair bir motivasyonunun olması çok önemlidir. Bu anlamda hastanelerin “hasta navigatörü” uygulamaları oldukça kolaylık sağlar. Hastanın hastaneye adımını attığı andan itibaren rehberlik eden bu uygulama; her türlü tetkik ve tedavinin yanı sıra süreç içerisinde hastanın ihtiyaç duyduğu her konuda köprü olarak onlara yalnız olmadıklarını hissettirir.

    iki.jpg

    Uygulanan tedavi hasta odaklı olmalıdır

    Kanser tedavisinde istenilen başarının elde edilmesinde kanser tipi ve uygulanan tedavi yöntemi oldukça önemli faktörlerdir. Fakat tüm bunlardan daha önemli bir faktör var ki, o da hastanın kendisidir. Çünkü her hasta farklıdır ve dolayısıyla uygulanacak tedavi yöntemleri de kişiye göre farklılıklar gösterebilir. Bu yüzden farklı disiplinlerden hekimlerin ortak kararıyla hasta için en uygun tedavinin seçilmesi hayati önem taşır.

    uc.jpg

    İkinci görüş, tedaviden emin olmayı sağlar

    Yurt dışındaki tıbbi yenilikler ve kanser tedavisinde uygulanan farklı yöntemler; hastanın kendisine önerilen tedavinin doğruluğunu sorgulamasına neden olabilir. Böyle bir durumda “ikinci görüş” almak, yaşanılan bu kararsızlığı sonlandırmaya yardımcı olurken hastanın tedaviye olan motivasyonunu artırabilir.

    dort.jpg

    En önemli kriter: Tam donanımlı bir hastane ve uzman hekimler…

    Doğru teşhis ve tedavi için ihtiyaç duyulan bütün uygulamaları bünyesinde barındıran bir hastane, tüm bu süreçlerin aksamadan sürmesinde son derece etkilidir. Kemoterapi ve hormonoterapi gibi kanser tedavisinde uygulanan standart uygulamaların yanı sıra kanser cerrahisi, immünoterapi, aşı tedavisi, akıllı ilaçlar ve biyolojik ajanlar gibi en gelişmiş yöntemlerin de uygulandığı bir hastane ve uzman kadro, bu anlamda büyük avantaj sağlar.

    bes.jpg

    Yaşam kalitesini yükseltecek önemler unutulmamalı!

    Kanser tedavisi denildiğinde akla sadece tıbbi tedavi gelmemelidir. Tedavi sırasında; hastanın beslenme düzeni, fiziksel ve ruhsal sağlığı da unutulmamalıdır. Bu anlamda diyet, spor, nefes farkındalığı, kemoterapi sonrası saç bakımı gibi birçok destekleyici tedavi ve uygulamalar da dikkate alınmalıdır.

    alti.jpg

     

    Houston Methodist ile birlikte daha güçlüyüz!

    Kent Onkoloji Merkezi, 100 yıllık deneyimiyle dünyanın önde gelen kanser merkezlerinden biri olan Houston Methodist Hospital işbirliği ile kansere karşı kişiye özel, güncel ve etkin tedavi yaklaşımlarını sunabilmek için hizmetinizde! Yurt dışına gitmeye gerek kalmadan tedavi süreçleri hakkında ikinci görüş almanızı ve yaşam kalitenizi yükseltmeyi amaçlıyoruz.

  • Meme Kanseri İçin Kemoterapi Görecek Kadınlara Tavsiyeler

    Meme Kanseri İçin Kemoterapi Görecek Kadınlara Tavsiyeler

    Kemoterapi meme kanseri tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Meme kanseri kemoterapisi görecek kadınlara tavsiyeler makalemizde bu tedaviye başlayacak kadınlara bazı önerilerde bulunduk. Kemoterapi ağır bir süreç olduğundan, fiziksel ve ruhsal olarak yan etkilerini de beraberinde getiriyor. Meme kanseri kemoterapisi için hazırlıklı olmak, neyle karşılaşacağınız hakkında bilginiz olduğundan stresi azaltabilir ve seansların daha rahat, kolay geçmesini sağlayabilir.

    1.Adım Kemoterapi öncesi
    1.Tedavi planınız ve kemoterapinin vücudunuza etkileri konusunda mümkün olduğunca çok şey öğrenin.Tedavinin ne kadar süreceğini ve kaç seans olacağını doktorunuza sorun.
    Kemoterapinin parçası olacak ilaçlar hakkında doktorunuzla konuşun. Araştırma yapın. Kullanacağınız ilaçlarda söz hakkınız olduğunu unutmayın.
    Endişelerinizi paylaşmak ve diğerlerinden bir şeyler öğrenmek için internetten meme kanseri olan kadınların buluştuğu forum sayfalarından bilgi alışverişinde bulunabilirsiniz.meme_kanseri_kemoterapisi_gorecek_kadinlara_tavsiyeler (1)

    2. Kemoterapi öncesi testler alın; X-ray ve kalp taraması gibi. Kemoterapinin nasıl verileceğine karar verin, Düzenli IV ya da bağlantı noktası üzerinden olabilir. Bağlantı noktası kemoterapiden önce küçük ameliyat gerektirir.

    3.Kemoterapinin yan etkilerini azaltmak için genel sağlığınıza odaklanın.
    Gece boyunca iyi uyuyun ve mümkün olduğunca gün içinde dinlenin.
    Stresli durumları en aza indirin. Yoga, meditasyon, namaz kılma gibi rahatlatma teknikleri, köpük banyosu, yeşillik alanda yürüyüşler bu konuda size yardımcı olabilir.
    Tam tahıllar, sebze ve meyveler içeren iyi bir beslenme planı uygulayın.
    Enfeksiyon kapmamak için hasta olan insanlardan uzak durun. Diş hekiminden randevu alın ve kemoterapi sırasında vücudunuzu korunmasına yardımcı olabilecek ek aşı gerekiyorsa doktorunuza danışın.meme_kanseri_kemoterapisi_gorecek_kadinlara_tavsiyeler (3)

    4.Yan etkilerle başa çıkmaya hazır olun.
    Bulantı önleyici ilaçları hazır edin. Doktorunuz kemoterapi tedavisi öncesinde birkaç gün bu ilaçlardan almanızı önerebilir.
    Kemoterapi bazen saç kaybına neden olur. Saç dökülmesine hazırlıklı olun, başınızı bandana veya eşarpla örtebilirsiniz.meme_kanseri_kemoterapisi_gorecek_kadinlara_tavsiyeler (4)

    5. Yorgun hissedebileceğiniz durumlara yönelik iş, okul ve çocuk bakımı gibi günlük sorumluluklar için yedek planlar yapın.meme_kanseri_kemoterapisi_gorecek_kadinlara_tavsiyeler (5)

    6. Bu tedavi hakkında olumlu düşünün ve tümörün yok olacağına inanın.meme_kanseri_kemoterapisi_gorecek_kadinlara_tavsiyeler (6)

    2.Adım Kemoterapi günü
    1.Kemoterapi günü neler yiyip içebileceğiniz nelerin yasak olduğunu bilin. 12 saat öncesinden aç kalmanızı doktor önerebilir.meme_kanseri_kemoterapisi_gorecek_kadinlara_tavsiyeler (7)

    2.IV kullanılması ya da port kemoterapisi için kolay ulaşılabilen bol kıyafetler giyin.meme_kanseri_kemoterapisi_gorecek_kadinlara_tavsiyeler (8)

    3.Destek için kemoterapiye bir aile üyesi ya da arkadaşınızla gidin.meme_kanseri_kemoterapisi_gorecek_kadinlara_tavsiyeler (9)

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

     

  • Her iki kadından birinin memesi…

    Her iki kadından birinin memesi…

    Birkaç yıl öncesine kadar meme kanseri ‘ölümcül bir hastalık’ olarak değerlendirilirken, günümüzde erken tanı sayesinde tedavide başarı oranı artıyor. Hastalar, uzun yıllar sağlıklı bir yaşam sürebiliyor. Üstelik her 2 kadından 1’inin memesi alınmadan tedavisi tamamlanabiliyor.

    Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hilal Ünal, hayat boyu meme kanseri olma riskinin, Batı Avrupa ülkelerinde ve ABD’de her 5-6 kadından birinde, Türkiye’de ise her 9-10 kadından birinde görüldüğünü ifade etti.

    Türkiye’de meme kanseri oranında bir artış olduğunu belirten Prof. Ünal, erken tanı, radyoterapi, kemoterapi ile hormon tedavisindeki gelişmelerin meme kanserine yakalanan kadınların uzun yıllar sağlıklı yaşamalarına imkan tanıdığını kaydetti.

    HASTAYA ÖZEL TEDAVİ
    Meme kanseri saptanan her hastaya uygulanabilen tek tedavi modeli olmadığını dile getiren Dr. Ünal, “Her hasta mamografi, meme ultrasonu ve vücuttaki hastalık yaygınlığını saptayan testlerden geçirildikten sonra değerlendiriliyor. Ardından kendisi için en uygun olan tedaviler planlanıyor.” dedi.

    “HER 2 HASTADAN 1’İNİN MEMESİ KORUNABİLİYOR”
    Uzak yayılımını yapmamış tüm meme kanserlerinde esas tedavi yöntemini cerrahi tedavinin oluşturduğuna işaret eden Ünal, şu bilgileri verdi:

    “Kemoterapi, radyoterapi ve hormonoterapi cerrahi tedaviye destek sağlayan yöntemler olarak uygulanıyor. Eskiden meme kanseri vakalarında memenin çıkarılmasından ve koltukaltı lenf bezlerinin tümüyle temizlenmesinden başka seçenek olmadığına dair bir inanış vardı.

    Ancak günümüzde meme kanserli hastaların yüzde 40’ında, bir başka deyişle hemen her 2 kadından 1’inde meme koruyucu cerrahi uygulanabiliyor. Bu yöntemden küçük meme, bunun aksine büyük tümör gibi tümör çapı ile meme büyüklüğü arasında uyumsuzluk olmayan, cilt ve meme başında tümör yayılması bulunmayan veya meme içinde tek bir tümör bulunan hastalar faydalanabiliyor.

    Meme koruyucu cerrahi; memedeki tümörün, etrafındaki bir miktar normal doku ile birlikte çıkarılması demek. Bu tedavinin birinci hedefi memede görünür tümör bırakmamak, ikincisi ise hastanın memesine kabul edilebilir bir kozmetik sonuç sağlamak oluşturuyor.”

    MEMENİN ALINMASINA NE ZAMAN GEREK DUYULUYOR?
    Dr. Ünal, memenin ne zaman alınacağına ilişkin şunları kaydetti:

    “Memede birden fazla tümör varsa, meme çok küçük buna karşılık tümör büyükse, ameliyat öncesi uygulanan kemoterapiye rağmen tümör küçülmemişse ve hasta mastektomiyi tercih ediyorsa memenin alınması gerekiyor. Tümörün meme başı ve çevresine yerleşmiş olması mastektomi için bir gerekçe değil. Bu yerleşimdeki tümörler de meme koruyucu yöntemlerle tedavi edilebiliyor.”

    BEKÇİ LENF BEZİ BİOPSİSİ İLE GEREKSİZ CERRAHİ GİRİŞİMLER ÖNLENİYOR
    Meme gibi, koltuk altı lenf bezlerinin korunmasının da son derece önemli olduğunu belirten Ünal, şöyle devam etti:

    “Bunun nedeni ise koltukaltı lenf bezleri çıkarılmış hastaların yüzde 30’unda kolda ödem oluşması. Erken tanı konulmuş hastalarda genellikle koltuk altında hastalık olmuyor. Bu nedenle meme cilt altına verilecek özel bir boya veya radyoaktif madde yardımı ile koltuk altında ‘bekçi lenf bezi’, yani tümör hücrelerinin ilk gideceği lenf bezi bulunarak mikroskopik inceleme yapılıyor.

    Kanser yoksa diğer lenf bezlerine dokunulmuyor. Böylece meme kanseri koltukaltı lenf bezlerine geçmemiş hastalarda tüm bezeler çıkarılmadığı için gereksiz bir cerrahi girişim ve ona bağlı kol ödemleri önlenmiş oluyor. Eğer metastaz, yani tümörün yayılmış olduğu saptanırsa tüm koltuk altı lenf bezleri çıkarılıyor.”

    HT