Etiket: kansızlık tedavisi

  • Kansızlığa ilaç olacak besinler

    Kansızlığa ilaç olacak besinler

    Kansızlık en başta kadınların sorunu. Demir eksikliği ile baş gösteren aneminin doğal ilaçları şunlar…

    TIP dilinde anemi denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin azalmasıdır. Kadınlarda, gebeliklerde ve çocuklarda daha sık görülür. Yeterli ve dengeli beslenememek sonucu oluşan demir eksikliği, aneminin en önemli nedenidir. Kansızlığın en iyi çaresi ise B12 vitamini, folik asit ve en önemlisi demirdir.
    Karaciğer
    Karaciğer, sığır eti, süt, yumurta, peynir ve balık B12 vitamini açısından çok zengindir. Bu besinler içinde karaciğer ise tam bir demir ve B12 deposudur. Halk tabiriyle kan yapar.
    Sebzeler
    Koyu yeşil yapraklı sebzeler, folik asit zenginidir. Ispanak, brokoli, kuşkonmaz ise bol miktarda demir de içerdiğinden kansızlığa ilaç gibi gelir.
    Keçiboynuzu
    Pekmezi kansızlığa çok iyi gelir. İyi bir demir deposudur. Gün içinde 2-3 tatlı kaşığı yenir ise erkekler için iyi bir afrodizyaktır ve cinsel gücü artırır. Kadınlarda görülen anemi için çok yararlıdır.
    Üzüm ve dut
    Her ikisi de hem B12 vitamini hem demir açısından zenginidir. Kansızlık çekenlerin bolca yemesi gerekir.
    Isırganotu
    Isırganotu, kan yaptırıcı özelliği nedeniyle, kansızlığa karşı mutlaka kullanılması gereken bir bitkidir. Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve süzülür. Bu çay günde 3-4 bardak içilir.
    Arslanpençesi
    Çok fazla bilinmeyen arslanpençesi otunun çayı kansızlığa iyi gelir. Gün boyunca 3 bardak taze demlenmiş çay içilmesi önerilir.

  • Libidonuz düşükse nedeni kansızlık olabilir!

    Libidonuz düşükse nedeni kansızlık olabilir!

    Kansızlık kadınlarda cinsel isteksizlik nedeni. Her yüz kadından 70’ı kansızlık (anemi) sorunuyla baş etmeye çalışıyor. Halsizlikten, depresyona saç dökülmesinden görme kaybına kadar ciddi sorunları da beraberinde getiren kansızlığın kadınlarda libidoyu düşürdüğünü biliyor muydunuz?

    Vücutta düşen hemoglobinin hücrelere ve beyne yeteri kadar oksijen taşıyamamasının kişide arzu ve isteklerin körelterek cinsel isteksizliğe neden olduğunu söyleyen Medical Park Göztepe hastane Kompleksi’nden Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Cafer Adıgüzel kadınların baş belası kansızlıkla ilgili merak edilenleri anlattı: oksijen kanda hemoglobin adı verilen bir proteine bağlanarak taşınır.

    Alyuvarlarda bulunan hemoglobin aynı zamanda kana kırmızı rengi veren maddedir. Hemoglobinin normalden düşük olması ise kansızlık olarak isimlendirilir. Hemoglobinin düşmesi dokulara ve beyine yeteri kadar oksijen gitmesini engeller.

    Yetersiz oksijen ise fiziksel pek çok soruna yol açacağı gibi psikolojik olarak da kişiyi etkiler. Kişi kendini bitkin, depresif hisseder, arzu ve istekleri körelir. Bu durum cinsel hayatını da olumsuz etkiler. Kadınlarda cinsel isteksizliğin nedeni kansızlık olabilir.

    İşitme ve görme kaybına neden olur. Kansızlık en sık kadınlarda görülür. Regl dönemlerinin uzaması, hemoroid, kanamalı ülser, mide ve bağırsak hastalıkları, folik asit eksikliği, demir ve b12 vitamini eksikliği kansızlığın başlıca nedenlerindendir.

    Kansızlık tedavi edilmediğinde hayat kalitesini ciddi şekilde düşürür.
    Halsizlik, yorgunluk, soluk bir cilt, asabiyet, uykusuzluk, konsantrasyon eksikliği, saç dökülmesi, tırnaklarda incelme ve kırılma görülebilir. Kansızlık ileri derecelerde elde ve ayakta karıncalanma, depresyon, çarpıntı, kulak çınlaması, görme ve işitme kaybı gibi sorunları da beraberinde getirir.

    Anne karnında bebeğin gelişimini engeller.
    Kadınlarda özellikle hamilelik döneminde en sık karşılaşılan anemi türü demir eksikliği anemisidir. Demir eksikliği anemisinin en sık karşılaşılan nedeni yetersiz demir alımıdır. Demir hayvansal gıdalarda, iyi pişmiş kuru baklagillerde, kurutulmuş meyvelerde (kayısı, üzüm v.s.), pekmezde, fındık, fıstık, tahin gibi gıdalarda, yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda bulunur. Folik asit ve b 12 vitamini eksikliği de gıdalarla ilgili olan anemiye neden olur. Basur, mide, barsak sisteminde olan kanamalar ya da benzeri patolojiler nedeni ile kronik kan kaybı gelişmekte olan bebeğin annesinin depolarını tüketmesi de diğer bir nedendir. Hamilelik döneminde kansızlık sorunu ciddiye alınmadığında ve derinleştiğinde bebeğin gelişimini engelleyebilir.

    Aneminin nedeni iyi tespit edilmeli.
    Anemi tedavisinde birinci koşul, anemiyi yapan nedenin çok net ortaya konulmasıdır. Eğer kansızlığın nedeni demir eksikliğiyse hastada demir tedavisine başlanırken diğer taraftan demir eksikliğinin nasıl ortaya çıktığının bulunması büyük önem taşıyor.

    Mide bağırsakta kayıp söz konusuysa bu durumun nereden kaynaklandığı tespit edilip ortadan kaldırılması gerekir. Jinekolojik kayıpsa, bir jinekoloji uzmanıyla birlikte problemin çözülebilir. Kansızlık bir sonuçtur. Bu sonucu oluşturan sebep mutlaka aydınlatılmalı ve tedavi edilmelidir.

    Bu besinler kan yapıyor. Demir yetersizliğine bağlı anemi tedavisinde doğru bir beslenme düzeni oluşturmak büyük önem taşıyor. İşte kansızlığa iyi gelen besinler; karaciğer, kırmızı et, tavuk ve balıketi, yumurta, üzüm ve pekmez, kuru baklagiller, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru dut gibi kuru meyveler, yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı ), fındık, fıstık ve susam demir eksikliği ileri boyutta olan kişiler; süt, yoğurt ve ayran gibi kalsiyum içeren gıdaları yemeklerin yanına değil, ara öğünlerde tüketmelidir. Çünkü kalsiyumun demirin emilimini yavaşlatma özelliği vardır.

    Yemeklerle çay ve kahve tüketilmemelidir. C vitamini demir emilimini arttırır.

  • Kan değerleriniz ve siz !

    Kan değerleriniz ve siz !

    Kansızlık sorunu yaşıyorsanız yalnız değilsiniz. Bu soruna toplumda çok sık rastlanıyor. Kansızlık kadınlarda jinekolojik, erkeklerde mide-bağırsak sistemi, çocuklarda hızlı büyüme kaynaklı olabildiği gibi bunların dışında kalan farklı nedenler de bulunuyor.

    Kansızlık tıp dilinde, ‘anemi’ olarak adlandırılıyor ve kana rengini verip kırmızı kan hücreleri olarak adlandırılan alyuvarların (eritrosit) azalması olarak tanımlanıyor. Bu sorunun bir hastalık değil, bir laboratuvar bulgusu olduğuna dikkat çeken Hematoloji ve Hücresel Tedaviler Koordinatörü Prof. Dr. İhsan Karadoğan, ” Kansızlık sorunu yaşayan bir hastada öncelikle kansızlığa neden olan hastalığın bulunması gerekir” diyor.

    Bu nedenle hastaya asıl tanının konulabilmesi için öncelikle var olan kansızlığa yol açan hastalığın araştırılması gerekiyor. Kansızlığa yol açabilen yüzlerce hastalık konusu olduğu için aynı anda olası tüm hastalıkları saptamaya yönelik testlerin yapılması hem zaman hem de ekonomik açıdan mümkün olmuyor. Bu nedenle hastanın cinsiyeti ve o sıradaki yaşında en sık görülen hastalıklar dikkate alınarak, bu hastalıkları saptamaya yönelik değerlendirmelerin adım adım yapılması büyük önem taşıyor.

    Bunun için öncelikle hastanın öyküsü ve muayenesinde saptanan anormalliklerin belirlenmesi ve ardından tanı amaçlı çeşitli laboratuvar testlerin yapılması gerekiyor. Yapılan testlerin birincil amacının hastada gerçekten bir kansızlık olup olmadığının saptanması, eğer kansızlık varsa derecesinin belirlenmesi olduğu belirtiliyor. İkinci aşamada ise kansızlığa yol açan asıl hastalığın adının konabilmesi için gereken testler yapılıyor.

    TAM KAN SAYIMI KANSIZLIĞA İLİŞKİN BİLGİ VERİYOR

    Bir hastada kansızlık olup olmadığının ortaya konulması için yapılması gereken ilk kan testi “tam kan sayımı” olarak adlandırılıyor. Tam kan sayımı günümüzde otomatik kan sayım cihazları ile yapılıyor. Bu cihazlar hızlı, ucuz ve pratik olarak hem kansızlık derecesi hem de kansızlığa yol açan hastalıklar hakkında önemli ipuçları sunuyor. Cihazdan çıkan veriler, kansızlığın derecesiyle ilgili de bilgiler veriyor.

    Buna örnek olarak, “eritrosit sayısı denilen ve 1 milimetre küpte bulunan hücre sayısı, hemoglobin düzeyi ve hematokrit oranı en sık kullanılan parametrelerdir” diyen Karadoğan, elde edilen değerlerin normalin altında olmasının bir kansızlık göstergesi olduğunu söylüyor. Bunlara bakarak kansızlığın düzeyi saptanmış oluyor. Bu ilk aşamadan sonra yapılacak diğer testler kansızlığa yol açan hastalıkların saptanması için gerçekleştiriliyor. Bu yapılırken bu soruna yol açabilecek yüzlerce çeşit hastalık olduğunun unutulmaması gerekiyor.

    BİRÇOK HASTALIĞIN KANSIZLIK YAPICI ETKİSİ VAR

    Kansızlığa yol açacak birçok hastalık bulunuyor. Kadınlarda, erkeklerde ve farklı yaş gruplarında kansızlık yapan hastalıklar birbirinden farklılıklar gösteriyor. Dr. Karadoğan demir eksikliğine bağlı kansızlığın toplumda en sık görülen kansızlık nedeni olduğunu belirtiyor.

    Demir eksikliği dışında folik asit ve B 12 vitamini eksikliği gibi vitamin eksiklikleri de en sık görülen kansızlık nedenleri arasında yer alıyor. Kansızlık birçok kronik gidişli hastalığa da eşlik edebiliyor. Romatizmal hastalıklar, otoimmün hastalıklar, kronik seyreden enfeksiyon hastalıkları, bir çok kanser türleri, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, karaciğer hastalıkları ve hipotroidi gibi bazı endokrin hastalıklar da kansızlığa yol açabiliyor.

    Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemi gibi birçok kalıtsal hastalık da özellikle çocuklarda kansızlık yapan önemli hastalıklar arasında yer alıyor. Travma veya mide-bağırsak kanaması gibi nedenlerle oluşabilen akut kanamalar da önemli bir kansızlık nedeni olabildikleri gibi şok tablosu yaratarak yaşamı tehdit edebildikleri için ayrı bir önem taşıyor. Özellikle kadınlarda en sık görülen kansızlık türü, demir eksikliği anemisinden kaynaklanıyor. Bu sorunla her üç kadından birinde karşılaşıldığı belirtiliyor.

    Prof. Dr. İhsan Karadoğan, demir eksikliği anemisinin bir tanı olmadığını söylüyor. Kansızlığın demir eksikliğinden kaynaklandığı gösterildikten sonra buna yol açan nedenin mutlaka ortaya çıkarılması gerekiyor. Doğurganlık çağındaki kadınlarda kan değeri düşüklüğünün en önemli nedeninin her ay adet kanamaları nedeniyle yaşanan kan kayıpları olduğu belirtiliyor. Gebelik sırasında annenin depolarında bulunan önemli miktarda demir bebeğe aktarıldığı için tekrarlayan doğumlar kadın için risk anlamına geliyor.

    En önemli neden kadın hastalıkları

    Kadınlardaki kansızlığın en önemli kayıp kaynağını jinekolojik nedenler oluşturuyor. İkinci sırada gelen kan kayıp nedeni ise mide bağırsak sisteminden kaynaklanan kanamalar olarak görülüyor. Midede ülser nedeniyle gizli ya da açık kanama, bağırsakta olabilecek ülser, polip, divertikül, hemoroid gibi iyi huylu hastalıkların yanında mide ve bağırsakta gelişen kanserler de vücutta kan kayıplarına neden olabiliyor. Bu nedenle demir eksikliği tanısı konulan kişide mutlaka bunun altında yatan nedenin araştırılması gerekiyor.

    Hamilelikte Kansızlık ve Demirin Önemi için tıklayın !

    Erkeklerde ilk sırada mide-bağırsak hastalıkları var

    Erkeklerde demir eksikliği kadınlara göre daha az oranda görülüyor. En önemli nedenin, mide bağırsak sisteminden kaynaklanan kanamalar olduğu belirtiliyor. Bu soruna; mide ülserleri, hemoroid, alkol ve sigara tüketimi fazla olan kişilerde gastrit nedeniyle oluşan yaralar neden oluyor. Erkeklerde demir eksikliğine bağlı kansızlık saptanması durumunda öncelikle mide ve bağırsak sisteminde görülebilecek sorunların araştırılması gerekiyor.

    Erkekler ve 40 yaş üzeri kadınlar dikkatli olmalı

    Mide ve bağırsaktan olan kanamalar hem erkek hem de kadınlarda önemli bir demir eksikliği nedeni. Ne iyi ki bu problemlerin altında hastaların çoğunda kolay tedavi edilebilen ülser, gastrit, hemoroid gibi iyi huylu hastalıklar yatıyor. Ancak erkekler ve 40 yaş üzeri kadınların yüzde 10 kadarında mide ve bağırsak sisteminden kaynaklanan kanserler kendini demir eksikliğine bağlı kansızlık şeklide gösterebiliyor. Demir eksikliğine yol açan nedenin zamanında saptanması bu tür kanserlerin erken tanınmasına yol açarak tedavi şansını yükseltiyor. Ancak tanıda geç kalınması hastanın kanser açısından tedavi şansını yitirmesine ve yaşamını yitirmesine yol açabiliyor. Prof. Dr. İhsan Karadoğan, demir eksikliği saptanan erkek ve 40 yaş üzeri kadınlarda mide-bağırsak sistemine ait bir yakınma olmasa bile bu sistemin endoskopik yöntemlerle taranmasının çok önemli olduğunu belirtiyor.

    Kanserin ilk belirtisi olabilir

    Kanamaya bağlı gelişen demir eksikliği dışında başka mekanizmalarla gelişen kansızlıklar da bazı kanserlerin ilk belirtisi olabiliyor. Örneğin başta kan kanserleri olmak üzere çeşitli kanserlerin kemik iliğini işgal etmesi kansızlık nedeni olabiliyor. Bu nedenle, sorunun ortaya çıkış nedeninin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Kansızlığın nedeninin saptanması bazen kolay olabildiği gibi bazı durumlarda tanı haftalar sonra konabiliyor.

    Çocuklarda kansızlık hızlı büyüme kaynaklı olabilir

    Vücudun demir ihtiyacı hızlı büyüme sırasında artıyor. Çocukluktan gençliğe hızlı geçiş dönemi olan ergenlikte, eğer besinlerden alınan demir yeterli olmuyorsa, yine bir kansızlık tablosu oluşabiliyor. Demir emilimini bozan nedenlerden biri olan kronik ishal ve emilim bozuklukları gibi nedenler bu tip sorunlara yol açsa da bunların nadir görüldüğü belirtiliyor. Kansızlık bazı durumlarda doğuştan kalıtsal hastalıklar nedeniyle de oluşabiliyor. Bu tip hastalıklar özellikle çocuk çağında tanınıyor. Bu nedenle hastanın kansızlığının nedeninin kalıtsal mı yoksa sonradan başka bir nedenle mi ortaya çıktığının detaylı şekilde araştırılması gerekiyor.

    Habertürk

  • Kadınlarda Kansızlık (Anemi)

    Kadınlarda Kansızlık (Anemi)

    Kansızlık, adet düzensizliğine, gebe kalmada riske, kalp damar hastalıklarında artışa, kadının yaşam süresinin kısalmasına, yorgunluk, tırnaklarda beyazlık, sağlıklı insanlarda alt göz kapağı aşağıya çekildiğindeki kırmızı görüntünün beyaza yakın olması, cilt renginin kara sarı durması, nefes almada sıkıntı çekilmesi ile belirti veriyor.

    Türkiye’de kadınların yarısından fazlası kansızlık (anemi) problemi yaşıyor. Türkiye Aile Planlaması Derneği Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, kadınların yaşamları boyunca ciddi oranlarda kan kaybettiklerini belirterek, kansızlığın, adet düzensizliğine, gebe kalmada riske, kalp damar hastalıklarında artışa, kadının yaşam süresinin kısalmasına, iş ve yaşam performansında azalmaya neden olabileceğini kaydetti. Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda çok çalıştığını ifade eden Şatıroğlu, bakanlığın, geçtiğimiz 3 yıl boyunca ücretsiz demir hapı dağıttığını söyledi.

    ERKEN YAŞLANMA RİSKİ

    Şatıroğlu, kansızlık çeken kadınların dokularının yeterince beslenemediğini ve erken yaşlanma riski taşıdıklarını ifade ederek, “Kansızlık çabuk yorgunluk, tırnaklarda beyazlık, sağlıklı insanlarda alt göz kapağı aşağıya çekildiğindeki kırmızı görüntünün beyaza yakın olması, cilt renginin kara sarı durması, nefes almada sıkıntı çekilmesi ile belirti verir” diye konuştu.

    BEBEĞİ DE ETKİLİYOR

    Prof. Dr. Şatıroğlu, kansızlık sorunu yaşayan gebelerin, bebeğiyle paylaşacak kan miktarının da az olacağını belirterek, annedeki anemi nedeniyle bebeklerde de düşük doğum ağırlıklı doğma, gelişimleriyle ilgi sıkıntı ve sakat olma ihtimali bulunduğunu söyledi. Kansızlık problemi olan kadının, gebe kalma ihtimalinin azaldığına, istediği zaman çocuk sahibi olma şansının düştüğüne işaret eden Şatıroğlu, aneminin, gebe olan kadınlarda düşük ve erken doğum ihtimalini artırdığını kaydetti.

    ISPANAĞIN SUYUNU ATMAYIN

    Doğru beslenme yöntemi ile kan yapımının artacağını belirten Şatıroğlu, önerilerde bulundu: Ispanak yemeği yapılırken acı suyu çıksın diye haşlandıktan sonra sıkılıp, suyu atılmamalı. Böyle yapıldığında sebzenin suyunda kalan tüm demir kullanılamadan atılmış oluyor. Demirden zengin makarna da az suda haşlanmalı, soğuk sudan geçirilmeden haşlandığı su ile tüketilmeli.

    BEYAZ EKMEĞE DİKKAT

    Diyet programlarındaki gibi her şey haşlama ile yenmemeli. Beyaz ekmek çok tercih edilmemeli. Bunun yerine tam tahıllı köy ekmeği ya da yufka tüketilmeli. Çay ve kahve ya yemek yedikten 1-2 saat sonra tüketilmeli ya da yemekten önce içilmeli. Konsantre meyve suları yerine taze sıkılmış meyve suları içilmeli. Yemeklerin tadına bakılmadan tuz dökülmemeli. Keçiboynuzu, üzüm ya da dut pekmezinden, sabahları bir kahve fincanı dolusu içilmeli.

    DOKTORA BAŞVURUN

    Kadınların, özellikle adet dönemlerindeki kanamalarının şiddetine ve süresine dikkat etmeleri gerektiğini belirten Şatıroğlu, adet kanamalarının çokluğunun sağlıklı olmanın göstergesi olduğu yönündeki inanışların tamamen yanlış olduğunu söyledi. Şatıroğlu, 3-4 günden fazla devam eden şiddetli adet kanaması durumunda, kadın doğum uzmanına gidilmesi gerektiğini belirterek, “Bu kadının sağlığını tehdit eden bir durum. Bu durumda kadın, yediği içtiği her şeyi gereksiz yere dışarı atıyor demektir” dedi. Şatıroğlu, kandaki hemoglobin oranının ortalama 14 olması gerektiğini, hemoglobin değerinin 6’ya düştüğü zamanlarda ayaklarda ve yüzde ödem görülebileceğini, uyku bozuklukları ve yorgunluk şikayetleri ile karşılaşılabilineceğini de sözlerine ekledi.