Etiket: ideal kilo verme

  • Akıllı Besinlerle Kalıcı Kilo Vermek

    Akıllı Besinlerle Kalıcı Kilo Vermek

    Uzmanlar, kalıcı olarak kilo vermek ve yakalanan formu korumak için diyet yapmak, dengeli ve düzenli beslenmek kadar vücutta şişmanlığa neden olabilecek gizli metabolik hastalıkların da olup olmadığının bilinmesi gerektiğini belirtiyor…

    Yanımızdaki baklava yerken kilo almıyor da biz ıspanak yerken niye kilo alıyoruz?

    Kilo problemi olan birçoğumuz, zaman zaman fazla kilolarımızdan kurtulmak için mucize formüllerin peşine düşmüşüzdür. Maydanozu, lahanayı veya çeşitli ot kombinasyonlarını kaynatarak sularını içtiğimizde, birden bütün yağlarımızın eriyeceğini düşünmüşüzdür.

    Belki de çoğu zaman, zayıf arkadaşlarımız baklava börek yerken ve hiç kilo almazken, kendimizin haşlanmış ıspanak yememize rağmen nasıl olur da bu kadar kilo sorunu yaşadığımıza bir anlam verememişizdir. Bu konuda belki de metabolizmamızın hiç çalışmadığını düşünerek kaderimize küsmüşüzdür.

    Gerçekten bu şişmanlık denilen hastalığın kalıcı bir çözümü yok mudur? Obezite ve metabolizma hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya, kalıcı kilo vermede doğru zamanda doğru yolu izlemenin önemine dikkat çekiyor.

    Dr. Ayça Kaya “Her şeyden önce vücutta şişmanlığa neden olabilecek bazı gizli metabolik hastalıkların açığa çıkarılması çok önemlidir. Böyle bir durum varsa ve tedavisiz kalırsa istediğiniz kadar az beslenin bir müddet sonra tekrar kilo alımı kaçınılmaz olur.

    Daha sonra da kalıcı kilo kaybı için hayat boyu gidecek beslenme sistemi kişiye benimsetilmelidir.” diyor. Bu beslenme sistemi içinde bazı akıllı besinleri bilerek seçmenin şişmanlık denen hastalıkla baş etmede altın standartlardan biri olduğunu vurgulayan Dr. Ayça Kaya kalıcı kilo vermede rol oynayan akıllı besinler ile ilgili bilgi veriyor.

    Şeker yükü fazla yiyeceklere dikkat!

    İnsan vücudu ana yakıt kaynağı olarak glikozu kullanır. Glikozun kaynağı ise yiyeceklerle aldığımız karbonhidratlardır. Karbonhidratları kabaca basit karbonhidratlar ve kompleks karbonhidratlar olarak ikiye ayırırız. Basit karbonhidratlar, şeker yükü fazla olan yiyeceklerdir. Kan şekerimizi hızlı yükseltir ve bizi daha çok acıktırır, daha çok yememize neden olur.

    Şeker yükü düşük yiyecekler uzun süre tok tutar…

    Kompleks karbonhidratların içindeki şeker ise kana daha yavaş geçer ve bizi daha uzun süre tok tutar. Kompleks karbonhidratlar ve düşük glisemik indeksli yiyecekler: Bu yiyecekler kalıcı kilo vermede en sık başvuracağımız akıllı besinlerdir. Elma, armut, kivi, greyfurt, kiraz, çilek, kurubaklagiller, bulgur, esmer pirinç ve kepekli makarnadır.

    Glisemik indeksi yüksek yiyecekleri tek başına tüketmeyin!

    Başlıca basit karbonhidrat ihtiva eden ve glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler: Şeker, bal, reçel, tatlılar, muz, incir, üzüm, tatlı kavun, tatlı karpuz, patates, havuç, beyaz pirinç, beyaz un ve beyaz makarnadır. Peki, bu yiyecekleri hiç tüketmeyecek miyiz? Tabii ki yiyeceğiz ama şeker oranını düşürerek yiyeceğiz yani nasıl yiyeceğimizi bileceğiz. Örneğin muzu yoğurtla, patatesi etle ve yoğurtla karıştırarak yemek vücut için biyoyararlanımı daha iyi kılar ve bizi daha geç acıktırır. Ayrıca yemeğe limon katmak da glisemik indeksi düşürür.

    Kalıcı kilo kaybında en büyük yardımcı yüksek lifli besinler.

    Yüksek lif içerikli besinleri bilmek ve bu tür besinleri öğünlerimizde sık kullanmak da kalıcı kilo kaybında en büyük yardımcımız olur. Bu yiyecekler sindirim sistemimizde daha uzun süre kalır. Çiğneme hızımız bile bu tür besinlerde daha yavaştır. Bizi daha tok tutar. Lif oranı yüksek besinlerin aynı zamanda şeker oranı da düşüktür. Örneğin kabak, lahana, brokoli, ıspanak, kurubaklagiller, kepekli unlar da çok iyi seçimlerdir. Kabızlık sorunu olanlara da birebir çok iyi çözümdür.

    Yağı azaltıp kızartmayla mayonezi hayatınızdan çıkarın

    Kalıcı kilo kontrolünde çok önemli bir diğer kavram da daha düşük yağlı yemeyi becerebilmektir. Yağlar dünyadaki en yüksek kalorili yiyeceklerdir. Yiyeceklerin üzerine yağ eklendiğinde yiyeceğin mevcut kalorisi iki-üç kat artabilir. Özellikle metropol hayatında hazır gıda tüketimi son derece yaygındır ve bu yiyeceklerin yağ oranı lezzeti artırabilmek için çok fazladır.

    O nedenle siz siz olun yiyecekleri seçerken daha az yağlı olmasına özen gösterin. Yani çıtır, kıtır, pane, kızartılmış, kremalı, mayonezli, hazır pastane ürünleri, dışarıda kıymadan yapılmış etler tüketilmezse kilo kontrolü daha kolay olur. İşe yaptığınız yemeklere koyduğunuz yağı yarı-yarıya azaltarak başlatabilirsiniz.

    Yağ oranı yüksek besinler ise kilo ile savaşta en uzak kalınması gerekli gruptur. Yağ oranı yüksek kızartmalar, milföy gibi hamurlar, baklavalar, soslar belki de uzun vadede en uzak kalınması gruptur.

  • Sofranızda Diyetin İpuçları

    Sofranızda Diyetin İpuçları | 1Yemeğinizi masada yiyin!! – Yemeğinizi yerken dikkatinizi başka yere odaklamazsanız düşündüğünüzden daha az yersiniz. Tabağınızı doldururken veya yemeğinizi çiğnerken televizyonu kapatıp, bilgisayarınızdan uzaklaşırsanız düşüncesizce davranmazsınız. Bir düşünün!! Kaç kere film izlerken korkunç büyüklükteki patlamış mısırı kasesini tek başınıza bitirdiniz?

    Tabağınızı doldurmayın!! – Sağlıklı beslenmek aynı zamanda porsiyon kontrolünde mücadele gerektirir. Özellikle de porsiyonların geçmiş yıllara göre büyüdüğünü düşünürsek.  Önce   “ tabağındaki her şeyi bitirmelisin” mantığını bir kenara bırakıyoruz. Onun yerine “yavaş yavaş ye ve doyduğun an yemeyi bırak”  sözünü ilke ediniyoruz. Eğer önce gözüm doymalı diyenlerdenseniz o zaman haydi küçük tabaklar kullanmaya!!!

    Yemekleri masadan uzak tutun!! – Gözden ırak  olan gönülden de ırak olur. Bu her zaman böyledir.. Çalışmalar göstermektedir ki, tüm yemekleri masaya koyarsanız daha fazla yersiniz. Tüm yiyecekleri masaya yerleştirmek yerine mutfakta tutun. Ha istisnalar yok mu? Taze sebzeler ve salata hariç:) Onlar her zaman gözünüzün önünde olsun..

  • KAÇ KİLO VERDİĞİNİZ DEĞİL, NE KADAR YAĞ KAYBETTİĞİNİZ ÖNEMLİ !


    TANİTA İLE VÜCUDUNUZU ANALİZ EDİN!

    Yaşasın, 1 kilo daha vermişim” diye hemen sevinmeyin. Acaba o 1 kilo ağırlığı nereden kaybettiniz? Yağdan mı, su ve kaslardan mı? Hedefi sadece ağırlık kaybetmek şeklinde belirlememek gerekir. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur. Yani şişmanlıkta ölçüt kilo değil, vücuttaki yağ – kas arasındaki uyumdur. İşte bu noktadan hareketle yola çıkarak geliştirilen BIA (Bioelectrical Impedance Analysis) tekniği ile ölçüm yapan Tanita Vücut Analizi Tartıları birçok Tıp Uzmanı ve Sağlık Kurumu tarafından tercih edilmektedir.

    Uzman Diyetisyen Turgay Köse “Çok düşük oranlarda karbonhidrat içeren diyetlerde su, açlık durumunda kas kaybı olmaktadır. Ancak düzenli egzersiz yapılması ve dengeli bir diyet uygulanması durumunda yağ kaybı sağlanabilmektedir. Peki, kaybedilen kilonun nereden gittiğini nasıl saptayabiliriz? Evlerde, eczanelerde bulunan klasik basküller sadece ağırlığını ölçebilmektedir.” diyor.

    Özellikle ağırlığın sabit kaldığı, hatta bazen kilo alındığı durumlarda vücut yağ oranındaki olumlu ve/veya olumsuz yöndeki değişim, tedavinin şeklini direkt olarak etkilediğinden üstün teknoloji ile geliştirilmiş bu cihazların ilgili uzmanlar tarafından kullanımı kaçınılmaz hale gelmiştir. Tanita Vücut Analizi Tartıları kilo verirken yağ mı yaktığınızı yoksa sıvı mı kaybettiğinizi net bir şekilde göstermektedir.

    Kilo kontrolünde metabolizmamızın nasıl çalıştığını ideal kilomuzu, kas ve yağ oranımızı, Tanita’nın gözetiminde rahatlıkla sağlayabilir, ayrıca iç organlarınızın çevresindeki yağları ölçebilirsiniz.

    Tanita’nın gözetiminde gerçekleştireceğiniz diyetler size sağlıklı yaşamın kapılarını aralayacak.  Tanita sayesinde, doktorunuzun hep yanınızda olacak.