Etiket: İdeal

  • Süper Kadın Sendromu

    Süper Kadın Sendromu

    Mükemmelin peşinde koşan pek çok anne, istediği standartları tutturamadığın da psikolojik sorunlar yaşıyor…

    Eşi, işi ve çocuğu için mükemmelin peşinde koşan pek çok anne, istediği standartları tutturamadığında psikolojik sorunlar yaşıyor. Çağımızda “süper kadın” yahut “süper anne” sendromu olarak adlandırılan bu durumun yol açacağı zararları, DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Aslı Kızıltoprak Tuna anlattı…

    İyi bir eş, anne, evlat ve iş kadını olmak… Birçok rolü aynı anda ve mükemmel yapma zorunluluğu hissetmek, günümüzde çoğu kadının yaşadığı psikolojik bir buhran. Üstüne üstlük bu buhrana içinde bulunulan şartları, hatta çoğu zaman yakınlarını da yönlendirme hissiyatı eklenince kadınların üzerindeki yük daha da artıyor. Eğer sizde kendinizin mükemmeli bulmak için çabaladığını düşünüyorsanız “süper kadın” ya da başka bir değişle “süper anne” sendromuna yakalanıyor olabilirsiniz. Peki, bu mükemmeliyetçilik duygusu nereden geliyor?

    DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Merkezi Uzman Klinik Psikolog Aslı Kızıltoprak Tuna’ya göre, süper kadın olmaya giden süreç daha küçük yaşlarda başlıyor. Türk toplumunda kız çocuklarına söz dinleyen, isteneni yapan “mükemmel kız çocuğu” rolü verildiğini, sonrasında da “Süper Kadın” rolü öğretildiğini anlatan Tuna; ” Kız çocukları iyi bir anne, iyi bir eş ve iyi bir evlat olmanın gerekliliğini başta annelerini model alarak çevrelerinden öğreniyor. Genellikle anneler “fedakar”, “başkaları için yaşayan” bir eş ve anne modeli çiziyorlar ve ister istemez çocuklarını da buna özendirmiş oluyorlar. Gelecekte, kız evladın anne-babaya daha yardımcı ve daha yakın duracağı ile ilgili yorumlar ve kıyaslamalar yapılmaya başlanıyor. Tüm bunlar, daha çok küçük yaşlardan kız çocuklarının duygu, düşünce ve davranışlarını şekillendirmeye başlıyor” diyor.

    Süper anne ve eş olmak sosyal öğreti

    Kız çocukları okul dönemi boyunca akademik başarı ve sosyal çevrede yer edinmenin yanı sıra ev içerisinde yapılması gerekenleri de annelerini gözlemleyerek öğrenmeye devam ettiklerinin altını çizen Tuna, “Özellikle son nesil annelerinin üzerinde durduğu başka önemli bir konu da “üniversite”. Bundan sonra, iş hayatındaki başarılar ve düşünüldükten sonra karar verilmiş olan evlilik geliyor” diyor.

    Günümüz kadınlarının büyük bir kısmının yaşadığı bu sendromun belirtilerinin 20′li yaşlarda kadının evlenmesi ile başladığını anlatan Tuna, “30′lu yaşlarda sendrom kişinin üzerindeki yükün artması ile daha da göze çarpar. Çevremize şöyle bir bakarsak etrafımızda aslında azımsanmayacak kadar “süper kadın” görebiliriz. Bu kadınlar sabahları erkenden kalkıp telaşla eşine ve çocuklarına kahvaltı hazırlarken bir yandan da çocuğunu okula, kendini de işe gitmek üzere hazırlar. İşteki yoğun ve tempolu koşuşturmadan sonra evine gelip evin işleri, düzeni ve yemekle de elinden geldiğince ilgilenmek ister. Bunların yanı sıra hem kendi hem de eşinin ailesine özen gösterir. Arkadaşlarına da zaman ayırmaya çalışır. Kendi kişisel bakımı ve kıyafetlerine önem verdiği gibi eşininkiler ile de ilgilenir. Onun da kusursuz olmasını ister. Başarılı bir iş kadını olarak maddi açıdan da ailesine destektir. Faturalar ve alışveriş işleri ile ilgilenir. Yatırımlar yapar. Ve tabii ki, bu süper kadının çocuğu da süper olmalıdır” diyor.

    Psikolojik sıkıntılar yaratır…

    Limitlerini bu kadar fazla zorlayan ve her şeyin dört dörtlük olması için insanüstü bir çaba sarfeden bu kadın profilinin ruhen ciddi anlamda yorulduğunu anlatan Tuna, “Tabii ki bu yoğun tempo kadını hem fiziken hem de ruhen fazlası ile yorup yıpratacaktır. Ancak başlarda kendisi de bunun farkına varmayabiliyor. Kimileri yerli yersiz agresif bir tutum sergilemeye başlayabilirler. Hırs, güç, başarı ve düzeni dengelemeye çalışırken depresyon, panik atak ve pek çok alanda gözükebilecek anksiyete (kaygı) bozuklukları da kaçınılmaz olacaktır. Süper kadınların pek çoğu kas ağrılarından, tüm vücutta hissedilen bir yorgunluk ve gerginlik halinden, kaliteli uyuyamamaktan, yorgun uyanmaktan bahsederler. Bu belirtiler için de acilen önlem alınmadığı takdirde sorunlar katlanarak büyüyecektir” dedi.

    “Süper kadın” sendromunun sadece kişinin kendine zarar vermekle kalmayıp diğer insanlarla olan iletişime de zarar verdiğinin altını çizen Tuna, “Kadın aynı zamanda eşini ve/veya çocuğunu da baskı altında tutmaya, onları da kontrol etmeye çalışır. Tüm sorumlulukları yüklenmeyi görev edinmiş olan kadın, eşi ve çocuğu için bir anlamda hayatı kolaylaştırırken onların sorumluluk almasına da engel olur. Çaba sarfedeceği, başaracağı hiçbir şey kalmayan eş de, tatmin olmadığı ve kendini önemsiz hissettiği bu yaşamdan sıkılmaya başlar. Yani, “süper kadın”, eşi çocuğu hatta çevresindeki insanlarla olan ilişkilerine zamanla zarar vermeye başlar” diyor.

    Uzman Klinik Psikolog Aslı Kızıltoprak Tuna’ya göre eğer “süper kadın sendromuna” yakalandıysanız;

    • Mükemmel, süper olmak mümkün müdür? İnsanlar doğruları ile olduğu kadar yanlışları ile de var olurlar. Kusurlara takılıp sürekli eleştirerek kendinizi ve çevrenizi yıpratmayın.

    • Başta kendiniz olmak üzere, herkesi olduğu gibi kusurları ile kabul etmeye ve bu şekilde sevmeye çalışın.

    • Kendinizden çok başkaları için yaşamaktan vazgeçin. Sadece kendinizi düşünerek, kendi mutluluğunuz için de bir şeyler yapın.

    • “Bunlara da yetişmeliyim” “Şunları da yapmalıyım” vb. cümleleri, yani “meli –malı”ları hayatınızdan çıkarın. Bu şekildeki tanımlamalar kişiyi bir takım kalıpların içine sokar. Ve tanımlara uygun davranamadığımızda suçluluk, hayal kırıklığı, yetersizlik duyguları yaşamamıza sebep olur.

    • Önemli olan, sorumlulukları ve hayatı paylaşmaktır. İhtiyacınız olduğunda yardım isteyin.

    • Hayattan beklentileriniz, öncelikleriniz tabii ki olsun. Ama sınırlarınızı bilin. Yapılacaklar listenize sürekli ulaşılması güç hedefler koymayın.

    • Başarısızlığı tatmasak başarının değerini anlayamazdık. Bunu unutmayın.

    • Kendi mutluluğunuzu, sağlığınızı ihmal etmeyin.

    • Sevdiklerinize de “Hayır” diyebilmeyi bilin. “Hayır” dediğinizde de sizi sevmekten vazgeçmeyecekler.

    • “Mükemmel olmasam da ben kendime güveniyorum, kendimi seviyorum ve değerliyim” deyin.

  • İdeal diyetin olmazsa olmazları

    İdeal diyetin olmazsa olmazları

    Diyet ve güzellik uzmanları, kilo verip forma girmenin ilk adımının tükettiğimiz içecekler yoluyla aldığımız gereksiz kalorilerden kurtulmak olduğunu belirtiyor.

    Kilo vermenin ilk adımı içtiklerinizden aldığınız gereksiz kalorilerden kurtulmaktır. Büyük boy bir latte ve 2 bardak kırmızı şarapta toplam 600 kalori bulunur. Gereksiz yere aldığınız bu kaloriler kilo vermede önünüzdeki en büyük engeldir.

    Alkolden, kremalı kahvelerden ve sıcak çikolatadan bir süre uzak durun. Bunların yerine bitki çaylarını tercih edin.

    Tost ve sandviçlerinizin üzerine tadını artırmak için tereyağı, reçel ya da margarin sürüyor olabilirsiniz. Bu konuda da oldukça haklısınız. Kesinlikle tadı normalde olduğundan çok daha güzeldir. Ancak madalyonun öbür tarafını da dikkate almakta fayda var. Şekersiz reçel, az kalorili margarin gibi diyet ürünleri tercih etmeye çalışın.

    Kahvaltısız olmaz

    Sizi saat 11’de daha acıktıracak kadar hafif bir kahvaltı yapmayın. Kahvaltıda karbonhidrat ve proteini bir arada tercih ederseniz çok daha tok hissedersiniz. Yumurta ve tost gibi ikilileri deneyin.

    Öğle yemeğinde…

    Yemeğe başlamadan önce sebze çorbası için. Bu sizi tok tutmaya yardımcı olacak. Ana yemek olarak da büyük boy bir salata, sebze yemekleri ya da ton balıklı sandviç seçebilirsiniz.

    Akşam yemeği

    Gece hazımsızlık yaratacak zor sindirilen besinler yerine lifli ve sizi rahat tutacak yemekler yiyin. Bol bol su için, akşam yemeğinden sonra biraz hareket etmeye çalışın. Hemen yatağa yatıp uyumaya çalışmayın.

    Aç kalmayın!

    Aç kalarak kilo veremezsiniz, bunu kabul edin. Kendinize eziyet çektirerek ve aç kalarak sadece psikolojinizi bozacaksınız. Çünkü sürekli yemek yediğinizi hayal ederek yaşayacak ve stresli bir ruh haline gireceksiniz. Daha az yiyin, ekstra yediğiniz yiyeceklere bir süreliğine ara verin ancak kesinlikle aç kalmayın!

  • Güzel burun nasıl olmalı?

    Güzel burun nasıl olmalı?

    Güzel burun nasıl olmalı?

    Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan, burun estetiği yaptıracaklara önerilerde bulunuyor. Dr. İlhan güzel burnun tarifini yaparak, burun estetiğinin kişiye özel yapılması gerektiğinin altını çiziyor.emre ilhan


    Burun yüzümüzün ortasında bulunan ve bize bakıldığında dikkati en çok çeken yapıdır. Bu yüzden güzel ve doğal bir burun yüz güzelliği için vazgeçilmezdir. Aynı zamanda nefes alma, koku alma, havanın nemlendirilmesi, ısıtılması ve sesimizin bize özel olmasını sağlar. Yani estetik açıdan yüzümüze çok şey katar aynı zamanda insan sağlığı açısından çok önemli görevleri vardır.

    Burundaki şekil bozuklukları yüzünüzün kendi içindeki ahengini bozarak dış görünümünüzü etkiler, burun tıkanıklığına neden olarak sağlığınızı etkiler ve tüm bunların sonucu olarak psikolojinizi, insan ilişkilerindeki özgüveninizi etkileyebilir. İşte estetik burun ameliyatları tüm bu problemleri çözmek amacıyla yapılır. Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan, burun estetiği ameliyatı hakkında bilinmeyenleri anlatıyor…

    Estetik burun ameliyatı ile neler yapabiliyorsunuz?

    Estetik burun ameliyatı ile burun kemerli ise bu kemeri alabiliyor, burun ucu düşüklüğü varsa burun ucunu kaldırabiliyor, burun ucu çok kalkıksa normal konuma getirebiliyor, burun kökü gerideyse burun kökü ile alın arasındaki bölge doldurularak normalden kısa görünen burunu uzatabiliyor ve gözlerin birbirinden ayrık görümünü düzeltebiliyoruz .Burun ile üst dudak arası mesafe uzunsa kısaltabiliyor, kısaysa uzatabiliyoruz.Eğri burunları orta hatta alabiliyoruz.Burun delikleri ve kanatlarını küçültebilyoruz. Burun ucu top gibi ve kalın görünümlüyse inceltebiliyor yada sıkılmış gibiyse genişletebilyoruz.Ameliyat öncesinde hastanın bu değişikliklerden hangisine ne kadar ihtiyaç duyduğu planlanarak ameliyata ne yapılması gerektiğini bilerek giriyoruz.

    Planlama her hastaya özeldir. Her hasta için ayrı ayrı ve üzerinde bazen saatlerce çalışmayı gerektirecek kadar önemlidir.

    Burun şeklini düzeltmenin fonksiyona pozitif etkisi olur mu?

    Yapı olarak kötü olan burunun fonksiyonları da kötüdür.Yani burnu eğik veya çarpık olan , veya yan duvarları içe çökük sıkılmış gibi olan, iç kemiğinde eğrilik olan bir hasta nefes alamaz ve burun tıkanıklığı gelişir.Bu hastalarda burnun hem içi hem dışı birarada düzeltilmediği taktirde ne fonksiyonda iyileşme olur ne de estetik görünümde.Günümüzde burnun içi ve dışını bir bütün olarak ele almaktayız. Bunun sonucu olarak nefes almayı engelleyen burun kemiği eğriliği estetik burun ameliyatından önce değerlendirilmeli ve eğrilik varlığında mutlaka aynı ameliyatta düzeltilmelidir. Bu bozukluğun giderilmesi sadece fonksiyon açısından değil estetik açıdan da çok önemlidir.

    Estetik burun ameliyatlarındaki bilimsel gelişmeler sonucunda ameliyat felsefesindeki değişiklikler nelerdir?

    Burun ameliyat teknikleri de bilimin ve tıbbın ilerlemesi ve kazanılan tecrübe sonucunda 2000 li yıllardan sonra konsept değiştirmiştir. Burun anatomisinin daha iyi anlaşılması , estetik görüşün gelişmesi ve bu iki faktörün kombine edilmesi sonucunda, cerrahi bakış açısı ve düşünce yapısı değişmiştir.Bunun sonucunda doğal ve armonik estetik sonuçlar amaçlanırken , burun fonksyonlarını korumanın önemi anlaşılmıştır.

    1960 lı yıllarda estetik görüş ve burun anatomik bilgi ve ameliyat tekniklerinin yetersiz olduğu zamanlardaki “moda” burunlar, sırtı çok oyulmuş (kayık burun) ve domuz burnu olarak tanımlanan aşırı kalkık burunlar idi.Bu burunlar doğal olmayan ve ameliyatlı görünüme sahip burunlardı.Bu burunlar genellikle aşırı kıkırdak ve kemik çıkarılmasının estetik burun ameliyatlarının normu olduğu zamanlardaki teknikle yapılmış burunlardır.Günümüzde bu tarz burunlar istenmeyen ve “aşırı ameliyat kokan” burunlar olarak nitelenmektedir.

    Bu tarz ameliyatlar sonucunda ortaya çıkan aşırı küçültülmüş , kaldırılmış ,gözlerin birbirinden ayrı ve tabiri caizse “ablak” durmasına sebep olan burunlar günümüz estetik anlayışı ile uyuşmamaktadır.

    Günümüzde başarılı bir estetik burun ameliyatı dikkati buruna değil kişinin gözlerine yönelten , ameliyat olduğu belli olmayan( doğal) ve fonksyonlarını tam olarak yapabilen , uzun yıllar boyunca yaşlanma etkilerine karşı dayanıklı (çökme , eğrilme olmayan) burun yapmayı amaçlamaktadır.Benim de dikkatimi çeken artık estetik burun ameliyatı için başvuran hastaların hemen hepsinin doğal , göze çarpmayan , dikkat çekmeyen burun istedikleridir.

    Estetik burun ameliyatlarında amaç yüzün diğer bölümleri ile uyumlu , ve nefes alma problemi olmayan bir burun yapmaktır. Burun kendi içinde de denge içinde olmalıdır. Yani burunun sırtı, ucu, yüzle birleştiği bölümleri birbiri ile uyumlu olmalıdır.

    Peki güzel burundan ne anlamalıyız?

    Bize göre güzel burun eşitir doğal burundur. Burun sırtının aşırı oyulduğu ve burun ucunun çok kaldırıldığı burunlar doğal olmakan çok uzaktır.Çevrenizde bu şekide buruna sahip “ameliyatlı” olduğu belli olan birçok hasta görebilirsiniz. Bazı kişilerin burnu ise ameliyattan sonra yandan bakıldığında güzel ancak önden bakıldığında yüz ile uyumsuz veya eğri olabilmektedir . Estetik ameliyat olmuş bir burun sadece tek bir yönden bakıldığında değil her yönden güzel ve dengeli olmalıdır. En çok önem verdiğimiz ise burnun önden güzel olmasıdır. Çünkü tüm hayatımız boyunca insanlarla olan ilişkilerimizde yüz yüze iletişim kurarız ve insanlar yüzümüzü her zaman ön cepheden hatırlarlar.

    Her hastaya standart burun ameliyatı yapılmamalı, kişiye özel planlama ve kişiye özel ,tabiri caizse “terzi işi” burun ameliyatı yapılmalıdır.

    İyi yapılmış bir burun:

    • Doğal görünmeli kendi içinde ve yüzün diğer yapıları ile uyumlu olmalı.

    • Ameliyatlı bir burun görünümü olmamalı.

    • İnsanların dikkati burnunuzdan çok gözlerinize yöneltmeli.

    • Burun tıkanıklıkları aynı ameliyatta düzeltilmeli ve ameliyat sonrası nefes alıp verme daha iyi olmalı

    İlgili konular ;
    Ortalama Burun estetiği fiyatları
    Burun estetiği ile ilgili en çok merak edilenler
    Revizyon burun estetiği ile ilgili merak edilenler
    Güzelliğin şifresi güzel burun
    Burun şekli insan psikolojisini nasıl etkiliyor?
    Burundaki Hapşırma Hissi