Etiket: Hamilelik testleri

  • Hamilelikte Hangi Muayeneler Yapılır?

    Hamilelikte Hangi Muayeneler Yapılır?

    Gebelik döneminde hem annenin hem de bebeğin sağlığını kontrol altına almak, gelişen her hangi bir olumsuzluk karşısında anne ve bebeğin hayatını tehlikeye atmadan çeşitli tedavi yöntemlerine başvurmak ve olası sorunlardan önceden haberdar olmak için her kadın hamilelik döneminde rutin kontroller yaptırmalıdır. Özellikle de ilk kez doğum yapacak olanlar, daha önceden riskli bir doğum geçirenler, genetik bir hastalığı olanlar ve doğum yapmayı etkileyen ciddi bir rahatsızlığı bulunanlar muhakkak bu tektikler de geçmeli ve sorun olup olmadığı hakkında bilgilenmelidir…

    Gebelik döneminde yapılan testler ve incelemeler hem annenin hem de bebeğin hayatını kurtarıcı nitelikte olabiliyor. Gebelik döneminde bu incelemeler ve kontrolleri göz ardı etmeyenler daha sağlıklı ve sorunsuz bir gebelik atlatma şansları yüksek oluyor. Gebelik döneminde uygulanması gereken bu kontrol ve incelemeler nelerdir diye merak ediyorsanız, işte yanıtı:

    Jinekolojik muayeneler
    Sistem muayeneleri
    Tansiyon ölçümü
    Kilo ölçümü
    Karnın büyümesinin değerlendirilmesi
    Bebeğin karın içindeki haritasının çıkarılması
    Leopold manevraları
    Gebelik testleri: kan gruplarının belirlenmesi, kan uyuşmazlığı, tam kan sayımı
    Tam idrar tahlili (TİT)
    İdrar kültürü
    Enfeksiyon tarama testleri
    Ultrason (vajinal, abdominal)
    IDC (İndirekt Coombs Testi)
    Rh uygunsuzluğu
    Üçlü test (İkinci trimester Down sendromu tarama testi)
    PPG (Postprandial Glikoz) ve OGTT (Oral Glikoz Tolerans Testi)
    Kan biyokimyası
    Anne kanında alfafetoprotein (AFP)ölçümü
    Doppler ultrasonografi
    11-14 testi (İkili test, Birinci trimester Down sendromu tarama testi)

  • Evde cinsiyet belirleme testi : OnHafta

    Evde cinsiyet belirleme testi : OnHafta

    Testi Nasıl Uygularım ?

    Testimizi yapmak son derece kolaydır. (Hamile olduğunuzdan emin olunuz.) Sadece Testimizin kutusunda gelen talimatları eksiksiz uygulamanız yeterlidir. Sabah ilk idrarınızı toplayın ve belirtilen miktarı test şişesinin içine şırınga ile yavaşça ekleyin. Şişenin ağzını kapayın ve sadece yatay dairesel hareketlerle çevirin ve düz bir yere koyun. 10 dakika sonra testinizin sonucunu göreceksiniz.  Test şişesinin içindeki sıvının rengini, şişenin üzerindeki renklerle eşleştirip bebeğinizin cinsiyetini öğreneceksiniz. Detaylı kullanım kılavuzu kutu içeriğinde TÜrkçe Ve İngilizce olarak mevcuttur. Sarı ya da Turuncu = KIZ Yeşil ya da dumanlı puslu yeşil = ERKEK,

    Daha da detaylı bilgi almak için Onhafta Intelligender

    Enerken ne zaman uygulayabilirim ?

    Hamile olduğunuzdan emin olduktan sonra, hamileliğinizin 10′cu haftasından 34′üncü haftasına kadar testimiz uygulanabilir. Sonuçları almak sadece 10 dakikanızı alacaktır. Testimiz son derece kolay, evinizin güvenli ortamında ve çabuk olduğundan sevinçli haberi sevdiklerinizle hemen paylaşabilirsiniz!

    Testin doğruluk oranı nedir ?

    Laboratuvar ortamında yapılan testlerde, IntelliGender® USA Cinsiyet belirtme Testinin 90% üzerinde doğru sonuçlar verdiği görülmüştür. IntelliGender® USA devamlı olarak bağımsız test ve araştırmalar yaptırmakta olup gerçek hayat deneyimlerini de kontrol etmektedir. Bu sonuçlar incelendiğinde kullanıcılarımızın 82% üzerinde doğru sonuç aldıkları görülmektedir. Testimiz devamlı olarak iyileştirme amaçlı takip edilmektedir.

    Sonucu neler etkiler ?

    Testimizin sonuçlarını, hamile kadının sabahki ilk idrarının kullanılması (gece çıkarılan son idrardan en az 2.5 saat geçmiş olmalıdır), test şişesine 10 dakikalık bekleme süresince hiç karışmamak doğru yönde etkilerken testten 3 saat üncesine kadar fazla miktarda sıvı içmek, test şişesini çalkalamak, testten 48 saat öncesine kadar korunmasız cinsel ilişkide bulunmak ters yönde etkileyecektir. Polikistik Over Sendromu (PCO) olan hamile kadınlarda testimizin yanlış ERKEK sonucu vermesi kuvvetle muhtemel olup bu kadınların test olmalarını tavsiye etmiyoruz. Progesteron alan hamile kadınların testimizi bu ilacı kullanmayı bıraktıktan en az 10 gün sonra almaları gereklidir.

    İkiz yada üçüz durumlarında ne oluyor ?

    Test sonuçları, Aynı Yumurta İkizleri’nde tek bebek gibi sonuç verir (ikisi de kız veya erkek). Fakat eğer farklı yumurtadan bebeklere hamile iseniz, tipik sonuç olasılıkla şöyle olacaktır; test sonucunuz kız ise muhtemelen tüm bebekler kızdır, erkek ise en az 1 tanesinin erkek olması muhtemeldir. Bazı test sonuçları göstermiştir ki, eğer test sonucunuz beş (5) dakikadan önce erkek rengine dönmüş ise tüm bebeklerin erkek olması kuvvetle muhtemeldir. UNUTMAYINIZ Kİ PİYASADAKİ HİÇBİR CİNSİYET ÖĞRENME TESTİ KESİN SONUÇ VERMEZ VE BEBEĞİNİZ (VEYA BEBEKLERİNİZ) DOĞANA KADAR %100 EMİN OLAMAZSINIZ.

    Polikistik Over Sendromu(PCOS) veya polegesteron alıyor olmak teste etki eder mi ?

    Progesteron alırken ve Progesteron tedavinizin bitmesinden en az 10 gün sonraya kadar testimizi yapmanızı tavsiye etmiyoruz.. Polikistik Over Sendromu (PCO) olan hamile kadınlarda ise testimizin yanlış ERKEK sonucu vermesi muhtemel olup yine testimizi yapmanızı yapmanızı tavsiye etmiyoruz.. Bu durumlarda testimiz doğru sonuç vermeyebileceğinden IntelliGender test sonuçlarının doğruluğunu gösteremez.

    Cinsel ilişki test sonuçlarını etkiler mi ?

    Ön veriler göstermiştir ki, yakın zamanda girilen cinsel ilişkiden dolayı testimiz yanlış ERKEK sonucu verebilmektedir. Bu sebepten dolayı eğer TESTTEN ÖNCEKİ 48 SAAT İÇİNDE CİNSEL İLİŞKİYE GİRİLMİŞSE TESTİMİZ YAPILMAMALI VE BU SÜRENİN DOLMASI BEKLENMELİDİR.

    Sabah ilk idrar ile kastedilen nedir ?

    Gece birkaç kez idrar yapmış isem ne yapmalıyım?Gece fazla miktarda sıvı içmediyseniz ve yeterli vakit geçti ise (sabah ilk idrarınızdan önce en az 150 dakika (2½ saat) idrar çıkarmamış ve sıvı içmemiş olmanız gereklidir) testimiz iyi sonuç verecektir. BU KONUYA HASSASİYET GÖSTERMENİZ GEREKLİDİR.

    Bu test ile hamile olup olmadığımı öğrenebilirmiyim ?

    KESİNLİKLE HAYIR. Testimiz, doğum öncesi Ultrasonografik Görüntüleme gününe kadar merakınızı gidermenize ve merak yerine eğlenceli günler geçirebilmenize yardımcı olşabilmek amacı ile geliştirilmiştir. IntelliGender test sonucuna göre, maddi, manevi, duygusal veya aile planlaması YAPILMAMASI GEREKTİĞİNİ TEKRAR ÖNEMLE HATIRLATIRIZ. Sözkonusu planlama çocuk odasının rengini belirlemek kadar küçük bir konu dahi olsa! Mümkün olduğu kadar erken, bir Doğum Uzmanı Doktor kontrolünde olmak Anne ve Bebeğin sağlığı için çok önem taşımaktadır. Hamille kadınlar, uzman doktorlarının tavsiyelerine göre hamileliklerini yönlendirmelidir.

    Ultrason testi yerine bu testi kullanabilir miyim ?

    KESİNLİKLE HAYIR. Testimiz, doğum öncesi Ultrasonografik Görüntüleme gününe kadar merakınızı gidermenize ve merak yerine eğlenceli günler geçirebilmenize yardımcı olşabilmek amacı ile geliştirilmiştir. IntelliGender test sonucuna göre, maddi, manevi, duygusal veya aile planlaması YAPILMAMASI GEREKTİĞİNİ TEKRAR ÖNEMLE HATIRLATIRIZ. Sözkonusu planlama çocuk odasının rengini belirlemek kadar küçük bir konu dahi olsa! Mümkün olduğu kadar erken, bir Doğum Uzmanı Doktor kontrolünde olmak Anne ve Bebeğin sağlığı için çok önem taşımaktadır. Hamille kadınlar, uzman doktorlarının tavsiyelerine göre hamileliklerini yönlendirmelidir.

    Ultrason testi bebeğin cinsiyetini en erken ne zaman tespit edebilir ?

    Hamile kadınlara, 20. haftadan sonra hamilelikleri ile ilgili belirlemeler (tarihler, tek veya çoklu hamilelik, plasenta konumu veya komplikasyonlar gibi) yapılabilmesi amacı ile Ultrasonografik Görüntüleme yapılabilir. Genellikle bu görüntülemede bebeğin cinsiyetini öğrenmek mümkün olabilir. Hamileliğin hangi safhada olduğu, görüntülemeyi yapan doktor veya teknisyenin becerisi, fetüs’ün konumu gibi çeşitli faktörler sonucu etkileyebileceğinden, %100 EMİN OLMAK İÇİN DOĞUMU BEKLEMEK GEREKLİDİR.

    Ultrason testi doğum öncesi mutlaka yapılması gereken birşey midir ?

    Genellikle Ultrason tıbbi endişe var ise mutlaka gereklidir. Ultrason, bakım sağlayıcınızın veya doktorunuzun kullandığı, bebeğinizin genel sağlık durumunu ve olası sorunları teşhis edilmesine ve değerlendirilmesine olanak tanıyan bir araçtır. Sorunsuz hamileliklerde Ultrason gerekli değildir.

    Doktorlar bu testi öneriyormu ?

    Hamileliklerde, doktorun rolü anne ve bebeğin sağlığına odaklanmaktır. Doğmamış bebeğinizin cinsiyetini öğrenmenin bilinen en kesin yöntemi Aminosentez veya Koriyonik Villus Örnekleme gibi tıbbi ve kadın vücuduna müdahele gerektirebilen testlerdir. Doktorlar genellikle bu gibi testleri sadece bebeğin cinsiyetini öğrenmek için yapmayı tercih etmezler. Ultrasonografik Görüntüleme (Ultrason) bebeğinizin cinsiyetini öğrenmek için kullanılabilir fakat bu da kesin olmayabilir. Ultrason sonuçlarını etkileyen etkenler arasında hamileliğinizin devresi, Ultrasonu yapan teknisyenin tecrübesi ve fetüs’ün anne karnındaki konumu sonuçları etkileyebilen unsurlar arasındadır. %100 emin olabilmek için doğumu beklemek gereklidir!

    Gereğinden fazla idrar koyarsam ne olur?

    Bu fazlalık eğer çok küçükse, sonucu etkilemez.

  • Gebelik (Hamilelik) Testi

    Gebelik (Hamilelik) Testi

    Kanda ve idrarda yapılan gebelik (hamilelik) testleri

    Gebelik rahim içinde (dış gebelik durumunda tüplerde ya da karın boşluğu gibi bir yerde) yerleştiği andan itibaren trofoblast hücreleri tarafından HCG (Human chorionic gonadotropin) adı verilen bir hormon salgılanmaya başlanır. Normalde kanda ve idrarda eser miktarda bulunan bu hormonun arttığının çeşitli testlerle gösterilmesi (HCG salgılayan tümörlerin olduğu çok ender durumlar hariç) vücutta bir gebelik olduğunun kesin kanıtıdır.

    Kandaki ve idrardaki HCG seviyesinin bu hormona yapısal olarak çok benzeyen luteinizan hormon (LH) adlı yumurtlamadan sorumlu hormon ile karışmasını önlemek için HCG hormonunun beta fraksiyonu yani ß-HCG ölçümü yapılır.

    İdrar testleri:

    Kanda ß-HCG belli bir eşik seviyesine ulaştığında idrara çıkmaya başlar ve gebeliğin ilerlemesiyle idrardaki seviye artar. İdrarla yapılan gebelik testlerinin esası bu ß-HCG’nin varlığının ya da yokluğunun saptanmasına dayanır. Çeşitli testlerin hassasiyeti arasındaki farklılıklar idrardaki seviyeyi tanıyıp tanıyamamalarına bağlıdır. Hassas bir test idrarda gebeliğin en erken dönemlerindeki düşük seviyedeki ß-HCG’yi tanıyabilirken, hassas olmayan testler gebelik biraz daha ilerleyip idrardaki seviye yükseldiğinde, yani daha geç bir dönemde gebeliği tanıyabilirler.İdrar testlerinde “gebelik müspet” sonucu alındığında hata oranı oldukça düşüktür. Ancak “gebelik menfi” sonucu veren testin bir süre sonra tekrarlanması uygundur.

    Eczanelerde ya da evlerde hazır test kitleri yardımıyla uygulanan idrarda gebelik testlerinin güvenilirliği üretici firma tarafından her ne kadar %99 olarak belirtilse de yapılan çalışmalar özellikle adet gecikmesinin 10 günden daha az olduğu durumlarda hata oranının %50′lerde olabileceğini göstermektedir (“Hata” genellikle testin hassasiyetinin düşük olması nedeniyle varolan bir gebeliği saptayamaması şeklinde olmaktadır. Ancak tam tersi de mümkündür).

    Laboratuvarda uygulanan idrarda gebelik testleri ise adet gecikmesinin beşinci gününden itibaren güvenilir sonuç verebilmektedir. Bu testler daha düşük hormon seviyelerini tanıyabilen ve bu yüzden de hazır test kitlerine göre daha hassas olan testlerdir.

    Kan testi (beta HCG):

    İdrar testleri ß-HCG’nin varlığını ya da yokluğunu saptayabilirken kan testleri ß-HCG’nin kandakiseviyesini saptarlar. Böylece hormon salgısının başladığı en erken dönemlerde, henüz adet gecikmesi bile olmadan kanda ß-HCG seviyesi saptanarak gebeliğin tanısı konabilir, ya da gebelik oluşmadığı yönünde kesin karar verilebilir.

    Kanda ß-HCG testi gebelik testi olarak kullanılmasının yanında dış gebelik, mol gebeliği, düşük gibi durumların tanısında da kullanılan oldukça değerli bir tanı aracıdır.

    İlgili Konular ;
    Hamilelik Belirtileri
    Üstüne görme nedir?
    Tahmini doğum tarihi – Gebelik Hesaplama
    Ovulasyon-Yumurtlama tarihi hesaplama
    Gün gün Hamilelik – Gebelik Takvimi

  • Polikistik Over Sendromu Nedir ?

    Polikistik Over Sendromu Nedir ?

    Polikistik Over Sendromu Nedir ? | 1Polikistik Over Sendromu (PCOS); merkezi sinir sistemi, hipofiz bezi, yumurtalıklar, böbreküstü bezleri ve diğer dokular arasındaki etkileşimşerin bozulmasına bağlı olarak üretkenlik döneminin herhangi bir bölümünde ortaya çıkabilen karmaşık bir hastalıktır. Hastalar genellikle adet düzensizliği(adet gecikmesi, az adet görme veya hiç adet görememe), aşırı tüylenme, sivilcelenme ve kısırlık gibi şikayetlerle doktora başvururlar. Hastalığın oluşmasında genetik faktörlerin yanında beslenme ve egzersiz gibi çevresel faktörlerin de rolü olduğu düşünülmektedir. Özetle Polikistik Over Sendromu tanısı alan kişilerde adet düzensizliği ve buna bağlı yumurtlama bozuklukları, aşırı tüylenme ve sivilcelenme gibi kozmetik sorunlar, kısırlık problemi ile artmış rahim ve meme kanseri, diyabet ve kalp- damar hastalığı riski bulunmaktadır.

    PCOS olan kadının ailesinde de aynı risklere sahip olduğu ve bazı genlerin sorumlu olduğu sanılmaktadır. Polikistik over sendromunun kadının hayatının hangi döneminde başladığı bilinmemektedir. Bazı araştırmalarda anne karnında bazı araştırmalarda ergenlik döneminde başladığı savunulmuştur.

    Normalde adet döngüsünün ilk gününden itibaren olgunlaşmaya başlayan yumurta hücresinin gelişiminin yarıda kalması, yeterli büyüklüğe erişip çatlayamayarak her defasında yumurtalıklardan birinde milimetrik boyutlarda bir kistin oluşmasıyla sonuçlanmaktadır. Yumurtanın çatlayamaması adet görmek için gerekli hormon seviyesinin tamamlanamayarak adetin gecikmesine ve bir dizi hormonal bozukluğun oluşmasına neden olmaktadır. Hastalığın belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olan esas olay kadınlarda hakim olması gereken östrojen hormonu yerine erkeklere özgü karakterlerin gelişmesini sağlayan androjen hormonunun fazla salgılanmasıdır.

    Polikistik Over Sendromu Nedir ? | 2

    Polikistik Over Sendromlu hastaların %90’ında aşırı kilo, adet düzensizliği(adet gecikmesi, az adet görme veya hiç adet görememe), aşırı tüylenme, sivilcelenme gibi problemler vardır. %10 hasta ise zayıf olup yumurtalıkarı ilaçla tedavi edildiğinde aşırı uyarılmaya bağlı ‘aşırı uyarılmış yumurtalık sendromu’, çoğul gebelik veya düşük riski ile karşılaşmaktadır.

    Polikistik Over Sendromlu hastalara yaklaşırken hastalar aşağıda belirtilen 4 gruba ayrılarak incelenirler:

    1.GRUP: Adolesan (ergenlik döneminde olan) Polikistik Over Sendromlu hastalar

    Bu gruptaki hastalar çocukluktan veya ergenlik döneminden itibaren kilo almaya başlayan, adet düzensizliği, aşırı tüylenme, sivilcelenme gibi problemleri olan hastalardır. Bu hastalar tanısı konulduktan sonra uygun bir egzersiz ve diyet programına alınır. Tüylenme, saç dökülmesi, ciltte aşırı yağlanma ve sivilcelenme gibi kozmetik problemler için gerekli tıbbı tedavinin yanında lazer gibi kozmetik yöntemler birlikte uygulanmalıdır. Ayrıca hormon bozukluğu ve adet düzensizliği varsa uygun hormon tedavileri başlanabilir.

    2.GRUP: Cinsel olgunluk döneminde olup bekar veya çocuk problemi olmayan Polikistik Over Sendromlu hastalar

    Bu hastalarda ilk önce hasta aşırı kilolu ise Beden Kitle indexi (BKİ= Kilo/(Boy²)) 25 kg/m² değerine ulaşılması hedeflenerek uygun bir egzersiz ve diyet programına alınmalıdır. Tüylenme, saç dökülmesi, ciltte aşırı yağlanma ve sivilcelenme gibi kozmetik problemler için gerekli tıbbı tedavinin yanında lazer gibi kozmetik yöntemler birlikte uygulanmalıdır.
    Bu gruptaki zayıf hastalarda ise tanı aşamasında belirtilerin karışması riski olduğu için erkeklik hormonu (androjen) salgılayan tümörler ve Cushing Sendromu ve Konjenital adrenal hiperplazi gibi hastalıklar dışlanmalıdır.

    3.GRUP: Cinsel olgunluk döneminde olup çocuk sahibi olamayan Polikistik Over Sendromlu hastalar

    Bu gruptaki hastalar hekimleri tedavi konusunda en çok zorlayan hastalardır. 1yıllık korunmasız ilişkiye rağmen gebelik elde edilemeyen hastalarda öncelikle erkek faktörü değerlendirilip gerekli tedaviler yapılır. Daha sonra tüplerin açık olup olmadığını anlamak için rahim filmi çektirilir. Soruna yönelik tedavi planlanır. Eğer çiftlerde sperm testi normal, rahim filminde de tüpler açıksa birinci basamak tedavi hastanın mevcut kilosunun en az %5’inin verdirilmesidir. Bu şekilde hastaların %30-40’ı gebe kalmaktadır.

    Bu gruptaki zayıf ya da kilo verip de gebe kalamayan aşırı kilolu hastalarda ikinci basamak tedaviye geçilerek Klomifen Sitrat ya da Aromataz İnhibitörleri denilen ilaçlarla yumurtlama tedavisi yapılır. Bu yöntemlerle hastaların %60-70’inde yumurtlama oluşurken %20-30’unda tedaviye direnç gelişmektedir.

    Yumurtlama olmuşsa %40-50 gebelik gerçekleşmektedir. İşte tedaviye dirençli bu hastalara ya iğne ile yumurtlama tedavisi yapılmakta ( çoğunlukla aşılama tedavisi ile desteklenerek) ya da laparaskopik (kapalı) yöntemle yumurtalara 4-5 adet pencere açılmasıyla yapılan Laparaskopik Ovaryan Drilling yöntemi uygulanmaktadır. Burada tedaviyi belirleyen ana noktalar hastanın kilosu, erkeklik hormon düzeyleri ve kullanılan ilacın miktarıdır.

    Günümüzde bu grup hastalarda AMH (Antimüllerian Hormon) isimli hormon tedaviyi belirlemede oldukça etkin bir rol oynamaktadır. AMH hormonu 3.8 değerinin üzerinde ise bu hastalara Laparaskopik Ovaryan Drilling operasyonu yapılmalıdır. Eğer AMH 3.8’in altında ise aşılama ve tüp bebek yöntemleri bu hastalarda daha etkili olabilir.

    Bir kez daha altını çizelim ki iğneyle yapılan tedaviler aşılama ile birleştirilmezse tedaviye yanıt azalır.

    İğne ile yapılan tedavilerde düşük, çoğul gebelik ve yumurtalıkların aşırı uyarılması beklenen riskler olup, çok deneyimli endokrin bilgi ve becerisine sahip jinekologlar tarafından yapılmalıdır.

    Ayrıca klomifen sitrat tedavisine 6 aydan uzun süre devam edilirse yumurtalık kanserine başlangıç olan gelişmelerin artacağı konusunda da kuvvetli kanıtlar bulunmaktadır.

    3 defa aşılama tedavisine yanıt vermeyen çocuksuz hastalarda bundan sonraki basamak tüp bebek tedavisi olmalıdır. Tüp bebek tedavisinde yumurtalar uyarılırken çok dikkatli bir tedavi rejimi uygulanmalı, tedavi sonucu yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromundan kaçınılmalıdır.

    Polikistik over sendromlu hastalarda tüp bebek tedavisi uygulanması gereken durumlar aşağıda sıralanmıştır:

    – Gebelik elde edilemeyen ilaç( klomifen sitrat) veya iğne(FSH) tedavileri
    – Tüplerin yapışık veya tıkalı olduğu durumlar
    – Evre 3-4 endometriozsis(Çikolata kisti)
    – Genetik tanı yapmayı gerektiren hastalık geçirme öyküsü
    – Erkek kaynaklı kısırlık
    – İleri anne yaşı

    Bu aşamada Laparaskopik Ovaryan Drilling operasyonu ve İn vitro-matürasyon (IVM) denilen ilaçsız tüp bebek tedavileri de diğer seçenekler olarak göz önünde bulundurulmalıdır. IVM, yumurta toplama işleminden sonra olgunlaşmamış yumurtaların laboratuvar ortamında olgunlaştırılarak mikroenjeksiyon uygulamasının yapılmasıdır. Olgunlaşmamış oositlerin laboratuar ortamında olgunlaştırılması işlemine in vitro matürasyon (IVM) adı verilmektedir. Bu yöntem ile hormon preparatlarının kullanımına bağlı kilo alma, karında şişlik, göğüslerde gerginlik, sinirlilik, bulantı, kusma gibi istenmeyen yan etkiler görülmemektedir. Ayrıca maliyeti çok yüksek olan hormon preparatları kullanılmadığından tedavi daha ucuza mal olmaktadır. Laparoskop ile yumurtalıklara 4-5 adet pencere açılması daha önce aşırı yumurtalık uyarılması, olgun olmayan yumurta elde edilmesi, AMH’nın 4’ün üzerinde olması durumlarında düşünülmesi gereken bir tedavi yöntemidir.

    4.GRUP: İleri yaştaki çocuk sahibi olmuş veya çocuk problemi olmayan Polikistik Over Sendromlu hastalar

    Bu gruptaki hastalarda karşılaşılan sorunlar aşağıdaki başlıklarda toplanmıştır:

    1. Şeker hastalığına yatkınlık (İnsülin direnci)

    Polikistik Over Sendromlu kadınlar şeker hastalığı(diyabet) gelişimi yönünden artmış risk altındadır. Yaş, beden kitle indeksi, artmış bel çevresi, bel/kalça oranı ve birinci dereceden yakınlarında diyabet öyküsü PCOS’ta diyabet risk faktörleri arasındadır. Polikistik over sendromunda insülin direnci temel rol oynamaktadır. İnsülin direnci yumurtlama fonksiyonunun bozulmasına neden olarak polikistik over sendromlu hastaların çocuk sahibi olmalarını zorlaştırmaktadır.

    İnsülin direncini hesaplamak için geliştirilmiş pek çok formül bulunmaktadır. En basit hesaplama yolu açlık kan şekerinin açlık insülinine bölünmesidir. Bu değer 4.5’in altında ise hastada insülin direnci mevcut demektir, derhal insülin duyarlılığını artıran metformin gibi ilaçlara başlanmalıdır.

    2.Yüksek tansiyon ve kalp krizi riski

    Polikistik over sendromlu kadınlarda görülen obezite, şeker hastalığı,yüksek tansiyon ve yüksek kan yağlarının olması kalp krizi riskini arttırmaktadır.

    Bunlar arasında obezite en önemli risk faktörlerinden biridir. Obezite, kalbin yapısında ve fonksiyonunda çeşitli değişikliklere yol açabilir. Obezite ve hipertansiyonun birlikte bulunması kalbin yapısı ve fonksiyonu üzerine olan etkinin çok daha şiddetli olmasına neden olur. Beden ağırlığı olması gerekenin %20 üzerinde olanlarda hipertansiyon sıklığı normal ağırlıktakilerin 2 katıdır. Özellikle bel/kalça oranı artmış hastalarda kan basıncı yüksekliği ile yakından ilişkilidir.

    PCOS’lu kadınlarda artmış insülin direnci kan yağlarının yükselmesine sebep olmaktadır. Kanda kötü kolesterolde(LDL) iyi kolesterole (HDL) oranla artış olması polikistik over sendromlu kadınlarda damarlarda sertleşme (ateroskleroz) riskini ortaya çıkarır. Bu durumda kadınlarda felç ve kalp krizi riski oluşmaktadır. Özellikle insülin direnci mekanizması genel olarak kanda pıhtılaşma eğilimi yaratmakta ve damar tıkanıklığı oluşma riskini artırmaktadır.

    3.Rahim kanseri riski

    Polikistik over sendromlu kadınlar rahim kanseri riski taşımaktadırlar. Endometrium (Rahim iç tabakası ) kanseri kadınlarda görülen kanserler arasında ikinci sıradadır. Obezite, düzenli olarak rahim iç tabakasının adet kanaması ile dökülememesi ve çocuk doğurmamak kanser riskini arttırmaktadır.

    PCOS’de rahim iç tabakasının yüksek östrojen düzeyine maruz kalınması ve yumurtlama olmadığı için progesteron hormonunun koruyucu etkisinin ortadan kalkması nedeni ile kanser riski artmaktadır. Polikistik over sendromu olan kadınların adet kanaması olması için ilaç kullanmaları bu riski azaltmaktadır. Hormon tedavisi almak istemeyen kadınlarda belirli aralıklarla endometrial kalınlık değerlendirmesi için ultrason yapılmalıdır. Endometrial kalınlığın adet sonrası azalmaması durumunda endometrial biyopsi (rahim iç zarından parça alınması) yapılmalıdır.

    SONUÇ:

    PCOS hastaları asla hastalıklı bir insan psikolojisine kapılarak hayatı kendilerine yaşanmaz hale getirmemelidirler. Görme sorunu olan bir insan gözlük takarak yaşama nasıl uyum sağlıyor ise PCOS hastaları da diyet ve egzersizle kilo kontrolü yaparak, zamanında doktora başvurup problemine çözüm üreterek istediği sayıda çocuk sahibi olup tamamen normal bir yaşam standardı yakalayabilirler

    Prof.Dr.Recai PABUÇCU

  • Hamilelik testi nasıl yapılır, Hamilelik testi ne zaman yapılır ?

    Hamilelik testi nasıl yapılır, Hamilelik testi ne zaman yapılır ? | 3Hamilelik testi nasıl yapılır ?

    Hamilelik Testi Kadinlar Kulubu Forumu

    Öncelikle hamilelik testi ne zaman yapılır, hamilelik testi ne zaman yapılmalı sorularını kendinize sormanız için mutlaka adet gecikmesini yaşamanız gerekmektedir. Eğer adet gecikmeniz normal olarak 3 4 gün gecikiyorsa ve yine aynı durumu yaşıyorsanız telaşlanmamalısınız fakat adet döneminizin üzerinden 1 hafta gibi bir süre geçmişse ne zaman yapılır dememeli ve bir an önce hamilelik testini yapmalısınız.

    Hamilelik testi nasıl yapılır sorusunu soran kişiler için öncelikle bir eczaneye giderek hamilelik testi almalısınız. Hamilelik testi çubuğu öncelikle vajinanın içine yerleştirilmediğini belirtmek isterim. Hamilelik testi bir kaba idrarınızı yaparak hamilelik testi çubuğunu idrarınıza batırarak bir sonuç elde edebilirsiniz.

    Hamilelik testi sonucu ne kadar sürede sonuç verir sorusunu merak edenler için bu süre 5 dakika içinde sonuçlanarak hamile olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Hamilelik testi çubuğunun üzerindeki işaretler hamilelik durumunda kalın bir çizgi olmalıdır fakat adet gecikmenizin ardından yapılan bir test ise bu çizginin ince olması da %98 oranında hamile olduğunuzun göstergesi olduğunu da unutmayınız.

    Erken hamilelik belirtileri nelerdir ?

    Henüz ilk haftadan itibaren görülen hamilelik belirtileri. Hamilelik nasıl anlaşılır? Hamilelik belirtileri nasıl başlar? Hiç test yapmadan hamile olmak anlaşılabilir mi? Hamilelik nasıl anlaşılır?

    Bir kadının gebe kalışını gösteren belirtiler 3 gruba ayrılır. Bu hamilelik belirtileri şu şekildedir:

    a) Şüpheli belirtiler,
    b) Olası Belirtiler,
    c) Kesin belirtiler,

    Bize hamilelik teşhisinde yardımcı olan bu belirtilerin bir kısmı hiçbir test uygulamaksızın kadının hissettiği belirtilerdir.
    Bir kısmı, ise testler ve doktor tarafından saptanır. Şüpheli ve olası belirtiler dediğimiz belirtiler, hekime hamilelik teşhisinde Erken hamilelik belirtileri nelerdiryardımcı olur, fakat bunlar yüzde yüz güvenilir işaretler olarak değerlendirilemezler. Çünkü hamilelik dışı bazı klinik tablolar da bu belirtilerin bir veya birkaçını verebilir. Birkaç belirtiyi bir arada görmedikçe hamilelik teşhisinde kesin konuşmamak, bir süre daha beklemek daha doğru bir davranıştır. Çünkü gerçeğe dayanmayan bir teşhis çoğu zaman kadında ruhsal gerilim ve çöküntü yaratabilir. Bu nedenle kadının, son adet kanaması tarihi dâhil, verdiği bilgiler ve Kadın Doğum Uzmanı’nın muayenesi diğer testlerle beraber değerlendirilmelidir. Erken gebeliklerin tanısı karın bölgesi fazla yağlı kimselerde ve muayenede kendini” sıkmadan rahat durmayan hastalarda oldukça güçtür.

    İlk hafta hamilelik belirtileri: Gebelik nasıl anlaşılır, gebeliğin belirtileri nelerdir ?

    Bulantı ve kusma : Hamileliğin ilk haftasından itibaren görülmeye başlayan tipik hamilelik belirtisidir. Gebelerin pek çoğu, gebelik başlangıcında ilk haftalarda sabahları bulantıdan şikayetçi olurlar. Bulantının sabah hasta uyandığında görülmesi günün ilerleyen saatleri içinde azalarak kaybolması, gebeliğin tipik erken bulgularmdandır. Bazı kadınlarda bulantı dışında kusma veya kusacakmış gibi olma yakınmaları sıktır. Kusma bulantının adet kanaması gecikmesiyle beraber görüldüğü vakalar ilk önce gebeliği düşündürür.

    Vajinal akıntı artışı – Döl yolu akıntısında artış : Vajinal akıntının artması da hamilelik belirtilerinden ilk hafta görülen işaretlerden biridir. Gebeliğin oluşmasıyla beraber hormonsal değişimlere bağlı olarak döl yolu akıntısında artış olur ve bütün gebelik süresince devam eder. Bazı gebelerde, gebeliğin son aylarında bu akıntı oldukça rahatsız verici boyutlara ulaşır. Akıntı şikâyetçi olmayan doğurgan çağdaki bir kadında adet kanaması gecikmesiyle beraber, ani bir akıntı artışı da bize gebeliği düşündürür.

    Adet kanamasının gecikmesi : Eğer adet döngüsü gebe kaldığınız ilk haftaya tekabül ettiyse, bu da ilk hafta görülen hamilelik belirtisi olacaktır. 28-30 gün gibi düzgün aralıklarla adet gören genç bir kadında adet kanamasının gelmemesi bize ilk önce gebeliği düşündürür. Ancak unutmamalı ki, bazı enfeksiyon hastalıkları, kansızlık, iklim ve çevre, hatta meslek değişiklikleri, gebelik korkusu, psişik (ruhsal) gerilim ve ruh hastalıkları da çoğu zaman adet kanamasının gecikmesine neden olabilir. Bazı kadınlarda ise “üste görme” adı verilen olaya rastlanılır. Kadın gebe olduğu halde, adetlerine uyan zaman aralıklarında, aybaşı kanamasına benzer kanamalar görülebilir.

    Diğer hamilelik belirtileri

    Memelerde dolgunluk hissi : Gebeliğin oluşmasıyla birlikte değişen hormonsal denge ile bağlantılı olarak kadında memelerde dolgunluk, hassasiyet, acı hissi oluşur. Fakat birçok kadında adet öncesi, günlerde de aynı belirtilerin daha hafif olarak görüldüğü unutulmamalıdır. Gebeliğin gelişmesiyle birlikte ikinci aydan itibaren memelerde büyüme görülmesi olağandır. Meme başını çevreleyen koyu renkli bölgenin rengi daha da koyulaşır ve çapı genişler. Hamilelik öncesi pembe renkli olan meme başı da gebeliğin ilerlemesiyle koyulaşır ve çapı genişler. Gebelik öncesi pembe renkli olan meme başının da gebeliğin ilerlemesiyle renginin koyulaştığı dikkati çeker. Ayrıca meme başı çevresinde yer alan ufak tepecikler hormonsal değişim sonucu daha belirginleşirler. Gebeliğin son üç ayında memelerin daha da büyümesi sonucu memelerin derisinin gerildiğini ve üzerinde yer yer çizgilerin meydana geldiği, yüzeysel damarların deri altında daha da belirginleştiği pek çok gebede görülebilir. Meme değişiklikleri, ilk gebelikte gebelik teşhisi için önem taşıyabilir.

    Bu içerik erken hamilelik belirtileri nelerdir, erken gebelik belirtileri, en erken hamilelik belirtileri nelerdir, en erken gebelik belirtileri, gebelikte kadında görülen ilk belirtiler, ilk belirtiler, memede dolgunluk hissi, erken gebelik nasıl anlaşılır, dogum videosu gebelik belirtileri nelerdir, gebeliğin en erken belirtileri, gebelik belirtileri şunlardır, vajinada doluluk hissi, hamilelik öncesi belirtiler nelerdir, gebelıkte memeler nasıl hisse olur, hamilelikte gögüsteki belirtiler, hamilelik başlangıcındaki belirtiler, hamilelikte aybaşı, gebelık belırtılerı en erken nasıl anlasılır, gebelikte 1 hafta gebelik belirtileri nelerdir konularını barındırır.

    Hamilelik Belirtileri Gebelik Testi

    Onun bir parçanız olduğunuzu hissettiğiniz ilk an. Peki tam olarak hamileliğinizin başlangıç zamanı nedir ? Testler nelerdir ? Ayrıntılı olarak inceleyelim…

    Hamilelik mucizevi bir şey. İçinizde başka bir canlı var. “Bir ben var bende benden içeri” gibi… Sizin parçanız, canınız. Bu müjdeli haberi eşinize sevdiklerinize verirken herkes bu muhteşem yenilikten mutluluk duyar. Peki, siz hamile olduğunuzu nasıl anlayacaksınız? Tam olarak hamileliğiniz ne zaman başlar? Ya da bu mucizenin fizyolojik oluşumu nasıl? Hepsini inceleyelim ve bu mutluluğa hep birlikte tanık olalım. Hem de bir uzmanın ışığında…

    Amerikan Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, bizlere hamileliğin belirtileri ve gelişim sürecinden söz etti.

    Hamilelik ne zaman başlar ?
    Hamilelik, erkekten gelen spermin, kadının yumurtalıklarından atılan yumurta hücresiyle birleştiği anda başlar. Bu andan 8. haftanın sonuna kadar olan dönem embriyonik dönem olarak adlandırılır. 8. haftadan doğuma kadar olan süreye de fetal dönem denir.

    Hamilelik yaşı hesaplanırken, hamile kaldığınızı düşündüğünüz ilişkinin gerçekleştiği gün kriter olarak alınmaz! Son adet kanamasının ilk günü, hamileliğin başlangıcı olarak alınır. Hamilelik yaşı hesaplanırken ay hesabı yapılmaz. Hamilelik 280 gün sürer. Bu 40 haftaya denk gelir. Sonuç olarak, hamilelik hafta olarak tanımlanır ve başlangıcı olarak da son adet kanamasının ilk günü esas alınır.

    Bebeğinizin doğum tarihini nasıl hesaplarsınız ?

    İşte geldik en heyecanlı ana! Bebeğin beklenen doğum tarihini hesaplamanın çok basit bir yöntemi var. 7 gün ekle 3 ay çıkart! Negele yöntemi adı verilen bu sistemde son adet kanamasının ilk gününe 7 gün eklenir ve 3 ay geriye gidilir. Bir örnekle açıklayacak olursak, son adet kanamasının ilk günü 7 Temmuz olan bir anne adayını ele alalım.

    Negele yöntemine bir örnek
    ♦ Son Adet Tarihi: 7 Temmuz
    ♦ 7 gün ekle: 14 Temmuz
    ♦ 3 ay çıkart: 14 Nisan
    ♦ Beklenen Doğum Tarihi: 14 Nisan

    Bu hamile için beklenen doğum tarihi 14 Nisan. Ama tabii, bebeklerin sadece yüzde 5′i bu tarihte doğar. 38. hafta ile 42. hafta arası doğan bebekler normal kabul edilirken, 38 haftadan önce doğanlar preterm, 42 haftadan sonra doğanlar postterm olarak adlandırılır. Prematürite ise bebeğin aslında yaşını değil, gelişimini anlatan bir ifade. Örneğin 36 haftalık doğan bir bebek, preterm olmasına yani erken doğmasına rağmen, eğer akciğer gelişimini tamamlamış ise prematür değildir.

    Hamilelik testleri

    Hamile olduğunuzu ne kadar erken öğrenirseniz, sizin için o kadar iyi. Bu nedenle adetiniz geciktiyse, vakit kaybetmeden hamilelik testi yaptırın. Hamileliğin oluşması ile birlikte bazı hormonlar salgılanmaya başlar. Bu hamileliğe özgü hormonlar biliyorsunuz ki, hamilelik süresince adet görmeyi engeller. Kanda ve idrarda bu hormonların tayini ile hamilelik teşhisi konabilir. Kanda bakılan hormon, henüz ortada bir adet gecikmesi olmasa bile hamileliği gösterebilir. İdrarda ise sıklıkla 7-10 günlük bir gecikmeden sonra hamilelik saptanabilir.

    Piyasada satılan ve kendi kendinize uygulayabildiğiniz testlerin güvenilirliği laboratuardakilere oranla biraz daha düşük. Kendi kendinize yaptığınız test, negatif çıkarsa, doktoru bilgilendirin ve onun tavsiyelerine uyun.

    Duygusal değişiklikleriniz

    Hamileliğin ilk üç ayında anne adayında bazı psikolojik değişiklikler meydana gelebilir. Çok neşeliyken bir anda ağlama krizlerine tutulabilir; bazı günler çok sinirliyken bazı günler sakin olabilirsiniz. Hamileliğe uyum sağladıkça, bu sorunlar da yavaş yavaş ortadan kalkar. Ancak son haftalarında tekrar bir huzursuzluk ortaya çıkabilir. Sinirli, heyecanlı olabilirsiniz. Uyku problemleri yaşayabilirsiniz. Bu tip durumlarda endişelenmeyin. Hemen hemen her hamile bu duyguları yaşıyor.

    Aynı şekilde eşinizde bazı değişiklikler yaşayabilir. Sizin durumunuz hakkında endişeler taşıyabilir ve konu hakkında bilgisi yoksa size yardım edememenin sıkıntısını yaşar. Bu nedenle, böyle bir deneyim yaşayan arkadaşlarınızla konuşarak onların tecrübelerinden yararlanabilirsiniz. Ancak unutmayın, en profesyonel yardım, konunun uzmanı olan bir doktordan alınabilir.

    Ne sıklıkta kontrol olmalısınız?

    32. haftaya kadar ayda bir kez, 32-36 haftalar arası 15 günde bir, bu tarihten doğuma kadar da doktorunuzun uygun göreceği sıklıklarda kontrol gerekli. Bu kontrollerde, bazı temel tetkikler yapılır, bebeğin ve hamilenin gelişimi kontrol edilir ve standartlara uygun olup olmadığı saptanır. Bebekte ya da hamilede bir anomali saptanırsa, buna yönelik tedaviler yapılır, bazı özel hamilelerde gereken özel tetkikler ve araştırmalar gerçekleştirilir. Bebeğinizin ve sizin sağlığınız için hamilelikte hekiminizi düzenli olarak ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

    Bebeğiniz kız mı olacak; erkek mi?
    Aslında bebeğin cinsiyeti, döllenme meydana geldiği anda bellidir. Burada tek belirleyici, babadan gelen spermin cinsi. Eğer bu sperm Y kromozomu taşıyorsa bebek erkek, X kromozomu taşıyor ise kız olacaktır. Ancak cinsiyetin tespiti, ancak dış cinsel organlar ultrason ile görülebilecek büyüklüğe ulaştığında mümkün olur. Tecrübeli gözler, genellikle 14-16. haftalardan itibaren bebeğin cinsiyetini saptayabilir.

    Tanı amaçlı yapılan ve bebekten doku alınarak gerçekleştirilen biyopsi sonucu, bebeğin cinsiyeti yüzde 100 doğrulukla saptanır; ancak bu işlemler sadece tıbbi bir gereklilik varsa yapılır. Sadece cinsiyet tayini için yapılmaz.

    Hareket ediyor!
    Daha önce hamilelik yaşayanlar, genelde 16. haftada bebeğin oynadığını hissederken, ilk hamileliğini yaşayanlar 19-20. haftalarda bu hisle tanışırlar. Bu duygu yaşamınız boyunca tadacağınız en özel duygu olmalı!

    Konular hakkinda detayli bilgiye kadinlar kulubu hamilelik testi nasil yapilir konusundan yorumlariniz ile katilabilirsiniz.