Etiket: hamilelik kilosu

  • Hamilelikte aldığınız kiloları emzirerek verin

    Hamilelikte aldığınız kiloları emzirerek verin

    Bebeklerin sağlığı için hiç bir besin anne sütünün yerini tutamıyor. Dolayısıyla anneler bebeklerini sağlıkla büyütebilecek süte sahip olabilmek için gebelikte; “Sen iki canlısın, iki kişilik ye”, emzirme döneminde ise; “ Tatlı ye ki sütün bol olsun” öğütlerine sıkça maruz kalıyor.

    Bebeğine yeterli besini sağlamak adına her yolu deneyen anneler de bu dönemlerde fazla kilolarla baş başa kalıyor. Yeni annelerin hem sağlıklı süte sahip olmaları hem de vakit kaybetmeden eski formlarına kavuşmaları ise aslında hayal değil. Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar, yeterli ve her açıdan dengeli beslenildiğinde hem annenin sağlığı ve kilo durumunun hem de bebeğin sağlığı ve anne sütü devamlılığının korunacağını söylüyor.

    İşte Elvan Odabaşı Kanar’ın emziklilik dönemindeki annelere önerileri…

    Düşük kalorili diyetlerden uzak durun
    Anne sütünün salgılanması için vücudun enerji harcaması gerekiyor. Bu enerji ortalama olarak her 100 ml süt salınımı için 100 kcal civarında. Bebeğin doğumundan sonraki ilk bir haftada anneden salgılanan süt miktarında yavaş yavaş artış görülüyor. Bebek normal emmeye başladıktan sonra ise annenin salgıladığı süt, ortalama olarak günlük 700- 800 ml civarında gerçekleşiyor. Bu da anne için günlük 750 kcal gibi fazladan bir enerji harcaması demek oluyor. Bu nedenle emziren anneler bu dönemde düşük kalorili beslenme programlarına maruz kalmadan kolaylıkla formlarına kavuşabilirler.

    Doğal besinleri tüketin
    Karın bölgesinde görülen yağlar normal koşullarda zor yakılırken, bu yağların süt salgılamak için kullanılması emziklilik dönemine ait bir özellik ve bu dönemdeki kilo yönetiminde oldukça önemli. Emziklilik döneminde annelerin kilo kayıplarının yavaş olması hatta olmaması, yapılan diyetsel hatalardan kaynaklanıyor. Bu dönemde annelerin çoğunlukla yaşadıkları sıkıntılardan bir tanesi olan sütlerinin azalma korkusu bazen kilo kayıplarını zorlaştırıyor. Anne sütünün verimini artırabilmesi için şeker içeriği çok olan besinleri değil, doğal besinleri kullanmak gerekiyor. Su, maden suyu, meyve, sebze, süt, yoğurt, ayran, şekersiz kompostolar, az yağlı çorbalar, tam buğday ekmeği, kuru baklagiller, bulgur ve yulaf anne sütünün verimini artırmaya yardımcı besinler arasında yer alıyor.

    Günde 2,5-3 litre su tüketin
    Annelerin emziklilik döneminde gebelik öncesi döneme göre daha fazla sıvı alması gerekiyor. Bu dönem için 2,5-3 litre su tüketimi ideal bir ölçü. İş yerinde su tüketmeyi unutmamak için çalışma masasının üzerinde bir adet su ile dolu sürahi ve bir adet bardak bulundurmakta fayda var. Bardak dolu oldukça içme eğiliminin daha da artacağını unutmamak gerekiyor.

    Kahvaltı yapmadan güne başlamayın
    Vücudumuza güne başlamak için gerekli enerjiyi sağlayan kahvaltı süt salınımını artırarak kilo verilmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle kahvaltıyı zamanında yapmak, sabahları işe giderken kahvaltıyı atlamamak gerekiyor.

    Sebze ve kuru baklagil içeren çorbalar için
    Öğlen ve akşam yemeklerine 1 kase çorba ile başlangıç yapıp çorba tüketiminde de sebze ve kuru baklagil içeren çorbalara ağırlık verildiğinde hem sağlıklı hem de doygunluğu bol bir öğün geçirilir.

    Yumurta tüketmeden güne başlamayın
    Mucizevi ve doğal bir hayvansal protein kaynağı olan yumurta iştah kontrolünü sağlıyor. Her gün kahvaltıda bir adet yumurta tüketerek daha uzun süre tok kalmak mümkün.

    Emziren anneler için sebze ve meyve tüketimi de çok önemli. Hayatın her döneminde olduğu gibi bu döneminde de işlenmiş şarküteri gıdalarından uzak durmak gerekiyor.

    Diyet tatlılarınızı kendiniz yapın
    Basit şeker içerikli tatlılar, sütü değil kiloyu artırıyor. Bu şekilde beslenmeyle bilinçsizce alınan gereksiz kaloriler, sütün aksine kilo artışına neden oluyor. Çözüm ise kendi diyet tatlını yapmak. Diyet yoğurdu tatlandırıcı ile çırparak biraz yulaf ve light böğürtlen reçeli kullanarak harikalar yaratmak mümkün. Üstelik bu sayede anne sütünün de kalitesi artıyor.

    Kahveye dikkat edin
    Emziklilik döneminde günde en fazla 1 ya da 2 fincan kahve içmek mümkün. Daha fazlası bebeğinizin huysuz olmasına ve uyku güçlüğü çekmesine neden olabilir. Bu nedenle fazla kahveden kaçınmak gerekiyor.

    Mineral bakımından zengin ürünleri tüketin
    Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peyniri yağsız olarak günde en az 5 porsiyon tüketmek mümkün. Magnezyum ve çinko her kadın için yaşamın her döneminde önemli. Bu nedenle her gün 10 adet badem ya da 4 tüm ceviz tüketmeyi alışkanlık haline getirmekte fayda var. Anne sütü alan bebeklerde gaz ve şişkinliğe neden olan baharatlı gıdaları ise tercih etmemek gerekiyor.

    Ara öğünler yiyin
    Emziklilik döneminde hem sütün kalitesini arttırmak ve tok kalmak hem de fazla yağlardan kolayca kurtulmak için ara öğün şart. 40 gram haşlanmış ve fırınlanmış nohut ve 125 gram light yoğurdu karıştırıp lezzetli bir ara öğün hazırlayabilirsiniz.

    Her gün 10-12 dakika güneşe çıkın
    Anne sütü içerisinde bulunan D vitamini, annenin D vitamini seviyesine bağlı. Bu nedenle güneşin D vitamini açısından zengin olduğu 11.00-14.00 saat aralığında, 10-12 dakika güneşlenmeyi ihmal etmeyin.

    Çalışıyorsanız sütünüzü sağmayı unutmayın
    Süt verimini sağlayabilmek için sanki bebeğiniz emiyormuş gibi düzenli olarak 3-4 saatte bir meme ucuna uyarı vermeniz gerekiyor. Çalışan anneler 3-4 saatte bir 10 dakikalık molalar vererek süt veriminin düşmesini önleyebilir.

    Bebeğinizi sadece anne sütü ile besleyin
    Çalışan anneler eve döndüğünüzde, bütün akşam ve gece boyunca bebeğiniz acıktığında onu sadece anne sütü ile besleyin. Eğer göğsünüzden çok az süt geliyorsa bebeğinizi göğsünüzde daha uzun süre tutmaya özen gösterin.

    Vücudunuzu dinlendirin
    Yeni anneler sabah erken kalkıp bütün gün işte oldukları ve akşamları da bebek ile vakit geçirmek istedikleri için uykusuz kalıp fazla yorulabiliyorlar. Bunun için her fırsat bulunduğunda kısa aralıklarla uzanarak kestirmekte fayda var. Bu küçük 15’er dakikalık uykulardan oluşan kestirmelerle vücudunuzu dinlendirin ve süt salınımınızı artırın.

    Doktor kontrolünden geçmeyi unutmayın
    Doğum sonunda annelerin bebekleri ile beraber doktor kontrolünden geçmeleri önemli. Diş ve kemik kayıpları, saç ve kirpik dökülmeleri, cilt kalitesindeki bozukluklar, duygusal durumun olumsuz etkilenmesi, tiroid problemleri gibi sıkıntılar emziklilik döneminde annelerde sıklıkla karşılaşılan problemler. Dolayısıyla emzikli anneler diyet programlarına başlamadan önce tam bir kontrolden geçmeli, vücutlarının sağlık durumu doktor tarafından değerlendirilmeli. Bu kontroller diyetisyenler açısından da son derece önemli. Eksikliği yaşanan vitamin ve mineraller anne sütünün kalitesini de etkiliyor.

    Yeterli ve dengeli beslenin
    Süt verimini artırmak için yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmek gerekiyor. Bütün bunların uygun bir şekilde yapılmasının ardından bebeğiniz büyürken, siz de gebelik öncesi kilonuza fazladan enerji sarf etmeden kolaylıkla kavuşabilirsiniz.

  • İdeal kilo ile hamile kalın

    İdeal kilo ile hamile kalın

    Hamile kalmaya karar vermeden önce, anne adaylarının ideal kilolarına ulaşmaları çok önemli…

    Her kadın “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” sorusuna odaklanır. Ancak hamile kaldıklarında ideal kilolarında olup olmadıklarını pek önemsemezler. Aslında anne adayının da doğacak bebeğin de sağlığı açısından önemli unsurlardan biridir, anne adayının ideal kilosunda olmasıdır.

    Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar hamileliğe kilolu ya da normal kilosunun altında başlayan anne adayları ve hamilelik döneminde normalin üzerinde kilo alan annelere bazı önerilerde bulunuyor.

    Fazla Kilo, Çocuk Sahibi Olmayı Olumsuz Etkiliyor
    Fazla kilo ile yumurtlama problemleri, kıllanma ve insülin resistansı arasında yakın bir ilişki olduğu ve bunların çocuk sahibi olmayı olumsuz etkilediği ispatlanmıştır. Öyle ki, kadında adet düzensizliği ya da yumurtlama problemleri var ise, sadece kilo vererek ve egzersiz yaparak, adetler düzenlenebilir, kiloya bağlı kan metabolizması değişiklikleri geriye döndürülebilir.

    Hamilelik Öncesi Fazla Kilolarınızdan Kurtulun 
    Fazla kilolu olarak hamile kalırsanız;
    – Hamileliğiniz sırasında kronik hipertansiyona yakalanma oranınız yükselir.
    – Preeklampsiye (hamilelik zehirlenmesi) yakalanabilirsiniz.
    – Hamilelik şekeri riskiniz artabilir.
    – Kilolu bebek doğurabilirsiniz.
    – Ölü doğum gerçekleştirebilirsiniz.
    – Yüksek olasılıkla sezaryenle doğum yapmanız gerekir.
    – Doğum sonrası kanamalarınız, alt karın, idrar yolu, yara yeri enfeksiyonlarınızın olma olasılığı fazladır.
    – Bebeğinizde beyin-omur-omurilik bozuklukları, karın duvarı, kalp anormallikleri ve birçok başka anormalliklerin görülme olasılıkları artabilir.

    Bu sebeple fazla kilolu anne adaylarına, hamilelik öncesinde anne adaylarının yağdan fakir, liftten zengin diyet uygulayarak ve egzersiz yaparak kilo vermesi önerilir. Bu diyeti yaparken anne adayının doktorundan ya da bir beslenme-diyet uzmanından bilgi alması çok önemlidir. Çünkü bilinçsizce yapılan diyetler gebe kalma şansınızı azaltabilir.

    Çok Zayıf Anne Adayları da Dikkatli Olmalı
    Hamilelik döneminde kilo artışına dikkat edilmesi gerektiği gibi, hamilelikten önce de anne adayının ideal kilosunda olması oldukça önemli. Ancak sadece fazla kilolu anne adayları değil, normalin altında kiloda olan anne adayları da dikkatli olmalı. “Aşırı zayıflık da hamilelik şansını tehlikeye atıyor” bunu unutmayın! Ayrıca zayıf kadınlarda, yetersiz beslenmeye bağlı olarak vitamin ve mineral eksiklikleri sıklıkla görülür. Bu sebeple, hamile kalmaya karar vermeden 3 ay ile 1 yıl önce uygun bir beslenme programı ile ideal kilonuza ulaşın. Anne adaylarına önerimiz vücut kitle indeksleri 18,5-24,9 kg/m2 arası, yani normal kilolu olarak hamileliğe başlamalarıdır.

    Hamilelik Döneminde İki Kişilik Yemek YEME!
    Hamilelik öncesinde anne adayının ideal kilosunda olması kadar hamilelik sırasında da kontrollü yemek yemesi ve beslenmesine dikkat etmesi de çok önemlidir. Hamilelik sırasında çok ve tek taraflı beslenmekten uzak durup temel besin gruplarından gün içerisinde yeterli ve dengeli almak gerekiyor. Üstelik sanılanın aksine ‘iki kişilik’ yemek de gerekmiyor. Hamilelik sürecinde fazla kilo almayı engellemek için yapılması gereken ilk şey; hangi besinlerden ne kadar tüketeceğinizi öğrenmek.

    Hamilelik döneminde önerilen; tüm temel besin maddelerinden yeterli ve düzenli olarak alarak ideal beslenme şeklini oluşturmaktır… Proteinler, yağlar, karbonhidratlar, vitaminler ve mineraller olarak tanımlanan temel gıdalardan dengeli bir şekilde almak hamilelik sürecinden önemlidir. Besin değeri düşük gıdaları fazlaca tüketmek, gereksiz kilo almaktan başka bir işe yaramaz. Uygun beslenme planı için doktorunuzun ya da bu konuda uzman bir diyetisyenin önerilerinden yararlanmanızda fayda var.

    Hamilelik döneminde kişiden kişiye değişse de normal kilo alımı oranı 10 – 12 kilo arasında değişir.Ancak bu, anne adayının hamilelik öncesi kilosu ve boyu, yaşı, daha önce sahip olunan bebek sayısı, iştahı, metabolik bir hastalığının (diyabet vs.) olup olmadığı, sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri, günlük fiziksel aktivitesine göre değişebilir.

    “Zayıf Hamilelik” Modasını da Takip Etmemeli
    Hamilelik döneminde bilinçsizce besin değeri düşük gıdaları, aşırı şekilde tüketerek fazla kilo almak kadar, formunu kaybetmemek için az beslenmek de zararlıdır. Son yıllarda giderek yayılan zayıflama trendi, anne adaylarını da etkisi altına almaya başladı. Hamilelik sürecinde fazla kilolardan korkan anne adayları, formlarını kaybetmemek için bilinçsiz diyetler yaparak zaman zaman bebeklerinin hayatlarını tehlikeye sokabiliyor. Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel yönden iyi gelişmesinin anne adayını sağlığı ve beslenmesiyle doğru orantılı olduğu unutulmamalıdır.

    Ender Saraç’ın Hamilelik diyeti yazısı için tıklayın…
    Hamile Diyet 2013 Listesi için tıklayın…
    Emziren Anne Diyeti için tıklayın…