Etiket: hamile sağlığı

  • Hamilelikte Ödem Nasıl Engellenir? Nasıl Atılır?

    Hamilelikte Ödem Nasıl Engellenir? Nasıl Atılır?

    Ödem yani  bedenin bir yerinde meydana gelen şişlik, dokuların içinde sıvı birikmesi ile karakterize olan akut bir tıbbi durumdur. Hamilelikte ödem nasıl giderilir? ne yapmalı? makalemizde hamilelikte ödem atmak için ne yapmalı? konusuna yer verdik.
    Ödem, hamile kadınlarda sık görülür. Ellerde, bileklerde, bacaklarda yüzde ve ayaklarda şişme yapar. Hamilelikte vücut daha fazla su tutma eğilimindedir.
    Bu sorunla mücade etmenin çeşitli yolları vardır. İşte gebelikte şişkinlik ödeme son veren önemli ipuçları.

    Tuz Alınımı Azaltın
    Tuz ödem yapan gıdalardandır. Özellikle marketlerde satılan abur cuburlar, işlenmiş gıdalar tuz oranı yüksek yiyeceklerdir,
    sağlıklı bir hamilelik için bu tür gıdalardan uzak durun ve tuzlu gıdalara sınır getirin.

    Su içmek ödem attırır mı? sorusuna verilebilecek tek cevap elbette su, bedeninizi şişkinlikten, ödemden kurtaran en önemli etkenlerdendir.
    Su içimini gün içine yayarak, günde 1,5- 2 litre su içmelisiniz.
    Su içmek ödemi söktürmekle kalmaz, kolay bir doğum geçirmenizi de sağlar.
    hamilelikte_odem_nasil_giderilir (2)

    Ayaklarınızın altına yastık koyup, bel seviyenizden yüksek tutarak kan akışını artırabilir böylece ayak şişmelerini önleyebilirsiniz.
    Bu yöntemi 10-20 dakikadan fazla uygulamayın.

    Sıcaklık ödeme neden olan etmenlerdendir.
    Yaz aylarında mümkün mertebe sıcakta dolaşmayın, şayet dışarı çıkmak zorundaysanız, serin yerlerden geçmeyi tercih edin.
    Şişliği azaltmak ve ağrılarınızı hafifletmek için bacaklarınıza ve ayak bileklerinize 10 dakika soğuk su torbası ile kompres uygulayın.
    Günlük diyet listeniz meyve ve sebze ağırlıklı gıdalardan oluşsun.

    Potasyun zengini yiyecekler ödem belirtilerini azaltmakta büyük rol oynarlar.
    hamilelikte_odem_nasil_giderilir (5)

    Hamileliğiniz boyunca, çok uzun süre bir yerde oturmayın.
    Bu durum ağrıyı ve şişliği tetikleyebilir.
    Doktorunuza danışarak egzersiz yapabilir, ya da en azından yürüyüş yaparak hareket edip kan dolaşımını artırabilirsiniz.
    Ayaklarınıza soğuk su tutmak da şişliği alan yöntemlerdendir.
    Dar elbiseler kan akışını engelleyerek ödeme sebep olan faktörler arasında yer alır.
    Bol ve rahat giysiler giyip, dar, sıkı kıyafetlerden uzak durun.

  • Hamileler Egzersiz Yapmalı Mı?

    Hamileler Egzersiz Yapmalı Mı?

    Anne adaylarının form ve sağlığı üzerine konuşacağız biraz… Hamileler spor yapmalı mı sorusunun cevabı elbette ki evet… Özel bir sağlık sorununuz olmadığı takdirde, doktorunuzun da bilgisi ve önerileri üzerine spor yapmanız hem sizin hem bebeğinizin sağlığı için oldukça olumlu. Kadınlar Kulübü olarak bizler siz sevgili anne adayları için hamilelerin yapabileceği egzersizleri derledik. Birlikte göz atalım mı?

    Hamilelerin Yapabileceği Egzersizler:

    • Yürüyüş : İlk sırayı tabi ki her anne adayının kendine göre belirlediği tempolu yürüyüş için ayırdık… Ortalama 25 – 30 dakikalık bir yürüyüş sağlığınız için çok yararlı olacaktır. Ancak bu sürede çok yorulmayıp, terlememeye dikkat etmenizde fayda var.

    hamile yürüyüş

    • Hamilelerin yapabileceği egzersizler arasında ikinci sırayı yüzme alıyor. Tüm kaslarınızı harekete geçiren yüzme sizin ve bebeğinizin sağlığı için oldukça faydalıdır. Ayrıca suyun dinlendirici etkisini unutmamak lazım

    hamile yüzme

    • Pilates! Ancak mutlaka bilir kişi eşliğinde yapılmalı… Pilates yapmak isteyen anne adayları bir uzman tarafından yönlendirilirse bu dönem için ideal egzersizlerden biri de pilatestir.

    hamile pilates

    Hamilelerin Yapmaması Gereken Egzersizler:

    1. Bisiklet: Her ne kadar faydalı ve eğlenceli bir aktivite olsa dahi anne adaylarının olası düşme riski göz önünde bulundurulduğunda bisiklet hamileler için önerilmiyor…
    2. Ağırlık içeren egzersizleri akılınızdan bile geçirmediniz değil mi J
    3. Basketbol,voleybol gibi topun özellikle karnınıza çarpma riskinin olduğu sporlar… Her türlü ihtimali düşünüp bebeğinizin ve sizin sağlığınızı düşünmelisiniz.
    4. Dalış, dağcılık , dövüş gibi egzersizlerden de uzak durmalısınız…
    5. Binicilikte bisikletle aynı riski taşıdığı için en azından bu dönem içinde tercih edilmemeli…

    Peki anne adaylarının spor ve egzersiz yapmalarının faydaları neler?

    1. Yorgunluğunuzu azaltır.
    2. Ağrılarınızı hafifletir.
    3. Hamilelik döneminde sık sık yaşanan kabızlık sorununu çözer.
    4. Diyabete iyi gelir.
    5. Bu dönem boyunca yapılan egzersizler doğum anında kolaylık sağlar.
    6. Doğum sonrası rahatlığı da unutmamak gerekir…
    7. Ve tabi ki hem sizin hem bebeğinizin sağlığını korur!
  • Hamilelik depresyonu nedir, nasıl atlatılır?

    Hamilelik depresyonu nedir, nasıl atlatılır?

    Dr. Yavuz, hamilelik depresyonunda hem anne adayı, hem bebek için en iyi tedavi seçeneğinin TMS uygulaması olduğunu ifade etti.

    Kadınların yaklaşık yüzde 10 ile 20’si hamilelik döneminde bazı depresyon belirtileri ile mücadele ediyor. Ve bu kadınların yaklaşık olarak 4’te 1’i majör depresyon geçiriyor. REEM Nöroloji Merkezi’nden Dr. Mehmet Yavuz, hamilelik dönemi çoğu kadının başına gelen depresyon konusunda bilgi verirken şunları söyledi: “Depresyon her 4 kadından 1’inin hayatının bir döneminde etkileyen bir duygu durum bozukluğudur. Dolayısıyla bu hastalığın, hamilelik dönemindeki kadınları da yakalaması şaşırtıcı değil.”

    Hamilelik sırasında geçirilen depresyonun sıklıkla teşhis edilmediğini belirten Dr. Yavuz, “Çünkü herkes bunun hormonal değişikliklerin bir sonucu olduğunu düşünüyor. Oysa bu düşünce hem anne hem de bebeğin sağlığı açısında önemli sakıncalar doğurabilir. Depresyon hamilelik sırasında da tedavi ve kontrol edilebilen bir hastalıktır, ancak ilk adım olarak yardım ve destek aranması, hem annenin sağlığı hem de bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşır” diye konuştu.

    Hamilelik depresyonu nedir?
    Mehmet Yavuz’un belirttiğine göre, hamilelik depresyonu ya da antepartum depresyon, normal depresyon gibi bir duygu durum bozukluğudur. Duygu durum bozuklukları, beyin kimyasındaki değişimleri içeren biyolojik rahatsızlıklardır. Hamilelik sırasındaki hormon değişimleri, beyindeki depresyon ve anskiyete ile direkt olarak bağlantısı bulunan kimyasal maddeleri etkileyebilir. Zor yaşam olayları da bu değişimleri artırarak hamilelikte depresyon yaşanmasına neden olabilir.

    Hamilelik depresyonun belirtileri nelerdir?
    Hamilelik dönemi depresyonunun belirtileri konusunda değinen Mehmet Yavuz, depresyon geçiren kadınların, aşağıda saydığı belirtilerden bazılarını, 2 hafta boyunca veya daha uzun süre yaşadıklarını hatırlattı:
    — Sürekli üzüntü hali
    — Konsantre olma güçlüğü
    — Çok az veya çok fazla uyuma
    — Genellikle haz veren aktivitelere olan ilginin kaybolması
    — Doğacak çocuğun istikbali ile alakalı karamsar düşünceler
    — Doğacak çocuğuna bakamama endişeleri
    — Ölüm, intihar veya ümitsizlik düşüncelerinin sürekli tekrarlaması
    — Anksiyete, huzursuzluk
    — Suçluluk veya değersizlik duyguları
    — Yeme alışkanlıklarında değişimler

    Hamilelik depresyonunun olası tetikleyicileri nelerdir?
    Nöroloji Uzmanı Mehmet Yavuz, hamilelik depresyonundan bahsederken, anne adaylarında bu depresyonu tetikleyici nedenlere değinmeden geçmedi:

    — İlişkilerde sorunlar, evliliğin geleceği ile ilgili kaygılar
    — Doğacak çocuğun özürlü olabilme ihtimalleri
    — İstenmeyen hamilelik durumları
    — Ailede veya kişide depresyon geçmişi
    — Daha önce yaşanan düşükler
    — Stresli yaşam olayları
    — Hamilelikte komplikasyonlar olması
    — Travmaya maruz kalmak

    Peki hamilelik depresyonu bebeğe zarar verir mi?
    Tedavi edilmeyen depresyon halinin, anne ve bebek açısından bazı zararlara neden olabileceğini belirten Dr. Mehmet Yavuz, tedavi edilmeyen depresyonun; kötü beslenme, alkol alma, sigara içme ve intihar davranışı gibi erken doğum, düşük ağırlıklı doğum ve bebekte gelişimsel sorunlara neden olabilecek davranışlara yol açabileceğini vurguladı. Sıklıkla depresif hisseden bir kadının, kendisine ve gelişmekte olan bebeğine bakmak için gerekli gücü ya da isteği bulamayacağını ifade eden Dr. Yavuz, bu durumda da bebeğin gelişiminin olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekti.

    Hamilelik depresyonu nasıl tedavi edilir?
    Dr. Yavuz, hamilelik döneminde depresyon geçirmekte olduğunu düşünen bir anne adayının, mutlaka yardım alması gerektiğini belirtti.

    Anne adayının yaşadığı semptomlar ve bunlarla mücadele konusunda doktoruna bilgi vermesi gerektiğini de kaydeden Dr. Yavuz, doktorun anne adayı ve bebeği için en sağlıklı seçeneği belirleyebileceğini ve tedavi seçeneklerini anne adayı ile konuşabileceğini ifade etti.

    Dr. Mehmet Yavuz, hamilelik depresyonu geçiren kadınlar için tedavi seçeneklerini şöyle sıraladı:
    — Destek grupları
    — Özel psikoterapi
    — İlaç tedavisi
    — TMS tedavisi

    Dr. Mehmet Yavuz, semptomların ağır olduğu durumda, doktorun acil olarak ilaç tedavisine başlamayı tercih edebileceğini belirterek, “Hamilelik sırasında kullanımının güvenli oluşu kanıtlanmış ilaçlar mevcuttur. Anne adayı ve bebeği açısından en güvenli ve en yararlı tedavi yönteminin ne olabileceği konusunda doktorunuzla konuşmalısınız” diye konuştu.

    TMS tedavisi iyi bir seçenek
    “Hamilelik esnasında antidepresan ilaçların kullanımı birçok açıdan fetus için zararlı olabilir” diyen Mehmet Yavuz, bu bakımdan eğer ilaç tedavisi olacaksa bunun iyi seçilmesi gerektiğini vurguladı. Son zamanlarda TMS tedavisinin, hamilelik depresyonunda da iyi bir seçenek durumunda olduğunu vurgulayan Yavuz, “Zira TMS uygulaması hem antidepresan etki göstermekte, hem de anneye ve karnındaki bebeğe yönelik bir yan etki göstermemektedir. Bu nedenle hamilelik depresyonunda olup ilaç kullanmak istemeyenler için, TMS iyi bir seçenek konumundadır” dedi.

    Mehmet Yavuz, son olarak şu uyarıda bulundu: “Depresyonla asla tek başınıza mücadele etmeyin. Unutmayın, bebeğinizin de sizin yardım ve tedavi görmenize ihtiyacı var.”

    Gebelik hakkında herşey için tıklayın !

  • Göğüs Çatlaklarına Son

    Göğüs Çatlaklarına Son

    Anne adayı ve annenin ortak şikayeti olan göğüs çatlaklarının nedenleri, korunma yolları ve tedavisi…

    Konu çatlaklar olduğunda bir kadını, başka bir kadından daha iyi kimse anlayamaz. Hemen hemen kadınların tümü, vücutlarının çeşitli yerlerinde oluşmuş çatlaklardan şikayetçi. Bu yazıda özellikle kadınların önem verdiği göğüs dekoltesinin düşmanı göğüs çatlaklarını ele alıyoruz. Konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek için Flavius Sağlık ve Güzellik Merkezi’nden Medikal Estetik Doktoru Uz. Dr. Sinan İbiş’le görüştük. Göğüs çatlaklarının gelişeceği bölgede, ilk olarak göğüs bölgesindeki ciltte gerilmeye bağlı kaşıntı ve karıncalanma hisleri duyulur. Ardından da pembe çizgiler belirmeye başlar. Bu dönemde çatlakların gelişmesini önleyici tedbirler almak, bu pembe çizgileri tamamen ortadan kaldırabilir.

    Önlem Almak

    Çatlaklar, cildin aşırı gerilmeden dolayı yırtılmaya karşı ciltte oluşturduğu bantlar. Anlayacağınız bir onarım şekli. Özellikle cildin gerilmesine neden olacak durumların yaşandığı dönemlerde nemlendirici kozmetikleri düzenli kullanmak işe yarar.

    Tedavi Yöntemleri

    Yapılması gereken öncelikli tedavi, çatlak bölgesindeki elastikiyeti geliştirmek. Bunun için fototerapiler, lazer terapiler, metotlu karboksiterapiler, vakum terapiler, yüksek oranlı meyve asitlerinin uygulanması gibi birçok terapi türü genellikle birlikte gerçekleştirilir. Özellikle Nlite V lazer tedavisinde tedavi sonuçları çok daha başarılı. Elastikiyetin artırılmasına yönelik metotlu karboksiterapide önemli olan, gazın milyonlarca küçük baloncuklar halinde dokulara gönderilmesiyle dokularda esnemeyi sağlayacak elastin ve kolajen oluşumunun uyarılması. İşte bu nedenle az sayıda bu özelliği olan karboksiterapi cihazları bu tedavide başarılı olabilir. Çatlak çizgilerinin hacimlerinin küçültülmesiyse ikinci sırada yapılması gereken işlem. Bunun içinse Nlite V lazer veya mikropeeling denilen yöntemlerle çatlakları oluşturan izlerin hacimleri küçültülür. Daha az orandaysa karboksiterapiler ve vakumterapiler kullanılır. Çatlakların üzerini örten deforme, ince ve parlak cildinse olabildiğince diri hale getirilmesi son aşamayı oluşturur. Bunun içinse çeşitli elektriksel yöntemler, meyve asitleriyle peelingler ve kozmetik bakım uygulamak gerekir.

    Ne Zaman Başlanmalı?

    Hamilelik ve süt verme dönemleri dışında her zaman, uzmanın uygun göreceği tedavilerin yapılması mümkün. Göğüs çatlaklarının oluşma zamanından hemen sonra gerçekleştirilen tedavilerde, sonuçlar daha başarılı. Hamilelik ve süt verme dönemindeyse genellikle koruyucu önlemleri almak ve klinik tedavileri ertelemek gerekir.