Etiket: Güneşin zararları

  • Cilt kırışıklıkları için maske tarifi

    Cilt kırışıklıkları için maske tarifi

    Cilt kırışıklıkları için uygulayabileceğiniz bu maske ile yüzdeki çöküntüleri ortadan kaldırabilirsiniz.

    Gerekli Malzemeler
    Civan perçemi çiçeği, Saf su Yarım fincan limon suyu Bir çorba kaşığı zeytinyağı Bir tatlı kaşığı süzülmüş bal Çırpılmış yumurta sarısı.

    Hazırlanışı
    Civan perçemi çiçeği, saf suda on dakika kaynatıldıktan sonra sıkılarak süzülür. Bir fincan su soğutulur. Elde edilen posa ezildikten sonra, yarım fincan limon suyu, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir tatlı kaşığı süzülmüs bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile birlikte iyice karıştırılır.

    Hazırlanan karışıma soğutulan bir fincan civan perçemi suyu ilave edilir. Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu eklenir.

    Faydaları
    Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini sağlayan civan perçemi maskesi, uygulamadan bir saat sonra yıkanır ve cilt gül suyu ile temizlenir.

  • Bronzlaşırken güneş lekelerine dikkat !

    Bronzlaşırken güneş lekelerine dikkat !

    Bronzlaşmak için güneşin altında saatler geçirenlerin karşılaştıkları başlıca sorunlardan birinin, güneş yanıkları olduğunu söylüyor. Günümüzde deri kanserini artırdığı bilimsel olarak kanıtlanan temel faktörün güneş hasarları olduğunu bilinmektedir…

    Bronz görünmeyi seviyoruz ama bronzluğun aslında bir cilt hasarı olduğunu biliyor muyuz? Peki ya çabuk bronzlaşmak uğruna sürülen havuç ve kakao yağlarının lekelere davetiye çıkardığını? Anadolu Sağlık Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay, güneş lekelerini ve lekeli ciltlerin güneşten nasıl korunması gerektiğini anlattı.

    Lekeler, Çiller ve Cilt Rengi Sorunları için tıklayın !

    Güneş lekeleri nasıl oluşuyor?
    Tıbbi terminolojide “solar lentigo” olarak adlandırılan güneş lekelerinin oluşumunda en büyük etken, adından da anlaşılacağı üzere güneş ışınları. Güneş lekelerine, güneş hasarı oluşabilecek, beyaz tenli, zor bronzlaşan, kolay kızaran cilt tiplerinde daha sık rastlanıyor. Lekeler, güneşte aşırı kalan kişilerde ani yanmalar, soyulmalar ve kızarmaların tekrarı durumunda yıllar içinde ortaya çıkıyor. Genetik eğilimler de güneş lekelerinin oluşumunda etken.

    Peki ya çiller?
    Yaz mevsiminde ortaya çıkan çillenmeler güneş lekelerinin aksine kalıtsal bir özellik. Çoğunlukla açık tenli bireylerde görülen çiller, güneş lekelerinden farklı olarak güneş ışınlarıyla koyulaşıyor ve belirginleşiyor. Çözüm ise çok basit: Güneşten korunmak. Güneşe çıkmayarak ya da yüksek faktörlü güneş koruyucular kullanarak çillerin belirginleşmesinin önüne geçilebilir.

    Güneş lekelerinin vücuda zararı var mıdır?
    Güneş lekelerinin kötü huylu lekelere dönüşüm riski çok az. Ancak güneş hasarını göstermesi açısından önemli. Güneş hasarlı deride erken yaşlanma ve bazı deri kanseri riskleri artma eğilimi gösterdiğinden, güneşten korunma önem kazanıyor.

    Yazın oluşan güneş lekelerini önlemek mümkün mü?
    Vücudumuzda oluşacak yeni güneş lekelerinin önüne geçmek mümkün. Kademeli olarak güneşte kalmak, hiçbir zaman soyulacak ve aşırı derecede kızaracak şekilde yanmamak önemli. Zira bronzluk aslında bir deri hasarı. Bu nedenle deri fototipine göre açık tenli bireyler 30 ve üstü, koyu tenli bireyler 15 ve üstü koruma faktörlü koruyucu ürünleri güneşe çıkmadan 20-30 dakika önce uygulamalı. Ayrıca olabildiğince 11.00-15.00 saatleri arasında güneşte kalınmamalı.

    “Tedavi edilse bile korunma şart”

    Güneş lekeleri nasıl tedavi edilir?
    Eğer güneş lekesi kişi için kozmetik problem oluşturuyorsa tedavi planlanabilir. Tedavi aşamasında, tıbbi ve kozmetik renk açıcı preparatlar, yüzeysel peeling, lazer tedavileri, IPL ve soğuk uygulaması, dondurma tedavisi gibi çeşitli seçenekler önerilebilir. Tedavi uygulansa dahi yeni güneş lekeleri ortaya çıkabilir. Bu nedenle esas olan doğru yöntemlerle güneşten korunmaktır.

    Deride açık ve koyu renkli lekelerle seyreden hastalıklar, güneşten nasıl etkilenir?
    Deride lekeyle seyreden hastalıklar güneşten etkilenirler ve güneş mevsiminde koyulaşırlar. Vitiligo gibi beyaz lekelerle seyreden hastalıklardaysa, deri güneşe karşı savunmasız olduğundan kızarır. Güneşten korunma, hastalığın belirginleşmesini engellemek ve tedavinin başarısını artırmak açısından zorunlu.

    Tatilden sonra nasıl bir cilt bakımı uygulamak gerekir?
    Düzenli cilt temizliği yapın. Özellikle gece yatmadan önce doktorunuzun önerdiği, uygun bir ürünle cildinizi derinlemesine temizleyin. Geceleri cilt hücreleri yenilendiği için gözeneklerin mutlaka temizlenmiş olması gerekir. Yeni hücreler yukarı doğru hareket ederken nemini kaybeden cilt de pul pul dökülmeye başlar. Cildi ölü hücrelerden arındırmak amacıyla yapılacak peeling işlemiyle alttan sağlıklı derinin çıkması sağlanabilir. Düzenli olarak nem maskesi uygulayın. Güneş altında kalmak cildin su kaybetmesine ve kurumasına neden olur. Ciltteki kuruluk nedeniyle deriniz pul pul dökülebilir. Bu nedenle cilt yapınıza uygun bir kremle cildinizi her banyodan sonra nemlendirin.

    “Cilde nem vermek ve peeling yapmak gerek”

    Günlük ve haftalık bakımda neler yapılmalı?
    Günlük bakımda cilt, her gün uygun bir temizleme kremi veya jeliyle temizlenmeli, arkasından da bir tonik ve en önemlisi mutlaka nemlendirici uygulanmalı. Haftalık bakımda ise yaz mevsiminde banyo sonrası 15-20 dakika ciltte kalacak şekilde nem maskeleri veya kırışıklık önleyici antioksidan maskeler uygulanmalı. Eğer ciltte aşırı bir hassasiyet ve kızarıklık yoksa maske öncesinde cildin ölü hücre tabakasını gidermek için uygun peeling’ler uygulanabilir. Bu işlemler güneş hassasiyeti yapabileceği için akşamları uygulanmalı ve gündüz mutlaka güneş koruyucular kullanılmalı.

    Habertürk

  • Ciltte Oluşacak Çizgi ve Kırışıklıkları Engellemek için

    Ciltte Oluşacak Çizgi ve Kırışıklıkları Engellemek için

    Cilt kırışıkları, herhangi bir hastalık belirtisi değil, bir yaşlanma belirtisidir. Ancak kırışıklığın oluşum süreci yavaşlatılabilir.

    Ciltte oluşan kırışıklıkların başlıca nedeni, derinin giderek kuruması ve yaşlanma süreci içinde deride albümin birikimleri oluşmasıdır.

    Yanlış cilt bakımı, fazla güneş ışını, yanlış beslenme, stres, hareketsizlik, nikotin ve alkol de kırışıklıkların oluşmasını destekleyen faktörlerdir. Ayrıca, radikal diyet kürleri de cilt kırışıklıklarına yol açabilir.

    Özellikle bilmemiz gereken konulardan biri, güneş ışınlarına uzun sure maruz kalmayın.

    Ciltte Oluşacak Çizgi ve Kırışıklıkları Engellemek için;

    * Günde en az 8-10 bardak su için.

    * Sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durun.

    * Alkol ve kafein tüketmekten kaçının.

    * Aşırı makyaj ve kozmetik kullanımını en aza indirgeyin.

    * Hayatınızdaki stres faktörleri ile mücadele edin ve rahatlamayı öğrenin.

    * Düzenli spor yapın.

    * Florlu sulardan içmeyin.

    * Sauna cildinizdeki toksinleri atmanız için etkilidir.

    * C ve E vitamini içeren kremler kullanın.

    * Bulunduğunuz ortamdaki havanın nemli olmasını sağlayın.

    * Demir yönünden zengin gıdalar tüketin. Kabak, susam çekirdeği, buğday, ciğer, yumurta, badem, kuru üzüm, yulaf ve mercimek temel beslenmenizde bulunsun.

    * C vitamini içeren gıdalar tüketin. Guava, kırmızı biber, portakal, greyfurt, limon, narenciyeler, kavun ve domates gibi.

    * İçeriğinde mineraller içeren mantar, ciğer, somon balığı, arpa ve muz gibi besinleri tüketin.

    * Magnezyum içeriği zengin, badem, soya lesitin, yulaf, arpa, peynir, tuna balığı, patates, mısır ve içeriğinde E vitamini zengin, fıstık, ayçiçek çekirdeği, brokoli, ıspanak tüketin.

    * A vitamini açısından zengin, yumurta, süt, peynir, yoğurt, balık, karides, tuna, tavuk eti vs. tüketin.

    * Bol sebze ve meyve tüketmeli, mümkün olduğu kadar aşırı stresten uzak kalmalı, spor yapmayı ihmal etmemeli ve yaşamayı çok sevmeliyiz.

    * Düzenli olarak süngerle cildimizi fırçalamak ya da keselemek, üstteki ölü deriyi atıp kan dolaşımınızı hızlandırmamıza yardımcı olur.

    * Sağlığınıza özen gösterin.

  • Bronzlaşma bağımlılığı: Tanoreksiya

    Bronzlaşma bağımlılığı: Tanoreksiya

    Bronzlaşma tutkusu kanser riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar sağlıklı bronzlaşma diye bir kavram olmadığına işaret ediyorlar. İşte güneşlenmenin püf noktaları…

    Yaz mevsimiyle daha görünür hale gelen bronz tenli olma isteğini uzmanlar riskli bir eğilim olarak değerlendiriyorlar. Bu isteğin bağımlılığa dönüşmesi ise tıpta tanoreksiya olarak tanımlanıyor.
    Uzmanlar, bu kişilerin kendilerini soluk ve renksiz saydıkları için kışın solaryumda yazın güneş altında bronzlaşma çabası içine girdiklerini ve yeterince bronzlaşmış hissetmedikleri zaman sinirli olduklarını belirtiyorlar.
    Peki bronslaşmanın boyutu nedir? Ne kadarı karar ne kadarı zarar sayılmalıdır?
    Bu konuyu Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan anlattı:

    KANSERE ZEMİN HAZIRLAR

    Bronzlaşmayı tutkuya dönüştürenler tanoreksik, yani bronzluk bağımlısı heline gelmiş sayılırlar.
    Tanoreksiya özellikle gençlerde görülüyor. Hemen belirtelim ki, sağlıklı bronzluk diye bir durum söz konusu olamaz! Özellikle genç yaşlarda alınan yoğun güneş ışınlarının gelecekte cilt kanserine zemin hazırlayacağını sakın unutmayın
    Yaz-kış demeden sürekli bronz bir tene sahip olmak için solaryumdan çıkmayanları ve saatlerce güneşin altında yatanlar şunları unutmamalı:

    • Bronzlaşma; doğal ya da suni kaynaklarla yoğun UV ışınlarına maruz kalınması sonrası deri renginin koyulaşmasıdır. Bronzlaşma sonrası, deri renginde koyulaşma yanında çiller, lekeler, benler, kılcal damar genişlemeleri ve cilt kanserlerine zemin hazırlama gibi istenmeyen etkiler de oluşmaktadır.
    • İnsanların bronzlaşmaya olan merakı, bazı durumlarda bağımlılık oluşturmakta ve bu durum tıp literatüründe ‘tanoreksiya’ diye adlandırılmaktadır. Tanoreksik kişiler kendilerini soluk, renksiz olarak algılamaktadır ve bunu telafi etmek amacıyla da çok sık suni kaynaklarla bronzlaşma yoluna başvurmaktadır. Bu durum bağımlılık hali kazanmakta, kişi kendini bronz görmediği zaman sinirlilik ve ruh halinde bozukluk olmaktadır.

    MUTLAKA TEDAVİ EDİLMELİ

    • Tanoreksiya daha çok ergenlik yaşlarında görülmektedir. Genellikle zayıf ve sigara bağımlısı olan kişilerde daha sık rastlanır. Tanoreksik kişilerin yoğun UV maruziyetinden dolayı cilt kanseri riskleri fazladır. Tanoreksiklerin dermatoloji ve psikiyatri hekimleri ile ortak takip edilmeleri gerekir. Vücutlarındaki riski benler dermatologlar tarafından tespit edilip, gerektiğinde uzaklaştırılmalı, ayrıca kişi psikolojik destek almalıdır.
    • Tanoreksiya tedavi edilmediği durumlarda, özellikle ilerlemiş vakalarda, kişi solaryuma girmediği ve kendini bronz görmediği zaman mide bulantısı ve kusma gibi sorunlar da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle bronzlaşma bağımlılığı, bu ciddi sorunlarla sonuçlanmadan mutlaka tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır.
    • Melanosit dediğimiz hücreler, cildimize renk veren melanin maddesinin salgılanmasından sorumludur. Melanin maddesinin görevi, cildimizi güneşin zararlı etkisinden korumaktır. Çok yoğun güneşe maruz kalındığında, vücut buna koruyucu tepki olarak melanin üretimini hızlandırır. Bu da bronzlaşmanın sebebidir. Açık tenli kişilerde yoğun güneşe maruz kalınması sonrası ciltte kızarıklık sık görülmekte, bronzlaşma son derece nadir olmaktadır. Koyu ten yapısına sahip kişiler ise güneşte kızarmayıp, bronzlaşırlar.

    SOLARYUMUN ZARARLI ETKİSİ

    • Deri renginin koyulaşması, hücrelerde mevcut olan melaninin salınımının artışı ya da yeni melanin salgılanması ile gerçekleşir. Bronzlaşma aniden olabileceği gibi geç de başlayabilir. Erken bronzlaşma, koyu tenli kişilerde daha belirgindir; UVA ışınına cevap olarak hızla oluşur ve kısa sürede söner.
    • Geç bronzlaşma UVB ve UVA ışınlarına temastan 48-72 saat sonra başlar. Yeni pigment oluşumu başlar; pigmentasyon kalıcıdır, haftalarca sürer, kalıcı ve derin bir bronzluğa olur.

    CİLT KANSERİ ŞAKA DEĞİL!

    • Solaryum cihazı suni kaynaklarla cildin bronzlaşmasını sağlar. UVA ışınları ile bu etkiyi yaratır. Güneş ışınlarının neden olduğu tüm olumsuz etkiler solaryum için de geçerlidir.
    • UVA ve UVB ışınlarının cilde bronzluk kazandırma yanında çok sayıda olumsuz etkileri bulunmaktadır. UVA ışınları, cilt kanserlerinde en tehlikelisi olan malign melanom oluşmasında önemli bir etmendir. UVB ışınları erken deri yaşlanması, cilt kanseri ve benlerde değişikliğe neden olma gibi ciddi riskleri vardır.

    SAĞLIKLI BRONZLUK YOKTUR!

    • Bronzluk, tavsiye edilecek bir durum değildir. Sağlıklı bronzluk diye bir kavram söz konusu değildir. Bronz görüntü isteyen kişiler otobronz ürün kullanmalıdır. Özellikle ergenlik çağındaki gençlere güneşin uzun dönemdeki yan etkileri hakkında bilgi verilmelidir.
    • Bronzlaşmak isteyen kişiler için en iyi alternatif otobronz ürünlerdir. Otobronz ürünler; krem, losyon, sprey ve jel şeklinde olup güvenilirdirler. Yan etkileri yok denecek kadar azdır. Ultraviole ışını olmaksızın cilde bronz görünüm kazandırırlar. İçeriklerindeki güneş koruyucuların faktörleri düşük olduğundan, otobronz ürünlerin üzerine ayrıca güneş koruyucu sürülmesi unutulmamalıdır.

    BİLİNÇSİZ GÜNEŞLENMENİN FATURASI

    • GÜNEŞ YANIKLARI: Kısa sürede yoğun güneşe maruz kalma sonrasında gerçekleşir. Kızarıklık, su toplaması, ateş yüksekliği, titreme, bulantı ve kusma görülür.
    • BRONZLAŞMA: Uzun dönemde yoğun güneşe maruz kalma sonrasında gelişir. Vücudun verdiği bir savunma mekanizmasıdır. Cilt renk hücreleri, korunma amacıyla renk üretir.
    • ERKEN YAŞLANMA: Uzun süreli güneşe maruziyet ciltte derin çizgileşme, damarlarda genişleme, kahverengi lekelenme şeklinde görüntüye neden olur. Damarların genişlemesine, pigment hücrelerinin düzensiz çalışmasına, kollajen üretiminde azalmaya neden olur.
    • CİLT KANSERLERİ: Güneşin vücudumuza vermiş olduğu zararların en tehlikelisidir. Tüm dünyada sıklığı giderek artmaktadır.
    • KATARAKT: Güneş ışınları katarakt oluşumuna zemin hazırlamaktadır.
    • ALERJİK REAKSİYONLAR: UV ışınları bazı kişilerde kaşıntı, kızarıklık, sulantı ile kendini belli eden alerjik reaksiyonlara neden olur. Ayrıca kullanılan kozmetikler, parfümler ve bazı ilaçlarda güneşe karşı hassasiyet yaratabilir.
    • BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ BASKILAR: Deride bulunan bağışıklık sistemi hücreleri UV maruz kalma sonrasında baskılanır. Herpes (uçuk) virüsü gibi enfeksiyon hastalıklarının ortaya çıkışını kolaylaştırır. Lupus, porfiri gibi bazı rahatsızlıklar güneş ışınlarının etkisiyle aktifleşir.

    GÜNEŞE KARŞI NE YAPMALI?

    • UYGUN ZAMANI SEÇİN:
     Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatler olan 10:00-16:00 arasında dışarıda mümkün olduğunca bulunulmamalı.
    • GÖLGEDE DURUN: Dışarıda zaman geçirileceği zaman mümkün olduğunca gölgede kalınmalı.
    • GİYSİNİZ DE SPF’Lİ OLSUN: Koruyucu ve açık renkli giysiler giyilmeli, güneşten koruyucu gözlükler ve şapka takılmalı.
    • DOĞRU KREM SEÇİN: Mutlaka güneş koruyucu kullanımına önem verilmeli.
    • KULAĞINIZA BİLE SÜRÜN: Güneş koruyucular dışarı çıkılmadan 20 dakika önce sürülmeli. Her tarafa eşit uygulanmalı ve arada boşluk bırakılmamalı. Burun, kulaklar, yanaklar, ayak tabanları, sırt, eller ve kolların yan yüzlerine eşit oranda sürülmeli.
    • BEBEKLERE ŞAPKA: Bebekler altı aylıktan küçükse güneş koruyucu kullanımından çok şapka takma, gölgede kalma gibi koruyucu önlemler alınmalı.

    • YEŞİL ÇAY İÇİN: Güneşten kaynaklanan zararlı etkilerden korunmak amacıyla harici ya da sistemik antioksidan kullanımı faydalı olabilir. Vitamin C, E, selenyum, çinko, yeşil çay, silimarin ve soya isoflovanları etkili başlıca antioksidanlardır.

  • Güneş ışınları ve cilt

    Güneş ışınları ve cilt

    Güneşten korunma; spor, havuz, deniz aktiviteleri veya gezmekten vazgeçmek anlamına gelmemeli,tam aksine gerekli önlemleri alarak; bu aktiviteleri, sağlıklı bir şekilde ve doya doya yaşayabilmeye yardımcı olmalıdır.

    GÜNEŞ IŞINLARI
    “Cildiniz, güneş ışınlarının hassas terazisi olmasın!”
    20. yüzyılın özellikle ikinci yarısında güneş ile ilgili bilgi ve gözlemlerimizin artması, güneş ışınları hakkındaki yarar-zarar dengesini hassas bir noktaya getirdi. Bir yandan bronz bir ten, sağlık ve güzellik belirtisi olarak kabul edilirken; diğer yandan güneşin insan sağlığına olumsuz etkilerine işaret eden kanıtlar, gün geçtikçe artmaya başladı. Bu gelişmeler karşısında ise günlük yaşamda nasıl davranmamız gerektiği konusunda bazı soru işaretleri doğdu…

    Dünyamıza elektromanyetik ışın demetleri şeklinde ulaşan güneş enerjisi, görülebilen (gün ışığı) ve görülemeyen (ultraviyole – UV) olmak üzere ikiye ayrılıyor. UV ışınları ise, dalga boylarına göre ultraviyole – A (UVA), ultraviyole – B (UVB) ve ultraviyole – C (UVC) olarak üçe ayrılırken; UVC ışınları, atmosferi geçemedikleri için yeryüzüne ulaşamıyor ve bizler günlük hayatımızda sadece UVA ve UVB ışınlarına maruz kalıyoruz.

    GÜNEŞ IŞINLARININ ZARARLI ETKİLERİ
    “Güneş; cildin erken yaşlanmasına, kırışıklıklara ve lekelenmelere yol açıyor!”

    Erken dönemi kapsayan etkiler

    Güneş yanıkları
    Güneş yanığı; özellikle açık tenli kişilerin uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmasını takip eden 12-48 saat içinde ortaya çıkan ağrı, sızı ciltte kızarıklık ve su toplaması ile kendini belli eden geçici bir hastalıktır. Hastalık şiddetli olduğunda; baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, ateş, bulantı-kusma gibi genel belirtiler (güneş çarpması olarak bilinir) ortaya çıkabilir ve bu durum acil müdahale gerektirebilir.

    Güneş ışınlarına bağlı gelişen alerjiler
    Bazı kişiler güneş ışınlarına maruz kaldıklarında, çok kısa süre içinde (bu bazen 5-10 dakika bile olabilir) ya da birkaç gün sonra ciltlerinde; kızartı, kabartı, kaşıntı ve lekeler ile karşılaşabilir. Cilt yüzeyine sürülen kozmetik veya tıbbi ürünler ya da bazı ilaçlar (doğum kontrol hapları, bazı psikiyatrik ilaçlar, tansiyon ve romatizma ilaçları) da bu durumun ortaya çıkmasını artırabilir.

    Geç dönemi kapsayan etkiler
    Güneş ışınlarının geç dönem zararlı etkileri ise günümüzde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve tıp otoritelerince daha önemli bir toplum sağlığı problemi olarak kabul edilmektedir. Güneş ışınlarının geç dönem etkilerini kısaca şöyle sıralayabiliriz:

    Cildin erken yaşlanması
    Kırışıklıklar ve güneş lekeleri ile cildin kuru, sert ve kaba bir görünüm alması, özellikle yüz ve el sırtında sert ince kabuklu cilt lekelerinin gelişmesi; cildin erken yaşlanmasının habercileridir. Bu leke ve kabuklu gelişimlerin, aktinik keratoz olarak adlandırılan ve kansere dönüşme riski taşıyan belirtiler olabileceği unutulmamalıdır.

    Cilt kanserleri
    Güneş ışınlarının özellikle açık tenli, açık renkli gözlü, sarışın / kızıl saçlı kişilerde cilt kanseri oluşma riskini çok artırdığı bilinmektedir. Cilt kanserlerinin büyük bir kısmı, vücudun güneş ışınlarına fazla maruz kalan kısımlarında oluşmaktadır.

    GÜNEŞTEN KORUNMAK
    “Güneşten korunma konusunda; davranışlar, alışkanlıklara dönüştürülmelidir!”

    Güneşten korunma kavramı, son 20-30 yılda hayatımıza girmiş bir kavram olup; sınırları henüz netlik kazanmamıştır. Güneşten korunma konusunda bugün için bilinen ve uygulamada fayda sağladığı tespit edilen bazı önemli noktalar bulunmaktadır.

    • Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşma şekli ve şiddeti coğrafi bölgelere, mevsimlere ve günün saatlerine göre farklılık göstermektedir. Coğrafi olarak; ekvatora yaklaştıkça, ilkbahar-yaz aylarında ve öğlen saatlerinde güneş ışınlarının şiddeti artmaktadır. Ayrıca yüksek rakımlarda güneş ışınlarının size ulaşmak için kat edeceği mesafe azalacağından şiddeti de daha fazla olmaktadır.

    • Güneş ışınlarının önemli zararları, direkt olarak gökyüzünden gelen ışınlarla olmakla birlikte; bu ışınların kar, kum ve su yüzeyinden yansıyabileceği ve bunun da zararlı etkilere yol açabileceği unutulmamalıdır.

    • Güneşte kalma süresi, alınan ışının dozunu da belirlemektedir.

    • Giysiler, güneş gözlükleri, şemsiye veya tente güneş ışınlarının önemli kısmını engelleyebilmektedir.

    • Açık tenli, açık renk gözlü, kızıl / sarı saçlı kişiler koyu tenli kişilere göre; bebek ve çocuklar ise erişkinlere göre güneş ışınlarına daha az dayanıklıdır.

    • Güneşten koruyucu ürünler, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerini önemli ölçüde engelleyebilmektedir.

    Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunma, çocukluk çağından başlayan ve hayat boyunca devam eden bir uygulama olmalıdır.

    Alışkanlığa dönüşmesi istenilen davranışlar

    • Açık alanda kalmanız gerekiyorsa (spor aktiviteleri, plaj – havuz aktiviteleri, iş nedeniyle veya gezinti – piknik vb. sırasında), daima gölge bir yer arayın ve gölgede kalmaya çalışın.

    • Geniş kenarlıklı şapka ve ultraviyole ışınlarını yansıtan gözlük kullanın.

    • Sıkı dokunmuş kumaşlardan üretilmiş giysileri tercih edin.

    • Dış ortamda geçireceğiniz zamanın mümkünse, sabah saat: 10.00 ile 16.00 arasına denk gelmemesine özen gösterin.

    • Güneşte kalacağınız zaman cildinizin açıkta kalan tüm alanlarına güneşten koruyucu krem veya losyon sürün.

    • Çocukları ve bebekleri mutlaka yüksek koruma faktörlü (en az SPF 30) ürünlerle koruyun ve öğlen saatlerinde başka aktiviteler yaratarak, güneşte kalmalarını engelleyin.

    Koruyucu ürünler hakkında…
    “Doğru kişiye, doğru zamanda, doğru ürün!”

    Güneşten koruyucu ürünler, içerdikleri kimyasal maddeler yolu ile cildimize ulaşan ultraviyole ışınlarını emerek ya da yansıtarak derinin alt tabakalarına geçişlerini engellemektedir. Bu ürünlerin üzerindeki numaralar, güneşten korunma faktörü (SPF) olarak bilinmekte ve ultraviyole-B ışınlarını engelleme kapasitelerini belirtmektedir. Günlük aktivitelerde 15-20 faktör yeterli olabilmekte ancak deniz kenarında geçirilen bir gün için en az 30 faktörlü bir ürün kullanılmalıdır.

    Açık tenli kişiler, koyu tenli kişilere göre çocuk ve bebekler ise büyüklere göre daha yüksek koruma faktörüne ihtiyaç duymaktadır. Bu ürünlerin etkileri, sürüldükten en az 15-30 dakika sonra başladığı için güneşe çıkmadan en az yarım saat önce sürülmeleri gerekmektedir. Terleme, su ile temas (yüzme – yıkanma) ve havlu ile kurulanma sonucu koruyucu ürünlerin etkileri kaybolabileceğinden; koruyucu ürünlerin gün içerisinde ihtiyaç duyuldukça-birkaç saatte bir- tekrar sürülmeleri gerekmektedir.

    Son yıllarda koruyucu ürünlere, cildi ultraviyole–A ışınlarından da koruyan yeni bileşenler eklenmiştir ancak bu ürünlerin kalıcılık süreleri daha kısa olduğundan, bu ürünlerin, daha sık sürülmeleri gerekmektedir.

  • Kérastase’ın kişiye özel geliştirilmiş Soleil ürünleriyle kendinizi güneşe bırakın…


    Yaz boyunca Kérastase Soleil Serisi ile güneşten korunan saçlarınızdaki eşsiz güzelliği keşfedin…

    Saçların ipeksi, parlak ve güzel görünümlerini koruyabilmek için yaz aylarında, her zamankinden daha özel bir bakıma ihtiyaç duyulur. Sadece Kérastase Danışman Kuaförlerinde bulunan Kérastase Ritüel Soleil ile yaz boyunca saçların güzelliği, sağlığı ve parlaklığı korunuyor. Güneşin, deniz suyunun, rüzgarın ve klorun zararlı etkilerine karşı saçlarda koruyucu bir kalkan görevi oluşturuluyor. Yıpranmış saçlara üstün teknolojiler ile bezenmiş bir onarma ve yeniden yapılandırma imkanı sunuluyor.

    Ritüel Soleil ile doğal ve boyalı saçlar, güneşe karşı tamamiyle korunuyor. Güneş öncesi Koruyucu Bakım ve güneş sonrası Onarıcı Bakım’dan oluşan Ritüel Soleil kişiye özel geliştirilmiş formülleri sayesinde tüketiciye oldukça renkli bir ürün serisi sunuyor. Tıpkı cilt gibi, her saç tipi de güneşten farklı şekilde etkilenir. Doğal saçların güneşe karşı hassasiyeti düşükken işlem görmüş saçlar, güneş karşısında daha yüksek bir koruma faktörüne ihtiyaç duyarlar. Saçların bu farklı ihtiyaçlarını gören Recherche Avancée L’Oréal Laboratuvarları güneşe karşı hassasiyet için  yeni bir derecelendirme sistemi geliştirdi. Farklı elementler ile donanmış olan Kérastase Soleil ürünleri güneşe karşı farklı koruma ihtiyaçlarına cevap verebilecek niteliğe sahip.  Güneşe karşı hassasiyet seviyelerine göre, doğal saçlar için 1 , boyalı az hassaslaşmış saçlar için 2 , boyalı, röfleli, çok hassaslaşmış saçlar içinse 3 dereceye sahip ürünlerin kullanılması tavsiye ediliyor.


    BRUME JOUR PROTECTRICE- Koruyucu Gündüz Spreyi: Parlaklılk artıran koruyucu bakım

    Kérastase 2009 yazının yeniliği olarak boyalı saçlar için güneşe karşı koruyucu  *ilk çok yönlü kullanım sağlayan bakım, Koruyucu Gündüz Spreyi’ni sunar. Bu sprey Photo-Défense Filtre teknolojisi  ile  saç telinde kalıcı koruma sağlıyor. UV ışınlarına karşı yüksek dayanıklı bir koruma ile saçın iç yapısında ve yüzeyinde oluşacak yıpranmaları ve renk solmalarını önlüyor. İçindeki mineral yağı ise uzun süre kalıcı parlaklık sağlıyor, elektriklenmeyi engelliyor.
    Böylece boyalı saç, uzun süre kalıcı parlaklık için kontrol altına alınıyor ve korunuyor.

    *Kérastase’tan

    BRUME NUIT APRÈS-SOLEIL- Güneş Sonrası Gece Spreyi : Saç tellerini gece boyunca onaran yeni bir bakım rutini

    Kérastase’ın 2009 yazında piyasaya sunduğu ikinci önemli yenilik Güneş Sonrası Gece Spreyi *ilk güneşe karşı onarıcı gece bakımıdır.
    Siz uyurken, o güneşe maruz kalmış saç tellerini yeniler ve yeniden yapılandırır.

    Saç teli üzerinde, E vitamini türevlerini içeren formül anti-oksidan etkisi yaratırken içerisindeki seramid, kütikülü onarır.  Saç derisinde ise gliserin ve tween  aktiflerinin nemlendirici ve yatıştırıcı etkisi vardır. Sonuç olarak saçınız doğal canlılığına kavuşurken beslenir ve esnek bir hal alır

    * Kérastase’tan

    Koruma aşamasında herbiri farklı saç tipine ve yaşam tarzına uygun Suya Karşı Dayanıklı Islak Jöle (1) Mikro-Koruyucu Perde (2) Koruyucu Yağ (2), UV Défense Active Krem(2) ve Défense Ultime Krem (3) ile saçlar inanılmaz derecede yumuşak ve parlak bir hal alıyor. Onarıcı Bakım grubunda öncelikle yıkama aşamasında kullanılan Güneş Sonrası Onarıcı Saç Banyosu (1) ve boyalı saçlar için kullanılan UV Défense Active Saç Banyosu (2) yer alıyor. Yıkama aşamasını takiben güneş sonrası bakım aşamasında ise Güneş Sonrası Onarıcı Süt (1) , Güneş Sonrası Serum (2) ve UV Défense Active Maske (3) yaz bakımının vazgeçilmez tamamlayıcıları olarak beğeni topluyor.

    Tavsiye Edilen Satış Fiyatları:

    (2)     Koruyucu Gündüz Spreyi (Yeni) :     70 TL
    (1/2/3)    Güneş Sonrası Gece Spreyi (Yeni): 70 TL
    (1)    Suya Dayanıklı Islak Jöle  :         60 TL
    (2)    Mikro Koruyucu Perde:          60 TL
    (2)    Koruyucu Yağ:              60 TL
    (2)    UV Défense Active Krem :         70 TL
    (3)    Défense Ultime  Krem :         70 TL
    (1)    Güneş Sonrası Onarıcı  Saç Banyosu: 43 TL
    (1/2/3)    UV Défense Active Saç Banyosu :     43 TL
    (1)    Güneş Sonrası Onarıcı Süt:     60 TL
    (2)    Güneş Sonrası Serum :         70 TL
    (3)    UV Défense Active Maske:         84 TL

    press-still-life-visualinstitutional-beauty-vibrume-nuitbrume-jour-protectrice