Etiket: göz kapağı

  • Göz kapağı estetiği

    Göz kapağı estetiği

    Göz kapağı estetiği sayesinde daha genç ve canlı görünmek mümkün… Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Barış Yeniad konuyla ilgili bilgiler verdi…

    Akşam’da yer alan habere göre göz kapaklarının estetik cerrahisi (blefaroplasti), yaşın ilerlemesine bağlı olarak üst ve alt göz kapağındaki fazla cilt ve yağ dokusuyla bazı kırışıklıkların giderilmesi amacıyla uygulanan en sık tedavilerden biridir. Ameliyat sonrasında yüzdeki yorgun ve yaşlı görünüm kaybolur. Bu ameliyat genellikle 30 yaşın üstündeki kişilere tavsiye edilir. Bazı durumlarda ailesel ve genetik özellikler nedeniyle daha erken yaşlarda da yapılır.

    İLK BİR AY GÜNEŞE DİKKAT!

    Göz kapaklarının estetik cerrahisi lokal anesteziyle uygulanır. Üst ve alt göz kapaklarının ameliyatı aynı anda veya ayrı ayrı uygulanabilir. Tedavi sonrası hasta eve gidebilir. Ameliyat sırasında üst göz kapaklarında fazla cildin alınmasında ölçüm çok iyi yapılmalıdır. Ölçüm yanlış yapılırsa ameliyat sonrasında göz kapaklarını kapatamama, fazla iz kalması veya asimetri görülebilir. İyi bir cerrahi müdahale sonrası iz kalmaz. Ameliyat sonrası soğuk buz uygulaması yaparak, şişlik ve morluk en aza indirilir. Bir haftalık istirahat ve sakin bir yaşam iyileşmeyi kolaylaştırır. Ameliyattan 5-7 gün sonra dikişler alınır ve 10 gün sonra makyaj yapılabilir. Kontakt lens kullanılabilir. İlk bir ay güneş ışığından korunmak önemlidir.

  • Göz kuruluğu deyip geçmeyin

    Göz kuruluğu deyip geçmeyin

    Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen göz kuruluğu, yaklaşık yüzde 35 oranında gözleniyor. 40 yaşın üstündeki kadınlarda daha sık rastlanan göz kuruluğu, hava kirliliğinin yüksek olduğu büyük şehirlerde daha yüksek oranlarda görülüyor. Uzun süre bilgisayar veya televizyon başında ekrana bakmak, yaşın ilerlemesi, çevresel faktörler, menopoz, klimalı ortamlar, kontakt lens kullanımı, göz ameliyatları, sigara kullanılan ortamlarda bulunmak da göz kuruluğunun artmasına neden olabiliyor.

    Göz kuruluğu, özellikle akşam geç saatlerde bulanıklık veya gözlerde yorgunluk ya da sabah uyanınca gözü açmada zorlanma, gözlerde yanma batma şeklinde kendini gösteriyor.

    Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda ilerleyen yaşla birlikte azalıyor. Oysa insan ömrünün uzamasıyla ileri yaşlarda da net görmeye ihtiyaç duyuyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle insanların günlük faaliyetleri değişiyor. Eskiden görme ihtiyacı uzağı veya ince ayrıntıları fazla gerektirmezken, günümüz yaşantısında bilgisayar, televizyon, HD yayın, 3D yayın gibi giderek artan sayıda ortamda net görmeye ihtiyacımız var.

    kurugozEstetikle gençleştirilemeyen tek şey
    Estetik boyutuna şöyle vurgu yapıyor: “Estetikle her şeyi gençleştirebilirsiniz, bir tek göz hariç. Çünkü iki göz kapağı arası sürekli havayla temas ettiği için seneler içinde giderek sararıyor. ‘Gözlerimin parlaklığı azaldı’ sık kullanılan bir deyimdir. Gözyaşı yapısı sağlıklı olanlarda bu parlaklık azalması daha geç oluşuyor. Vücudumuzda havayla temas eden iki önemli yer var. Ağzımız ve göz kapağı aralığımız. Sağlıklı ve yeterli gözyaşınız yoksa enfeksiyonlara da daha açık hale geliyorsunuz. Konjonktivit, alerji, kirpik dibi iltihabı gibi birçok hastalığa daha yatkın oluyorsunuz.”

    Kuru göz belirtileri nelerdir?
    Gözlerinizde aşağıdaki belirtiler varsa göz doktorunuza başvurmalısınız.
    • Kuruluk
    • Kaşıntı
    • Yanma, batma
    • Yabancı cisim hissi
    • Işığa duyarlılık
    • Aşırı gözyaşı
    • Bulanık görme veya geceleri görmede zorluk
    • Yorgunluk

    Kimlerde kuru göz oranı daha yüksektir?
    • Yaşlanma: Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda, ilerleyen yaşla birlikte azalır. Kuru göz semptomları hormonal değişimlere bağlı olarak özellikle kadınlarda daha sık görülmektedir.

    • Çevresel faktörler: Nemi düşük, sıcak veya rüzgarlı ortamlar, radyasyon veya kimyasal maddelere maruz kalma, yüksek yerlerde bulunma kuru göze neden olabilir.

    • Menopoz: Kuru göz her yaş grubunu etkileyen bir hastalık olmakla beraber, menopoza bağlı hormonal değişimler sebebiyle genelde kadınlarda daha sık gözlenmektedir.

    • Klimalı ortamlar: Klima kullanımı ortamın kurumasına neden olarak gözyaşının buharlaşmasını hızlandırmakta ve Kuru göze yol açmaktadır.

    • Kontakt lens kullanımı: Kontakt lens kullanımı gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olacağından Kuru göze yol açmaktadır.

    • Göz ameliyatları: Operasyonlara bağlı olarak göz yüzeyi ve gözyaşı bezleri etkilenmekte ve Kuru göz belirtileri ortaya çıkabilmektedir.

    • Yoğun bilgisayar kullanımı: Gözyaşının göz yüzeyine yayılmasını sağlayan “göz kırpma” hareketinin sıklığı, yoğun bilgisayar kullanımında azalmaktadır. Daha az göz kırpma da buharlaşmayı artıracağı için kuru göze neden olmaktadır. Sadece bilgisayar değil, TV ekranı karşısında uzun saatler geçirme ya da uzun süreli okumalarda da göz kırpma sayısının azalmasına bağlı olarak kuru göz oluşabilmektedir.

    • Sigara kullanımı: Sigara dumanındaki maddeler göz yüzeyini olumsuz yönde etkilemektedir.

    • Romatizma: Bağışıklık sistemi ile ilişkili romatizmal hastalıklarda gözyaşı salgılayan bezler de etkilenmekte ve kuru göz tetiklenmektedir.

    • Hastalıklar ve tedavide kullanılan ilaçlar: Hipertansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, tiroid (guatr), alerji ve depresyon gibi çeşitli hastalıklar ve bu hastalıklarda kullanılan ilaçlar kuru göz hastalığını tetikleyebilmektedir.

    • Göz tansiyonu: Bu rahatsızlığın tedavisinde kullanılan göz damlaları göz kuruluğuna yol açabilmektedir.

    Günlük yaşamda rahat etmek için yapılacaklar:

    • Otomobil, uçak gibi yerlerde havalandırma doğrudan gözünüze gelmesin.
    • Uyuduğunuz oda nemli olsun.
    • Güneşli ve rüzgarlı havalarda mutlaka koruyucu güneş gözlüğü takın.
    • Bilgisayara belli bir seviyede karşıdan ışık ve klima rüzgarı gelmesin.
    • Kuru göz bulgularınız varsa bol su için.
    • Özellikle bilgisayar kullanırken daha az göz kırpma buharlaşmayı artıracağı için kuru göze neden olur. Bilgisayar başındayken gözlerinizi sık sık kırpıştırmayı unutmayın ve zaman zaman uzağa bakarak gözlerinizi dinlendirin.

  • Göz Şişkinliği Nasıl Giderilir?

    Göz Şişkinliği Nasıl Giderilir?

    Göz çevresinde en çok oluşan sorunlardan birisi şişkinliktir. Uykusuzluk, stres ve beslenmeye bağlı bozuklukların sebep olduğu göz çevresi şişkinliğini pratik şekilde geçirmek ve pratik cilt bakım tavsiyelerini öğrenmek isterseniz bu yazımızı mutlaka okuyun…

    Sivilce: Acil durumda kızarıklığı gidermek için bir parça buzla 30-40 saniye boyunca ovulabilir.

    • Sabah kızarıklığın gitmesi gerekiyorsa üzerine yağ sürülerek bırakılabilir.
    • Biraz göz damlası sürülebilir.
    • Hemoroid kremi sürülebilir.
    • Çok ciddi boyutta ise doktordan kortizon iğnesi yapması istenebilir.
    • Sıvı olmayan kapatıcı ile işlem tamamlanır.

    Şişmiş gözler: İki metal kaşık alınarak akan soğuk suyun altında bir dakika kadar bekletilir ve gözlere bastırılır. Çok sık oluyorsa dondurucuda iki kaşık devamlı tutulabilir.

    Yağlanma: Biraz mısır nişastası yağlı bölgeye sürülerek emdirilir.

    Dudak çatlağı: Vazelinle dudaklar ovularak diş fırçası ile fırçalanır ve üzerine ruj sürülür.

    Uçuk: Bir aspirin hafifçe ıslatılarak uçuğa bastırılır ve 3 dakika kadar bekletilir.

    Güneş Yanığı: Sütle deri nemlendirilir. Sirke ve soğuk su ile bölge yıkanır.

    Fazla parfüm: Alkolle ıslatılan bir parça pamukla deri temizlenir.

  • Kaş Kaldırma Estetik Ameliyatı

    Kaş Kaldırma Estetik Ameliyatı

    Kaşlar yaşın ilerlemesi ile birlikte dokuları gevşer ve yerçekimine de yenik düşerek aşağıya doğru sarkmaya başlar. Kaşların aşağıya doğru sarkmasıyla kişinin yüzünde yorgun, bitkin, kızgın ve olduğundan daha yaşlı bir ifade oluşur. Yaşlanma ve yerçekiminin etkileri dışında kişi yüz felci veya bazı tümörlere bağlı hastalıklarla da kişinin kaşları aşağıya doğru sarkma gösterir. Bazen kaş sarkmaları hata safhaya çıkarak kişinin göz kapaklarına baskı yapar ve gözünü açık tutabilme, görme yetisini zorlamaya başlar.

    Kaş kaldırma ameliyatı tek başına yapılan bir ameliyat mı?

    Kaş kaldırma estetiği genelde göz kapağı ameliyatı veya alın germe ameliyatı ile birlikte yapılır. Ancak göz kapaklarınızda sarkma olmadığı, alın bölgesinde bir kırışıklık ya da sarkma durumu olmadığı halde sadece kaşlarınızda sarkma, düşme var ise tek başına kaş kaldırma estetiği de olabilirsiniz.

    Kaş kaldırma ameliyatında hangi tür anestezi uygulanıyor?

    Sadece kaş kaldırma estetiği yaptıracaksanız lokal anestezi uygulaması altında estetik ameliyatınızı olabilirsiniz.

    Kaş kaldırma ameliyatı nasıl yapılıyor?

    Kaş kaldırma ameliyatı için alnın üstündeki saçlı deriden 1 cm kadar bir kesi yapılıyor ve bu kesinde girilerek, kaşların altındaki dokular yukarı doğru asılıyor. Bu kadar basit bir estetik operasyon olan kaş kaldırma estetiği sonunda pek ağrınız olmuyor ve günlük hayatınıza hemen dönebiliyorsunuz. Ameliyat sonrası 2 gün suyla temas etmemeniz gerekiyor.

    Kaş kaldırma ameliyatında iz kalıyor mu?

    Kaş kaldırma estetiğinde giriş yeri saçlı deri olduğu için ameliyat izi görünüyor.

    İlgili Konular ;
    Kaş kaldırma
    Kas Kaldirma ? Botox

  • Menopoz döneminde göz kuruluğu


    Menopoz dönemindeki kadınlar göz kuruluğu ve katarakt riski altında…

    Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Doç. Dr. Tomris Şengör, gözyaşı yapımından sorumlu olan ana gözyaşı bezleri ile gözyaşına koruyucu destek sağlayan ve göz kapağı kenarında yer alan yağ bezlerinin büyük oranda cinsiyet hormonlarının etkisi altında olduğunu belirtti.

    Menopoz döneminde östrojen hormonunun yapımının düşük seviyelere inmesi,androjen hormonunun desteğinin azalması sonucu hem gözyaşı yapımının azaldığını hem de gözyaşı buharlaşmasının arttığını ifade eden Şengör, ayrıca menopoz döneminde verilen hormon destek tedavisinin de sanıldığının aksine göz kuruluğuna neden olabildiğini vurguladı.

    Bunun nedeninin azalan androjen seviyelerine rağmen östrojenin artış göstermesi yani göreceli olarak dengenin androjen aleyhine bozulması olduğunun düşünüldüğünü belirten Şengör, şu bilgileri verdi:

    “Menopoz dönemindeki kadınlar, yüzde 29-69 oranında göz kuruluğu riski altındadır. Menopozdan sonra gözlerde yanma, batma, kızarma gibi şikayetlerle ortaya çıkan bu göz kuruluğunun tedavisinde yapay gözyaşı damlaları ve gözyaşı salgısını artırıcı damlalar yanında destekleyici tedaviler de uygulanmaktadır. Diğer taraftan gözyaşı yapımını azaltan ve menopoz döneminde kullanımında artış görülen antidepresan ve antialerjik ilaçların kullanımının azaltılması da önem taşımaktadır.


    Katarakt, menopoz sonrası kadınlarda daha sık görülmektedir. Menopozdan sonra kadınlarda katarakt gelişim riski aynı yaştaki erkeklere göre daha fazladır. Menopoz sonrası östrojen kullanımı, katarakt riskini azaltıyor. Menopoz öncesi dönemde ise östrojen, lensin iyonik yapısını ve su dengesini korumasını sağlamaktadır. Adet döngüsüne göre kadınlarda kornea (gözün saydam tabakası) kalınlığı değişmektedir. Adet döneminin 15 ve 16. günlerinde kornea kalınlığı yüzde 5,6 oranında artmaktadır. Hamilelikte de her 3 aylık dönemde korneada yüzde 3’lük bir kalınlık artışı oluşmaktadır. Kornea adet döngüsü boyunca şekil olarak da değişmekte ve adet döngüsünün başında daha dik olan kornea, yumurtlamadan sonra daha düz bir şekil almaktadır.”

    Kaynak : ntvmsnbc.com