Etiket: google

  • Google, neyim var benim?

    Google, neyim var benim?

    Fark ettiği her belirtide internetin başına geçip kendisine teşhis koymaya çalışanlardan mısınız? Dikkat! Boş yere evhama kapılabilir ya da önemli bir belirtiyi önemsiz sanıp erken teşhis şansını kaçırabilirsiniz…

    The Pew Research Center’ın yaptığı araştırma, 2012 yılında ABD nüfusunun yüzde 35’inin kendilerine teşhis koymak için internete girdiğini gösteriyor. Araştırmaya katılan 3 bin kişinin yüzde 41’i kendilerine koydukları teşhisi bir uzmana onaylattığını söylerken, katılımcıların üçte biri ise ikinci bir görüşe başvurmadığını belirtiyor. Yüzde 18’i ise bir uzmana gittiğinde kendi teşhislerinin yanlış olduğunu fark ettiğini söylüyor.

    Çalışmayı hazırlayanlar, araştırmanın amacının kimlerin internet üzerinden sağlık araştırması yaptığını ortaya koymak olduğunu söylese de tıp uzmanları sonuçların, kişilerin ruhsal sağlıkları hakkında endişe verici olduğunu ve bu açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

    Devir, siber evham devri

    Northwestern Memorial Hastanesi’nden Acil Tıp Uzmanı Dr. Rahul K. Khare, “Sanal dünyada büyük bir bilgi kirliliği var. Herkes kanser olduğuna ve yakında öleceğine karar vermenin dört web sitesi uzağında duruyor. Burun akıntınızın soğuk algınlığına mı işaret ettiğini araştırırken ulaştığınız bilgiler sanal bir evhamı tetikleyebiliyor. Burun akıntısı, boğaz ağrısı, büyüyen lenf nodları gibi genel belirtileri ‘google’layan ve kanser olduklarına inanan kişilerin temeli olmayan kaygılara kapılması gittikçe yaygınlaşan bir durum… Lenf bezindeki şişliği doğrudan non-hodgkin lenfoma olduğuna yoranlar var” diyor.

    Bu bilgiler sizi çok şaşırtmamış olabilir çünkü bugün çevrenizdeki birçok insan hatta siz de doktora gitmeden önce Google’ın fikrini alıyorsunuz.

    Yaşayanlar anlatıyor

    “Kendi kendilerinin doktoru oldular”

    “Emekli olan anne ve babamın durumundan endişeliyim. İyice kendilerine döndükleri şu günlerde önce gazetelerdeki sağlık haberlerini okuyarak ve televizyonlardaki doktor programlarını izleyerek işe başladılar. Bir şeylere iyi geldiği öne sürülen ürünleri satın almaya başladılar. Ardından internete merak saldılar. Şimdi evimizdeki durum şu; o gün karnı ağrıyan Google’a şöyle yazıyor: ‘Karın ağrısı neyin belirtisi?’ Google da sağ olsun en hafifinden en ağırına bir sürü hastalığı sıralıyor. Bazen o kadar endişeleniyorlar ki onları ‘bilgisayar yasağı’ ile tehdit etmek zorunda kalıyorum. Geçtiğimiz günlerde aile hekimi de babama, ‘Her şeyi biliyorsanız niye doktora geliyorsunuz?’ demiş. Kalabalık aile toplantılarında da konular hep şöyle dönüyor; ‘Beyin fonksiyonları için şu bitkiyi alıyorum’, ‘Bence sen de ara öğünlerde şunu yemelisin’, ‘Geçen hafta televizyonda izledim, belki de biz tansiyon hastası değilmişiz.’ Onları dinlerken bir yandan gülüyor bir yandan da üzülüyorum.”

    Esma, 25, İstanbul

    Hiç değilse bunları yapın 

    Gerçekçi olmak gerekirse hissettiğimiz bazı belirtileri Google’a asla sormamamız mümkün değil. Gerek kendimiz, gerek çocuklarımız gerekse yakınlarımız için bir gün mutlaka ona danışıyoruz. Hiç değilse konudan çok uzaklaşmamak için Dr. Khare’nin şu önerilerine kulak verebilirsiniz.

    * Güvenilir sitelere girin

    Herkesin bir internet sitesi kurabileceğini ve ulaştığınız bilgilerin tıp eğitimi almamış kişilerce yazılmış olabileceğini göz önünde bulundurarak her şeyi okumamakla işe başlayın. Sağlık önerilerinin tanınmış, itibarlı isimlerden geldiğine dikkat edin.

    * Konudan uzaklaşmayın

    Araştırmanızı kendi konunuzla sınırlı tutun, bilgiden bilgiye atlamayın. Sadece kendinizde var olduğunu düşündüğünüz belirtilere bakın ve bunları okuduktan sonra bilgisayardan uzaklaşın.

    * Mutlaka uzmana onaylatın

    Eğer edindiğiniz bilgiler canınızı sıktıysa hiç vakit kaybetmeden ilgili doktora danışın ve endişelerinizi aktarın. Gerçekçi olmayan endişelerle hayatı kendinize zehir etmeyin.

    İddialı tedavi reklamları işleri zorlaştırıyor

    Televizyon programlarında, gazetelerde ve internet sitelerinde sağlık bilgisinden geçilmeyen ülkemizde durum nasıl? Memorial Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, bu konudaki sorularımızı yanıtladı.

    İnternetten sağlık bilgilerine ulaşma imkanı doğduğundan beri hastaların yaklaşımlarında farklılıklar görmeye başladınız mı? 

    Hastalar yakınmalarını bir arama motoruna yazdığında sayfalarca bilgiye ulaşabiliyor. Hekime geldiklerinde bu bilgiler ışığında hekimi yönlendirmeye çalışıyorlar ve gereğinden fazla tetkik talebinde bulunabiliyorlar. Hekim, tanı ve tedavinin yanında hastanın edindiği yanlış bilgileri düzeltmek, onu ikna etmek zorunda kalıyor.

    Hekimlerin bu konudaki en büyük sıkıntısı nedir?

    Günümüzde bilgisayar kullanmayı bilen hemen herkesin, sağlık ya da hastalık ile ilgili bir konuda bilgi edinmek istediğinde başvurduğu en önemli kaynaklardan birisi internet… Doktora başvurmadan önce internette araştırma yapan hastaların sayısı giderek artıyor. En büyük sıkıntı, internetteki yanlış bilgiler ve yönlendirmelerden kaynaklanıyor. Tabii ki internetteki tüm bilgiler yanlış değil ancak burada doğru kaynakların seçilmesi çok önemli. Ayrıca ilaç reklamları, iddialı tedavi ve tanı reklamları hasta ile hekim arasında tartışmalı durumlar yaratıyor. Hekim onaylamadığı ilaç veya yöntem hakkında hastayı doğru bilgilendirmek, ikna etmek zorunda kalıyor.

    İnternetten bu bilgilere ulaşmanın avantajları var mı?

    Hasta, kendisine bir tanı konduğunda bu konu ile ilgili bilgiye internetten ulaşabilir, bilgilenebilir. Hekimi kişiyi yeterince bilgilendirmemişse bunun yararı da olabilir.

    Kendi kendine sanal teşhis koymak hangi açılardan riskli olabilir?

    Sanal teşhis diye bir durum söz konusu olamaz. Bu hastaya boşuna zaman ve moral kaybettiriyor. İşin doğrusu öğrenilinceye kadar yaşamını kabusa döndürebiliyor, depresyona sokabiliyor. Hatta yakınmalarının önemli olmadığı hükmüne varıp, bazı hastalıklarda çok önemli olan erken tanı için değerli olan zamanı da kaybettirebiliyor.

    Bu konuda hastalarınıza önerileriniz ne oluyor? 

    Öncelikle hasta olan kişilerin hekimlerine başvurmasını öneriyoruz. Hastalar başvuracakları kurum veya hekimi internetten seçebilir ama hekimin hastayı görmesi çok önemli… Hastalığın tanısı hekimin hastayı kapıdan girerken görmesiyle başlıyor, muayene ve tetkiklerle tamamlanıyor. Muayene ve gerekli testler yapılmadan tanıya gidilmiyor.

    Şikayetlerimizle ilgili internette araştırma yapmanın doğru bir yolu var mıdır?

    Maalesef internette araştırma yapmanın doğru yolu şudur diyemiyoruz. Bu konuda derneklere, üniversitelere, resmi kurumlara, eğitim-öğretim işiyle uğraşan tüm sağlık çalışanlarına büyük görevler düşüyor. İnsanlara doğru bilgi aktarmak isteyen sağlık çalışanlarının, resmi kurumların, özel kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin ihtiyaçlara uygun, kaliteli, doğru bilgiler içeren web sitesi hazırlaması ve denetlenmesini sağlaması gerekiyor. Bu noktada hekim olarak bizlerin “Nitelikli bilgi isteyen bizi arasın, bulsun” deme gibi bir düşüncesi olmamalı… Bilgilerini halka anlayabileceği dilden ve ona ulaşabilir şekilde anlatmak, bir hekimin en önemli görevleri arasında bulunuyor.

    Bilmemek daha çok korkutuyor

    Olumsuz düşünmeye yatkınsanız, internet ortamında ulaştığınız bilgileri kötüye yorma ihtimaliniz artıyor. Yalan yanlış bilgiler sizi daha çok korkuya sürüklüyor. Memorial Etiler Tıp Merkezi’nden Uzman Psikolog Tuba Erzan Kıran, bu tür evhamların bir alışkanlık haline dönüşebileceğini söylüyor.

    İnsanlar bedenlerindeki belirtilerin kanser olduğunu düşünmeye neden bu kadar meyilli?

    Kanser günümüzde belirtiler, tedavi gelişmeleri, korunma yolları, başa çıkma teknikleri gibi konularla sürekli karşımıza çıkıyor. Kaygı düzeyi yüksek olan bireyler en ufak bir bedensel duyumu bir hastalık belirtisi olarak yorumlayabiliyor. Hastalar bazen çok kolay atlatılabilecek bir fiziksel belirtiyi, hayati tehlikesi olan farklı hastalıklarla bağdaştırabiliyor. Bu, olumsuz düşünce süreçleriyle bağlantılı… Bu düşünce biçimleri de kalıtımsal faktörler, model alma, öğrenme ya da olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanıyor.

    Bir şey çıkar korkusu ile doktora gitmeyip, internette araştırma yapan ve ölümcül bir hastalığı olduğuna inananların durumu nasıl açıklanabilir?       

    Kronik hastalık kişinin yaşamında kırılma noktası yaratıyor, hayat kalitesinde belirgin değişimlere sebep olabiliyor. Bazı bedensel şikayetlerimizi çevremizle paylaşmaktan çekinip kendi kendimize bilgi edinmeyi tercih edebiliriz. Bilinmezlik, hele ki bedensel yakınmalarla gelen bilinmezlik insanı kaygıya sevk edebilir. Tanı almış olmanın verdiği kaygıdan ve korkudan uzak kalmak herkes için daha rahatlatıcı oluyor. Bu yüzdendir ki; kişiler yaşadıkları kaygıya ilişkin internette çokça araştırma yapıyor.

    Yanlış bilgilere dayanarak endişelenmenin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri neler olabilir?

    Bireyin sağlığına ilişkin endişelerinin uzun süreli olması, bireyin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Bunun yanı sıra kaygılarını azaltmak için, sık sık sağlık kuruluşlarına başvurmak ve çeşitli kaynaklardan hastalıklarla ilgili araştırma yapmak gibi çözüm arayışına giriyorlar. Tüm bunlar bireyin yaşadığı endişeye geçici bir çözüm oluyor ancak yoğun kaygıyı ortadan kaldırmıyor. Sürekli hissedilen kaygı, bireyin aile ve sosyal ilişkilerinde bozulmalara, iş performansında ya da günlük işlerin yerine getirilmesinde zorlanmalara yol açıyor.

    İnternetten edinilen bilgilerle kendi kendine teşhis koymak bir bağımlılık haline gelebilir mi?

    İnternette çok fazla vakit geçiren ya da internet bağımlılığı tanısına uyan kişiler, bedensel yakınmalarına dair bilgileri internet üzerinden edinme yönünde fazlasıyla eğilimli olabiliyor. Günümüzde en kolay bilgi edinme aracı olduğu için kaygımızı gidermek adına yaşadıklarımız ya da hissettiklerimizin ne anlama geldiğini internetten öğrenmeye çalışıyoruz. Oysa ki edindiğimiz bilgilerin “kendimiz için” ne kadar doğru ya da yanlış olduğunu bilmemiz mümkün değil… Bu durum, yaşam kalitemizi bozabiliyor.

    Sağlık sorunlarını doktorla tartışma cesaretini bulmanın yolu nedir?

    Doktora gitme nedenimiz sağlık problemlerimizi dile getirmek olmasına rağmen bazen kendimizi ifade etmekte zorlanıyoruz. Doktor muayenesinden sonra fark ediyoruz ki söylemeyi unuttuğumuz başka şikayetlerimiz de var. Bu tür durumları yaşamamızın nedeni heyecan, hastalığımıza dair duyduğumuz kaygı ve korku gibi duygular olabiliyor. Unutmamak gerekiyor ki doğru tedavi planına ulaflmak rahatsızlığımızı doğru ifade etmekle bağlantılı… Rahatsızlığımıza dair kafamızdaki soru işaretlerini gidermek tedaviye aktif katılımı sağlıyor. Muayene esnasında aklınızdakileri ifade etmekte zorlanıyorsanız doktorunuzla görüşmeden önce kafanıza takılanları not etmek faydalı bir yöntem…

    Formsanté Dergisi

  • Google’dan Alışveriş Alışkanlıklarımızı Ortaya Koyan Bir Araştırma

    Google’dan Alışveriş Alışkanlıklarımızı Ortaya Koyan Bir Araştırma

    Haziran ayında Türk kullanıcıların otomobil alımında interneti ne kadar kullandığını araştıran Google, bu kez Türk perakende sektörüne özel bir araştırmanın sonuçlarını paylaştı.

    Türk internet kullanıcılarının online alışveriş alışkanlıklarını ‘Thinkretail’ adlı araştırmada inceleyen Google da e-ticaret sektörünün büyüdüğünü gözler önüne seriyor.

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun yıllık Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım anketi sonuçları, internetten alışveriş yapma oranının 2011 yılında yüzde 18,6 seviyelerine ulaştığını paylaşıyor. Yapılan araştırmada Türkiye’nin farklı bölgelerinden seçilen 1000 kişinin görüşlerini bizimle paylaşıyor.

    Google Türkiye Ülke Direktörü Bülent Hiçsönmez, söz konusu araştırmayı değerlendirirken perakende sektöründeki oyuncuların fiziksel mağazacılığın yanı sıra interneti de kullanarak çoklu satış kanalı oluşturmaları gerektiğine işaret ediyor. Bu konuda ulusal markarların çeşitli adımlar attığını da görüyoruz ve Hiçsönmez bu yönelimin haklılığına işaret ediyor.

    Thinkretail sonuçları internetten alışveriş yaparken en çok rahatlığa önem verdiğimizi, fiyat avantajı ve ürün çeşitliliğini önemsediğimizi gösteriyor.
    Yükselen Kategoriler

    Araştırmada “Önümüzdeki 12 ay içerisinde internet üzerinden alışveriş yapmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna yüzde 60 oranında olumlu yanıt veren katılımcılar elektronik eşya, beyaz eşya, giyim/aksesuar ve kozmetik kategorilerinin yükselişine kanıt oluşturuyor.

    Planlanan urun kategorileri !

    Anneler Daha Çok Araştırıyor

    Kadın e-ticaret kullanıcılarının önemli bir bölümünü oluşturan anneler ise Thinkretail sonuçlarına göre, ürün araştırma ve satın alma için interneti oldukça aktif kullanıyor. Araştırmaya göre arama motoru kullanıcılarının yüzde 80′inden fazlası ve annelerin yüzde 90′ı gıda, giyim ve aksesuar, ev bakımı, kişisel bakım ve kozmetik kategorilerinden ürün satın alıyor. Anneler en çok kişisel bakım ve ev aletleri kategorisini araştırıyor.

    Hangi kategoriler ?

    Google’ın bu araştırması internette en çok araştırma yaptığımız kategoriyi elektronik olarak gösterirken, beyaz eşya, giyim aksesuar ve kişisel bakım & kozmetik kategorilerine özel araştırmaların da yükseldiğini gösteriyor.
    Neden İnternetten Ürün Almıyoruz?

    Bu soruya “güvenlik endişesi” cevabını vermek aklınıza gelebilir ancak Google ilk sırada tüketicilerin alacağı ürünü görmek ve dokunmak istemesinin yani “gerçeklik duygusunun” geldiğini ifade ediyor. Aslına bakarsanız güvenlik endişesinin ilk sırada gelmesi pek de doğru değil. Çünkü artık e-ticaret siteleri oldukça güvenli satış süreçleri tasarlayabiliyor ve kullanıcılar dilerse kapıda veya havale ile ödeme yapabiliyor.
    Ürünleri Nerede Arıyoruz?

    Arama motorları ilk başvuru kaynağı olarak göze çarpsa da, uzman mağazaların web siteleri ilk sırayı zorluyor. Google’ın ilk sırayı koruması için ürün arama özelliğini daha fazla öne çıkarması gerekiyor.

    Sıralama üreticilerin/markaların web siteleri, ürün/fiyat karşılaştırma siteleri vb.. şeklinde uzuyor ve sosyal ağlar yüzde 15′in üzerinde bir pay alarak sondan 3. sırada geliyor.

    Urun arastirmasi kaynaklari ?

    E-ticareti anlamak ve hem satış hem de hizmet anlamında başarılı girişimler çıkarılması adına güzel veriler sunan bu araştırmanın olabildiğince çok girişimciye ulaşmasını diliyorum.

    Kaynak : webrazzi.com

  • Google şimdi de konum paylaştırıyor.

    İnternet devi Google’ın yeni mobil-masaüstü etkileşimli uygulaması Google Latitude kullanıcıların konumlarını paylaşmasını sağlıyor.

    Daha önce Brightkite, Nokia viNe gibi konum bazlı sosyal ağ servisleriyle mobil kullanıcıların hayatına doğrudan giren servislerin arasına Google Latitude da eklendi.

    Başlangıç olarak 14’ü Avrupa ülkesi 27 ülkede kullanıma sunulan hizmet, www.google.com/latitude adresinde yer alan yönergeler izlenerek servisin kullanılabildiği cep telefonlarına yüklenecek bir yazılımla kullanılmaya başlanıyor.

    article_latitude

    Yazılımı mobil cihazlarına yükleyen kullanıcılar, izin verdikleri arkadaşlarına o an dünyanın neresinde olduklarını Google Maps altyapısını kullanarak bildirebiliyor, dilerlerse arkadaşlarına bu bilgiyi SMS, Hızlı Mesajlaşma (IM – Instant Messaging) veya telefon görüşmesiyle bildirebiliyorlar. Kullanıcılar tüm gizlilik ayarlarını kendileri belirleyebiliyor, bu şekilde kullanıcıların konumlarını çevrimiçi olarak paylaştıkları servisin izin verilmeyen kullanıcılar tarafından görüntülenmesini engelleyebiliyorlar.

    Google Talk ile entegre çalışan yazılım altyapısı, cep telefonları gibi mobil cihazlarla birlikte masaüstü bilgisayarlardan da kullanılabiliyor. GPS, A-GPS ve hücresel konum belirleme teknolojileri ile hareket halindeyken, kablosuz ağ bağlantılarının konum bilgilerinden yararlanılarak da masaüstü ve dizüstü bilgisayarların konumuna göre kendini güncelliyor.

    Tüm bilgisayar işletim sistemleriyle uyumlu olan Google Latitude, Google Maps 3.0 veya daha üst sürüm kullanan Google Android tabanlı cep telefonları, hemen her BlackBerry akıllı telefon, hücresel konum bilgisi desteği olan Windows Mobile 5.0 ve üstü işletim sistemi kullanan cihazlar, Symbian S60 tabanlı cep telefonlarıyla uyumlu çalışıyor. Google servisi ilerleyen günlerde iPhone ve iPod Touch cihazları ile birlikte Sony Ericsson marka telefonlar üzerinde de çalıştırmaya hazırlanıyor.

    article_latitude_goole

    Google, ilerleyen günlerde servisin kullanım alanının arttırılacağını ifade ediyor.