Etiket: gerginlik

  • Kadın Hastalıklarına Aslanpençesi

    Kadın Hastalıklarına Aslanpençesi

    – Dr. Ömer Coşkun, aslanpençesi bitkisinin kadın hastalıklarına iyi geldiğini ve menopoz döneminde görülen stres, terleme, gerginlik ve ruhsal sıkıntı gibi durumları en aza indirdiğini söyledi.

    Aslanpençesinin yağ asitleri, selüloz, etken madde, gliko protein, tanen gibi maddeler içeren şifalı bir bitki olduğu belirten Dr. Coşkun, “Aslanpençesinin bine yakın türü bulunmaktadır. Ilıman iklimlerin etkin olduğu neredeyse her ülkede yetiştiriciliği yapılmaktadır. Boyu 35-50 santim arasında değişmektedir. Çiçekleri sarıdan yeşile doğru farklılık gösterir. Uzun yıllardan beri bitkisel tedavide etkin olarak kullanılır. Halk arasında harmani otu, pelerin otu, şebnem otu, aslanyağı otu olarak da bilinmektedir” diye konuştu.

    Dr. Coşkun, aslanpençesi bitkisinin kadın hastalıklarına iyi geldiğini kaydederek, “Menopoz döneminde görülen stres, terleme, gerginlik, depresif, ruhsal sıkıntılı gibi durumları minimuma indirger. Aynı zamanda kadın hastalıklarından biri olan adet düzensizliğine de iyi gelir” dedi.

    Aslanpençesi bitkisinin çayının içilebileceğini belirten Dr. Ömer Coşkun, “Aslanpençesi çayı kadın hastalıkları için çok faydalıdır. Bir bardak kaynar suya bir tatlı kaşığı aslanpençesi otu eklenerek 5 dakika demledikten sonra içebilirsiniz. Aynı zamanda bebek sahibi olmak isteyen kadınlar her gün aslanpençesi çayı içmelidir. Kas hastalarına ve adet düzensizliğine de iyi gelen bir bitki türüdür” ifadelerini kullandı.

  • Erken boşalma

    Erken boşalma

    Çiftlerin en fazla yakındıkları sorunların başında erken boşalma geliyor. Cinsel hayatı aktif olan her on erkekten yedisi hayatının bir döneminde erken boşalma sorunu yaşıyor. Erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozukluğu olan erken boşalma, erkeğin cinsel kontrolünü sağlayamaması durumu olarak tarif ediliyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, erken boşalmanın çok az bilinen nedenlerini ve çözüm yollarını açıkladı. İşte çarpıcı başlıklar:

    ADRENALİN HORMONU ERKEN BOŞALMAYA YOL AÇIYOR…

    Erken boşalmanın nedenleri arasında stres ve gerginlik durumlarında salgılanan adrenalin hormonunun etkilerine dikkat çeken CİSED Onursal Başkanı Cinsel Terapist Cem Keçe; “Erken boşalan erkekler genellikle sevişmeyi boşalmak için katlanılması gereken bir ANGARYA olarak görüyorlar. Çoğunlukla cinsel yaşamlarında partnerini mutlu etmeyi bir GÖREV olarak algılıyorlar. Bu nedenle cinsellik yaşarken yoğun bir BASKI ve STRES yaşıyorlar. Cinsel yaşamın düşmanı olan baskı ve stres, erkekte ADRENALİN adı verilen stres hormonunun salgılanmasına yol açıyor. Adrenalin salgılandığında, boşalma refleksinde önemli bir yer tutan aşk kasları, istemsiz olarak kasılarak erken boşalmaya neden oluyor. Bu durumda kadın boşalamıyor veya orgazm olamıyor. Erkek kadını boşaltma görevini yerine getiremediği için, üzerinde TATMİN ETME BASKISINI daha yoğun hissediyor ve daha çok strese giriyor. Bu kısır döngü erken boşalmanın zamanla bir ÇİFTİN CİNSEL UYUMSUZLUĞU halini almasına yol açıyor. Oysaki erkek cinsellik yaşarken, kadını tatmin etme zorlantısından vazgeçtiğinde, boşalmayı hedef olmaktan çıkartıp sevişmenin verdiği hazza odaklanabildiğinde, cinsel birliktelik sırasında aşk kaslarını gevşek tutmaya çalıştığında, mutlu cinselliğin tadına varabiliyor ve istediği zaman isteyerek boşalabiliyor.” dedi.

    ERKEN BOŞALMA CİNSEL TERAPİ İLE %100 ÇÖZÜMLENEBİLİYOR…

    Erken boşalmanın %100 tedavi edilebilen bir cinsel uyum sorunu olduğuna dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Cinsel Terapist Cebrail Kısa; ” Erken boşalma kader değildir, CİNSEL TERAPİ ile %100 çözümlenebilen çiftin cinsel uyum sorunudur. Cinsel terapi programları ile boşalma kontrolü sağlanabiliyor. Trafik kurallarında fasılalı yanıp sönen kırmızı ışık, mutlak duruş yapılmasını ve gidilecek yolun açık ve müsait olduğu görüldükten sonra yeniden hareket edilmesini bildirir. Bu ışığı gören sürücüler durmak için frene basarlar. Cinsellik yaşanırken erkek bir an ‘Devam edersem boşalacağım!’ gibi bir hisse kapılır. Bu hissin gelmesi trafikteki FASILALI YANIP SÖNEN KIRMIZI IŞIK gibidir. Erken boşalmanın üstesinden gelmek isteyen erkeğin, bu hissi hissettiğinde cinsellik yaşarken penis-vajina birlikteliğini durdurması ve bir süre penisini hareketsiz tutması, partnerini eliyle uyarmaya devam ederken aşk kaslarını gevşetmesi ve nefesini kontrol etmeyi öğrenmesi gerekiyor.” dedi.

    SORUMLULUK ALMA MODELİ ÇİFTİ ÖZGÜRLEŞTİRİYOR…

    Sorumluluk alma modelinin önemine dikkat çeken CİSED Genel Başkan Yardımcısı Uz. Dr. Yasemin Yıldız; “Erkek, kadınla sevişirken ruhunu ve bedenini koşulsuz bir armağan olarak ona sunar. Kadın, bu armağanı kabul eder, bundan sonrası kadının işidir. Kadın için boşalma öğrenilebilir istemli bir reflekstir. Bu nedenle kadının, erkeğin kendini tatmin etmesini beklemek yerine, boşalmasının sorumluluğunu alması gerekiyor. Boşalmayı cinselliğin en önemli amacı olarak görmekten vazgeçen bir kadın, dokunmanın verdiği hazza odaklandığında ve vakti geldiğinde istemli kasılmalarla sıçrayışı gerçekleştirdiğinde boşalabiliyor. Kadın reddedilmeyi ve başarısız olmayı göze alarak erkekten kendini cinsel olarak uyaracak şeyleri ister, talep eder. Bu süreçte kadının, ön sevişmeye ağırlık vermesi, yaygın, ritmik, kesintisiz ve yeterli süre klitoris uyarısı yapması için eşini teşvik etmesi, başta meme uçları, kulak arkaları, bacaklarının iç yüzleri olmak üzere tüm erojen bölgelerinin erkek tarafından uzun süre uyarılması için ondan talepte bulunması gerekiyor. Çünkü kadın boşalmak için bir sıçrayışa ihtiyaç duyar ve bunun için istemli olarak başta aşk kasları olmak üzere vücudundaki tüm kaslarını kasması gerekiyor . Sonuç olarak, kadının erkeğin bedenini kullanarak, klitorisini sürterek, fantezi kurarak, boşalmasını kolaylaştırmak için zamanı geldiğinde kendini kasarak kendi boşalmasının, orgazmının ve cinsel tatmininin sorumluluğunu alması, cinsellikte büyük önem taşıyor. Kadının boşalması için sadece penise ihtiyacı yoktur, bu değişik şekillerde başarabiliyor. ‘Sorumluluk alma modeli’ adını verdiğimiz bu model kadına sorumluluk yüklerken çifti özgürleştiriyor ve böylece tatminkâr bir cinsellik yaşanabiliyor.” dedi.

  • Beyin Loblarına Göre Evliliklerde Mutlu Seks Yaşamı

    Beyin Loblarına Göre Evliliklerde Mutlu Seks Yaşamı

    Ne padişahlar topraklar vermiş, ne sultanlar fetihlere çıkmış, ne insanlar ünvanları için vazgeçmişler aşklarından. Niceleri dokunamamış bile aşklarına, niceleri kıyamamış niceleride doyamamış…

    1) Mantıksal düşünceye sahip birisi duygusal düşünceye sahip birisi ile beraber olursa çok şey paylaşır, az tartışır, birbirlerini tatmin edebilirler, yeniliklere açık olurlar. Sadece maddi anlamda tartışırlar çok risk aldıkları için bu pek fazla seks yaşamlarını etkilemez.

    2) Mantıksal düşünceye sahip birisi, mantıksal düşünceye sahip birisi ile tek düze bir hayatları olur, seks esnasında bile yatırımlarını konuşabilirler yani aslında bol bol para biriktirirler. Evliliklerinde seks onlar için ihtiyaçtır ilk önce.

    3) Duygusal düşünceye sahip birisi, mantıksal düşünceye sahip birisi ile birlikte olursa ve her ikisi de değişime kapalı ise felaket olur. Ortak nokta çok fazla bulamayacaklarından genel evliliklerinde seks yaşamlarında da problemler artacaktır. Duygusal taraf doyum yaşayamayacaktır. İlişkiden sonra yatamayan, rahat uyuyamayan taraf olacaktır. Ama mantıksal olan hemen sırtını dönüp yatabilir. Ama değişime açık olurlarsa mükemmel olur. Birbirlerinden farklı tatlar almaya başlarlar. Biri diğerin hayatına devamlı değişik zevk ve tatlar katacaktır.

    Hiçbirşey değiştirilemez değildir, hayatın genelinde imkansızlık yoktur, kişinin kendisinin imkansızlıkları vardır. Evlilik sürecinde mutlu bir seks yaşamı için ilk önce eşinizin bu yönlerini bilmelisiniz en önemlisi kendinizi tanımalı ve ne istediğinizi bilmelisiniz. Eğer kendinizi değişime açık hale getiremezseniz bunu eşinizden de beklemeyin. Çünkü değişim insanın kendisinde başlar.

    Mutlu bir seks yaşamı için cinselliğinizi, seks boyutlarınızı eşinizle konuşmalısınız konuşmadığınız bir şeyin eyleminde de başarılı olamayız. Bizim toplumumuzda kültürümüz, yetiştirilmemiz gereği cinsellik yaşamı, seks hep göz ardı edilmiş ve ayıp sayılmıştır. Aileler çocuklarını bu konuda doğru yönlendirip bilinçlendirmediklerinden dolayı çoğu evlenen ya da adaylar için bu bir kabus olur. Eşinizle parayı, evi, yemeği konuştuğunuz gibi başında ortasında ve sonunda devamlı bunu konuşmalısınız. Eşiniz mantıksalsa kelimeleriniz önemli, istekleriniz mantık çerçevesinde aktarmalısınız,eşiniz duygusal düşünceye sahipse konuşmalarınıza duygunuzu da katmalısınız. Üstüne basa basa söylüyorum yatak ayırmamalısınız eğer çok ciddi değilse problemleriniz. Eğer bir mantıksalsanız eşinizle seks esnasında sadece o anı konuşmalısınız nerde ne yapıyorsanız o ana odaklanın akılınızda başka şeyler olmamalı.

    Kendinizde ya da eşinizde cinsel akivite ile ilgili bir problem hissediyorsanız muhakka bir uzmana başvurun. Mutlu bir seks yaşamı olmayan çiftler psikolojik anlamda hertürlü sorunlara davetiye çıkarır. Seks duygusal bir boyuttut ve fantezileriniz çoğaltmalısınız. Çiftin vücutlarıyla barışık olmaları gerekir kendi vücudunu beğenmeyen bunu beden diliyle karşısındakine hissettirir. Hiçbir zaman seksle ilgili suçluluk duygusuna kapılmamalıdır çiftler bu mutsuzluğu getirir. Cinselliği eğlence haline getirmeli ona bir oyun gibi bakmalı insan içine yenilikler katmalı ve bunu paylaşmalı. Seksi bir bir performans gösterisi gibi görmemeli. Eğer evlilikte seks yaşamımızı mutlu hale getiremezsek bizi gerginlik, stres, uykusuzluk, ani parlamalar, dengesiz beslenme süreçleri gibi problemler bekliyor olacaktır. Unutmayalım seks su, yemek gibi biyolojik bir ihtiyaçtır diğerlerinden farkı duygusal yönden hazzının yüksek olmasıdır. Yiyeceğiniz yemeği konuşur, tarif eder gibi, susadığınızda su ister gibi, içecek tercihi yapar gibi seksi de konuşun ve değişik tercihleriniz olsun. Menünüzü arada bir değiştirin .

    Şimdi en azından erkek ve kadınların sadece cinsiyet farklılıklarına göre değil beyin kimyalarına göre de değişiklik gösterdiklerini de göreceğiz.

  • İhtiyoz – Balık Pulu Hastalığı Nedir?

    İhtiyoz – Balık Pulu Hastalığı Nedir?

    İhtiyoz’ a balık pulu hastalığı da denir. Bunun nedeni karakteristik döküntüsünün görünümüdür. Kalıtım yoluyla geçen cilt hastalıkları içinde en sık görülenidir…

    Belirtileri: Küçük çocuklarda kuru, pullu cilt.

    Bu hastalık genellikle 1 ile 4 yaşları arasında ilk defa ortaya çıkar. Bazen yetişkinlik yıllarında tamamen kaybolup daha ilerde yeniden belirir. En fazla belirgin olan döküntü yerleri dirsekler, dizler ve ellerdir. Genellikle, kışın daha kötü olur. İhtiyoz, atopik dermatitle bağlantılı olabilir.

    İhtiyoz - Balık Pulu Hastalığı Nedir? | 1

    Tedavisi:

    Etkilenen yörelere vazelin sürün ve gece naylonla sarın. Günde iki kere kullanmak kaydıyla laktik asit losyonu ve gece kremi sürmek faydalı olabilir.