Etiket: genital temizlik

  • Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Hızla Yayılıyor

    Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Hızla Yayılıyor

    CİSED: “CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR KORKMAYIN, UTANMAYIN, KENDİNİZİ VE SEVDİKLERİNİZİ KORUMAK İÇİN ÖNLEM ALIN!”

    CİSED ONURSAL BAŞKANI DR. CEM KEÇE: “CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR HIZLA YAYILIYOR!”

    Bilinen en büyük gerçeklerden biri, pek çok insanın cinsel olarak aktif olmsına rağmen, seks hakkında çok az biliyor olmasıdır. Bu durum oldukça şaşırtıcıdır. Özellikle Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) hakkında çok yanlış olan ama doğru bilinen cinsel mitler (hurafeler, yalanlar) var. Genellikle cinsel ilişki yoluyla insandan insana bulaşan mikroorganizmaların (mikrop) neden olduğu genital yol (üreme organları) enfeksiyonları CYBH olarak adlandırılır. CYBH’lar virüs, bakteri ve parazitlerden kaynaklanıyor veHPV, Siğil, Uçuk, HIV (AİDS), Hepatit B, C, Bel Soğukluğu, Frengi gibi hastalıklar sadece cinsel yolla bulaşmıyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada geldiğine işaret ettiği CYBH’lar hakkında bilgiler verdi ve bu hastalıklar hakkında bilinen en çarpıcı cinsel mitlere açıklık getirdi. İşte en çok doğru bilinen yanlışlar:

    CYBH’LAR HAKKINDA EN ÇARPICI CİNSEL MİTLER…

    • CİNSEL MİT 1- CYBH’LAR VAJİNAL VE ANAL SEKSLE BULAŞIR, ORAL SEKSLE BULAŞMAZ!
    • CİNSEL MİT 2- CYBH’LAR CİNSEL ORGANLARA DIŞARIDAN BAKILDIĞINDA ANLAŞILIR!
    • CİNSEL MİT 3- CYBH’LAR TEDAVİ EDİLDİKTEN SONRA TEKRAR AYNI HASTALIĞA YAKALANILMAZ!
    • CİNSEL MİT 4- PREZERVATİF CYBH’LARA KARŞI %100 KORUMA SAĞLAR!
    • CİNSEL MİT 5- CYBH’LAR SADECE UMUMİ TUVALETLERDE BULAŞIR!
    • CİNSEL MİT 6- CYBH’LAR SADECE HAYAT KADINLARINDAN BULAŞIR!
    • CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR HIZLA YAYILIYOR!

    CYBH’ların hızla yayıldığına dikkat çeken CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe; “Oral seksin CYBH’ları önlediğine, vajinal ve anal seksin ise önlemediğine dair olan yanlış inanç çiftlerin kafasını karıştırıyor. Halkımız bu mite asla inanmamalıdır. Kasık ve genital bölgenin temizliğine önem verilmezse CYBH’ların pek çoğu oral seksle bulaşabiliyor. Örneğin; pek çok insan klamidya ve gonore (bel soğuklu) enfeksiyonları kapabiliyor. Aynı şekilde, pek çok insan görünüşte herhangi bir şeye benzetemediği ya da nedenini bilmediği uçuk veya kabartılı hastalıklara yakalanabiliyor. Bu tür enfeksiyonlara yakalanan bir kişi oral seksle genital herpes kapmış olabilir. Bu nedenle kasık bölgesinin temizliğine dikkat etmek oldukça önemli. CYBH’ları önlemek için önce temiz olmak ve hijyen koşullarına uymak, daha sonra vajinal ve anal seks yaparken mutlaka kondom yani prezervatif kullanmak gerekiyor. Birden fazla partnerle gerçekleştirilmeyen, genital organların ve kasık bölgesinin temizliğine dikkat edilerek yapılan oral seks, vajinal ve anal sekse göre CYBH’ların bulaşması açısından daha güvenlidir, ancak düşükte olsa oral seksle hastalık bulaşma riski vardır. Bu nedenle gerektiğinde oral seks yaparken de prezervatif takılmasında fayda var.” dedi.

    CYBH’LARI DIŞARIDAN BAKILARAK ANLAŞILMAZ…

    CYBH’ların cinsel organlara dışarıdan bakılarak anlaşılamayacağına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cebrail Kısa; “Aslında, CYBH hakkında vajina ya da erkek cinsel organına dışarıdan bakılarak kesin bir hastalık taraması yapılamaz, ancak bazı hastalıkların belirtileri bir hekim tarafından fark edilebilir. CYBH’larda (HPV, AİDS, klamidya, vb.) genellikle başlangıçta herhangi bir belirtiye rastlanmaz ama son derece bulaşıcı da olabilirler. CYBH’lardan korunmak için, tek eşli ya da partnerli bir yaşam tercih edilmeli, yeni birlikteliklerde karşı tarafın bu konuda sorgulanmalı ve yeni bir cinsel ilişkide ise prezervatif kullanılmalıdır. Ayrıca hastalık bulaşan kişilerin cinsel ilişkide bulundukları kişileri uyarmaları hem kendilerinin hem de karşı tarafın tedavisini sağlamaları gerekiyor. Evlerde ise diğer bireylerin aşılanarak korunması, hastalık taşıyan kişilerin hijyenik ürünlerini (Makas, jilet, diş temizliği aletleri) atması veya her kullanımdan sonra dezenfekte etmesi de çok önemli.” dedi.

    KORKMAYIN, UTANMAYIN, ÖNLEM ALIN…

    CYBH’lardan herhangi birine yakalanmış birinin bir daha aynı enfeksiyona yakalanabileceğine dikkat çeken CİSED Genel Başkan Yardımcısı Dr. Yasemin Yıldız; “Bugün için 40’dan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık olduğu biliniyor. CYBH’lar tedavi edildikten sonra, korunmasız cinsel ilişkilerden veya kontrolsüz kan nakillerinden sonra hastalık tekrar aynı kişiye bulaşabiliyor. Diğer bir değişle, vücut CYBH’lara karşı bağışıklık kazanmaz. Tedavi edilmeyen partnerden tekrar bulaşma riski vardır. Bu nedenle,partnerinde test ve tedavi sürecine girmesi şart. Ayrıca cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korkmayın, utanmayın, kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için önlem alın.” dedi.

    PREZERVATİF TAM KORUMA SAĞLAMAZ…

    Prezervatifin kişiyi CYBH’lardan koruduğunu ama %100 korumadığına dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör; “Prezervatif koruma sağlıyor fakat güvenliği garanti edilemez. Çünkü bazı mikroplar prezervatiften geçmese de deri parçaları veya genital kıllı bölgelerde bulunabiliyor. Örneğin; Herpes virüsü prezervatif varken bile geçebiliyor. Bu bilgiyle amacımız prezervatif kullanımını baltalamak değil. Prezervatifin yine de kullanılması şart. Ancak pek çok kişi prezervatif kullanımında da hatalar yapıyor. Örneğin; cinsel ilişkiye başladıktan sonra prezervatif takanların oranı %51, sekse başlarken prezervatif takıp, ilerleyen dakikalarda çıkaranların sayısı %45’dir. Bunlar CYBH’ları artıracak hatalardır. Buna ek olarak paketleme ya da son kullanma tarihini geçmiş prezervatif kullanılması da diğer hatalardır.” dedi.

    CYBH’LAR SADECE SEKS YOLUYLA BULAŞMIYOR…

    Umumi tuvalette seks yapıldığında CYBH kapılacağı, başka mekânlarda kapılmayacağına dair yanlış inancın gençleri kötü etkilediğine dikkat çeken CİSED Yönetim Kurulu Üyesi Psikolog Kemal Özcan; “CYBH’lara neden olan mikroplar insan vücudu dışında uzun süre yaşayamazlar. Bu mikropların bulaşması için kan teması veya cinsel temas gerekiyor. Eğer kalça ya da genital bölgede herhangi bir kesik ya da açık yara yoksa ve tuvalete korunmasız herhangi bir cinsel temas yapılmıyorsa CYBH’lar kişiye bulaşmaz. Ayrıca CYBH’lar sadece seks yoluyla bulaşmaz. CYBH’lar kan ve ten temasından, başkasının kullandığı tuvaletten, iç çamaşırından, ıslak yüzeylerden kişiden kişiye geçebiliyor. Hepatit (Sarılık) ve Siğil (HPV) virüslerinin çok hızlı bir şekilde bulaşıyor. Bazen cinsel temas olmasa bile, mikroplar deri çatlaklarından, hasta birinin kullandığı tırnak makası, diş fırçası, jilet gibi hijyenik kullanım ürünlerinden, hamam, sauna gibi ıslak yüzeylerden ve tam steril edilememiş cerrahi, diş ve dövme aletlerinden, manikür pedikür işleminden rahatlıkla bulaşabiliyor. Hatta HIV enfeksiyonu, hepatit B, sifiliz (frengi), gonore (bel soğukluğu), herpes (uçuk) ve klamidya adı verilen hastalıklar gebelik süresince veya doğum sırasında anneden bebeğine de bulaşabiliyor.” dedi.

    CYBH’LAR SADECE HAYAT KADINLARINDAN BULAŞMIYOR…

    Cinsel hayatı olan herkesin, hastalıklardan korunma yöntemlerini bilmesi gerektiğinin altını çizen CİSED Yönetim Kurulu Üyesi Psikolog Gülüm Bacanak; “Eskiden CYBH’ların sadece hayat kadınlarından bulaştığına inanılırdı. Ancak CYBH’lar sadece hayat kadınlarında bulunmaz, korunmasız seks yapan herkes bu hastalıkları taşıyabilir veya bulaştırabilir. Sonuç olarak basın bültenimizin amacı vatandaşlarımızı seksten vazgeçirmek ya da korkutmak değil. Eğer kişiler cinsel aktivite sırasında prezervatif ya da başka önleyicileri doğru ve tutarlı bir şekilde kullanıyorsa, olması gereken önlemleri alıyor demektir. Böylece tüm risklerin farkında olunur. Sağlıklı ve mutlu cinsel yaşamın anahtarı doğru karar alma, tek eşli olma, kişinin kendisini ve partnerini korumasıdır.” dedi.

  • Genital Bölge Siğilleri

    Genital Bölge Siğilleri

    Kondiloma aküminata olarak da adlandırılan cinsel bölgedeki siğiller Human Papiloma Virüsün (HPV) yaptığı bir enfeksiyondur. Seksenden fazla HPV türü olmasına rağmen bunlardan çok azı (özellikle HPV tip 6 ve 11) genital siğile neden olur. Diğer tipleri el, ayak veya vücudun diğer alanlarında enfeksiyona neden olur. HPV 16 ve 18 dış genital bölgede, makat bölgesinde ve rahim ağzında kanser gelişimine neden olabilir. Bu nedenle hastalığa yakalanan kişilerin bayan partnerleri enfeksiyonun varlığını saptamak üzere bir Kadın Doğum uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Cinsel bölgede enfeksiyona yol açan diğer HPV tipleri kansere nadiren yol açar. Cinsel bölgedeki siğiller cinsel temasla bulaşır, nadiren cinsel bölgede enfeksiyon bulunan anneler normal doğum esnasında enfeksiyonu bebeklerine bulaştırabilir.

    Cinsel bölgedeki siğiller hamile bayanlarda ve bağışıklık sistemi çeşitli nedenlerle ( kanser, AİDS, organ nakli, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı ) bozulanlarda problem oluşturabilir. HPV enfeksiyonuna yakalananların çok azında cinsel bölgede siğil gelişir. Çoğu kişi taşıyıcı olup, cinsel bölgesinde hiç bir zaman siğil gelişmez, fakat enfeksiyonu cinsel partnerlerine bulaştırabilirler. HPV ile temastan sonra enfeksiyon gelişme süresi birkaç ayı alır, bazı kişilerde ise yıllar sonra enfeksiyon gelişir.

    Cinsel bölgedeki siğiller nasıl görünürler?

    Siğiller tipik olarak deri renginde pürtüklü yüzeye sahiptir. Büyük veya küçük, tek veya gruplar halinde görülebilir. Dış genital bölgede, vajinada ve de makat bölgesinde görülebilir.

    Cinsel bölgedeki siğiller tedavi edilmeli midir?

    İnsanların çoğu siğillerini tedavi ettirmek istemektedir, çünkü hastalar siğillerden hem kozmetik olarak rahatsız olmaktadır, hem de cinsel partnerlerine hastalığı bulaştırmak istememektedir. Bazen de siğiller kaşınabilir, kanayabilir ve bu bölgenin temizliğini zorlaştırabilir ve bu nedenle tedavisi gerekir.

    Siğillerin tedavi edilmesi enfeksiyonun bulaşmasını engeller mi?

    Başarılı bir tedavi HPV enfeksiyonunun tamamının ortadan kalktığını garanti etmez, tedaviden sonra kişi muhtemelen daha az bulaştırıcıdır.

    Siğiller nasıl tanınır?

    Bir çok siğile muayene ile tanı konulur. Bazı olgularda doktor siğilleri belirginleştirmek amacı ile cinsel bölgeye sulandırılmış sirke sürebilir. Bazı olgularda ise tanı koymak için şüpheli alan cerrahi olarak çıkartılıp patolojik incelemeye yollanır.

    Siğiller nasıl tedavi edilir?

    Siğillerin tedavisi zordur ve bütün tedavi seçeneklerinde tekrarlama olasılığı vardır. Tedavi şekli siğilin sayısına , bulunduğu bölgeye ve diğer faktörler göre değişir. Siğiller cerrahi veya kimyasal yollarla tedavi edilebilir. Cerrahi tedaviler basit cerrahi çıkartma, koter, dondurma tedavisi velaser tedavisi şeklinde yapılabilir. Bu tedaviler ağrılı olabilir, az miktarda kanamaya neden olabilir ve iyileşme esnasında bakteri enfeksiyonları gelişebilir. Kimyasal tedavide asitler, ( bikloroasetik asit ve triklorasetik asit) 5-fluorourasil krem (kanser tedavisinde kullanılan bir ilaç) ve podofilin kullanılabilir. Bu kimyasalların tahriş edici özellikleri vardır ve normal deride yanıklara yol açabilirler. Tüm bu kimyasal ve cerrahi yöntemler HPV ye etkili olmadığından hastalık tekrar edebilir.

    Virüse etki eden bir ilaç interferon alfadır. Bu ilacın kullanımı yan etkilerinden (baş ağrısı, halsizlik ve ateş) ve enjeksiyon yoluyla uygulanmasından dolayı yaygın değildir.

    Son zamanlarda hastaların kendi kendilerine uygulayabileceği tedaviler (Podofilox gel ve imiquimod krem) geliştirilmiştir. Podofilox siğil hücresinin gelişimini durdururken, imiquimod HPV ye karşı bağışıklık sistemini lokal olarak uyarır. Her iki tedavide virüsü tedavi eder, fakat lokal tahrişe neden olabilir. Ama sistemik yan etkileri yoktur. Podofiloksun antiviral etkisi veya bağışıklık sistemin güçlendirici etkisi olmadığından tedaviden sonraki üç ayda hastaların üçte birinde tekrarlama görülür. Imiquimod ise bağışıklık sistemini harekete geçirerek etkili olduğundan, tedavi sonrası takip edilen hastaların sekizde birinde tekrarlama görülür.

    Araştırılan yeni tedavi yöntemleri var mıdır?

    Yeni tedaviler üzerinde çalışılmaktadır. En önemli çalışmalardan birisi HPV aşısıdır. Aşı hem tedavi de, hem de siğil ve kanserden korunmada kullanılabilecektir. HPV aşısı, bazı ülkelerde kız çocuklarını ilerde rahim ağzı kanserine karşı korumak için koruyucu aşı takvimine alınmıştır. Aşı Mart 2007 itibari ile Türkiye’de de piyasada bulunmaktadır.

    Siğil çok eşlilerde sık görülür

    Siğilin çok seksüel partnerli durumlarda olma ihtimali yüksektir. Tek eşlilikte olma ihtimali çok nadirdir. Kişi bu lezyonun başlamasıyla bir problem olduğunu düşünüp hekime müracaat eder. Yoksa tek başına bu yara veya siğil dediğimiz doku hiçbir zaman bir problem yaratmaz.

    Temelde sayısı çok arttığı zaman estetik bir problem yaratır. Yıkanırken, genital temizlik yaparken kanamasıyla kendini gösterir. Tek başına ağrı, sızı yaratan bir problem değildir.

    Hastalıktan nasıl korunulabilir?

    Doktorlar kondom kullanımı ve HPV enfeksiyonlu hastaların tedavi edilmesi ile hastalığın azaltılabileceğini düşünmektedir. Bununla birlikte hiçbir metot hastalığı kesin olarak engelleyemez. Kondom kullanılsa bile, hastalık kondom kullanılan alanların dışında da görülebildiğinden, tam koruma sağlamaz. Tek eşlilik hastalığın geçişini azaltır.

    İlgili Konular ;

    Genital Siğil Hakkında.Genital Siğil Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
    Hamilelikte Genital Siğil
    Genital Siğil İçin krem kullanma
    Jinekoloji
    Rahim ağzı kanseri

  • 2QR Formülü genital temizlik ve bakım serisi Multi-Gyn

    multy-gyn-actigel1Avrupa’nın ünlü kozmetik markası Multi-Gyn’in 2QR formüllü genital temizlik ve bakım ürünleri “ActiGel” ile “LiquiGel” Armoni Medikal Güvencesiyle Ülkemizde…

    Düşünüldüğünden çok sayıda kadını etkileyen genital bölge rahatsızlıkları tedavi edilmezse ciddi sorunlara neden olabiliyor. Genellikle kaşıntı, yanma, tahriş, mantar, rahatsız edici koku, akıntı ya da kuruluk, ağrı, acı ile tanımlanan genital bölge rahatsızlıklarının en etkili ve doğal çözümünü 2QR formülü sayesinde bio-aktif kozmetik ürünleri “ActiGel” ile “LiquiGel” sunuyor.

    2QR Formülü Nedir?

    Vücudumuzda tehlikeli hastalıklara neden olan bakteriler olduğu gibi, yoklukları durumunda yaşayamayacağımız iyi bakteriler de bulunur. Aralarında bir denge olduğu sürece kötü bakteriler çoğalıp iyileri yok edemez ve sağlık sorunları yaşanmaz. Fakat bu denge bozulursa, kötü bakteriler çoğalarak birçok hastalığa davetiye çıkarır.

    Büyük hastalıkların çoğunun temelinde vücudumuzdaki bakteri dengesinin kötüler lehine değişmesi yatıyor. Bu dengesizlikten kaynaklanan hastalıklar da, insanları ölüme kadar götürebiliyor. Bakteri sorunlarından ve bakterilerin neden olduğu hastalıklardan korunabilmenin en temel yolu da, vücut mikro florasındaki bakteri dengesini korumaktan geçiyor.

    2QR formülü bu dengeyi korumak üzere çalışıyor. 2QR’nin en önemli özelliği, bakterileri yok etmek değil, dengeyi yeniden sağlamak…

    Konu hakkında bilgi veren Armoni Medikal Ürün Yöneticisi Meral Güven şunları söyledi: “Şimdiye kadar bakteriyel sorunlarla başa çıkmak için temelde iki yol vardı. Bakteriyel enfeksiyonu önlemek için dezenfektan kullanmak ya da hastalık durumunda antibiyotik kullanmak… Her iki durumda da amaç zararlı bakterileri öldürmekti. Fakat toksik maddeler kötüler ile birlikte iyi bakterileri de öldürüyordu. 2QR formüllü “ActiGel” ve “LiquiGel” ise vajinal sorunlara tamamen doğal maddeler olan bio-aktif bitki özleri ve polisakkarit ile çözüm sunuyor. Nasıl mı?

    Serbest dolaşan mikrop, sağlıklı hücrenin zarına tutunuyor ve sorunlar başlıyor. Mikrop, sağlıklı hücreleri öldürerek güçlendirdiği yaşam alanında çoğalıyor ve temelini attığı hastalığı vücutta yaymaya başlıyor.

    2QR’nin sağladığı negatif polisakkarit molekül zincirleri zararlı mikrobun çevresini sarıyor. Polisakkaritler vücutta bulunan moleküller oldukları için ana hücreye herhangi bir zarar vermeden, mikrobun hücre zarındaki tutunma mekanizmasını bozuyor ve sağlıklı hücreye tutunmasını engelliyorlar. Hücreye tutunamayan mikrop, besin kaynağı bulamadığından yaşayamaz hale geliyor ve yok oluyor. Bu sayede hastalıklar daha başlamadan engellenmiş oluyor.

    Uygulama sonrasında sadece laktobasillerin kaldığını ve zararlı mikroorganizmaların kaybolduğunu görüyoruz. 2QR zararlı mikroorganizmaların yok olmasını sağlarken, vücutta bulunan iyi huylu bakterilere ise zarar vermiyor.

    Yani onarım mekanizmalarını harekete geçirerek, vajinal dokuların durumunu optimize ediyor, vajinal enfeksiyonları kontrol etmek ve önlemek için pH dengesini sağlıyor. Ayrıca vajinal dokuları yenileyip floranın bakımını yaparak doğal bağışıklık sistemindeki savunmayı geliştiriyor.”

    Hollandalı Multi-Gyn markasının, dünyada 2QR formüllü tek genital bakım serisi olduğunu ve 23 Avrupa ülkesi ile ABD’de satıldığını belirten Armoni Medikal Genel Müdürü Harun Piltan, ürünlerde “Aloe Barbadensis” bitkisinin özü kullanıldığından, tamamen doğal olduklarını vurguluyor ve “genital bölge rahatsızlıkları düşünüldüğünden çok daha yaygın ve birçok kadının ortak sorunu” diyor. “Bu rahatsızlıklar kadınların yaşam kalitesini düşürdüğü gibi ciddi sorunlara da yol açıyor. Türkiye’de de oldukça yaygın olan bu rahatsızlıklara, 20 yıllık geçmişiyle Hollanda’nın en büyük jinekolojik kozmetik üreticisi olan BioClin firmasının Multi-Gyn serisiyle çözüm getiriyoruz. Multi-Gyn ActiGel ve LiquiGel, Avrupa’da neredeyse her kadının kişisel bakım ürünleri arasında yer alıyor. Ülkemizde bir benzeri olmayan bu ürünlerin, sağlığına ve bakımına önem verip yenilikleri takip eden her kadının tercihi olacağına inanıyoruz” dedi.

    Multi-Gyn ActiGel

    ActiGel, vajinadaki bakteri kaynaklı rahatsızlıkların giderilmesi için %100 doğal maddelerden üretilmiş koruyucu bir jeldir. Bakteriyel rahatsızlıkları tedavisinde etkilidir, kötü koku ve akıntıyı azaltır, mantarı önler, vajina florasını ve dokuların durumunu optimize eder. İçeriğinde kimyasal maddeler, hayvansal katkılar ve koruyucu maddeler bulunmadığı için herhangi bir toksik etkisi yoktur, güvenli ve doğaldır.

    5 gün boyunca, günde 2 kez olmak üzere vajinanın içine tatbik edildiğinde istenmeyen akıntı, mantar ve Bacterial Vaginosis’in giderilmesini sağlar.

    Multi-Gyn LiquiGel

    LiquiGel, vajinal kuruluğun giderilmesine ve vajinanın kendi doğal nem hissini geri kazanmasına yarayan, %100 doğal maddelerden üretilmiş spesifik bir kişisel bakım ürünüdür. Cinsel birleşme, hormonal değişiklikler, menopoza bağlı kuruluk, ilaçlar, stres veya tampon kullanımının neden olduğu vajinal kuruluğun giderilmesi için idealdir. Vajina dokusunun durumunu optimize eder, şişkinliği azaltır, doğal yoldan nemlendirir ve olası enfeksiyonların önlenmesine yardımcı olur.

    Vajinanın doğal nemini optimum seviyeye ulaştırması sayesinde cinsel ilişkiden alınan zevkin artmasını sağlar, rahatlık verir.

    Multi-Gyn ActiGel ve LiquiGel’i tüm seçkin eczanelerden satın alabilirsiniz.

    Multi-Gyn® ActiGel

    Özellikler

    * Bacterial Vaginosis�i (BV) önler ve tedavi eder.
    * Kötü kokuyu ve akıntıyı azaltır.
    * Kaşıntı ve tahriş durumlarında direkt bir rahatlatıcı etkisi vardır.
    * Vajina florasını ve dokuların durumunu optimize eder.
    * Mantarı önler.
    * Güvenli ve doğaldır.

    Temel Bilgiler

    Genital bölge rahatsızlıkları düşünüldüğünden daha yaygındır. Pek çok kadın, sorunu, tahriş, acı, yanma, rahatsız edici koku veya akıntı, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında duyarlılık, tahriş olmuş labia ve kaşıntı şeklinde tanımlayacaktır.

    Kaşıntı, yanma veya tahriş, sıkı giysiler, nemli pedler veya hijyenik bandajlar sebebiyle çoğunlukla kötüleşir. Multi-Gyn Actigel tüm bu genital bölge rahatsızlıklarına etkili ve doğal çözümdür.

    Bacterial Vaginosis

    Bacterial Vaginosis (Vajinal Akıntı) Nedir?
    Bacterial vaginosis, vajinal ortamda bakterilerin neden olduğu bir sorun – bir denge bozukluğudur. Vajina normalde laktobasil adı verilen pek çok “iyi” bakteri, ve kokoid bakteri adı verilen diğer birkaç çeşit bakteri içerir. Laktobasiller, içersinde kokoid bakterilerin gelişmediği sağlıklı vajina asitliğinden sorumludur. Bu vajina asitliğinin kaybolması ve çok fazla kokoid bakterinin ortaya çıkması “bacterial vaginosis” olarak adlandırılır.

    Bacterial vaginosis’im olduğunu nasıl anlarım?
    Vajinanızdan farklı bir akıntı geldiğini fark edebilirsiniz. Akıntı şeffaf veya renkli olabilir ve aşırı olabilir. Özellikle korunmasız cinsel ilişki sonrasında çoğu kez kötü bir kokuya sahiptir. Sık sık kaşıntı, tahriş, hassasiyet, kızarıklık veya acı gibi vajinal rahatsızlıklar yaşarsınız. Bazı kadınlarda bacterial vaginosis herhangi bir belirti vermez. Vajina asitliği daima olağandışıdır; pH>5.

    Eğer bu bir enfeksiyon ise, başka birinden kapmış olabilir miyim?
    Hayır, normal hijyen ile mümkün değildir. Bacterial vaginosis, anüse yakınlığı sebebiyle vajinada çoğunlukla mevcut bulunan aşırı bakteri gelişimidir. Cinsel olarak aktif kadınlarda daha yaygın iken cinsel olarak aktif olmayan kadınlarda da ortaya çıkmaktadır.

    Tedavi edilmesi gerekir mi?
    Evet. Bacterial vaginosis gerçekten de istenmeyen bir vajinal floradır. Eğer bacterial vaginosis tedavi edilmezse, bakteriler uterusa (rahim) ulaşabilir ve ciddi sorunlara neden olabilir. Tedavi hamilelerde özellikle önemlidir. Tabi ki korunma her zaman en iyisidir.

    Mantar

    Mantar nedir?
    Mantar 2 evrelidir; sorunlara neden olmayan bir spor evresi ve sorunlara neden olan ipliksi evre. Laktobasiller gibi mantar da gelişimi için hücre şekerine ihtiyaç duyar ve bu gıda kaynağı ile rekabet halindedir. Bu yüzden mantar en çok normal bir (optimal) asitliği olan bir vajina ortamında bulunur.

    Mantar olduğunu nasıl anlarım?
    Çoğu kez kokusuz, beyaz, süzme peynir benzeri bir akıntı fark edersiniz ve kaşıntı, tahriş, hassasiyet, kızarıklık ve acı gibi vajinal rahatsızlıklarınız olur.

    Eğer bu bir enfeksiyon ise, başka birinden kapmış olabilir miyim?
    Aslında hayır. Mantar çoğunlukla davetsiz bir misafirdir. Bununla birlikte tekrarlayan enfeksiyonlarınız olduğu zaman kaynağının partneriniz olması muhtemeldir. Tekrarlayan mantar enfeksiyonları, mantarın gıda kaynağı olan şeker sebebiyle diyabetlilerde sık görülür. Mantar enfeksiyonlarına karşı dirençsizlik aynı zamanda ailelerde görülmektedir, ki burada genetik bir geçmiş söz konusudur.

    Tedavi edilmesi gerekir mi?
    Bacterial vaginosis’in aksine mantar çok da tehlikeli bir vajinal enfeksiyon değildir.
    Bununla birlikte büyük bir derttir ve yaşam kalitesini çok fazla etkiler.
    Enfeksiyöz şikayetler olduğunda özel antifungal ilaçlarla tedavi bu yüzden endikedir. Tabi ki korunma her zaman en iyisidir.

    Vajinal ekosistem

    Vajina kendi savunma mekanizmasının önemli bir parçası olan kendi florasına sahiptir. Bu flora ağırlıklı olarak laktobasillerden oluşmaktadır. Bu yararlı bakteriler laktik asit ve peroksit üretir ve bu suretle de istenmeyen ve muhtemelen zarar verici bakteriler için dostça olmayan bir ortam yaratırlar (fizyolojik olmayan flora). Asitlik önemli bir rol oynar. Laktobasiller (laktik asit bakterileri) 4’den 4.5’a kadar bir pH’ a sahip bir asit ortamında gelişim gösterirler ve laktik asit üretimi ile kendi optimal asit ortamlarını devam ettirirler. Bunun aksine istenmeyen, zarar verici bakterilerin gelişimi daha yüksek pH değerlerinde (>5) güçlüdür. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda, bozulan vajinal mikrobiyal dengenin sorumlusu daha yüksek bir pH değeridir. Bu durumda laktobasiller aşırı gelişir ve zarar verici bakteri florası kendini optimal olarak geliştirebilirken, kendi yaşamlarını devam ettirmekte güçlük çekerler: aslında bir viskoz çevre.

    Vajina florasındaki bakteriyel bozukluklar
    ‘Bacterial Vaginosis’ (BV), vajina florasındaki normal dengelerin fizyolojik olmayan floranın aşırı gelişmesi ile bozulduğu durum için kullanılan terminolojidir. B.V. (Bacterial Vaginosis) çok yaygın ve sık tekrar eden bir durumdur. Bu istenmeyen bakterilerin gelişimi, çoğunlukla barsak florasından çıkan kokoid bakterilerle (koklar) alakalıdır. Bu koklar en iyi yüksek pH değerlerinde gelişir ve tipik olarak bu pH’ı kendileri oluştururlar. 4 – 4.5’luk normal asidik vajina pH’ı 5 ve daha yüksek değerlere yükselir. Bu yüksek pH değerlerinde laktobasil gelişimi engellenir ve bu yüzden optimal vajinal pH’ın hızlı ve doğal düzelmesine mani olunur. Aslında vajina florasındaki dengeler her zaman için laktobasillerle istenmeyen bakteriler arasında bir rekabeti içerir. Bacterial Vaginosis birkaç vajinal rahatsızlık ile yaşanabilir. En karakteristik rahatsızlık kötü kokulu ve aşırı akıntıdır. Buna ek olarak sıklıkla kaşıntı ve/veya yanma gibi hoş olmayan bir his söz konusudur ve dokular biraz kızarabilir ve tahriş olabilir.

    Bacterial Vaginosis’in sadece bir denge bozukluğu olduğunu, bir hastalık veya bir bozukluk olmadığını akılda bulundurmak önemlidir. Tıpkı ağızda oluşan aşırı bakteri gelişiminin bir hastalık olmadığı fakat hassas dişetleri, aşırı plak oluşumu ve ağız kokusu ile kendini gösteren bir rahatsızlık olduğu gibi. Bununla birlikte bu durum düzeltilmediği ve normal doğal dengeye kavuşturulmadığı zaman, bu bozulmuş ortamdan mutlaka bir takım rahatsızlıklar gelişebilir; Bacterial Vaginosis, bir enfeksiyon ve enflamasyon tanısı olan Vajinite dönüşebilir. Ayrıca patojenlerin >5’lik daha yüksek pH değerinde kolonileşme açısından çok daha fazla bir şansı olur, ki bu da BV’ye çok özgü bir durumdur.

    Vajinadaki bakteriyel denge bozukluğu ile nasıl başa çıkılır?
    Bakteriyel rahatsızlıkların azaltılabilmesi için birkaç yol vardır. En önemlisi vajinal hijyenin gerektiği gibi olmasıdır. Bunun için mesela normal (alkalin) sabunların kullanılmaması, adet döneminde tamponların ve pedlerin sık sık değiştirilmesi, bölgenin sıkı (veya sentetik) giysilerle kapatılmaması ve cinsel ilişkide hijyen kurallarına uyulması gereklidir. Vajina dokularının normal ve sağlıklı durumda olması da önemlidir; yeterli ıslanma olmadan (kuru seks) cinsel ilişkiye girmekten de kaçınılmalıdır zira bu durum dokuları tahriş edebilir ve zarar verebilir bu da mikrop istilasını kolaylaştırır. Sağlıklı mukoza dokuları için genel sağlığın da iyi olması önemlidir.

    Multi-Gyn® LiquiGel

    Özellikler

    * Bakım yapan biyoaktif bir kayganlaştırıcıdır
    * Vajinal kuruluğu anında giderir ve doğal nemlenmeyi sağlar
    * Vajina dokusunun durumunu optimize eder
    * Tahrişi önler ve mükemmel bir kayganlaştırıcıdır
    * Doğaldır, güvenlidir ve vajina florasını korur
    * Koruyucu içermez

    Temel Bilgiler

    Vajinal kuruluk ve ağrı çok yaygın bir sorundur
    Vajinal kuruluk ve ağrı her yaşta ve yaşamının her döneminde kadınların yarısından fazlasını etkilemektedir. Özellikle menopoz dönemlerinde kadınlarda doğal olarak ortaya çıkan bir sorundur ve cinsel olarak aktif tüm kadınların ikinci en yaygın rahatsızlığıdır. Vajinal rahatsızlık içten, dıştan veya her iki şekilde birden hissedilebilir. Ovuşturma ve sürtünme ya da giysi veya pedlerle temasa bağlı olarak kaşıntı, yanma veya tahriş daha da kötüleşebilir. Pek çok kadın vajinal kuruluğunu ilk olarak, cinsel birleşme rahatsızlık verici hatta ağrılı olduğunda fark eder. Özgüveni, genel ruh halini bozabilir, normal günlük aktivitelere engel olabilir ve genel bir huzursuzluk duygusuna neden olabilir.

    Vajinal kuruluğun nedenleri
    En yaygın nedeni, menstrüel siklusun ikinci yarısındaki gibi veya menopozla alakalı hormonal değişikliklere bağlı olarak doğal vajina sıvılarındaki azalmadır. Fakat soruna neden olan veya artıran diğer pek çok faktör de vardır, şöyle ki: hormonal kontraseptiflerin ve bir takım ilaçların kullanımı, sabun, tamponlar, stres, yorgunluk, gebelik ve doğum, ve ayrıca yeterli cinsel uyarılma olmadan ve doğal sıvılarla veya LiquiGel gibi uygun bir ürün ile gerektiği gibi kayganlaştırma sağlanmadan gerçekleştirilen cinsel birleşme.

    Ürün Bilgileri

    Multi-Gyn Liquigel’in çoklu etkiye sahip aktivitesi
    Multi-Gyn Liquigel eşsiz kombinasyonda hususiyetlere sahiptir. Multi-Gyn Liquigel vajinal kurulukta direkt rahatlama sağlar. Vajina dokusunun durumunu optimize eder ve kendi doğal neminin oluşmasını sağlar. Multi-Gyn Liquigel, zararlı bakterileri güvenli ve doğal yoldan nötrleştiren patentli 2QR-kompleksine dayalıdır. Bu yüzden genital bölgedeki doku hasarlarının (örneğin doğum sonrası veya bir ameliyat sonrası) doğal iyileşme sürecini desteklemek için de uygundur.

    Multi-Gyn Liquigel vajina dokusunun durumunu optimize eder, şişkinliği azaltır ve enfeksiyonun önlenmesine yardımcı olur. Formülü doğal, güvenli ve hafiftir çünkü zehirli maddelere veya sert kimyasallara dayalı değildir ve bu yüzden olumsuz yan etkileri yoktur. Bu eşsiz kişisel bakım ürünü, örneğin cinsel birleşme, hormonal değişiklikler, ilaçlar, stres veya tampon kullanımının neden olduğu vajinal kuruluğun giderilmesi için idealdir. Mükemmel bir kayganlaştırıcıdır ve güçlü bir rahatlatıcı etkiye sahiptir. Multi-Gyn Liquigel eşsiz kombinasyonda özellikleri bir arada bulundurur. Jinekologlar, GP’ler ve uzman laboratuarlar ile işbirliği halinde BioClin tarafından geliştirilmiştir.

    Ürün, kuruluğun giderilmesine ve kendi doğal nem hissinizin geri kazandırılmasına yarayan spesifik bir kişisel bakım ürünüdür. Aynı zamanda, cinsel zevki artıran ve genital teması (tampon kullanımı gibi) kolaylaştıran mükemmel bir kayganlaştırıcıdır. Örneğin jinekolog ve ebeler tarafından yapılan klinik muayenelerde profesyonel kullanım için de uygundur. Artan hücre hidrasyonu dolayısıyla mukoza dokularının bütünlüğünün ve işlevselliğinin korunması ihtiyacı betain ile sağlanmaktadır.

    Liquigel ilaçlarla bir arada kullanılabilir. Liquigel’in düzenli uygulanması tahrişi azaltır ve vajinanın en iyi durumda olmasına destek olur.

    Koruyucu içermez
    Nem tutucu ve nemlendirici özelliklere sahip olan ve dağıtıcı bir madde olan bir içerik maddesi bulduk, ki bu özelliklerin hepsi de dermatolojik ürünler açısından önemli değerlerdir. Koruyuculardan bıkmış tüketicinin bulunduğu bir pazarda, bu içerik maddesinin bir koruyucu madde olarak beyan edilmemesi son derece cazip bir özelliktir. O yüzden, bu maddeyi bir formülde kullandığımız zaman, “koruyucu içermez” ibaresini kullanabilmekteyiz. Bu içerik maddesi çok fonksiyonludur; nem tutucudur/nemlendiricidir, dağıtıcı maddedir, antimikrobiyaldir.

    Osmo koruma
    Betainin osmo koruma sağlayan en önemli madde olduğu kabul edilmektedir. Dokuların nem tutuşunu büyük oranda artırır; dokuların hidrasyonu ve bütünlüğü artar. Bu yüzden Betain’in Liquigel’e dahil edilmesi, kuru mukoza dokularının ve aynı zamanda tahriş olmuş vajinal dokuların önlenmesine ve tedavi edilmesine yönelik yepyeni bir yaklaşımdır.