Etiket: gebelik testi

  • Gebelik Kanda Ne Zaman Belli Olur? Gebelik Belirtileri ve Testleri

    Gebelik Kanda Ne Zaman Belli Olur? Gebelik Belirtileri ve Testleri

    Gebelik, birçok kadının hayatında önemli bir dönemeçtir. Ancak, birçok kadın gebelik kanda ne zaman belli olur ve nasıl öğreneceklerini merak eder. Bu makalede, gebelik belirtileri ve kanda gebelik testi hakkında bilgi bulacaksınız.

    Başlı başına bir mucize olan gebelik süreci, bir kadının yaşamında önemli bir dönemeçtir. Ancak gebelik belirtileri, her kadında farklılık gösterir ve bu belirtiler genellikle gebeliğin ilerleyen haftalarında daha belirgin hale gelir.

    Gebelik belirtilerini deneyimlemeye başlamadan önce, genellikle fertilizasyon (yumurta ve sperm birleşimi) gerçekleştikten sonra, implantasyon süreci ile birlikte, vücutta hormonal değişimler meydana gelir. Bu noktada, birçok kadın, adet döngüsündeki düzensizlikler, göğüs hassasiyeti, mide bulantısı ve yorgunluk gibi belirtilerle karşılaşabilir.

    Gebelik Kanda Ne Zaman Belli Olur?

    Gebelik Kanda Ne Zaman Belli Olur?
    Gebelik Kanda Ne Zaman Belli Olur

    Gebelik belirtilerini doğrulamak veya şüpheleri ortadan kaldırmak için kullanılan gebelik testleri, genellikle adet gecikmesinden sonra, yaklaşık 10 ila 14 gün süreyle doğru sonuçlar verebilir. Bu yazıda, gebelik belirtileri, test yöntemleri ve gebeliğin ne zaman belli olabileceği konularını detaylı bir şekilde ele alacağız. Şimdi, bu önemli sürecin ilk adımlarına birlikte göz atalım.

    Gebelik Belirtileri

    Hamilelik belirtileri her kadında farklılık gösterebilir. Ancak, genel olarak şu belirtiler sıkça görülür:

    • Mide bulantısı ve kusma
    • Göğüslerde hassasiyet ve büyüme
    • Sık idrara çıkma isteği
    • Yorgunluk ve halsizlik
    • Adet döneminin gecikmesi

    Bu belirtilerden bir veya birkaçını yaşıyorsanız, gebelik ihtimali yükselebilir.

    Kanda Gebelik Testleri

    Gebelik tespiti için en yaygın kullanılan yöntemlerden biri kanda gebelik testleridir. Bu testler, kanda bulunan hCG hormonunu ölçerek gebeliği belirler. HCG hormonu, gebelik oluştuğunda plasenta tarafından üretilir ve kan dolaşımına karışır.

    Sağlık uzmanları, genellikle adet gecikmesi yaşanana kadar evde hamilelik testi yapmaktan kaçınılmasını önerir. Adet gecikmesi, genellikle hamileliğin ilk belirtilerinden biridir ve genellikle hamilelikten yaklaşık iki hafta sonra ortaya çıkar. Ancak, bazı hamilelik testleri diğerlerinden daha duyarlıdır ve daha erken sonuçlar verebilir. Bu testlerin duyarlılığı, HCG konsantrasyonunu ölçen mililitre başına IU (Uluslararası Birim) cinsinden belirtilir.

    Hamilelik Erken Testler ve Duyarlılık

    Duyarlılığı 20 IU/L olan bir gebelik testi, 50 IU/L olan bir testten daha hassas olarak kabul edilir. Evde yapılan erken testler, doktor tarafından yapılan kan testlerinden daha az duyarlı olabilir. Doktorunuz tarafından yapılan kan testi, genellikle gebe kalmanızdan sonraki 7 ila 12 gün arasında yapılabilir, ancak bu testlerin çok erken yapılması yanıltıcı negatif sonuçlara neden olabilir.

    Negatif Sonuç ve Tekrar Test Yapma

    Eğer bir test negatif çıkarsa ve hala adetiniz başlamamışsa, doktorunuza danışmadan önce bir test daha yapmanız önerilir. Bazı durumlarda, testler çok erken yapıldığında yanlış negatif sonuçlar almak mümkündür. Bu nedenle, belirli durumlarınızı ve ihtiyaçlarınızı değerlendirin.

    Bu testler genellikle adet gecikmesinden itibaren 10-14 gün sonra yapılabilir. Düzenli adet döngüsü olan kadınlar, adet gecikmelerini fark ettiklerinde kanda gebelik testi yaptırabilirler.

    Gebelik Testi Sonuçları

    Gebelik testi sonuçları genellikle pozitif veya negatif olarak belirtilir. Pozitif sonuç, gebelik olduğunu gösterirken, negatif sonuç gebelik olmadığını gösterir. Ancak, test sonuçlarıyla ilgili şüpheleriniz varsa, bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir.

    Gebelik, bir kadının hayatında önemli bir süreçtir ve bu sürecin başlangıcını bilmek, sağlıklı bir gebelik için önemlidir. Kanda hamilelik testleri, gebeliği hızlı ve güvenilir bir şekilde belirlemede yardımcı olan etkili araçlardır.

    Evde Gebelik Testleri

    Evde yapılan gebelik testleri, doğru bir şekilde kullanıldığında genellikle oldukça doğru sonuçlar verir (%97 civarında). Bazı test kitleri, olası hataları minimize etmek için iki test içerir. Ancak, testi çok erken yapmanız durumunda yanlış negatif sonuçlar alabilirsiniz, yani test hamile olmadığınızı ancak hamile olduğunuzu söylediğinde.

    Zamanlama ve Duyarlılık:

    Testin doğru sonuç vermesi için vücudunuzun hamilelikle ilgili hormonu yeterli düzeyde üretmesi gerekir. Bu nedenle, test negatif çıkarsa, ancak hala hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız, birkaç gün bekleyip tekrar test yapmanız önerilir.

    Yanlış Pozitif Sonuçlar:

    Yanlış pozitif sonuçlar (testin hamile olduğunuzu ancak hamile olmadığınızı söylemesi) nadir olmakla birlikte mümkündür. Pozitif bir gebelik testi genellikle hamile olduğunuzun güçlü bir göstergesidir.

    Evde yapılan gebelik testleri, kullanım talimatlarına uyulduğunda güvenilir sonuçlar sağlar. Ancak, test sonuçlarına güvenemiyorsanız veya belirtiler devam ediyorsa, bir sağlık profesyoneli ile iletişime geçmek önemlidir.

    Bu makalede paylaşılan bilgiler, gebelikle ilgili temel konulara dair genel bilgiler içermektedir. Ancak, her gebelik farklıdır ve spesifik durumlar için bir sağlık uzmanına danışmak her zaman en iyisi olacaktır.

  • Evde Karbonatla Hamilelik Testi

    Evde Karbonatla Hamilelik Testi

    Hamile olabileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Peki size hamilelik testi almadan önce evde karbonatla hamilelik testi yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Diş macunu, kavanoz, sabun ve şeker ile evde hamilelik testi konusunda size yardımcı olabilir.

    Hamile olup olmadığınızı öğrenmenin en doğru yolu tabi ki doktor kontrolü olacaktır. Ancak yüzyıllardır uygulanan geleneksel yöntemlerde size bu konuda yardımcı olabilir. Çünkü bu yöntemler ilkel yollarla bazı hormon testleri yapabiliyor.

    Evde Karbonatla Hamilelik Testi
    Evde Karbonatla Hamilelik Testi

    Karbonatla hamilelik testi

    Pet bardağa koyulan idrara 1 tatlı kaşığı kadar karbonat ekeyin eğer bardağın içinde kabarcıklar oluşuyorsa hamilesiniz.

    Diş macunu ile hamilelik testi

    Bir miktar diş macununun üzerine idrar dökün. Diş macununda kabarcıklar ve mavimsi bir ton oluştuşturursa  hamilesiniz. Bu testte biraz beklemeniz gerekebilir.

    Evde Karbonatla Hamilelik Testi | 1

    Şeker ile hamilelik testi

    2-3 çorba kaşığı şekere bir miktar idrar ekleyin. Şeker erimeye başlarsa hamile değilsiniz. Ancak, karışım birlikte toplanırsa muhtemelen hamilesiniz. Dilerseniz Çamaşır suyu ile hamilelik testi? için Tıklayın!

    Kavanoz ile hamilelik testi

    Temiz bir kavanozun içine idrar koyun. 24 saat kadar bekletin.Döndüğünüzde üzerinde ince beyaz bir tabaka görürseniz  muhtemelen hamilesiniz.

    Sabun ile hamilelik testi

    Az miktarda sabunun üzerine bir iki damla idrar damlatın. Eğer kabarcık bir miktar havaya kalkıyorsa hamile olabirsiniz. Dilerseniz Eski Usul Hamilelik Testleri Nelerdir? bakabilirsiniz.

  • En Erken Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

    En Erken Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

    Acaba hamile miyim? diye şüpheleriniz mi var? ilk hamilelik belirtileri nelerdir? makalemizde erken gebelik belirtilerine yer verdik.

    En Erken Hamilelik Belirtileri Ne Zaman Ortaya Çıkar?

    Hamilelik belirtilerinin ortaya çıkması ilk iki haftadan itibaren olabilir. Her kadın hamileliği aynı şekilde yaşamaz. Bazı kadınlar hiç mide bulantısı yaşamazken diğer kadınlar ise gebelik döneminde yoğun mide rahatsızlıkları yaşayabilir. Aynı şekilde hamilelik belirtilerinin ortaya çıkması bir olmayabilir.

    Fakat hamilelik belirtisi ne zaman başlar diye merak eden kişilere söylenebilecek şey gebeliğin hemen ardından başlayabileceğidir. Bu ilk belirti de herkes de aynı olacak diye bir şey yok. Hamilelik döneminin başlangıcında kadınlarda farklı belirtiler ortaya çıkabilir.

    En Erken Hamilelik Belirtileri Nelerdir? | 2

    Gebeliğin İlk Belirtileri Nelerdir?

    Hamileliğin ilk ve en önemli belirtisi reglinin gecikmesidir. Ayrıca mide bulantısı da yine en sık rastlanan hamilelik belirtisidir. Bunların dışında hamilelik belirtisi ilk haftadan farklı şekillerde de ortaya çıkabilir. Örneğin sık idrara çıkma bir hamilelik göstergesi olabilir. Ayrıca pek çok kadın gebeliğinin başında yoğun duygusal değişimler de yaşayabilir.

    Bir anda duygusallaşma ya da bir anda mutlu olma gibi duygu değişimleri de hamileliğe işaret olabilir. Bunların yanı sıra hamilelik belirtisi olarak gösterilebilecek bir başka şey ise iştahın açılmasıdır. Sebepsiz yere eskisine göre çok daha fazla yemeğe başlamak hamilelik şüphesi anlamına gelebilir. Hamilelik belirtisi kasık ağrısı şeklinde de ortaya çıkabilir.

    En Erken Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (1)

    Yorgunluk

    Kendinizi son zamanlarda hiç olmadığınız kadar yorgun mu hissediyorsunuz? Hormon düzeylerindeki artış nedeniyle çoğu kadın hamileliğin ilk zamanlarında kendini çok halsiz ve tükenmiş hisseder, bu durum en önemli erken gebelik belirtilerindendir.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (2)

    Nefes Darlığı

    Nefes darlığı sorununuz var mı, yahut hemen nefes nefese mi kalıyorsunuz? Büyüyen fetüsün de oksijene ihtiyacı olduğundan, soluduğunuz havayı sizinle paylaşacaktır ve bu durum doğum yapmanıza kadar devam edecektir.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (3)

    Baş Dönmesi ve Bayılma

    Baş dönmesi ve bayılma da kimi kadınlarda görülebilen hamileliğin ilk belirtileri arasında yer alır. Şayet gebe değilseniz düşük kan şekeri ve düşük kan basıncı nedeniyle de bunlar meydana gelebilir.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (4)

    Gögüslerde Hassasiyet

    Göğüslerinizi kontrol ederek de gebe olup olmadığınızı anlayabilirsiniz.
    Hamilelikle birlikte göğüslerde hassasiyet ve dolgunluk meydana gelir.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (5)

    Kramp ve şişkinlik yaşanması!

    Gebeliğin bu çok erken belirtisinde aynı hayz zamanınızdaki gibi şişkinlik yaşarsınız.
    Bu deneyim, ay başınızın yaklaştığı yahut hamile olduğunuz anlamına gelebilir.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (6)

    Baş Ağrısı

    Hamileliliğin ilk dönemlerinde, hormonların yol aştığı düşünülen, baş ağrısı nöbetleriyle karşılaşabilirsiniz.

    En Erken Hamilelik Belirtileri Nelerdir? | 3

    Sırt Ağrıları

    Sırt ağrıları yaşıyor musunuz? Şimdiye kadar sırt ağrısı nedir bilmeyen siz de ani sırt ağrıları başladıysa gebe olabilirsiniz!

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (10)

    Vajinal Lekelenmeler

    Hafif vajinal kanama rahim astarı içine döllenmiş yumurtanın implantasyonundan kaynaklanabilir. Birçok kadın bunu hayz kanı ile karıştırabilir fakat bu lekelenme gebelik göstergelerinden biridir.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (9)


    Ani ruh hali değişiklikleri

    Hamilelikle birlikte hormonlarda büyük değişim yaşanır ve bu durum ruh halinize de yansır, kızılmayacak şeye sinirlenebilir, küçük bir şeyden mutlu olabilirsiniz.
    Bulantı ve kusma gebeliğin ilk aylarında sıkça görülen bir haldir.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (11)

    Sık idrara çıkma

    Normalden daha fazla idrara çıkmanın da hamileliğin bir işareti olabileceğini unutmayın.Sık idrara çıkma böbrekler tarafından işlenen ve mesanede biten kan ve diğer vücut sıvılarında artış nedeniyle meydana gelir.Hamilelikte ay geçtikçe bu sorunu daha sık yaşayabilirsiniz.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (8)

    Adet Görmeme

    Düzenli adet gören biriyseniz ne zaman hayz olacağınızı aşağı yukarı tahmin edersiniz o ayki adetiniz geciktiyse, gebe kalmış olabilirsiniz, istisnai olarak, hamileyken de gebelik yaşayabilirsiniz.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (12)

    Aşerme

    Normal yemek yemeye devam ettiğiniz halde durup dururken canınınız bazı gıdaları mı çekiyor? Aşerme de gebelik belirtileri arasında yer alır.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (13)

    Kokuya karşı normalden daha fazla duyarlılık başladıysa, herhangi bir koku sizi hemen rahatsız ediyorsa, bu durum da artan östrojenden dolayı oluşan, erken gebelik belirtilerindendir.

    en_erken_hamilelik_belirtileri_nelerdir (14)

    Vücut ısısında meydana gelen artış da hamileliğin belirtilerindendir.



    Hamilelik Testi Ne Zaman Yapılmalı?

    Kendisinde herhangi bir hamilelik belirtisi olan kişiler istediği zaman hamilelik testi yapabilir. Evde test yapmak isteyen kişiler eczaneden hamilelik testi alabilir ve idrar yoluyla testini yapabilir. Fakat bu testin tam olarak güvenilir olabilmesi için 1 hafta sonra yeniden tekrarlanması gereklidir. Dilerseniz bir önceki konumuz Eczaneye Gitmeden Hamilelik Testi için bakabilirsiniz.

    Daha net bir sonuç alabilmek için ise hastaneye başvurulmalıdır. Hastanede yapılacak olan kan testi daha hızlı ve daha net bir sonuç vermektedir.

    Bu gibi belirtiler yaşıyorsanız, gebelik testi ile hamile olup olmadığınızı kesin olarak öğrenebilirsiniz. Dilerseniz bir önceki konumuz Evde Karbonatla Hamilelik Testi göz atabilirsiniz.

    İlgili Konular

  • Karbonat İle Gebelik Testi Nasıl Yapılır Güvenilir Mi?

    Karbonat İle Gebelik Testi Nasıl Yapılır Güvenilir Mi?

    Karbonat ile gebelik testi evde yapılan hamilelik testleri arasında uygulaması çok kolay olan yöntemler arasında bulunur. Çok ucuz bir malzeme olan karbonat ile yapılan gebelik testleri oldukça yaygın olarak uygulanan yöntemler arasında yer almaktadır. Özellikle Hindistan ve Asya ülkelerinde oldukça yaygın olan karbonatla gebelik testi uygulamalarında bebeğin cinsiyetini öğrenmek dahi mümkün olabilmektedir.

    Bilimsel olarak bir açıklama getirilememekle birlikte karbonat ile hamilelik testi güvenilir bir yöntem olarak eski zamanlardan beri uygulanmış ve günümüzde de uygulanmaya devam edilmektedir. Ayrıca evde gebelik testi yöntemleri arasında beyaz sirke ve limon ile yapılan uygulamalar da bulunmaktadır.

    Karbonat İle Gebelik Testi Nasıl Yapılır Güvenilir Mi? | 4

    Evde Uygulanan Karbonatlı Gebelik Testleri Nasıl Yapılır?

    Evlerinde Gebelik testi yapanlar için izlenmesi gereken adımlar ve karbonatlı gebelik testi uygulaması detaylı anlatımı şu şekildedir:

    • Sabah çıkan ilk idrar ile yapılması gerekir. Boş mide ile toplanan idrarın ph seviyesi düşük olacağından testin sonucunu daha güvenilir kılacaktır.
    • Plastik olan şeffaf görünümlü bir kap içerisine idrarın konulması gerekir.
    • Her evde bulunan malzemeler arasında yer alan karbonattan yeni açılmış olan karbonatları kullanımı doğru olmaktadır. Buzdolabında açılmış olarak saklanılan karbonatlar kullanılmamalıdır). 1 çay kaşığı alınarak şeffaf kap içerisindeki idrarın içerisine yavaşça dökülmesi gerekir.
    • Yavaşça idrar içerisine dökülen karbonat köpürmeden dibe çökerse sonuç negatif demektir. Bu durumda hamilelik yoktur.
    • Yavaşça idrar içerisine dökülen karbonat köpürmeye başlarsa sonuç pozitif demektir. Bu durumda hamilelik vardır.

    Karbonat İle Gebelik Testi Nasıl Yapılır Güvenilir Mi? | 5

    Karbonatla Bebek Cinsiyeti Belirleme Yöntemi

    Evde hamilelik testi nasıl yapılır konusunu merak edenler için yazımızda açıklık getirdik. Bunun yanı sıra merak edilen diğer bir konu karbonatlı test ile bebeğin cinsiyeti tahmin edilir mi sorusudur. Karbonat ile yapılan cinsiyet tahmin testlerinde uygulanacak yöntemler şu şekildir;

    • Öncelikle hamile testi yapılmalı ve pozitif sonuç alınmalıdır.
    • Cinsiyet tahmin etme yöntemi hamileliğin 10. haftasından sonra yapılmalıdır.
    • 1 yemek kaşığı karbonat cam bir kaba konularak üzerine eklenen bir miktar idrar ile uygulanmalıdır.
    • Karışım gazoz gibi yoğun bir şekilde köpürüyor ise erkek çocuk olacağının, köpürme olmuyor ise kız çocuk olacağının tahmini yapılmaktadır.

    Sirke İle Gebelik Testi Nasıl Yapılır Güvenilir Mi? Tıklayın !

    Eski Usul Hamilelik Testleri Nelerdir? Tıklayın !

    Evde Karbonatla Hamilelik Testi Tıklayın !

    Hamilemiyim? Eczaneye Gitmeden Hamilelik Testi Tıklayın !

  • Sirke İle Gebelik Testi Nasıl Yapılır Güvenilir Mi?

    Sirke İle Gebelik Testi Nasıl Yapılır Güvenilir Mi?

    Sirke ile gebelik testi yapmak eski zamanlardan beri kullanılmakta olan ve evlerde kolaylıkla uygulanabilen testlerden birisidir. Sirke ile yapılan hamilelik testleri çok basit testler arasında yer almakta ve eski usul gebelik testleri arasında en etkili olup en doğru sonucu verme özelliği bulunmaktadır.   

    Sirke İle Hamilelik Testi Yöntemi

    Sirke ile hamilelik testi yapmak hamileliğin doğrulanmasına yarar ve doğruluk oranı evde uygulanabilen diğer hamilelik testlerinden daha fazladır. Sirke içerisinde bulunan seyreltilmiş asitler HCG içerisindeki proteinler ile etkileşime geçerek netice verir. İdrarda bulunan HCG hormonu ile reaksiyona geçişi oldukça çabuk gerçekleşen sirke yöntemi eczaneden satın alarak evde uygulanan hamilelik testlerine benzemektedir. Piyasadan satın alınabilecek sirkeler;

    • Elma sirkesi
    • Beyaz sirke olarak 2 çeşitte satılmaktadır.

    Evde sirke ile uygulanan hamilelik testi yapmak için beyaz sirke alınmalıdır. Beyaz sirke berrak olduğu için sirke ile yapılan hamilelik testlerinde renk değişimlerinin daha çabuk ve doğru fart edilmesini sağlayacaktır. Elma sirkelerinin rengi berrak olmadığı için hamilelik testlerinde kullanılması doğru olmamaktadır.

    Sirke İle Gebelik Testi Nasıl Yapılır Güvenilir Mi? | 6

    Evde Sirke İle Hamilelik Testi Nasıl Yapılır?

    Adeti geciken bayanlar hamile kalma durumlarını netleştirmek için test uygulaması yapmalıdırlar. Sirke ile yapılan testlerin evlerde uygulanması oldukça kolay ve çabuk olmakta ve genellikle doğru sonuç vermektedir. Beyaz sirke ile yapılan hamilelik testlerinde;

    • Yarım bardak beyaz sirke bir kâse içerisine konulmalıdır.
    • 1-2 tatlı kaşığı kadar idrar kâse içerisindeki beyaz sirkeye ilave edilmelidir.
    • 10-15 dakika kadar beklenmelidir.
    • Bekleme süresi sonunda kâse içerisindeki idrar sirke karışımının renginde değişiklik olması hamilelik durumunun var olduğunu göstermektedir. Bu durumda sonuç pozitif olarak değerlendirilmelidir.
    • Bekleme süresi sonunda kâse içerisindeki idrar sirke karışımının renginde değişiklik olmaması ise hamilelik durumunun var olmadığını göstermektedir. Bu durumda sonuç negatif olarak değerlendirilmelidir.

    Evde Karbonatla Hamilelik Testi Tıklayın !

    Eski Usul Hamilelik Testleri Nelerdir? Tıklayın !

    Hamilemiyim? Eczaneye Gitmeden Hamilelik Testi Tıklayın !

    Anneane yöntemiyle bebek cinsiyeti tahmini Tıklayın !

  • Eski Usul Hamilelik Testleri Nelerdir?

    Eski Usul Hamilelik Testleri Nelerdir?

    Eski usul hamilelik testi yapmak için çok basit ve uygulaması kolay olan birçok yöntem vardır. Evde bulunan basit malzemelerle kolaylıkla yapılabilen hamilelik testlerini uygulamak için sabah aç karnına yapılan idrarlar kullanılmalıdır.

    Eski Usul Hamilelik Testleri

    Sabah saatlerinde yapılacak olan ilk idrarlarda hamileliği belirlemede etkili olan HCG seviyesi yüksek oranda olmaktadır. Eskiden beri uygulanan ve kocakarı testi olarak bilinen evde hamilelik testi uygulaması çeşitleri;

    • Şeker ile yapılan hamilelik testleri
    • Karbonat ile yapılan hamilelik testleri (Kabartma tozu ile gebelik testi sonuçları %70 oranında doğru netice vermektedir).
    • Sabun ile yapılan hamilelik testleri
    • Tuz ile yapılan hamilelik testleri
    • Sirke ile yapılan hamilelik testleri
    • Diş macunu ile yapılan hamilelik testleri olarak sıralanmaktadır.

    Evde yapılan eski usul gebelik testi sonuçları %100 doğru olmaz. Ancak kişilerin fikir sahibi olmasına yardımcı olabilir. Evde yapılan ve pozitif çıkan eski usul testlerden sonra doktor kontrolüne gidilerek sonucun doğruluğundan emin olmak gerekir.

    Eski Usul Hamilelik Testleri Nelerdir? | 7

    Şeker İle Yapılan Hamilelik Testleri

    Şekerle hamilelik testi yöntemi evde yapılabilecek hamilelik testleri arasında en kolay ve etkili olanlardan birisidir. Çok erken dönemlerde kullanılan testi uygularken;

    • Sabah kalkar kalkmaz yapılacak ilk idrar le uygulanmalıdır.
    • Bir yemek kaşığı şeker içerisine 1 yemek kaşığı idrar eklenir.
    • 1-2 dakika bekledikten sonra karışımdaki şeker çözünüyor ise sonuç negatif olmaktadır.
    • 1-2 dakika bekledikten sonra karışımdaki şeker çözülmezse sonuç pozitif olmaktadır.
    Eski Usul Hamilelik Testleri Nelerdir? | 8

    İdrar Kaynatarak Yapılan Doğal Gebelik Testi Yöntemi

    Eski usul hamilelik yöntemleri arasında yer alan idrar kaynatma ile yapılan ebelik testi uygulaması hiçbir malzeme kullanılmadan kolayca yapılabilir. İdrarda gebelik testinde daha doğru sonuç almak için en erken 8-10 günde yapılmalıdır.

    İdrarı kaynatarak gebelik testi yapmak için öncelikle kullanılmayan bir kap içerisinde idrarın kaynatılması gerekir. Kaynama sırasında idrarda köpürmeler meydana gelirse hamilelik testi pozitif, kaynayan idrarda köpürme meydana gelmiyorsa hamilelik testi negatif demektir.

    İlgili konular;

  • Gebelik testi ve b-hcg merak ettikleriniz…!

    Gebelik testi ve b-hcg merak ettikleriniz…!

    HCG, tıp dilinde “humon coryonik gonadotropin”, gebeliğin erken dönemlerinden itibaren kanda ve idrar da tespit edilmesi ile gebeliğin teyit edilmesinde kullanılan bir hormondur. Gebeliğin ilk zamanlarında önce kanda yükselir daha sonra idrarda yükselerek idrar testlerinin pozitif olmasını sağlar. Yapı olarak “alfa” ve “beta” olmak üzere iki alttipi vardır. Alfa alt tipi yapı olarak vücudumuzda salgılanan diğer hormonlardan TSH ve LH hormonları ile aynı yapıya sahiptir. Beta alt tipi ise tamamen kendine özgüdür. Bu nedenle gebeliksürecinde beta alt tipinin ölçümü yapılmaktadır.

    Beta-HCG hormonu yumurtalıklardan atılan yumurta hücresi ile erkeğin sperm hücresinin birleşmesinden meydana gelen zigotun oluşumu ile salgılanmaya başlamaktadır. Zigot, bölünerek çoğalan hücre kitlesi şeklinde kadının tüplerinden rahim içine doğru yer değiştirir. Rahim iç duvarında yuvalandıktan sonra gebelik kesesi içerisinde daha sonra plasenta ya da eş oluşumunu sağlayan, gebelik kesesini çevreleyen “trofoblast ” olarak isimlendirilen hücreler tarafından HCG hormon salınımı olur. Bu hücreler gebeliğin ilerleyen zamanlarında “plasenta” ya da halk arasında “eş” olarak isimlendirilen yapının oluşumunu sağlar. Plasenta anne ile bebek arasındaki besin-oksijen-karbondioksit alışverişinde primer organdır. Aynı zamanda gebeliğin devamı için gerekli hormon sentezinde de görev alır.

    Görevi:

    Gebeliğin devamı için gerekli en önemli hormon Progesteron hormonudur. İlk üç ayda progesteron salgısı yumurtalıkta yumurtanın atılmasından sonra oluşan “korpus luteum” denilen yapıdan salgılanır. HCG hormonunun gebelikte son derece önemli bir görevi vardır; korpus luteumdan progesteron hormon salgılanmasını sağlar. Plasenta oluşumu tamamlandıktan sonra yani yaklaşık 10-12 haftalardan itibaren korpus luteum geriler ve progestereon artık bebeğin eşinden salgılanmaya başlar. Bu süreçte HCG hormon seviyeleri eskisi kadar yükselmez, bir miktar düşer ve aynı seviyelerde gebeliğin sonuna kadar kalır.

    hamilelik_gebelik_Testi

    Düzeyi:

    Döllenme oluştuktan 8-9 gün sonra kanda tespit edilebilen HCG hormonu gebeliğin 9-10. haftalarına kadar düzenli bir artış gösterir. İki günde bir yaklaşık iki katına ( en az %66 artış) çıkar. Daha sonraki süreçte plasenta gelişimini tamamlamış ve gerekli hormon sentezini üstlendiği için HCG seviyeleri 9-10. haftalardan itibaren bir miktar düşer ve sonrasında sabit kalır.

    HCG hormonu kan seviyesi laboratuardan laboratuara farklılık göstermekle birlikte 5-10 IU/ml değerlerinin üstüne çıktığında gebelik pozitif olarak kabul edilir. Dahan önce de belirttiğimiz gibi yapı olarak benzer olduğu başka hormonlar nedeniyle 5 IU’ye kadar üretiliyormuş gibi görülebilir. Bunun yanıltıcılığı nedeniyle bazı labotaruarlar 5 U/ml en alt kabul ederken bazıları 10 IU/ml’yi sınır kabul etmektedir. Maksimum olarak 100 000 IU/ml seviyelerini görmektedir.HCG hormonu gebelikte görülen bulantı ve kusmanın nedeni olarak suçlanmaktadır. Özellikle gebeliğin erken dönemlerinde daha az görülen, HCG’nin maksimum düzeylerine çıktığında bulantı ve kusmanında artması bu olasılığı güçlendirmektedir. HCG hormon sentezinin daha fazla olduğu çoğul gebelikler ve molar gebelikte (üzüm gebeliği) bulantı ve kusmalar tekiz gebeliklere göre daha fazla olmaktadır.

    Anormal artış gösteren HCG…

    HCG hormon seviyeleri normal tekiz gebeliklerde iki gün de bir iki katına ya da en az %66 artış gösterirken bazen bu artış düzenli olmamaktadır. Bu durumda seri HCG ölçümleri yapılarak gebeliğin gidişatı hakkında bilgi edineniliriz. Sık karşılaşılan durum henüz adet gecikmesi birkaç günlük iken gebeliğin tespit edilmesi ve ultrasonografi ile daha bir gebelik görülmesi söz konusu değil iken kan HCG düzeylerinin gerilemesi yani düşmesidir. “Biokimyasal gebelik ” olarakta bilinen bu durumla kadınlar çok sık karşılaşmaktadır. Gebeliklerin neredeyse %50’si bu şekilde sonlanmaktadır. Daha doğrusu cinsel aktif kadınların gecikmeli olarak gördükleri adetlerinin birçoğunda biokimyasal gebelik yaşadığı çalışmalarla gösterilmiştir.

    Dış gebelik anormal artış gösteren HCG değerlerinin diğer nedenidir. Dış gebelik gebelik ürününün rahim dışında yerleşmesi ile oluşan durumdur.

    Molar gebelik, diğer adı mol hidatiform ya da halk arasında üzüm gebeliği olarak bilinen gestasyonel trofoblastik hastalıkların bir türü olan bu durumda da HCG seviyeleri, normal gebeliğe göre daha fazla ve düzensiz artış ile kendini gösterir. Bu hastalık bebeği, plasenta ve zarlarını oluşturan hücrelerin anormal şekilde bölünmesine bağlı olarak meydana gelir. Kanserleşen tipleri olduğu gibi komplet mol ve parsiyel mol olmak üzere iyi huylu iki tipide bulunmaktadır. Komplet molde plasentayı oluşturan hücrelerde anormal artış ve bu hücrelerde ödem, şişlik nedeniyle üzüm benzeri şekilde ultrasonda tipik bir görüntü oluşturur. Buna kar yağdı manzarası denilmektedir. Ultrasonografik incelemede fetüs görünümü olmaz. Hastalar genellikle adet gecikmesi ve beraberinde gebelik testinin pozifleşmesi ile rutin kontrole geldiklerinde tanı alırlar ya da kanama olması üzerine yapılan küretaj işleminin patolojik incelemesi sonucunda tanı alır. İyi huylu diğer tip ise parsiyel molde kromozom yapısı bozuk fetüs ile birlikte yine şişmiş, ödemli plasenta görünümü vardır. Her iki durumda da gebelik devam ettirilemez sonlandırılması gerekir. Tedavi de vakum küretaj yöntemi kullanılır ama kanama riski nedeniyle hastane ortamında yapılması gerekli ve istenildiği takdirde kan, transfüzyon için hazır edilmelidir. Hastaların takiplerde HCG değerleri sıfır olana kadar bakılması gerekir. Üzüm gebeliği yaşayan kadınların kesinlikle 1 yıl korunması gerekmektedir. Gestasyonel trofoblastik hastalıkların diğer tipleri kanseröz gelişim göstermektedir. Tedavi bu durumda çok daha farklı olmaktadır

    Yine yumurtalık kanserlerinin bazı tiplerinde ve mesane kanseri gibi kanserlerde de hasta gebe olmadığı halde gebelik testi değerleri anormal olarak pozitif olabilmektedir.

    Çoğul gebelikler de plasenta hacim olarak daha fazla olduğu için salgılanan HCG düzeyi de daha fazla olmaktadır.

    Gebelik testi…

    Adet gecikmesi yaşayan her kadının aklına öncelikle gebelik gelmelidir ve mutlaka gebelik testi yapmalıdır. Adet gecikmesi her zaman gebelik anlamına gelmez ama eğer düzenli korunma yöntemi kullanmıyorsanız mide-bulantısı, kusma, göğüslerde hassasiyet, halsizlik, uyku hali, kasık ağrıları, karında şişlik gibi bulgularınız varsa gebe olma ihtimali oldukça yüksektir. Bu durumda mutlaka doktorunuzdan randevu alın ve muayene olun. Gebeliğin kesin bulgusu ultrason ile bebeğin gözlenmesi ve kalp atışlarının duyulmasıdır. Gebelik testi ile çok nadirende olsa yanıltıcı olabilmekte ya da yukarıda anlatıldığı gibi anormal gebelikler nedeniyle de pozitif olmaktadır.

    Gebelik testleri iki türlüdür: kan testi ve idrar testi

    Kan testi beklenilen adet tarihinizdeki gecikme ile birlikte pozitifleşir. Tahmini olarak beklenilen adet tarihindeki kan HCG değeri 100 IU/ml kadardır. Normal gelişen gebeliklerde iki günde bir iki kat artarak sentezine devam edilir. İdrar testleri ise kan HCG seviyeleri artıkça ortalama 1 hf sonra ancak pozitifleşmeye başlar. Eczanelerde satılan bu testler kullanım kolaylığı nedeniyle sık başvurulan testlerdir. Hastalara önerim aldıkları testleri prospektüslerini dikkatlice okumaları, son kullanma tarihine dikkat etmeleri ve doğru bir şekilde yapmaları. Gebelik beklentisi olan bayanlarda negatif sonuçlar hüsran yaratabilmektedir. Erken dönem de yapılan test ile negatif sonuçlar alınsa bile adet gecikmeniz devam ettiğ sürece doktorunuza başvurarak kan gebelik testi yaptırabilir, sonucu teyit edebilirsiniz.

    Op. Dr. Sonay İSENLİK tarafından yazılmıştır.

  • Gebelikten korunma yöntemleri

    Gebelikten korunma yöntemleri

    Cinsellikte korunma, kadının olduğu kadar erkeğin de sorumluluğu. Korunma yöntemleri ile ilgili eğitimler çoğunlukla kadınlara veriliyor. Bu durum da, konunun yalnızca kadınlarla ilgili olduğu yönünde yanlış bir algı oluşuyor. Doğru korunma yöntemi için çiftlerin birlikte hareket etmesi gerekir. Ayrıca bu konuda doktor desteği de alınmalıdır. Emsey Hospital’dan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Can Çetin bu konudaki görüşlerini bildirdi.

    Planlanmamış bir gebeliğin kürtajla sonuçlanması, kadınlar için büyük bir travma nedenidir. Kadınların kürtaj sonrasında yaşayacakları travmaya ve cinselliği kadınların omuzlarında yük haline getirmeye engel olmak açısından, erkeğin de gebelikten korunma sorumluluğuna ortak olması gerekir. Gebelikten korunma hem erkeği hem de kadını ilgilendiren bir konu. Korunmanın hangi taraf için daha kolay olduğu, kişisel faktörlere göre değişkenlik gösterebilir. Kadınlarla ilgili yöntemler daha çok sistemik hormon alımına bağlı pek çok yan etkiyi beraberinde getirir. Erkekle ilgili yöntemlerin başında gelen prezervatif, motivasyonun yeterli olduğu durumlarda rahatlıkla tercih edilebilir. Prezervatifin bir korunma yöntemi olarak en az yan etkiye sahip olması avantajlı bir durum.

    Erkeklerde korunma yöntemleri
    Günümüzde erkeklerin kullanabileceği geri çekme, prezervatif ve vazektomi olmak üzere üç yöntem vardır. Prezervatif spermlerin vajinaya girmesini engelleyerek etkisini gösterir.Yöntemin başarılı olması için, erkekte cinsel ilişki sırasında ejakulasyondan önce salgılanan sıvılarda az sayıda da olsa hareketli sperm bulunabileceği unutulamamalı ve prezervatif kullanımı son ana bırakılmamalıdır.

    Lateks alerjisi olan kadınlarda reaksiyon oluşturabilmesi dışında yan etkisi yoktur. Kadın ve erkeği AIDS dahil cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruması en büyük avantajıdır. Bu nedenle, çok eşlilerin ya da partneri çok eşli olan kadınların kendini cinsel yolla bulaşan enfeksiyon, genital siğil ve serviks kanserinden koruması için bu yöntemi tercih etmeleri doğru bir seçim olacak. Kondom yırtılmasından şüphe edilen durumlarda ertesi gün hapı alınabilir.

    Erkekte vazektomi denilen, testisten spermleri penise getiren kanalların kesilmesi işlemi, geri dönüşü mümkün olmayan bir cerrahi uygulamadır. Cinsel hayatı olumsuz etkilemeyen bu yöntem, hiç çocuk arzusu olmadığı konusunda emin olan erkekler için uygundur.

    Kadınlarda gebelikten korunmada bariyer yöntemler
    Bariyer yöntemler (diyafram, servikal başlık ve vajinal halka), hormonal yöntemler (doğum kontrol hapı, koruyucu iğneler, implant), spermisidler, tüp ligasyonu ve rahim içi araç olarak sayılabilir.
    Bariyer yöntemlerden olan ve kadın kondomu da denilen diyafram; vajene yerleştirilerek, halka şeklinde spermleri öldüren, yumuşak bir kauçuktur. Servikal başlık ise, rahim ağzına yerleştirilen bir bariyerdir. Kullanışsız olan bu iki yöntem, artık günümüzde tercih edilmemekte.

    Vajinal halka (Nuva Ring), yeni bir bariyer yöntemdir. Adetin 1. günü vajene yerleştirilip, 21. günü çıkartılan bu halka derine yerleştirildiği için, cinsel ilişki sırasında rahatsızlık vermez ve lokal hormon salgıladığı için hormonal yan etkisi yoktur.

    Kadınların korunmasında hormonal yöntemler
    Kadınların korunmasında hormonal yöntemler; doğum kontrol hapı, koruyucu iğneler ve implanttan oluşur. Doğum kontrol hapları, 21 gün içilip, 1 hafta ara verilen ya da 28 tane içerdiği için ara verilmeksizin kullanılan formlara sahip bir korunma yöntemidir. Estrojen ve progesteron içerirler. Bu ilaçlar emziren kadınlarda, 35 yaş üzerinde, sigara içen kadınlarda ve bazı hastalıkların varlığında kullanılamazlar. Bu gibi nedenlerle östrojen almaması gereken kadınlar için uygun olan, sadece progesteron içeren ve mini hap da denen doğum kontrol hapları da bulunmaktadır.

    Aylık ve üç aylık iğneler, ülkemizde ruhsatı olan iki aşı türünü kapsar. Bu aşılardan biri sadece progesteron içeren, 3 ayda bir kas içine uygulanan formdur (Depo Provera). Diğeri ise, ayda bir kas içine uygulanan östrojen ve progesteron birlikte içeren formdur (Mesigyna). Her ikisinde de, sistemik dolaşıma geçen yüksek dozda hormon gebeliğe uygun ortam oluşmasını çeşitli şekillerde önler.

    İmplantlar, yerleştirildikten sonra 5 yıl (Norplant) ve 3 yıl (İmplanon) koruyuculuğu olan ürünlerdir. Üst kolda cilt altına yerleştirilen kibrit çöpü boyutunda hormon salgılayan implantlar, uygun hasta gurubunda tercih edilebilir. Bu yöntemde de düzensiz kanamalar, kilo değişiklikleri, depresyon, sinirlilik, baş ağrısı, bulantı, memelerde hassasiyet olabilir. İmplant, küçük bir müdahale ile yerleştirilip çıkarılır, çıkarıldıktan yaklaşık 3 ay sonra yumurtlama normale döner.

    Kadınlarda kullanılan diğer koruyucu yöntemler
    Kadınlarda kullanılan diğer koruyucu yöntemlerden olan spermisid; spermleri öldüren, ilişkiden 10–15 dakika önce vajinaya uygulanan bir malzemedir. Köpük, jel, sprey, tablet ya da krem formunda çeşitleri bulunur.

    Kadınlarda bir diğer koruyucu yöntem olan tüp ligasyonu ise, kadında tüplerin cerrahi olarak bağlanması işlemidir ve başarısı %99,6’dır. Ancak bu yöntemin geri dönüşümü zordur. Sıklıkla laporoskopik olarak gerçekleştirilir. Lokal ya da genel anestezi gerekir. Karında küçük de olsa kesi izi olur ve laporoskopinin cerrahi riskleri (kanama, barsak hasarı gibi) söz konusu olabilir.

    Rahim içi araç (RİA), rahim içine yerleştirilen bakır metalinden, ucunda ip bulunan ve plastikten yapılmış bir alettir. Eski formları sarmal şeklinde olduğu için spiral de denen bu alet, günümüzde T harfi şeklindedir. Hormon içermediği için sistemik etkisi yoktur, koruyuculuğu on yıldır. Güvenlidir fakat senede bir jinekolog kontrolü gereklidir. Takma ve çıkarma işlemleri bir miktar ağrılıdır. Ara kanamalar, kasık ağrısı ve vajinal akıntıya yol açabilir.

    Hormonlu spiral olarak bilinen progesteron hormonunu rahim içine salgılayan rahim içi araçlar (Mirena), sistemik hormon almak istemeyen kadınlarda uygulanabilir. Etkinliği yüksektir, fakat başlangıçta kanamanın düzensiz olması, sonra kanamanın kesilmesi söz konusudur.

    Ülkemizde yeni kullanılmaya başlanan bir diğer yöntem de histeroskopik olarak yani vajenden geçilerek, kamera eşliğinde rahime girilerek uygulanır. Bu yöntem, her iki tüpe yerleştirilen, tüpleri tıkayarak geçişi engelleyen helozon şeklinde metaller kullanılarak uygulanır (Essure). İşlemin başarısı yüksektir. Anestezi olmadan yapılabilir ve karna kesi yapılmadığı için yara izi yoktur. Fakat geri dönüşü yoktur ve maliyeti diğer yöntemlere oranla daha yüksektir.

    Yüksek gebelik riski taşıyan durumlar için korunma yöntemleri
    Acil kontrasepsiyon dediğimiz, korunmasız ilişkiye girilmiş ya da doğum kontrol hapının birkaç gün unutulması, prezervatifin yırtılması gibi şüpheli durumlardan sonra kullanılabilecek yöntemler de vardır. Bu gibi durumlarda; ertesi gün hapları, sık aralık ve dozlarda alınan doğum kontrol hapları, ilişki sonrası spiral uygulaması seçeneklerinden biri uygulanabilir. Fakat, bunların sadece acil durumlarda ve tek seferlik kullanılması gerektiği, sürekli bir doğum kontrol yöntemi olmadıklarının bilinmesi önemli.

  • Hamileler bu testleri mutlaka yaptırmalı!

    Hamileler bu testleri mutlaka yaptırmalı!

    Bir asır önce temelleri oluşturulan gebelik takibi, hem annenin hem de bebeğin sağlığı için yaşamsal öneme sahip…

    Gebelik takibi önceleri 16. haftada başlatılıyor ve ayda bir kez yapılan rutin takipler, 30. haftadan sonra genellikle 2 haftada bir, 36. haftadan sonra ise haftada 1 olarak doğuma kadar sürdürülüyordu. Bunun nedeni ise gebelik zehirlenmesi (preeklamsi) ve ani başlayan kanamalar gibi çeşitli komplikasyonların hamileliğin ikinci yarısından sonra görülmesiydi. Oysa son yıllarda tıp teknolojisindeki gelişmeler ve bilgi birikimi sayesinde anne ile bebeğin yaşamını tehdit edebilen pek çok komplikasyon 3 basit yöntemle hamileliğin henüz ilk haftalarında belirlenebiliyor; anne adayının öyküsünün alınması, kan tahlili ve ultrason muayenesi.

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, bu 3 yöntemle anne ve bebekte hangi sağlık sorunlarının tespit edilebildiğini anlattı. Prof. Önderoğlu, 11.14. haftalar arasında yapılan tek bir muayene ile anne ile bebeği düşük veya yüksek riskli grup olarak ayrılabildiğini belirterek şunları söyledi:

    “Özellikle ilk üç ay sonunda kontrollerin yapılıp, bundan sonraki bakım programlarının kişiye ve ihtiyaca özgü yeniden planlanması hem anne hem de bebek için yaşam kurtarıcı oluyor. Çünkü bu sayede sağlık hizmeti çok daha verimli ve etkili verilebiliyor. Riskli gruplar erken dönemde belirlendiğinde anne veya bebekte oluşabilecek gebelik kayıpları, erken doğum, doğum öncesi kanamalar, büyüme geriliği, preeklamsi ve Down Sendromu gibi ciddi komplikasyonlar tespit edilerek, önlenebiliyor ya da sorun hafifletilebiliyor. Dolayısıyla her anne adayının 11-14. haftalar arasında, en ideali ise 12. haftada kontrole gelmesi çok önemli.”

    MUAYENENİN 3 SİLAHŞÖRÜ: ÖYKÜ, TAHLİL, ULTRASON
    1- Annenin öyküsü: Muayenenin ilk adımında anne adayına daha önceki hamilelikte erken veya ölü doğum, gebelik tansiyonu, gebelik zehirlenmesi, bebeğin anne karnında iyi büyümemiş olması gibi sorunların olup olmadığı soruluyor, yapmış olduğu doğum varsa bunun tam bir hikayesi alınıyor. Anne öyküsünün alınması yüksek risk taşıyan ve doğumu 34 haftadan önce yapılma tehlikesi olan anne adaylarını seçebilme ve önlem alma şansını sunuyor.
    2- Kan tetkikleri: Anne adayının kan grubu, RH faktörü ve tam kan sayımı, geçirmiş olduğu enfeksiyonların araştırılmasının yanı sıra bu döneme ilişkin bazı özel hormon ve plasental proteinlerin bakılarak, anne yaşı ile gebelik haftasının birleştirildiği birinci ilk üç ay testi yapılabiliyor. Elde edilen test sonucu olasılık hesabı ile anne adayının kromozom anomalili bebek doğurma, preeklampsi ve buna bağlı büyüme geriliği riskleri sayısal olarak tespit ediyor. Çok yüksek risk taşıyanlar ile düşük risk taşıyan gebelerin ayrımına da böylece olanak tanınıyor. İlk trimester kan testinden en iyi sonucun alınabilmesi için bu test, ultrasonografi ile bakılan bebeğe ilişkin bazı özel ölçümlerle birleştiriliyor.
    3- Ultrasonografi: 11-14 hafta arasında yapılacak ultrasonografi ile gebeliğe ilişkin pek çok bilgi alınabiliyor. Bu dönemde özellikle ense saydamlığı ölçümü birinci trimester tarama testi olarak biyokimyasal değerler ile kombine edildiğinde ve gerekirse kalbe uygulanan duktus venozus doppleri, kalp kapağı doppler ölçümlerinin yanı sıra burun kemiği değerlendirilmesi ile bebekte down sendromu gibi önemli kromozom anomalilerinin tahmin edilme şansı yüzde 90’lara ulaşıyor. Aynı zamanda çok erkenden bebekte majör yapısal anomalilerden anensefali, karın ön duvar anomalileri, mesane ve ağır nörolojik sistem anomalileri de görülebiliyor.

    HANGİ RİSKLER TESPİT EDİLİYOR?
    Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, hamileliğin ilk 3 ayında yapılan kontrollerde tespit edilip, alınan tedbirler ve tedavilerle ortadan kaldırılabilen veya zararları büyük oranda hafifletilebilen riskleri şöyle sıraladı:
    ANNE ADAYINDA…
    Gebelik hipertansiyonu: Anne adayının tansiyonunun 140/90 mmHg ve üzerinde seyretmesi, beraberinde böbrekten idrara protein kaçağı olmasına preeklampsi, bir başka deyişle gebelik zehirlenmesi adı veriliyor. Yüzde 6-8 sıklıkla rastlanan hamilelik zehirlenmesi annede beyin kanamasından akciğer ödemine, görme kaybı, böbrek ve kalp yetmezliğinden ölüme kadar çok ciddi tablolara yol açabiliyor. Anne karnında bebekte büyüme ve gelişme geriliği olabiliyor, plasentanın erken ayrılma riski de artıyor.
    Erken doğum: Özellikle 34 haftanın altında gerçekleşen doğumlar sonucunda bebek ölümleri ve nörolojik kalıcı hasarlarla karşılaşılması bugün için en başta gelen sorun olarak görülüyor. Önceki gebeliklerde erken doğum, erken su kesesi açılması gibi öykü alınması ve mevcut gebelikte rahim ağzı ile kanalın sonografik takibi bu yönde yüksek risk taşıyan gebeliklerin saptanmasına yardımcı oluyor.

    BEBEKTE…

    Down Sendromu: 11- 12 haftada anne yaşı, kan tetkikleri ve ultrasonografi takibinden alınan sonuçlar birleştirilerek bebekte kromozom anomali riski tespit edilebiliyor. Eğer bebek yüksek risk grubundaysa, örneğin down sendromu riski yüzde 1 civarında ise koriyon villüs biyopsisi önerisi yapılarak erkenden kromozom analizine olanak sağlanabiliyor. Yapılan bu birinci trimester taraması ile kromozom anomalileri yüzde 90 oranında tahmin edilebiliyor. Fetal anomaliler: 11-14 hafta sonografisi ile majör anomalilerin önemli bir bölümü tanınabiliyor. Örneğin bebeğin kafatası ve beyin dokusundaki gelişme sorunu, karın ön duvarındaki açıklık, dışarıya doğru fıtıklaşan bağırsak veya karaciğer, idrar kesesinde tıkanıklık veya dev bir idrar kesesi tespit edilebiliyor. Ayrıca gebeliğin ilerleyen dönemlerinde kendini gösterebilecek kalp anomalileri ile iskelet sistemine ait anomaliler hakkında ön fikir elde edilebiliyor ve bu gebeler yakın takibe alınabiliyor.

    Büyüme ve gelişme geriliği: Yetersiz gelişme ve büyüme nedeniyle anne karnında ölüm olabileceği gibi doğum sonrası kalıcı özürler de gelişebiliyor. Bu bebeklerin önceden tespiti, daha farklı bir takip önerilmesi ve gerekirse erkene alınabilecek doğum kararları ile anne ile bebeğin yaşamları kurtulabiliyor.

    Gebelik – Hamilelik hakkında bilgi için tıklayın…

  • Planlanmayan gebelikler

    Planlanmayan gebelikler

    2011’de yapılan Kadın Sağlığı Araştırması sonuçlarına göre Türkiye’de 3 kadından yalnızca 1 tanesi, modern ve geri dönüşlü doğum kontrol yöntemlerini kullanıyor

    Türk Aile Planlaması Derneği (TAP) Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu tarafından yapılan açıklamada ülkemizde her yıl 1.9 milyon gebelik oluştuğu ve bunların 550 bininin planlanmamış gebelik, 285 bini kürtajla sonuçlandığı belirtildi. Planlanmayan gebelikler, tüm dünyanın en büyük sorunlarından biri. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmaları, her yıl yaklaşık 40 milyon gebeliğin yüzde 30’unun planlanmadığını, yüzde 12’sinin ise kürtajla sonlandırıldığını gösteriyor.

    Türkiye Aile Planlaması derneği Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu ; “Kürtaj bir aile planlaması yöntemi değildir. Bebek ve anne için en sağlıklı doğum aralığı 2 yıldır, bu aralık olduğunda bebek normal ağırlıkta oluyor, anomaliler azalıyor, bebek ölümleri engellenmiş oluyor, aynı şeyler annelerimiz için de geçerli, düşükler azalıyor, gebelikteki problemler azalıyor, sağlıklı doğuma ulaşma şansı artıyor. O nedenle doğumlar arasını 2 yılda tutmak, bebeği veanneyi sağlıkla mutlu sona ulaştırmak için, henüz gebelik oluşmadan kürtaj yerine etkin, modern aile planlaması yöntemlerini kullanmak ve lüzumsuz müdahalelerden kaçınmak büyük önem taşıyor” dedi.

    Prof. Şatıroğlu Türk kadınlarının doğum kontrol yöntemlerine yaklaşımlarının, yöntem kullanım alışkanlıklarının ve tercihlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen Kadın Sağlığı araştırması ile ilgili de bilgi verdi. Araştırma sonuçlarına göre; 15-49 yaş grubundaki kadınlar tarafından Türkiye’de en çok kullanılan doğum kontrol yöntemi; % 22 ile bakırlı spiral. Bunu % 16 ile kondom takip ediyor.

    Modern ve güvenilir bir yöntem olan doğum kontrol haplarının Türkiye’de kullanım sadece %8 oranında. Bu oran; İran, Mısır, gibi ülkelerin bile oldukça gerisinde. Geleneksel bir yöntem olan ve gerçek bir korunma sağlamayan geri çekilme yöntemi, çoğu modern yöntemden daha fazla kullanılıyor( % 20 oranında). Ancak bu yöntem, aile planlamadığı halde gebelikle sonuçlanabiliyor. Hayatı boyunca geri çekilme yöntemiyle korunan 3 kadından biri, istemeden gebe kalıyor. Bu gebeliklerin bir kısmı da kürtaj ile sonuçlanıyor.

    Kadınların %40’ı ise, gebelik planlamadığı halde hiçbir korunma yöntemi kullanmıyor. Ne yazık ki bu gebeliklerin bir kısmı da kürtajla sonuçlanıyor. 20 ilde gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre;Kadınlar, korunmayla ilgili bilgi kaynağı olarak; jinekologlar (%40) kadar , yakın arkadaşlarına (%35) güveniyor.

    Araştırmada eşlerin doğum kontrol yöntemine etkisi sorulduğunda araştırmaya katılan kadınların %71’i, eşlerinin doğum kontrol yöntemi üzerinde etkisi olduğunu söylüyor. İlkokul mezunları arasında en sık kullanılan yöntem spiral iken, Lise ve Üniversite mezunlarının hemen hemen yarısının şimdiye kadar hiç korunma yöntemi kullanmadığı görülüyor. Kadınların çalışma durumları incelendiğinde, çalışan kadınlar doğum kontrol hapını tercih ederken çalışmayan kadınların bakırlı spiral kullanma oranının daha yüksek olduğu görülüyor.

    Riskli bir yöntem olan geri çekilme yönteminin, ilkokul mezunu kadınlar başta olmak üzere tüm kadınlar tarafından yaklaşık %20 oranında kullanıldığı görülüyor. Türk Aile Planlama Derneği olarak anne ve bebek sağlığı için gerekli olan tıbbi tavsiyelere uyarak, isteyenin istediği zaman ve istediği kadar gebe kalma hakkı olduğu evrensel insan haklarındandır inancı içinde çalışmalar yaptıklarını belirten Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, korunma yöntemleri konusunda doktor tavsiyesinin doğru bilgiye ulaşma konusunda çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi.