Etiket: estetik cerrahi

  • Estetik Cerrahide Mikro Nano Yağ Enjeksiyonu

    Estetik Cerrahide Mikro Nano Yağ Enjeksiyonu

    Mikro nano yağ enjeksiyonu, estetik cerrahide yağ alma ve yağ enjeksiyonu işleminin bir arada kullanıldığı bir tekniktir.

    Yüz gençleştirme operasyonlarından vücut şekillendirmeye kadar çok sayıda estetik işleminde kullanılabilmektedir. Nano yağ enjeksiyonunun avantajı ise kişinin kendi yağ hücrelerinin kullanılarak estetik işlemlerinin gerçekleştirilmesidir. Yağ enjeksiyonu hacim kazandırma ya da zamanla kaybolan hacim değişikliklerini düzenlemek için yapılır.

    mikro-cerrahide-mikro-nano-4

    Özellikle yüz gençleştirme operasyonlarında oldukça etkili sonuçlar sağlamaktadır. Liposuction teknikleri ile alınan yağ hücreleri özel bir işlemden geçirilerek hacim ihtiyacı olan bölgelere enjekte edilir. Mikro nano yağ hücreleri özellikle göz çevresi problemleri, ağız kenarı kırışıklıkları, mimik çizgileri, dudak çevresi çizgileri, kaş arasındaki dikey çizgiler ve alındaki yatay çizgilerin tedavisinde tercih edilir. Yüz germe ameliyatlarında rötuş ve tamamlayıcı işlem olarak da zaman zaman kullanılır.

    mikro-cerrahide-mikro-nano-2

    Kişinin kendi yağ hücreleri kullanılır

    Mikro nano yağ enjeksiyonunda hastanın kendi yağ hücreleri kullanıldığı için herhangi bir alerji riski taşımaz. Etkisi diğer dolgu enjeksiyonu malzemelerine göre daha uzun sürer, yaklaşık 2 yıl gibi bir dayanıklılığı vardır. Hem liposuction yani yağ alma hem de enjeksiyon olmak üzere iki farklı işlem gerektirdiği için mutlaka alanında uzman bir cerrah tarafından klinik bir ortamda gerçekleştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

    Eğer sizin de yüzünüzde hacim eksikliği varsa, göz çevrenizde ya da cildinizde kırışık ve oluklar varsa mikro nano yağ enjeksiyonundan faydalanabilirsiniz. Mikro nano yağ enjeksiyonu ile minimal dozlar uygulandığı için ameliyata gerek kalmaksızın estetik sorunlarınızdan kurtulmuş olursunuz. Ayrıca bu operasyon sadece yüz için değil vücuttaki meme, popo, kalça gibi hacim kazandırılması istenen bölgeler için de kullanılır.

    mikro-cerrahide-mikro-nano-3

    Kendi yağınızdan elde edilen enjeksiyon malzemesi, non invaziv yani ameliyatsız teknikler ile siz de estetik sorunlarınızdan kurtularak doğal bir görünüme kavuşabilirsiniz. Bunun için alanında uzman bir cerrahtan ayrıntılı bilgi ve destek alabilirsiniz.

    Sevgiyle kalın.

    Op. Dr. Güncel Öztürk

    http://www.guncelozturk.com/

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

  • Estetik burun ameliyatında revizyona son

    Estetik burun ameliyatında revizyona son

    “DOĞAYA VE DOĞALA DÖNÜŞ”

    Geliştirdiği pek çok burun ameliyatı tekniği dünyanın en prestijli estetik cerrahi dergilerinde yayınlanan Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlker Manavbaşı, revizyon korkusunun ortadan kaldırıldığı burun estetiği ameliyatlarına imza atıyor. İlker Manavbaşı aynı zamanda, dünya çapında 99 üyesi olan The Rhinoplasty Society Derneği’nin en genç üyesi…

    Estetik burun ameliyatı planlama ve uygulama aşamasında son yıllarda ciddi gelişmeler gösterdi. Güzellik trendleri değiştikçe genel beğeniler de buna uygunluk gösteriyor. On beş-yirmi yıl öncesine kadar uygulanan ameliyat teknikleri aşağı yukarı her hasta için aynı olduğundan bütün hastaların burunları birbirine benzerken sokakta gezen, bir kafede oturan kadınları birbirinden ayırmak neredeyse imkansızdı. Eskinin bu kopya ameliyatlarından sonra günümüzde daha doğal sonuçlar elde edilmeye başlandı. Bu sonuçların alınmasında en önemli etkenlerden bir tanesi de hastanın yüzüne, cinsiyetine ve vücut yapısına uygun burun ameliyatı planlaması oldu. Bu sayede “estetik görünüm” kavramı da belirgin olandan daha doğal ve uygun görünene doğru kaydı. Burnu oluşturan parçalar değerlendirilirken yüzün alt üniteleri de bu değerlendirmede göz önüne alınmalı.

    Güzelliğin bütünü oluşturan parçaların uyumundan geçtiğini bilen Dr. İlker Manavbaşı, tüm hastaları için ayrıntılı resim çalışmaları yapıyor. Resim ve modelleme yapılması artık estetik burun ameliyatı (rinoplasti ameliyatı) muayenesinin ilk basamağını oluşturuyor. İlker Bey; ameliyat öncesi yapılan çizimlerin ve modellemelerin ameliyatta uygulanmasını sağlayan teknikler geliştirerek, bu aşamaya kişisel katkı sağladı.

    10 yılı aşkın bir süredir estetik burun ameliyatları yapan Op. Dr. İlker Manavbaşı bu süre zarfında ameliyat olup sorunları devam eden ya da istediği fonksiyonel ve estetik sonuçları elde edemeyen sayısız hastayla karşılaştı.

    Sorunların kaynağını bulmak üzere araştırmalarına başladığında, başarılı ameliyat sonuçlarının burnun doğal yapısını koruyarak yapılan ameliyatlardan sonra elde edildiği sonucuna vardı. “Doğal olan”ı ve “doğanın verdiğini koruma” anlayışını benimseyen Op. Dr. İlker Manavbaşı’nın bu prensiplere bağlı kalarak geliştirdiği burun ameliyatı teknikleri ile Aesthetic Plastic Surgery, Plastic Reconstructive Surgery ve Journal of Plastic Reconstructive and Aesthetic Surgery dergilerinde yayınlanmış 6 adet burun estetiği makalesi bulunuyor.

    Burun Estetiğinde Klipsleme Yöntemi

    Op. Dr. İlker Manavbaşı’nın burun eğriliklerini düzeltmeye yönelik geliştirdiği ameliyat teknikleri dünyanın en saygın plastik cerrahi dergilerinden Journal of Plastic Reconstructive and Aesthetic Surgery’de “The use of titanium clips in septal surgery for correction and strengthening” adı altında yayınlanmıştır.

    Son yedi yıldır bu felsefeyle çalışmalarını sürdüren Op. Dr. İlker Manavbaşı, işe burnun temeli olarak görülen orta direği ve pek çok burun eğriliğinin kaynağı olan septumun düzeltilmesi ile başladı. Geliştirdiği “Klipsleme” yöntemi ile son 6 yıldır, düzeltilmesi neredeyse imkansız olarak kabul edilen burunlarda son derece başarılı sonuçlar elde etti. Bu konuyla ilgili çalışmalarını, dünya çapında pek çok kongrede sunmak üzere davetler aldı. Bu vakaların sonuçlarını içeren İngilizce yayını ise, dünyanın en saygın dergilerinden Journal of Plastic Reconstructive and Aesthetic Surgery isimli dergide 2012 yılında yayınlandı.

    Doğal Yapıya Dönüş

    Op. Dr. İlker Manavbaşı’nın bir sonraki çalışması ise burun sırtında estetik ameliyatları sonrasında oluşan düzensizliklerin önlenmesi oldu. Geleneksel burun ameliyatlarında kemeri oluşturan kıkırdak kısım çıkartılırken, İlker Bey ise bu kısmı kendi geliştirdiği dikiş atma tekniği ile burun içine kıvırarak burnun doğal yüksekliğini ve genişliğini korumaya yönelik bir yaklaşım sergiliyor. İlker Bey bu tekniği 2008 yılında İtalya’da bir sunumunda anlattı. Sunumu dinleyen Aesthetic Plastic Surgery dergisinin editörü Amerikalı Plastik Cerrah Prof. Dr. Thomas Biggs, İlker Bey’in çalışmasını aynı isimli dergide yayınladı.

  • Estetik ve sağlığın dışa açılan perdesi : Burun

    Estetik ve sağlığın dışa açılan perdesi : Burun

    Burun estetiği operasyonları ,dünyada yıllardır en çok yapılan estetik operasyonlar olmuştur. Hele ülkemiz gibi burun problemlerinin sıklıkla görüldüğü bir memlekette, en başta gelen estetik operasyon olmayı, yıllarca da devam ettirecek gibi görünmektedir.

    Burun hem estetik hem de sağlık açısından insanın dış dünyaya açılan penceresidir . İnsanlar birbirleriyle olan iletişimini karşılıklı, yüz yüze bakarak yaparlar. Bu açıdan ilk göze çarpan organ, yüzümüzün ortasındaki temel yapı olan burundur. Yüzde kaş ve göz ne kadar  güzel olursa olsun,  eğer burun gözlerin güzelliğini örtbas edecek kusurlara sahipse, tüm dikkatin kusurlu olan buruna kayması engellenemez. Bu durum, karşısındaki kişinin dikkatinin kusurlu  burunda yoğunlaştığını  hisseden  bireyde özgüven kaybına yol açar.  Tüm bunlar burnun yüz estetiğinde ne kadar önemli bir yer işgal ettiğinin,  sürekli iletişim halinde olan birey için özgüven anlamında ne kadar önemli olduğunun göstergeleridir.

    Burun sağlık açısından da dış dünyaya açılan en önemli penceredir. Çünkü; sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için burundan rahat nefes alabilmek kadar önemli bir şey yoktur. Burnun temel işlevi olan solunum fonksiyonunun yerinde olması demek;  alınan havanın nemlendirilip,  ısıtılıp, temizlenmesi demektir ki;  bu durum alt solunum yollarının sağlığı  için hayati öneme sahiptir.  Ayrıca burnun koku fonsiyonunun iyi olması, yemekten cinselliğe kadar geniş bir yelpazeyi etkilediği unutulmamalıdır.

    Genel vücut sağlığı ve yüz estetiğinde başlı başına önem arzeden burnun, şekli ve fonksiyonları her zaman bütünün birer parçası olmalıdır. Asla ve asla burnun şekli için fonksiyonundan, fonksiyonu içinde şeklinden ödün verilmemelidir.  Yani estetik operasyon yapılacaksa burnun fonksiyonları korunmalı gerekiyorsa arttırılmalı, solunumu düzeltecek fonksiyonel bir ameliyat yapılacaksa da estetik sorunlar ortaya çıkmamalıdır. Şayet hem estetik hem fonksiyon açısından operasyon yapılacaksa her iki yönüyle de güzel bir sonuç aynı anda hedeflenmelidir.

    Burun estetiği operasyonları son yirmi yıla kadar kıkırdak ve kemik yapıların küçültülerek burnun küçültülmesi amacını taşıyan, “fonksiyonel estetik” kavramının pek düşünülmediği operasyonlardı. Sadece burnun küçük olmasını hedefleyen bu yaklaşım burnun fonksiyonlarının ihmal edilmesine neden olurdu.  Herkesin burnu tek tip, birbirinin kopyasıymış gibiydi. Bu tip burunlar estetik müdahale geçirdiği her halinden belli olan,  doğal görünümlü olmayan burunlar olarak karşımıza çıkardı. Küçük bir burna sahip olmak uğruna burnun fonksiyonlarının kaybolduğu hüzünlü sonla karşı karşıya kalmak kaçınılmaz sondu genellikle.

    Zamanla burnun fonksiyonlarının önemi iyice anlaşılınca güzel burun kavramı değişti. Artık “güzel burun”  kavramı başta burnun fonksiyonlarının çok iyi olduğu, rahat nefes alabilen, bunun yanı sıra estetik müdahale geçirdiği  belli olmayan, herkeste aynı tip değil kişiye özel olan, yüzle orantılı ve doğal görünümlü olarak değişti. Hatta ve hatta yapılan estetik operasyonla burnun fonksiyonlarına ekstra katkı amaçlanmaya başlandı.

    Burun, özel şekli sayesinde fonksiyonlarını yerine getirebilir. İdeal bir burun estetiği operasyonunda,  estetik- fonksiyon dengesi gözetilmesi gereken en önemli durumdur.  Yapılan estetik operasyonun  amacı fonksiyonları ve görünümü kötü olan bir burnu sağlıklı ve güzel görünümlü, doğal bir yapıya kavuşturmaktır.  Estetik ve sağlığın dışa açılan penceresi de her zaman bunu hak etmektedir…

    Op.Dr.Muhammet DİLBER
    Nose Estetik “Estetik Burun Ameliyatları”
    www.noseestetik.com , www.muhammetdilber.com

    Op.Dr.Muhammet Dilber Facebook 
    Op.Dr.Muhammet Dilber twitter

    İlgili yazıları ;

    – Burun estetiği ile birlikte yapılan operasyonlar 
    – Burun şekli nefes almayı etkiler mi ?
    – Doğal burun estetiği
    – Burun operasyonu öncesi öneriler
    – Burun estetiği operasyonlarında doğru zaman ?

  • Meme silikonuyla ilgili yazılmış en samimi yazı

    Meme silikonuyla ilgili yazılmış en samimi yazı

    Meme büyütme,  burun estetiği nden sonra en çok talep gören estetik ameliyatların başında geliyor.

     Kimlere yapılır.

    Adı üstünde meme protezi, olmayan bir organın yerine koyulur. Memesi gerçekten küçük olanlara yapılır. Biraz daha büyük olsun, dekoltem daha güzel olsun diyenler bence bu işi biraz basite alıyorlar. %1-2 komplikasyon ihtimalini alacak kadar ciddi estetik sıkıntınız olmalı.

    Ağrır mı?

    Kas altı teknikte 2-3 gün kendi yemeğinizi kendiniz yiyemeyebilirsiniz. Kollarınızı kaldırdığınızda ağrıdan ağlayabilirsiniz. Subfasyal ve kas üstü tekniklerde, ağrı daha az olur ama 4-5 gün sanki üstümde birisi oturuyor şeklinde bir basınç hissedersiniz. 

    Değer mi?

    Gerçekten küçük göğüsleriniz varsa, kadınların ne kadar özgüvenlerinin eksik oluyor. Ameliyattan sonraki ilk gün, herkes pişman olur. Sonra iyi ki oldum dersiniz. Biraz daha büyük olsun diye ameliyat isteyenlere ben ŞIMARIK muamelesi yapıyorum, 5 dakika sonra sandalyemden kalkıp, sizin zaten harika göğüsleriniz var iltifatlarıyla misafirimizi yolcu ediyorum…

    Damla mı yuvarlak mı?

    Normal bir kadın memesi, ayakta damla, yatınca yuvarlak olur. Hatta yatınca yanlara yayılır. Memenin, bu değişken şeklini tam olarak yapan silikon yok ne yazık ki. Hastalarımın genelde ayakta nasıl görüneceğini, kıyafetlerden dekoltenin nasıl olacağını daha çok önemsiyorlar. Sizin ihtiyacınız önemli

    Damla döner diyorlar?

    Çok zor. Altında dokuya yapışan çıkıntıları var. Nadiren döner. Kas altı yapılacaksa silikonun şekli yuvarlak da olsa damla görünüyor.

    Kas altımı, kas üstümü iyi?

    Birisi diğerinden daha iyi değil. Kas altı silikonu daha iyi örtüyor kenarları belli olmuyor, dekolte daha iyi oluyor. Ama çok ağrılı ve kol hareketleri ile meme hareket edebiliyor. Kas üstünde ise silikon daha belli olabiliyor, ağrısı daha az, kol hareketleri ile meme oynamaz. Cevabı siz verin hangisi iyi ? Ama bir kaç önemli nokta. Profesyonel sporcu iseniz kas altı yapılmaz. Doku kalınlığınız çok iyiyse kas altına gerek yok. Çok zayıfsanız, kaburgalarınız bile sayılıyorsa, kas altı tek seçeneğiniz olabilir.

    Meme Silikonu doğal olur mu?

    Kesinlikle doğal olmaz. Bir kadın,18 yaşında değilse, göğüsler yatınca tüm formunu kaybeder. Silikonlar yatınca da dik duruyor. Bu iyimi kötümü yine siz karar verin. Silikonlu meme, normal bir memeden beklenmeyecek kadar formunu korur.

    Meme başı, meme altı, ? Hangi kesi daha iyi?

    Yine en iyisi şudur diye cevap yok. Silikon protez için bir yerden 4-5 cm bir kesik yapılıyor. Koltuk altı sizin için daha dekolte olabilir. Meme başı memenin en az görünen yeri ama uyuşukluk daha çok olur. Süt bezlerinden silikonun enfekte olma ihtimali daha fazladır. Meme altından ameliyat daha kolay, subfasyal teknik buradan mümkün, ayaktayken en az görünen iz bu iken yatınca en çok bu iz görünür. Cevabı siz verin…

    Op.Dr. Barış Çakır
    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
    bariscakir.com

    Dr. Barış Çakır Facebook 
    Dr. Barış Çakır Twitter

    İlgili Konuları ;
    – Burun estetiğinde doğal görünüm için Poligon Rinoplasti
    – Burun estetiğinde içten bantlama tekniği
    – Burun nefes problemleri
    – Burun estetiğinde kapalı teknik mi ? açık teknik mi ?

  • Burun estetiğinde doğru bilinen yanlışlar…

    Burun estetiğinde doğru bilinen yanlışlar…

    BURUN ESTETİĞİNDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

    1- Burun estetiği sadece belli mevsimlerde yapılır

    Burun estetiği operasyonu her mevsimde yapılabilir.

    2-Estetik burun ameliyatları sonrası burun ucu düşer

    Burun estetiği operasyonlarında artık “destekli burun” felsefesi ön plandadır. Yani burnun öncelikle sağlam desteğinin olması hedeflenir. Böylelikle burna yapılan estetik operasyon sonrası burun ucu düşmez, tam tersine eskisine göre daha sağlam destekli bir burun ortaya çıkar.

    3- Estetik burun ameliyatını sadece plastik cerrah yapabilir

    Burun estetiği operasyonunu hem kulak burun boğaz uzmanı hem de plastik cerrah yapabilir. Burada önemli olan seçilecek hekimin çok üst düzeyde tecrübe sahibi olmasıdır. Burun estetiği operasyonları kişiye özel yapılması gereken, dolayısıyla hepsi birbirinden farklılık gösterebilen  özel operasyonlardır ve yoğun tecrübe gerektirmektedir.

    4-Estetik burun ameliyatı sonrası nefes alma işlevi bozulur

    Tam tersine burun estetiğinin amacı sadece burnu güzelleştirmek değil, aynı zamanda daha rahat nefes almayı sağlayan hem estetik hem fonksiyonel ameliyatlardır.

    5-Estetik burun ameliyatında amaçlanan her zaman için küçük ve kalkık bir burundur

    Burun estetiği operasyonu sonrası hedeflenen;  doğal,  yüze uyumlu, çekici,  güzel,  fonksiyonları çok iyi olan bir burun elde etmektir.  Burnun  çok küçük veya  kalkık olması hedeflenmez.  Doğallık esas hedeftir ve operasyon sonrası ameliyat olduğu anlaşılmamalıdır. Bazen küçük ama bazen de büyük olabilir. Her yüz biçimi birbirinden farklı olduğu için burada önemli olan yüze uyumlu doğal burnu hedeflemektir.

    6-Estetik burun operasyonu sonrası aylarca morluk şişlik sürebilir

    Kullanılan yeni teknikler sayesinde artık ameliyat sonrası morluk ve şişlikler çok az olmaktadır

    7- Estetik burun ameliyatı sonrası uzun süre hastanede yatılır

    Burun estetiği operasyonları genellikle günübirlik ameliyatlardır. Ameliyat günü hastalarımızı çoğunlukla taburcu ederiz.

    8-  Estetik burun ameliyatı çok ağrılı bir operasyondur

    Kullanılan yeni mikrocerrahi teknikleri  ve anestezinin artık çok ileri düzeylerde gelişmiş olması dolayısıyla burun estetiği operasyonları artık  ağrılı olmaktan çıkmıştır. Hastalarımız ameliyat sırasında,  ameliyat sonrası nekahat döneminde ve  tamponlar çıkarılırken ağrı duymazlar.

    9-Estetik burun operasyonlarında tamponlar çıkarılırken çok ağrı olur

    Estetik burun operasyonlarında bazen tampon kullanmaya  bile gerek kalmaz.  Şayet tampon kullanılacaksa da silikon yumuşak tamponlar kullanılır. Bunların çıkarılması ise asla ve asla ağrı yapmaz

    10- Estetik burun ameliyatı sadece burnu güzelleştirmek amacıyla yapılır

    Sadece burnu güzelleştirmek amacıyla değil nefes alıp vermeyi daha iyi yapmak amacıyla da estetik ameliyat yapılabilir. Burundaki şekil bozuklukarı nefes alıp vermeyi olumsuz etkileyebilir. Yapılacak estetik burun ameliyatı burnun şeklini güzellektirmekle kalmaz, nefes alıp vermeyi de olumlu etkiler.

    Op.Dr.Muhammet DİLBER
    Nose Estetik “Estetik Burun Ameliyatları”
    www.noseestetik.com , www.muhammetdilber.com

    Op.Dr.Muhammet Dilber Facebook 
    Op.Dr.Muhammet Dilber twitter

    İlgili yazıları ;

    – Burun estetiği ile birlikte yapılan operasyonlar 
    – Burun şekli nefes almayı etkiler mi ?
    – Doğal burun estetiği
    – Burun operasyonu öncesi öneriler
    – Burun estetiği operasyonlarında doğru zaman ?

    [youtube id=”1j6QvsqSzwo” width=”600″ height=”350″]

     

     

  • Dolgun Dudak Estetiği Nasıl Yapılır?

    Dolgun Dudak Estetiği Nasıl Yapılır?

    Dudak estetiği estestik dudak ameliyatı dudak asma dudak kaldırma dolgun dudaklar dudak dolgu dudak kalınlaştırma inceltme Paris Dudak hakkında bilgi içerir.

    Dolgun dudaklar neden hoşumuza gidiyor biliyor musunuz? Çünkü dolgun ve diri dudaklar güzellik simgesi olduğu kadar ayni zamanda gençliğin, çekiciliğin, doğurganlığın, seksiliğin, dişiliğin ve en önemlisi güzelliğin olmazsa olmazlarından birisi. Yüz güzelliğinde en önemli tamamlayıcı unsurlardan biri olan dudakların da güzel olması yüzün bütünlüğünü tamamlaması açısından çok önemli. Dudakların büyüklüğü, dolgunluğu, ince veya kalın olması yüzün diğer elemanları olan burun, yanaklar, gözler, kaşlar, çene ve dişlerle uyumlu ve orantılı olmalıdır. Kalın ve dolgun dudaklar gençliğin ifadesi olduğu kadar incelmiş ve gevşemiş dudaklar yaşlılık ifadesidir. Dudaklar yüzün estetik görünümünde çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle dudakların diri ve dolgun görünmesi yüzümüzdeki gençlik ve sağlık ifadesini güçlendirir.

    Dudaklar kimilerinde doğuştan yani ailesel olarak ince ve belirsizdir. Kimilerinde ise yaşlanmaya bağlı olarak dokuların erimesiyle incelir ve kırışarak dolgunluk ve diriliğini kaybeder. Dokuların gevrekliği ve dolgunluğunun azalması yüzdeki deri, kas ve yağ miktarlarının azalması ve erimesi sonucudur. Yüz derisi ve bununla beraber diğer yapılar yanaklar, boyun derisi, göz kapakları, kaşlar ve tabii ki dudaklar yerçekimi ile aşağı doğru sarkar. Dudakların sarkması ile bu tip hastalarda güldükleri ve konuştukları zaman alt dişler görünür hale gelir ki alt dişlerin görülmesi (dental show) yaşlılık ifadesidir. Gençlerde ise durum tam tersine güldükleri ve konuştukların da üst dişler daha görünür haldedir ve alt dişler görünmez. Bu da genç yüz ifadesidir.

    Dudak estetiği dudakları yapısal olarak ince olan ya da zamanla incelen, kalın ve dolgun dudaklarla yüzündeki gençlik ve güzellik ifadesini güçlendirmek isteyenler yada daha diri ve dolgun dudaklara sahip olmak isteyenler tarafından tercih edilir. Dudakları ince ve kırışık olanlar kadar örneğin siyah ırktan olan hastalar gibi dudakları normalden kalın olanlarda inceltme ameliyatları da yapılmaktadır. Bir de dudak kanserine bağlı olarak dudaklarının bir kısmı alınmak zorunda kalınan hastalarda da yeniden dudak yapmaya yönelik ameliyatlar da yapılmaktadır ki bu tip dudak onarım ameliyatları estetik kadar fonksiyon açısından da büyük önem taşımaktadır.

    Nasıl Yapılıyor? Amaç dudakları kalınlaştırmak ve konturlarını daha belirgin hale getirmek, kırışıklıkları azaltmak ve dolgunlaştırmaktır. Ancak doğal bir görünümün de korunması başlıca hedeflerindendir.
    Dudakları kalınlaştırmak ve kırışıkları düzelterek dolgunlaştırmak için pek çok yöntem bulunmaktadır. Bunları yöntemleri 3 ana grupta inceleyebiliriz.

    1. Yabancı dolgu malzemeleri:
    Sıvı Silikon ve Silikon Yağı: Yüz dokularına enjekte edilerek kullanımı 1960-70 ler de popüler olmuştur. Dudak kalınlaştırmada yıllardır kullanılmakta olan sıvı silikon ve silikon yağı içerdiği olumsuzluklar ve uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olmasından dolayı artık günümüzde kullanımı Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu maddesi olarak satılması ve direk doku içine enjeksiyonu yasaklanmış ve kullanılmamaktadır. Burada ki uygulama meme ameliyatlarında yapılandan farklıdır. Meme ameliyatlarında jel silikon kalın bir kılıf içinde meme altına yerleştirilmekte ve istendiğinde çıkarılmaktadır. Hiçbir sakınca içermemektedir. Ancak dudağa enjekte edildiğinde bu silikon sıvı olduğu için doku aralarına yayılmakta ve çıkarmak imkansız hale gelmektedir. Dudak dokusunda enflamasyona neden olmakta ayrıca sürekli yer değiştirdiği için hastalarda şekil bozukluğuna yol açmaktadır. Ülkemizde bazı otel odalarında, evlerde ve bazı güzellik salonlarında gizli olarak bazı yetkisiz kişiler bu tip silikon dolgusu yapmaktadırlar. Bu nedenlerle dikkatli olunmalı kesinlikle yaptırılmamalıdır. Ülkemizde hiçbir plastik cerrah yüze sıvı silikon veya silikon yağı enjeksiyonu uygulamamaktadır.

    Geçici dolgu maddeleri; Kollajen, Hyalurinik asit gibi maddelerden oluşan zararsız malzemelerdir. Kollajen sığır derisinden elde edilmektedir. Deli dana hastalığının ortaya çıkışı ile kullanımı neredeyse durmuştur. Ayrıca hayvan proteini olduğu için alerji riski vardır, test yapılmadan kullanılmaz. Yüzdeki kırışıklıkları düzeltmek için de uygulanan Hyalurinik asit en yaygın olarak kullanılan malzemedir. Restylane® denilen ve iğne ile enjekte edilen Hyalurinik asit kullanıldığında uygulama çok basittir ve hasta hemen normal hayatına döner. Uygulama sonrası 4-6 ay kadar kalıcı olur ve bu sürenin sonunda tekrarlamak gerekir. Kimyasal olarak elde edilmektedir ve alerji yapmaz, risksizdir. Bu maddeler derinin hemen içine enjekte edilir. Dudak kenarlarını dikleştirmek ve belirginleştirmek için kullanılırlar. Daha fazla kalınlaşma gereken durumlarda yetersiz kalırlar. 4-6 içinde vücuttan eritilerek atılır. Yani etkisi geçicidir ve her 6 ayda bir yaptırmak gerekir.

    Bu tip iğne ile yapılan ve vücuttan atılmayan yani kalıcı olarak düzelme sağlayan pek çok kimyasal madde vardır. Bunlar vücutta 4-5 yıl kadar kalabilmektedir. Böyle enjeksiyon tipi uygulamalar son derece basittir. Yapıldıktan hemen sonra hasta normal günlük hayatına devam edebilir.

    Diğer katı formdaki dolgular; Bunlar enjekte edilenler gibi enjektörle değil ufak bir ameliyatla yerleştirilen malzemelerdir. Alloderm insan derisinden elde edilir. Konulduktan sonra 1 yıl içinde eriyerek kaybolur. Gortex denilen malzeme ise kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine yerleştirilir. Konulduğu şekilde kalır ve şeklini muhafaza eder. Sakıncası ise zamanla dudağı delerek dışarı çıkabilmesidir.

    2. Hastanın kendi dokuları ile doldurmak…
    Dudak kalınlaştırma ve dolgunlaştırma hastanın kendi vücudundan alınan dokularla da yapılabilir. Bunlar;

    Yağ Hücreleri: Hastanın kendi vücudundan çekilerek alınan yağ hücreleri dikkatli bir işlemden geçirildikten sonra dudaklara ve eğer gerekiyorsa başka kırışıklıklara enjekte edilir. 3-6 ay içinde konulan hücrelerin % 20-30 u geriye kalır. İşlem birkaç defa tekrarlandığında etkili bir dudak kalınlaştırma sağlanabilir. Hiçbir zararı yoktur alerji vs.. gibi riskler içermez. İşlem lokal anestezi altında yapılır. Şişlikler birkaç günde geçer. Son derece kolay bir uygulamadır. Fazla dolgunluk gerektiren durumlarda oldukça etkilidir.

    Deri Hücreleri ; Hastanın kendi vücudundan örneğin, karın veya meme küçültme ameliyatı sırasında çıkan derilerden veya daha önceden vücutta kalmış yara izlerinden çıkan skar dokusundan alınan deri altı dokusu ve yağ hücreleri karıştırılarak doku kokteyli şeklinde dudaklara enjekte edilir. Bu yöntemde konulan hücrelerin bir kısmen eridiği için 2-3 defa tekrarlamak gerektirir. Zararsız ve en iyi yöntemlerden birisidir. Alerji riski yoktur.

    3. Dudakları ameliyat ile yeniden biçimlendirmek.
    Dudak estetiği ile dudakları dolgu maddesi kullanmadan basit ameliyatlarla kalınlaştırmak mümkündür. Pek çok teknik mevcuttur. Bu yöntemlerden uygun olanı plastik cerrah hastanın dudak yapısına ve durumlarına göre seçer. En iyi ve kalıcı sonuçlar bu tekniklerle alınır. Diğerleri gibi geçici değildir. İyileşme 2-5 günde tamamlanır. Lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlardır.

    Martı kanadı tekniği: Burada amaç dudak kenarını yukarı taşıyarak dudağı genişletmektir.Kesi üst dudak kenarından ve yükseltilmek istenilen üst kısımdan yapılır ve daha sonra arada kalan deri çıkarılır ve dudak derisi üstteki cilde dikilir ve dudağın pembe kısmı yukarı doğru kalkmış olur. Bu teknik çok ince dudaklar ve dudak kenarları çok kırışık olan hastalar için mükemmel bir çözümdür. Sonuç kalıcıdır.

    Boğa boynuzu yada burun altı dudak kaldırma: Burnun hemen alt kenarından kıvrımlara uygun olarak boğa boynuzu şeklinde kesilerek bir miktar deri çıkarılır ve deri yeniden dikilerek dudak yukarı doğru asılmış olur. Burun altında ince bir kesi izi kalır. Bu teknik üst dudak derisi geniş olan hastalarda bu mesafeyi kısaltmak için de kullanılır. Böylece üst dişlerin görünmesi sağlanmış olur. Sonuç kalıcıdır.

    Paris dudak: Dudak kenarları ve filtrum denilen üst dudakta burun altında kalan çukurluğun kenarlarının dolgu maddeleri veya yağ hücreleri ile belirginleştirilerek yapılan dudağa verilen isimdir.Dudak kenarları belirgin ve dolgundur.

    V-Y tekniği: Üst ve alt dudaklara ağız içinden V şeklinde kesiler yapılarak sonrada Y şeklinde dikilerek dudaklar dolgunlaştırılır. Sonuç kalıcıdır. Değişmez.

    Dudak Asma: Burun içinden yapılan küçük bir kesiden geçirilen dikişler dudaktan da geçirildikten sonra bağlanır ve dudak yukarı doğru kaldırılır. Görünen bir iz kalmaz. Oldukça etkili bir yöntemdir.

    Yüzde bütünlüğü tamamlaması açısından en önemli unsurlardan olan dudak estetiği alınan etkili sonuçlar ve basit uygulama yöntemlerinden olması nedeniyle oldukça popülerdir.

    Dudakları Dolgun Göstermenin Yolları için tıklayın..

  • Eller İçin Yapılması Gerekenler

    Eller İçin Yapılması Gerekenler

    Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, ellerin sağlıklı, genç ve güzel görünmesini sağlayan en kolay estetik yöntemleri anlattı…

    Estetik cerrahinin sunduğu imkanlarla günümüzde kadınlar ve erkekler olduğundan daha genç görünebiliyor. Ancak en çok kullandığımız ve en kötü şartlara maruz kalan ellerimizin bakımı ve güzelliği genellikle gözümüzden kaçıyor.

    Yüzdeki yaşlanma belirtilerine müdahalenin ardından ellerin ihmal edilmesi yaşı ele veren en önemli faktörlerden biri. Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, son yıllarda ellerimizin genç, sağlıklı ve güzel görünmesini sağlayan basit estetik uygulamalarla ilgili şu bilgileri verdi;

    Genç ve Güzel Eller İçin Peeling Uygulayın

    Yüze uygulanan peeling, eller için de son derece başarılı bir yöntemdir. Peeling üst derinin soyulması ile derinin yenilenmesi ve gençleştirilmesidir. Peeling işlemi ile kırışıklıklar, yorgun, güneş hasarlı cilt, lekelenme gibi pek çok sorun giderilir ve cilt daha elastik hale gelir.

    Peeling uygulama maddelerinin içerisinde tercih edilen ‘Green Peel’ tamamen bitkisel ve kimyasal maddelerden arınmış olduğu için cilde zarar vermez. Orta derinlikte bir soyma yapan bu peeling, diğer türlere oranla daha çabuk iyileşerek zaman kaybını önler. 5 gün tamamlandığında cilt belirgin derecede daha genç ve parlak görünür.

    Lipofilling ile 5 Dakikada Kırışıklardan Kurtulun

    El yüzeyinde yaşlılığa bağlı doku kaybında hazır dolgu maddesi ya da lipofilling uygulamasıyla cilt altı dolgun ve sağlıklı hale getirilir. Hazır dolgu maddeleri uygulamasında cilde anestezik bir krem sürülür ve 5 dakika içinde ince bir iğneyle uygulama gerçekleştirilir.

    Kişinin özellikle karın bölgesinden alınan yağ dokusunun istenilen bölgeye enjeksiyonu olan lipofillingde ise 3-4 ay sonra yağın enjeksiyonuna bağlı dolgunluğun yanı sıra ciltte gençleşme de görülür.

    PRP ile Cilt Lekelerinden Kurtulun!

    PRP (Platelet Rich Plazma) tedavisiyle kırışıklık ve izleri yok etmede yüz güldüren sonuçlar alındığını belirten Prof. Dr. Kışlaoğlu, trombositten zengin plazma anlamına gelen PRP yönteminde Trombositlerin doku iyileşmesinde ve kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynadığını hatırlattı.

    Bölgeye enjekte edildiğinde, hızla iyileşme sürecini başlatarak doku yenilenmesini sağlayan bu yöntem sayesinde el yüzeyinin daha canlı ve parlak görünmesi sağlanıyor ve uygulamadan yaklaşık 3-4 hafta sonra ilk etkiler fark ediliyor.

  • Burun estetiğinde içten bantlama tekniği

    Burun estetiğinde içten bantlama tekniği

    Burun estetiği konusundaki çalışmaları ile tanınan Op. Dr. Barış Çakır “içten bantlama” adını verdiği yeni bir teknik geliştirdi.

    İlk olarak 6 yıl önce ameliyatlarda denemeye başladığı daha sonra da daha güzel burun ucu elde etmeye başladığını gördüğü tekniği geliştiren Çakır artık bu yöntemi ameliyatlarının hepsinde kullanmaya başladı.

    Bu konuyla ilgili pek çok kongreye konuşmacı olarak davet edilen ÇAKIR’ın içten bantlama tekniği tıbbi literatüre de girdi.

    Bu teknik, Rhinoplasty: A Complete Subperichondrial Dissection with Management of the Nasal Ligaments.”(Tam Subperikondrial diseksiyon ve burun ligamentlerinin onarılması) adı ile Amerikan’ın saygın dergilerinden Aesthetic Surgery Journal’de de yayınlandı.

    İçten bantlama nedir?

    Burun ameliyatı kıkırdak ve kemiklere yapılır. Bu ameliyatı yapabilmek için deri, kıkırdak ve kemiklerden ayrılır. Ameliyat bitince deri bantlanır ve alçı yapıştırılarak, derinin kıkırdak ve kemiklere tekrar yapışması sağlanır. Burun ameliyatında bantlama, burun derisini kontrol etmek için yapılır. Ülkemizde genellikle 1 hafta alçı yapılır ve bir hafta bant yapıştırılır. Burun bantlama süresi, derinin, burun ucu kıkırdaklarına oturması için bazen yetmiyor. Çakır ameliyatlarında burun derisini içeriden teyelleyerek, uzun süre bir bantlama etkisi elde ediyor Dr. Barış Çakır bu tekniğe “içten bantlama” adını verdi.

    içten bantlama tekniği
    Burun estetiği içten bantlama tekniği

    Bu teknik nasıl bir yenilik getirecek?

    Normal bir burun ucunda kıkırdakların siluetleri seçilirken, bazen estetikli burunlarda, anormal bir yuvarlaklaşma olur. Yıllarca burun derisi parlayabilir, burun derisinin karakteri değişebilir, burun ucunun hemen üstündeki deride kalınlaşma, burun orta etinde sarkma olabilir. İçten bantlama, bu yan etkileri azaltır.

    Burun ucunun hemen üstündeki deriyi kontrol etmek çok zordur. Kemer alınınca oluşan deri fazlalığı, kabarıklık yapmaya çalışır. Burun küçültüldükçe deri fazla gelir ve burun ucu yuvarlaklaşır. Kabarıklık olma ihtimali olan noktalarda, alttaki kıkırdaklara dikince deri içerden teyellenmiş ve kontrol edilmiş olur. Böylece kabarıklık olmadan burun daha fazla küçültülebilir.

    İçten bantlama tekniğinde, ameliyat, burun dışını oluşturan kıkırdakların zarlarının altından yapılır. Böylece, nefes için önemli olan burun kaslarına daha az zarar vermiş olunur. İçten bantlama tekniğinde, kıkırdakların zarları, doğal örtücü doku olarak kullanılır.

    Burnun 3 boyutlu yapısı, sadece kıkırdak ve kemiklerle sağlanmaz. Burun ucu, elastik kas ve ligamentler ile hareketsiz gövdeye tutunur. Bu elastik bağlar, burun ucunun hareketli olmasını sağlarken, yüksekliğini ve açısını kontrol eder. İçten bantlama tekniği ile, kas ve ligamentler korunur, ameliyat bitiminde onarılır. Burun ucu düşmesi daha az görülür, daha az kıkırdak greft kullanılır, daha az şişlik olur, burun daha hızlı iyileşir, yumuşak doku hasarına bağlı “burun derisi parlaması” görülmez. Burunda uyuşukluk çok az olur.

    Dr. Barış Çakır

    Dr. Barış Çakır Facebook

    Dr. Barış Çakır Twitter

  • Doğal burun estetiği

    Doğal burun estetiği

    Estetik operasyonlar vazgeçilmez bir olgu artık hayatımızda! Nedenleri tartışılabilir ama bence bunun en önemli sebebi; kişinin kendisini daha özgür, daha özgüvenli ve doğal bir havaya büründürmek istemesi.

    Estetik operasyonlar günümüzde hayatımızla iç içe giren , çok sık uygulanan, bir çok kişinin yaptırdığı ve benimsediği bir durum oldu. Burun estetiği de bunların en başında geleni… Hele hele son dönemlerde yaptığımız yüze uyumlu, güzel ve en önemlisi doğal görünümlü , ameliyat olduğu hiç belli olmayan burunlar, artık yeni trend olmaya başladı.
    Doğal burun; burun sırtının aşırı oyuk olmadığı, burun ucunun çok fazla kalkık durmadığı, burun ucunun sivri olmadığı, yuvarlak ve geniş görünmediği, mandalla sıkılmış gibi bir izlenim meydana getirmediği, burun sırtının pürüzsüz, burnun simetrik, dudakla arasındaki açının normal sınırlarda olduğu, burun sırtının da yandan bakışta makul seviyede açılı olmasını ifade eder.

    Doğal bir burun, kaş ve gözlerin daha güzel göründüğü, bakışların anlamını yitirmediği ya da bakışların daha bir anlam kazandığı, hatların yumuşadığı, sinirli ifadenin kaybolduğu, özgüvenli ve yumuşak bir ifade katmalıdır yüze.
    Ameliyat yaptığınız bir burnun, nasıl olurda doğal ve ameliyat olduğu hiç anlaşılmaz bir halde olabilir diye düşünebilirisiniz ama inanın bu artık yeni tekniklerle mümkün. Hatta ve hatta naturel olmayan burunlar demode yakıştırmalarla baş başa artık!

    Hastalarımızın bizlere yeni burunlarının çok beğenildiğini, daha da önemlisi kimsenin ameliyat olduğunu anlamadığını söylemesi, doğallık trendinin ne kadar benimsendiğinin bir göstergesi…
    Önceleri yapılan mandalla sıkılmış gibi görünen burunlar, ucu çok kalkık, çökük ya da asimetrik burunlar, doğallığın dışına çıkılarak yapıldığı için hem görüntü olarak, hem de fonksiyonel olarak olumsuz sonuçları beraberinde getiriyordu.

    Doğallık; sadece dış görünüşteki güzelliğe değil, burnun fonksiyonlarına da katkıda bulunan bir kavram olmaya başladı. Burun estetiğinde doğal görünümü elde etmek, burnun çok daha iyi nefes almasına da yardımcı olmaktadır.
    Sonuç olarak doğal burun felsefesi yaklaşımı; hem iyi nefes alabilen, hem de aynı zamanda yüze uyumlu, güzel bir burnun yeniden doğuşunu sağladı.

    Op.Dr.Muhammet DİLBER
    Nose Estetik “Estetik Burun Ameliyatları”
    www.noseestetik.com , www.muhammetdilber.com

    Op.Dr.Muhammet Dilber Facebook
    Op.Dr.Muhammet Dilber twitter
    İlgili yazılar ;

    Burun estetiği ile birlikte yapılan operasyonlar 

     

    Burun şekli nefes almayı etkiler mi ?

     

     

  • Burun şekli nefes almayı etkiler mi ?

    Burun şekli nefes almayı etkiler mi ?

    Burun tıkanıklığının sebepleri yalnızca burnun içindeki problemlerden kaynaklanmayabilir. Burun deviasyonu dediğimiz kıkırdak yada kemik eğikliği, burun eti büyümesi, alerjik sebepler, kronik sinüzit nasıl ki burun tıkanıklığı yapıyorsa burun şeklinin bozuk olması da burun tıkanıklığı yapabilir.

    Burun ucunun aşağı doğru düşük, burun kanatlarının dar, dış kıkırdaklarının zayıf olduğu durumlarda, mandalla sıkılmış gibi görünen yada travmaya maruz kalmış basık eğri burunlarda şekle bağlı  burun tıkanıklığı olabilir.

    Burnun şeklinin normale getirildiği durumlarda burun tıkanıklığı sorunu da ortadan kalkar.

    Bazı hastalarımız bizlere, nefes almakta zorlandıklarını, bazen rahat nefes alabilmek için yanaklarını yana doğru gererek ya da burun ucunu yukarı doğru kaldırarak daha rahat nefes aldıklarını söylerler. Genellikle dışarıdan burnun şekli kötü olmasa da nefes alma sırasında kanatların daraldığı ve solunumu zorladığı bu gibi durumlarda, burun tıkanıklığı olabilir ve bu sorun burun estetiği esnasında ortadan kaldırılarak burun tıkanıklığı problemi giderilebilir.

    Burun estetiği yaparken varsa hem içindeki tıkanıklık yapabilecek sorunları hem de aynı anda dışındaki sorunları çözerek burun tıkanıklığını gidermek, bununla beraber yüze uyumlu doğal güzel bir burnun oluşması hedeflenmelidir.

    Op.Dr.Muhammet DİLBER
    Nose Estetik “Estetik Burun Ameliyatları”
    www.noseestetik.com , www.muhammetdilber.com

    Op.Dr.Muhammet Dilber Facebook
    Op.Dr.Muhammet Dilber twitter
    İlgili yazılar ;

    Burun estetiği ile birlikte yapılan operasyonlar