Etiket: estetik cerrah

  • Güzelleşmenin doğal yöntemi; YAĞ TRANSFERİ

    Güzelleşmenin doğal yöntemi; YAĞ TRANSFERİ

    Yağ dolgusu operasyonları vücudun hemen hemen her bölgesinde kullanılıyor. Yapılan yağ enjeksiyonlarıyla popo, meme, baldır büyütmek, ayak bileği kalınlaştırmak, bacaklardaki şekil bozukluklarını gidermek de mümkün. İmep Estetik’ten Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlker Manavbaşı, yağ dolgusu işlemiyle ilgili merak edilenleri açıklıyor.

    Yağ Dolgusu Yağ Transferi ile Yeni Bir Görünüm Kazanın

    Her kadının şikayetçi olduğu yağların, bir gün güzelleşmek için kullanılan sihirli bir çözüm olacağı kimsenin aklına gelmezdi. Günümüzde vücudun herhangi bir bölgesinden alınan yağlar, gözaltı, elmacık kemikleri alın başta gelmek üzere; el sırtı, popo, göğüs, ayak bileği, basenlerde istenen görünümü elde etmek amaçlı uygulanıyor.

    Yağ transferi işlemiyle ilgili bilinmesi gerekenleri açıklayan Opr. Dr. İlker Manavbaşı, “Yağ transferi, kişinin herhangi bir yerinden alınan yağın vücudun başka bir yerine enjekte edilmesi işlemidir. Pek çok kadında bölgesel yağ fazlalığı olduğu gibi, bir kısmında da bölgesel yağ eksikliğine bağlı kontür bozukluğu görülür. Bu sorunların düzeltilmesi, vücut yağlarının fazla olduğu bölgelerden az olduğu bölgelere transfer edilmesi ile gerçekleşir. Bu yönteme, yağ şekillendirme anlamına gelen liposculpturing, liposhaping gibi isimler verilir.” diyor.

    Vücuttan alınan yağlar kısa sürede tekrar vücuda verilmeli

    Yağ fazlalığı olan bölgelerden liposuction yöntemi ile alınan yağlar, yine benzer kanüllerle, yağ eksikliği olan bölgelere verilir. Bu bölgeler, genelde; basen-bel arası, poponun üst kısmı, uyluk iç-orta kısmı ve baldırlar olur. Verilen miktar, liposuction ile alınan yağ dokusuna bağlı olarak toplamda 1 litreye yaklaşabilir. Verilen yağ miktarının yaklaşık yüzde 40’ı birkaç ay içinde vücut tarafından emilse de kalan miktar hastayı memnun eder. Hastaya sadece yağ enjeksiyonu yapılacak ise çoğu zaman sedasyon ve lokal anestezi yapılır. Ancak bu işlem başka bir ameliyat ile beraber yapılacaksa genel anestezi tercih edilir.

    Yağ Dolgusu

    Opr. Dr. İlker Manavbaşı, yağ transferi işlemi sırasında dikkat edilmesi gerekenleri ise şu şekilde açıklıyor: “Alınan yağlar o anda herhangi bir işleme tabi tutulmadan transfer edilebilir. Çünkü yağları saklamak canlı yağ hücresi sayısını ciddi miktarda azaltır. Yağ dokusu çok hassas bir dokudur, sıcaklık, kuruma ve fiziksel stresler ile hemen canlılığını kaybeder. Yaklaşık bir saat süren bir zaman zarfında bu işlemler tamamlanmalıdır. Eğer daha uzun sürecek ise alınan yağın soğutulması gerekmektedir. Ancak alınan yağların saklanarak başka bir seansta tekrar enjekte edilmesi önerilen bir yaklaşım değildir. Bu tip uygulamalarla canlı yağ dokusu son derece azalmaktadır. Alınan yağ miktarı, enjekte edilecek bölgenin durumuna göre değişir. Örneğin yüze ve ellere genelde 15-45 cc yağ enjekte etmek yeterli olurken, popoya ve göğüse 600-700 cc enjekte edilebilir.

    Yağ Transferi hem doğal, hem risksiz

    Yağ transferi ile hem bölgesel incelme sağlandığını, hem de istenilen bölgede arzu edilen şekle kavuşulduğunu belirten İlker Manavbaşı, “deyim yerindeyse bir taşla iki kuş vurulur” diyor: “İşlemde amaç fazlalıkları almaktan öte, transfere yetecek kadar yağ almaktır. Yağ dokusu çok ince liposuction kanülleri ile alındığı için birkaç milimetrelik kesi ile bu işlemler yapılabilmektedir. Bu küçük operasyonda yağ çekilen yerler kendiliğinden iyileşir, yara izi kalmaz. Hatta hastalar işlem yapılan yeri bile fark etmezler. Operasyondan birkaç gün sonra hasta işine, normal hayatına rahatlıkla dönebilir. Her hastaya kendi yağı kullanıldığı için hastalık kapma riski de yoktur.

    Opr. Dr. İlker Manavbaşı, yağ transferinin aynı zamanda yanık izleri veya travmaya bağlı yumuşak doku eksikliği durumlarında da çözüm sunduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Enjekte edilen yağ kişinin kendi dokusu olduğu için vücudun bunu kabul etmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Ayrıca enjekte edilen yağ dokusunun içindeki kök hücreler sayesinde enjekte edildiği bölgede hücre yenilenmesine katkı sağlar. Hasta açısından değerlendirdiğimizde ve piyasadan temin edilen geçici dolgularla karşılaştırıldığında steril şartlar ve ek cerrahi aletler gerektirir. Fakat bu sayede hasta kalıcı bir sonuç elde edilmiş olur.

    Vücut güzelleştirmede en kalıcı çözüm;Yağ dolgusu

    Yağ enjeksiyonu, etki süresi olarak kalıcı dolgu kategorisindedir. Enjekte edilen yağlar uygulanan tekniğe göre yüzde 40-70 oranında kalıcıdır. Yağ enjeksiyonu temelde iki bölgeye yani; yağ içeren ve içermeyen bölgelere uygulanır. Bu iki farklı bölgede enjekte edilen yağlar farklı davranış sergilerler. Dudak, el sırtı, alın gibi normalde sadece çok ince cilt altı yağ dokusu içeren bölgelerde bu yağların hiçbir zaman erimeyeceği kabul edilmektedir. Elmacık kemikler, şakak bölgesi gibi bölgelerde ise enjekte edilen yağların o bölgelerdeki yağların fizyolojik değişimine uğrayacağı ve çok uzun yıllar varlığını devam ettireceği tespit edilmiştir. Bu sürenin de uzunluğu göz önüne alındığında tüm bölgelere enjekte edilen yağ dokusunun kalıcı olduğu kabul edilmektedir. İlker Manavbaşı, burada belirleyici unsurun, vücut dokuları ile dolgu amacıyla uygulanan maddelerin uyumlu olması, vücuda zarar vermemesi olduğunu ve bu bağlamda, en uygun materyalin kişinin kendi yağı olduğunu belirtiyor.

    Yağ enjeksiyonu ortakları: Botoks ve PRP

    Botoks uygulaması, bir tür bakterinin ürettiği toksinin çok düşük dozlarda belli kasların içine verilmesi sayesinde o kaslarda geçici hareket kaybı elde edilmesini sağlar. Estetik cerrahide kullanımı ise; yüzde mimik oluşturan bazı kasların geçici fonksiyon kaybına uğratılarak zamanla oluşmuş kırışıklıkların düzeltilmesini içerir. Bunlar çoğunlukla, kazayağı, alındaki çizgiler ve boyun altı bantlarıdır. Botoks ile yağ enjeksiyonunun etkilerinin birbirlerinden çok farklı olduğunu belirten Opr. Dr. İlker Manavbaşı, birbirlerinin yerine değil birbirlerini tamamlayacak şekilde kullanılmalıdır açıklamasını yapıyor:

    Yağ Dolgusu

    “PRP, kişiden alınan kandan hazırlanan ve kan hücreleri tarafından üretilen bir takım hormonların daha konsantre hale getirilerek o kişinin arzu edilen bölgesine enjekte edilmesidir. Dolgu yapmak amacıyla kullanılmaz. Bu hormonların etkisi ile enjekte edilen bölgede, fibroblastlar, saç derisine uygulandıysa, saç kökü hücreleri uyarılarak, cildin daha gergin, tonunun daha artmış olması, lekelerin azalması ve saç köklerinin daha canlı hale gelmesi sağlanır. On beşer gün ara ile 4 seans uygulanması ve 6 ay sonra tekrarlanması önerilir. Yağ enjeksiyonu ile beraber kullanılması o bölgedeki gençleştirici etkiyi artırır.”

    Yüz ve El sırtı uygulamaları

    Yaşlanma sebebiyle yüzde yumuşak doku erimesi ve zayıflama aynı anda görülür. Kırışıklar da bu tabloya eşlik eder. Yaşlanmanın erken dönemlerinde yüzde zayıflık ve boşalmanın daha yoğun olduğu hastalarda uygulanması gereken ilk çözüm yağ enjeksiyonudur. Cilt altı dolduğunda mevcut kırışıklıklar da bir miktar açılacaktır. Yaşlanmanın etkisi sadece yüzde değil, el sırtında ve dekolte bölgesinde de gözlenir. Cilt altı dokularda incelme ve ciltte leke oluşumu en belirgin göstergedir.

    Bu sorunlara yönelik yapılan işlemlerin yine PRP ve yağ enjeksiyonu olduğunu vurgulayan İlker Manavbaşı, PRP ile cildin daha gergin, parlak ve canlı olurken yağ enjeksiyonu ile daha dolgun ve genç bir yapıya kavuştuğunu, kombine müdahalelerde başarının bir basamak yukarı taşınarak, çok doğal ve mutlu edici sonuçlar alınmaya başlandığını söylüyor.

  • Kadınlar neden meme büyütme ameliyatı isterler?

    Kadınlar neden meme büyütme ameliyatı isterler?

     Kadınlar neden meme büyütme ameliyatı isterler?

    • Gelişme döneminde bir genç kızın genetik özelliklerin etkisi ile memeleri kendisini mutlu edecek boyutta gelişmemiş olabilir.
    • Memenin biri diğerinden belirgin şekilde küçük olabilir.
    • Genç yaşlarda meme büyüklüğünden mutlu iken ilerleyen yaşla beraber, kilo alıp vermeler, doğum ve emzirme dönemleri sonrasında memeler dolgunluğunu kaybetmiş ve içi boşalmış gibi durabilir.

    Bu durumlarda kişiye uygun seçilecek protezler ile memelerin büyütülmesi mümkündür.

    Memenin ne kadar büyütüleceğine nasıl karar verilir? 

             Her kadının güzel bulduğu meme boyutu birbirinden farklıdır. Hastalar ile konuşurken bir kadının büyük dediği bir meme için diğerinin çok küçük dediğini görebiliyoruz. Bu nedenle meme büyütmede protezin boyutu seçilirken hastanın estetik görüşü iyi değerlendirilmeli ve yapılacak meme muayenesinde hastaya konulabilecek protez hakkında hasta bilgilendirilmelidir. Hastanın anatomik yapısı itibariyle en doğal gözükebilecek protezin ne olduğu hastaya anlatılmalı, çeşitli boyutlardaki protezlerle nasıl görüneceği hakkında daha önce yapılan ameliyat fotoğrafları üzerinden hastaya bilgi verilmelidir. Yani meme büyütme ameliyatlarında protezin boyutu hasta ve doktor tarafından birlikte seçilmelidir. 

    Meme büyütme ameliyatlarında damla protez mi yoksa yuvarlak mı? 

    Meme büyütme ameliyatlarında kullanılan protezler şekillerine göre kabaca iki gruba ayrılabilir. Yuvarlak protezler ve damla şekilli (anatomik) protezler. Protez şekli seçilirken muayene esnasında plastik cerrahınız bireysel özelliklerinizi (mevcut meme dokusu, memede sarkıklık olup olmadığı, göğüs duvarı yapısı ve çapı) değerlendirir ve sizin memeniz için yuvarlak ya da damla protez seçeneklerinde nasıl bir görüntü oluşacağı hakkında sizi bilgilendirir. Vücut yapınıza uygun seçilmek kaydıyla her iki tip protezlede oldukça doğal sonuçlar elde etmek mümkündür. Bu seçimde de yine hastanın estetik görüşü, dekolte kısmının belirgin olmasını isteyip istememesi dikkate alınmalıdır.

     Meme büyütme ameliyatından sonra doğum?

    Meme büyütme ameliyatı olmuş bir kadın diğer kadınlar gibi hamile kalabilir ve çocuk doğurabilir. Bu süreçlerde protezin çıkarılması gibi bir şey gerekmez. Protezin bebeğinize hiçbir zararı yoktur.

    Op. Dr. Melike Erdim

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı 

    www.melikeerdim.com

    www.botoksdolgumezo.com

    www.erdimsacekimi.com

    Op. Dr. Melike Erdim Facebook

    Op. Dr. Melike Erdim Twitter

    Anahtar kelimeler: meme estetiği, meme büyütme, göğüs büyütme, göğüs estetiği, meme büyütme ameliyatı, estetik, estetik cerrah

     

     

  • Revizyon Burun Estetik Ameliyatı

    Revizyon Burun Estetik Ameliyatı

    Revizyon (Düzeltici) Burun Estetik Ameliyatı

    Yüzün ortasında ve en belirgin anatomik yapılardan birisi olan burun üzerinde uygulanan estetik burun ameliyatları en sık düzeltici ameliyat (revizyon) yapılan cerrahi işlemler arasındadır.

    Revizyon (Düzeltici) Burun Estetik Ameliyatı

    Doç. Dr. Teoman Dal

    Burun estetik ameliyatları estetik amaçlı cerrahiler içerisinde en fazla yapılan ameliyatlar arasındadır. Yüzün ortasında ve en belirgin anatomik yapılardan birisi olan burun üzerinde uygulanan cerrahi müdahaleler sonrasında ortaya çıkan istenmeyen sonuçlar ya da problemler, dışarıdan bakanlar için belli belirsiz bile olsalar hastaları ciddi şekilde rahatsız edebilmekte ve bu durum estetik burun ameliyatlarını en sık düzeltici ameliyat (revizyon) gerektiren cerrahi işlemler arasına sokmaktadır.

    Pek çok diğer cerrahide olduğu gibi burun estetiğinde de ilk ameliyat başarı riski en yüksek, problem beklentisi en düşük olan ameliyattır ve ameliyat sayısı arttıkça ideal sonuçlara ulaşma şansı azalmaktadır. Estetik burun ameliyatı sonrasında ikinci, üçüncü ya da daha fazla sayıda ameliyat olma oranı hakkında çok farklı rakamlar bulunmakla beraber bu oranın genel olarak %10-20 arasında olduğu kabul edilmektedir.

    İlk ameliyat sonrasında planlanan ya da arzu edilen sonuçların oluşmamasında farklı etkenler rol oynamaktadır. Bunlar içinde en fazla karşılaşılanlar;

    • Ameliyat öncesinde mevcut problemlerin tam olarak belirlenememesi,
    • Hastanın ameliyattan beklentilerinin ameliyat öncesinde tam olarak anlaşılamamış olması,
    • Ameliyat sırasında oluşan problemler ya da hatalı cerrahi teknik kullanımı,
    • Hastaya ait çok ince ya da kalın cilt, iyileşmeyi olumsuz etkileyen sistemik hastalıklar gibi yapısal özellikler,
    • Ameliyat sonrası iyileşme döneminde yaşanan buruna darbe gelmesi, enfeksiyon, kanama gibi problemler olarak sayılabilir.

    Bu etkenlerden birisi ya da birkaçının bir araya gelmesi sonucunda oluşan ve düzeltici ameliyat kararı verilmesine neden olan estetik ve veya fonksiyonel problemler ise kendi içinde genel olarak dört farklı kategoride toplanabilmektedir;

    • Estetik ve tıbbi açıdan belirgin bir problem olmamasına karşın hastanın arzu ettiği sonucun elde edilmemiş olması ya da ameliyat sonrasında bir şikayet yokken yıllar içinde estetik algı ve talebin değişmesi
    • Minör problemler:  Burun sırtında küçük düzensizlikler, burun ucunda hafif asimetriler
    • Orta derecede problemler: Burun solunumunu da olumsuz etkileyen asimetri ve düzensizlikler
    • Majör problemler: Kıkırdak ya da kemik yapılarda kayıp ya da bozulma ile birlikte burun solunumunu olumsuz etkileyebilen ciddi asimetri ve şekil bozuklukları.

    Burun estetik ameliyatları sonrasında iyileşmenin tamamlanması ve burnun son şeklini almasının yapılan müdahalenin içeriğine bağlı olarak altı ay ile bir yıl arasında sürdüğü kabul edilmektedir. Özellikle kalın cilt yapısı olan hastalarda bu süre daha da uzayabildiğinden genel yaklaşım olarak ikinci ameliyat için en az bir ya da bir buçuk yıl beklenilmesi önerilmektedir. Ancak revizyon gerektiren problemin nedeni ve içeriği göz önüne alınarak farklı uygulamalar tercih edilebilir.

    Hafif düzensizlik veya asimetrilerde ve hastanın kalın cilt yapısı ya da aşırı iyileşme dokusu oluşumundan kaynaklanan problemlerde genellikle iyileşmenin tamamlanmasının beklenmesi (en az bir yıl) önerilmekte bu süre içinde bazı durumlarda kortizon enjeksiyonları ile kalın ve ödemli dokuların incelmesi sağlanabilmektedir.

    Problemin nedeni ilk ameliyatta burun sırtına şekil vermek amacı ile yerleştirilen kıkırdak parçalarına bağlı düzensizlikler ya da kalınlık olduğunda ikinci bir müdahale yapmadan önce kullanılan greftin içeriği (burun, kulak ya da kaburga kaynaklı olması) ve uygulama tekniğine göre (doğal hali ile kullanma, ezme, Türk lokumu uygulaması gibi) değişmek üzere 1,5-2 yıl beklemek en doğru yaklaşım olacaktır.

    Zaman içinde düzelme ihtimali olmayan, aynı zamanda hastanın burun solunumunu olumsuz etkileyen ciddi problemlerde ve ameliyat sonrasında buruna gelen darbelere bağlı oluşan asimetri ve şekil bozukluklarında ise düzeltici ameliyatın iyileşme süresi beklenmeden yapılması tercih edilebilmektedir.

    Estetik açıdan gözle görünür belirgin bir problem olmamasına karşın hastanın beklentilerinin karşılanamaması nedeni ile yapılacak revizyonlarda üçüncü bir ameliyat riskini en aza indirmek için mümkünse en az bir yıl beklemek en doğru yaklaşım olacaktır.

    Revizyon ameliyatının zamanlaması için karar verirken göz önüne alınması gereken bir diğer konu ise mevcut problemin hastanın psikolojisi ve sosyal ya da profesyonel hayatı üzerindeki etkileridir.

    Sonuç olarak ameliyat ve zamanlaması konusunda karar verirken tüm faktörler göz önüne alınmalı, her yaklaşımın olası sonuçları ve riskleri tartışılmalı ve her zaman bu müdahaleyi takiben bir kez daha ameliyat gerekebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

    Revizyon burun ameliyatları, önceki ameliyata bağlı olarak doku planlarının bozulmuş olması, cilt ile altındaki kıkırdak ya da kemik çatı arasında oluşan yapışıklıklar ve kıkırdak ve veya kemik dokularda oluşmuş hasar ve şekil bozuklukları nedeni ile cerrahi açıdan önemli zorluklar içeren müdahalelerdir.  Normal kan dolaşımı bozulmuş olan dokularda yapılan bu ameliyatlarda standart cerrahi tekniklerin uygulanması bile bazı durumlarda komplikasyon olarak isimlendirilen istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

    Bu nedenlerle revizyon ameliyatlarda estetik ve fonksiyonel açıdan başarılı sonuçlar alınabilmesi için mevcut problemlerin çok iyi analiz edilmesi, ameliyat sırasında uygulanabilecek alternatif yaklaşımların önceden planlanarak gereken hazırlıkların yapılması ve en önemli şart olarak ameliyatı yapacak cerrahın bu tür vakalardaki bilgi birikimi ve tecrübesinin yeterli düzeyde olması gerekmektedir.

    İlgili Konular ;
    Burun ve yüz estetiğinde 3D görüntüleme
    Ultrasonik Yüz Gençleştirme

  • Burun estetiği yaptıracaklar dikkat!

    Burun estetiği yaptıracaklar dikkat!

    Burun estetiği yaptıracaklar dikkat!

    Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan, burun estetiği yaptıracaklara önerilerde bulunuyor. Dr. İlhan, burun estetiği ameliyatınının sınırlarını ve ameliyatı anlamanın önemini anlatıyor.

     

    emre ilhan

    Burun estetiği ameliyatı; burun şeklinden memnun olmayan ve bununla birlikte nefes alıp vermede problemi olan hastalara, burun tıkanıklığı giderilirken aynı zamanda estetik olarak hem kendi içinde dengeli hem de yüzün diğer parçalarıyla ahenkli bir burun oluşturmak için yapılan bir ameliyattır.

    Rinoplasti-Estetik burun ameliyatı kısaca buruna yeni şekil verme anlamına gelir. Estetik burun ameliyatı olarak burun şeklinizi geliştirmek istiyorsanız, ameliyatın neden, nasıl, kime yapıldığını, bu ameliyatın size sunabileceklerini ve ameliyatın sınırlarını tam olarak anlamanız gerekir.

    Burun estetiği ameliyatı hangi tekniklerle yapılır?

    Estetik burun ameliyatları iki tür teknik ile yapılabilir. Her iki tekniğin de kendine has avantajları mevcuttur.

    Bunlardan ilki ‘kapalı teknik’ dediğimiz, tüm kesilerin burun içine yapıldığı daha çok burun sırtı ve ucunda sınırlı bir takım değişiklikler yapılması planlanan hastalarda uygulanan tekniktir. İyi ve tecrübeli ellerde daha büyük deformiteler de düzeltilebilir.

    İkinci teknik ise ‘açık teknik’ olarak adlandırdığımız tekniktir. Bu teknikte kapalı teknikte yapılan kesilere ek olarak iki burun deliğinin arasındaki deriye de bir kesik yapılır ve burnun kemik ve kıkırdak yapıları tamamen ortaya konur. Burun delikleri arasına yapılan kesi çoğunlukla hiç iz bırakmadan iyileşir. Bu teknik sayesinde kapalı teknik ile yapamadığımız bir çok işlem yapılabilir.

    Peki buruna nasıl şekil veriyorsunuz?

    Buruna yeni şeklini vermek için burnun kemik ve kıkırdak yapılarından çıkarmamız gereken kısmını çıkarıyoruz, kıkırdak eklememiz gereken yerlere yine burun içinden aldığımız kıkırdaklara yeni şekil vererek kıkırdak ekliyoruz. Burun ile yüzün birleşme yerindeki kemiği çok keskin aletlerle kesiyoruz ve burnu gerektiği kadar daraltıyoruz. Burun ucundaki kıkırdaklara dikişler atarak veya kıkırdak ekleyerek şekil veriyoruz. Gerekirse burun kanatlarına kıkırdak ekliyoruz ve ameliyat sonunda burun tabanı genişse bu kısmını daraltıyoruz. Böylece buruna yeni şeklini vermiş oluyoruz.

    Bu aşamadan sonra burun üstünden kaldırdığımız dokuyu burun üzerine tekrar kapatıyoruz.Yapılan kesileri dikiyoruz.Burun içinde septum düzeltildi ise burun içine silikon splint koyuyoruz.Burun üstüne burnun yeni şeklini koruması için plastik veya alüminyum bir kalıp koyuyoruz.

    Hastalar ameliyat sonrasında işe ne zaman başlayabilir?

    Ameliyattan sonra hastanede 1 gün kalınıyor veya ameliyattan 4-5 saat sonra hasta evine taburcu edilebiliyor.Bu ameliyattan sonra hastalara herhangi bir serum veya özel bir ilaç vermek gerekmiyor.Hasta ameliyattan sonra 7 gün boyunca ağızdan basit bir antibiyotik kullanıyor.Hastalar ameliyat sonrasında en az iki gün başı yükseltilmiş bir yatakta istirahat etmeli ve ilk iki gün göz çevresindeki şişlik ve morluğu en aza indirmek için buz uygulaması yapmalılar…Burun içine tampon konuldu ise bu tamponlar cinsine göre 1-7 gün burun içinde kalabiliyor.7.günden sonra burun üzerindeki kalıp alınıyor ve burun üstü bantlanıyor.Bu bantlar da 7 gün burun üzerinde kalıyor.Yani uzun lafın kısası 7 gün sonra işinize ve normal hayatınızıa dönebilirsiniz.

    Burun estetiği ameliyatı sonrasında nelere dikkat etmek gerekir? Ameliyat sonucunu etkileyen faktörler nelerdir?

    Her estetik ameliyatın olduğu gibi burun estetiği ameliyatının da limitleri var. Ameliyatı yapan doktor her zaman sizin için en iyisini ister, yüzünüze uygun ve doğal bir burun yapmaya çalışır. Ancak tabii ki elinde sihirli bir değnek yoktur. İyi sonuçlar cerrahın ustalığı ve burnu iyi analiz etmesinin yanında size bağlı bazı faktörlere de bağlıdır. Bu durumu hastalarıma ‘terzi önemlidir ama kumaş da çok önemlidir ‘ sözüyle anlatıyorum. Yani terzi ne kadar iyi ve tecrübeli olursa olsun ; dikeceği elbisenin mükemmeliğinde kumaşın da etkisi vardır.

    Burun derinizin kalınlığı veya inceliği, deri altı dokunuzun kalınlığı, sigara içip içmemeniz, iyi beslenip beslenmediğiniz, burun içi kıkırdak ve kemik dokularınızın kalın veya ince oluşu, ameliyat öncesi burnunuzdaki bozukluğun derecesi ve böyle bir çok faktör doktorun insiyatifi dışında ameliyat sonucunu etkileyecektir. Bu konularla ilgili sorularınızı lütfen doktorunuza sorunuz.

    Sonuç olarak ameliyat sonucunuzun iyi olması için doktorunuzla aranızda sağlıklı bir iletişim olması çok önemlidir. Doktorunuz sizin ne istediğinizi, bu ameliyattan ne beklediğinizi tam ve eksiksiz olarak anlamalı, siz de doktorunuzun burnunuza ne yapıp ne yapamayacağını tam ve eksiksiz olarak anlamalısınız.

    Ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

     1) Burnunuzu hekiminiz tarafından size belirtilen zamana kadar temizlemek amacıyla sümkürmeyiniz.Gerekli olduğunda yumuşak bir mendille sürerek temizleyebilirsiniz.

    2) Eğer var ise burun altındaki gazlı bezi değiştirebilirsiniz.

    3) Burnunuzun üzerine konan bantlar ve alçı operasyondan yaklaşık olarak 1 hafta sonra muayenehanede çıkarılacaktır.Alçı ve bantları asla çıkarmayınız ve kuru tutmaya çalışınız.

    4) Uzun süre çiğnemeyi gerektirecek yiyeceklerden kaçınınız. Bunun dışında herhangi bir yemek kısıtlaması yoktur.

    5) Fazla fiziksel aktiviteden kaçının ve her zaman dinlendiğinizden fazla dinlenmeye gayret gösterin.

    6) Dişlerinizi yumuşak bir diş fırçası ile kibarca fırçalayabilirsiniz.Üst dudağınıza çok fazla dokunmamaya gayret ederek burnunuzu hareketsiz tutmaya çalışın.

    7) En az 10 ila 14 gün uzun telefon görüşmeleri ve uzun konuşma gerektirecek aktivitelerden kaçının.

    8) Yüzünüzü yıkayabilir ve ılık suyla duş alabilirsiniz. Burnunuzun üzerindeki özel alçı suya dayanıklıdır.

    9) En az 1 hafta aşırı yüz hareketlerinden kaçınınız.

    10) 1 Hafta boyunca önden düğmeli kıyafetler giyiniz.Boyundan geçen dar kıyafetler giymeyiniz.

    11) 6 hafta boyunca mecbur olmadıkça güneşe aşırı maruz kalmaktan kaçının solaryuma girmeyiniz. Güneş ışığı burnunuz ve yüzünüzde ödeme ve bunun sonucunda şişliklerin artmasına ve daha geç iyileşmeye sebep olur.

    12) 1 ay boyunca yüzmeyiniz ve tenis,basketbol gibi burnunuza travma gelebilecek sporlardan en az 3 ay uzak durunuz.

    13) Bantlar ve alçı çıkarıldıktan sonra burun, göz çevresi ve üst dudakta halen var olan şişlik veya renk değişikliği konusunda endişelenmeyiniz, genellikle 2- 3 hafta içinde tamamen gerileyecektir. Bazı hastalarda burun çevresindeki şişliklerin tamamen kaybolması için 6 ay gerekmektedir.

    14) Sadece doktorunuz tarafından reçete edilen ilaçları kullanınız..

    15) 4 hafta boyunca burnunuzun üzerinde ağırlık ve şekil bozukluğu yapabileceğinden gözlük kullanmayınız.

    16) Operasyondan 2-3 gün sonrasında kontakt lensler kullanılabilir.

    17) Burnunuz üzerindeki bandajlar doktorunuz tarafından çıkarıldıktan sonra burnunuzun üstünü vaselin intensive care lotion ile kibarca temizleyebilirsiniz.

    İlgili konular ;
    Ortalama Burun estetiği fiyatları
    Burun estetiği ile ilgili en çok merak edilenler
    Revizyon burun estetiği ile ilgili merak edilenler
    Güzelliğin şifresi güzel burun
    Burun şekli insan psikolojisini nasıl etkiliyor?
    Burundaki Hapşırma Hissi

  • Revizyon burun estetiği ile ilgili merak edilenler

    Revizyon burun estetiği ile ilgili merak edilenler

    Günümüzde yüz estetik cerrahisi ve estetik burun ameliyatlarındaki gelişmeler sonrasında yapısal olarak çok kötü burunlar bile ideale yakın hale getirilebiliyor… Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan, revizyon burun estetiği ameliyatı ile ilgili merak edilenleri anlatıyor…

    Burun ameliyatlarında sonuç her zaman istenildiği gibi olmayabilir
    Burun ameliyatı olmak isteyen hasta; doğal, yüzüne uyan, ideal buruna sahip olmayı bunun yanında da varsa burun tıkanıklığı şikayetinden kurtulmak istiyor. Burun ameliyatını yapan doktorun da hastası için her zaman en iyisini istediğine inanıyorum. Ancak sonuç her zaman hasta ve doktorun istediği gibi olmayabilir.

    Revizyon tıp dilinde de diğer tüm bilim dallarında da ‘tekrar yapılandırma’,’düzeltme’ anlamına gelir. Revizyon burun ameliyatı ise daha önceden başarısız bir veya daha fazla burun ameliyatı geçirmiş olan hastanın tekrar ameliyat edilerek burun görünümünün ve burun fonksiyonlarının düzeltilmesidir. Dünyaca ünlü ressam Marc Chagall’ın bu sözü revizyon burun ameliyatlarının felsefesini bizlere ne kadar güzel özetliyor…

    Tıp sorunlara çare bulmak için vardır
    Özellikle başarısız burun ameliyatı geçirmiş olan hastalarda en sık gözlemlediğim durum; bu hastalar daha önceki burun ameliyatının sonucu kötü olduğu için bundan sonra ki ameliyatın da sonucunun kötü olacağını düşünüyorlar, estetik ve fonksiyon açısından kötü olan bir burun ile yaşamayı kabulleniyorlar.

    Günümüzde yüz estetik cerrahisi ve estetik burun ameliyatlarındaki gelişmeler sonrasında yapısal olarak çok kötü burunlar bile ideale yakın hale getirilebiliyor. Daha önce bir veya birden çok burun ameliyatı geçirmenize rağmen burun şekliniz sizi rahatsız ediyor, burun tıkanıklığınız düzelmedi veya daha da kötü olduysa umutsuzluğa kapılmayın. Çünkü iyi yetişmiş,yapısal rinoplasti konseptini benimsemiş ve sanatsal yönü kuvvetli bir cerrah seçimi ile burnunuz hem estetik yönden düzeltilebilir hem de fonksiyonel olarak çok daha iyi olması sağlanabilir.

    Burun estetiği ameliyatı kişiye özel yapılmalıdır
    Bir çok hastamın belirttiği bir nokta da; başarısız ameliyattan sonra burunlarının eski burunlarından daha çirkin olduğudur.Bunun nedeni ameliyatta kemik ve kıkırdak dokulardan aşırı çıkarılması sonucunda veya yarım yapılmış ameliyatlar sonrasında burnun kendi içindeki dengesinin bozulmasıdır.

    Revizyon burun ameliyatı gereken her hastanın çok farklı ve kendine özgü şekil bozuklukları olabilmektedir. Bu hastalarla kişiye özel(terzi işi) bir yaklaşımla ilgilenilmesi, ameliyat planının hastanın şikayetlerine göre yine kişiye özel olarak yapılması gerekmektedir.

    Amaç doğal burun yapmak olmalı
    Revizyon burun ameliyatlarında en çok önem verdiğim ve yapmaya çalıştığım şey; estetik ve fonksiyonel olarak doğallıktan uzaklaşmış olan burnu doğal görünümüne ve fonksiyonuna mümkün olduğu kadar çok yaklaştırmak.
    Bunun için hastalarımın her yönden fotograflarını çekerek tam bir estetik analiz yapıyor, burnu içten ve dıştan tam olarak analiz ediyorum. Böylece ameliyata girmeden fotoğraflar üzerinde tekrar tekrar çalışarak ,sorunları belirliyorum ve bunların çözümlerini planlıyorum.

    Geçirdiğiniz başarısız burun ameliyatları sonrasında mutsuz,umutsuz olmanıza veya korkmanıza gerek yok. Burnunuz çok küçük olabilir, sağa sola kaymış, uç kısımı eğrilmiş olabilir, ameliyat öncesindeki kemerinizin bir kısmı burun ucuna doğru duruyor olabilir, burun tıkanıklığı yaşıyor, gece uykularınızda nefes darlığı yaşıyor olabilirsiniz. Buna benzer başka şikayetleriniz olabilir veya ameliyattan sonra burun şeklinizi beğenmiyor ancak adını koyamıyor olabilirsiniz.

    Tüm bu sorunlarınız için size önerim; öncelikle daha önceki ameliyatınızı yapan doktorunuza bu problemleri anlatmanız ve yardımını istemenizdir. Eğer bu şekilde de bir sonuç alamadıysanız önerim; mutlaka revizyon burun ameliyatları konusunda tecrübeli, sanatsal yönü kuvvetli ve yapısal rinoplasti konseptine hakim bir burun cerrahı ile temasa geçmenizdir

  • Revizyon burun estetiği ameliyatı

    Revizyon burun estetiği ameliyatı

    Revizyon burun estetiği ameliyatı hakkında sık sorulan sorular

    Geçirdiğiniz başarısız burun ameliyatları sonrasında mutsuz, umutsuz olmanıza veya korkmanıza gerek yok. İyi yetişmiş, yapısal rinoplasti konseptini benimsemiş ve sanatsal yönü kuvvetli bir cerrah seçimi ile burnunuz hem estetik yönden düzeltilebilir hem de fonksiyonel olarak çok daha iyi olması sağlanabilir. Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan, yapısal rinoplasti yöntemiyle burnun nasıl yeniden inşa edildiğini anlatıyor…

    Revizyon burun ameliyatı ne demektir? Kısaca açıklar mısınız?

    Revizyon tıp dilinde olduğu gibi diğer tüm bilim dallarında da ‘tekrar yapılandırma’ ‘düzeltme’anlamına gelir. Revizyon burun ameliyatı ise daha önceden estetik amaçlı veya fonksiyonel amaçlı olarak başarısız sayılabilecek bir ameliyat geçirmiş olan hastaların tekrar ameliyat edilerek burnun estetik ve fonksiyon açısından düzeltilmesidir
    .
    Revizyon burun estetiği ameliyatını kim yapmalıdır?

    Revizyon burun ameliyatını bence eğer mümkünse ilk ameliyatı yapan doktor yapmalıdır. Çünkü hiç bir doktor hastası için kötüyü istemez, eğer kötü bir sonuç elde edilmişse bile bu doktorun elinde olmayan nedenlerden meydana gelmiştir ve bu gibi durumlarda benim hastalara tavsiyem doktorlarıyla iletişimi iyi tutmaları ve kesinlikle kaba davranışta bulunmamaları yolunda olmaktadır.

    Düzeltme (Revizyon) Estetik Burun Ameliyatları bir veya daha fazla defa başarısız burun ameliyatı geçirmiş olan hastalara uyguladığımız ameliyattır. Bunun içi hasta ve hekim ameliyat öncesinde birlikte yeterli zamanı geçirmelidir. Tüm ayrıntılar konuşulmalıdır, hastanın revizyon ameliyatının nasıl yapılacağını ameliyat ile nelerin yapılabileceği ve nelerin yapılamayacağını tam olarak anlaması gereklidir.

    Revizyon estetik burun ameliyatında da estetik burun ameliyatında olduğu gibi “doktor ile hasta arasındaki iletişimin iyi oması ,kişiye özel analiz ve planlama yapılması” başarılı bir sonucun en önemli temel taşıdır.

    Revizyon estetik burun ameliyatında sonuç garanti midir?

    Tüm estetik ameliyatlarda olduğu gibi, revizyon estetik burun ameliyatlarında da garanti sonuç diye bir şeyden söz edilemese de mutlaka gelişme olmalıdır. Gelişme ile kastedilen şey özellikle burnun ön tarafı düşmüşse bunun düzeltilmesi veya nefes problemi varsa burnun içinin yeniden yapılandırılmasıdır.

    Revizyon burun ameliyatı için size başvuran hastalarda gözlemlediğiniz en sık estetik şikayetleri kısaca sıralar mısınız?

    Revizyon burun ameliyatları her geçen gün daha fazla olarak karşımıza çıkıyor. Estetik olarak en sık karşılaştığım şikayetler genellikle ‘Sadece ucunu yapalım’ veya ‘İçini yapmışken dışını da biraz düzeltelim’ diyerek iyi niyetle ancak yarım olarak yapılan ameliyatlar sonucuna oluşmuş deformiteler. Kendi pratiğimde en sık gözlemlediğim estetik şikayetler:

    -Burun sırtındaki kemik kemerin alınması ancak kıkırdak kemerin alınmamasına bağlı olarak gelişen,burun ucunun kemeli olduğu ‘Kuş Gagası (Polly Beak) deformitesi’.

    -Burun ucunu destekleyen kıkırdakların burun ucunu inceltmek için aşırı çıkarılması sonucu burun ucu ve burun kanatlarında ‘Sıkılmış Görünümlü (Pinched Nose) Burun’.

    -Burun kanatlarının aşırı geride olması ‘Kanat çekilmesi-Alar Retraksyon’ veya iki burun kanadının önden asimetrik görünmesi.

    -Burun kemerinin,hem kemik hemde kıkırdak kısmından aşırı çıkarma sonucunda ,burun sırtının aşırı oyulduğu ve burun ucunun aşırı kaldırıldığı,burun deliklerinin önden bakışta görüldüğü ‘Aşırı ameliyat kokan burun ‘ olarak adlandırdığımız ‘Domuz Burnu ‘ görünümü.

    -Burun ucunun destek kaybı sonucu oluşan ‘Burun ucunda düşüklük olması -Tip ptozu’.

    -Burun üstündeki kemer alındıktan sonra açık kalan burun çatısının burun kemiğinin yüzle birleştiği yerlerden kesilerek daraltılmaması sonucunda burunda önden bakıldığında fark edilen ‘ters v deformitesi’.

    -Burun estetiğindeki son gelişmeler sonucunda farkedilen deformitelerden biri de burun ucu dikişlerle daraltıldığı zaman,burun kanatlarında oluşan yayılmanın ameliyatta farkedilmeyip düzeltilmemesi sonucu oluşan,ucu top gibi ve kanatları çökmüş görünümlü ‘top uçlu’ burun.

    Estetik burun ameliyatı olmuş olan bir arkadaşım var ve burun tıkanıklığı şikayeti geçmedi hatta nefesi eskisinden de kötü bunun nedeni nedir?

    Burun estetiği ameliyatı öncesinde burun içinde burun tıkanıklığı yaratabilecek nedenler mutlaka araştırılmalı ve ameliyat sırasında bunlar mutlaka düzeltilmelidir.Eğer ameliyat sonrasında 6 ay geçtiği halde,burun tıkanıklığı şikayeti varsa, bu hastalar mutlaka burun tıkanıklığı nedenleri açısından araştırılmalı ve burun içine gereken müdahale yapılmalıdır.

    Ameliyat sonrasında burun tıkanıklığı şikayeti ile bana başvuran hastalarda sıklıkla gördüğüm burun tıkanıklığı nedenleri:

    -İlk ameliyat sırasında hastanın orta burun direği olan septumdaki ‘Deviasyonlara’dokunulmaması .Yani burnun sadece dışının yapılması.

    -İlk ameliyatta hastanın büyümüş olan burun etlerine yönelik bir girişimde bulunulmaması.

    -Ameliyat öncesinde hastada var olan burun allerjisi ve kronik sinüzit gibi burun problemlerin atlanması.

    -Ameliyatta burun solunumunun en önemli kısmı olan Valv bölgesi ne yani burun orta çatısı ve yan duvarlara güçlendirme yapılmamış olması.Hatta bu bölgeden aşırı kıkırdak çıkarılması.

    Siz ameliyatlarınızda burun fonksiyonlarını iyileştirmek için neler yapıyorsunuz?

    Her şeyden önce hastamı ameliyattan önce tam bir endoskopik burun muayenesinden geçiriyorum.Burun içinde hastada burun tıkanıklığı yaratacak tüm nedenleri tespit ediyorum.Hastanın allejik bir yapısı olup olmadığını mutlaka sorguluyorum ve eğer allerji problemi var ise bununla ilgi tedavilerine ameliyattan bir süre önce başlıyorum.Ameliyat sırasında burun tıkanıklığı yaratacak burun içi ve burun dışı nedenleri tek tek düzeltmeye çalışıyorum.Burun etleri büyük olan hastalarda Radyofrekans yöntemi ile burun etlerini kesmeden küçültyorum.Hastada kronik sinüzit problemi de varsa hastaya ek olarak endoskopik sinüs cerrahisi uyguluyorum ve hastalıklı olan sinüsleri açıyorum.

    Revizyon burun ameliyatı ile ne tür problemleri çözebiliyorsunuz? Bu ameliyat zor mudur?Birinci ameliyattan sonra en erken ne zaman revizyon ameliyatı olabilirim?

    Revizyon burun ameliyatları ile estetik veya fonksiyonel sorun ne kadar büyük olursa olsun ikinci ameliyatta bu sorunlar çözülebilir.Bu ameliyat sizin için birinci ameliyattan daha zor değildir,ancak yapan cerrah için ikinci ve üçüncü ameliyatlar her zaman daha zordur ve daha uzun sürer.Bu yüzden düzeltme ameliyatı için seçeceğiniz cerrah burun konusunda tecrübeli ve burun içini ve dışını aynı seansta düzeltebilecek özellikte olmalıdır.Birinci ameliyattan 6 ay sonra revizyon ameliyatı yapılabilir.

    Revizyon burun ameliyatında buruna şekli nasıl veriyorsunuz?

    Estetik burun ameliyatında burun içindeki kıkırdakları kullanarak ve yerlerini değiştirerek burna şekil verdiğimize daha önce değinmiştim.Revizyon ameliyatlarında da ilk tercihimiz eğer burun içi septum kıkırdağına ilk ameliyatta dokunulmamışsa bu kıkırdağı kullanarak burnu yeniden yapılandırmak.Ancak ikinci ameliyatta burun içinde kullanmak için her zaman yeterli kıkırdak bulamıyoruz.Ameliyat öncesinde burun içine bakarak,yeterli kıkırdak olup olmadığını anlıyor ve eğer burun içinde yeterli kıkırdak yok ise vücudun başka yerlerinden kıkırdak alıyor ve bunları kullanıyoruz.Bu yedek kıkırdak için en sık tercih ettiğimiz bölgeler kulak kepçesinin orta kısmı ve kaburga kıkırdağı oluyor.

    Kulağın neresinden kıkırdak alıyorsunuz, bunun kulağa herhangi bir zararı var mı? Ameliyattan sonra kulağımda iz kalır mı?

    Bu üç soru revizyon ameliyatı planladığımız hastaların bana sıklıkla sorduğu sorular.Çünkü bu hastalar ilk ameliyatta yaşadıkları olumsuz deneyimler nedeniyle haklı olarak zor güveniyorlar ve söylediğiniz şeylere karşı kuşkuyla yaklaşıyorlar.Bu yüzden kulaktan kıkırdak almak deyimi yerine kulak kepçesinden kıkırdak alma deyimi bu hastaları rahatlatıyor.Kıkırdağı kulak kepçesinin orta kısmından alıyoruz ve kulak kepçesinin çerçevesini koruyoruz ,bu yüzden ameliyat sonrası kulakta herhangi bir görüntü bozukluğu olmuyor.Kulak kepçesinin şekli bozulmadığı için bu işlemin işitmeye de herhangi bir negatif etkisi olmuyor.Bu işlemi kulak arkasından yaptığımız için görünen bir iz de olmuyor.

    Kaburgadan ne zaman kıkırdak alıyorsunuz?Kaburgayı alırken diğer organlara zarar gelmiyor mu? Bu işlemin riski nedir?

    İlk ameliyatta burundan çok fazla miktarda kıkırdak ve kemik çıkarılmış ise burun sırtında’semer burun’ dediğimiz bozukluk mevcut ise, her iki kulak ortasından da kıkırdak alsak yeterli olmuyor.Bu durumda sağ 6.-7. kaburgalardan biri veya her ikisinin kıkırdak bölümlerinden ihtiyaç kadar kıkırdak dokusu çıkarıyoruz.Tabii ki hasta için normal bir burun ameliyatından daha zor oluyor.Ancak bazı durumlarda başka çaremiz kalmayabiliyor.Bu işlemin riski ise iyi ve tecrübeli ellerde çok nadir olarak görülse de akciğer zarında yırtık oluşması.Bu durumda hastaya çok nadir olarak göğüs tüpü takılması gerekebilir.Yine burun sırtına konan kıkırdak zamanla yanlardan köşe verebilir.

    Revizyon burun ameliyatlarında silikon ve medpor denilen sentetik materyaller kullanıldığını duydum , siz de ameliyatlarınızda bu tür malzemeler kullanıyor musunuz?

    Özellikle burunda bu tür sentetik maddelerin kullanılması çok tartışmalı bir konu.Literatürde bu tür materyallerin özellikle burunda,vücut tarafından kabul görmeyerek atıldığı ve sık olarak enfeksiyona neden olabildiğine dair bir çok yayın mevcut.Bu yüzden ben revizyon ameliyatlarımda bu materyalleri hiç kullanmıyorum.Hastanın kendi dokusunu kullanmayı tercih ediyorum.

    Son olarak başarısız bir burun ameliyatı geçirdiğini düşünenlere tavsiyeniz nedir?

    Bir kez estetik burun ameliyatı olmuşsanız ve estetik açıdan veya nefes alma probleminiz varsa benim tavsiyem öncelikle sabırlı olup doktorunuza başvurarak bu sorun için çözüm istemenizdir. Çünkü doktorunuz bu konuyu çözüme kavuşturmayı en az sizin kadar isteyecektir.Doktorunuzun size önereceği çözümleri uygulamanızı eğer yine tatmin olmazsanız başka doktorlara başvurmanızı öneririm.

    ilgili konular ;

    Estetik ve Estetik Cerrahi
    Burun için revizyon (düzeltme) ameliyatı olan varmı?

  • Ameliyatsız vajinal gençleştirme

    Ameliyatsız vajinal gençleştirme

    Ameliyatsız vajinal gençleştirme
    (sıkılaştırma,daraltma)

    Kadın kendi genital organından şikayet eder mi?

    Konuyla ilgili olarak kadınlar arasında yaş gruplarına göre ayıran çalışmalarlar sonucu 18-24 yaş arasındaki kadınların % 47 sinin kendi genital yapılarından sikayet ettiğini savunmuştur.Bu şikayetlerin tüm doğurganlık hayatı boyunca yaşla beraber benzer oranlarda devam ettiği izlenmektedir.

    Ameliyatsız vajinal gençleştirme | 1Kadının kendi genital yapısından rahatsızlık duymasına neden olan sıkıntılar nelerdir ?

    Sıklıkla kadınlar arasında genitalinin dış görünümünden yani şeklinden ,tüyünden,kokusundan ve renginden şikayet etmektedir.İlk bakışta görülen dış genital organlarda bunlar küçük dudaklar ve mons pubis adını verdiğimiz genital kubbe vardırki bunlarda şekilsel sorunlar ve tüyler vardır .Dudakları araladığımızda ise kızlık zarı sonrasında vajina ve rahim ağzı vardır.Kadın vajınasının gevşekliğinden, kuruluğundan veya akıntısından rahatsızlık duyabilir.

    Kadınlar için anne olmak çok güzel ve aynı zamanda oldukça zahmetli bir işlem. Bazen çile şeklini alabilen bu sürecin ardından eğer eylem gerçekten oldukça zahmetli gelişmişse bebek annenin vajinal kanalından dışarı çıkarken bu bölge anatomisini bozmaktadır. Oluşan pelvic taban zarlarındaki yırtılmalar sarkmalara vajina ağzında açılmalara neden olmaktadır.

    Bu problem bir çok kadın tarafında rahim sarkması olarak bilinmektedir.Dünya literatüründe ise vajinal rexasyon sendromu olarak tanımlanmaktadır.Hepimizinde bilindiği gibi bu sorun bazen cinsel yaşamı etkilemektedir. Bu durum bazen kadını etkileyerek orgazm sorunlarına veya hissedememe problemlerine neden olurken bazende erkeği etkileyerek cinsel organının vajen tarafından iyice sarılmadığını veya yeterince sıkı olmadığını ifade ederek tatmin olmakta zorlandığından şikayet etmektedir.

    Bu durum eşlerin birbirini anlayamadığı hallerde evliliği yıpratmaktadır. Böyle bir şikayet mevcutsa eşler bir arada görülmeli jinekolojik muayneyi takiben hastalara pelvimetri ismini verdiğimiz basınç ölçme cihazları ile vajen içi basınç veya pelvic basınç kaydedilmelidir.

    Ancak bu yolla tanı güvenilirliği sağlanabilmektedir.

    Hasta tanı aldıktan sonra Jinekolojik lazer uygulamalarından vajinal sıkılaştırma veya gençleştirmeden bahsedebiliriz. Sevgili hanımlar bu metod ağrısız anestesizi almadan ayaktan uygulanabilir herhangi bir yan etkisi olmayan sadece vajinal kollajenizasyonu yani doku kalitesini artırarak dokuyu sıkılaştıran bir yöntemdir. İşlem sonrası istirahat ağrı veya kesici ihtiyacı oluşmamaktadır yani işlem sonrası medikasyon gerekmemektedir. İşlem sonrası cinsel perhiz ise sadece iki hafta olup oldukça tolere edilebilir bir süreçtir.işlem esnasında anestezi lokal dahi gerekmemektedir. işlem sonrasında istirahat gerekmez herhangi bir yan etkisi yoktur.tedavi süresi 25 dakikadır.İşlem sonrası komplikasyon görülmemiştir.

    İşlemin Avantajları

    İşlem öncesi hazırlık gerektirmemesi
    İşlem esnasında antibiotik ,ağrı kesici ihtiyacı olmamaktadır
    Başarı oranı yüksek
    Ayağa kalkış süresi kısa
    Tekrarlabilirliği kolay
    Ayaktan bir uygulama olması nedeniyle anestezi,infeksiyon,red riski yok

    Sonuç

    Lazer vajinal sıkılaştırma (lazer vaginal thightining) oldukça güvenli ve etkili bir yöntem
    Perineometrik ölçümler tedavi başarısını belirlemede objektif bir ölçüt
    Pek çok kadının hayatını pozitif yönde etkileyeceği bir gerçek

    İDEAL VAJİNA NEDİR?

    GENİTAL ORGAN BOYUTU NEDiR ?

    Ameliyatsız vajinal gençleştirme | 2Sevgili hanımlar ve erkekler her zaman merak edilen ve cevabı net olmayan bir soru ile başlamak istiyorum sizce kadın veya erkek organın ideal boyutu nedir?Bizim amacımız profosyonel bilgi-veri tabanı ile sizin ve eşinizin genital organı ile ilgili anatomik, boyutsal ,işlevsel tüm sorunlara cevap verebilmeyi hedeflemiştir.

    Büyüklük önemli mi?
    Cevap = EVET

    Bu durumda kadın ve erkek için cinsel işlevi tamamlamada işlevsellik kadar psikolojik yeterlilik hissi yaratması nedeniyle boyut ve görüntü tartışılmaz öneme sahiptir.

    Vajina küçük dudakların arasından başlayan yukarıda rahim ağzına kadar uzanan kanal şeklinde kas ve bağ tabakasından oluşan cinsel organlardan en çok bilinenidir.Vajen boyu ortalama 8 cm kadardır bu boy ırklar arasında,ülkeler arasında,evlilik veya cinsel aktif olmaya bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.Cinsel yaşamın başlaması ile yaklaşık 0.5 cm uzamaktadır.Yaşın ilerlemesi ile artmakta yaklaşık 20 yaşında max ulaşacağı boyuta gelmektedir.Türkiyede ortalama vajen boyu 8.2 cm dir.

    Vajina duvarları, açılmaya neden olacak (tampon girişi gibi) bir neden olmadıkça birbirine dokunacak şekilde kapalı haldedir. Her vajina 1,5′ cm den yaklaşık 10 santimetreye kadar genişleyebilir. Tabii doğum sırasında bu rakam çok daha fazla oranda artabiliyor! vajina inanılmaz bir esneme kapasitesine sahip bu nedenle sex yaparken genişlemez. İşte bu nedenle, normal standartların çok üzerinde büyüklüğe sahip bir penisi bile rahatça içine alabiliyor ve ilişkiden hemen sonra eski haline dönüyor. Ancak doğum yapan kadınların bahsettikleri “bollaşma” hissi gerçekten de söz konusu olabiliyor.

    DOĞUM ÖNCESİ DOĞUM SONRASI

    Vajinal anatomi veya şekli neden bozulur?

    Kadınlar vajinal dokularını sıklıkla zor doğum eylemlerinde ve tekrarlayan düşük,ileri hafta bebek kayıpları nedeniyle uygulanan vajinal müdahalelerde bozabilirler.

    Vajinal genişlemeyi nasıl anlayabilirler?

    Hastaların en sık başvuru şikayeti,genelikle tuvaletlerini yaparken ellerine pütürlü bir doku geldiğini söylerler bazende eşleri onlara doğumdan sonra vajenin eskisi gibi sarmadığinı ifade eder.Daha ileri aşamalarında idrar kaçırma veya ıkınınca vajen (girişinde) ağzında açılma olduğunu farkedererek gelebilir

    VAJİOPLASTİ(VAJİNA ESTETİĞİ)

    Vajinoplasti nedir? ve neden uygulanır?

    Vajinal doku ve kasların daha sıkılaştırılması ve fazla dokunun çıkartılması ile daha dar bir vajina girişi ve vajina oluşturma işlemi vajinoplasti olarak adlandırılır.Jinekolojik terminolojide bu işleme kolpoğrafi anteriror ve posteriror olarak isimlendirilmektedir .Yada kısaca kolpoğrafi olarakda terminolojide kullanılabilir. Amacı bozulmuş olan anotomik yapının tekrar düzeltilmesini sağlamaktır.jinekolojik cerrahi eğitimi almış dokuya ve anatomiye hakim branş jineko estetik cerrahi ile uğraşan kadın doğum hekimleri cerrahi eğitimleri sayesinde vajina ve çevre genital dokularda daha derin ve kapsamlı operasyonlarını gerçekleştirmektedirler. Böylece halk arasında sarkma olarak adlandırılan genital relaksasyon ile birlikte olabilecek idrar kaçırma gibi diğer jinekolojik problemlerin de çözümünü hastalarımıza sunuyoruz.Bu nedenle ek sorun varsa çözebilecek veya tanı koyabilecek ilgili dal hekimi olarak vajinoplasti cerrahisini başarılı olarak uygulamaktayız. Vajinoplasti operasyonları esnasında farklı cerrahi kesme yöntemleri cerahın tercihine bağlı olarak kullanılabilmektedir veya yapılabilmektedir. Vajinoplasti operasyonlarında “lazer”, “radyo frekans”, “elektrokoter” ve “bisturi” cerrahi kesi yapmak amacı ile kullanılmaktadır.

    Kimlere uygulanır?

    Zor vajinal doğum sonrasında yırtık, sarkma gibi şikayeti olan hastalarda uygulanmaktadır. Sarkma idrar torbası ve/veya rektumu (büyük abdest kanalı) içerebilir. Birlikte rahim sarkması (prolapsus) da olabilir. Bu tür problemi olan hastalarda vajinal ve laparoskopik yaklaşım birlikte hastanın ihtiyacına göre uygulanmaktadır.

    Son yıllarda vajinoplasti “cinsel hazzı” arttırdığı yönünde yayınlanan sexuel sağlık makalelerinde doğum yapmış veya yapmamış, ancak ilişki sırasında boşluk veya gaz pasajı veya orgazm şikayeti olan kadınlara da önerilmektedir.

    Bazen az sayıda kız çocuğu doğumda karışık cinsel organla doğmaktadır bunlardan birkısmındada vajen hiç oluşmamaktadır.Doğuştan vajina yokluğu ile dünyaya gelen hastalarda uygulanan cerrahidede amaç yeni vajina yaratmaktır bu işlemede neovajinaplasti olarak adlandırılır.

    Bazen kanser veya travma nedeniylede yeniden vajen oluşturmak zorunluluğuda doğabilir.Bu işlemede vajinoplasti ismi verilmektedir.

    Süre

    Sadece vajinoplasti operasyonu yaklaşık 1 saat kadar sürmektedir.Beraberinde başka jinekolojik problerin varlığına bağlı olarak orerasyon süresi uzayabilir. Operasyon sadece vajinal dokuları ve –veya dış cinsel organları da ilgilendiriyorsa yatış gerektirmemektedir.

    Tüm estetik/kozmetik vajinal cerrahi işlemlerden önce hastalarımızı cerrahi öncesi süreçte değerlendiriyor ve ameliyat sonrası olası bir enfeksiyondan korumak amacı ile gerekli hazırlıkların yapılabilmesi için kliniğimize özgü bir protokol uyguluyoruz.Bu nedenle İşlem esnasında ve sonrasında kayda değer bir kan kaybı olmaz.İşlemden kaynaklı ağrı ise işlem esnasında olmaz sonrası zamanda ise aşızdan alınacak birkaç preperat ile geçecektir.

    Birlikte yapılabilen operasyonlar

    Vajinoplasti, sistosel (idrar torbası sarkması) onarımı, rektosel onarımı, perineoplasti (vajina girişi ile makat arasındaki bölgenin onarımı), labiaplasti, klitoral hood (klitorisi örten dokunun) redüksiyonu ve transobturator sling prosedürleri uygulanabilir.

    Operasyon sonrası

    Operasyon sonrası 1 hafta dinlenmeniz önerilmektedir. Cinsel aktiviteye 6 hafta sonra başlayabilirsiniz.

    VAJİNOPLASTİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ

    Neden vajinal genişleme olur?

    Ameliyatsız vajinal gençleştirme | 3Jinekoestetik merkezimize başvuran hastaların bir çoğu Neden vajinal genişleme problemiyle karşı karşıya kaldığı sorusudur

    Sevgili hanımlar gerçekten her doğum vajinal probleme yol açmaz ancak doğum veya vajinal diğer müdahalelerin sayısı arttıkça sıklaşır.Bir diğer ana sorun ise kişilerin arasında dokusal farklılıkların olmasıdır her kadının bağ dokusunda kollajen ve elastin miktarı eşit olmadığından travmalar karşısındaki doku cevabı farklıdır.

    Ameiyat başarısız olur mu?

    Hasta eğer doğum yada düşük gibi ek jinekolojik işlem görmezse sorun yaşamaz.

    Ameliyattan sonra işe gidebilirmiyim?

    İşlem sonrası bir iki gün dinlenmek gereklidir

    Ameliyattan sonra ne zaman yola çıkabilirim?

    İşlem sonrası bir kaö saat takip süresi gerekir

    Ameliyata gelmeden önce muayne olmalımıyım ?

    Ameliyat öncesi muayne veya görişme size zaman kazandırmak ve sorularınızın cevabı açısından fayda sağlayacaktır

    Vajinaplastide iş ve dış dikiş olur mu?

    İşlemde sadece vajinoplasti yapılmışsa tabiki hem içerde hemde dışarda dikiş olur bu dikişlerin amacı vajenin tekrar yapılmasında gevşemeyi engellemektir.Sıkıca yapılan giriş ise cinsel hazzı artıracaktır

    Beraberinde yapılabilecek ameliyatlar nelerdir?

    Beraberinde iç dudak estetiği, klitoral estetik, doğum dikişlerinin estetiği gibi işlemler uygulanabilmektedir.

    Ameliyat riski nedir?

    Vajinal daraltıcı ameliyatlar deneyimli jinekolog cerrahlar tarafından yapıldığında oldukça yüz güldürücü ve hasta memnuniyetini arttırıcı iken konusunda uzman olmayan hekimler tarafından uygulandığında bir takım ciddi riskleri de beraberinde getirmektedir.Bu ameliyat riskleri (komplikasyonlar) arasında en sık olanları kanama, enfeksiyon, barsak (rektum) zedelenmeleri, ilişki sırasında ağrı (aşırı daraltmaya bağlı) veya ameliyat sonrası arzu edilen beklentinin karşılanmaması sayılabilir.Unutulmamalıdır ki, her türlü cerrahi işlemde belli bir komplikasyon yüzdesi vardır. Bu tür komplikasyon veya memnuniyetsizlikler, deneyim sahibi cerrahların elinde en az olarak görülmektedir.

    Ameliyat sonrası orgazm nasıl etkilenir?

    Ameliyat sonrası girişteki daralmaya başli olarak klitoris ve G noktası uyarısı artmaktadır buna ek olarak kadının kendine olan güveni ve beğenisi artacaği için psikolojik olarakta cinsel doyum dahada artacaktır.

    Maaliyet

    Beraberinde yapılacak cerrahiye göre değişebilir.

    VAJEN İLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER

    İçinde herzaman mikrop varmı dır?

    Bu doğrudur ama bunlar enfeksiyona sebep olacak kötü mikroorganizmaları kontrol altında tutan iyi huylu bakterilerdir.

    Kendi temizler

    Temizlik için sık sık vajinal duş uygulamanıza veya içini sabunlamanıza hiç gerek yok; hatta bu temizlik o bölgedeki yararlı bakterilerin de ölmesine sebep olabilir. Vajinanız kendi salgılarıyla temizlik işini kendi kendine yapabilir .Vajina duvarlarından gelen bu salgılar su ve bakterilerden oluşur. Temizlenmesi gereken tek yer, vulva yani iç ve dış dudaklardır. Ancak bunu suyla yaparken tahrişe yol açmamalısınız.

    Çevresindeki tüyler tamamen kirlilk

    Bir zamanlar bu tüylerin vajinayı bakterilerden korumak ve erkekleri çekecek kokuyu tutmak gibi işlevleri olduğunu iddia etmek mümkün. Ancak bugün böyle bir işleve gerek kalmadı çünkü giysilerimiz var. Bir de erkeğiniz tüylü halinizi değil tam tersini yani temizken sizi çekici buluyor olabilir. Kadın cinsel organını tüysüz haliyle daha çekici bulduğunu itiraf eden pek çok erkek var.

    Koku olur mu?

    Söz kokulardan açılmışken öncelikle şunu belirtmekte fayda var; evet, her vajina kendine has bir kokuya sahiptir. Regl döneminden önce daha asidik olan bu koku, regl sonrasında daha keskin olmaya yatkındır. Ayrıca yoğun egzersiz ve tabii cinsel ilişki sonrasında (iyi ki doğal kayganlaştırıcınız var) ter bezlerinin daha fazla çalışması nedeniyle bu koku daha da fark edilebilir hale gelebilir.

    Sexin fazlasıda azıda zarar?

    Düzenli seks, kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olurken, kısa bir süre içinde çok fazla ilişki yaşamak vajinada yanma ve tahrişe, hatta idrar yolu enfeksiyonuna yol açabiliyor, özellikle kadının üstte olduğu pozisyonlarla klasik misyoner pozisyonu, penisin idrar yoluna temas ederek, bu bölgeye zararlı bakteri bulaştırması nedeniyle riskli kabul ediliyor. Ama hemen sevdiğiniz bu pozisyonlarla vedalaşmak zorunda kaldığınızı düşünmeyin, ilişkinin hemen sonrasında tuvalete gidip idrarınızı yapmak riski en aza indirecektir.

    Akıntıdan yumurtlama belli olur

    Yumurtlama dönemlerinde, vajinadan daha fazla miktarda salgı gelir. Ancak ayın diğer dönemlerine göre bu salgı daha ince bir yapıda ve daha berrak bir renktedir. Bu normaldir. Ancak salgının koyulaşıp, kremsi bir hal alması; buna kaşıntı, yanma ve ağır kokunun eşlik etmesi acil olarak jinekologunuza görünme zamanının geldiğini gösterir.

    Sex orucu sonrası

    Söylentiyi duymuşsunuzdur “Eğer çok uzun süre seks yapmazsanız vajinanız o kadar sıkı hale gelir ki, tıpkı bir bakireninki gibi ilk ilişkide rahatsızlık hissedebilir, hatta acı duyabilirsiniz”. Bu kesinlikle doğruluk payı olmayan bir bilgi. Vajinal kaslarınız biraz kasılmış bile olsa, cinsel ilişki asla ilk seferki gibi acı vermez.

    Prezervatif veya tampon kaçarsa ne olur?

    Evet kesinlikle vajinanız kara delik değildir. Herhangi bir şey (örneğin bir tampon) vajinanıza ve oradan rahminize kaçıp, kaybolamaz. Bir tampon sadece ulaşabileceğinizden daha derin bir noktaya doğru kayabilir ve değiştirmeniz gerektiğinde çıkarmanız zorlaşabilir. Bu durumda yapmanız gereken dizleriniz kırık bir şekilde yere oturmanız ve çıkana kadar ıkınmanızdır. Eğer bu da işe yaramıyorsa üzülmeyin çünkü jinekologunuz bunu son derece acısız ve basit bir işlemle alacaktır.

    Çikolata ile ne yapılır?

    Tabii eğlenmek adına çeşitli besin maddelerini vajinanızdan uzak tutmanızda her zaman fayda var. Çikolata sosu ve kremayı bile! Çünkü bunlar içeriklerinde bulunan şeker nedeniyle vajina bölgesinde ciddi enfeksiyonların ortaya çıkmasına sebep olabilirler.

    LAZER VAJİNAL REJENÜVEASYON

    Lazer Vajinal Gençleştirme kılavuzu (LVR ) bazen medyada vajinal gençleştirme olarak anılacaktır.Bu prosedürü ile daha yakından tanımak için birkaç dakikanızı ayırın ve seveceğinizi düşündüğümüz bir sonuç sağlamak için aklınızdaki tüm soruları burada bulup bulamayacağınızı dikkatlice kontrol edin .

    Vajinal gençleştirme ameliyatları en sık yapılan genital estetik cerrahi prosedürüdür.Kadınlar bu işleme sıklıkla cinsel problemler nedeniyle jinekoestetik kliniğimize başvurmuş olsalarda bazen stres üriner inkontinas (öksürmekle,hapşırmakla idrar kaçağı )sikayetleride başvuru nedeni olabilir.

    Vajinal gençleştirme işlemi çocuğu olan kadınlarda vajinal relaxasyon sendromu olarak tanımlanan vajinal gevşeme, ön-arka çaplarda artma ,ıkınmakla ele pütürlü mesane ön duvarının gelmesi gibi sikayetlerle gelen kadınlara uygulanabilirken, çocuğu olmayan veya doğum yapmamış kadınlarda dokuya bağlı olarak gevşeklik hissi varsa bu durumların her biri için bireyselleştirilmiş teknikler kullanılmaktadır

    Vajinal gevşemede vajen kasları zayıflamış ön-arka duvarı arası mesafe artmıştır.Perine ismini verdiğimiz vajeni çevreleyen kas ve fasia tabakasıda zayıflamıştır.Bu nedenle ilişkide penis yeterince klitoral ve vajen ön duvarına basınç yaratamamaktadır bu nedenle oluşan anatomik bozulmuşluk cinsel haz eksikliğine yol açmaktadır.

    Kimlere uygulanmalı

    Vajinal cerahi işlemlerde en başarılı sonuçlara sahip grup fiziksel olarak sağlıklı ne istediğinden emin gerçekci hedefleri olan kadınlardır.

    İşlem lokal anestezi altında yaklaşık 1 saat kadar süren bir işlemdir.işlem esnasında kullanılan özel solusyonlar ile kanama olmamaktadır veya az miktarda kalmaktadır. İşlemden sonra yaklaşık 2 saat kadar gözlem süresi vardır.

    Uygulama öncesi uyarılar

    Hasta konsültasyon sırasında çok açık olmalı, tüm tıbbi özgeçmişi ayrıntılı anlatmalı ek olarak kullandığı ilaçlar, vitaminler ,otlar tümü liste olarak sunulabilmelidir.

    Komplikasyon riskini azaltmak ve önemli olabilecek bazı yardımcı ipuçları aşağıda örneklenmiştir.

    •  Aspirin içeren ilaçlar da dahil olmak üzere) Aspirin, İbuprofen, Naprosyn, sarı kantaron, E vitamini ve diğer takviyeleri kullanımını durdurun. Bu ürünler kan sulandırıcı özelikleri nedeniyle aşırı morarma, kanama veya başka komplikasyonlara neden olabilir.

    • Nikotin dolaşımı ve iyileşmeyi bozabilir, en az birkaç gün önce ve ameliyattan bir hafta sonra Sigarayı bırakabiliyorsanız sizin adınıza seviniriz.

    • İşlem öncesi ve ameliyat sonrası bir hafta aşırı alkol içmeyin.

    İşlem sonrası korunma ve uygulanacaklar

    Bazen morarma, şişme ve ağrı olabilir. Hasta işlem başarısı için kendine dikkat etmeli enfeksiyondan korunmalı işlem sonrasında 4-2 hafta boyunca daha dikkatli yaşamalıdır. Ağrı kesici ilaçlar herhangi bir rahatsızlık söz konusu olursa kontrol etmek amacıyla reçete edilecektir. Not ağrı ilaçlar kabızlığa neden olabilir (en sık görülen bir şikayet olduğunu) ve bu nedenle dışkı yumuşatıcı , bol sıvı , bol meyve ve sebze yiyin böylece kabızlıktan korunun. Perine şişliği en aza indirmek için işlem sonrası birkaç saat içinde kapalı ve buz torbası uygulayın. Hastaların hemoroid varsa bizim işlemlerimizde engel sorun olmaması adına tedavi için uygun ilaçlar verilecektir.Reçete edilen tüm ilaçların mutlaka alındığında ve düzenli kulanıldığından emin olun.

    Vajinal rejenüveasyon işlemi herkes için farklıdır ancak işlem sonrası uygulanması planlanan öneriler benzerdir örneğin sırasıyla cerrahi sonrası ikinci veya üçüncü gün duşyapılabilir. Dört hafta hamam , sauna tarzı banyoları önermiyoruz. Dört hafta süreyle tanga iç çamaşırı ve sıkı giysilerden tercihen kaçının. Önümüzdeki iki ya da üç hafta boyunca tedavi edilen alanlarda hassasiyet olabilir bunedenle yorucu fiziksel aktiviteler sınırlı olmalıdır. Bu dönemin ardından yavaş yavaş egzersiz faaliyetleri başlayabilir. Ancak yinede yaklaşık bir ay boyunca ağır faaliyetlerden kaçının. Altı hafta kadarda sıçrayan faaliyetlerden kaçınmalısınız(Ata binmek,bisiklet sürmek .v.s.).

    En çok merak etiklerimiz

    Seks altı hafta sonra büyük açılışı takiben tekrar yeni imajıyla başlayabilir.

  • Bölgesel yağlardan kurtulmak isteyenlere: Liposhaping

    Bölgesel yağlardan kurtulmak isteyenlere: Liposhaping

    Bölgesel yağlardan kurtulmak isteyenlere: Liposhaping | 4Liposhaping, fazla kiloların depolandığı kol, gıdı bölgesi, kalça, baldır, bacak ve diz arkası, bel gibi alanlara estetik biçim vermek için kullanılıyor. Kısa sürede sonuç alınan, az ağrılı bir yöntem olduğu için hastalar bu yöntemi tercih ediyor. Üstelik işlem sırasında lokal anestezi uygulandığı için hasta ameliyat sonrası normal hayatına devam edebiliyor.

    Liposhaping, bölgesel olarak toplanmış fazla yağ birikimlerini uzaklaştırma ve vücut konturlarını şekillendirmeye yönelik bir girişim olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik bu işlem başarılı sonuçlar vermenin yanı sıra aynı zamanda son derece de güvenli.

    Transmed Saç & Kozmetik Cerrahi Kliniği’nden Op. Dr. Uğur Dikmen Liposhaping işlemi hakkında bilinmesi gerekenler hakkında şunları söylüyor:

    İşin sırrı ince kanüller kullanmak

    Liposhaping kavramının temel farkı işlemde kullanılan kanüllerin boyutu ve cilt altına verilen sıvı miktarının emilen miktara oranıdır. Liposhaping, çok daha ince mikrokanüllerle, diğer tekniklerde kullanılan sıvı miktarının genellikle iki katının kullanılmasıyla gerçekleştirilir.

    Vücudun alt yarısı, üst yarısından bir beden büyük olanlar için ideal

    Liposhaping, vücudun her bölgesine uygulanabilen son derece güvenli bir girişimdir. İnatçı karın yağları, jokey pantolonu görüntüsü yaratan fazlalıklar, diz üstü, bacak içi, ayak bileği, bel kenarı, gıdı bölgesi, kol altı yağları ve hatta sutyen izi yaratan sırt yağları bu yöntemle inceltilebilir.

    Liposhaping yaptırmaya en uygun adaylar, vücutlarının belirli bölgelerinde yağ fazlalıkları bulunan, elastik cilde sahip normal ağırlıktaki kişilerdir.

    Lokal anestezi altında yapılan son derece güvenli bir girişim

    Liposhaping işleminde, liposuction’dan farklı olarak lokal anestezi uygulanır. Bu nedenle çok daha güvenlidir. Genel anesteziden doğabilecek riskler yoktur.

    Dikiş yok, iz yok, pürüz yok

    Çok ince kanüllerle çalışıldığı için, dikiş gerektirmez. Dolayısıyla operasyon bölgesinde dikiş izi kalmaz. Dokulara ve damarlara zarar vermeyen hassas kanüllerle çalışıldığından oluşabilecek hafif morluk ve kızarıklıklar minimum seviyededir. Bunlar operasyonu takiben en fazla on gün içerisinde kaybolur.

    Yağ birikmesinin olduğu yere bir çeşit anestezik solüsyon karışımı olan tümesans serumu verilmesi sayesinde bölgeden alınacak yağ kitlesi tamamen akışkan hale getirilir. Böylece, işlemin yapıldığı yağlı bölgelerin daha kolay tespit edilmesi ve yağların daha homojen şekilde emilmesi mümkün olur. Girişim sonrasında düzensizlikler ve pürüzler oluşmaz. Mikrokanül kullanımı daha az çaba gerektirir ve cerrahın mikrokanüllerin yönü ve konumlarını daha kolay kontrol etmesine olanak sağlar. Girişimde kesin sonuç elde edilirken daha yumuşak ve nazik hareket edebilmek mümkündür.

    Liposhaping kimlere uygulanabilir?

    Bu operasyon öncesinde fiziksel olarak sağlıklı, psikolojik açıdan dengeli ve beklentilerinizde gerçekçi olunmalıdır. Yaşınız önemli değildir; bununla birlikte, çok ileri yaştaki hastaların cildi elastikiyetini kaybetmiş olabilir ve cilt yapısı daha sıkı olan genç hastalarda elde edilen sonuçların aynıları elde edilemeyebilir. Vücutlarında çok geniş bir bölgeye yayılmış aşırı yağ birikmeleri olan bireyler de tumesans (tumescent) liposhaping yaptırmak için uygun aday sayılabilirler. Bu kişilerde yağ miktarı göreceli olarak azaltılır.

    Dört haftada bikini formuna kavuşabilirsiniz

    Liposhaping girişiminde hızlı iyileşme sağlanır ve normal yaşantınıza dönmeniz çok daha kolay olur. İşlem bittikten hemen sonra yürüyerek evinize gidebilirsiniz. Hastalar uygulamanın hemen ardından bile gözle görülür değişiklikleri fark edebilirler. Bununla birlikte, üç hafta sonra çok daha yoğun bir iyileşme görülür. İşlemden yaklaşık üç ay sonra ise nihai vücut konturu ortaya çıkmış olur. Uygulama sonrasında aynı gün sosyal hayata geri dönülebilir ve dört ila altı hafta içinde bikini giyebilecek forma kavuşulur.

    Transmed’de başarıyla uygulanan Liposhaping tedavisi hakkında daha ayrıntılı bilgi almak ve bir konsultasyon randevusu oluşturmak için http://www.transmed.com.tr/ adresini ziyaret edebilirsiniz. Sağlığınız için lütfen sadece profesyonel çalışan klinikleri tercih ediniz.

    Transmed Saç & Kozmetik Cerrahi Kliniği
    Adres: Fulyalı Sokak No:7 İç Levent, 34330 İstanbul, Türkiye
    Telefon: 0212 281 1300
     
    Transmed hakkında:
    Transmed, 1994 Şubat ayında, İstanbul’da, Dr. Melike Külahçı tarafından, ileri teknik Saç ve Kozmetik Cerrahi hizmetlerini sunmak üzere uluslararası bir tıp merkezi olarak kurulmuştur. Türkiye’de saç nakli cerrahisinde Foliküler Ünite Transplantasyonu tekniğini uygulamasıyla adını duyuran Transmed, 1998 yılında Epilight ve Alexandrite Laser ile Lazer Epilasyonu Türkiye’ye tanıtmış, daha sonra da ayakta Liposuction olarak da bilinen Liposhaping ile birlikte Kozmetik Cerrahi hizmetlerini sunmaya başlamıştır.

    Saç nakli cerrahisi alanında Türkiye’de ve dünyada öncü olan Transmed’in kurucusu ve Medikal Direktörü Dr. Melike Külahçı, ESHRS (Avrupa Saç Restorasyon Cerrahisi Derneği) Kurul Üyesi ve ISHRS (Uluslararası Saç Restorasyon Cerrahisi Derneği) Kurul Guvernörü’dür. Transmed ekibi, 2011 yılının Mayıs ayında saç alanında dünyanın en iyi araştırmacı ve cerrahlarını The Next Big Thing konferansında İstanbul’da bir araya getirerek konferansa ev sahipliği yaptı.

    Dünyanın alanında duayen kabul ettiği 30 başarılı cerrahtan biri olan Dr. Melike Külahçı Medikal Direktörlüğü’nde Transmed’de saç nakli ve saç tedavileri, dünyayla aynı anda en güncel teknikler ile uygulanmaktadır. Bugün Transmed, büyük operasyon kapasitesi ve yüksek başarı yüzdesiyle, her yıl 47 ülkeden yabancı hasta çekmektedir.

    Transmed’de başarıyla gerçekleştirilen kozmetik cerrahi uygulamaları ise şu şekildedir: Liposhaping, göğüs büyütme, göğüs küçültme, göğüs dikleştirme, karın germe, jinekomasti (erkeklerde meme küçültme),kulak estetiği (otoplasti), yüz germe, göz kapağı, burun operasyonu, yağ enjeksiyonu, çene implantı.

    Cerrahi olmayan ancak medikal profesyonellik gerektiren selülit ve incelme tedavileri, akne izleri ve cilt lekelerinin tedavisi, doğum ve liposuction sonrası deri tedavileri, vücut sıkılaştırıcı ve gençleştirici medikal cihazlı uygulamalar ise Transmed’in sunduğu kozmetik çözümler arasında yer almaktadır.

    Transmed; Türkiye, ABD, Almanya, Fransa, Benelux ülkeleri, Yunanistan, Rusya, Mısır ve Kuveyt’te başarıyla faaliyet göstermektedir.

  • OLAY Regenerist 30 Saniyede Kırışık Karşıtı Dolgu Bakım

    OLAY Regenerist 30 Saniyede Kırışık Karşıtı Dolgu Bakım | 530 saniyede daha genç görünmenin sırrı!

    OLAY Regenerist 30 Saniyede Kırışık Karşıtı Dolgu Bakım Kremi

    Estetik cerrahlardan ilham alınarak geliştirilen OLAY Regenerist 30 Saniyede Kırışık Karşıtı Dolgu Bakım Kremi, kırışıklıkları sadece 30 saniyede doldurarak, kırışıklıkların ve ifade çizgilerinin görünümünü anında azaltarak gün boyu daha genç bir görünüm sağlıyor.

    Her yaşta güzel görünmek her kadının hayalidir. Cildimizde görmeye başladığımız yaşlılık belirtilerinin zamanı kişiden kişiye değişiklik gösterse de ilk belirtiler genellikle aynı yerlerde görülür. Yaşlanma belirtileri, yüzün kas hareketlerinin en fazla olduğu yerlerde, cildin ya daha ince ya da daha fazla gerilim altında bulunduğu; alın, göz çevresi ve dudak kenarlarında meydana gelir.

    Kırışıklarınızı gidermek için siz de zorlu müdahaleleri aklınızdan geçiyorsanız bir de OLAY Regenerist’in yeni 30 Saniyede Kırışık Karşıtı Dolgu Bakım Kremi’ni deneyin. OLAY’e özgü amino-peptid kompleksi içeren ve yüzün yaşlanma etkilerini en çok gösteren bölgeleri hedef alan OLAY Regenerist 30 Saniyede Kırışık Karşıtı Dolgu Bakım Kremi, derin kırışıkları ve ifade çizgilerinin görünümünü anında azaltarak gün boyu daha genç bir görünüm sağlıyor.

    OLAY Regenerist 30 Saniyede Kırışık Karşıtı Dolgu Bakım Kremi çift etki sağlıyor. Bir yandan özel pudramsı yapısıyla kırışıklıkların içini dolduruyor, diğer yandan kırışıklıkların yüzeyini kapatarak pürüzsüzleştiriyor. Kırışıkları ve çizgileri sadece 30 saniyede doldurduktan sonra bu bölgelerin 8 saat boyunca nemlendirilmiş bir şekilde kalmasını sağlayarak, içeriğindeki pentapeptidler sayesinde düzenli kullanımda kırışıkların görünümünü azaltıyor.

    OLAY Regenerist 30 Saniyede Kırışık Karşıtı Dolgu Bakım Kremi’nin ince ve belirleyici uçlu uygulama sistemi, göz çevresi, dudak çevresi ve alın gibi kırışıklığa yatkın bölgelerde kolay uygulama sağlıyor. Bu sayede, anında derin kırışıklıkların ve mimik çizgilerinin görünümünü azaltıyor ve gün boyunca fark edilir derecede daha genç bir cilt görünümü sağlıyor.

    OLAY Regenerist 30 Saniyede Kırışık Karşıtı Dolgu Bakım Kremi tavsiye edilen satış fiyatı: 57.50 TL.

    P&G Beauty Hakkında
    P&G Beauty ürünleri, dünyada her gün milyonlarca kadın ve erkeğin güzellik hayallerinin gerçekleşmesine ve keyifli bir kişisel bakıma destek olur. P&G Beauty 130’a yakın ülkede bulunan 100’ün üzerindeki markası ile , önde gelen bir güzellik şirketi olmuştur. P&G Beauty, tüm güzellik ve kişisel bakım ihtiyaçlarını karşılayan, üstün teknolojileriyle güvenilir markalar sunar. P&G Beauty’nin Türkiye’de pazarlanan başlıca güzellik markaları Pantene®, Olay®, head&shoulders®, Max Factor®, Ipana®, Oral B®,, Wellaflex®, Koleston®, Venus®, Gillette®, Wella Professionals®, Braun ®. Güncel haberler ve detaylı bilgi için lütfen www.pg.com.tr sitesini ziyaret ediniz.