Etiket: estetik burun

  • Estetik burun ameliyatında revizyona son

    Estetik burun ameliyatında revizyona son

    “DOĞAYA VE DOĞALA DÖNÜŞ”

    Geliştirdiği pek çok burun ameliyatı tekniği dünyanın en prestijli estetik cerrahi dergilerinde yayınlanan Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlker Manavbaşı, revizyon korkusunun ortadan kaldırıldığı burun estetiği ameliyatlarına imza atıyor. İlker Manavbaşı aynı zamanda, dünya çapında 99 üyesi olan The Rhinoplasty Society Derneği’nin en genç üyesi…

    Estetik burun ameliyatı planlama ve uygulama aşamasında son yıllarda ciddi gelişmeler gösterdi. Güzellik trendleri değiştikçe genel beğeniler de buna uygunluk gösteriyor. On beş-yirmi yıl öncesine kadar uygulanan ameliyat teknikleri aşağı yukarı her hasta için aynı olduğundan bütün hastaların burunları birbirine benzerken sokakta gezen, bir kafede oturan kadınları birbirinden ayırmak neredeyse imkansızdı. Eskinin bu kopya ameliyatlarından sonra günümüzde daha doğal sonuçlar elde edilmeye başlandı. Bu sonuçların alınmasında en önemli etkenlerden bir tanesi de hastanın yüzüne, cinsiyetine ve vücut yapısına uygun burun ameliyatı planlaması oldu. Bu sayede “estetik görünüm” kavramı da belirgin olandan daha doğal ve uygun görünene doğru kaydı. Burnu oluşturan parçalar değerlendirilirken yüzün alt üniteleri de bu değerlendirmede göz önüne alınmalı.

    Güzelliğin bütünü oluşturan parçaların uyumundan geçtiğini bilen Dr. İlker Manavbaşı, tüm hastaları için ayrıntılı resim çalışmaları yapıyor. Resim ve modelleme yapılması artık estetik burun ameliyatı (rinoplasti ameliyatı) muayenesinin ilk basamağını oluşturuyor. İlker Bey; ameliyat öncesi yapılan çizimlerin ve modellemelerin ameliyatta uygulanmasını sağlayan teknikler geliştirerek, bu aşamaya kişisel katkı sağladı.

    10 yılı aşkın bir süredir estetik burun ameliyatları yapan Op. Dr. İlker Manavbaşı bu süre zarfında ameliyat olup sorunları devam eden ya da istediği fonksiyonel ve estetik sonuçları elde edemeyen sayısız hastayla karşılaştı.

    Sorunların kaynağını bulmak üzere araştırmalarına başladığında, başarılı ameliyat sonuçlarının burnun doğal yapısını koruyarak yapılan ameliyatlardan sonra elde edildiği sonucuna vardı. “Doğal olan”ı ve “doğanın verdiğini koruma” anlayışını benimseyen Op. Dr. İlker Manavbaşı’nın bu prensiplere bağlı kalarak geliştirdiği burun ameliyatı teknikleri ile Aesthetic Plastic Surgery, Plastic Reconstructive Surgery ve Journal of Plastic Reconstructive and Aesthetic Surgery dergilerinde yayınlanmış 6 adet burun estetiği makalesi bulunuyor.

    Burun Estetiğinde Klipsleme Yöntemi

    Op. Dr. İlker Manavbaşı’nın burun eğriliklerini düzeltmeye yönelik geliştirdiği ameliyat teknikleri dünyanın en saygın plastik cerrahi dergilerinden Journal of Plastic Reconstructive and Aesthetic Surgery’de “The use of titanium clips in septal surgery for correction and strengthening” adı altında yayınlanmıştır.

    Son yedi yıldır bu felsefeyle çalışmalarını sürdüren Op. Dr. İlker Manavbaşı, işe burnun temeli olarak görülen orta direği ve pek çok burun eğriliğinin kaynağı olan septumun düzeltilmesi ile başladı. Geliştirdiği “Klipsleme” yöntemi ile son 6 yıldır, düzeltilmesi neredeyse imkansız olarak kabul edilen burunlarda son derece başarılı sonuçlar elde etti. Bu konuyla ilgili çalışmalarını, dünya çapında pek çok kongrede sunmak üzere davetler aldı. Bu vakaların sonuçlarını içeren İngilizce yayını ise, dünyanın en saygın dergilerinden Journal of Plastic Reconstructive and Aesthetic Surgery isimli dergide 2012 yılında yayınlandı.

    Doğal Yapıya Dönüş

    Op. Dr. İlker Manavbaşı’nın bir sonraki çalışması ise burun sırtında estetik ameliyatları sonrasında oluşan düzensizliklerin önlenmesi oldu. Geleneksel burun ameliyatlarında kemeri oluşturan kıkırdak kısım çıkartılırken, İlker Bey ise bu kısmı kendi geliştirdiği dikiş atma tekniği ile burun içine kıvırarak burnun doğal yüksekliğini ve genişliğini korumaya yönelik bir yaklaşım sergiliyor. İlker Bey bu tekniği 2008 yılında İtalya’da bir sunumunda anlattı. Sunumu dinleyen Aesthetic Plastic Surgery dergisinin editörü Amerikalı Plastik Cerrah Prof. Dr. Thomas Biggs, İlker Bey’in çalışmasını aynı isimli dergide yayınladı.

  • Burun nefes problemleri

    Burun nefes problemleri

    Burun nefes problemleri

                Nefes problemleri, burun estetiği istekleri genelde birlikte olmaktadır. Çünkü eğri burun hem şekil problemi hem estetik problem oluşturur.

    Burnumuz solunum sistemimizin başlangıç bölgesidir. Burnun, havayı nemlendirmek ve havadaki yabancı maddeleri süzmek gibi bir görevi vardır.

    Neden iki burun deliğimiz var?

    Genzimizden itibaren, trakea ile akcigere kadar havayolumuz tek bir kanaldan oluşur. Peki, havayolu neden iki ayrı hava yolu ile başlar? Atmosfer havasını direkt akciğerlerimize çekmeyiz. Havayı, ısıtmamız ve tozunu süzmemiz gerekir. Elektrik süpürgesinde,  arabanın polen yada hava filtresinde birikmiş toza şahit olmuşsunuzdur. Peki akciğerlerimizi ömrümüz boyunca,  bu tozdan koruyan sistem nedir?

    Burun delikleri çift silindir motora benzetilebilir. Delikler sırayla çalışırlar. Çoğu insan, bunun farkına dahi varmaz. Bazı hastalarım septum deviasyonunu tedavi ettikten sonra, bana “bir delik daha açık, ikiside aynı anda çok iyi nefes almıyor” demektedir. Önceden hep bir delik tıkalı olduğu için normalin bu olduğunu bilmemektedirler. Deliklerin nefes alma sırası 1-6 saat arasında değişmektedir.

    Hava delikten geçerken, tozlar burun etleri tarafından yakalanır ve hava ısıtılır. Bir süre sonra burun eti soğur ve üzerinde yabancı maddeler birikir. Burun etinin içindeki süngerimsi dokuların damarları, genişler ve burun eti kan ile dolmaya başlayarak şişmeye başlar. Bu sırada bu delikten hava akımı azalmış olur. Kan ile şişen burun etinden, sümük salgısı artar ve tutulan tozlar sümük ile atılmaya başlar. Tüm bu dinleme aşamasında diğer delik çalışır.

    Havayolumuz küçük tüycükleri bulunan mukoza hücreleri ile kaplıdır. Bu tüycükler sayesinde havadaki yabancı maddeler sürekli dışarıya doğru taşınır. Mukozaya, ameliyatlar sırasında zarar vermemeye gayret etmekteyiz.

    Septum deviasyonu

    Septum kıkırdağı burun boşluklarını ayıran en büyük burun kıkırdağıdır. Burun çok sık darbe alan bir organdır. Çocukken, burun üzerine düşersek, septum kıkırdağı kolayca yerinden kayabilmektedir. Septumdaki kırılma yada kaymalar septumun büyüme merkezlerini uyarmaktadır. Septumda aşırı büyüme, kemerli bir burna sahip olmanıza neden olabilir. “Ailemde herkesin burnu düzgün birtek benim böyle kemerli” diyen hastalarımın genelde çocukken bir burun yaralanması bulunmaktadır. SEPTUM KIKIRDAĞI DÜZELTİLMEDEN BURUN DA DÜZELMEZ. Simetrik bir burun için simetrik bir septum gereklidir. Bu nedenle, burun ameliyatı septoplasti ile başlar. Septoplasti ameliyatı, rinoplasti ameliyatının bir parçasıdır ve şahsi fikrim, rinoplasti cerrahı tarafından yapılmalıdır. Septum, burnun temelidir ve aşırı kıkırdak çıkartılması burnun düşmesine sebep olur. “Ben sadece nefes ameliyatı oldum ama yıllar içinde burun ucum düştü” diyen yüzlerce hasta beni ziyaret etmiştir.

    Septoplati ameliyatında, bolca kıkırdak çıkartılır ve hastanın odasına yollanırdı. Bu yaklaşım son yıllarda hızla değişiyor. Çünkü aşırı kıkırdak çıkartılan burunlarda yıllar içinde şekil bozuklukları meydana geldi. Artık, kıkırdaklar çok az çıkartılıyor, eğrilikler mümkün olduğunca düzeltilip yerinde bırakılıyor.Burnunuzda çökme meydana gelirse, septum hakkınızı kaybettiğiniz için kulak ya da kaburgadan kıkırdak alınması gerekebilir. Sekonder cerrahilerde kıkırdak ihtiyacı olduğu için, hastalarımızın septumunda, mümkün olduğunca kıkırdak miktarını korumaya çalışıyoruz.

    KONKA HİPERTROFİSİ (et büyümesi)

                Burun septumu, bir tarafa eğri olunca, diğer tarafta oluşan boşluğu burun eti şişerek doldurmaktadır. Septum deviasyonu düzeltilip, büyümüş ete müdahale etmeyince, bu seferde diğer taraf tıkanabilmektedir. Bazende iki burun etide, allerjik sebeplerden büyümüş olabilir. Bu hastalarda burun etlerine müdahale etmek gerekir. Estetik burun ameliyatı eğer hava yolunu daraltacak ise, koruyucu amaçlı, düşük miktarda et küçültmesi yapılması gerekebilir.

    Yukarıda değindiğimiz gibi çok özellikli bir sisteme nasıl bir tedavi yöntemi uygulanmaldır.

                Burun etlerinin mukozaları değil, içlerindeki süngerimsi doku şişmektedir. Mukoza sadece alttaki yapılara uyum sağlamaktadır. Tedavi edilmesi gereken, aşırı şişmiş yada aşırı reaktif süngerimsi dokudur.

    Koter, lazer yada başka bir cihazla mukozanın yakılarak tedavi edilmesi inanmadığım bir tedavi yöntemidir. Tozları dışarı atan tüycükler içeren mukoza dokusunun yakılması, solunum fizyolojisini negatif etkilemektedir. Yanık iyileşirken, sürekli burun içinde kabuklar oluşmaktadır. Bu kabuklar, yanık yarasına bağlıdır. Burun etlerinin koterle yakılmasının, 20-30 yıla kadar terk edilecek bir tedavi yöntemi olduğuna inanıyorum.

    Radyofrekans: Mukoza dokusunun, korunarak süngerimsi dokunun kontrollü yakılmasıdır. Bu aletlerin mucize yaratmadığını söylemeliyim. İşe yarıyor ancak etkisi geçici. Burnumdan nefes alamadığım için ameliyat olduğum zamanlarda çıkan bu aletler ile iki defa burnuma radyofrekans yapıldı. 6 ay sonra eski halime döndüm.

    KONKA REZEKSİYONU: Burun etlerinin tamamen çıkarılmasıdır. Terkedilmeye başlamıştır. Burun etlerinin bir görevi olduğunu anlatmıştık.  Size ne tedavi yapılacağını iyice öğreniniz. Burun etlerinizi aldırmanızı tavsiye etmem.

                Kısmi konka rezeksiyonu: Burun etlerinin bir kısmının çıkartılması işidir. Bir süre bu tedaviyi uyguladım. Etin yarısını alma işlemi oldukça etkili bir yöntemdir. Ancak burun içerisinde dikiş atılması gereklidir ve zor bir tekniktir.

    KONKA SMR: (submüköz rezeksiyon):Mukozanın korunarak altındaki dokuların çıkartılması işlemidir. Genelde bu işlemden anlaşılan burun etinin içindeki kemiğin çıkartılmasıdır.

                KONKA submüköz kavernöz doku rezeksiyonu: Burun etlerinin büyümesinin sebebi, mukoza yada kemik değil, mukozanın altındaki süngerimsi dokudur. Septum deviasyonuna bağlı kompansatuar hipertofi bu dokuda olmaktadır. Bu dokunun hacminin azaltılması, OTRİVİN; YADA İLİADİN sprey etkisi yaratmaktadır. Bu spreylerin içindeki adrenalin sünger dokusunun damarlarını büzerek etleri küçültmektedir.

    Nasıl Yapılır: Konkanın içine öncelikle adrenalinli solüsyon verilerek, kan damarlarının büzüşmesi sağlanır, İzotonik enjekte edilerek, süngerimsi doku şişirilir. Konkanın girişine 1 cm lik bir kesi yapılır ve burun etinin içinden koni şeklinde, ihtiyaca göre belirlenecek miktarda süngerimsi doku çıkartılır. Bu yöntemde mukoza hiç çıkartılmamış olur. Kesik, eriyen dikiş ile kapatılır. Böylece kanama ve kabuklanma olmaz. 3-4 dakika sürer.

    Son cümlelerimi bir doktor olarak değil bir hasta olarak yazacağım. Allerjik olan burun etlerime,  sırayla koter ile yakma, radyofrekans (iki defa), konka içi steroid enjeksiyonu, İğneli Akupunktur, elektrikli akupunktur ve en son konka SMR uygulandı. Konka SMR öncesi tedavilerde sadece zaman kaybettim.

    Op.Dr. Barış Çakır
    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
    bariscakir.com

    Dr. Barış Çakır Facebook 
    Dr. Barış Çakır Twitter

    İlgili Konuları ;
    Burun estetiğinde içten bantlama tekniği

  • Burun estetiği operasyonlarında doğru zaman ?

    Burun estetiği operasyonlarında doğru zaman ?

    Burun estetiği operasyonları hangi yaşlarda yapılmalı, ya da hangi mevsimler bu operasyon için en uygun zamandır  sorusu sıkça bizlere yöneltiliyor…

    Burun estetiği operasyonu için alt yaş sınırı var ama üst yaş sınırı yoktur.

    Kabaca kızlarda 16 yaş ve sonrasında,  erkeklerde ise 18 yaş ve sonrasında bu operasyonlar yapılabilir. Geçmişte  vucut gelişimi,  beslenme alışkanlıklarının günümüze göre biraz geri olması nedeniyle bu yaş sınırı konulmuş olsa da, bu mutlak bir kural değildir.

    Yaş sınırı  yüz ve vücut gelişimine bağlı olarak değişebilen bir durumdur.  Bir erkek çocuk bedensel ve yüz olarak yeterli gelişime ulaşmış ise bu çocuğa 14 yaşında dahi operasyon yapılabilir. Kızlar için de aynı şey sözkonusudur. İllaki  16 ya da 18 yaş sınırı koymak çok da doğru değildir. Ama bu konuda  önemli olan bir husus  var ki;  bu da kişinin bedensel ve özellikle de yüz gelişiminin tamamlanmış olmasıdır. Yüz gelişimi tamamlanmadan burun estetiği yapılması doğru değildir.

    Burun estetiği operasyonu için üst yaş sınırı yoktur. Yani kişinin genel sağlık durumu elverişli ise istediği yaşta ameliyat olabilir ve  buna bir engel yoktur.

    Hangi mevsimde yapılması en uygundur sorusuna gelince;

    Burun estetiği  her mevsimde yapılabilen bir operasyondur.  Yaz, kış ya da bahar ayları fark etmez.  Fakat operasyon sonrası  bir ay boyunca güneşlenmek pek uygun olmadığı için ve ağır güneş gözlükleri  takmak yine bir ay boyunca kullanılmaması gerektiği için, bu konuda  engeli olanlar, yaz mevsimi değil de kışı tercih edebilirler.  Tıbben yaz ve kış mevsimi arasında burun esetetiği operasyonu  açısından  bir farklılık yoktur.

    Op.Dr.Muhammet DİLBER
    Nose Estetik “Estetik Burun Ameliyatları”
    noseestetik.com , muhammetdilber.com

    Op.Dr.Muhammet Dilber Facebook
    Op.Dr.Muhammet Dilber twitter

    İlgili yazıları ;

    – Burun estetiği ile birlikte yapılan operasyonlar 
    Burun şekli nefes almayı etkiler mi ?
    Doğal burun estetiği
    Burun operasyonu öncesi öneriler

  • Doğal burun estetiği

    Doğal burun estetiği

    Estetik operasyonlar vazgeçilmez bir olgu artık hayatımızda! Nedenleri tartışılabilir ama bence bunun en önemli sebebi; kişinin kendisini daha özgür, daha özgüvenli ve doğal bir havaya büründürmek istemesi.

    Estetik operasyonlar günümüzde hayatımızla iç içe giren , çok sık uygulanan, bir çok kişinin yaptırdığı ve benimsediği bir durum oldu. Burun estetiği de bunların en başında geleni… Hele hele son dönemlerde yaptığımız yüze uyumlu, güzel ve en önemlisi doğal görünümlü , ameliyat olduğu hiç belli olmayan burunlar, artık yeni trend olmaya başladı.
    Doğal burun; burun sırtının aşırı oyuk olmadığı, burun ucunun çok fazla kalkık durmadığı, burun ucunun sivri olmadığı, yuvarlak ve geniş görünmediği, mandalla sıkılmış gibi bir izlenim meydana getirmediği, burun sırtının pürüzsüz, burnun simetrik, dudakla arasındaki açının normal sınırlarda olduğu, burun sırtının da yandan bakışta makul seviyede açılı olmasını ifade eder.

    Doğal bir burun, kaş ve gözlerin daha güzel göründüğü, bakışların anlamını yitirmediği ya da bakışların daha bir anlam kazandığı, hatların yumuşadığı, sinirli ifadenin kaybolduğu, özgüvenli ve yumuşak bir ifade katmalıdır yüze.
    Ameliyat yaptığınız bir burnun, nasıl olurda doğal ve ameliyat olduğu hiç anlaşılmaz bir halde olabilir diye düşünebilirisiniz ama inanın bu artık yeni tekniklerle mümkün. Hatta ve hatta naturel olmayan burunlar demode yakıştırmalarla baş başa artık!

    Hastalarımızın bizlere yeni burunlarının çok beğenildiğini, daha da önemlisi kimsenin ameliyat olduğunu anlamadığını söylemesi, doğallık trendinin ne kadar benimsendiğinin bir göstergesi…
    Önceleri yapılan mandalla sıkılmış gibi görünen burunlar, ucu çok kalkık, çökük ya da asimetrik burunlar, doğallığın dışına çıkılarak yapıldığı için hem görüntü olarak, hem de fonksiyonel olarak olumsuz sonuçları beraberinde getiriyordu.

    Doğallık; sadece dış görünüşteki güzelliğe değil, burnun fonksiyonlarına da katkıda bulunan bir kavram olmaya başladı. Burun estetiğinde doğal görünümü elde etmek, burnun çok daha iyi nefes almasına da yardımcı olmaktadır.
    Sonuç olarak doğal burun felsefesi yaklaşımı; hem iyi nefes alabilen, hem de aynı zamanda yüze uyumlu, güzel bir burnun yeniden doğuşunu sağladı.

    Op.Dr.Muhammet DİLBER
    Nose Estetik “Estetik Burun Ameliyatları”
    www.noseestetik.com , www.muhammetdilber.com

    Op.Dr.Muhammet Dilber Facebook
    Op.Dr.Muhammet Dilber twitter
    İlgili yazılar ;

    Burun estetiği ile birlikte yapılan operasyonlar 

     

    Burun şekli nefes almayı etkiler mi ?

     

     

  • Burun estetiği ile birlikte yapılan operasyonlar

    Burun estetiği ile birlikte yapılan operasyonlar

    Burun estetiği operasyonu ile birlikte aynı seansta hangi operasyonlar yapılabilir

    Burun estetiği için bizlere başvuran hastaların, yalnızca %20 si sadece burun şeklinin bozukluğu şikayeti ile başvuruyorlar. Diğer %80 lik kısmı burnunun şeklinden rahatsız olmakla birlikte, burun tıkanıklığı, nefes alıp vermede zorluk, burun akıntısı, geniz akıntısı, horlama, sabah yorgunluğu, alerjik burun yakınmaları, burun kaynaklı baş ağrısı şikayetleriyle başvuruyorlar.

    Burun estetiği sonrası en önemli hedeflerimizden birisi burnun doğal, yüze uyumlu, güzel bir hal almasıdır elbette. Fakat aynı esnada başta burun tıkanıklığı olmak üzere diğer şikayetlerin de giderilmesi önemlidir.

    Estetik operasyon sırasında burun kıkırdağı yada kemik eğriliği varsa, bunun giderilmesi burun tıkanıklığını ortadan kaldıracaktır. Aynı şekilde büyümüş burun etlerinin küçültülmesi burundan rahat nefes alınmasına oldukça katkıda bulunacaktır.

    Daha çok çocuklarda gördüğümüz ama hiç azımsanmayacak ölçüde erişkinlerde de burun tıkanıklığının bir sebebi olarak karşımıza çıkan, geniz etinin varlığı estetik operasyon sırasında ortadan kaldırılabilir ve nefes almayı çok iyi hale getirebilir.

    Baş ağrısı, burun akıntısı ya da geniz akıntısı şikayetiyle gelen kişilerde, saptanan kronik sinüzit varlığında aynı anda burun estetiği ve sinüzit cerrahisi yapılabilir.

    Burunda şekil bozukluğu ile birlikte horlama şikayeti sıklıkla birliktelik gösteren bir durumdur. horlamanın en önemli sebeplerinden birisi de burun problemleridir ve aynı esnada bu sorun da giderilebilir.
    Unutulmamalıdır ki; burun estetiği yalnızca burnun şeklini güzelleştirmeyi hedeflemeyen, aynı anda burnun fonksiyonlarını da düzeltmeyi amaçlayan, burunla ilgili saptanan diğer problemlerin de aynı esnada ortadan kaldırıldığı bir operasyondur.

    Op.Dr.Muhammet DİLBER
    Nose Estetik “Estetik Burun Ameliyatları”
    www.noseestetik.com , www.muhammetdilber.com

    Op.Dr.Muhammet Dilber Facebook
    Op.Dr.Muhammet Dilber twitter

    İlgili yazılar ;

    – Burun şekli nefes almayı etkiler mi

  • Burun estetiğinde kapalı teknik mi ? açık teknik mi ?

    Burun estetiğinde kapalı teknik mi ? açık teknik mi ?

    Burun ameliyatı olmak isteyenlerin sıkça sorduğu ‘Açık yöntem mi yoksa kapalı yöntem mi daha iyi sonuç verir?

    Op. Dr. Barış Çakır, son yılların en çok rağbet gören ameliyatı burun estetiğinde yeni teknikler ve tartışmalar hakkında bilgi verdi. Estetik burun ameliyatı, halkımızın talepleri nedeniyle ülkemizde en çok yapılan estetik operasyondur. Aynı anda “Dünya’nın en zor estetik ameliyatı” olarak da tanımlanabilir. Ameliyat olmak isteyen hastaların da en sık sordığu soru ise ameliyatın kapalı mı yoksa açık cerrahi tekniklerle mi yapıldığıdır. Açık burun ameliyatında burun deliklerinin ortasindaki deri kesilir ve burun derisi, burun iskeleti üzerinden sıyrıldıktan sonra ameliyat, burnun anatomisini oluşturan yapılar görülerek yapılır. Kapalı teknikte ise bu kesi yoktur, tüm ameliyat burun deliklerinden yapılır. İki ameliyat tekniği de birbirinden çok farklı strateji gerektirmektedir. Her iki tekniğin de bir eğitim süreci vardır.

    “Görerek yapılan ameliyat kapalı ameliyattır.”
    “Kapalı ameliyat yapan bir cerrahın ne yaptığını yanındaki asistani bile göremez” denir. Yani kapalı ameliyatı öğrenmek açık ameliyata göre daha zordur. Ancak burun ucunda minimum hasara yol açtığı için burun ucundaki şişlikler daha çabuk inmektedir. Açık teknik, öğrenmesi daha kolay bir tekniktir ve cilt kaldırıldığı için ameliyatı yapmak daha kolaydır. Açık ve kapalı teknikte tüm detaylar gözetilerek ameliyat yapılıyorsa da ameliyat süreleri arasında büyük farklar yoktur. Öğrenmesi ve yönetmesi kolay olduğu için son 20. yüzyılda açık rinoplasti, kapalı rinoplastiye göre daha çok yapılır olmuştur. Son yıllarda sadece açık rinoplasti yapanlar, kapalı rionoplastiye, kontrolsüz olduğu ve sonuçlarının yeteri kadar iyi olmadığı şeklinde eleştiriler getirmektedir. Ancak, iyi cerrahların elinde kapalı teknik halen çok iyi çalışan bir yöntemdir. Açık teknik, uzun süren şişlik ve burun altındaki yara izine rağmen nispeten daha kontrollüdür. Kapalı tekniği yapması ve kontrolü zordur ancak şişlikler daha çabuk inmekte, cilt değişiklikleri daha az olmaktadır.

    “Eğitimli bir göz ile cildi kaldırmadan da kıkırdakları görebilmek mümkün mü?”
    Eylül 2009’da Memorial Hastanesi’nde Türkiye’nin pek çok değişik ilinden gelen plastik cerrahlar için özel bir edğitim programı düzenledik. Avustralya Sydney’den Michael Esson adlı bir resim profesörü, plastik cerrahlar için özel hazırlanmış bir kurs vermek üzere İstanbul’a geldi. Bir ressamın insan vücudunu algılaması ile anatomi bilgisini bir araya getirmek amaçlandı ve gerçekten çok başarılı sonuçlar aldık.

    Desen eğitimi alan bir cerrah, burun üzerindeki çıkıntı ve gölgelerin anatomik sebeplerini daha iyi anlamaya başlıyor. Buna resim terminolojisinde “kontur çizgileri” deniyor. Kontur çizgileri, topografik anatomiyi gösteriyor. Bu, yeryüzünün bilgisayarda tepe ve çukurlarını gösteren çizgiler gibi düşünülebilir. Burun derisinin altında; 2 burun kemiği, 2 solunum kıkırdağı, 1 septum kıkırdağı, 2 burun ucu kıkırdağı ve üst çene kemiğinin burun çıkıntıları bulunmaktadır. Bu anatomik yapıların kendine ait topografik anatomileri vardır. Ayrıca birbirleri ile geçiş yaptıkları bölgelerde çeşitli gölge ve ışıklar yaratmaktadırlar. Cilt kalınlığını da hesaba katıp, bu 10 bilinmeyenli denkleme dikkatli bakıldığında; alttaki anatomiyi görmek, kıkırdakları takip etmek mümkün olmaktadır. Yani, desen çalışmaları ile eğitilmiş bir göz ile bakıldığında cildi kaldırmadan da kıkırdakları görmek mümkün olmaktadır. Kontur çizgiler ile topografik anatomiyi incelemek, burun ameliyatı tekniklerinin, burun derisinde oluşturduğu değişiklikleri takip etmek, dışarıda nasıl bir ışık ya da gölge yapmak için içeride nasıl anatomik değişiklikler gerektiği konusunda da bize ciddi ipuçları verebilmektedir. Bu yaklaşım şu tezin antitezidir; “kapalı ameliyat görmeden yapılan ameliyattır”. Kontur çizgileri ile burnu değerlendirmek, cilt altındaki kıkırdakları görmemizi sağlamaktadır. İyi muayene ile problemi çok iyi belirlemek mümkündür ancak bazı hastalarda, kapalı teknik artık yetersiz kalmakta ve açık teknik daha iyi sonuç vermektedir.

    Burun ucunda ciddi şekil bozukluğu mevcut ise, daha önce yapılmış ameliyatlar nedeniyle asimetriler meydana gelmiş ise açık teknik tercih edilmektedir. Burun ucu çok güzel olan bir hastanın, burun ucunu bir ünite olarak hareket ettirmek yeterli olduğunda açık tekniğe ihtiyaç kalmamaktadır. Açık ve kapalı teknikler, dünyada geniş kullanımı olan teknikleridir. Son zamanlarda açık tekniğin daha çok tercih edilmesi nedeniyle kapalı teknikler terk ediliyor havası yaratılmamalıdır. İyi sonuca ulaşmak için gerekiyorsa çekinmeden açık teknik tercih edilmeli, kapalı ile çözümlenecek bir burunda ise kapalı ameliyatın burun ucundaki çabuk iyileşme avantajından hastalar mahrum bırakılmamalıdır.

    Op.Dr. Barış Çakır
    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
    bariscakir.com

    Dr. Barış Çakır Facebook 
    Dr. Barış Çakır Twitter

    İlgili Konuları ;
    – Burun estetiğinde içten bantlama tekniği

  • Burun ve yüz estetiğinde 3D görüntüleme

    Burun ve yüz estetiğinde 3D görüntüleme

    Burun estetik ameliyatları öncesinde yapılan üç boyutlu görüntüleme ile olası sonuçların ön görülmesi ameliyattan beklentilerin gerçekçi olarak anlaşılmasını ve ifade edilmesini sağlıyor..

    BURUN VE YÜZ ESTETİĞİNDE 3D GÖRÜNTÜLEME
    Doç. Dr. Teoman Dal

    Burun ve yüz estetiğinde 3D görüntüleme | 1 Kişinin simasını ve ifadesini önemli ölçüde değiştirebilme potansiyeline sahip cerrahi müdahaleler olan yüz ve özellikle burun estetik ameliyatlarında en önemli başarı kriteri hastaların ameliyat sonrasındaki mutluluğu yani ameliyattan beklentilerinin karşılanmasıdır. Bu nedenle ameliyat öncesinde beklentilerin çok iyi anlaşılması ve ameliyat planının arzu edilen sonuca ulaşacak şekilde yapılabilmesi gerekir. Hastaların ameliyattan beklentilerini en doğru şekilde ifade edebilmeleri ise ancak ameliyatın olası sonuçlarını gerçekçi bir şekilde ön görebilmeleri ile mümkün olmaktadır.

    Günümüzde hızla gelişen tıbbi teknolojilerle artık ameliyat öncesinde mevcut problemler hassas bir şekilde değerlendirilebilmekte aynı zamanda burun ve yüz bölgesinde yapılacak cerrahi müdahalelerin olası sonuçları oldukça gerçekçi bir şekilde ve üç boyutlu olarak görüntülenebilmektedir.

    3D görüntüleme sistemi

    Bu amaçla geliştirilen kamera sistemleri ile farklı açılardan alınan yüksek çözünürlüklü dijital görüntüler kullanarak özel bir yazılım yardımı ile burun ve yüz bölgesinin üç boyutlu görüntüsü oluşturulduktan sonra yapılması talep edilen değişiklikler bu görüntü üzerinde uygulanmakta ve ameliyat sonrasında oluşacak görünüm gerçekçi bir şekilde ortaya konabilmektedir. Bu değerlendirme sırasında hastalar ameliyat sırasında yapılabilecek farklı müdahalelerin yüz görünümleri ve ifadeleri üzerindeki etkisini gerçeğe en yakın şekilde ön görebildiklerinden beklentilerini doğru şekilde ifade edebilme şansına sahip olmakta, doktorlar da ameliyat planlarını bu sonuca ulaşacak şekilde yapılabilmektedir.

    3D Görüntüleme yazılımı ile yapılması planlanan değişiklikler gerçekçi olarak ön görülebilmektedir.

    Burun ve yüz estetiğinde 3D görüntüleme | 2

    Ameliyat öncesi değerlendirmelerin ve fotoğraf çekimlerinin dik pozisyonda yapılmasına karşın ameliyatın yatar pozisyonda yapılması, aynı zamanda ameliyatın başlangıcında burun üzerine yapılan enjeksiyonlar ve oluşan cilt ödemi nedeni ile özellikle burun dış görünümünü etkileyen bölgelerde çıkartılacak ya da eklenecek doku miktarı hakkında ameliyat sırasında karar vermek zorlaşabilmektedir. Bu nedenle, özellikle iyileşmenin tamamlanması 6-12 ay gibi süreleri bulan estetik burun ameliyatlarında sonuçların arzu edilen şekilde gerçekleşebilmesi için ameliyat öncesindeki planlamanın dikkatli bir şekilde yapılması ve ameliyatın mümkün olduğunca bu plan doğrultusunda gerçekleştirilmesi son derece önemli olmaktadır.

    İlgili konular ;
    Revizyon Burun Estetik Ameliyatı
    Ultrasonik Yüz Gençleştirme

  • Burun estetiği ameliyatları hakkında yanlış bilinenler

    Burun estetiği ameliyatları hakkında yanlış bilinenler

    Burun estetiği ameliyatları hakkında yanlış bilinenler

    Burun estetiği ameliyatları hakkında yanlış bilinenler | 3Her yıl Dünya’da yarım milyon insan burun estetiği ameliyatı yaptırıyor. Ülkemizde de son derece rağbet gören burun estetiği ameliyatı ile ilgili en çok merak edilenler ve yanlış bilinenleri Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan’a sorduk.

    Burun ameliyatından sonra burunda düşme oluyormuş, doğru mu?

    Hastalarımın görüşme esnasında bana en sık sorduğu sorulardan biri ‘burnum ameliyattan sonra düşecek mi?’ oluyor. Burada düşmekten kasıt burun sırtında çökme olması. Burnu taşıyan septum kıkırdağından aşırı miktarda çıkarılmazsa ve burun sırtını taşıyan kısımlar çıkarılmazsa, burunda ameliyattan 20 yıl sonra bile düşme olmaz. Günümüzün ‘yapısal rinoplasti’ yöntemi ile yapılan burun ameliyatlarından sonra bu tarz komplikasyonlar gözlenmemektedir. Bu yöntemi hastalarıma anlatırken şu örneği veriyorum : Nasıl ki bir binayı yaparken, binayı taşıyacak kolon ve kirişler, mühendislik ve fizik hesapları ile belirli bir güçte yapılıyorsa, biz de burnu yaparken burnu taşıyan mevcut yapıları koruyoruz ve bu yapıları güçlendiriyoruz. Böylece üstüne kurduğumuz çatıyı taşıyacak güçte bir yapı oluşturuyoruz.

    Günümüz estetik burun ameliyatı konseptinde amacımız; güçlü,doğal ve dengeli bir burun oluştururken ; fonksiyonları korumak, bunun yanıda uzun dönemde burunda çökmeler ve eğrilikler oluşmamasını sağlamaktır.

     Estetik burun ameliyatı sonrası nefes problemi  yaşar mıyım?

    Daha önce de bahsettiğimiz gibi ‘sağlıklı bir nefesin ilk şartı sağlıklı bir burundur’. Çevrenizde mutlaka ‘estetik burun ameliyatı oldum ama hala nefes alamıyorum burun tıkanıklığım arttı’ diyen insanlar vardır. Bu hastalara ben ve meslektaşlarım sık olarak rastlıyoruz. Bu hastaların çok büyük çoğunluğunda daha önceden burun içinde olan burun tıkanıklığı yaratan neden atlanarak burnun sadece dış görünümünü değiştirmek için bir ameliyat yapılmışken; bir kısmındaysa daha önceden burun tıkanıklığı yokken, yapılan ameliyatta burun kıkırdaklarının aşırı çıkarılması sonucu, burun yan duvarlarında güçsüzlük ve nefes alırken burun yan duvarlarında içe çökme meydana gelmiş oluyor. Bu hastalarda genellikle bu sorunu çözmek için ikinci bir ameliyat gerekmektedir. Ancak bu durum genellenmemelidir. Günümüzde uygulanan ‘yapısal rinoplasti’ konsepti ile nefes alma açısından hem burun içi hem de burun dışı bozukluklar beraber değerlendirilmektedir. Böylece burun içindeki kemik, kıkırdak eğrilikleri ile burun dışında burun tıkanıklığı yaratan eğrilikler, çökmeler, burun ucu düşüklükleri, burun orta çatı ve yan duvar zayıflıkları gibi şekil bozukluklarını aynı ameliyatta düzeltiyoruz. Burun tıkanıklığı şikayeti ile bana başvuran burun dış yapısında da bozukluk olan hastalarıma sağlıklı nefes alabilmesi için estetik burun ameliyatı öneriyorum.  Böylece burnun hem içi hem de dışını tek bir ameliyatla düzeltebiliyoruz. Böylece hasta hem daha iyi nefes alıp verdiği bir burna kavuşarak sağlığını geliştiriyor hem de estetik olarak yüzü ile uyumlu, dengeli bir burna kavuşarak görünümünü geliştiriyor.

    – SAĞLIKLI NEFES İÇİN SADECE BURNUN İÇİ DEĞİL DIŞI DA DÜZELTİLMELİDİR –

     Burun estetiğinden sonra çok ağrı oluyor mu?

    Halk arasında estetik burun ameliyatlarının çok ağrılı olduğu kanısı hakim olsa da bu ameliyat ağrılı bir ameliyat değil. Ameliyat sonrasında hastaların çok büyük çoğunluğu hiç ağrı tariflemiyor. Çok nadir olarak sızlama tarzında olan ağrılar genelde çok hafif oluyor ve ağrı kesicilere çok iyi yanıt veriyor.

    Burun ameliyatı sonrası gözler ve yüzde uzun süre şişlik ve morarma olur mu?

    Estetik burun ameliyatında burun tabanını daraltmak için burunun yüzle birleştiği yerden çok keskin aletlerle kemiği kesiyoruz. Bu sırada doku arasına sızan kandan dolayı göz çevresinde morarma ve şişlik olabiliyor. Bu durum hastadan hastaya değişmekle beraber genellikle 3. günden sonra azalıyor. Bu durum cerrahın travmatik çalışması ve anestezinin hastaya özel düşük tansiyonlu olması ile en aza indiriliyor. Bende ameliyatlarım sırasında anestezi den düşük tansiyonlu anestezi istiyorum ve hastalarımda çok yoğun şişme, morarma ile genellikle karşılaşmıyorum.

    Burun ameliyatlarında kullanılan tamponlar çıkarılırken hastaların çok canı yanıyormuş, doğru mu?

    İşte burun ameliyatlarının en korkulan kısm: Tampon!… Hastaların ‘beynimi çektiler doktor bey’ , ‘çek çek bitmedi’ dedikleri gazlı bez tamponları artık kullanılmıyor. Bu tamponlar çok eskilerde kaldı ve gerçekten rahatsız edici idi. Artık iki tip tampon kullanıyoruz; bunlardan ilki merocell denen ve süngerimsi bir madde, ikincisi ve benim genellikle tercih ettiğim; silikondan yapılmış hava yollu, splint denilen yaprak tarzı tamponlar. Bu tamponların burundan çıkarılması çok kolay ve hasta hiç ağrı duymuyor. Bu tamponlar ayrıca ameliyat sonrası burun içi yapışıklık oluşmasını da engelliyor.

     Estetik Burun Ameliyatından sonra burun çok kalkar, burun delikleri önden görünür mü?

     Gün içinde yolda, cafede, alışveriş merkezinde aşırı kalkık, sırtı çok oyulmuş, çok küçültülmüş burunları benim gibi sizler de görüyorsunuzdur. Bu durumda ‘benim burnum da bu şekilde mi olacak’ diye endişelenmeniz çok doğal. Ancak şunu bilmelisiniz ki;  bu burunlar eski moda 1960 -70 arasında moda olan burunlar. O zamanlardaki moda dergileriyle şimdikileri karşılaştırdığınızda anlatmak istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Günümüzde çok aşırı kalkık sırtı kayık gibi oyulmuş,küçük burunlar yani ‘ameliyatlı’ görünümü olan burunlar ne hastalar ne de doktorlar tarafından tercih edilmiyor. Günümüzde burun sırtı çok oyulmamış, aşırı kalkık olmayan hem yüzün diğer unsurları ile uyumlu hem de kendi içinde dengeli ‘dogal’ görünümlü burunlar tercih ediliyor. Ameliyat felsefesi de kıkırdak ve kemikleri çıkarıp atmaktansa, iyiyi koruyup gereken yerlere ek yapmak,burun içi kıkırdaklarının yerlerini değiştirmek üzerine kuruluyor.

    Yazın burun ameliyatı olunmaz diye yaygın bir kanı var. Bu konuda ne söyleceksiniz?

    Eski yıllarda hekimler yaz aylarında ameliyat yapmazlarmış. Bunun nedeni sıcakta kanamanın daha fazla olması ve sıcakta ince işler yapmanın daha da zor hale gelmesiymiş. Ancak günümüzde hem ameliyathaneler hem de hasta odalarında klima sistemleri mevcuttur ve yazın ameliyat olmaya herhangi bir mani yoktur.

    Erkeklere estetik burun ameliyatı yapıldığında bayan burnu gibi oluyor… Burun estetiği yaptıracak erkeklere ne tavsiye edersiniz?

    Günümüzün estetik yüz konseptlerine göre bayan ve erkeğin ideal yüz özellikleri farklılıklar gösterir. bayan burnu erkek burnuna göre 5-15 derece daha kalkıktır. Ayrıca bayan burnunun sırtının yaklaşık 1-2 mm kavisli iken erkek burnu kökünden ucuna kadar dümdüz iner. Estetik burun ameliyatlarınının neredeyse %50 sini erkekler oluşturmaktadır. Eğer ameliyat sırasında yukarıda bahsettiğim erkek burnu özelliklerine uygun bir burun yapılırsa , bayan burnu gibi gözükmesinin aksine sizi daha erkeksi gösterecektir.

    Sinüzit ömür boyu geçmiyormuş diyorlar. Sinüzitin tedavisi mümkün mü?

    Özellikle kronik sinüzit uzun süren bir hastalık olmasına rağmen iyi planlanmış en az 2 aylık bir ilaç tedavisine yanıt verebilir. Eğer vermezse hastanın paranazal sinüslerinin tomografisi incelenerek, patolojinin yeri ve yayılımı belirlenir ve yapılacak ameliyat planlanır. Endoskopik sinüs cerrahisi kronik sinüzit tedavisinde çok başarılı ve minimal invaziv bir yöntemdir. Yani kısacası sinüzit kalp hastalığı,şeker hastalığı gibi ömür boyu süren bir hastalık değildir.

     

    İlgili Konular ;
    Güzelliğin şifresi güzel burun
    Başarılı bir burun estetiği nasıl olmalıdır?
    Burun estetiği yaptıracaklar dikkat!
    Güzel burun nasıl olmalı?
    Burun estetiği ile ilgili en çok merak edilenler
     

  • Başarılı bir burun estetiği nasıl olmalıdır?

    Başarılı bir burun estetiği nasıl olmalıdır?

    Başarılı bir burun estetiği nasıl olmalıdır?

    Başarılı bir burun estetiği nasıl olmalıdır? | 4Günümüzde yüz estetik cerrahisi ve estetik burun ameliyatlarındaki gelişmeler sonrasında yapısal olarak çok kötü burunlar bile ideale yakın hale getirilebiliyor.

     

    Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan, Dünya’da kabul görmüş, ideal bir burun şekli olmadığını ifade ederek, başarılı bir burun ameliyatının nasıl olması gerektiğini anlatıyor. 

    İdeal burun şekli nasıl olmalıdır?

    Dünya’da kabul görmüş, ideal bir burun şekli yoktur. İdeal burun şekli, kişinin etnik kökeni ve yüz hatları ile uyumlu olmalıdır. Herkesin yüzü ve yüzünün oranları birbirinden farklı olduğu için burun estetiği ameliyatının kişiye özel tam anlamıyla terzi işi planlanması ve yapılması gereken bir ameliyattır.

    Başarılı bir burun ameliyatının kriterleri nelerdir?

    Başarılı bir burun ameliyatından bahsederken 3 kriterimiz var. Bunlar:

    1. Hastada ameliyat öncesinde burun tıkanıklığı varsa bu problem estetik burun ameliyatı sırasında mutlaka düzeltilmelidir.Eğer burun tıkanıklığı yoksa ameliyat sonrasında burun tıkanmamalıdır. Yani burun tıkalıysa açılmalı, açıksa tıkanmamalı. Sonuçta ameliyat sonrasında burun açık olmalıdır.

    2. Yapılan burun doğal, kendi içinde ve yüzün diğer parçaları ile dengeli ve uyumlu olmalıdır.Yani size sizin burnunuz yapılmalı.Herkese aynı burun yapılmamalı .Erkeğe erkek, bayana bayan burnu standartlarında burun yapılmalı.

    Ameliyat sonrasında hastalarımın zaman zaman yaşadıkları bir durum: Sizi eskiden beri tanıyan ve ameliyat olduğunuzu bilmeyenler sizi gördüğünde sizde bir değişiklik olduğunu anlamalı ancak burun ameliyatı olduğunuzu anlamamalıdır. Bu durumu genelde “sende bir hoşluk var saçını mı değiştirdin” cümlesiyle özetlenmektedir. Sizi hiç tanımayan insanlar ise burnunuzun ameliyatlı olduğunu hiç anlamamalılar.

    3. Burnunuz ameliyattan sonra sağlam olmalı ve uzun dönemde burnunuzda eğilme, kayma, düşme, çökme ve sıkılmış burun görünümü olmamalıdır. 

    Burun estetiği ameliyatı sonrasında bu üç özellikten birinin bile olmaması burun estetiği ameliyatının başarısına gölge düşürür.

    Estetik burun ameliyatı olmuş olan bir arkadaşım var ve burun tıkanıklığı şikayeti geçmedi hatta nefesi eskisinden de kötü bunun nedeni nedir? 

    Burun estetiği ameliyatı öncesinde burun içinde burun tıkanıklığı yaratabilecek nedenler mutlaka araştırılmalı ve ameliyat sırasında bunlar mutlaka düzeltilmelidir .Eğer ameliyat sonrasında 6 ay geçtiği halde,burun tıkanıklığı şikayeti varsa bu hastalar mutlaka burun tıkanıklığı nedenleri açısından araştırılmalı ve burun içine gereken müdahale yapılmalıdır.

    Ameliyat sonrasında burun tıkanıklığı şikayeti ile bana başvuran hastalarda sıklıkla gördüğüm burun tıkanıklığı nedenleri:

    – İlk ameliyat sırasında hastanın orta burun direği olan septumdaki ‘deviasyonlara’ dokunulmaması .Yani burnun sadece dışının yapılması.

    – İlk ameliyatta hastanın büyümüş olan burun etlerine yönelik bir girişimde bulunulmaması.

    -Ameliyat öncesinde hastada var olan burun allerjisi ve kronik sinüzit gibi burun problemlerin atlanması.

    -Ameliyatta burun solunumunun en önemli kısmı olan Valv bölgesi ne yani burun orta çatısı ve yan duvarlara güçlendirme yapılmamış olması.Hatta bu bölgeden aşırı kıkırdak çıkarılması.

    Siz ameliyatlarınızda burun fonksiyonlarını iyileştirmek için neler yapıyorsunuz?

     Her şeyden önce hastamı ameliyattan önce tam bir endoskopik burun muayenesinden geçiriyorum. Burun içinde hastada burun tıkanıklığı yaratacak tüm nedenleri tespit ediyorum. Hastanın allejik bir yapısı olup olmadığını mutlaka sorguluyorum ve eğer allerji problemi var ise bununla ilgi tedavilerine ameliyattan bir süre önce başlıyorum .Ameliyat sırasında burun tıkanıklığı yaratacak burun içi ve burun dışı nedenleri tek tek düzeltmeye çalışıyorum .Burun etleri büyük olan hastalarda Radyofrekans yöntemi ile burun etlerini kesmeden küçültüyorum. Hastada kronik sinüzit problemi de varsa hastaya ek olarak endoskopik sinüs cerrahisi uyguluyorum ve hastalıklı olan sinüsleri açıyorum.

    Son olarak başarısız bir burun ameliyatı geçirdiğini düşünenlere tavsiyeniz nedir?

     Bir kez estetik burun ameliyatı olmuşsanız ve estetik açıdan veya nefes alma probleminiz varsa benim tavsiyem öncelikle sabırlı olup, doktorunuza başvurarak bu sorun için çözüm istemenizdir. Çünkü doktorunuz bu konuyu çözüme kavuşturmayı en az sizin kadar isteyecektir. Doktorunuzun size önereceği çözümleri uygulamanızı eğer yine tatmin olmazsanız başka doktorlara başvurmanızı öneririm.

    İlgili konular ;
    Ortalama Burun estetiği fiyatları
    Burun estetiği ile ilgili en çok merak edilenler
    Revizyon burun estetiği ile ilgili merak edilenler
    Güzelliğin şifresi güzel burun
    Burun şekli insan psikolojisini nasıl etkiliyor?
    Burundaki Hapşırma Hissi

  • Burun Ucu Estetiği (Tip plasti)

    Burun Ucu Estetiği (Tip plasti)

    Burun ucu estetik bakımdan çok önemlidir. Bu bölgenin genişliği ve açıları kişinin yüz ifadesini çok etkilemektedir. Deri inceliği burun ucuna doğru kalınlaştığından burundaki en kalın derili bölgedir. Burun ucu estetiği burnu oluşturan kemik yapıya dokunmadan sadece burun ucundaki kıkırdaklara ve/veya burun kanatlarına müdahale edilerek yapılan bir estetik operasyondur.

    Her hasta burun ucu estetiği için uygun olmayabilir. O yüzden hasta – doktor iletişimi çok önemlidir. Burun sırtında herhangi bir sorun olmayıp sadece burun ucunda düşüklük, kalkıklık, uzunluk, kısalık vb sorunların olduğu hastalara tavsiye edilmektedir. Burun ucu estetiğinde planlama çok iyi bir biçimde yapılmalıdır ki burnun geri kalan kısmına dokunulmayacağından, diğer bölgeler ile ( burun sırtı, burun-dudak açısı vs) ameliyat sonrası uyuma çok dikkat edilmelidir.

    İşlem genel veya lokal anestezi altında yapılabilir ve ortalama 30 dk -1,5 saat arasında sürmektedir. Tampon ve alçı kullanılmaz.

    Kaynak : nacicelik.com