Etiket: eş bulma

  • Parfüm Eş Seçimini Kolaylaştırıyor!

    Parfüm Eş Seçimini Kolaylaştırıyor!

    Alman bilim insanları, eş bulmada yardımcı olması hedeflenen bir parfüm geliştirdi. 
    Tıpkı hayvanlarda olduğu gibi burada da koku duyusu öne çıkıyor. Kuşlar, fareler ve balıklar… Bu hayvanlar için vücut kokusu eş seçiminde önemli bir role sahip. Alman bilim insanlarına göre, insanlar için de aynısı geçerli. Bilim insanları bu nedenle eş bulmada yardımcı olacağı düşünülen bir parfüm geliştirdi. Söz konusu sentetik kokunun, vücut kokusunun daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmasına yardımcı olduğu belirtildi.

    Max Planck İmmünobiyoloji ve Epigenetik Enstitüsü’nün direktörü ve çalışmanın yöneticisi Thomas Boehm, eş seçiminde vücut kokusunun önemli bir rol oynadığını kaydetti.

    10 yıl boyunca süren araştırmanın sonuçları “Proceedings of the Royal Society B” adlı dergide yayımlandı. Boehm, “Çalışma immünobiyoloji ve davranışlar arasındaki alanı kapsıyor” dedi. Hayvanların hangi bağışıklık genlerine sahip olduklarını vücut kokularıyla ilettiğini belirten Boehm, “Potansiyel partnerler daha sonra kendi bağışıklık genlerine en uygun özelliklere sahip olup olmadıklarını anlamak için koklanır. Böylece doğacak yavrular hastalığa yol açan etkenlere karşı dayanıklı olabilir” ifadelerini kullandı.

    Bu durumun onlarca yıl önce farelerde ve hatta balık ve kuşlarda kanıtlandığını kaydeden Boehm, insanlarda da durumun aynı olduğunun yeni keşfedildiğini söyledi. İnsanların bağışıklık genlerinin ve onlarla bağlantılı kokunun herkeste farklı olduğu belirtiliyor. Eş seçimi de farkında olunmadan burun aracılığıyla yapılmış oluyor.

    İnsanlarda toplamda HLA bağışıklık geninin yüzlerce farklı biçiminin bulunduğunu ancak her insanın bunlardan sadece bir kaçını bulundurduğunu kaydeden Boehm, “İşte bunlar tipik vücut kokusunu belirliyor” dedi. Bu kokuları ayrıştıran bilim insanları, kokuyu parfüm olarak yapay bir şekilde üretmeyi başardı.

    Araştırmaya katılan 30 üniversite öğrencisine çalışma sonunda 30 farklı parfüm sunuldu. ve hepsinin kendi vücut kokularına benzeyen parfümü tercih ettikleri görüldü. Bu koku pozitif ve rahatlatıcı olarak değerlendirildi.

    Deutsche Welle
  • Zengin Koca Bulmanın Yolları

    Zengin Koca Bulmanın Yolları

    Bekar kadınların yarısından çoğu zengin koca arıyor. Hatta neredeyse evli kadınlar bile bir zengin adam bulsalar, ellerindekini boşayacaklar. Peki, zengin koca nasıl bulunur?

    Bana sorarsanız, bulunmaz! Hatta bir kocada aranacak özellikler içinde liste başında bile değildir. Zaten ülke şartlarına bakarsak, ortada zengin de kalmadı. Ultra zengin olanlar var, onların da seni beni alacağı yok. Genellikle aynı mal varlığına sahip iki aile, kendi aralarında konuşup, çocukları birbirlerine veriyorlar. Hem para dışarı çıkmıyor, hem şirketler birleşiyor. Yani, Türk filmlerindeki zengin çocuk, fakir kız hikayesi gerçek hayatta yaşanmıyor. İş ortaklığının duygusal göstergesi olan bu evlilikler haricinde, yoldan geçerken omzuna çarpıp aşık olan varlıklı adam sayısı çok az. Bu yüzden zengin koca bulunmaz demek çok da yanlış değil.

    Sosyal çevreme baktığımda, bırakın zengini, normal yaşayan bir koca yüzüne bile hasret kalmış hanımlar. Bunun sebebi ne acaba? Erkekler evlilikten gittikçe uzaklaşıyorlar mı? Bu durum nasıl oluştu? Adamlar neden evlilik dendiğinde suratını buruşturuyor?

    Şimdi bana kızacaksınız ama maalesef bizim yüzümüzden. Kadınlarımız, özellikle büyük şehirde yaşayan, üstelik çalışan ve para kazanan bir grubumuz var ki, (elbette hepsinden bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın) modernlik ve burada yazamayacağım başka bir durumu birbirine karıştırıyor. Özgür kadın olmak, her gece istediğin adamla birlikte olacağın anlamına gelmez. Evet, kadınlar da cinsel özgürlüklerini kazanmalıdır, erkekler kadar her konuda yaşamaya hakları vardır. Bunları sonuna kadar savunuyorum.

    İyi de işin bir sınırı yok mu? Bu kadar bozulmuş olamayız. Yıllarca ezilen, sömürülen, kullanılan kadınların intikamı mı alınıyor?

    Bir grup daha var. Onları son zamanlarda her taşın altında görüyorum. Güzel giyinen, kendine bakan, çalışmayan, havalı bazı kadınlar türedi. Onlar da zengin, fakir demeden, ne bulursa kullanma derdinde. Üstelik sözüm ona çaktırmadan. Hatta birkaç erkeği birden idare eden, özellikle evli erkekleri seçen bir grup bunlar. Her faturayı bir adama, her ay kirayı birisine, mutfak alış verişini başkasına, cep harçlığını öbürüne yıkarak yaşayanlar var. Adamın tipi, karakteri falan önemli değil. Her türlü gideri var yani!

    Ülkede ciddi kriz ve parasızlık var. Herkes borç batağı içinde ancak bu bir çıkar yol mu? Kimilerine göre bir çeşit yol! Durum böyle olunca, gelin hikayeye bir de erkekler açısından bakalım.

    Adamlar ortalıkta prim yapmaya başladı. Hiçbir özelliği dikkate alınmadan, her çeşit adama ciddi talep var. Ben erkek olsam, içimden şunu geçiririm. Niye evleneyim ki? Evin tüm işlerini yurt dışından gelen bir kadın çok ucuza yapıyor. Hem de hiç nazlanmadan. Biraz cebinde para varsa, gittiği bir mekandan muhtemelen eli boş çıkmıyor. Avcı ablalar zaten barlarda pusu kurup oturmuş. Yani, cinsel olarak da bir sıkıntı yok. Nerdesin, neden aramadın, doğum günümü unuttun, o kadına niye baktın, akşam buluşup yemek yiyelim, bu akşam çıkamam gibi sıkıntıları da çekmiyor. İstediği zaman envai çeşit kadına ulaşabiliyor. Karşılığında kadın dırdır yapmıyor. Hatta telefon numaraları bile alınmıyor. Alınsa da aranmıyor. Aranırsa yine keyifli bir gece geçirilip, herkes kendi yoluna gidiyor.

    Adam demez mi ben enayi miyim? Neden evlenip sorumluluk, kapris, sıkıntı, aileler gibi dertlerin altına gireyim?

    Bir ülkede aile kurumu çökerse, tehlike çanları çalıyor demektir. Şartlar ne olursa olsun, ayakta durmayı, özgürlüklerimizi doğru kullanmayı, yerinde ve kararında yaşamayı bilmeliyiz. Kadının onuru kaybolursa, kaybolan kendisidir. Erkekler zaten çok eşliliğe meyilli. İstisnalar kaideyi bozmaz. Hem ellerine her istediklerini ver, hem de evlenecek adam yok diye ağla, olmaz öyle şey! Kızlar, bir an önce kendimize gelmeliyiz. Üstümüze aldığımız sıfatların içini doğru doldurmalıyız. Gelecek manzarası bana hiç hoş görünmüyor. Yakında ortalıkta aileler kalmayacak, çocukların çoğu ayrılmış ailelerin psikolojik sorunlu çocukları olacak, kadınlar erkekler neden evlenmiyor diye düşünüp cevap bulamayacak.

    Tek eşlilik dönemine geri dönmek gerekiyor, dejenerasyon ile değişim farklı şeylerdir. Tüm kazandıklarımızı gün gelip kaybetmemek için, akıllar başa lütfen! Dost acı söyler!

    msn.com