Etiket: erotik masaj

  • Sudan gelen cinsel sağlık

    Sudan gelen cinsel sağlık

    “Cinsel yaşantınız nasıl gidiyor?” Yoksa siz hala tutkulu ve sağlıklı bir birlikteliği yakalayamadınız mı?” Öyleyse size sauna, spa ve erotik masajdan yararlanmanızı tavsiye ediyoruz. Sıcak ortam gözünüzü korkutmasın! Yapmanız gereken şey, saunaya girmek, erotik masaj yapmayı öğrenmek ve size verilen ev ödevlerini yerine getirmek. Üstelik bu ödevler çok zevkli!

    MODUNUZU DEĞİŞTİRİN…
    Cinsel yaşamla ilgili yalan yanlış ve eksik bilgiler, toplumsal baskılar, günlük koşuşturma ya da stres derken, çiftler çoğu zaman cinsel birlikteliğin keyfine varamıyor. Ülkemizde cinsel sorunların çözümünde faydalı olan “Spa & Wellness Merkezleri” var ve sayıları gün geçtikçe artıyor. Bu merkezlerde hijyenik bir ortamda rahatlama ve gevşeme sağlanabiliyor. Sauna, spa ve hamam gibi aktiviteler sadece cinsel organlara kan akımını hızlandırmakla kalmayıp, kişinin modunu değiştirerek ve iyi hissetmesini sağlayarak endorfin, seratonin gibi mutluluk hormonlarının salgılanmasını hızlandırıyor, kan dolaşımını hızlandırarak cinsel isteğin artmasına yol açıyor.

    SEKS SICAĞI SEVER Mİ?
    Seks sıcağı dolaylı olarak sever. İnsanlar sekse çağrıyı çoğu zaman koku ve görüntüyle yapıyor. Çıplaklık ve giyilen rahat giysiler, seks çağrısının daha sık olmasını sağlıyor, cinsellik artıyor. İnsanların cinselliği havadan sudan etkilenebiliyor. Yazın gelmesiyle birlikte cinsel istekte artış oluyor yani insanlar havalar ısınınca daha çok seks yapmaya başlıyorlar. Çünkü güneş ışığı cinsellik için önemlidir, ışık kesildiği zaman mutluluk hormonu olan seratonin seviyesi düşüyor, insanlar daha mutsuz oluyor. Doğanın baharda yeniden canlanması gibi insanların cinsel hayatı da hava sıcak olunca canlanıyor…

    ÇİFTLERE EV ÖDEVİ OLARAK EROTİK MASAJ TERAPİSİ VERİLİYOR…
    Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, cinsel hayatı aktif olan her on erkekten yedisinde, her on kadından sekizinde hayatlarının bir döneminde cinsel işlev sorunları görüldüğünü söylüyor. Kadınlarda en sık görülen sorunlar cinsel isteksizlik, orgazm sorunları, kuruluk ve kabaramama gibi cinsel uyarılma sorunları, ağrılı cinsel ilişki ve vajinismus, erkeklerde ise erken boşalma ve sertleşme problemi olarak karşımıza çıkıyor… Masaj terapisi ve aromaterapi, özellikle psikolojik kaynaklı cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde çok etkili iki yöntem ve cinsel terapiye ek olarak kullanılabiliyor. Erotik masaj, cinsel birleşme öncesi çiftin rahatlayıp gevşemesini ve daha kolay uyarılmasını sağlıyor.

    EROTİK MASAJ İÇİN OLMAZSA OLMAZ KURALLAR VE ÖNEMLİ İPUÇLARI…
    Erotik masaj yapılacak odanın sıcaklığının çiftin beraber çıplak kalabilmesi için uygun olması ve odanın ışığının göz kamaştırmayacak şekilde olması gerekiyor. Erotik masajın yakılacak bir mum ya da tütsü ile ve rahatlatıcı müzik eşliğinde yapılması alınan keyfi arttırıyor. Erotik masaja başlamadan çiftin birlikte duş alması, duş sonrası birlikte kısa bir süre vakit geçirmesi, biraz konuşması ve bir iki kadeh bir şey içmesi eğlenceyi arttırabiliyor. Erotik masajda vücutların farklı bölümlerini dönüşümlü olarak okşamak ve ovmak, ilk zamanlarda genital bölge ve göğüsler hariç her yere masaj yapmak ve daha sonra göğüs masajını ve genital bölgelere masaj yapmayı eklemek önem taşıyor. Masaj için avuç içleri, parmak uçları, tırnaklar, saçlar, dudaklar, bir parça metal veya tüy kullanılabiliyor. Erotik masaj kadın ve erkeğin birbirine dönüşümlü olarak yaptığı dokunuşları içerdiği için nelerin iyi nelerin kötü olduğunu konuşmak çok önemli… İletişim, kişisel olarak daha fazla zevk alıp vermeyi sağlıyor… Çiftin bu süreçte birbirine zevk vereceğini düşündükleri fikirleri uygulamaktan kaçınmaması, tüm bedenlerini dokunarak keşfetmeleri ve masaj yapılırken nereye dokunuluyorsa, oradaki duygulara yoğunlaşmaya çalışmaları gerekiyor. İlginin erotik duygularda kalmasına izin verildiğinde masajdan daha çok zevk alınıyor ve rahatlama sağlanıyor. Masajın değişik masaj yağları ve aromaterapi yağlarıyla yapılması etkisini arttırıyor. Yağlar, dokunuşları yoğunlaştırıyor ve cildi daha sıcak yapıyor.

    KARIN BÖLGESİNİ DAİRESEL OLARAK OVALAMAK GEREKİYOR…
    Erkeklerin korkulu rüyalarından birisi olan erken boşalmaya ve sertleşme sorunlarında erotik masaj, cinsel terapiye yardımcı olarak kullanılabiliyor. Geleneksel Çin tıbbına göre cinsel işlev bozuklukları, böbrek enerjisi ya da yaşam enerjisi ve kan boşluğu yüzünden ortaya çıkıyor. Karın bölgesine düzenli olarak yapılan dairesel ovalama, hafif dokunma, vibrasyon uygulamaları ve yumurtalıkları tutup çekiştirme şeklinde yapılan erotik masaj, cinsel enerjinin dengeli bir şekilde genital bölgeye akmasını sağlayarak, erkeklerde sertleşme sorunlarına ve erken boşalmaya çok iyi geliyor. Cinsel ilişki esnasında boşalma anına yaklaşıldığında yumurtalıklar kendiliğinden yukarı doğru çekiliyor. Boşalma refleksinin durdurulması için bu çekilmenin engellenmesi gerekiyor. Cinsel ilişki sırasında yukarı çekilmekte olan yumurtalıklar, baş ve işaret parmağıyla boğumlanarak aşağıya doğru çekildiğinde, boşalma hissi çabucak kayboluyor. Bu egzersiz düzenli olarak tekrarlandıkça boşalmayı kontrol yeteneği de artıyor.

    EROTİK MASAJ NASIL YAPILIYOR…
    “Küvetinizi sıcak suyla doldurup, partnerinizle birlikte banyo yapmanız size hoş duygular yaşatabilir. Daha sonra partnerinizden yatağa yüzüstü uzanmasını söyleyin. Ama neler olacağından asla bahsetmeyin. Aromatik masaj yağını ellerinize bir miktar dökün ve yavaşça onun vücudunun en hassas bölgelerine dokunun. Kulağına, ellerinizi vücudunun en zevk aldığı bölgelerine götürmesini fısıldayın ve daha sonra gösterdiği bölgeleri hafifçe okşayın. Ardından elleriniz yavaşça vücudunda gezerken ufak aşk oyunlarına başlamanız aklını başından alacaktır. Çünkü cinsellik haz alıp haz verebilme bilim ve sanatıdır. Bu sanatın icrası sırasında hem zevk alınmış hem hisler sınanmış hem de bedensel tepkimeler öğrenilmiş olur. Bu şekilde doruğa ulaşmak mümkündür. Unutmayın aşk, şehvetin şefkatle buluşmasıdır. Bu nedenle ‘Sevişmek her zaman, seks zaman zaman!’ mantığını hayata geçirmek aşk hayatınızın monotonlaşmasını ve aldatmaları önleyecektir.”

    AŞK KASLARINI KONTROL EDEN BOŞALMASINI KONTROL EDEBİLİYOR…
    Sauna, erkeğe huzur ve rahatlık veriyor, kaslarını gevşetiyor. Saunanın ardından alınan masaj aşk kasları adını verdiğimiz ve seks sırasında hem penisin sertleşmesini hem de boşalma refleksini etkileyen kasları daha kolay kontrol etmek mümkün oluyor. Boşalma refleksini geri döndürmenin en iyi yollarından biri işaret ve orta parmağı yan yana tutarak, makat ile yumurtalıkların arasına 5–10 defa kısa ve güçlü basınç uygulanmasıdır. Bu şekilde boşalma geciktirilebiliyor. Bu yöntemde 5–10 defa kısa ve güçlü basınç yerine, 10 saniye sürekli basınçta da uygulanabiliyor. Ayrıca sıcak bir duş, güzel bir masaj ve rahatlatıcı bitki çayları boşalmayı geciktirmeye yardımcı olabiliyor.

    SUDAN GELEN CİNSEL SAĞLIK…
    Spanın geçmişi Roma İmparatorluğu’na dayanıyor. Savaşa giden askerler için bir nevi tedavi yöntemi olarak kullanılan spa ile zarar gören bedenlerinin iyileştirilmesi amaçlanıyor. Spa adı “Sanus Per Aquam” kelimelerinin baş harflerinin kısaltılması olarak biliniyor. Bir masaj türü olan spa, “sudan gelen sağlık” anlamında kullanılıyor. Günlük spalar stresin gittikçe arttığı şehir hayatında günlük baskılardan kurtulmak isteyenlere mucizevî hizmetler sunuyor. Spalardaki tedaviler ıslak terapiler (hidroterapi), kuru terapiler (masajlar, vücudun sarılıp sarmalanması), zindelik terapileri (oksijen teneffüsü) ve güzellik terapileri olarak sınıflandırılabiliyor. Bir spa merkezinde genellikle bir sauna, buhar odası ve jakuzi (sağlık havuzu) bulunuyor. Spa uygulamaları kasları yumuşatıp gevşetiyor. Vücudun dinamizminin yenilenmesini sağlıyor. Adeta bünyeye yeniden enerji veriyor. Beyin yorgunluğu, zihinsel yorgunluk, stres gibi ağır iş temposunun sinir sistemi üzerindeki olumsuz etkilerini yok ediyor, zindelik veriyor. Vücuttaki aşırı elektrik yükünü alıyor, rahatlama sağlıyor. Gerginlik ya da geceleri uyku bozuklukları gibi depresif problemlerin ve cinsel sorunların olumsuz etkilerinin atılmasında iyileştirici bir etki yapıyor.

    AROMATERAPİYLE CİNSEL HAYATA HOŞ KOKULAR YAYMAK MÜMKÜN…
    Gül ya da sandal ağacının afrodizyak etkisine sahip olduğunu biliyor muydunuz? Aromaterapi yardımıyla cinsel hayata hoş kokular yayılabiliyor. Aromaterapi mumları veya tütsü olarak kullanabilen bitkiler çiftin erotik koku duyularını keşfetmelerini sağlıyor. Cinsel açıdan çekici hoş kokulu kimyasallar insanın yaşamını ve genellikle de bilinçdışını olumlu etkiliyor ve yeni erotik duyguların keşfini sağlıyor. Çünkü hoş kokuların cinsel davranışlar ve duygularda çok güçlü bir etkisi oluyor. Sandal kokusu cinsel iktidarsızlık ve cinsel soğukluk durumlarında kullanılabiliyor ve içgüdüsel duyuların gelişmesine yardımcı oluyor. Ylang Yang yağı endişe, depresyon, uykusuzluk ve şok durumlarında faydalı olduğu gibi, geleneksel olarak cinsel iktidarsızlık ve cinsel soğukluk durumlarında afrodizyak olarak kullanılabiliyor. Yasemin yağı duygusal olarak dengeleyici ve yatıştırıcı özelliğinin yanı sıra, depresyona iyi geliyor, endişeyi gideriyor ve cinsel gücü arttırıyor. Gül kokusu uykusuzluğa ve sinirsel sorunlara iyi geldiği gibi, depresyon giderici, yatıştırıcı ve cinsel olarak uyarıcı olarak da kullanılabiliyor. Aşkın rengi kırmızıdır…

    KENDİNİZİ ŞIMARTIN…
    Aromaterapi yağlarıyla yapılan masaj, deri yüzeyini daha çok ısıtıyor, yoğun kas ve eklem ağrılarında ve dolaşım bozukluklarında çok faydalı oluyor. Aromatik yağların keyifli kokusu, duygusal kaynaklı fiziksel sıkıntılar üzerinde de çok etkili oluyor. Yağlar nefesi rahatlatıyor, sakinleşme ve yavaşlama ile kişi kendini daha iyi hissedebiliyor. Aromaterapi ve ardından yapılan masajla, insan beyni, koku ve dokunma gibi farklı kaynaklardan farklı sinyallerle sürekli iyi yönde uyarılıyor. Kişi kendine bakıldığı ve şımartıldığı duygusuyla rahatlıyor, dinleniyor, arınıyor ve denge buluyor. Kendini daha seksi hissedebiliyor…

    SAUNANIN CİNSEL SAĞLIĞA OLAN FAYDALARI…
    Saunalar, cinsel sağlık için tahmin edilenden çok daha faydalı mekânlar olarak karşımıza çıkıyor. Binlerce yıldır süren bir geleneğin getirdiği tecrübeler bir yana, saunanın yapılan bilimsel araştırmalar ve deneylerle kanıtlanmış etkileri olduğu biliniyor. Saunanın bağışıklık sistemini güçlendirme, kan dolaşımını hızlandırma, kanseri engelleme veya toksin atılımını sağlama gibi bilinen yüzlerce faydası var. Ancak düzenli olarak saunaya girmek cinsel enerjiyi ve cinsel isteği arttırarak kişiyi cinsel sorunlara karşı daha güçlü hale getirebiliyor. Negatif iyonların insan üzerindeki olumlu etkisi ise saunaların gözle görülmeyen ama hissedilebilen olumlu etkilerinin başında geliyor. Vücut ısısının aniden yükselmesine neden olan sauna, vücuttaki cinsel enerjinin ortaya çıkmasına yardımcı oluyor. Kışın yapılan sauna kişiyi soğuk algınlığı ve gribe karşı koruduğu gibi, azalan cinsel isteği de arttırabiliyor. Çünkü sauna kan basıncını arttırmadan kan dolaşımının hızlanmasına ve genital bölgelere daha fazla kan gitmesine yardımcı oluyor. Saunanın sıcaklığı kan damarlarını açıyor ve genital bölgelere kan akışının düzelmesini sağlıyor. Sauna vücuttan toksin atılımını sağlamanın yanında kişiyi rahatlatıyor ve gevşetiyor. Saunadan hemen sonra insan kendini yeniden doğmuş gibi hissedebiliyor. Sauna dinlendiriyor, bedensel ve ruhsal olarak rahatlatıyor ve mutlu kılıyor. Düzenli sauna banyoları kasları gevşetiyor. Rahatlık ve gevşeme cinsel sağlığın olmazsa olmazlarından… Çünkü cinsellik; rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatıdır…

    SERTLEŞME SORUNLARA İYİ GELİYOR…
    Sauna ile günlük yaşamın bütün streslerinden ve yorgunluğundan kurtulmak ve yaşamdan keyif almak mümkün oluyor. Sauna, derideki kılcal damarları genişletiyor ve kan basıncını dengeliyor. Kişinin kendini daha rahat hissedeceği hormonların salgılanmasını sağlıyor. Damarları genişleterek, yorgunluğa sebep olan laktik asidin kaslar arasından atılımını kolaylaştırıyor. Vücut ısısını 1–2 derece arttırarak mikrop ve virüslere karşı savunma sistemini güçlendiriyor. Bu nedenle penis damarlarındaki yetmezlik ve yoğun stres nedeniyle sertleşme sorunu yaşayan erkekler için sauna ilaç vazifesi görüyor…

    CİNSEL İSTEKSİZLİĞE SON VERİN…
    Sauna, özellikle hanımlar için bulunmaz bir güzellik ve rahatlama kaynağı… Kendini güzel bulan bir kadın, aynı zamanda kendini daha seksi hissediyor ve kendini sekse daha kolay hazırlayabiliyor. Mutluluk hormonlarının salgısını artıran saunalar, cildi pembeleştirip, güzelleştiriyor. Saunada negatif iyonlar sıcak taşlara serpilen su ile havaya fışkırıyor ve alınan nefes ile vücudu giriyor. Bu iyonlar kadınların kendilerini daha iyi ve daha mutlu hissetmelerini sağlıyor. Bu yönleriyle sauna cinsel isteksizliğe iyi geliyor. Son yıllarda keşfedilen bu etkilerle dünyada farklı uygulamalar yapılabiliyor. Hatta cinsel sorunların tedavisinde cinsel terapiye destek olması için iyon jeneratörleri kullanılabiliyor.

    MUTLULUK HORMONLARINI ARTTIRIYOR…
    Fince bir sözcük olan sauna, terleme banyosu anlamına geliyor. Finliler “Bir kadının en güzel olduğu zaman, saunadan çıktıktan bir saat sonraki halidir!” der. Çünkü sıcağın etkisiyle vücut mutluluk hormonları olarak bilinen seratonin ve endorfin hormonlarını bol bol salgılıyor. Saunadan çıkıp, soğuk suya girildiğinde ise, adeta bir gençlik mucizesi yaratılmış oluyor: Dolaşım hızlanıyor, cilt pespembe ve pırıl pırıl bir görünüm alıyor…

    MUTLAKA HAFTADA BİR GÜN SAUNAYA GİRİLMESİ GEREKİYOR…
    Vücudu rahatlatan hormonların salgılanmasına yardımcı olan sauna, zehirli maddelerin de vücuttan atılmasına büyük katkı sağlıyor. Kişinin sağlıklı bir cinsel yaşam sürdürebilmesinin “düzenli saunaya girme”, “düzenli beslenme” ve “egzersiz” gibi önemli kuralları bulunuyor. Kaliteli bir cinsel hayat isteyenlerin mutlaka düzenli olarak saunaya girme alışkanlığı edinmeleri gerekiyor. Kişinin bu tercihini bir süreliğine değil, hayat boyu devam ettirmesi önem taşıyor. Solunan havada, yenilen gıdalarda, özellikle de katkı maddeli gıdalarda toksin maddeleri çokça var. Yavaş yavaş zehirlenmeye yol açan bu maddeler zamanla vücutta birikiyor. Bu maddelerin vücuttan bir şekilde atılması gerekiyor. Sauna vücut içinde biriken toksin maddelerini terle birlikte, vücudu yormadan dışarı atıyor. Böylece karaciğere yüklenmeden vücuda zarar verebilecek toksin maddelerinden vücut kurtuluyor. Böylece karaciğer ve böbrekler cinsel sağlık için önemli olan işlevlerini daha kolay yerine getirebiliyor. Bu nedenle haftada bir gün saunaya girilmesi gerekiyor.

    KIZILÖTESİ SAUNANIN PENİSİN SERTLEŞMESİNE OLAN FAYDALARI…
    Kızıl ötesi ışın güneşin görünmez spektrumunun bir parçasıdır. Kızıl ötesi ışınlar ile 5,6–15 m. arası dalga uzunluğunda ısı yayılıyor. Bu ışınlar insan dokularına kolayca nüfuz edebiliyor. Bu gerçekleştiğinde, bir çok faydalı özelliklere sahip doğal bir rezonans oluşuyor. Kızıl ötesi ışınlar cildi yakmadan saatlerce ısıtabiliyor. Çünkü kızılötesi saunalar, havanın yerine güneşin sağlıklı ışınlarıyla vücudu ısıtıyor. Bu ışınlar, geleneksel saunalar gibi deriyi ve solunum sitemini fazla ısıtmadan, daha konforlu bir sıcaklık sağlayarak vücudun derinlerine işliyor. Bu sayede saunada daha keyifli, sıkıntısız ve bunalmadan vakit geçirilebiliyor. Ayrıca kalıcı ısı yoluyla lenfatik sistem hücrelerinde bulunan toksinler temizleniyor. Bu yoğun ısının sebep olduğu terlemeyle, lenf dolaşımındaki toksinler vücuttan dışarı atılıyor. Toksinler deri yoluyla dışarıya atıldıklarında, arınma sürecinde böbreklerdeki ve karaciğerdeki iş yükü de azalıyor. Kızılötesi sıcaklık kasları ısıtarak gevşemelerini düzenliyor ve kolaylıkla kilolardan kurtulmak da mümkün oluyor. Kilo kaybı ve kas gevşemesi penisin sertleşme fonksiyonları için hayati önem taşıyor…

    KALP HASTALARININ DİKKATLİ OLMASI GEREKİYOR…
    Kalp hastalarının sauna, spa ve hamam gibi sıcak mekânlarda sevişmemesi ve cinsel ilişkiye girmemesi gerekiyor. Çünkü sıcak hava kalbin efor gücünde azalma gibi olumsuz etkilere yol açabiliyor. Bu da kalp hastalarını zor durumda bırakabiliyor. Sıcak bir ortamda yaşanan cinsel ilişki de kalbi yorarak kalp krizi riskini arttırabiliyor. Sıcak ortamlar hamilelerde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor.

    Cem Keçe

  • İstek ve Arzularını İfade Eden Herkes Sapık veya Kötü Kadın Değildir!

    İstek ve Arzularını İfade Eden Herkes Sapık veya Kötü Kadın Değildir!

    CİSED ONURSAL BAŞKANI DR. CEM KEÇE: “MUTSUZ ÇİFTLERİN SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR!”

    Çiftlerin cinsel ilişki sırasında belli etmedikleri ama akıllarında olan pek çok endişesi oluyor. Kusursuz bir cinsel birleşmeyi hayal eden çiftler sevişme sırasında, kendilerinden kaynaklanabilecek herhangi bir sebepten dolayı işlerin ters gitmesi endişesinin yanında, cinsel istek ve arzularını ifade ettiklerinde, duygularını gösterme biçimleri yanlış anlaşıldığında “sapık” veya “kötü kadın” gibi algılanmaktan korkuyorlar. Bu nedenle isteklerini ve arzularını bastırıyorlar ve zamanla birbirlerinden soğuyorlar. Bu durum aldatmalara, kavgalara, aile içi şiddete ve boşanmalara yol açabiliyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri bastırılan ve ifade edilmeyen cinsel istek ve arzuların nelere yol açtığını ve bu durumun üstesinden gelebilmenin yollarını anlattı. İşte çarpıcı başlıklar:

    MUTSUZ ÇİFTLERİN SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR…

    Toplum kurallarının, kültürün, ahlaki değerlerin ve sosyal çevrenin, bireylerin ve çiftlerin cinsel yaşamları üzerinde büyük bir etkisi olduğunu söyleyen CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe; “Bu nedenle, hem erkeklerin hem de kadınların cinselliğe olan ilgileri değişkenlik gösteriyor. Milenyum çağında olmamıza rağmen, çocukluk dönemi baskı altında geçen, cinselliğin ya da cinsel istek ve arzuların ifade edilmesini ayıp veya günah olduğunu düşünen kadın ya da erkeklerin sayısı her geçen gün artıyor. Çünkü cinsel arzu ve isteklerin açığa çıkarılması erkekler için sapık, kadınlar için ise ahlaksız veya kötü kadın gibi algılanma korkusu nedeniyle mümkün olmuyor. Oysaki cinsel istekler, arzular ve fanteziler, çiftin ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için var ve mutlu birlikteliklerin yaşanması, çiftin birbirinden uzaklaşmaması, aldatmaların yaşanmaması, beden ve ruh bütünlüğünün korunabilmesi için oldukça önemli. Bu nedenle zihinde şekillenen cinsel isteklerin ve arzuların davranışlarla ifade edilmesinin yanında, açık bir iletişimle paylaşılması da gerekiyor.” dedi.

    SUSMAYI TERCİH EDİYORLAR…

    Cinsellikle ilgili yanlış beklentiler ve inançların kadınların cinselliğe karşı tutumunu ve cinsel davranışlarını olumsuz bir şekilde etkilediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. Cebrail Kısa; “Kadının cinsel arzularını ve partnerinden istediklerini ifade etmesinin ahlaksızlık olduğuna inananların oranı yüzde 61‘dir. Yani toplumun önemli bir kısmı hala kadınların cinsel isteklerinin olamayacağına, cinsel yaşama aktif olarak katılım gerçekleştiremeyeceklerine, haz alan, haz veren ve paylaşan taraf olmaması gerektiğine inanıyor . Bu nedenle, kadınlar cinsel istek ve arzularını ifade ederlerse ahlaksız kadın veya kötü kadın olacaklarını ya da reddedileceklerini düşünüyorlar ve bu yüzden susmayı tercih ediyorlarEşinden uzun bir ön sevişme veya oral seks talep eden, banyoda sevişmek veya değişik pozisyonlarda seks yapmak isteyen kadınlar ahlaksız veya kötü değildir Ahlaksız veya kötü kadınlar; ahlak sahibi olmayan, dürüst davranmayan, kötü huylu, evrensel ahlak kabullenmesine karşı gelen kişilerdir. Sonuç olarak, kadınlar cinsel istek ve arzularını partneriyle paylaşamıyorlar, partnerinden isteklerini talep edemiyorlar. Bu durum çiftin cinsel yaşam alanlarının daralmasına, alınabilecek hazların yitirilmesine, kadının kendi idealini yaşayamamasına yol açıyor. Böylece çift zamanla birbirinden soğuyor, tartışmalar artıyor, aile içi şiddet yaşanıyor ve en önemlisi de aldatma oranları yükseliyor.” dedi.

    ERKEK CİNSEL İSTEK VE ARZULARINI İFADE EDERSE “SAPIK” OLMAZ!

    Her ne kadar görünüşte erkeklerin cinsel duygularını, isteklerini ve hislerini açıkça ifade edebildiğine inanılsa da, durum hiç de göründüğü gibi olmadığına değinen CİSED Genel Başkan Yardımcısı Dr. Yasemin Yıldız; “Yapılan araştırmalara göre, erkeklerin akıllarından geçenlerle eyleme döktükleri arasında uyuşmazlık var. Türkiye’de, cinsel arzu beklentilerini dile getiremeyen, getirdiği takdirde “sapık” olarak algılanacağına inanan erkek sayısı yüzde 43oranında. Bu düşüncenin altında yüzyıllık iyi ve kötü ayrımı yatmaktadır. Özellikle kadınlar tarafından da benimsenen bu düşünce erkeklerin cinsel arzularını ifade etmesiyle sapıklık eyleminin aynı derecede tutulmasından kaynaklanıyor.Eşinden erotik masaj yapmasını isteyen, oral seks talep eden, değişik pozisyonlarda seks yapmak isteyen erkekler sapık değildirCinsel sapıklar; çocuklarla, hayvanlarla veya ölülerle seks yapma gibi cinsellik açısından aykırı eğilimleri olan kimselerdir, tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal kişilerdir. Yanlış inanışlar ve kadınların olumsuz tutumları nedeniyle cinsel isteklerini bastırmaya yönelen erkekler, bu tabuya aykırı bir kadın figür gördüklerinde evlilik dışı ilişkilere daha kolay yönelebiliyorlar. Mutsuz oldukları için daha kolay kavga çıkartabiliyorlar ve şiddet uygulayabiliyorlar.Bu nedenle çiftler arasında çıkan tartışmaların, cinsel soğukluğun ve aldatmaların sır gibi saklanan gerçeklerinden biri açık iletişimin olmamasıdır.” dedi.

    PARTNERİNİZE KARŞI AÇIK OLUN!

    Sağlıklı cinsel yaşamın partner ilişkisinin en önemli parçalarından birisi olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör; “Doğası gereği birbirinden farklı olan kadın ve erkeğin cinsel yakınlık ihtiyaçları da birbirinden farklı olabiliyor. Cinsel duygu, düşünce, istek, arzu ve talepler partnerle paylaşılması gereken en önemli bilgilerdir. Çünkü cinsellik; hayatın bir gerçeği, beden ve ruh sağlığının en temel olgularından biridir. Bu nedenle,rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatı olan cinselliğitadabilmek için çiftin her konuda olduğu gibi cinsellikte de birbirine dürüst olması, cinsel arzu ve isteklerini paylaşması gerekiyor.” dedi.

    TEKRAR FLÖRT HAVASINI YAKALAYIN!

    İlişkinin ilk çeyreğinde duyulan romantik kalp atışlarını devam ettirmenin çiftin elinde olduğunu söyleyen CİSED Yönetim Kurulu Üyesi Psikolog Gülüm Bacanak; “Cinsel yaşamın monotonlaşmasının önüne geçebilmek için aşk oyunlarına yer vermek gerekiyor. Aşk yaşamı hareketlendirebilmek için; birlikte duş almak, yatmadan önce seks yapmak, öpüşmek, dokunmak, fantezileri paylaşmak, birlikte aynı anda yatmak, küçük ama baştan çıkarıcı jestler yapmak (erotik masaj, seksi iç çamaşırlarıyla dans etmek, vb.), iletişimi canlı tutmak, baş başa vakit geçirmek, konuşurken sevgi sözcüklerine daha fazla yer vermek çoğunlukla yeterli olacaktır.” dedi.

    İSTEK VE ARZULARINIZI PAYLAŞIN!

    Cinsel istek ve arzuların dile getirilmesiyle ulaşılan cinsel mutluluğun kişinin yaşam kalitesinin en önemli belirleyicilerinden birisi olduğunu söyleyen CİSED Yönetim Kurulu Üyesi Psikolog Kemal Özcan ; “Aşk ve cinsel yakınlık için güçlü bir cinsel özgüven gerekiyor. Özgüvenin sağlanabilmesi için çiftin isteklerini ve problemlerini ertelememesi, tabuların üzerine gitmesi, güçlü ve saydam bir bağ oluşturması, arzu ve isteklerini ya da sorunlarını karşılıklı olarak açık bir şekilde konuşmaktan çekinmemesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, mutlu cinsellik ancak kadın ve erkeğin karşılıklı tatminiyle mümkün oluyor. Ancak her konuda olduğu gibi cinsellikte de problemler çıkabiliyor. Önemli olan bu problemleri dile getirerek çözebilmektir. Bu nedenle, her birey, partnerine mutlubir cinsellikten beklentisinin ne olduğunu açıkça anlatmalı. Bu konuda dikkat edilmesi ve özen gösterilmesi gereken en önemli noktalar; reddedilmeyi göze alarak istek ve arzuları talep etmektalep edilen ve yerine getirilen arzu ve istekleri bir armağan gibi görmek, dünyanın en güzel armağanını almış gibi mutlu olmak ve bunu partnere göstermektir. Ayrıca yerine getirilmeyen istek ve arzular karşısında küsüp, tavır almamak ve karşı tarafı olduğu gibi kabullenebilmek de gerekiyor. Çünkü cinselliğin koşulsuz sevgi ve kabulle yaşananı makbuldür.” dedi.