Etiket: emzirmek

  • Grip Olan Anne Emzirebilir mi?

    Grip Olan Anne Emzirebilir mi?

    Sonbaharın iyiden iyiye kendini göstermeye başlamasıyla grip sezonu da açıldı. Peki, emziren anneler grip salgınına yakalandıklarında ne yapmalılar? Emzirmek hem anne hem de bebek için çok önemli bir süreç. Bu süreçte annenin kendi sağlığını koruması bebeğin sağlığını korumak kadar önemli. Anne sütünün, bebeği her türlü hastalıktan koruduğu ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinen bir gerçekken annelerin grip olduklarında bebeği emzirmeye devam edip etmemesi, akıllarda bir soru işareti bırakabiliyor.

    Emzirmeye Devam

    Bilinenin aksine birçok uzman, annelerin gribe yakalandığında önlemlerini alıp emzirmeye devam etmeleri gerektiğini savunuyor. Anne sütü, içerisinde barındırdığı zengin anti-viral ve anti-bakteriyel maddeler sayesinde bebeği hastalıklardan korumaya yardımcı oluyor. Grip gibi salgın hastalıklar, anne sütünden ziyade havadan damlacık yolu ve yakın temasla bulaşıyor. Bu noktada annelerin önlemlerini alarak bebeği emzirmeye devam etmeleri, ancak yakın temas kurmaktan kaçınmaları şiddetle tavsiye ediliyor. Üstelik annesi grip olduğu halde emzirilmeye devam edilen bebeklerin, üst solunum yollarında oluşan bulaşıcı hastalıklardan korunma şansları da yükseliyor.

    grip_emzirmek

    Alınabilecek Önlemler

    Anneler grip olduklarında hastalığı bebeğe bulaştırmamak için maske kullanabilirler. Özellikle emzirirken maske kullanmaya özen göstermeli ve yarım saatte bir bu maskeyi değiştirmeliler. Göğüs ucunun temiz olduğundan mutlaka emin olmalılar. Maske kullanmadıkları esnada nefeslerini bebekten uzak tutmaları, bebeğin yüzüne hapşırıp öksürmemeleri çok önemli. Aynı zamanda annelerin sık sık ellerini yıkamaları ve içine hapşırıp öksürdükleri mendilleri hemen o an çöpe atmaları gerekiyor. Bu süreçte anne dahil bebeği kimsenin öpmemesi çok önemli. Aynı zamanda hava koşulları ne olursa olsun bebeğin odası dâhil tüm ev, gün içinde birkaç kez havalandırılmalı.

    İlaç Kullanımı

    Emziren annelerin doktorlarına danışmadan ilaç kullanmamaları gerekir. Eğer doktor öneriyorsa bazı ilaçların kullanımı mümkündür. Şayet anne emziremeyecek kadar hasta durumdaysa sütünün göğüs pompası ile biberona sağılması ve bebeğe verilmesi, bebeği hastalıktan korumak için son derece önemli ve gereklidir.

    Annenin Beslenmesi

    Gribe yakalanan anneler, beslenmelerine de çok dikkat etmeli. Emzirdiği için hali hazırda çok fazla sıvı tüketmeye, vitamin ve minerale ihtiyaç duyan anneler bu süreçte gribe yakalandıklarında normal beslenmelerine daha fazla sıvı, bitki çayı ve vitamin eklemeliler. Protein tüketimi süt kalitesi için önem arz ettiğinden asla unutulmamalı. Aynı zamanda anne, bebeği emzirmediği zamanlarda dinleniyor olmalı. Eğer anneler bu süreçte dinlenmezlerse hastalığın süresi uzayabilir ve bu da bebeğe hava yoluyla bulaşma ihtimalini arttırabilir. Kendi sağlığına dikkat eden ve bebeğini emzirmeye devam eden anneler, grip sürecini bebeklerine bulaştırmadan kolayca atlatabilirler.

  • Göğüs büyütme estetiği ameliyat yöntemleri hakkında sık sorulan sorular ve cevapları

    Özelden ve diğer forum sayfalarında sıklıkla rastladığım sorulara yeni bir sayfada cevap vermek istiyorum.

    Çeşitli kaynaklara göre :

    *** Kas üstü yerleşim Planı(subglandular): Bu alana yani hemen meme dokusunun altına yerleştirilecek silikon protez mutlaka anatomik ya da damla olarak tanımladığımız protez olmalıdır. Yuvarlak protezler doğal durmayacaktır.

    Avantajları;

    1. Protez çok çabuk oturur ve doğal görünüm çok kısa bir sürede elde edilir,
    2. Kas altına göre daha küçük protez konarak daha büyük görüntü elde edilebilir,
    3. Ameliyat sonrası ağrı daha az olur ve ağrılı dönem daha kısa sürer,

    Dezavantajları;

    1. Protez meme dokusu gibi davrandığından zaman içinde memede sarkma görülür.
    2. Meme dokusu az olanlarda zamanla protez hissedilir, kenarları belirginleşir, görünür hale gelir.
    3. Kapsüler kontraktur dediğimiz silikon proteze karşı gelişen reaksiyon daha fazla sıklıkla görülür.
    4. Bu plana ulaşım sadece meme başı veya meme altından yapılan kesi iledir.

    Yuvarlak silikonların kas üstü plana kullanılması estetik olmayan neticeler ortaya çıkarabilir. Ancak şu da bir gerçektir ki; kas üstü protez yerleştirmenin meme başında his kaybı yapma ihtimali daha yüksektir.

    *** Kas Zarı Altı ( subfasyal ) yerleşim planı;

    Bu plan hem bazı kas altı yerleşim planı avantajlarına, hemde meme dokusu altı yerleşim planı avantajlarına sahiptir. Kas zarı ince bir zar olmasına rağmen oldukça sert ve kolay genişlemeyen bir yapıdır. Bu nedenle protezin farkedilmesini önlediği gibi memenin sarkmasına da neden olmaz. Protezin sarkmaya katkısının en az olması için kas üstü protezlerde en iyi yerleşim alanı kas fasyasının yani kası örten zarın altıdır. Kas fasyası altına konan protezlerde kapsul kontraktürü görülme sıklığı da daha azdır.

    Kas zarının altına silikon yerleştirme ameliyatını (subfasyal meme büyütme) tercih etmemizin nedeni ameliyat sırasında kas zarının altında ilerlerken özellikle meme başının duyusu için önemli olan 4. kaburgalar arası mesafeden gelen siniri koruyor olduğumuzdur. Böylece meme başının duyusunu sağlayan sinir zarar görmemiş olur.

    Bu planın dezavantajı, buraya konacak silikon protezler sadece meme başı ya da meme altı kesisi ile konabilir.

    *** Kas Altı( subpektoral ) yerleşim planı;

    Avantajları;

    1- Meme dokusu hiç yok denecek kadar az olanlarda bile protezin farkedilmesi zordur,
    2- Kapsuler kontraktürün görülme olasılığı en az olan yerleşim planıdır.
    3- Memenin sarkmasına neden olmaz,
    3- Koltuk altından yapılan 1,5 cm’ lik kesiden bu plana protez koymak ve memede hiç iz oluşturmamak mümkündür.

    Dezavantajları;

    1- Operasyon sonrası daha ağrılıdır ve ağrılı dönem daha uzundur,
    2- Kol hareketleri memenin görünümünü daha fazla etkiler,
    3- Silikon protezin ve memenin oturması ve doğal görüntünün oluşması için belli bir süre geçmesi gerekir.

    Kas altı plan ise klasik kas altı plan ve dual plane(çift plan) olarak iki başlıkta incelenebilir. Aslında anatomik olarak klasik kas altı plana silikon yerleştirme de silikonun tüm yüzeyini kas dokusunun örttüğü söylenemez. Çünkü kas yelpaze şeklinde yukarıdan aşağıya uzanım gösterir ve dış yan bölümünü meme bezi ve yağ dokusu örter. Ancak klasik kas altı protez uygulamasında kasın kasılma hareketi ve silikona olan baskı ile silikon protezin yer değiştirme ihtimali vardır.

    Sarkmış memeler için ise kas altı plana protezin konulması gene çift meme görüntüsünün oluşmasına neden olabilir.

    *** Dual Plan;

    Dual plane tekniğinde ise kas tabandan göğüs orta hattına kadar ayrıştırılarak kasın yukarı yönde serbestleşmesi sağlanır. Bu teknik sadece klasik kas altı plan tekniğine ait dezavantajları ortadan kaldırmaz aynı zamanda meme alt bölümünün yukarı yönde serbestleşen kas dokusu ile yukarıya çıkmasını(yani dikleştirme etkisi sağlaması) sağlar. Teknik seçenekler oldukça kısıtlıdır. Diğer kısıtlayıcı tarafıda bu yöntemin damla silikon için elverişli olmayışıdır. Çünkü damla silikonun dolgun alt kenarlarını göğüs alt kenarlarına denk getirmek zordur ve mümkün olmayabilir. Bu nedenle yuvarlak silikonlar tercih edilir.

    Devamı için tıklayın

    Meme Estetiği

    1.Meme küçültme ameliyatı nasıl yapılır ?
    2.Meme büyütme ameliyatı nasıl yapılır ?
    3.Göğüslerime silikon taktırdığım belli olur mu ?
    4.Erkeklerde meme küçültme ameliyatı nasıl yapılır ?
    5.Memedeki sarkıklık nasıl giderilebilir ?

  • Hamileyken Fazla Et  Kısırlığa, Az Karbonhidrat Şişmanlığa Sebep Oluyor !

    Hamileyken Fazla Et Kısırlığa, Az Karbonhidrat Şişmanlığa Sebep Oluyor !

    Hamilelik döneminde fazla miktarda kırmızı et tüketmek doğacak erkek çocukta sperm kalite sorunu, yetersiz düzeyde karbonhidrat tüketmek ise şişmanlık, şeker hastalığı gibi riskler yaşanması ihtimallerini artıyor. Bahçeci Sağlık Grubu doktorlarından Aile Hekimi Dr. Murat Berksoy hamilelik döneminde annenin aldığı besinlerin bebeğin ileriki hayatında ayrıca Alzheimer, kalp, şeker, infertilite gibi hastalılıklara sebep olabildiğini söyledi.

    Anne adaylarının hamilelik sürecindeki beslenmesi, bebeklerinin DNA’sında önemli değişiklikler oluşturduğu için tüm yaşamını olumsuz etkiliyor. Bahçeci Sağlık Grubu doktorlarından Aile Hekimi Dr. Murat Berksoy hamilelik süresinde yanlış beslenen, ağır metaller, kimyasal ve biyolojik toksinlere maruz kalan anne adayının bebeğinde, ileriki yaşlarda yüksek tansiyon, şeker, kalp-damar hastalığının yanısıra zeka geriliği, otizm ve davranış bozukluğu gibi sorunlar yaşanabileceğini söyledi.

    Ayrıca anne hamileyken çok fazla kırmızı et tüketirse, bebek erkek ise, bunun gelecekte sperm sayısını olumsuz yönde etkileyebileceğini söyleyen Dr. Berksoy, ‘’Çevresel kimyasal kirleticilerden PCB poliklorine bifeniller, dioksinler, kurşun, civa, bisfenol A ve perstisitler gibi endokrin bozucular çocuklarda işitme ve konuşma bozukluklarına, eğitimde başarısızlığın yanında gebelik sırasında benzer durumlara maruz kalındığında ise ileriki yıllarda bebeğin üreme sorunlarıyla karşılaşma olasılığını arttırmaktadır. Anne hamile iken çok kırmızı et tüketirse, bebek erkek ise, bu gelecekte sperm sayısını olumsuz yönde etkileyebilir. Hamileyken yetersiz düzeyde karbonhidrat tüketmek ise bebeğin genlerinde bazı unsurların değişmesine yol açıyor. Bu bebekler, yaşamlarının ileriki aşamalarında daha çok kilo alıyor. Yani anne adayı yetersiz karbonhidratlı bir beslenmeye geçerse, çocuğunun kilo alma riskini artırıyor. Anne karnındayken çocuk yetersiz beslenirse, çocuk ileride şişmanlık, şeker hastalığı gibi risklerle karşılaşabiliyor. Bu nedenle özellikle hamile kadınların beslenme ve yaşam tarzları konusunda daha bilinçli davranması gerekir’’ dedi.

    Anne Bebeğinin Genlerini Nasıl Etkiler?

    Uzmanların teorisine göre, anne karnında gelişimini sürdüren bebek, dünyaya geldiğinde karşılaşacağı ortama hazırlıklı olmaya çalışıyor ve DNA’sında buna göre değişiklikler oluyor. Dr. Murat Berksoy, karbonhidratı yetersiz bir ortamda gelişen bebeğin yeterli besin olmadığı varsayımıyla vücudunu depolamaya programladığını belirterek, şunları söyledi: ‘’ Daha önce hayvanlarda yapılan çalışmalarda da beslenmenin gen işlevlerinde değişiklik yaratabildiği belirlenmişti. Buna, Epigenetik değişim deniyor. Bu alana eğilen uzmanlar ise çevre ile genlerin nasıl bir etkileşim içinde olduğunu anlamaya çalışıyor. Annenin aldığı besinler ve diğer etkenler bebeğin hayatında Alzheimer, kalp, şeker, infertilite gibi hastalılıklara sebep olabiliyor. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin D vitamini, iyot, Omega 3, B12 vitamini, folik asit, A vitamini ve demir eksikliklerinin giderilmesi büyük önem taşıyor.’’

    Dr. Murat Berksoy Epigenetik değişimlerin kısmen de olsa yaşamın ilk dönemleri ile daha sonraki hastalıklar arasında bağlantı oluşturduğuna ilişkin önemli kanıtlar olduğunu belirterek, kadınların gelecek nesillerin sağlığını iyileştirebilmek için beslenme konusunda daha fazla desteğe ihtiyacı olduğunu sözlerine ekledi.

    Erkeklerde Kısırlık
    1. Erkeklerde kısırlık hangi sebeplerden olur?
    2. Erkeklerde kısırlık nasıl tedavi edilir?
    3. Erkeklerde kısırlık nasıl tespit edilir?
    4. Erkeklerde kısırlıktan nasıl emin olunur?
    5. Genetik faktörler erkeklerde kısırlığa neden olabilir mi?
    6. Erkeklerde kısırlığın nedeninin belirlenemediği durumlar nelerdir?
    7. Sigara kullanımı erkeklerde kısırlık riskini artırır mı?
    8. Erkeklerde kısırlığın yaş ile ilişkisi var mı?
    9. Alkol kullanımı erkeklerde kısırlık riskini artırır mı?