Etiket: emziren anneler

  • Anne Sütünü Arttıran Sütlü Kimyon Çayı Tarifi

    Anne sütünü arttırmak için lezzetli doğal ve pratik çözüm: Anne sütünü arttıran sütlü kimyon çayı tarifi ile emziren anneler için çay tarifi…

    Merhaba sevgili okurlar! Bugün sizlere anne sütünü arttırmada doğal bir destek olarak tercih edebileceğiniz harika bir içecekten bahsedeceğim: Sütlü Kimyon Çayı! Bebeğinizi emzirirken yaşadığınız süt üretimi endişelerine son vermek ve sağlıklı bir emzirme deneyimi yaşamak için bu pratik çözümü mutlaka değerlendirmelisiniz.

    Anne Sütünü Arttıran Sütlü Kimyon Çayı

    Anne olmanın en özel deneyimlerinden biri, bebeğinizi emzirme sürecidir. Ancak, bazen anne sütü üretiminde yaşanan zorluklar ve endişeler, bu sürecin keyfini çıkarmanıza engel olabilir. İşte tam da bu noktada, doğanın bize sunduğu harika bir çözüm var: kimyon çayı. Kimyon, yemeklere lezzet katan bir baharat olmanın ötesinde, anne sütünü arttırmada da doğal bir destek sağlayabilir. Bu yazıda, anne sütünü arttırmak için neden kimyon çayını tercih etmeniz gerektiğini ve nasıl hazırlayabileceğinizi keşfedeceksiniz. Doğal ve etkili bir çözüm arayışındaysanız, okumaya devam edin – çünkü sizi sağlıklı bir emzirme deneyiminin kapılarını aralayacak bilgilerle buluşturacağız.

    Kimyon Nedir?

    Kimyon, hem yemeklere lezzet katan hem de sağlık açısından birçok fayda sunan bir baharattır. Pek çok kültürde yemeklerden çaylara, tıbbi tedavilerden güzellik maskelerine kadar geniş bir kullanım yelpazesi bulunmaktadır. Anne sütü arttırma konusundaki etkileri de son zamanlarda sıkça araştırılmaktadır.

    Kimyonun Anne Sütü Üzerindeki Etkileri

    Kimyonun içeriğinde bulunan fitokimyasallar ve uçucu yağlar, anne sütünü arttırmada olumlu etkiler gösterebilir. Araştırmalar, kimyonun prolaktin hormonunu artırabileceğini ve bu hormonun anne sütü üretimini uyarıcı et

    Anne Sütünü Arttıran Sütlü Kimyon Çayı Tarifi
    Anne Sütünü Arttıran Sütlü Kimyon Çayı Tarifi

    kisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca sindirimi düzenlemesi ve vücuttaki sıvı dengesini desteklemesi de anne sağlığına pozitif katkı sağlayarak süt üretimini olumlu yönde etkileyebilir.

    Anne Sütünü Arttıran Sütlü Kimyon Çayı Tarifi

    İşte size kolayca hazırlayabileceğiniz basit bir kimyon çayı tarifi:

    Malzemeler:

    • 1 tatlı kaşığı kimyon tohumu
    • Bir bardak süt
    Anne Sütünü Arttıran Sütlü Kimyon Çayı Tarifi
    Anne Sütünü Arttıran Sütlü Kimyon Çayı Tarifi

    Hazırlık:

    1. Tavada bir tatlı kaşığı kimyon tohumunu kavurun.
    2. Soğuduktan sonra, ince bir toz haline getirmek için bir karıştırıcıda öğütün.
    3. Bir bardak sıcak sütün içine yarım çay kaşığı kimyon tozu ekleyip her sabah ve akşam için.

    Not: Hamilelik sürecinde iseniz veya herhangi bir sağlık sorununuz varsa, öncesinde mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

    Sonuç Olarak Anne sütü üretimi konusunda yaşadığınız endişeleri hafifletmek ve bebek beslenmesini daha rahat bir deneyime dönüştürmek için kimyon çayını denemek harika bir seçenek olabilir. Ancak unutmayın ki her bireyin vücut yapısı farklıdır, bu nedenle etkiler bireysel olarak değişebilir. Eğer süt üretimi konusunda ciddi bir sorun yaşanıyorsa, bir uzmana danışmanız önemlidir.

    Umuyorum ki bu yazı anne sütü konusundaki doğal destekler hakkında size faydalı bilgiler sunabilmiştir. Sağlıklı günler dileriz!

    Kimyonun Faydaları Nelerdir? Kimyon Çayı Nasıl Yapılır?

  • Emziren Anneler Nasıl Beslenmeli?

    Emziren Anneler Nasıl Beslenmeli?

    Hamilelik öncesi olduğu gibi hamilelik sonrası da özellikle emzirme dönemi beslenme dikkat edilmelidir. Emziren anne ne yemelidir diyorsanız sizlere listesini paylaşacağız..

    Gebelikte sağlıklı bir beslenme programı uygulamak çok mühimdir. Ayrıca bebek doğduktan sonra yeni annelerin, emziren annelerin yeterli ve dengeli beslenmesi de annenin ve bebeğin sağlığı için zaruri bir durumdur.

    Doğumdan sonra bedenin kendini toparlamaya, güçlenmeye ihtiyacı vardır. Emziren annelerin diyeti sağlıklı ve yararlı gıdalardan oluşursa, annenin süt üretimi artar, lohusalık süreci daha çabuk atlatılır. Emzirme süresi kadınların insiyatifindedir. Tavsiye edilen en az 6 ay bebeği yalnız anne sütü ile beslemektir. Emzirme, bebeğin 2 yaşını da geçmemelidir.

    Yeni Doğum Yapan Anne Ne Yemelidir?

    Emzirme döneminde olan annelerin beslenmelerinde dikkat etmeleri gerekenlerden bazıları şunlardır:

    • Omega 3 kaynağı olduğu için haftada en az 2 kere balık tüketmelilerdir. Taze olması gerektiği gibi; ızgara, buğulama veya fırında da yapmayı tercih edebilirler.
    • Protein kaynağı olduğu için her gün 1 adet yumurta tüketmelilerdir. Haşlanmış bir şekilde yiyebilecekleri gibi omlet veya menemen olarak da yiyebilirler.
    • Protein ve kalsiyum ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her gün en az bir bardak süt içmelilerdir. Gaz şikayetleri olduğu takdirde laktozsuz süt tercih etmelilerdir.
    • Her öğün mutlaka ekmek, makarna ya da pilav gibi tahıllı ürün tüketmelilerdir.
    • Haftada en az 2 gün kuru baklagil tüketmelilerdir. Bitkisel protein alabilmek adına bu önemlidir.
    • D vitamini almalılardır.
    • Bebeğe de geçebilmesi amacı ile iyotlu tuzu tükettikleri yiyeceklerde kullanmalılardır.

    Emzirme Sürecinde Beslenme Neden Önemlidir?

    Emzirme sürecinde beslenmenin önemli olmasının 2 nedeni şunlardır:

    • Annenin sağlığını dengede tutabilmek
    • Bebeğin büyümesinin ve gelişiminin sorunsuz olabilmesi için anne sütünün yeterli ve verimli olmasını sağlamak

    Emziren Annenin Kalori İhtiyacı Ne Kadardır?

    Emziren annenin gün içerisinde alması gereken kalori miktarına ek olarak 700 kalori daha alması gerekmektedir. Bunun 200’ü gebelik dönemindeki besin deposundan karşılandığı için; emziren annelerin kilo vermesi daha kolaydır. 500 kalorisi ise annenin aldığı besinlerden gelir.

    Emzirme Dönemi Beslenme Listesi Nasıl Olmalı?

    emzirme dönemi beslenme
    emzirme dönemi beslenme

    Yumurta

    Yumurta zengin amino asit içeriği ile müthiş bir protein kaynağıdır.
    Bu yararlı gıda emzirme döneminde kendinize ve bebeğinize bakabilmek için size yeterli enerji ve kuvveti sağlayacaktır. Ayrıca yumurtanın içerisinden bulunan kolik bebeğin hafıza merkezlerinin inşaası için büyük rol oynar, güçlü hafızalı bebek için yumurtayı kahvaltınızdan eksik etmeyin. Haşlanmış olarak, omlet olarak veya yağda kızarmış şekilde tüketebilirsiniz.

    emziren anneler nasıl beslenmeli
    emziren anneler nasıl beslenmeli

    Badem

    Badem E vitamini ve diğer esansiyel yağlar ile bebeğinizin kemik gelişimi, sağlıklı büyümesi için oldukça önemli bir gıdadır. Bademde bulunan omega-3 yağ asitleri aynı zamanda süt üretimini artırmaya yardımcıdır.
    Bu sağlıklı yiyecek ayrıca, kemik ve dişler için zaruri besin olan protein ve kalsiyumu da içerir. Dilerseniz Anne Sütünü Artıran Yiyecekler resimli makalemiz için tıklayınız 

    emziren anneler nasıl beslenmeli
    emziren anneler nasıl beslenmeli

    Esmer Pirinç

    Kahverengi pirinç tam tahıllı yapısı, yüksek karbonhidrat içeriği ile oldukça
    sağlıklı ve faydalı bir gıdadır, emziren annelerin diyeti muhakkak yer almalıdır. Esmer pirinç enerjinizi yüksek tutar ve kan şekerinizi düzenler.
    Bunlara ilaveten bu müthiş gıda, beyaz pirinçten daha fazla lif ve besin değerleri içerir. Anne sütü oranını ve kalitesini artırır. Esmer pirinci yapmadan önce, birkaç saat boyunca bu tahılı suda tutun. Böylece sindirimi daha kolay olacak ve bitki daha besleyici hale gelecektir.

    emziren annelerin beslenmesi
    emziren annelerin beslenmesi

    Yulaf


    Yulaf en popüler laktojenik gıdalardan biridir. Bu doğal tam tahıllı yiyecek, yüksek lifli yapısıyla kolayca sindirilebilir. Doğum sonrası çok yaygın bir durum olan kabızlıktan muzdarip yeni anneler için oldukça yararlıdır.
    İçeriğindeki zengin demir özleri ile, yeni doğum yapmış kadınların genelinde görülen kansızlıkla mücadelede etkin rol oynar. Bunlara ilaveten yulaf, anne sütünü artıran da bir bitkidir. Sabah kahvaltılarınızda sütlü meyveli yulaf gevreği ile veya hamur işlerinizi bu tahılla yaparak yulafdan faydalanabilirsiniz.

    emziren annelerin beslenmesi
    emziren annelerin beslenmesi

    Ispanak

    Tüm yeşil yapraklı sebzeler emziren anneler için çok yararlıdı fakat ıspanağın yeri daha başkadır. Yüksek A vitamini içeriği ile sizin ve bebeğiniz için eşi bulunmaz bir gıdadır. Ayrıca, ıspanağın içerisinde yer alan folik asit özler demir içeriği sayesinde, doğum sırasında çok kaynak kaybetmiş annenin bedeninin tekrar kan hücresi üretmesinde oldukça etkilidir. Ispanak, kemik, kıkırdak ve kolajen oluşumuna yardımcı olan manganez içerir. Bu bitki yüksek kalsiyum ve C vitamini kaynağıdır.

    emzirme dönemi beslenme
    emzirme dönemi beslenme

    Süt

    Süt yeni annelerin beslenmesinde oldukça mühim yer tutar.
    Süt içmek anne sütü oranını artırır. Bu yararlı gıda ayrıca, D ve B vitamini gibi temel besin değerlerinden bolca içerir. Tüm bunlara ilaveten sütteki kalsiyum emzirme yolu ile bebekten anneye geçer ve böylece bebeğin kemik gelişimine etki eder. Süt, yüksek su içeriği ile cildinizi içten nemlendirir.

  • Emzirmenin Anneye Faydaları Nelerdir? Emzirmek Zayıflatır Mı?

    Emzirmenin Anneye Faydaları Nelerdir? Emzirmek Zayıflatır Mı?

    Doğumun etkilerini hızlı şekilde geçiren, hızlı toparlanma ve iyileşme sağlayan emzirme, kilo vermede de oldukça etkilidir. Hamilelik boyunca alınan fazla kilolar, emziren annelerde daha hızlı şekilde verilmektedir. Vücutta depo edilen yağlar hızla yakılır ve emzirme ile kısa sürede ideal kiloya dönüş sağlanır.

    Emziren Annelerin Avantajları

    Normal doğum yapan annelerde, emzirme ile rahmin toparlanması daha hızlı şekilde sağlanır. Uterus, hamilelik boyunca şekil değiştirir ve oldukça genişler. Involution olarak nitelendirilen süreçte, oksitosin hormonu fazlasıyla salgılanarak uterusun normal şekilde büyümesini sağlar.

    Oksitosin hormonu, emzirme dönemi boyunca salgılanır. Oksitosinin fazla olması, rahmin normal yapısına dönmesini destekler. Kanama azaltılır ve rahim çalışarak, hızlı toparlanma sağlanır.

    Emzirmenin Anneye Faydaları Nelerdir? Emzirmek Zayıflatır Mı? | 1

    Emzirmenin faydaları anneye, hızlı kilo verme olarak yansır. Kolay ve hızlı şekilde verilen kilolar, vücutta salgılanan hormonlar sayesinde gerçekleşir. Yağ depolama sistemi, hormonal değişikliklerle farklılık gösterir. Anne bedeni, bebeğe süt üretmek ve fazla kiloların verilmesi için ideal seviyelerde hormon salgılamaya devam eder.

    İlk 3 aydan itibaren zayıflama sağlanır. Bazı annelerde ise ilk 3 aya kadar kiloların büyük kısmı daha hızlı verilir.

    Emziren annelere özel bilgiler Tıklayın !

    Emzirme dönemi ve beslenme Nasıl Olmalı? 

    Emzirmek ya da emzirmemek Tıklayın !

    Anne sütü nasıl arttırılır? Tıklayın !

  • Doğum Sonrası Forma Girme Rehberi

    Doğum Sonrası Forma Girme Rehberi

    Hamilelik dönemi boyunca 8 ile 12 kilo arası kilo alımının normal bir durum olduğunu belirten uzmanlar, doğum sonrası kilo vermek, spora başlamak ve sağlıklı beslenmek için yapılması gerekenler hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. İşte doğum sonrası forma girme rehberi…

    Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökçe Günbey, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Remzi Aydın ve Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın, “Doğum Sonrası Kilo Verme” hakkında merak edilen soruları yanıtladı.

    Hamilelik döneminde kilo alma oranı ne olmalıdır?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Klasik olarak “hamilelik dönemi boyunca 8 ile 12 kilo alımı normaldir” dense de, Her kadının hamilelik öncesi kilosu, metabolizması ve risk faktörleri farklı olduğundan standart bir limit koymak doğru değildir. Her kadın için bireysel olarak hesaplanmalıdır. Örneğin gebelik öncesi 90 kg olan ve şeker hastalığı riski taşıyan bir gebe için bu 6 – 9 kg olabileceği gibi, çok zayıf hamile kalan için 15 – 17 kilo bile sorun olmayabilir.

    Doğum sonrasında hastaların kilolarıyla ilgili saplantıları oluyor mu?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Kadınların tabii ki fiziksel görünümleri ve kiloları ile ilgili kaygıları her zaman vardır ve olmalıdır da! Bu kendi vücudunu beğenme duygusunu beraberinde getirir. Bununla beraber gebelik döneminin çok özel ve geçici bir dönem olduğu akıldan çıkarılmamalıdır ve bu dönemde klasik güzellik ölçütlerinin geçerli olamayacağı bilinmelidir. Unutulmamalıdır ki bu dönem geçicidir ve bu dönemin sonunda çifti büyük bir ödül beklemektedir!

    Doğumun hemen sonrasında zayıflamaya başlamak kadını nasıl etkiler?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Doğumla beraber 4-6 kg arasında kilo kaybedildikten sonra, eğer doğru bir beslenme rejimi uygulanırsa düzenli bir şekilde ayda 1- 2 kg arasında verilebilir. Unutulmamalıdır ki çok az kalori almak hem loğusa sağlığı için zararlı olabilir, hem de sütün azalmasına yol açabilir.

    Annenin doğumun hemen sonrası düşük kalorili diyetler yapması doğru mudur?

    Uz. Dr. Gökçe Günbey: Yeterli ve dengeli beslenme ile anne hem kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılamakta, hem de bebeğinin fizyolojik ve psikolojik açıdan gereksinimi olan anne sütünün yeterli miktarda üretilmesini sağlamaktadır. Bu dönemde annenin hem kendi sağlığı, hem de bebeğinin sağlığı açısından daha çok enerji, protein, vitamin ve mineral alması gerekmektedir.

    Emziren annelerin, emzirme dönemi boyunca günlük enerji gereksinimlerine en az 500 kalori ilave edilmesi gerekmektedir. Gebelik döneminde normalden fazla kilo alan ve gebelik öncesinde de fazla kilolu olan annelerin emzirme döneminde vitamin ve mineral alımına dikkat ederek ayda 2 kilo kadar zayıflamasında bir sakınca olmadığı ve bunun süt üretimini olumsuz etkilemediği bildirilmektedir.

    Ancak emzirmenin herhangi bir döneminde günde 1500 kaloriden daha düşük diyetler asla uygulanmamalıdır. Bu seviyenin altındaki enerji alımlarının süt üretimini bozmasının yanı sıra diğer besin ögelerinde de yetersizliğe yol açabileceği bilinmektedir.

    Annenin beslenmesi sütün kalitesini etkiler mi?

    Uz. Dr. Gökçe Günbey: Anne sütünün kalitesi annenin yediği gıdalardan direkt olarak etkilenmemekle birlikte, sütün miktarı annenin aldığı sıvı gıdalarla ilişki gösterebilmektedir. Anne sütünün % 80’den fazlası sudan oluşmaktadır. Bu nedenle süt miktarının yeterli olabilmesi için annenin günde en az 3 litre sıvı gıda alması gerekmektedir.

    Vejetaryen diyet ile beslenen annelerde protein ve bazı vitamin eksiklikleri görülebilmekte, bu eksiklikler takviye edilmediğinde bebekte de eksikliklere yol açabilmektedir. Ayrıca annenin diyetinin kalsiyumdan fakir olması durumunda, kalsiyum anne kemiğinden alınıp süt üretimine katılmaktadır. Bu durum hem anneyi, hem de bebeğin gelişimini olumsuz olarak etkilemektedir. Emzirme döneminde annenin iyot gereksinimi de normale göre artış göstermektedir. Özellikle guatr vakalarının fazla görüldüğü bölgelerde, bebekte ve annede eksiklik olmaması için iyot gereksinimi mutlaka karşılanmalıdır. Sonuç olarak diyebiliriz ki; vitamin, mineral, protein, yağ ve karbonhidratlardan oluşan yeterli ve dengeli beslenme hem anne, hem de bebek sağlığı açısından vazgeçilmezdir.

    Doğum yapan anneler fazla kilolarını ne zaman vermeye başlayabilir?

    Dyt. Şefika Aydın: Anne sütü alan çocuk ilk 3-4 ayda normal bir gelişim göstermektedir. Dört aydan sonra büyüme hızı yavaşlamaya başlamaktadır. 6. aydan sonra da ek besin verilmeye başlanmaktadır. Ülkemizde annelerin çoğunlukla çocuklarını 1,5- 2 yaşına kadar emzirdikleri bilinmektedir. Gebeliğinde fazla kilo alan anneler hamileliğin ilk 4 ayını atlattıktan sonra toparlanma dönemi sonrası diyet yapmaya başlayabilirler.

    Kiloları ne kadar sürede vermeliler?

    Dyt. Şefika Aydın: Yapılan çalışmalarda hamilelik sonrasında haftalık 0.5kg kilo kaybı annenin gereksinimlerini azaltmamakta ve süte her hangi bir etkide bulunmamaktadır. Annenin aylık vermesi uygun görülen kilo 2’dir. Toplam süreç annenin fazla kilosuna bağlıdır. Gebeliğinde 15 kilonun üzerinde alan anne ile gebelik döneminde 9-12 kg alan annenin kalan kilosunu verme süresi kişiden kişiye değişmektedir. Fakat fazla kilolarda süreci daha uzuna yaymak kiloyu korumanın en önemli adımıdır. Hızlı verilen kilo annede kas kaybına sebep olur.

    Yorgunluk, baş ağrısı, kan şekerinin düşmesi, stres, ağız kokusu kemik minerilizasyonunda azalma gibi birçok sağlık problemleri oluşturmaktadır.

    “Emzirmek” forma girmek için etkili midir?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Emzirmek eylemi anne için yoğun bir metabolizma artışı demektir. Bu hem bebeğe verilecek sütün içindeki maddelerin kalorisi, hem de emzirme eylemi için harcanan kalori demektir. Bu kalori harcamaları tabii ki annenin forma girişini hızlandırabilir. Sadece dikkat edilecek nokta anne sütünü çoğaltabilmek için bilinçsizce kalori alışında artışa yol açmamaktır. Yoksa süt verildiği sürece forma girmek bir yana daha da fazla kilo alımına yol açılabilir.

    Doğumdan ne kadar sonra spora başlanabilir?

    Op. Dr. Remzi Aydın: Normal doğum sonrası eğer dikiş yoksa 1. hafta sonrası spora başlanabilir.Ama annenin yoğun bir süt üretim ve yeniden yapılanma döneminden geçtiği ve çok yorgun olabileceği düşünüldüğünde ilk haftalar, günde sadece 15 dk..kadar kısa tutulabilir ve sadece karın ve kaça eklemleri ile ilgili egzersizlerle sınırlı tutulmalıdır. Çok güncel olan “Pilates” türü egzersizlerin hafif ve zorlamasız türleri özellikle faydalı olabilir. Buradaki asıl amaç bel ve kalça etrafındaki kasların forma sokulmasıdır. Sezaryen sonrası ise egzersizlere 3. haftanın sonrası başlanılmalı,6.haftanın sonrası aerobik, kalori harcamasını hızlandıracak egzersizlerle desteklenmelidir.

    Emziren annelere beslenme açısından önerileriniz nelerdir?

    Dyt: Sefika Aydın: Emziren anneler aşağıdaki önerilerimizi dikkate almalıdırlar.

    – Doğumdan sonra bebek emzirilirken gebelik öncesi döneme göre daha fazla sıvı besin alınmalıdır. Emziklilikte su metabolizmasında artış vardır. Alınan su süt salgılanmasıyla, metabolik su ise artan yiyecek alımıyla artmaktadır. Süt miktarının değişmemesi için annenin sıvı alımını arttırmak gerekir. Günlük alınan toplam sıvı miktarı yaklaşık 3000 ml olmalıdır. Bu miktar pratik ölçüler ile 12 su bardağı su, süt, ayran, hoşaf, komposto, limonata, şerbet, meyve suları şeklinde önerilmelidir. Çay, kahve gibi içeceklerin süt verimini azalttığı bilinmektedir

    – Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir belirtilen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.

    – Her gün 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagil yenilmelidir.

    – Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karışımı yemekleri, portakal, mandalina, domates, maydanoz, yeşil biber, taze soğan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir. Bireysel özelliklere göre gaz yapıcı besinler çıkartılabilir.

    – Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün olmalıdır.

    – Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar tüketilmemelidir.

    – D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emzikli anne güneşlenmeye özen göstermelidir.

    – Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerde yeterince alınmayan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanılması ile anne sütünden bebeğe geçer.

    – Kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Ağırlık kontrolü de yapılarak bu besinler tüketilebilir.

    – Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çayı kuşluk, ikindi gibi öğün aralarında, yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, çaylara limon suyu eklenmelidir. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.

    – Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.

    – Pekmez kan yapıcıdır, şeker boş enerji kaynağıdır. Şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden birisidir.

    Emzirmenin Yararları Nelerdir ?

  • Doğum sonrası beslenmenin 11 püf noktası

    Hem emziren annenin hem de bebeğin sağlığı açısından dengeli ve yeterli beslenme büyük önem taşıyor.


    Doğum sonrasında annenin aklına gelen en önemli sorulardan biri, fazla kilolardan nasıl kurtulacağıdır. “Lohusalık döneminde kilolarınızı dert edinmeyin” diyen Diyetisyen Ayşe Korkmaz, emziren annelerin hem kendilerinin hem de bebeklerinin sağlıklarını ön planda tutması gerektiğini söyledi ve kadınlara doğum sonrası doğru beslenme ile ilgili ipuçları verdi:

    Öncelikle emzirmenin yoğun olduğu ilk 6 ayda kilo vermek için hiçbir zayıflama diyeti uygulamayın.

    Özellikle yağlı yemekler yapmaktan kaçının, unlu ve şekerli gıdaları çok fazla tüketmemeye çalışın. Daha çok ızgara veya buharda pişirme yöntemlerini kullanın. “Sütüm olacak” diye kilolarca tatlı yemenize gerek yok. Çünkü şeker ve şekerli besinler sütünüzü artırmaz. Aspirin bile olsa, doktorunuza başvurmadan ilaç almamalısınız. Bunlar sütünüze geçebilir.

    EMZİRMEK KİLO VERMENİN EN ETKİLİ YOLU

    Bebeğinizi emzirmek kilo vermenizi kolaylaştıran en etkili yöntemdir. Çünkü emzirme sırasında bazal metabolizma hızı denilen vücudun harcadığı enerji, normal dönemden daha fazladır. Bu nedenle, bu dönemde uygulanan sağlıklı bir beslenme programı ile hem kilo vermek kolaylaşıyor hem de bebeğinizi daha kaliteli sütle beslemiş olursunuz. İlk maddesi emzirmek olan bu 11 maddelik listemiz ise beslenmenizdeki yeni düzenlemeler için size yol gösterici olabilir:

    1-KALORİYE DİKKAT

    Şu anda her lokmanız bir zamanlar içinizde gelişmekte olan bebeğinizle paylaştığınız kadar önemli olmasa da, besin seçiminiz süt kaliteniz açısından önem taşımaktadır. Özellikle yeni bir anne olarak çok daha fazla enerjiye ihtiyacınız olacak. Bu nedenle eğer emziriyorsanız hamilelik öncesi ağırlığınızı korumak için almanız gereken kalori miktarına günde 400 ile 500 ekstra kalori eklemeniz gerekiyor.

    2- PROTEİNLER BESLENMENİN YAPI TAŞLARI

    Enerjinin yüzde 15’i proteinlerden gelmelidir. Et, tavuk, balık, yumurta ve kurubaklagiller proteinler zengin olan besinlerdir. Ayrıca bu besinler B grubu vitaminleri, demir ve çinko açısından da zengindir.

    3-KALSİYUM GELECEK İÇİN ÖNEMLİ

    Bu dönemde kalsiyum ihtiyacınızı tam anlamıyla karşılamak en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biridir. Günlük beslenme içerisinde 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmek yeterli olacaktır.  Kilo kontrolü açısından az yağlı olanları tercih edebilirsiniz.


    4-DOĞAL VİTAMİN KAYNAKLARI SEBZE VE MEYVELER

    Meyve ve sebzelerde hayati önem taşıyan vitaminler ve mineraller bulunur. Her öğünde mutlaka sebzeve meyve tüketmeye çalışın. Pişirme şekli vitamin ve mineral içerikleri üzerinde etkilidir. Bu nedenle sebzeler önce yıkanıp sonra mümkün olduğu kadar büyük parçalar şeklinde pişirilmelidir.

    5-DEMİR AÇIĞINI TELAFİ EDİN

    Vücuttaki demir eksikliği hamilelik döneminde birçok kadının karşısına çözülmesi gereken bir sorun olarak çıkar. Bunun için hamilelikte demir ihtiyacına yönelik beslenmenin yanı sıra doktorun önerdiği şekilde dışarıdan demir takviyesi yapılır. Çünkü hamileliğin ikinci yarısında bebeğiniz, demir depolarını oluştururken sizin demir depolarınızdan yararlanır. Bu nedenle, doğum sonrasında da devam eden demir eksikliğinizi gidermek için öğünlerinizi demir yönünden zenginleştirmek için kırmızı et, pekmez, yumurta sarısı günlük beslenmeye eklenmelidir. Yiyeceklerle beraber alınan demirin vücutta kullanılmasını önemli ölçüde engelleyen çay tüketimini ise mümkün olduğunca azaltmalısınız. Ayrıca demir emilimini arttırmak için C vitamini içeren besinler ile tüketilmesi daha iyi olacaktır. Salata, taze sıkılmış meyve suları gibi.

    6-FOLİK ASİTİ İHMAL ETMEYİN

    Ezirme döneminde de tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi folik asit yönünden zengin besinler tüketmelisiniz. Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek, yumurta, kabuklu tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, baklagiller ve taze sıkılmış portakal suyunda bulunuyor. Hamilelikte ve emzirme süresinde 400-800 mikrogram alınması gerekiyor. Bu miktarı besinlerle karşılamak zor olduğu için vitamin haplarıyla açığı kapatabilirsiniz. Ayrıca folik asit vücutta depolanamadığı için her gün almak gerekiyor.

    7-YAĞLARDAN UZAK DURUN

    Enerjinin yüzde 30’u bu gruptan sağlanmalıdır. Özellikle n-3, n-6 ve n-9 yağ asitleri örüntülerine dikkat edilmelidir. n-3 yağ asitleri deniz ürünleri özellikle yağlı balıklarda (somon, uskumru), soyayağı, kanola yağı, yumurta sarısı ve anne sütünde bulunmaktadır. n-6 yağ asiti; soyayağı, ayçiçek ve mısırözü yağında bulunmakta, n-9 yağ asiti ise fındık ve zeytinyağında bulunur.

    8-İYOTLU TUZ KULLANIN

    Hamilelik dönemi vücudun iyot gereksiniminin arttığı bir dönem. Çünkü hamilelikte görülen iyot eksikliği düşük, ölü doğum ve bebek ölümlerinde artmaya neden olurken, bebeklerde zeka geriliğine, sağırlık ve cüceliğe neden oluyor. Emzirme döneminde iyotlu tuz kullanmak iyot ihtiyacını karşılamak için yeterli olacaktır. Tuzu kapalı ve ışık almayan yerde saklayın.

    9-BOL BOL SIVI TÜKETİN

    Doğumdan sonra emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösterin. Bu miktar sıvının tamamını su ile tamamlayabilirsiniz veya hazır meyve suları ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meyve sularını tercih edin.

    10-VİTAMİN TAKVİYESİ GEREKEBİLİR

    Emzirme dönemi içerisinde doktor tavsiyesi ile ek vitamin takviyesi alınabilir. Bu noktada sebze-meyvede bulunan doğal vitaminlerden daha fazla yararlanabilmek için ;meyve suları sıkıldıktan sonra yarım saat içinde tüketlimeli, salata yaparken mümkün olduğu kadar az bıçak ile işlem uygulanmasına dikkat edilebilir. Ayrıca salatanın limonu yemeden hemen önce sıkılmasına dikkat edilmelidir.

    11- ENERJİ İÇİN KARBONHİDRAT TÜKETİN

    Emzirme döneminde hamilelikte olduğu gibi günlük enerjinin yüzde 55-60’ını karbonhidratlardan sağlamanız gerekir. Burada dikkat edilecek nokta şeker gibi basit karbonhidrat yerine pilav, makarna, patates, ekmek gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Kilo kontrolü sağlamak açısından iyi olacaktır.