Etiket: Doğum Uzmanı

  • Stres hamile kalma şansını azaltıyor…

    Uzmanlar anne olmak istediği halde hamile kalamayan, yapılan tetkiklerde hiçbir fiziksel probleme rastlanmayan kadınlara, stresten uzaklaşmasını tavsiye ediyor…

    Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr Bülent Uran, zihinsel iyileşme tekniklerini kullanarak kısırlığa neden olan stresi azaltmayı ve hamile kalmayı kolaylaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye’de her yüz çiftten 15’inde görülen sebebi belli olmayan kısırlık tedavisinden de stresten arınmak başarı şansını arttırıyor.

    ERKEK ÇOCUK BEKLENTİSİ KISIRLIĞA YOL AÇIYOR…

    Dr Bülent Uran “Üremeyle ilgili olarak bilinçaltında yerleşmiş çoğu engelin kaynakları üç aşağı beş yukarı bellidir. Yetersizlik duygusu, kendi bedenine karşı olumsuz bakış, mükemmeliyetçilik, bozuk aile ilişkileri, düşükler, erkek çocuk beklentisi, taciz gibi kadınlığın reddine neden olmuş travmatik olaylar üreme düzenini bozan bilinçaltı engeller duyguların birikmesine yol açar. Birikmiş duygu yükü azaltıldıkça kadın kendini yeniden iyi hissetmeye başlar. Bu yeniden doğuş, üreme eylemini tıkanıklıktan kurtarmaya ve normal beden işlevlerinin geri dönmesini sağlamaya yardım eder” şeklinde konuştu.

    BAŞARI ORANI YÜKSEK

    Dr. Uran, Amerika’da yapılan benzer programlara katılan ve kısır olduğu iddia edilen kadınlarda çocuk sahibi olma onanının yüzde 55 olduğunun altını çizdi. “Özellikle nedeni açıklanamayan infertilite tanısı almış kadınlar bu çalışmalar sonunda hamile kalabilmektedir. İlginç olan çoğu kadın başka bir tedaviye de gerek duymamaktadır. Bu oran en iyi tüp bebek merkezlerinde bile yüzde 24 civarındadır” dedi.

    STRES VE ÜREME FONKSİYONLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ…

    Hiçbir sebep yokken ortaya çıkan kısırlık, genelde stres kaynaklı olarak tanımlanıyor. Dr. Bülent Uran “Sürekli stres kandaki kortizol hormonunu yükselterek yumurtlama ve üreme işlevlerini düzenleyen GnRH isimli hormonun etkisini bozmaktadır. Bu olumsuzluğu aşmak için öncelikle stresi aşmak gerekir. Zihinsel düzeyde yapılan self-hipnoz, EFT, NLP, relaksasyon, meditasyon, nefes teknikleri ve olumlu imgeleme çalışmalarının sinir sistemi aracılığıyla beden fonksiyonlarını düzenleyen hormon ve nöro-transmitterleri etkilediği gösterilmiştir” şeklinde konuşurken “Fertilite güçlendirme programları strese neden olan duygusal yükü bedenden kaldırmayı ve beden enerjisini dengelemeyi hedeflemektedir. Ayrıca bilinçaltında hamile kalmayı engelleyen inançlar ortadan kaldırılması tek başına hamile kalmayı sağlayıcı bir etki yaratacaktır” dedi

    BAŞ AĞRISI, UYKU BOZUKLUĞU, YORGUNLUK DA GİDİYOR…

    Dr Bülen Uran, “Zihin beden bütünlüğünü hedefleyen grup çalışmalarının kadın sağlığına son derece olumlu etki yaptığını görüyoruz. Bu çalışmalarla kadınlar baş ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk, karın ağrısı gibi stresin yol açtığı diğer rahatsızlıklardan da kurtuluyorlar” diye konuştu.

    TÜP BEBEK TEDAVİ SÜRECİ BİLE BAŞLI BAŞINA BİR STRES KAYNAĞI

    Tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmaya çalışan anne babaların büyük bir stres altına girdiğini ifade eden Dr. Bülent Uran, “Tüp bebek tedavisindeki çiftlerin zihinsel iyileşme programlarına katılması, teknikleri öğrenerek sürekli uygulamaları zorlu ve hayal kırıklıklarıyla dolu bu süreci daha katlanabilir hale getirecektir. Yine bilimsel çalışmalar basit oto-hipnoz tekniklerini öğrenmiş kadınların tüp bebek uygulamaları sonucunda hamile kalma şansının iki kat arttığını göstermiştir” şeklinde konuştu.

    ANNE ADAYLARINA TAVSİYELER…

    Dr. Bülent Uran, hamile kalmaya çalışan kadınlara basit bazı tekniklerle kendilerini rahatlatmalarını önerirken “Anne adaylarına, gevşetici bir müzik eşliğinde bebek sahibi olduğunu sürekli hayal etmesini, basit gevşeme müziği eşliğinde her gün 10 -15 dak meditasyonla zihninin dinlendirerek, basit EFT tekniklerini, kendilerine göre bebek olmasını engelleyen hangi olası nedenler varsa o nedenler üzerine EFT yapmasını tavsiye ederim. Mesela anne, çocuk sahibi olmaktan, onu büyütmekten korkuyorsa, her ne kadar çocuk sahibi olmaktan korkan bir tarafım varsa da ben yinede çocuk sahibi olmayı seçiyorum cümlesini kendi kendine söyleyerek rahatlayabilir” diye konuştu.

  • Bebek sahibi olmak için; embriyo dondurma ikinci şans

    Dondurulmuş embriyodan gebelik şansı yüzde 66!

    Bebek sahibi olmak isteyen çiftler için “ikinci şans!” olarak tanımlanan dondurulmuş embriyodan tüp bebek tedavisi yüksek gebelik oranları ile yüz güldürüyor. Tüp bebek denemesi başarısız olduğunda ya da çiftler, başarılı bir embriyo transferinden sonra tekrar çocuk istediklerinde, bu yöntem yeni bir şans verdiğini söyleyen Umut Tüp Bebek Merkezi Başhekimi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr.Süleyman TOSUNDondurulmuş embriyodan elde ettiğimiz gebelik oranı yüzde 66! Bu çok yüksek bir oran. Sperm ve embriyodan sonra, şimdi yumurtaları da geliştirilmiş teknolojilerle dondurup, sonra da biyolojik potansiyellerine zarar vermeden çözmek, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere gelecek vaat etmektedir” diyor.

    Embriyo dondurma işlemi hangi durumlarda yapılır?

    Embriyoların dondurulması, Tüp Bebek programlarında güvenliği ve verimliliği arttırdığı için bugün standart bir uygulamadır. Tüp Bebek tedavilerinde daha fazla sayıda yumurta üretmek ve toplamak için, hastanın yumurtalıkları hormonal olarak uyarılır. İşte bazen, toplanan ve başarıyla döllenen yumurtalar, rahime transfer edilecek embriyo sayısından fazla olur. Bu durumda, ihtiyaç halinde kullanılmak üzere fazla embriyolar dondurulur. Çift için bu yeni bir şans demektir.

    Embriyo saklamanın avantajları nedir?

    Embriyo dondurulması,en azından birçok embriyonun hemen transferi için hazır durumda bulunmasını garantiler ve hastayı sonraki Tüp Bebek denemelerindeki fiziksel sıkıntı, yumurtalık uyarılmasının masrafı ve yumurta toplanması işlemlerinden kurtarmış olur.

    Embriyo, hangi şartlarda dondurulmalıdır?

    Üremeye yardımcı teknikler, kısırlık problemi olan ve bebek sahibi olmak isteyen çiftler için çok önemli teşhis ve tedavi yöntemleridir. Buna rağmen, her embriyo transferi, sınırlı başarı olasılığına sahiptir. Sonuç olarak, tüp bebek tedavisinin önemli stratejilerinden biri, doğal siklustaki gebe kalma denemelerine benzer olarak, tekrar tekrar denemektir. Eğer fazladan dondurulmuş embriyo varsa tüp bebek denemesi, dondurulmuş embriyoların çözülerek transfer edilmesi şeklinde olur.

    Embriyosu dondurulan hastanın yaşı önemli mi?

    Embriyolar dondurulduğunda hastanın yaşı önemli bir faktördür; yumurtanın ve embriyonun kalitesi açısından. Transfer edildiğindeki hasta yaşı çok fazla önem taşımamaktadır.

    Dondurulmuş embriyo bebekleri sağlıklı ve normal midir?

    Donmuş embriyo kullanma şansına sahip olan çiftler bu konuda hiçbir endişe duymamalıdır. Şimdiye kadar dünyaya gelen çocukların hepsi sağlıklı ve normaldir. Bir çok çalışma, donmuş embriyolardan doğmuş çocukları incelemiştir. Sonuç, doğum defektlerinde ya da gelişim bozukluklarında hiç artış olmadığı yönündedir.

  • Ikınmak tarih oldu, Kadınlar hipnozla normal doğumun tadını çıkarıyor

    Filmlerde gördüğümüz, öyle olduğuna inandığımız ve bu düşüncelerle şartlandığımız doğum sancıları meğer sanalmış. Hipnozla farkındalığı artan anneler artık ıkınmadan, sancısız ve normal doğum yapmanın mutluluğunu yaşıyor.

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Ayşe Duman, özellikle sancıdan korktuğu için sezaryene yönelen kadınlara hipnozu önerdi.

    Şehir hayatı içinde kadının gittikçe büyüyen korkularından biri de doğurmak . Kadınlar normal doğumun ağrılı, sancılı, çoğunlukla müdahale gerektiren bir süreç olduğu konusunda şartlanarak yetişiyor. Bu durum, doğum sırasında kendiliğinden gevşemesi gereken doğum kanalı kaslarını daha da kasan kadının, doğumu; ağrılı, uzun ve zor bir süreç olarak yaşamasına yol açıyor. Sırf bu düşünceler yüzünden, bebek sahibi olma mutluluğunu yaşayamayan, gereksiz olarak sezaryanle doğum yapan kadınlar var.

    Neden hipnozla doğum?

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Ayşe Duman,“Hipnoz; öze dönüş, içsel bir yolculuk, farkındalığımızı arttırıp özgürleşmek olarak da tanımlandığında doğumdaki faydaları çok daha iyi anlaşılabilir. Zira doğumu ağrılı hale getiren, zorlaştıran hatta bazen imkânsızlaştıran nedenlerin başında, doğumun doğallığından uzaklaşıp tıbbi müdahale gerektiren süreç olarak değerlendirmek , anne adayının ağrı beklentisiyle korkup gerilmesi ve tüm bedeniyle birlikte doğum kanalı kaslarını kasması gelmektedir.” şeklinde konuştu. Doğumun normal bir süreç olarak algılanması gerektiğini ifade eden Dr Ayşe Duman “Aslında doğum son derece normal, vücudun her hangi bir fonksiyonunun gerçekleşmesi gibi, zamanı geldiğinde rahim kaslarının kasılmasıyla bebeğin doğum kanalından ilerleyip doğmasından ibarettir. Negatif şartlanmaları yıkıp doğumu doğal seyri içinde bırakmak için hipnozu kullanıyoruz. Böylece kadın normal doğumda zaten vücudunda var olan programın işleyişine izin veriyor, doğum ağrısız, keyifli bir sürece dönüyor” dedi.

    Hipnozla doğumun tadını çıkartın…

    Doğum sürecinde rahim kaslarının aynen kalp kası gibi istemsiz kasıldığını belirten Dr Ayşe Duman, “Tüm ömrümüz boyunca kalbimiz çalışırken ağrı hissetmediğimiz, bağırıp çağırmadığımıza göre doğumdaki kasılmalarda tıbbi bir problem yoksa ağrı hissetmek, negatif şartlanmadan başka bir şey değildir. Hipnozla yaptığımız şey negatiflikleri silip, doğru programı zihne yerleştirdikten sonra doğumun her anının tadını çıkarmayı sağlamaktır. Hamilelik boyunca 6.ayda itibaren, 5-6 seans hipnoz alan hastalarımız doğumda kendilerine verdiğimiz komutları hatırlayarak, oto hipnozla doğumu kolaylaştırıyorlar. Üstelik bunun için hipnoz aldıkları doktor tarafından doğurtulmalarına da gerek yok. Hipnoz için bana gelen bazı anne adayları, doğum için yine kendi doktoruna gidebiliyor. Sonuçta doğum sürecine böylesine uyumla aktif olarak katılan bir anne adayı doğumu üstlenen hekim arkadaşları, ebe hanımları da yormamış tam tersi, süreci keyifle yaşatmış oluyor. Bu konuda meslektaşlarımızla bilgimizi paylaşarak hastalarının konforunu arttırmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    Ikınmak tarih oldu, artık kadınlar doğumun tadını çıkartıyor…

    Amerikan Tıp Birliği tarafından kabul edilmiş olan doğumda hipnoz yöntemlerinin kullanılmasıyla normal doğum; ağrı kesiciye, ıkınmaya, doğumla ilgili akademik kariyer yapmaya gerek kalmadan, tüm muhteşemliği ile gerçekleşiyor. Kendi kendine hipnoz sayesinde normal doğum, doğal, ağrısız keyifli bir olay olarak yaşanıyor. Hastaların bu yönteme kolaylıkla uyum sağladığını ifade eden Dr Ayşe Duman, izlenimlerini şöyle paylaşıyor: “Hipnozla normal doğum yapmış bir annenin sözleri ‘”İnanılmaz güzeldi. Her anın tadını çıkardım. Çok keyifliydi’’ buna şahit olan ebe hanımın hayretle ağzından çıkan cümleler “bunca yıllık ebeyim, bu kadar rahat doğuran, doğumdan sonra böyle konuşan hiçbir anne görmedim’’

    Hipnozla, hamilelik rahat geçiyor. Bulantı, kusma, uykusuzluk kalmıyor..

    Doğum öncesi hipnoz seanslarına gelen anne adayları ve eşleri, bu yöntemi başka problemlerini çözmek için de kullanıyor. Dr Ayşe Duman, hipnozun anneyi rahatlattığını, dolayısıyla hamilelikte rastlanan sıkıntıların üstesinden gelmede de kullanıldığını söylerken “Doğum öncesi oto hipnozla gevşemeyi öğrenen anneler, uykusuzluk, stres, mide bulantısı-kusma, koku hassasiyeti, iştahsızlık gibi hamilelikte sıklıkla rastlanan sorunlarını da rahatlıkla çözebiliyorlar. Mesela bir başka çiçeği burnunda annem,” Ayşe hanım bu ne muhteşem bir teknikti. Biz burada eşimle öğrendiğimizi evde de gevşeme için kullandık” dedi. Bunlar anne adayının rahatlamasını, dolayısıyla hamileliğini rahat geçirmesini sağlayan ve gerçekten de işe yarayan yöntemler” şeklinde konuştu.

    Bebekler huzurla ve güven içinde doğuyor…

    Hipnoz yöntemiyle doğumun sadece anne için değil, bebek için de bir konfor ve kolaylık olduğunu ifade eden Dr Ayşe Duman “ Hipnozun oluşturduğu gevşeme ve doğal ağrısız ortam, doğum sürecini kısaltır. Bebek, son derece huzurlu ve güven içinde doğar. Anne adayı, kolaylıkla öğreneceği hipnoz yöntemiyle, ağrılarını ortadan kaldırmayı öğrenip doğumun keyfini yaşayabilir.

    Ikınmak tarih oldu, Kadınlar hipnozla normal doğumun tadını çıkarıyor | 1