Etiket: doğum kontrol yöntemi

  • Bakırlı Spiral mi, Hormonlu Spiral mi? Faydaları ve Zararları

    Bakırlı Spiral mi, Hormonlu Spiral mi? Faydaları ve Zararları

    Bakırlı Spiral mi Hormonlu Spiral mi? Faydaları ve zararlarına göz atın. Doğal doğum kontrolü mü, hormonal etkileri mi tercih edersiniz? Spiral cinsel ilişkide hissedilir mi? Bilinçli bir karar için bilgi edinin.

    Bakırlı Spiral mi Hormonlu Spiral mi? Karar vermek bazen zor olabilir. Bu yazıda, Bakırlı Spiral ve Hormonlu Spiral arasındaki avantajlarını ve dezavantajlarını inceleyerek size yardımcı olacağız. Doğal doğum kontrol mü tercih ediyorsunuz, yoksa hormonal etkilerden faydalanmak mı istersiniz? Hangi spiral türünün sizin için daha uygun olduğunu öğrenmek için okumaya devam edin.

    Spiral nedir? Spiral ne işe yarar?

    Spiral, rahim içine yerleştirilen bir doğum kontrol yöntemidir. Bir kontraseptif araç olarak kullanılır ve hamileliği önlemek için etkin bir yöntemdir. Spiral, T şeklindeki bir cihazdır ve genellikle bakır veya hormon içerebilir.

    Spiral, rahim içine yerleştirildiğinde birkaç mekanizma ile etki gösterir. Bakırlı Spiral, içindeki bakırın spermlerin hareketliliğini etkileyerek döllenmeyi engellemesine dayanır. Bakır, spermlerin hareketini yavaşlatır veya spermlerin yumurtaya ulaşmasını zorlaştırır. Hormonlu Spiral ise rahim içine yerleştirilen ve düşük dozda progesteron hormonu salgılayan bir cihazdır. Bu hormon, rahim içindeki mukusu kalınlaştırarak sperm hareketliliğini azaltır ve döllenmeyi engeller. Ayrıca, hormonlu spiral bazen rahim iç zarının incelmesine ve adet kanamasının azalmasına da neden olabilir.

    Spiral, uzun süreli koruma sağlar ve kullanımı kolaydır. Genellikle bir sağlık uzmanı tarafından yerleştirilir ve birkaç yıl boyunca etkili olabilir. Spiral, cinsel ilişki sırasında hissedilmez ve günlük bir hatırlatma gerektirmez. Bu nedenle, doğum kontrolünde etkin ve düşük bakım gerektiren bir seçenektir.

    Bununla birlikte, spiral herkes için uygun bir seçenek değildir. Her kadının tıbbi geçmişi ve sağlık durumu farklıdır, bu nedenle spiral kullanmadan önce bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir. Sağlık uzmanı, kişinin ihtiyaçlarına ve tercihlerine dayanarak en uygun doğum kontrol yöntemini belirleyecektir.

    Bakırlı Spiral mi Hormonlu Spiral mi? Faydaları ve Zararları

    Kadınlar için doğum kontrol yöntemleri arasında spiral seçeneği oldukça popülerdir. Ancak, hangi spiral türünün tercih edilmesi gerektiği konusu bazen kararsızlık yaratabilir. Bu yazıda, Bakırlı Spiral ve Hormonlu Spiral arasındaki farkları, avantajlarını ve dezavantajlarını keşfedeceğiz. İşte her iki spiral türü hakkında bilmeniz gerekenler.

    bakırlı spiral mı hormonlu spiral mı
    bakırlı spiral mı hormonlu spiral mı

    Bakırlı Spiral

    Bakırlı Spiral, doğum kontrol yöntemlerinden biridir. Bakırdan yapılmış, T şeklinde bir cihazdır ve rahim içine yerleştirilir. Bakır, sperm hareketliliğini etkileyerek döllenmeyi engellemeyi hedefler.

    Bakırlı Spiral (hormonsuz), doğal bir doğum kontrol yöntemi olarak kabul edilir çünkü hormon içermez. Spiral, rahim içindeki bakırın salınımıyla çalışır. Bakır, spermlerin hareketliliğini azaltarak rahme ulaşmalarını engeller. Ayrıca, bakırın rahim içindeki etkisi, spermin yumurtayı döllendirmesini önler.

    Bakırlı RİA, etkinlik açısından yüksek bir koruma sağlar ve genellikle 5 ila 10 yıl boyunca etkili olabilir. Ancak, spiral yerleştirilmesi ve çıkarılması profesyonel bir sağlık uzmanı tarafından yapılmalıdır. Her kadının spiral kullanmadan önce sağlık geçmişi ve durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle, spiral seçimi ve kullanımı konusunda bir sağlık uzmanıyla danışmak önemlidir.

    Bakırlı Spiral, doğal bir doğum kontrol yöntemidir. İçinde bakır bulunan bir T şeklindeki cihazdır ve rahim içine yerleştirilir. Bakır, spermlerin hareketliliğini azaltarak döllenmeyi engeller.

    İşte Bakırlı Spiral’in faydaları ve zararları:

    bakır spiral faydaları zararları
    bakır spiral faydaları zararları

    Bakırlı Spiral Faydaları:

    1. Doğal olması: Bakırlı Spiral, hormon içermeyen bir seçenektir. Hormonal etkilerden kaçınmak isteyen kadınlar için idealdir.
    2. Uzun süreli koruma: Bir Bakırlı Spiral, genellikle 5 ila 10 yıl boyunca etkili koruma sağlar. Bu, diğer doğum kontrol yöntemlerine kıyasla daha uzun süreli bir çözüm sunar.
    3. Acil durum kontrasepsiyonu: Bakırlı Spiral, korunmasız cinsel ilişki sonrası acil durum kontrasepsiyonu olarak kullanılabilir. İçindeki bakır, spermlerin yumurtayı döllenmesini engeller.

    Bakırlı Spiral Zararları (yan etkileri):

    1. Adet döngüsü değişiklikleri: Bakırlı Spiral kullanan bazı kadınlar, adet döngülerinde değişiklikler yaşayabilir. Adet kanamasının miktarı ve süresi artabilir.
    2. Ağrı ve kramp: Spiralin yerleştirilmesi veya çıkarılması sırasında hafif ağrı veya kramp yaşanabilir. Bu durum bazı kadınlarda rahatsızlık yaratabilir.
    3. Rahim içi enfeksiyon riski: Spiral kullanımı, rahim içi enfeksiyon riskini artırabilir. Bu nedenle, enfeksiyon geçmişi olan veya risk faktörleri taşıyan kadınlar için uygun olmayabilir.

    Bakır spiral kimler kullanamaz?

    Bakırlı spiral, birçok kadına uygun bir doğum kontrol yöntemi olsa da, bazı durumlarda kullanılmaması veya dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerekebilir. İşte bakırlı spiral kullanımına karşı bazı yaygın kontrendikasyonlar:

    1. Bakıra Alerjisi: Bakıra alerjisi olan kişilere bakırlı spiral uygulanmamalıdır. Spiral, bakır içerdiği için alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
    2. Aktif Pelvik Enfeksiyon: Aktif bir pelvik enfeksiyonu olan kişilere bakırlı spiral yerleştirilmemelidir. Enfeksiyon riskini artırabilir veya mevcut enfeksiyonu kötüleştirebilir.
    3. Rahim İçi Enfeksiyon Geçmişi: Daha önceki bir rahim içi enfeksiyon (PID) öyküsü olan kişilerde bakırlı spiral kullanımı dikkatle değerlendirilmelidir. Bu durum, PID riskini artırabilir.
    4. Rahim Anomalileri: Rahimde doğuştan gelen yapısal anormallikler veya rahim içindeki şekil bozuklukları bakırlı spiral kullanımını etkileyebilir. Spiral yerleştirilmesi, uygun olmayan bir rahim anatomisi durumunda zorlu olabilir veya etkinliği azalabilir.
    5. Ağır Adet Kanaması: Ağır adet kanaması yaşayan kişilerde bakırlı spiral kullanımı dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Spiral, adet kanamalarını artırabilir ve kanamaların daha şiddetli olmasına neden olabilir.
    6. Rahim İçi Tümörler: Rahim içinde tümör veya rahim kanseri olan kişilerde bakırlı spiral kullanımı kontrendikedir. Bu durumda, alternatif doğum kontrol yöntemleri değerlendirilmelidir.

    Bakır Spiral Kullananlar Tıklayın!

    Hormonlu Spiral

    Hormonlu Spiral, doğum kontrol yöntemlerinden biridir. Rahim içine yerleştirilen bir cihazdır ve düşük dozda progesteron hormonu salgılar.

    Hormonlu RİA, rahim içindeki progesteron salınımıyla çalışır. Bu hormon, rahim içindeki mukusu kalınlaştırarak sperm hareketliliğini azaltır ve döllenmeyi önler. Ayrıca, bazen rahim iç zarının incelmesine ve adet kanamasının azalmasına neden olabilir.

    Hormonlu Spiral, etkili bir uzun süreli koruma sağlar ve genellikle 3 ila 5 yıl boyunca etkili olabilir. Ancak, yerleştirme ve çıkarma işlemi uzmana ihtiyaç duyar. Bir sağlık uzmanı tarafından doğru bir şekilde yerleştirilmelidir.

    Hormonlu Spiral kullanımı, bazı kadınlarda hormonal yan etkilere neden olabilir. Bu yan etkiler arasında göğüs hassasiyeti, baş ağrısı, kilo değişiklikleri ve ruh hali dalgalanmaları yer alabilir. Her kadının vücudu farklı tepki verebilir, bu nedenle bireysel deneyimler değişebilir.

    Hormonlu Spiral seçimi ve kullanımı, sağlık geçmişi ve durumu göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Bu nedenle, spiral kullanmadan önce bir sağlık uzmanıyla danışmak önemlidir. Uzman, bireysel ihtiyaçlara ve tercihlere göre en uygun doğum kontrol yöntemini belirlemek için kişiyle birlikte çalışacaktır.

    Hormonlu Spiral, rahim içine yerleştirilen ve düşük dozda progesteron hormonu salgılayan bir cihazdır.

    İşte Hormonlu Spiral’in avantajları ve dezavantajları:

    Hormonlu Spiral Faydaları:

    1. Düşük dozda hormon salgılar: Hormonlu Spiral, düşük dozda progesteron salgılar. Bu, kullanıcılara düşük hormonal etki sağlar.
    2. Hafif adet dönemleri: Hormonlu Spiral kullanımı, adet dönemlerinin hafiflemesine yardımcı olabilir. Adet ağrılarını ve kanama miktarını azaltabilir.
    3. Rahim kanseri riskini azaltır: Hormonlu Spiral kullanımı, rahim kanseri riskini azaltabilir. Progesteronun koruyucu etkisi vardır.

    Hormonlu Spiral Zararları:

    1. Hormonal yan etkiler: Bazı kadınlar Hormonlu Spiral kullanımı sırasında hormonal yan etkiler yaşayabilir. Bunlar arasında göğüs hassasiyeti, baş ağrısı, kilo değişiklikleri ve ruh hali dalgalanmaları bulunur.
    2. Yerleştirme ve çıkarma süreci: Hormonlu Spiral yerleştirilmesi ve çıkarılması profesyonel bir sağlık uzmanı tarafından yapılmalıdır. Bu prosedürler sırasında hafif ağrı veya kramp hissedilebilir.
    3. Tıbbi koşullarla uyumsuzluk: Hormonlu Spiral kullanımı bazı tıbbi koşullarla uyumsuz olabilir. Örneğin, meme kanseri, rahim kanseri veya kanama bozukluğu gibi durumlar bu spiralin kullanımını engelleyebilir.

    Hormonlu Spiral Kimlere Takılmaz?

    Hormonlu spiral, birçok kadına uygun bir doğum kontrol yöntemi olsa da, bazı durumlarda kullanılmaması veya dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerekebilir. Aşağıda hormonlu spiral kullanımına karşı bazı yaygın kontrendikasyonlar bulunmaktadır:

    1. Hamilelik: Hormonlu spiral, hamilelik sırasında kullanılmamalıdır. Eğer bir kişi hamile olduğunu biliyorsa veya hamilelik şüphesi varsa, hormonal spiral yerleştirilmemelidir.
    2. Aktif Pelvik Enfeksiyon: Aktif bir pelvik enfeksiyonu olan kişilere hormonlu spiral yerleştirilmemelidir. Bu tür enfeksiyonlar, rahim içine yerleştirilen spiral ile ilişkili ciddi enfeksiyon riskini artırabilir.
    3. Rahim İçi Enfeksiyon Geçmişi: Daha önceki bir rahim içi enfeksiyon (PID) öyküsü olan kişilerde hormonal spiral kullanımı dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Bu durum, PID riskini artırabilir.
    4. Rahim Anomalileri: Rahimde doğuştan gelen yapısal anormallikler veya rahim içindeki şekil bozuklukları hormonlu spiral kullanımını etkileyebilir. Spiral yerleştirilmesi, uygun olmayan bir rahim anatomisi durumunda zorlu olabilir veya etkinliği azalabilir.
    5. Rahim Kanseri veya Rahim İçi Hastalıklar: Rahim kanseri veya aktif rahim içi hastalığı olan kişilerde hormonlu spiral kullanımı kontrendikedir. Bu durumda, alternatif doğum kontrol yöntemleri değerlendirilmelidir.

    Bu kontrendikasyonlar her birey için geçerli olmayabilir ve hormonal spiral kullanımının uygulanabilirliği, kişinin sağlık geçmişi, mevcut durumu ve sağlık uzmanının değerlendirmesi temelinde belirlenmelidir. Doğru bir değerlendirme için her zaman bir sağlık uzmanıyla görüşmek önemlidir.

    Forum Konusu: Mirena hormonlu spiral taktıranlar Tıklayın!

    Bakırlı Spiral ve Hormonlu Spiral arasında tercih yaparken avantajlarını ve dezavantajlarını dikkate almanız önemlidir. Her kadının ihtiyaçları farklı olduğundan, doğru seçimi yapmak için bir sağlık uzmanıyla görüşmek önemlidir. Spiral seçimi, kişisel tercihlerin, sağlık durumunun ve yaşam tarzının dikkate alındığı bir karardır.

    Spiral hamile kalmayı kesinlikle engeller mi?

    Spiral, hamileliği önlemek için etkili bir doğum kontrol yöntemidir, ancak hamile kalmayı kesinlikle ve %100 şekilde önlemez. Spiral, hamilelik riskini büyük ölçüde azaltır, ancak her doğum kontrol yönteminde olduğu gibi, hamile kalma riski bulunmaktadır.

    Spiral hamile kalmayı kesinlikle engeller mi
    Spiral hamile kalmayı kesinlikle engeller mi

    Bakırlı Spiral ve Hormonlu Spiral, hamileliği önlemek için farklı mekanizmalar kullanır. Bakırlı Spiral, içindeki bakırın sperm hareketliliğini etkileyerek döllenmeyi engellemesine dayanır. Hormonlu Spiral ise rahim içine salınan düşük dozda progesteron hormonu ile hamileliği önlemeyi hedefler. Her iki spiral türü de etkili olmasına rağmen, hiçbir doğum kontrol yöntemi hamile kalma riskini tamamen ortadan kaldıramaz.

    Spiral, yanlış yerleştirme, çıkma veya kayma gibi durumlarda etkinliğini azaltabilir ve hamile kalma riskini artırabilir. Spiral, doğru şekilde yerleştirildiğinde ve düzenli olarak kontrol edildiğinde en yüksek koruma sağlar. Ancak, hiçbir doğum kontrol yöntemi %100 garantili değildir ve kullanıcı hataları veya diğer faktörler nedeniyle hamilelik riski bulunabilir.

    Hamilelikten korunmak için en etkili sonuçları elde etmek için spiral kullanırken düzenli olarak kontrol ve bakım yapılması, doğru yerleştirme ve çıkarma prosedürlerine uyulması önemlidir. Hamilelik riski hakkında daha fazla bilgi edinmek ve en uygun doğum kontrol yöntemini belirlemek için bir sağlık uzmanıyla görüşmek önemlidir.

    Spiral cinsel ilişkide hissedilir mi?

    Spiral, doğru şekilde yerleştirildiğinde genellikle cinsel ilişki sırasında hissedilmez. Rahim içine yerleştirilen spiral, rahim boynunun içinde bulunur ve partnerin penisiyle temas etmez. Spiral, rahim içinde konumlanması gereken bir kontraseptif aracıdır ve bu nedenle cinsel ilişki sırasında genellikle hissedilmez veya rahatsızlık yaratmaz.

    Spiral cinsel ilişki
    Spiral cinsel ilişki

    Ancak, bazı nadir durumlarda, spiral yerleştirildiği bölgede hafif bir rahatsızlık veya ağrı hissi olabilir. Bununla birlikte, spiral yerleştirildikten sonra vücut genellikle buna alışır ve bu tür hisler azalır veya ortadan kaybolur. Spiral ile ilişkili herhangi bir rahatsızlık veya ağrı hissi yaşanıyorsa, bunu sağlık uzmanınıza bildirmeniz önemlidir.

    Unutmayın ki her bireyin vücudu farklı tepkiler verebilir ve bazı kadınlar spiral kullanırken herhangi bir his yaşamazken, diğerleri hafif bir farklılık fark edebilir. Spiralin konumu veya rahim içindeki anatomik faktörler gibi etkenler, hissedilen rahatsızlık miktarını etkileyebilir. Eğer cinsel ilişki sırasında belirgin bir rahatsızlık hissediyorsanız, sağlık uzmanınızla iletişime geçmeniz önemlidir.

  • Planlanmayan gebelikler

    Planlanmayan gebelikler

    2011’de yapılan Kadın Sağlığı Araştırması sonuçlarına göre Türkiye’de 3 kadından yalnızca 1 tanesi, modern ve geri dönüşlü doğum kontrol yöntemlerini kullanıyor

    Türk Aile Planlaması Derneği (TAP) Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu tarafından yapılan açıklamada ülkemizde her yıl 1.9 milyon gebelik oluştuğu ve bunların 550 bininin planlanmamış gebelik, 285 bini kürtajla sonuçlandığı belirtildi. Planlanmayan gebelikler, tüm dünyanın en büyük sorunlarından biri. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmaları, her yıl yaklaşık 40 milyon gebeliğin yüzde 30’unun planlanmadığını, yüzde 12’sinin ise kürtajla sonlandırıldığını gösteriyor.

    Türkiye Aile Planlaması derneği Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu ; “Kürtaj bir aile planlaması yöntemi değildir. Bebek ve anne için en sağlıklı doğum aralığı 2 yıldır, bu aralık olduğunda bebek normal ağırlıkta oluyor, anomaliler azalıyor, bebek ölümleri engellenmiş oluyor, aynı şeyler annelerimiz için de geçerli, düşükler azalıyor, gebelikteki problemler azalıyor, sağlıklı doğuma ulaşma şansı artıyor. O nedenle doğumlar arasını 2 yılda tutmak, bebeği veanneyi sağlıkla mutlu sona ulaştırmak için, henüz gebelik oluşmadan kürtaj yerine etkin, modern aile planlaması yöntemlerini kullanmak ve lüzumsuz müdahalelerden kaçınmak büyük önem taşıyor” dedi.

    Prof. Şatıroğlu Türk kadınlarının doğum kontrol yöntemlerine yaklaşımlarının, yöntem kullanım alışkanlıklarının ve tercihlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen Kadın Sağlığı araştırması ile ilgili de bilgi verdi. Araştırma sonuçlarına göre; 15-49 yaş grubundaki kadınlar tarafından Türkiye’de en çok kullanılan doğum kontrol yöntemi; % 22 ile bakırlı spiral. Bunu % 16 ile kondom takip ediyor.

    Modern ve güvenilir bir yöntem olan doğum kontrol haplarının Türkiye’de kullanım sadece %8 oranında. Bu oran; İran, Mısır, gibi ülkelerin bile oldukça gerisinde. Geleneksel bir yöntem olan ve gerçek bir korunma sağlamayan geri çekilme yöntemi, çoğu modern yöntemden daha fazla kullanılıyor( % 20 oranında). Ancak bu yöntem, aile planlamadığı halde gebelikle sonuçlanabiliyor. Hayatı boyunca geri çekilme yöntemiyle korunan 3 kadından biri, istemeden gebe kalıyor. Bu gebeliklerin bir kısmı da kürtaj ile sonuçlanıyor.

    Kadınların %40’ı ise, gebelik planlamadığı halde hiçbir korunma yöntemi kullanmıyor. Ne yazık ki bu gebeliklerin bir kısmı da kürtajla sonuçlanıyor. 20 ilde gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre;Kadınlar, korunmayla ilgili bilgi kaynağı olarak; jinekologlar (%40) kadar , yakın arkadaşlarına (%35) güveniyor.

    Araştırmada eşlerin doğum kontrol yöntemine etkisi sorulduğunda araştırmaya katılan kadınların %71’i, eşlerinin doğum kontrol yöntemi üzerinde etkisi olduğunu söylüyor. İlkokul mezunları arasında en sık kullanılan yöntem spiral iken, Lise ve Üniversite mezunlarının hemen hemen yarısının şimdiye kadar hiç korunma yöntemi kullanmadığı görülüyor. Kadınların çalışma durumları incelendiğinde, çalışan kadınlar doğum kontrol hapını tercih ederken çalışmayan kadınların bakırlı spiral kullanma oranının daha yüksek olduğu görülüyor.

    Riskli bir yöntem olan geri çekilme yönteminin, ilkokul mezunu kadınlar başta olmak üzere tüm kadınlar tarafından yaklaşık %20 oranında kullanıldığı görülüyor. Türk Aile Planlama Derneği olarak anne ve bebek sağlığı için gerekli olan tıbbi tavsiyelere uyarak, isteyenin istediği zaman ve istediği kadar gebe kalma hakkı olduğu evrensel insan haklarındandır inancı içinde çalışmalar yaptıklarını belirten Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, korunma yöntemleri konusunda doktor tavsiyesinin doğru bilgiye ulaşma konusunda çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

  • Kadınları sevindirecek doğum kontrol yöntemi

    Kadınları sevindirecek doğum kontrol yöntemi

    Bilim insanları, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, erkekler için yan etkisi olmayan bir doğum kontrol hapının yakında üretilebileceğini gösteren sonuçlar elde edildiğini açıkladı.

    Baylor Tıp Fakültesi ve Dana-Farber Kanser Enstitüsü’nden uzmanların yaptığı araştırmada, JQ1 olarak isimlendirilen bir bileşiğin, sperm üretimini ve hareketini engellediği keşfedildi.

    Cell Dergisi’nde yayımlanan araştırmada yer alan Texas A&M Üniversitesi’den Qinglei Li, bulunan bileşik hakkında “Sperm üretimi de, sperm hareketi de üreme için gerekli, ancak JQ1 ikisini de engelliyor” dedi.

    HİÇBİR YAN ETKİ GÖZLEMLENMEDİ
    Li, bileşikle ilgili “JQ1 farelerdeki sperm üretimini önemli ölçüde düşürdü. Daha da önemlisi, henüz herhangi bir yan etkisinin olduğu görülmedi. Bileşiği vermeyi bıraktığımızda, fareler normal üreme hızına geri döndü. Çiftleşme davranışlarında ya da yavruların sağlığında hiçbir değişiklik olmadı” açıklamadında bulundu.

    Edinilen bilgiye göre araştırmacılar, bileşiği farelere enjekte etmiş olmalarına rağmen, çalışmaların sonunda bir hapın geliştirilebileceğini düşünüyorlar.

    Yapılan son araştırmalarda, erkeklerin yaklaşık olarak yüzde 70′inin, üretildiği takdirde, doğum kontrol hapı kullanmaya sıcak baktığı ortaya çıktı. Kadınlar için üretilen doğum kontrol hapları, özellikle östrojen gibi hormonların dengesini bozarken, JQ1 bileşiğinin erkeklerdeki testosteron seviyesini etkilemediği ve başka yan etkisinin olmadığı ifade edildi.

    BİLEŞİĞİN İŞLEVİ YANLIŞLIKLA KEŞFEDİLDİ

    JQ1 bileşiğinin erkeklerin üreme sistemi üstündeki etkilerinin rastlantı sonucu farkına varıldı. Başlangıçta kanser tedavisi bulmak için çalışan araştırmacılar, bileşiğin üreme üstündeki etkilerini fark etti.

    Qinglei Li, yapılan deneylerle ilgili “Erkeklerin kullanabileceği bir doğum kontrol hapı üretmek için büyük bir adım atıldı. Ancak insanlar üzerinde klinik araştırmaların yapılabilmesi için, bileşiğin daha spesifik bir hale getirilmesi gerekiyor. Alınan sonuçlar, erkekler için bir doğum kontrol hapı bulunduğu anlamına gelmese de, bu yönde yapılacak çalışmalar için çok önemli bir gelişme” açıklamasını yaptı.

  • Ertesi Gün Haplarının Tehlikelerine Dikkat

    Ertesi Gün Haplarının Tehlikelerine Dikkat

    CİSED ONURSAL BAŞKANI DR. CEM KEÇE: “ERTESİ GÜN HAPLARI BİR DOĞUM KONTROL YÖNTEMİ DEĞİLDİR!”

    Kürtaja sınırlama getiren yasal düzenleme üzerindeki tartışmalar hala devam ederken, Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, gebelikten acil korunma yöntemleri arasında yer alan “Ertesi Gün Hapları” için başvuruların eskiye oranla arttığına dikkat çekti.

    “CİNSEL İLİŞKİ SONRASI HAPI” ADI DAHA UYGUN…

    CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe , Ertesi Gün Hapı kullanımında çiftlerin eğitilmesi gerektiğine dikkat çekti ve şöyle devam etti: “Ertesi Gün Hapı acil durumlar için kullanılması gereken, gebeliği önleme yöntemidir ve korunmasız cinsel ilişkiye girildikten sonra ilk 72 saat içinde kullanılmalıdır. İlişkiden sonra ne kadar erken alınırsa koruyuculuğu o kadar fazla olur. Ancak cinsel eğitimin olmadığı ülkemizde ertesi gün hapı sanki bir doğum kontrol yöntemiymiş gibi kullanılmaktadır. Oysaki sürekli kullanımda, yan etkileri oldukça fazladır ve sık kullanıldığında koruyucu etkisi azalır. Ertesi Gün Hapları, ilk 24 saat içerisinde kullanıldığında istenmeyen gebeliği %95 oranında önler. Çiftler prezervatif, doğum kontrol hapı ya da spiral gibi çağdaş doğum kontrol yöntemlerini kullanmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın Ertesi Gün Hapları’nı ücretsiz verme kararı üzerinde konuşulması gerekiyor. Gençler ve çiftler eğitilmeden ve kamuoyu yeterince bilgilendirilmeden, bu uygulama yanlış sonuçlara yol açabilir, bilgilendirilme sonrası ise bu uygulama yalnız acil durumlar için doğru olabilir. Ayrıca, Ertesi Gün Hapları’nın adı yanlış konulmuş, ‘Ertesi Gün Hapı’ yerine ‘Cinsel İlişki Sonrası Hapı’ terimini kullanmak daha doğru olur. Çünkü çiftlerin çoğu, gerçekten bu hapın ertesi gün alınması gerektiğini sanıyor. Oysa ne kadar erken alınırsa, bu hapların etkisi o kadar fazla oluyor.”

    KAMUOYUNA YANLIŞ MESAJLAR VERİLMEMELİ!

    Ertesi Gün Hapları’nın kamuoyuna “Korunmayın, nasıl olsa gebeliği engelleyen haplar var!” şeklinde sunulmasının veya bu tür yanlış mesajların verilmesinin sakıncalarına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Doç. Dr. Cebrail Kısa; “Prezervatif yırtılması, alkollü korunmasız ilişkiler, dışarı boşalma gibi doğum kontrol yöntemlerinin uygulanmasındaki sıkıntılar veya tecavüz gibi istenmeyen ilişkilere maruz kalındığında ya da bir başka doğum kontrol yöntemi kullanılmakta iken aksilik olduğunda, ek yöntem olarak Ertesi Gün Hapları kullanılmalıdır.” dedi.

    KUSMA OLUNCA TEKRAR ALMAK GEREKİYOR!

    CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör , Ertesi Gün Hapları’nın bir ay içerisinde alınan normal doğum kontrol haplarının içinde bulunan östrojen ve progesteron kadar yüksek hormon yüklemesine neden olacağını ve bu nedenlevücudun hormon dengesini bozacağına dikkat çekti ve şöyle devam etti: “Ayrıca, Ertesi Gün Hapı’nı kullanan bazı kadınlarda baş ağrısı, baş dönmesi, göğüste gerilme, mide bulantısı ve nadir olarak görünen kusma gibi yan etkilergörülebilir. Bu sebeple dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü haplar içildikten sonra iki saat içinde bir kusma gerçekleşmişse, hapların tamamı ya da bir kısmı dışarı atılır yani etkisi azalır. Bu durumda Ertesi Gün Hapı’nın tekrar içilmesi gerekir. Görüldüğü üzere, normal doğum kontrol yöntemlerinden farklı olarak Ertesi Gün Hapları biraz ağırdır ve ayda en fazla bir kere kullanılmalıdır.” dedi.