Etiket: doğum kontrol hapları

  • Yetişkin aknesi giderek yaygınlaşıyor…

    Yetişkin aknesi giderek yaygınlaşıyor…

    Yetişkin aknesi giderek yaygınlaşıyor. Ergenlik çağında oldukça iyi sonuç veren tedaviler genellikle erişkin aknesinde etkisizdir. Bazı kadınlar sayısız tedavi yöntemleri denemekte ve başarısız olmaktadır.Bu etki etmeme durumu, bunun gerçekten bir akne olup olmadığı sorusunu akla getirebilir. Neticede, orta ve ileri yaşlardaki yetişkinlerde akne görülür mü?

    Yetişkin Aknesinin Türleri

    Gerçek şu ki, akne 30’lu, 40’lı ve hatta 50’li yaşlara kadar devam edebilir. Dermatologlar, 20’li yaşların ortalarına kadar geçmeyen akneyi inatçı akne olarak adlandırıyor. Sıklıkla derin, yumuşak, iltihaplı sivilcelere ve bezeciklere neden olan bu akne türü kadınlarda daha yaygındır. İnatçı akne genellikle yüzün alt kısmında, özellikle ağız etrafında, çenede ve alt çene hattı boyunca oluşur.

    Yetişkinlerde ayrıca geç başlayan akne de görülür. Kadınlar bu akne türüne de daha yatkındır. Yıllardır aknesi olmayan bir insan, aniden vücudunda derin, iltihaplı akneler ve bezecikler görebilir. Hiç akne sorunu yaşamamış biri dahi “geç başlayan akne” ile tanışabilir. Bazı kadınlar için akne, menapoz sırasında bir sorun haline gelir. Yetişkinlikte başlayan akne genellikle çenede, alt çane hattında ve ağız etrafında oluşur. Göğüste ve sırtta da sivilceler görülebilir.

    Neden Yetişkinlerde Akne Oluyor?

    Yaşa bağlı olmaksızın, fazla sebum (cildi doğal olarak nemlendirmek için vücudumuzun ürettiği yağ), cilt hücreleri ve bakteriler biriktiğinde akne gelişir. Araştırmacılar, aşağıdaki faktörlerin yetişkinlerde akneyi tetikleyebileceğini tespit etmiştir:

    Hormonal değişiklikler. Akne genellikle ergenlik dönemindeki hormanal değişiklikllerle ilişkili olmakla birlikte, hormonların değişiklik gösterdiği herhangi bir zamanda akne görülebilir. Çoğu kadın ayda bir defa nükseden aknelere aşinadır. Hormonal değişiklikler aynı zamanda hamilelik ve menapoz dönemlerinde de oluşarak bazı kadınlarda akneye sebep olabilir.
    Doğum kontrol haplarının bırakılması. Bazı kadınlar doğum kontrol hapı almayı bıraktığında akne çıkar. Haplar bu kişileri akneye karşı koruyor olabilir.

    Bazı ilaçların alınması. Östrojen ve progestinler içeren doğum kontrol hapları genellikle kadınlarda akneyi kontrol eder. Bir doğum kontrol hapı sadece progestinler içerdiğinde ise akneyi daha kötü hale getirebilir. Akne, diğer ilaçların da olası bir yan etkisidir. Bunlar arasında havale ilaçları, kortizon ve sakinleştirici ilaçlar sayılabilir. Akne oluştuğu veya kötüleştiği için reçeteli olarak kullandığınız bir ilacı almayı kesinlikle bırakmayın. Reçeteyi yazan doktorla konuşun. Akneyi tetiklemeyen başka bir ilaç yazıp yazamayacağını sorun. Eğer sadece bir ilaç yazabiliyorsa, akneyi kontrol etme yöntemleri hakkında bir dermatoloğa danışın. İlacı almayı bırakmayın.

    Ailenin akne geçmişi. Bir incelemede, araştırmacılar akneli yetişkinlerin %50’sinin, akne geçmişi olan bir birinci derece akrabası (ebeveyn, kardeş veya çocuk) bulunduğunu tespit etmişlerdir. Bu durum, bazı insanların akneye karşı genetik yatkınlığı olabileceğini düşündürmektedir.

    Stres. İncelemeler kadınlarda stresin akneyi tetikleyebileceğini göstermektedir. Araştırmacılar, hızlı kariyer yapan kadınlarda artan stres seviyeleri ile daha yüksek akne seviyeleri arasında bir ilişki buldular. Vücut, strese yanıt olarak daha fazla androjen (bir tür hormon) üretmektedir. Bu hormonlar, ciltteki yağ bezlerini ve kıl foliküllerini uyarmaktadır. Stresli zamanlarda aşırı uyarılma olduğunda akne tetiklenebilir.

    Saçlarda ve ciltte kullanılan ürünler. Yağlı güneş koruyucular ve saç yağları gibi bazı ürünler acne kozmetika adı verilen bir akne tipine yol açabilir. Cildinizde veya saçlarınızda kullanacağınız ürünler satın alırken etiketlerinde “non-comedogenic” (komedona neden olmaz) veya “non-acnegenic” (akneye neden olmaz) ibaresi bulunan ürünleri tercih edin. Bu, ürünün akneye yol açma olasılığının daha düşük olması demektir.
    Akne Bir Uyarı İşareti Olabilir

    Akne aynı zamanda kadınlarda altta yatan bir sağlık sorununun uyarısı olabilir. Bir kadında akneyle birlikte yüzde aşırı kıllanma, saçlarda seyrelme veya kafa derisinde bölgesel kellik ve düzensiz adet görme semptomları varsa, bu durum polikistik over sendromunun (yumurtalıklarda kist gelişmesine neden olan bir hastalık) veya adrenal hiperplazi’nin (bir grup böbreküstü bezi hastalığı) işareti olabilir. Ayrıca, kişinin böbreküstü bezinde veya bir yumurtalığında hormon salgılayan bir tümör olabilir. Bu belirti ve semptomları yaşayan kişinin bir doktora görünmesi yaşamsal öneme sahiptir. Doktor gerekli testleri yaparak sorunun nedenini tespit edebilir ve en iyi tedaviyi belirleyebilir. Sağlık sorunu tedavi edilinceye kadar akne iyileşmeyecektir.

    Tedavi Mümkün

    Altta yatan bir sağlık sorunu olmadıkça, çoğu yetişkin akne vakası akne tedavisiyle etkili şekilde kontrol edilebilmektedir. Ancak, araştırmacılar pek çok kadının tedaviyi düşünmediğini tespit etmiştir. Çoğu, tedavinin mümkün olmadığına inanmaktadır. Dermatologlar ise, yetişkin aknesinin inatçı olmasına rağmen etkili kontrolünün mümkün olduğunu kadınların bilmelerini istiyorlar.

    Akne tedavisinde salisilik asidli peelingler etkili ve güvenilir olmaları nedeniyle özellikle tercih edilen ve erişkin aknesini kontrol altına almak için dönem dönem uygulanması önerilen peeling çeşidir.

    Cilt kurutmayacak yumuşak bir ürünle günde bir ya da iki kez temizlenmelidir.

    Aşındırıcı yapıda ve cildi tahriş edici temizleyicilerden kaçınılmalıdır.

    Kapatıcı makyaj malzemelerinden, saç spreylerinin ve jölelerin cilde temasından kaçınılmalıdır.

    Orta şiddetli olgularda hekim önerisi ile kullanılacak topikal (sürülerek kullanılan) ya da ağızdan alınan antibiyotikler, düşük androjen hormon içerikli doğum kontrol hapları yararlı olabilmektedir.

  • Doğum kontrolde ‘sperm ağı’ dönemi

    Doğum kontrolde ‘sperm ağı’ dönemi

    Bilim adamları hem istenmeyen gebelikleri önleyecek, hem de cinsel hastalıklardan koruyacak ağ şeklinde bir doku üretti. Kadınların kullanacağı, spermleri yakalayan ve salgıladığı ilaçla öldüren ağ, geleceğin doğum kontrol yöntemi olmaya aday.

    Seattle’daki Washington Üniversitesi’nden araştırmacılar, sadece nanometrelerle ölçülebilecek büyüklükteki liflerden oluşan esnek bir doku geliştirdi.

    VÜCUTTA ERİRKEN ELAÇ SALGILIYOR

    Gözeneklerinin çok küçük olması nedeniyle spermleri bile geçirmeyen doku, bir süre sonra vücut içinde erimeye başlıyor ve erirken dışarı saldığı ilaçlarla da örneğin AIDS hastalığını önleyebilecek antiviral maddeler ya da spermleri öldürücü maddeler salgılayabiliyor.

    Ağın vücutta ne kadar sürede eriyeceği ise kullanılan plastik maddeye bağlı.

    Washington Üniversitesi’nden Cameron Ball, Deutsche Welle’ye verdiği demeçte, yavaş yavaş iki gün içinde eriyen madde kullanmayı düşündüklerini, bu süre içinde dokunun sürekli ilaç salgılayarak spermleri öldüreceğini, ayrıca eriyene kadar fizikî engel işlevini de sürdüreceğini kaydetti.

    İKİYE KATLANIP VAJİNAYA YERLEŞTİRİLİYOR

    Ball, dokunun çeşitli şekiller alabilecek durumda olduğunu da belirterek “Örneğin bir kadın yaklaşık 5 santimetrekare büyüklüğündeki bir dokuyu parmağıyla ikiye katlayıp vajinanın içine yerleştirebilir” diye konuştu.

    Nano parçacıklardan oluşan malzemenin doğrudan vücuda yapışacağını ve erimeye başladığında bir nevî jel salgılamaya başlayacağını belirten Ball, dışarıdan görünmemesi nedeniyle kadınların bu yöntemi partnerlerinden habersiz kullanabileceklerine de dikkat çekiyor.

    Araştırma ekibinin başkanı Kim Woodrow da doğum kontrolünde ilk kez nano liflerin kullanıldığını belirterek “Hayalimiz, kadınları aynı anda hem HIV’den hem de istenmeyen gebeliklerden koruyacak bir ürün geliştirmekti” dedi.

    Araştırmacılar, bu heyecan verici buluşun günlük yaşamda ne kadar güvenilir ve pratik olduğunu görmek için zamana ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

    Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in eşi Melinda ile birlikte kurduğu vakıf da bu heyecan verici buluşun gelecek vadettiğine ikna olmuşa benziyor. Vakıf, araştırmaların sürdürülmesi için projeye şimdiye kadar yaklaşık bir milyon dolarlık kaynak ayırdı.

    Deutsche Welle Türkçe

  • Doğum kontrol hapının faydası

    Doğum kontrol hapının faydası

    Doğum kontrol hapı kullanmanın, düşündüğün kadar çok yan etkisi olmayabilir.

    Doğum kontrol hapları sana fayda bile sağlayabilir. Ancak hangi tür doğum kontrol hapını kullandığın çok önemli.

    Doğum kontrol hapı seni hamilelikten korumaktan daha fazlasını yapıyor. Contraception dergisinin araştırmasına göre, bakteriyel vajinozise (üretkenlik dönemindeki kadınlarda en fazla rastlanan enfeksiyon) yatkınsan, hormonal doğum kontrolü ile tekrarlama ihtimalini azaltabilirsin.

    İçeriğinde sadece progestin bulunan haplar kullanan kadınlarda, bu hastalığın tekrarla riski yüzde 58 oranında düşüyor.

    Östrojen ve progestinin bir arada olduğu hapların da faydaları mevcut. Maryland Tıp Okulu’ndan Doktor Rebecca M. Brotman, “Doğum kontrol hapları vajinadaki laktik asit miktarını arttırır ve bakteriyel oluşumun önünü keser” diyor. Ancak unutma: Hap kullanmaya karar vermeden önce (daha önce kullanmış olsan bile) mutlaka jinekolojik muayeneden geçmeli ve doktorunun sana uygun gördüğü hapı kullanmalısın.

    Women’sHealth

    Doğum Kontrol Hapları Merak Edilenler

    Doğum kontrol hapları nedir?

    Doğum kontrol hapları , östrojen ve progesteron içeren hormon haplarıdır. Yüksek etkinlik ve düşük yan etki nedeni ile sıkça tercih edilen bir korunma yöntemidir.

    Doğum kontrol hapları nasıl korur?

    Hamilelik kadın yuurtalıklarında üretilen yumurta ile erkek sperm hücresinin birleşip döllenerek rahim içine yerleşmesi sonucunda meyana gelir. Doğum kontrol hapları içerisinde bulunan hormonlar dışarıdan verildiği için vücudun hormon kontrolünü ele geçirerek yumurtalıklardan yumurtlama olmasını engellemektedir. Böylece spermin dölleyebileceği yumurta olmadığından hamilelik meydana gelememektedir.

    Doğum kontrol haplarının güvenirliliği ne kadardır?

    Doğru kullanıldığında doğum kontrol haplarının hamilelikten koruma oranı %100’e yakındır. Günümüzde mevcut geriye dönülebilir (bırakıldığında yumurtlama geri döner ve hamile kalınabilir) korunma yöntemleri içerisinde en etkili yöntemlerden biridir.

    Doğum kontrol haplarını kimler kullanabilir?

    Bazı özel durumlar dışında tüm kadınlar doğum kontrol hapı kullanabilir. Özellikle 40 yaş altı kadınlar, henüz çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar, adet düzensizliği veya adetleri ağrlı olan kadınlarda ilk seçenektir.

    Doğum kontrol haplarının hamileliği önlemek dışında ne gibi yararları vardır?

    Doğum kontrol haplarının doğum kontrolü dışında da kullanım alanları mevcuttur. Adet düzensizliği, hapların çok sık kullanıldığı durumlardan biridir. Düzensizliğin yarattığı sıkıntıları ortadan kaldırdığı gibi adet kanamasının başlayacağı zamanı bilmek de kadınları rahatlatmaktadır. Bazı fonksiyonel yumurtalık kistlerinin tedaviside dönemsel uygulamalar yapılabilmektedir. Bu hapların kullanımı ile adet dönemi sancılarında ve özellikle adet öncesi dönemde yaşanan gerginlikte belirgin azalma olduğu saptanmıştır. Kısırlığın sebeplerinden biri olarak sayılan rahim, yumurtalık ve tüpleri içine alan iltihabi durumlara karşı doğum kontrol haplarının koruyucu etkisi olduğu bilinmektedir. Ayrıca çeşitli araştırmalar doğum kontrol hapı kullanımı ile dış gebelik oluşma riskinin azaldığını ve yumurtalık ile rahim kanserinin daha az görüldüğünü ortaya koymuştur. Diğer bir kullanım alanı, endometriosiz denen rahimiçi dokunun rahim dışında bulunması durumunda uzun süreli tedavi ile gerileme sağlanabilmesidir. Sosyal açıdan bir avantajı da adetin erkene alınması veya daha ileri tarihe kaydırılması istenen durumlarda doktorunuza danışarak bunun sağlanabilmesidir.

    Doğum kontrol hapı kullanımının bırakılması gereken durumlar nelerdir?

    Özellikle haplar ilk kullanılmaya başlandığında ortaya çıkan bazı şikayetler veya durumlar hapların hemen bırakılmasını gerektirmektedir. Şiddetli baş ağrısı, migren nöbetleri, görme bozuklukları, göğüs ağrısı, şiddetli bacak ağrısı, ani sarılık gelişmesi gibi durumların yanı sıra ağır kazalar sonrası ve büyük ameliyatlar öncesinde ilaç kullanımına son verilmelidir.

    Doğum kontrol hapı kullanımında beklenen ve kabul edilebilir yan etkiler nelerdir?

    Özellikle hap kullanımının ilk aylarında lekelenme tarzında ara kanama beklenebilir. Bu durum birçok kadını rahatsız edebilir, ancak hapı bırakmayı gerektirmez. Bu kanamalar ilk 2-3 kutudan sonra kendiliğinden geçecektir. Geçmediği taktirde veya şiddetli bir kanama olması durumunda doktora başvurmak gerekmektedir. Aynı şekilde çok şiddetli olmayan mide bulantısı durumlarında hap kullanımına devam edilmelidir. Bazı kadınlarda kilo alma şikayeti olabilir. Bu da, daha düşük dozlu hapların kullanımı ile önlenebilir. Doğum kontrol hapları kullanıldıkları sürece adet kanamasının miktarını ve süresini azaltacaktır.

    Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kullanılmamalıdır?

    Gebelik veya gebelik şüphesi olanlar
    Önceden geçirilmiş veya mevcut damar tıkanıklıkları olanlar
    Kontrolsüz yüksek tansiyon ve şeker hastalığı olanlar
    Ağır karaciğer hastalığı olanlar
    Özellikle hormon bağımlı kötü huylu tümörü olanlar
    Tanısı konmamış vaginal kanaması olanlar
    35 yaş üzerinde olanlar ve sigara kullananlar doktor tavsiyesine göre hareket etmelidir.

    Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?

    İlk kullanılmaya başlanacağı zaman adetin başlaması beklenir. Adetin ilk günü bulunduğunuz güne denk düşen günün karşısındaki hapı içerek başlanır ve hergün mümkün olduğu kadar aynı saatte olmak üzere 21 gün alınır. Bu kutu bittiğinde son tabletten birkaç gün sonra adet kanaması başlayacaktır. Bir sonraki kutuya, adet kanamasına bakılmaksızın mutlaka son tabletten 7 gün sonra başlanır ve tekrar 21 gün devam edilir. Yani 21 gün ilaç, 7 gün ara. Hap kullanımı bırakılmak istendiğinde mevcut kutu bittikten sonra beklenen kanama olur ve 4-6 hafta sonra normal yumurtlamanın olduğu adet dönemleri geri döner.

    Doğum kontrol hapı alımı unutulduğunda ne yapılır?

    Hap alımının unutulması durumunda farkedildiği takdirde ilk 24 saat içinde alınmalı, sonrasındaki hap alınması gereken zamanda içilmelidir. Ancak üst üste 2 gün hap alımı unutulduğunda doğum kontrol hapının güvenirliği tam olmaz. Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar ek tedbirlerle korunmak gereklidir. Yani hap bir gün unutulduğunda ertesi gün 2 tane birden alınır, ancak 2 gün üst üste unutulursa koruyuculuk konusunda şüpheye düşülür.

  • Takvim Yöntemiyle Korunma Hesaplama

    Takvim Yöntemiyle Korunma Hesaplama

    Son dönemlerde uzun süredir düzenli ve korunmasız ilişkinin yaşanmasına rağmen birçok kadın gebe kalamama sorunu ile karşılaşmakta olduğundan, gebe kalmak için çeşitli metotlara başvururlar. Takvim yöntemi de bu metotlardan biri olmaktadır. Çiftler, hamilelik ihtimalinin yüksek olduğu ya da olmadığı günleri takip ederek ilişkiye girerler. Eğer ki gebelik isteniyorsa takvim yönteminde yumurtlama günü baz alınır ve o günlerde eşler ilişkide bulunurlar. İstenmiyorsa da gebeliğin oluşma ihtimalinin bulunmadığı günlerde ilişkiye girerler…

    Kadının yumurtlama dönemi takip edilerek eşlerin ilişki durumlarına ayarlamasına takvim yöntemi denir. Takvim yöntemi çoğu çift için etkili sonuçlar öne sürmüştür. Ancak sürpizlerle karşılaşma ihtimali olduğu için, bu yöntem gebeliğin kesin olarak önlenmesi için uygun değildir. Tam bir koruma için aile planlaması hekimi ile görüşülmeli ve gebelik ihtimali çok düşük olan yöntemler tercih edilmelidir. Eğer ki, gebelik olsa da olur, olmasa da diyorsanız bu yöntem ideal bir yöntemdir.

    Takvim yötemiyle korunmanın hesaplanması için adet dönemi ve süresi baz alınmaktadır. Takvim yöntemi ile korunmak isteyen bir kadın 1 yıllık adet takvimini tutmalıdır. Daha sonra en uzun adet arasından 11, en kısa adet dönemi arasından da 18 çıkartmalıdır. Yapılan araştırmalarda bir kadının genellikle en uzun adet arası 35, en kısa adet arası ise 21 olarak hesaplanmıştır. Diyelimki sizde de en uzun adet arası 35, en kısa adet arası 21 çıktı, o zaman 30′dan 11, 21′den de 18 çıkartacak ve çıkan sonuçlar arasında kesinlikle cinsel birleşimde bulunmayacaksınız. Çünkü bu günler sizin hamile kalma ihtimalinizin en yüksek olduğu günlerdir.

    Örnekle açıklayacak olursak;

    35-11= 24
    21-18=3

    Bu sonuçlar şunu ifade etmektedir. Adet gördüğünüz günü 1. gün kabul edecek ve o günden sonra 3. adet günü ile 24. adet günleri arasında korunmasız ilişkide bulunmayacaksınız. Adetin 3. gününden önce ve 24. gününden sonra gebe kalma ihtimali bulunmaz.

    Takvim Yöntemiyle Korunma Hesaplama
    Takvim Yöntemiyle Korunma Hesaplama
  • Planlanmayan gebelikler

    Planlanmayan gebelikler

    2011’de yapılan Kadın Sağlığı Araştırması sonuçlarına göre Türkiye’de 3 kadından yalnızca 1 tanesi, modern ve geri dönüşlü doğum kontrol yöntemlerini kullanıyor

    Türk Aile Planlaması Derneği (TAP) Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu tarafından yapılan açıklamada ülkemizde her yıl 1.9 milyon gebelik oluştuğu ve bunların 550 bininin planlanmamış gebelik, 285 bini kürtajla sonuçlandığı belirtildi. Planlanmayan gebelikler, tüm dünyanın en büyük sorunlarından biri. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmaları, her yıl yaklaşık 40 milyon gebeliğin yüzde 30’unun planlanmadığını, yüzde 12’sinin ise kürtajla sonlandırıldığını gösteriyor.

    Türkiye Aile Planlaması derneği Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu ; “Kürtaj bir aile planlaması yöntemi değildir. Bebek ve anne için en sağlıklı doğum aralığı 2 yıldır, bu aralık olduğunda bebek normal ağırlıkta oluyor, anomaliler azalıyor, bebek ölümleri engellenmiş oluyor, aynı şeyler annelerimiz için de geçerli, düşükler azalıyor, gebelikteki problemler azalıyor, sağlıklı doğuma ulaşma şansı artıyor. O nedenle doğumlar arasını 2 yılda tutmak, bebeği veanneyi sağlıkla mutlu sona ulaştırmak için, henüz gebelik oluşmadan kürtaj yerine etkin, modern aile planlaması yöntemlerini kullanmak ve lüzumsuz müdahalelerden kaçınmak büyük önem taşıyor” dedi.

    Prof. Şatıroğlu Türk kadınlarının doğum kontrol yöntemlerine yaklaşımlarının, yöntem kullanım alışkanlıklarının ve tercihlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen Kadın Sağlığı araştırması ile ilgili de bilgi verdi. Araştırma sonuçlarına göre; 15-49 yaş grubundaki kadınlar tarafından Türkiye’de en çok kullanılan doğum kontrol yöntemi; % 22 ile bakırlı spiral. Bunu % 16 ile kondom takip ediyor.

    Modern ve güvenilir bir yöntem olan doğum kontrol haplarının Türkiye’de kullanım sadece %8 oranında. Bu oran; İran, Mısır, gibi ülkelerin bile oldukça gerisinde. Geleneksel bir yöntem olan ve gerçek bir korunma sağlamayan geri çekilme yöntemi, çoğu modern yöntemden daha fazla kullanılıyor( % 20 oranında). Ancak bu yöntem, aile planlamadığı halde gebelikle sonuçlanabiliyor. Hayatı boyunca geri çekilme yöntemiyle korunan 3 kadından biri, istemeden gebe kalıyor. Bu gebeliklerin bir kısmı da kürtaj ile sonuçlanıyor.

    Kadınların %40’ı ise, gebelik planlamadığı halde hiçbir korunma yöntemi kullanmıyor. Ne yazık ki bu gebeliklerin bir kısmı da kürtajla sonuçlanıyor. 20 ilde gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre;Kadınlar, korunmayla ilgili bilgi kaynağı olarak; jinekologlar (%40) kadar , yakın arkadaşlarına (%35) güveniyor.

    Araştırmada eşlerin doğum kontrol yöntemine etkisi sorulduğunda araştırmaya katılan kadınların %71’i, eşlerinin doğum kontrol yöntemi üzerinde etkisi olduğunu söylüyor. İlkokul mezunları arasında en sık kullanılan yöntem spiral iken, Lise ve Üniversite mezunlarının hemen hemen yarısının şimdiye kadar hiç korunma yöntemi kullanmadığı görülüyor. Kadınların çalışma durumları incelendiğinde, çalışan kadınlar doğum kontrol hapını tercih ederken çalışmayan kadınların bakırlı spiral kullanma oranının daha yüksek olduğu görülüyor.

    Riskli bir yöntem olan geri çekilme yönteminin, ilkokul mezunu kadınlar başta olmak üzere tüm kadınlar tarafından yaklaşık %20 oranında kullanıldığı görülüyor. Türk Aile Planlama Derneği olarak anne ve bebek sağlığı için gerekli olan tıbbi tavsiyelere uyarak, isteyenin istediği zaman ve istediği kadar gebe kalma hakkı olduğu evrensel insan haklarındandır inancı içinde çalışmalar yaptıklarını belirten Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, korunma yöntemleri konusunda doktor tavsiyesinin doğru bilgiye ulaşma konusunda çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

  • 3 kadından biri doğru korunuyor!

    3 kadından biri doğru korunuyor!

    2011’de yapılan Kadın Sağlığı Araştırması sonuçlarına göre Türkiye’de 3 kadından yalnızca 1 tanesi, modern ve geri dönüşlü doğum kontrol yöntemlerini kullanıyor

    Türk Aile Planlaması Derneği (TAP) Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu tarafından yapılan açıklamada ülkemizde her yıl 1.9 milyon gebelik oluştuğu ve bunların 550 bininin planlanmamış gebelik, 285 bini kürtajla sonuçlandığı belirtildi. Planlanmayan gebelikler, tüm dünyanın en büyük sorunlarından biri. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmaları, her yıl yaklaşık 40 milyon gebeliğin yüzde 30’unun planlanmadığını, yüzde 12’sinin ise kürtajla sonlandırıldığını gösteriyor.

    Türkiye Aile Planlaması derneği Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu ; “Kürtaj bir aile planlaması yöntemi değildir. Bebek ve anne için en sağlıklı doğum aralığı 2 yıldır, bu aralık olduğunda bebek normal ağırlıkta oluyor, anomaliler azalıyor, bebek ölümleri engellenmiş oluyor, aynı şeyler annelerimiz için de geçerli, düşükler azalıyor, gebelikteki problemler azalıyor, sağlıklı doğuma ulaşma şansı artıyor. O nedenle doğumlar arasını 2 yılda tutmak, bebeği veanneyi sağlıkla mutlu sona ulaştırmak için, henüz gebelik oluşmadan kürtaj yerine etkin, modern aile planlaması yöntemlerini kullanmak ve lüzumsuz müdahalelerden kaçınmak büyük önem taşıyor” dedi.

    Prof. Şatıroğlu Türk kadınlarının doğum kontrol yöntemlerine yaklaşımlarının, yöntem kullanım alışkanlıklarının ve tercihlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen Kadın Sağlığı araştırması ile ilgili de bilgi verdi. Araştırma sonuçlarına göre; 15-49 yaş grubundaki kadınlar tarafından Türkiye’de en çok kullanılan doğum kontrol yöntemi; % 22 ile bakırlı spiral. Bunu % 16 ile kondom takip ediyor.

    Modern ve güvenilir bir yöntem olan doğum kontrol haplarının Türkiye’de kullanım sadece %8 oranında. Bu oran; İran, Mısır, gibi ülkelerin bile oldukça gerisinde. Geleneksel bir yöntem olan ve gerçek bir korunma sağlamayan geri çekilme yöntemi, çoğu modern yöntemden daha fazla kullanılıyor( % 20 oranında). Ancak bu yöntem, aile planlamadığı halde gebelikle sonuçlanabiliyor. Hayatı boyunca geri çekilme yöntemiyle korunan 3 kadından biri, istemeden gebe kalıyor. Bu gebeliklerin bir kısmı da kürtaj ile sonuçlanıyor.

    Kadınların %40’ı ise, gebelik planlamadığı halde hiçbir korunma yöntemi kullanmıyor. Ne yazık ki bu gebeliklerin bir kısmı da kürtajla sonuçlanıyor. 20 ilde gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre;Kadınlar, korunmayla ilgili bilgi kaynağı olarak; jinekologlar (%40) kadar , yakın arkadaşlarına (%35) güveniyor.

    Araştırmada eşlerin doğum kontrol yöntemine etkisi sorulduğunda araştırmaya katılan kadınların %71’i, eşlerinin doğum kontrol yöntemi üzerinde etkisi olduğunu söylüyor. İlkokul mezunları arasında en sık kullanılan yöntem spiral iken, Lise ve Üniversite mezunlarının hemen hemen yarısının şimdiye kadar hiç korunma yöntemi kullanmadığı görülüyor. Kadınların çalışma durumları incelendiğinde, çalışan kadınlar doğum kontrol hapını tercih ederken çalışmayan kadınların bakırlı spiral kullanma oranının daha yüksek olduğu görülüyor.

    Riskli bir yöntem olan geri çekilme yönteminin, ilkokul mezunu kadınlar başta olmak üzere tüm kadınlar tarafından yaklaşık %20 oranında kullanıldığı görülüyor. Türk Aile Planlama Derneği olarak anne ve bebek sağlığı için gerekli olan tıbbi tavsiyelere uyarak, isteyenin istediği zaman ve istediği kadar gebe kalma hakkı olduğu evrensel insan haklarındandır inancı içinde çalışmalar yaptıklarını belirten Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, korunma yöntemleri konusunda doktor tavsiyesinin doğru bilgiye ulaşma konusunda çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

  • Yumurtalarım biter mi ?

    Tüp bebek gibi çok sayıda yumurtanın büyütüldüğü yöntemlerle tedavi gören kadınların endişelerinden biri de yumurtalarının biteceği, erkenden menopoza gireceklerini düşünmeleridir. Bu yöntemlerde sadece zaten büyümeyok olma sürecine girmiş olan yumurtaların hepsinin basket olması, yani olgunlaşması sağlanır. Dolayısıyla, ilaçlar menopoz yaşını etkilememektedir. Diğer taraftan, doğum kontrol haplarıyla yumurtlamayı engelleyerek de menopozu geciktiremeyiz. Kadının üretken dönemi ergenlikte gonadotropinlerin salgılanmasıyla başlar (menarş-ilk adet), hormonlara cevap veren yumurtaların bitmesiyle son bulur (menopoz).

    Adet dönemlerini daha iyi anlayabilmek için üç bölüme ayırabiliriz:

    I) Foliküler faz : Bu dönemde yumurtalıkta yumurta içeren folikül gelişirken endometriyumda da proliferasyon olmakta endometriyum dokusu çoğalmaktadır. Baskın hormon östrojendir. Adetin ilk gününden yumurta çatlamasına kadar olan dönemdir.

    II) Yumurtlama.

    III) Luteal faz: Bu dönemde yumurtanın atılmasını takiben oluşan kistten progesteron salınmaktadır. Progesteronun etkisiyle döllenmiş yumurtanın beslenmesi için tüple ve endometriyumda salgılar oluşur. Bu nedenle, bu faz sekretuar (salgılayıcı) dönem olarak da adlandırılmaktadır. Yumurtlamadan sonra adetin tekrar başlamasına kadar olan dönemdir. Yumurta bu dönemde döllenip uterusa tutunur (implantasyon).

    Aslında az önce anatomiden bahsederken fizyolojik döngüden de biraz bahsettim. Şimdi bazı bilgileri tekrar olarak değil de pekiştirme olarak kabul ediniz. Her adet dönemi kandaki FSH düzeyinin yükselmesiyle başlar. FSH etkisiyle yumurtalıkta bir grup folikül büyümeye devam eder. Foliküller ultrasonografide su dolu küçük kesecikler gibi görülür. Her birinde bir oosit (yumurta) vardır. Foliküller büyürken östrojen salgısı da yaparlar. Östrojen hormonu rahim iç yüzeyini kaplayan endo-metriyumu uyararak kalınlaşmasını ve embriyoyu tutacak hale gelmesini sağlar. Diğer yandan da rahim ağzı salgısında sperm geçişini kolaylaştıracak değişikliklere, özellikle kıvamının incelmesine neden olur. Östrojen hormonu yeterince artınca, bu durum beyin tarafından algılanarak hipofize FSH salgısını azaltması emri verilir. FSH düzeyinin azalması diğer büyümekte olan foliküllerden çoğunun tekrar küçülerek kaybolmasına yol açar. Bunlar arasından en büyük olanıysa büyümesini devam et-tirerek gebelik oluşturacak olgunluğa erişir. Folikül çapı 20-24 mm. civarındayken kandaki östrojen düzeyinin kritik seviyeye ulaşması hipofizden ani şekilde LH salgılanmasını tetikler. Bundan 34-36 saat sonra folikülün çatlamasıyla ovülasyon (yumurtlama) olur.
    Yumurtlamadan sonra, olgun yumurtanın atıldığı folikül yok olmaz. Renginden dolayı corpus luteum (sarı cisim) adını alıp, progesteron adı verilen gebelik için çok önemli bir hormonu salgılamaya başlar.

    Progesteron hormonu endometriyum üzerinde embriyonun tutunması ve beslenmesine yönelik değişiklikler yapar. Artık atılan yumurtanın döllenmesi ve uterusa gelip tutunması beklenmektedir. Corpus luteumun sekiz, on gün ömrü vardır. Gebelik gerçekleşmezse salgıladığı progesteron miktarı azalmaya başlar. Bu da bir müddet sonra endometriyumun dökülmesine, yani adetin başlamasına neden olur. Adetin ilk günü yeni dönemin de başlangıcıdır.

    Eğer gebelik gerçekleşir ve embriyo implante olursa çevresindeki trofoblast isimli hücreler beta HCG (human chorionik gonadotrpin) isimli bir hormon salgılarlar. Beta HCG gebelik testlerinde tetkik ettiğimiz hormondur. Bu hormon corpus luteumu besleyerek progesteron salgısının devamını sağlar. Progesteronun varlığı adet kanamasını engeller, gebelik devam eder.

  • Yeni yılda hayatı daha seksi yaşayın, Sağlıklı Cinsellik Önerileri

    Yeni yılda hayatı daha seksi yaşayın, Sağlıklı Cinsellik Önerileri | 1Kulaktan dolma yanlış bilgiler, rahatsız hissettiren korkular ve alışkanlıklar cinsel hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Yeni yıl kararlarınıza bir yenisini daha ekleyin, cinsel hayatı sekteye uğratan doğru bilinen yanlışlardan kurtulun. Güvenli ve özgür bir cinsel hayat ile yaşamdan daha çok zevk alın.

    Kadınlar cinsellikte en üst noktaya 30’unda ulaşır ! YANLIŞ

    Kadınların vücutları ile artan uyumları ve sekste kendilerine olan güvenleri 30 yaşından sonra artmaya devam eder. Bir kadının orgazm kapasitesi yaşla birlikte azalmaz. Kendinize güvendiğiniz sürece cinsellikten keyif almaya hayat boyu devam edebilirsiniz.

    Geri çekilme, en doğal korunma yöntemidir ! YANLIŞ

    Geri çekilme yöntemi, geri kalmış ülkelerde sık kullanılmakla birlikte tüm doğum kontrol yöntemleri arasında istenmeyen gebelik riski en yüksek olanıdır ve aslında tam anlamıyla bir doğum kontrol yöntemi de değildir. Cinsel zevki önemli ölçüde azaltır. Boşalma anından önce cinsel ilişki sırasında salgılanan sıvı içinde sperm bulunması riski oldukça yüksektir. Gelişmemiş ülkelerde istenmeyen gebelik ve doğumların çok daha yüksek olmasının temel nedeni budur. Hayatınızın kontrolünü yeni yılda sakın şansa bırakmayın!

    Evlilikte heyecan zamanla azalır ! YANLIŞ

    Evliliğinize özen göstermiyorsanız evet, azalabilir. Ancak cinsellikten zevk alan bir kadının heyecanlandıramayacağı erkek yoktur. Öncelikle aklınızda dönen sorunları yatakta bir kenara bırakmalı ve kendiniz cinsellikten zevk almaya bakmalısınız. Sonrasında aranızdaki elektriğin katlanarak artacağına emin olabilirsiniz.

    Doğum kontrol hapları yalnızca gebelikten korunma amaçlı kullanılır ! YANLIŞ

    Bazı yeni nesil doğum kontrol hapları, gebeliği önlemekle birlikte ek faydalar için de doktorlar tarafından tercih edilebilir. Özellikle sivilce-akne ve aşırı yağlanma sorununun giderilmesinde ve adet öncesi sendromun (PMS) hafifletilmesinde tedavi amaçlı kullanılabilirler. Anti-androjenik etkili doğum kontrol hapları, tüylenme sorununa karşı da etkilidir.

    Seksi iç çamaşırları bana yakışmaz ! YANLIŞ

    Hemen internete girin, seksi iç çamaşırları satan sitelerden kendinize, seksi bir iç çamaşırı sipariş edin. Kadınlar genellikle beyinleriyle uyarılırken, erkekler için görsellik çok önemlidir. Ama inanın ki sizin kendinizde gördüğünüz o fazlalıkları ve kusurları erkekler asla fark etmez.

    Regl öncesi sendrom kadınların kaçınılmaz kaderidir ! YANLIŞ

    Regl döneminde belin ve sırtının alt kısımlarında hissedilen ağrıdan da kötüsü, hiç şüphesiz tüm dünyaya karşı sinirli hissetmek ve sebepsiz ağlama krizleri yaşamaktır. Bu rahatsızlıkları azaltmak için alınabilecek birçok önlem var. Yeni yılda bir kadın doğum uzmanına gitmeye ve PMS canavarından kurtulmaya ne dersiniz?

    Doğum kontrol hapları kilo artışına sebep olur ! YANLIŞ

    Cinselliği gebelik korkusu olmadan özgürce yaşamayı sağlayan bu minik haplardaki son gelişmelerin biz kadınlardan yana ilerlemesi gerçekten sevindirici… Yeni nesil doğum kontrol hapları, vücutta su tutulmasına sebep olmadığı için herhangi bir kilo artışı da yapmamakta. Hatta vücuttaki şişkinliğin atılmasına yardımcı bile olabilmekte.

  • YASMİN Doğum Kontrol Hapı

    YASMİN Doğum Kontrol Hapı | 2Yasmin Nedir ?

    Yasmin gebe kalmayı önleyici bir ilaçtır ve başka etkileri de mevcuttur.

    Yasmin gebeliği önleyici etkisini, esas olarak yumurtalıklardan yumurta atılmasını (yumurtlamayı) engellemenin yanında, rahmin vajinaya açılan boyun kısmındaki salgılamalarda meydana gelen değişiklikler yoluyla gösterir.

    Yasmin aşağıdaki durumlarla ilgili bir ilaçtır:

    * Doğum kontrolü yöntemi; (Doğum kontrol haplarının hamile kalmayı nasıl engellediğini öğrenmek için tıklayınız)
    * Hormona bağlı su tutulması ve buna bağlı belirtiler;
    * Akne ve sebore.

    Yasmin burada yer almayan diğer tedavi edici amaçlar için de kullanılıyor olabilir.

    Yasmin Hakkında Bilmem Gereken En Önemli Bilgiler Nelerdir ?

    Doğum kontrol hapı kullanımı ile miyokard enfarktüs, inme, derin toplardamarlarda pıhtı oluşumu, dolaşımla gelen pıhtının akciğerlerle ilgili lenf ya da kan damarlarını tıkaması gibi damarlarda pıhtı ve tıkanıklık oluşması ile ilişkili hastalık riskindeki artış arasında bir ilişki olduğu öne sürülmüştür. Ancak bu durumlara nadiren rastlanır.

    Eğer bu durumlardan ya da risk faktörlerinden herhangi biri mevcutsa, ilacın kullanımının yararı ve olası riskleri her bir kadın için ayrıca karşılaştırılmalı ve kullanıma başlamadan önce hekim tarafından değerlendirilmelidir. Bu durumlardan ya da risk faktörlerinden herhangi birinin alevlenmesi, tekrarlaması ya da ilk kez ortaya çıkması halinde hekiminize başvurunuz. İlacınızı kullanmanızın devamına ya da kesilmesine hekiminiz karar vermelidir. (Kimler doğum kontrol hapı kullanmamalı? Lütfen tıklayınız)

    Toplardamar veya atardamarlarla ilgili pıhtı oluşumu / bir damarda oluşan trombüsten kopan pıhtı parçasının başka bir bölgedeki bir damarda tıkanmaya yol açması (tromboemboli) ya da beyin damarlarıyla ilgili bir olay şu bulgularla beraber olabilir:

    Bacakta tek taraflı ağrı ve/veya şişme; sol kola yayılan/yayılmayan ani şiddetli göğüs ağrısı; ani nefes darlığı, ani öksürük başlangıcı; alışılmadık, şiddetli, uzamış baş ağrısı; ani kısmi ya da tam görme kaybı; cisimleri çift görme; konuşma bozukluğu; baş dönmesi; vücudun bir parçasında ya da bir tarafında ani olarak ortaya çıkan belirgin hissizlik ya da güç kaybı.

    Toplardamar veya atardamarlarla ilgili pıhtı oluşumu / bir damarda oluşan trombüsten kopan pıhtı parçasının başka bir bölgedeki bir damarda tıkanmaya yol açması (tromboemboli) ya da beyin damarlarıyla ilgili bir olayın riski aşağıdaki faktörlerle artar :

    * Yaş
    * Sigara (içilen sigara sayısı arttıkça ve ilerleyen yaşla, özellikle 35 yaşın üzerindeki kadınlarda risk daha fazla artar);
    * Olası aile öyküsü (bir kardeşte ya da anne – babada daha erken yaşlarda, bir damarda oluşan trombüsten kopan pıhtı parçasının başka bir bölgedeki bir damarda tıkanmaya yol açmış olması). Eğer kalıtsal bir yatkınlıktan şüphelenilirse, Yasmin’i kullanmaya karar vermeden önce bir sağlık uzmanına danışınız.
    * Obezite (vücut ağırlık indeksinin 30 kg / m² üzerinde olması);
    * Hipertansiyon (yüksek kan basıncı);
    * Migren;
    * Kalp kapak hastalığı;
    * Kalbin bölümlerinde titreşim hareketlerinin oluşması (atriyal fibrilasyon);
    * Kanda çeşitli lipoprotein düzeylerinin bozulması;
    * Uzun süreli hareketsiz kalmak, cerrahi girişim, bacaklara herhangi bir cerrahi girişim, darbe alma. Bu durumlarda Yasmin kullanımının (seçimli cerrahi girişim durumlarında 4 hafta önceden olmak üzere) kesilmesi ve tamamen tekrardan hareket edebilir duruma gelmeyi takiben 2 haftadan önce başlanmaması önerilebilir.

    Doğum Kontrol Hapları İle İlgili Sık Sorulan Sorular

    Yasmin kullanımı sırasında migren sıklığı veya şiddetinde bir artış ilaç kullanımını derhal kesmenizi gerektirebilir. Böyle bir durumda hekiminize danışınız.

    Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda seyrek olarak iyi huylu, çok seyrek olarak da kötü huylu karaciğer tümörleri gözlenmiştir. Sınırlı sayıda hastada bu tümörler yaşamı tehdit eden karıniçi kanamalara yol açar. Eğer kendinizde şiddetli üst karın ağrısı, karaciğerde büyüme ya da karıniçi kanama belirtileri gözlemlerseniz, karaciğer tümörü olması ihtimalini düşününüz ve acilen hekiminize başvurunuz. (Doğum kontrol hapları ve faydaları için lütfen tıklayın)

    Trigliserid düzeyinde artış ya da ailede (anne – baba, kardeşler, vb. ) bu durumun varlığı, doğum kontrol hapı kullanımında pankreas iltihaplanması gelişme riskini arttırabilir. Bu hususa dikkat ediniz.

    Doğum kontrol hapı kullanımı sırasında, klinik açıdan belirgin bir hipertansiyon (yüksek tansiyon) gelişmesi durumunda, hekiminize danışarak ilacınızı kesmeniz ve hipertansiyon rahatsızlığınızı tedavi ettirmeniz uygun olur. Eğer normal tansiyon değerleri, hipertansiyon rahatsızlığına karşı uygulanan tedavi ile sağlanabiliyorsa ve hekiminiz de uygun bulursa doğum kontrol hapı kullanmayı tekrar düşünebilirsiniz.

    Karaciğer fonksiyonlarının bozulması, karaciğer fonksiyon testlerinin normale dönmesine kadar doğum kontrol hapının kesilmesini gerektirebilir. Böyle bir durumda hekiminize danışınız.

    İlk kez gebelikte ya da daha önce seks steroidlerinin kullanımı sırasında kolestatik sarılık rahatsızlığınız olduysa ve doğum kontrol hapı kullanırken bu durum tekrarlarsa; ilacın kullanımına son veriniz.

    Eğer şeker (diyabet) hastasıysanız, doğum kontrol hapı kullanımınız sırasında olası bir istenmeyen durumun gelişmesi ihtimaline karşı kendinizi dikkatle gözlemleyiniz.

    Özellikle özgeçmişinde kloazma* olan kadınlarda Yasmin kullanımı sırasında bazen kloazma gelişebilir. Eğer kloazma’ya yatkınlığınız varsa, bu ilacı kullanırken güneşe ve ultraviyole ışınlara maruz kalmaktan kaçınınız.

    *kloazma: Yüzde kahverengi yama şeklinde ortaya çıkan değişik büyüklükteki renk değişiklikleri.

    Bazı bayanlarda tablet alınmayan dönemde çekilme kanaması oluşmayabilir. Eğer ilacınızı ‘’Yasmin’i Nasıl Kullanmalıyım?’’ bölümünde belirtilen şekilde kullandıysanız, gebe olmanız beklenmez. Ancak ilacınızı, ilk gerçekleşmeyen çekilme kanamasından önce kullanım kurallarına uygun kullanmadıysanız ya da çekilme kanaması iki kez gerçekleşmediyse doğum kontrol hapınızı kullanmaya devam etmeden önce gebe olmadığınızdan emin olunuz.

    Doğum kontrol hapları AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir. (Doğum kontrol hapları gebeliğe karşı %100 koruma sağlar mı?)

    Yasmin’i uzun süreli kullanmanız halinde periyodik olarak tıbbi muayeneden geçmeniz önerilir.

    Yasmin Kullanmaya Başlamadan Önce Sağlık Uzmanıma Bildirmem Gerekenler Nelerdir ?

    Eğer aşağıdaki durumlardan bir ya da birkaçına sahipseniz Yasmin’i kullanmayınız. Eğer ilk kez doğum kontrol hapı kullanırken aşağıdaki durumlardan herhangi birini kendinizde görürseniz ilaç kullanımını derhal durdurunuz :

    * Drospirenon – Etinil estradiol’e (Drospirenon – Etinil estradiol Yasmin’in etken maddeleridir. ) alerji;
    * İlacın bileşiminde bulunan diğer maddelere alerji;
    * Toplardamar veya atardamarlarla ilgili pıhtı oluşumu / bir damarda oluşan trombüsten kopan pıhtı parçasının başka bir bölgedeki bir damarda tıkanmaya yol açması (tromboemboli) olaylarının varlığı ya da geçmişte görülmüş olması (örneğin derin toplardamarlarda pıhtı oluşumu, dolaşımla gelen pıhtının akciğerlerle ilgili lenf ya da kan damarlarını tıkaması, miyokard enfarktüs, vb. );
    * Beyin damarlarıyla ilgili bir olayın varlığı ya da geçmişte görülmüş olması;
    * Kan damarlarında ya da kalp boşluklarında pıhtı oluşumuna dair uyarıcı belirti varlığı ya da geçmişte görülmüş olması (örneğin bir organ ya da vücudun bir bölümünde kan dolaşımının geçici olarak azalması sonucu atak oluşması, angina pektoris, vb. );
    * Belirli bir bölgeyle sınırlı sinir sistemi ve bozukluklarıyla ilgili belirtilerle karakterize migren öyküsü;
    * Damarları etkileyen şeker hastalığı (diyabet hastalığı);
    * Toplardamar veya atardamarlarla ilgili pıhtı oluşumu için risk oluşturan, şiddetli veya çok sayıda faktörün varlığı;
    * Pankreas iltihaplanması;
    * Trigliserid düzeyinde artış ile bağlantılı pankreas iltihaplanması öyküsü;
    * Ağır karaciğer hastalığı varlığı veya geçmişte yaşanmış olması (karaciğer fonksiyon değerleri normale dönmedikçe);
    * Ağır veya kısa süre içinde gelişen böbrek yetmezliği;
    * İyi ya da kötü huylu karaciğer tümörü varlığı ya da öyküsü;
    * Seks steroidlerinden etkilenmesi halinde üreme organlarının veya memenin bilinen ya da şüpheli kötü huylu, ağır hastalıkları;
    * Tanı konmamış vajinal kanama;
    * Gebelik varlığı ya da şüphesi.

    Yasmin’i kullanmaya başlamadan önce alerjik reaksiyon gösterdiğiniz ilaçlar var ise bunları hekiminize eksiksiz olarak bildiriniz.

    Gebelik ya da Emzirme Döneminde Yasmin’i Kullanabilir Miyim ?

    Gebelik kategorisi X. Yasmin’i gebelik döneminizde kullanmayınız. Yasmin kullanmanız sırasında gebelik meydana gelmesi halinde ilacı kullanmayı durdurunuz. Bununla birlikte, yapılan çalışmalar ne gebeliğinden önce doğum kontrol hapı kullanmış kadınların çocuklarında doğumsal kusur riskinde herhangi bir artış ne de erken gebelik süresince yanlışlıkla doğum kontrol hapı kullanıldığında doğmamış yavru üzerinde oluşan anormal bir etkiyi göstermemiştir.

    Yasmin’in kullanımı süt miktarında azalmaya ve sütün bileşiminde değişikliğe yol açabileceğinden dolayı süt salgılanması etkilenebilir. Bu nedenle bebek emziren annelere, bebekleri sütten kesilinceye kadar doğum kontrol hapı kullanımı genellikle önerilmez. Yasmin’in bileşiminde bulunan etken maddeler ve metabolik ürünleri küçük miktarlarda süte geçebilir. (Emziren anneler ve doğum kontrol hapları ile ilgili merak edilenler)

    Araç ve Makine Kullanırken Yasmin’i Kullanabilir Miyim ?

    İlacın araç ve makine kullanımı üzerine herhangi bir etkisi gözlenmemiştir.

    Doğum Kontrol Hapları İle İlgili Sık Sorulan Sorular

    Yasmin’i Nasıl Kullanmalıyım ?

    İlacınızı tam manasıyla hekiminiz tarafından size öngörüldüğü şekilde kullanınız. Hekiminiz tarafından size uygun görülenden daha yüksek dozda ya da daha uzun süre ilacınızı kullanmayınız. Reçetenizde size tarif edilen yönergelere uyunuz. (Doğum kontrol hapları ve kullanım şekilleri için lütfen tıklayın)

    İlacınızı paketin üstünde gösterildiği yönde, her gün yaklaşık aynı zamanda bir miktar suyla birlikte alınız. Birbirini izleyen 21 gün boyunca her gün bir tablet alınız. Her bir sonraki pakete 7 günlük, sıklıkla çekilme kanamasının izlendiği, tablet alınmayan dönemi takiben geçiniz. Bu kanama genellikle son tabletnin alınmasını takiben 2 – 3. gün başlar ve bir sonraki pakete başlandığında kesilmemiş olabilir. (Doğum kontrol hapları ve farklı saatlerde alınması durumu için lütfen tıklayınız)

    Eğer Yasmin’i kullanmaya başlamadan önceki 1 ay herhangi bir hormonal gebelik önleyici ilaç kullanmadıysanız; Yasmin’i almaya normal adet döngünüzün ilk günü başlayınız. İlacınıza 2. İle 5. günler arasında başlamanız da kabul edilebilir, ancak bu durumda ilk döngü için tablet almaya başlamanızdan itibaren 7 gün boyunca ilave olarak bir bariyer gebelik önleyici yöntem kullanınız.

    Diğer bir doğum kontrol hapından geçiş

    Tercihen önceki doğum kontrol hapınızın son tabletini aldığınız günü izleyen gün Yasmin alımına başlayınız. En fazla tabletsiz dönemin son gününe kadar ara verebilirsiniz.

    Yalnız progestagen içeren bir yöntemden (minipil, enjeksiyon, implant) ya da progesteron salımlı rahim içi sistemden (RİS) geçiş

    Minipilden herhangi bir günde, (implant veya RİS’in çıkarıldığı gün, enjeksiyonda ise bir sonraki enjeksiyonun yapılması gereken gün) geçiş yapabilirsiniz. Ancak tüm bu koşullarda tablet alımının ilk 7 günü ek bir bariyer yöntemi kullanmanız önerilir.

    İlk üç aylık dönemde oluşan düşüğü takiben

    Yasmin’i kullanmaya hemen başlayabilirsiniz. Ek bir gebelik önleyici önlem almanıza gerek yoktur.

    Doğumu veya ikinci üç aylık dönemde oluşan düşüğü takiben

    Doğumu veya ikinci üç aylık dönemde oluşan düşüğü takiben 21. – 28. günlerde Yasmin kullanmaya başlamanız önerilir. Daha sonra başladığınız takdirde tablet alımının ilk 7 günü ek bir bariyer yöntemi kullanınız. Eğer o zamana kadar ilişki gerçekleştiyse, doğum kontrol hapı kullanmaya başlamadan önce gebe olmadığınızı saptayınız veya ilk adet kanamanızı bekleyiniz.

    Mide – bağırsak bozuklukları durumunda

    Şiddetli mide – bağırsak bozukluklarının olması durumunda emilim tam olmayabilir. Böyle bir durumda gebelik önleyici ilave önlemler alınız.

    Eğer tablet alımını takiben 3 – 4 saat içinde kusma olursa unutulan tabletler için verilen öneriler geçerlidir. Eğer normal tablet alma programınızı değiştirmek istemezseniz, gereken ekstra tabletleri başka bir kutudan alınız.

    Bu ilaç, bazı laboratuvar testlerinin sonuçlarını etkileyebilir. Sizi tedavi eden hekiminize Yasmin kullandığınızı söyleyiniz.

    Bir Doz Almayı Unutursam Ne Olur?

    Eğer tabletinizi almakta, 12 saatten daha az geç kaldıysanız gebe kalmaya karşı koruyuculuk azalmaz. Hatırlar hatırlamaz tabletinizi alınız ve sonraki tabletlerinizi de her zamanki gibi almaya devam ediniz.

    Eğer 12 saatten daha fazla gecikme olmuşsa gebe kalmaya karşı koruyuculuk azalmış olabilir. Bu durumda 2 temel kural uygulanır :

    1) Tablet alımına hiçbir zaman 7 günden fazla ara verilmez.

    2) 7 gün boyunca aralık vermeden tablet alınır.

    Buna bağlı olarak günlük uygulamada şu öneriler verilebilir :

    1. Hafta : Aynı zamanda iki tablet almak anlamına gelse de, unuttuğunuz tableti hatırlar hatırlamaz alınız. Kalan tabletlerinizi normal zamanında kullanmaya devam ediniz. Takip eden 7 gün boyunca prezervatif gibi ek bir korunma yöntemi kullanınız. Tablet alımının unutulduğu günden önceki 7 gün içinde cinsel birleşme olmuşsa gebelik olasılığını göz önüne alınız. Ne kadar çok tablet unutulursa ve bu tabletlerin unutulduğu gün tabletsiz döneme ne kadar yakınsa gebelik riski o kadar yüksektir.

    2. Hafta : Aynı zamanda iki tablet almak anlamına gelse de, son unuttuğunuz tableti hatırlar hatırlamaz alınız. Kalan tabletlerinizi normal zamanında kullanmaya devam ediniz. Eğer ilk unutulan tablete kadar 7 gün boyunca tabletlerinizi doğru olarak aldıysanız ek yöntem kullanmaya gerek yoktur. Aksi takdirde ya da birden fazla tablet unuttuysanız sonraki 7 gün boyunca ek koruyucu önlem alınız.

    3. Hafta : Tabletsiz dönemin yaklaşıyor olması nedeni ile güvenilirlikte azalma riski yüksektir. Yine de, tablet alımında ayarlamalar yapılarak gebe kalmaya karşı korumada azalma önlenebilir. Eğer unutulan tabletten önceki 7 gün boyunca tabletlerinizi doğru olarak aldıysanız, aşağıdaki iki seçenekten birinin uygulamasıyla ek bir doğum kontrol yöntemine gerek kalmaz. Aksi takdirde bu seçeneklerden ilki seçilip, ayrıca 7 gün boyunca ek önlemler almak gerekir.

    **Aynı zamanda iki tablet almak anlamına gelse de son unuttuğunuz tableti hatırlar hatırlamaz içiniz. Kalan tabletlerinizi normal zamanında kullanmaya devam edebilirsiniz. Bir sonraki kutuya 7 gün ara vermeden mevcut kutu biter bitmez başlayınız. İkinci kutunun sonuna kadar bir çekilme kanaması beklenmez. Ancak tablet alındığı günlerde lekelenme veya kırılma kanaması görülebilir.

    **Kullanmakta olduğunuz kutuyu bırakmanız önerilebilir. 7 günlük (tableti unuttuğu günler dahil) aradan sonra yeni kutuya başlanır.

    Tablet almayı unuttuğunuzda, ilk tabletsiz dönemde beklenen çekilme kanaması görülmezse gebelik olasılığını göz önüne alınız. (Doğum kontrol hapları gebeliğe karşı %100 koruma sağlar mı?)

    Fazla Doz Alırsam Ne Olur ?

    Eğer ilacınızdan almanız gerekenden çok daha fazla dozda aldığınızı düşünüyorsanız bir acil servisi arayarak destek alınız. Bulantı, kusma ve genç kızlarda hafif vajinal kanama doz aşımı belirtilerindendir.

    Yasmin Kullanırken Nelerden Kaçınmalıyım ?

    İlacınızı size önerilenden daha yüksek dozda almaktan kaçınınız.

    Yasmin’in Yan Etkileri

    Alerjik reaksiyon belirtileri olan aşağıdaki sıkıntılardan herhangi bir ya da birkaçına sahipseniz acil yardım desteği alınız : ürtiker (kurdeşen); nefes almada zorluk; yüzde, dudaklarda, dil ya da boğazda şişkinlik.

    Aşağıda sıralanan daha hafif yan etkiler de görülebilir ancak bunların varlığında hekiminizle konuşup ilacınızı kullanmaya devam edebilirsiniz :

    * Memelerde ağrı, hassasiyet, büyüme;
    * Depresif duygu durumu, duygu durum değişiklikleri;
    * Bulantı, karın ağrısı;
    * Baş ağrısı;
    * Kiloda artış. (Doğum kontrol hapları ve kilo ile ilgili merak edilenler)

    Bu liste görülebilecek bütün yan etkilerin eksiksiz bir listesi değildir burada yer alanlar dışında başka yan etkiler de görülebilir. Alışılmadık ya da sıkıntı yaratan bir durumla karşılaştığınızda doktorunuza danışınız. (Doğum Kontrol Hapları ve tüylenme ile ilgili merak edilenler)

    Yasmin ile Etkileşen Diğer İlaçlar Nelerdir ?

    Aşağıda sıralanan ilaçlarla Yasmin’in bir arada kullanılması olası ilaç etkileşimleri açısından sakıncalı olabilir ya da yeterli etkinlik sağlanamayabilir. Bu nedenle Yasmin’i hekiminize danışmadan bu ilaçlarla birlikte almaktan kaçınınız. Eğer aşağıdaki ilaçların bir ya da birkaçını kullanıyorsanız Yasmin’i kullanmaya başlamadan önce hekiminize söyleyiniz;

    * rifampisin (Rifadin, Rifcap, Rifex);
    * fenitoin sodyum (Epanutin, Epitoin, Phenhydan, Phenytoin, Epdantoin, Hydantin);
    * karbamazepin (Karazepin, Karbalex, Karbasif, Karberol, Kazepin, Tegretol, Temporol, Teril);
    * barbitüratlar [fenitoin (Epdantoin, Hidantin); fenobarbital (Luminal, Phenobarbitalum)];
    * primidon (Mysoline);
    * okskarbazepin (Trileptal, Epsile, Oxilepsi);
    * ritonavir (Norvir);
    * bazı antibiyotikler ve özellikle penisilin grubu ilaçlar [benzilpenisilin (Kristapen, Kristasil, Penicillin-G Potasyum); fenoksimetilpenisilin (Cliacil, Penoksil, Pen-Os); prokain benzilpenisilin (Devapen, İecilline, Pencain-K); benzatin penisilin (Benzapen, Depopenisilin); benzil penisilin ve prokain penisilin kombinasyonu (Deposilin, Penadur);flukloksasilin (Flix, Floksin); amoksisilin (Alfoxil, Amoksina, Amoxicil, Helipak, Largopen); ampisilin (Alfasilin, Ampisina, Makrosilin, Penbisin); ampisilin ve fenazopiridin hidroklorür kombinasyonu (Azosilin); ko-amoksilav (Amoklavin, Amoksilav BID, Augmentin, Bioment BID, Croxilex BID, Klamoks BID, Klavunat); ampisilin ve sulbaktam kombinasyonu (Alfasid, Ampisid, Combicid, Duobak, Duobaktam, Duocid, Sulcid); bakampisilin (Bakamsilin, Penbak); piperasilin (Pipraks); piperasilin ve tazobaktam kombinasyonu (Tazocin); Tikarsilin (Timentin); vb. ];
    * tetrasiklinler [doksisiklin (Doksin, Monodoks, Tetradoks); tetrasiklin (Tetra, Tetralet, Tetramin). ];
    * griseofulvin Gefulvin Forte.

    Yukarıda belirtilen ilaçların herhangi biri ile kısa süreli tedavi görmeniz halinde, doğum kontrol hapı dışında geçici olarak bir bariyer yöntemi kullanınız ya da başka bir gebelik önleyici yöntem tercih ediniz.

    Fenitoin sodyum, barbitüratlar, primidon, karbamazepin, rifampisin, ritonavir, griseofulvin içeren ilaçlardan kullanmanız halinde, ilaç kullanımınız süresince ve tedavinin kesilmesini takiben 28 gün boyunca bariyer yöntemi kullanınız.

    Antibiyotik tedavisi görüyorsanız, ilacınızın sonlanmasını takiben 7 gün boyunca bariyer yöntemi kullanınız. Eğer bariyer yöntemi kullanılan dönem, kutunuzdaki doğum kontrol haplarının bitiminden sonra devam ediyorsa, bir sonraki kutuya ara vermeden devam ediniz.

    Yasmin ile etkileşen diğer başka ilaçlar da mevcut olabilir. Doktorunuza kullanmakta olduğunuz bütün ilaçlar ve diğer alternatif tıp methodları hakkında bilgi veriniz; bunlar vitaminler, mineraller, bitkisel ürünler ya da başka bir hekim tarafından size verilen ilaçlar hakkında olabilir. Hekiminize danışmadan başka bir ilaç kullanmaya başlamayınız.

    Yasmin’i Hangi Koşullarda Muhafaza Etmeliyim?

    Yasmin’i 25 derecenin altındaki oda sıcaklığında, nem ve ışıktan uzak bir yerde saklayınız.

    Daha Fazla Bilgiye Nereden Ulaşabilirim ?

    YASMİN Film Kaplı Tablet ile ilgili daha fazla bilgi için eczacınıza danışabilirsiniz.

    UNUTMAYIN! YASMİN Film Kaplı Tablet ve diğer bütün ilaçları çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız; YASMİN Film Kaplı Tablet’i asla başkalarıyla paylaşmayınız ve YASMİN Film Kaplı Tablet’i sadece size uygun görüldüğü şekilde kullanınız.

    Uyarı! İlaçpedia.com ve içerik sağlayıcıları bu sitede yer alan bilgilerin toplanması ve sunulması konusunda gereken özeni göstermiş ve bu bilgileri güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan edinmiştir. Kullanılan kaynaklar ve güvenilirlik politikası için tıklayınız. Ancak, ilaçpedia.com ve içerik sağlayıcıları sitede yer alan bilgilerin doğruluğunu garanti etmez. Sitede yer alan bilgiler, hekimlerin, eczacıların, hemşirelerin veya hasta sağlığıyla ilgili diğer sağlık çalışanlarının bilgi, deneyim, yetenek ve kanaatlerinin yerine geçmeyi değil, tamamlamayı amaçlar. Herhangi bir ilaç veya ilaç kombinasyonuyla ilgili uyarı bulunmaması, bu ilaç veya ilaç kombinasyonunun herhangi bir hasta için veya sizin kişisel koşullarınız için güvenli, uygun ve etkili olduğu fikrini doğurmamalıdır. Doktor ve eczacıların direktiflerine mutlaka uyulmalıdır.

    Kaynak : www.ilacpedia.com