Etiket: diyet ürünler

  • Diyet ürünler ne kadar diyet?

    Diyet ürünler ne kadar diyet?

    Yeterli ve dengeli beslenmenin kişinin yaşam kalitesini belirlemede çok önemli olduğu inkar edilemez bir gerçektir.Uzun ve sağlıklı bir yaşam için doğru beslenme çok önemlidir.Günümüzde bir çok ülke ve bireyler beslenmenin önemini kavramış ve özellikle obezitetenin artması ve sağlık açısından büyük bir tehlike oluşturması sonucunda düşük kalorili, düşük yağlı, diyet ürün gibi terimlerin sıkça kullanılmasına neden oldu. Bu ürün pazarını da giderek genişletti. Bu tip ürünlerde çeşitlilik arttı ve içerik bakımından bazı besin öğelerinin içeriği farklılaştı. Özelliklerine gore nasıl sınıflandıklarını görelim;

    Diyabetik: Şeker yerine tatlandırıcı ile hazırlanmış ürünlerdir. Ürünün yağı ve kalorisinde azalma yoktur.

    Lıght:Yağı azaltılmış anlamındadır.

    Extra Lıght:Üründeki yağın %1 ‘den daha az olmasıdır.

    Diyet: Kalorisi azaltılmıştır.

    Piyasada bulunan bu tür ürünlerin bir çoğu ülkemize yurt dışından ithal edilerek gelmektedir. Bu ürünlerde bulunan etiketlerde tüketiciyi aydınlatıcı ve besinin içeriği ile ilgili her türlü bilgi bulunmaktadır. Ancak ülkemize girişi sırasında bu etiketlerin bazıları Türkçeye çevrilmekte bazıları ise çevrilmemektedir Bu noktada tüketicilerin bilgi edinmelerini zorlaşmaktadır.

    Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de şişmanlığın ve buna bağlı olarak oluşan hastalıkların giderek artmasıyla düşük kalorili ürünlere olan talep artmıştır. Tüketiciler bu ürünleri kullanırken üzerinde ‘light, %0 yağlı, diyet, şekersiz’gibi ibareler görmektedirler. Bir ürünün light olması veya şekersiz olması o ürünün kalorisinin düşük olduğunu göstermez. Bir ürünün light olması bu ürünün yağının azaltılmış olduğu anlamına gelir ancak kalorisinin düşük olduğunu göstermez. Çünkü ürünün yağının azaltılması işlemi sırasında yağı azaltılırken diğer besin öğelerinin içeriği artmaktadır. Karıştırılan diğer bir konu ise üzerinde diyet yazan ürünlerin kalorisiz olup istenildiği kadar yenilebileceği düşüncesidir. Oysa bu mümkün değildir, diyet bisküvi olarak yenilen ürünler markasına göre farklılık göstermekle beraber ortalama olarak 4 adet diyet bisküvi 1 dilim ekmeğe eşittir aynı şey grissini için de geçerli olup yaklaşık 2 grissini 1 dilim ekmeğe eşittir.

    Şeker hastaları için piyasada ‘diyabetik’etiketi ile satılan ürünlerde şeker yerine yapay tatlandırıcılar kullanılmaktadır Bunların yağ miktarları azaltılmış değildir. Yani bu ürünler light veya düşük kalorili değil diyabetik ürünlerdir.

    Kısacası bu tip ürünleri tüketmek istediğimizde içeriğine dikkat ederek, bilinçli olarak tüketmek gerekir. Sıfır kalori içeren ve tadından vazgeçemediğimiz ürün yoktur. Hangi özellikte olursa olsun hangi miktarlarda olursa olsun mutlaka içeriğinde bir besin öğesi (protein, yağ, karbonhidrat) bulunduğu unutulmamalıdır.

     

    Dyt. Aylin YILMAZ

  • Diyet ürünler melek mi şeytan mı?

    Diyet ürünler melek mi şeytan mı?

    ‘Şekersiz’ ibaresiyle satılan yapay tatlandırıcılı meşrubatların kilo sorununu çözmek bir yana daha da büyüttüğü öne sürüldü. Bu sonucun altında yatan neden ise insan beyninin yiyeceklere karşı verdiği tepkide saklı.

    Diyet ürünler melek mi şeytan mı?

    30 yıldır süregelen tartışmayı alevlendiren son açıklama Londra merkezli Imperial College Kamu Sağlığı Fakültesi’nden Prof. Christopher Millett’ten geldi.

    Prof. Millett ‘diyet’ ibaresiyle ambalajlanan gıdalarını bir pazarlama taktiği olduğunu öne sürerek “Dünyadaki obezite sorununu büyütüyorlar” dedi.

    Bu alanda yapılan çok sayıda araştırma Prof. Millett’i doğrular nitelikte. Çünkü her ne kadar kalorisiz ve şekersiz olsalar da, yapay tatlandırıcılı ürünler de beyinde şekerin etkilediği bölgeyi etkiliyor. Bu durum insanda açlık hissini tetikliyor ve sonrasında kalori alımı başka gıdalarla devam ediyor.

    Elbette bu görüşe karşı çıkanlar da var. İngiliz Meşrubat Birliği yapay tatlandırıcılı içereceklerin hedef alınmasının yanlış olduğunu savunarak, söz konusu ürünlerin tüketicilerin düşük kalorili beslenme düzenine yardımcı olduğunu öne sürdü. Birlik başkanı Gavin Partington, kilo koruma yöntemi olarak kullanılan bu meşrubatların delilsiz olarak düşmanlaştırılmasının doğru olmadığını belirtti.

    İngiliz devletinin obezite konusundaki danışmanlarından Prof. Susan Jebb ise sağlıklı bir yaşam için en doğru içeceğin su olduğunu, ancak tüketici alışkanlıklarına bağlı olarak ‘diyet’ olarak ambalajlanan suni şekerli meşrubatların şekerli olanlar yerine tüketilmesinin en azından doğru yöne bir adım atmak olduğunu savundu.

     

     

    Kaynak: cnnturk.com

  • Diyet ürünlerden uzak durun !

    Diyet ürünlerden uzak durun !

    Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Akif Başaran, hayat boyu sürecek olan sağlıklı beslenme düzeninin oluşturulduğu takdirde, birçok kronik hastalığın önüne geçilebileceğini ve yaşlanmanın durdurulabileceğini ifade etti.

    Dr. Akif Başaran, insanların ilerleyen yaşlarına rağmen sağlığı yerinde, dinamik, kendiyle barışık ve mutlu bir hayat için bedenlerine saygı duymaları ve yiyip içtiklerine dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı.

    Sağlıklı beslenme için sunduğu hareket planında patates, pirinç pilavı, mısır, kraker, sütlü çikolata, şekerli atıştırma ürünleri, sofra şekeri, meyve suyu, gazlı içecekler, tahıllı gıdalar gibi, kan şekerini arttırma hızı yüksek besinlerden uzak durulması gerektiğini kaydeden Dr. Başaran, “Bu yiyeceklerin yerine glisemik indeksi düşük besinler yemeliyiz. Bu besinler içinde de özellikle kırlarda dolaşan büyük ve küçükbaş hayvan eti olmak üzere her türlü et, baklagiller, her çeşit yeşil sebze, ev yoğurdu, kefir, siyah çikolata, kuruyemiş, tereyağı, sızma zeytinyağı, 3-4 adet yumurta var” açıklamasında bulundu.

    Sağlıklı beslenmede en önemli ve en zor olan konunun egzersiz olduğunu ifade eden Dr. Başaran, egzersiz için koşmanın veya spor salonuna gitmenin gerekmediğini, her fırsatta tempolu yürüyüşün, asansör yerine merdiven kullanmanın, hafif ağırlık çalışmanın, ayakta durmanın bile işe yaradığını söyledi.

    “DİYET ÜRÜNLERDEN UZAK DURUN”

    Dr. Başaran, sağlıklı beslenmek, obeziteden korunmak ve kilo vermek için diyet ürünlerden uzak durulması gerektiğini de vurguladı. Diyet ürünlerin kalorisinin az olmasına rağmen içindeki tatlandırıcı ve katkı maddelerin aşırı insülin salgılatarak acıktırdığını belirten Dr. Başaran, kolay zayıflamayı garanti eden doğal ve kimyasal madde veya gıdalara dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyardı.

    Her gün yenisi çıkan zayıflatma ilaçlarının veya gıdalarının birçoğunun faydadan çok zarar verdiğini ifade eden Dr. Başaran, “Doktorunuza danışmadan zayıflama ilacı kullanmayın. Her ne kadar içinde yazmıyor olsa da gıda etiketlerini dikkatle okuyun, içinde fruktoz, gıda boyası, koruyucu madde, soya varsa uzak durun” dedi.

    3 ana öğün dışında mecbur kalmadıkça bir şey yenmemesi gerektiğini dile getiren Dr. Başaran, sağlıklı beslenme konusunda şunları söyledi:

    “Açlık insülin değerinizi 5 IU/ml altında tutun, bunu başarırsanız göbek yağlarından kurtulursunuz; şeker ve kalp hastalıklarından uzak kalırsınız. En önemlisi de yaşlanmayı durdurup sağlıklı bir hayatı garantilersiniz. Üç ana öğün dışında mecbur kalmadıkça bir şey yemeyin. Eğer bir şeyler yemek zorundaysanız öncelikle bir bardak su için, hala açlık hissediyorsanız kuruyemiş, peynir, domates, ev yoğurdu gibi glisemik indeksi düşük gıdalar tüketin.

    Meyvelere dikkat edin; birçoğu günlük ihtiyacımızın çok üstünde früktoz, yani meyve şekeri içeriyor. Bir zamanlar diyet yapan insanlara bol meyve önerilmekteydi oysa fruktozun sadece 15-20 gram kadarı vücut tarafından kullanılmakta, geri kalanı hızlıca trigliseride dönüşerek göbek yağımızı artırmakta, ayrıca diyabet, koroner kalp hastalığı ve hipertansiyon için zemin oluşturmaktadır.

    Obezite ve diyabetten korunmak için mutlaka D vitamini düzeyine baktırın, gerekirse doktorunuzdan takviye isteyin. Her fırsatta yanmayacak şekilde güneşlenmeyi ihmal etmeyin. Magnezyum, insülin direncini azaltan ve obeziteden koruyan en değerli minerallerden biridir.

    En çok bulunduğu gıdalar ıspanak, marul, kereviz, pırasa gibi yeşil sebzeler, ceviz, badem, siyah çikolata (yüzde 70 kakao) ve fındıktır. Ancak gıdalarla günlük yeterli miktara (350-400 mg) ulaşmak çok zordur. O yüzden takviye olarak alınması gerekebilir.

    Son olarak omega3 takviyesi almayı unutmayın. Malesef gıdalarda artık neredeyse hiç bulunmadığı için balık yağı olarak likid veya kapsül şeklinde günlük alınması gereklidir.

    Burada en önemli konu omega3 balık yağında bulunan EPA ve DHA miktarıdır. Toplamda günlük olarak 1 gram civarında alınması, kalp damar hastalığı başta olmak üzere bizi birçok hastalığa karşı koruyacaktır. Şeker hastalığının ilk belirtisi olan reaktif hipoglisemiye dikkat edin. Yemekten kısa süre sonra halsizlik, uyuşukluk, ellerde titreme, çarpıntı, terleme şikayetleriniz varsa ve şekerli bir besine ihtiyaç duyuyorsanız, bir an önce düşük glisemik indeksi olan besinlere geçiş yapın. Gerekirse doktorunuzla görüşüp tetkiklerinizi yaptırın.”

    İHA

  • Diyet Gerçeği

    Diyet Gerçeği

    Diyetisyen Nil Şahin Gürhan’a göre; diyet konusunda yanlış üstüne yanlış yapıyoruz. Diyeti sadece zayıflama programı olarak algılıyor, ‘Diyete girdim’, ‘Diyetten çıktım’ diyoruz

    Beslenme ve Diyet Uzmanımız Nil Şahin Gürhan’a göre; “Diyetin kelime anlamı sağlığı korumak, geliştirmek ve düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni. Bu düzen, kişinin yaşamına göre uyarlanmalı ve hayat boyu sürmeli” diyor. Ardından da doğru bilinen yanlışlar konusunda uyarıyor.
    1) Gereksiz saat sınırlamaları
    “Sabah 8’de kahvaltı yapmalı”, “Akşam 7’den sonra bir şey yememeli” gibi söylemler son derece yanlış. Biz uzmanlar kim oluyoruz da kilo verdireceğim diye, insanları aynı saatte kaldırıp aynı saatte yedirip aynı saatte yatırmaya çalışıyoruz? Herkesin hayat stili, çalışma şekli farklı. İstediğiniz zaman kalkıp istediğiniz zaman yatarsınız. Bu sizin sağlıksız beslendiğiniz anlamına gelmez. Sadece sabah uyandıktan sonra 1 saat içinde enerji almanız, gün içinde de 4 saatten uzun süre enerji almadan geçirmemeniz gerekiyor.
    2) Su içme ile ilgili teferruatlar
    “Yemekte su içilmez”, “Yemek arasında su içmeyin”, “Yudum yudum için”, “Lıkır lıkır içmeyin”, “Yok, lıkır lıkır için” gibi ardı arkası gelmeyen öneriler… Önemli olan yeterli ölçüde su içmeniz ve vücudunuzu su kaybından korumanız. Nasıl ve ne şekilde içeceğiniz tercihinize kalmış.

    3) Metabolizmanızın size savaş açtığı yalanı
    Metabolizma vücudunuzdaki bütün kimyasal olayların toplamına verilen addır. Vücudunuzdaki enerji dengesi, metabolizmanın içinde süregelir. Aynı kiloda takılmanız, kilo verememeniz metabolizmanın direnci değildir. Sizin, beslenme şekliniz ve sağlamanız gereken eksi enerji dengesini sağlayamadığınızın göstergesidir. Harcadığınız enerji, besinlerle aldığınız enerjiden fazla olacak ki vücudunuz yağ depolarını yakabilsin, siz de kilo verebilin.
    4) Mucizevi yiyecek safsatası
    Ne kadar sağlıklı olursa olsun mucize yaratacak yiyecek yoktur. “Şunu ye kilo ver, bunu iç vücudun yağ yaksın” diye bir mantık yok. Unutmayın; fazla kilolarınızı siz zaman içinde yavaş yavaş aldınız ve ancak siz verebilirsiniz. Kilo vermek için enerji dengesini tersine döndürmeniz yeterli.

    5) Detoks ve arınma adı altında bağırsak temizleme seansları
    Bu şekilde bağırsaklarınızdaki iyi bakterileri atıp bağırsak florasını bozmuş oluyorsunuz. ‘Detoks’un kelime anlamı ‘toksin maddelerin atımı’dır. İnsan vücudu, yapısı gereği toksin maddeleri her gün yavaş yavaş atar. Detoksu her gün azar azar yapmak için; bol su içmek, hareket etmek, sağlıklı doğal yiyeceklerle beslenmek, düzenli uyumak gibi alışkanlıklar edinmek yeterli. Böylece metabolizmanız dengeli çalışır, ödem olmaz, toksin maddeler temizlenir ve gerçek detoks gerçekleşir.

    6) Sporun, yağları kasa çevirdiği söylemi
    Kilo vermek için yapılacak en iyi spor yürüyüş. Metabolizmanızı zorlamadan daha çok enerji harcar, böylece yağ depolarını yakarsınız. Çok kilolu bir insan, ağır spor yaparsa metabolizmasını zorlar, sağlığını tehlikeye atar. Yağ ve kas hücresi farklı yapıdadır, birbirlerine dönüşmez. Yorulmadan ve fazla hızlı olmadan ne kadar çok yürürseniz o kadar hızlı ve sürekli kilo verirsiniz.

    7) Popüler diyetlerle kilo vermeye çalışmak
    Bu tür diyetler, içeriğinden çok ismiyle prim yapar. Uyduran kişinin adı veya soyadı kullanılarak dilden dile aktarılır. Bu tür diyetlerle kilo verilse bile yetersiz beslenme yüzünden verilen kilolar sonradan fazlası ile alınır. Üstelik vitamin ve mineral yetersizliğine bağlı birçok sağlık sorunu da yaşanır.

    8) Ekmeğin kilo aldırdığı aldatmacası
    “Ekmeği kes kilo verirsin” cümlesi klişedir. Oysa ekmek, temel besin grubu yiyeceklerden biri. B grubu vitaminlerinin de temel kaynağı. Ekmek ve ekmek grubu yiyecekleri tüketmemek metabolizmanın çalışmasını önler, kilo alımını kolaylaştırır, sağlığı bozar.

    9) ‘Diyet ürün kilo verdirir’ inancı
    Diyet ürünlerle zayıflamaya çalışmak boşa kürek çekmektir. Diyet ürünler kilo verdirmez. Hatta temel besin grubu yiyeceklerin diyet olarak tüketilmesi kilo almayı kolaylaştır. Süt, yoğurt, peynir grubu yiyeceklerin light olanlarını değil, normal doğal yapıda olanlarını tercih edin. Böylece yağ-asit dengesini sağlıklı kurmuş olursunuz. Ayrıca süt ve yoğurdu doğal yağ yapısında tüketmek daha uzun süre tok tutar ve ani şeker düşmesini önler.

    10) Zayıflama ilacı ve çayları ile kilo verme ümidi
    Yıllardır yapılan çalışmalar gösteriyor ki zayıflatan sağlıklı bir ilaç üretilmedi. Vücudun alınan fazla enerjiyi yağa çevirip depolaması sağlıklı bir durum. Sağlıksız olan, sizin kontrolsüz şekilde yemeniz, sonuçta kilolu, hatta obez olmanız. Zayıflama ilaçları ya da çayları, durumu daha da sağlıksız hale getirir. Bunu anlamak için kullanılan ilacın yan etkilerini düşünmek yeterli. ‘Yeşil çay da kilo verdirir’ beklentisini abartmak yanlış. Yeşil çay metabolizmayı hızlandırır ama etkisi çok küçük boyuttadır. Ancak sağlıklı beslenir ve yeterli fiziksel aktivite yaparsanız, günde 1-2 fincan yeşil çay içmek yarar getirir.

    Zayıflama kürleri için tıklayın !

    Cumartesi Postası

  • Süt Diyeti

    Süt Diyeti

    Süt diyeti nasıl yapılır ?

    Süt ve süt ürünlerinin kuşkusuz insan sağlığındaki yeri ve önemi çok büyüktür. Uzman doktorlar her bireyin günlük en az 1 litre süt tüketmesini tavsiye ediyorlar. Yapılan araştırmalara göre yaklaşık olarak 100 gram sütte bulunan 87 gram su, 3.5 civarında çeşitli proteinler, 3.8 civarında yağ, 5 gram karbonhidrat, ve kalsiyum, fosfor, potasyum, sodyum, klor, magnezyum, krom, bakır, çinko vitaminlerden b 12, c, d, e ve k vitaminleri bulunmaktadır. Bir çok vitamin ve mineralleri bünyesinde barındıran süt sayesinde sağlıklı beslenebilirsiniz. Büyüme ve gelişmede faktörü çok büyüktür. Süt diyetinde hem sağlıklı zayıflayabilir, hem de yararlı bir diyet yapmış olursunuz.

    Süt ürünleri grubundan olan, yoğurt, peynir ve çeşitli ürünlerle birlikte oluşturacağımız diyet programını trdiyet.com olarak sizlerle paylaşıyoruz. Yapılan süt diyeti programını çeşitli fiziksel aktivitelerle ve egzersizlerle desteklemenizi tavsiye ederiz.

    Süt diyetinin yapılışı;

    Süt diyetinde ilk 3 gün; Sabah kahvaltısında 300 miligram süt, bir adet domates, bir adet salatalık, 2 dilim beyaz peynir ve iki dilim kepekli ekmek tüketmelisiniz. Öğlen öğününe geçmeden açlık hissi duyulursa istenilen miktarda mevsim meyveleri ve en fazla 8 adet diyet bisküvisi yenebilir. Öğle yemeğimizde; Bir kase lahana çorbası, bir kase süt grubundan yoğurt, mevsim salata ve iki dilim kepekli ekmek yenmelidir. Ara öğünlerde aç kalma durumunda diyet bisküvisi ve mevsim meyveleri tavsiye ediyoruz. Süt diyetinde akşam yemeği; 100 gram haşlanmış tavuk, bir kase yoğurt, mevsim salata ve iki dilim kepekli ekmek tüketilmelidir. Gece yatmadan önce 300 miligram süt tüketmelisiniz.

    Süt diyetinde son 4 gün; Sabah kahvaltısında 300 miligram süt, bir adet salatalık, bir adet domates, bir dilim beyaz peynir, 6 adet siyah zeytin, bir tatlı kaşığı bal ve iki dilim kepekli ekmek tüketilmelidir. Öğlen öğününde; Bir tabak taze fasulye, bir kase yoğurt, bir porsiyon mevsim salata ve iki dilim kepekli ekmek tüketilmelidir. Akşam öğününde; Bir adet orta boy patates haşlama olması gerekiyor, 9 adet köfte, bir kase yoğurt ve mevsim salata ile akşam öğününü tamamlayın.

    Yemekleri kalorinize göre değiştirebilirsiniz. Süt diyetinde önemli olan unsur her sabah 300 ml süt içmek, gece yatmadan önce 300 ml süt içmek ve her öğünde bir kase yoğurt yemektir.

    Süt diyetinde ara öğünlerde, mevsim meyveleri ve öğün aralarında en fazla 9 adet diyet bisküvisi tüketmelisiniz. Diyette önemli olan unsur, sabahları ve gece yatmadan önce 300 miligram yarım yağlı süt tüketmeniz. Bu diyet programını spor ile birlikte desteklemenizde fayda ve yarar vardır. Sağlıklı kilo vermek için spor yaparak size uygun diyet listelerini uygulamalısınız.

    İlgili Konular ;
    Süt Alerjisi Nedir?
    Diyet – Sağlıklı Beslenme

  • Diyet Ürünlerine Dikkat

    Diyet Ürünlerine Dikkat

    Diyet yaparken insanların baş vurdukları çarelerden biride diyet ürünlerine başvurmaktır. Peki bu ürünler ne kadar güvenli? Hiç düşündünüz mü?

    Diyet kadınların ömürleri boyunca sürekli olarak uyguladıkları bir durumdur. Oldukça zorlayıcı bir süreç olan diyeti kolaylaştırmak adına bazı firmalar, diyet ürünleri üretmeye başladılar. Tatlandırıcılar da bunlardan birtanesidir. Şekerin tadından vazgeçemeyenler için üretilen bu ürünler diyet sırasında size fayda mı yoksa zarar mı sağlıyor? Bunu hiç sorguladınız mı ?

    Diyet srıasında şeker alımını kısıtlayan fakat bu tadı almak isteyenler için üretilen tatlandırıcıların kalorisi bulunmamakta. Fakat kullanan insanların kilo kaybına uğramadıkları, kilo kaybının durduğu, hatta kilo aldıkları gözlenmiş ve araştırma yoluna gidilmiştir. Yapılan araştırma sonucu bu ürünlerin aslında sanıldığı gibi faydalı değil tam tersine zararlı olduğu belirlenmiş. Kilo vermek isteyenlerin aksine kilo aldıkları sonucuna varılmıştır.

    Tatlandırıcıların neden böyle bir sonuca yol açtığını merak eden bilim adamları yaptıkları incelemeler sonucu tatlandırıcıların iki şekilde kilo alımına neden olduğu anlaşıldı. Birincisi bağırsakta şekere duyarlı hücreleri harekete geçirdiği için vucudun gereğinden fazla şeker depoladığı, ikincisi ise yemek sırasında kullanıldığı zaman kişinini iştahını açtığı yönünde olduğudur.

    Yani sonuç olarak diyet sırasında kullanılan ve faydalı olduğu sanılan tatlandırıcı diyet ürünleri, sanılanın aksine kişiye kilo aldırmaktadır. Bu yüzden size tavsiyemiz doğal olan durumu benimseyerek tatlandırıcı kullanmaktan vazgeçmenizdir. Doğal olarak kilo vermeye çalışmak sizi amacınıza daha hızlı ulaştıracaktır.

  • Diyet ürünler iştahı mı açıyor ?

    Diyet ürünler iştahı mı açıyor ?

    Günümüzde kilo probleminin çok yaygınlaşması hep daha düşük enerji değeri olan yiyecek ve içeceklere karşı insanları özendiriyor. Gün geçmiyor ki yeni yeni düşük kalorili diyet ürünleri market raflarında ortaya çıkmasın. İç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya diyet ürünler ve tadlandırıcılar ile ilgili bilgi veriyor.

    Şişmanlığın bu kadar yaygın olmasının en büyük nedenlerinden biri, şekerin günlük yaşantımıza girmesi oldu. Bilim adamları şeker tadından vazgeçmek istemeyen ama şekerin kalorisini vücuduna almak istemeyenler için tatlandırıcıları geliştirdiler. Tatlandırıcılar hem şeker hastaları hem de kilo vermek isteyenler için baş tacı oldular. İnsanlar bu tatlandırıcıları çaylarında, kahvelerinde, tatlılarında kullandılar. Bir çok diyet ürünün hammaddesi oldu. Hatta o kadar hayatımıza girdi ki çocuk şuruplarında bile kullanılır oldu.

    Teknolojinin gelişmesi insan yaşamını uzattı, ancak eskilerde nadir görünen hastalıkların ortaya çıkma hızları artmaya başladı. Durum böyle olunca yeni alışkanlıklar sorgulanmaya başlandı ve tabii tatlandırıcılar da bunlardan bir tanesi idi.

    Şimdilerde bilim adamlarının kafasında olan soru işaretlerinden biri de acaba bu tatlandırıcılar kilo verme açısından da bu kadar etkili mi? Evet kan şekerini yükseltmediği için şeker hastalarına tavsiye ediliyor evet gerçekten kalori değeri sıfır. Ama bu ürünleri kullanan insanlarda, az yeseler de çok fazla kilo kaybı görülmüyor. Bu şaşırtıcı tezatlığın neden böyle olduğu ile ilgili yapılan araştırmalarda, aslında tatlandırıcıların kilo vermeyi durdurduğu hatta kilo almaya neden olduğu ortaya çıktı.

    Tatlandırıcıların kilo almaya iki şekilde neden olduğu düşünülüyor. Birincisi yemekle birlikte tatlandırıcı içeren bir içecek kullanılıyorsa, bu kişinin iştahını açıyor ve daha çok yemesine neden oluyor. Yapılan bir araştırmada bir grup deneğe yemek sırasında şeker içermeyen normal meyveli yoğurt veriliyor, ikinci gruba da tatlandırıcı ilaveli meyveli yoğurt verildiğinde, tatlandırıcı içeren grubun yemek süresinin daha uzun olduğu ve miktar olarak da bu grubun daha çok yediği görülüyor.

    Yapılan başka bir araştırmada, tatlandırıcıların bağırsakta ‘’glikoz sensörlerini ‘’ yani şeker duyarlı hücreleri aktive ettiği ve vücuda yiyeceklerle alınan şekerin vücut tarafından daha çok depo edildiği gösterildi.

    Birçoğumuzun tadını sevdiğimiz için değil, şekerimizi ya da kilomuzu azaltmak için kullandığı tatlandırıcıların, artık o kadar da etkili olmadığını biliyoruz. Yeni yapılan araştırmalar sonucunda, kilo kontrolu için kullandığımız ve sağlık üzerine bu kadar olumsuz etkisi olduğunu bildiğimiz tatlandırıcıları yine de kullanmakta ısrar etmemize gerek kalmadığını görüyoruz.