Etiket: diyet sonrası

  • Diyetten sonra kilo almanızın sebebi

    Diyetten sonra kilo almanızın sebebi

    Diyetten sonra kilo almanızın sebebi … Kilo vermek bu kadar zorken zayıfladıktan sonra kilo almak nasıl bu kadar kolay olabiliyor? İşte diyetten sonra kilo almanıza neden olan 4 yaygın sebep

    Kışın yaz aylarına hazırlanıyoruz yazın da kilo almamak için büyük bir mücadele veriyoruz. Peki, bir kere diyet yaptıktan sonra kilo alımını nasıl durdurabiliriz? Tabii ki de kilo artışların nedenini öğrenerek. İşte hiç beklemediğimiz zamanlarda kilo alımına sebep olan yaygın faktörler:

    Diyetten sonra kilo almanızın sebebi

    SAĞLIKLI ALIŞKANLIKLAR EDİNİN

    Eğer belli bir diyet şekli sizin daha iyi hissetmenize yardımcı oldu ise, neden bunu bırakasınız ki? Bazı zamanlarda, sadece yanlış değil aynı zamanda sağlıksız olan yeme alışkanlıklarından dolayı kilo almaya yatkın oluruz. Yağ, şeker ve işlenmiş gıdaların tüketiminin kolesterol seviyesini yükselttiğini, hipertansiyon ve kalbimize zararlı olan diğer hastalıklara sebep olabileceğini zaten biliyorsunuzdur.

    Kısaca anlatmak gerekirse, kilo alımını önlemek için, daha önce size yardımcı olan beslenme şeklini günlük yeme alışkanlığına entegre etmeniz gerekmektedir ve bu bazen kendinizi şeker veya bir parça kek ile şımartamayacağınız anlamına gelmemektedir. Eğer ardından bir yürüyüşe çıkacağınızdan eminseniz, bu şekilde o aldığınız kalorileri yakabilirsiniz.   Genellikle, kilo vermeye çalışıyorsak eğer, en güzeli bir diyetisyene danışmaktır.

    Bazen, bazı yiyecekler bizi hasta hissettiriyor olabilir, veya bazı gıda kombinasyonları bizim için iyi olmayabilir. Şüphesiz, ilk nokta, vücudunuzu dinlemeyi öğrenmeniz ve onu anlamaya çalışmanızdır.

    Sizin için iyi çalışan bir şeyi fark ettiğinizde, bu, sağlığınıza dikkat etmenize ve kilo vermenize yardımcı oluyorsa, bunu kesinlikle her zaman günlük beslenme düzeninize dahil etmelisiniz.

    Diyetten sonra kilo almanızın sebebi | 1

    DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLERDEN UZAK DURUN

    Sıkı diyetlere örnek boldur… Günde 5 öğüne sadık kalınarak yine de tehlikeli bir diyet programı uygulamak da mümkündür, çünkü bunlar besinsel değerler açısından dengesizdir.

    Özellikle de günde 1200 kaloriden az almanızı isteyen diyetler, neredeyse hiç karbonhidrat barındırmayan ya da sadece protein içeren diyetler çok tehlikelidir.

    Bu sağlığımız için tehdit oluşturmaktadır. Normalde bu diyetler kısa bir süre için sürdürülür, 2 veya 3 hafta gibi; ve istenilen kiloya ulaştıktan sonra verilen kiloların geri alınması çok yaygındır. Böyle dengesiz ve düzensiz bir diyet takip ettikten sonra normal kalorili yiyecekleri tüketmeye başladığınızda bunun olması normaldir.

    ASLA ÖĞÜN ATLAMAYIN

    Sebebi anlamak için size çok basit bir örnek: bir arkadaşınızın yaz için hızlı bir şekilde kilo vermek istediğini düşünün. Bunu yapmak için, kendi rejimine başlar, bu da öğünleri atlamaktan, kahvaltıda az yemekten ve gün içinde atıştırmaktan ve eve gittiğinde de hiçbir şey yememekten ibarettir.

    Her gün, 10, 12 saatin hiçbir şey yemeden geçtiğini düşünün, bu da vücudu “alarm moduna” geçirir ve bünye bulabildiği her yerden enerjiyi bulmaya çalışır. Fakat normal duruma dönüldüğünde de tam tersi olur.

    Vücut bu beklenmedik eksiği kapatabilmek için enerji rezervlerini çabucak iyileştirir, bunun sebebi de vücudu alarm moduna sokabilecek yeni durumları önlemektir. Yani sonuç olarak, arkadaşımızın başardığı şey sağlıklı bir şey değildir. Bir gün boyunca yememizi kesemeyiz veya öğünlerimizi 2’ye düşürerek kendimizi kısıtlayamayız. Vücudumuz bunu bir tehdit olarak görür ve bunun sonucu olarak da beynimiz reaksiyon gösterir.

    DEĞİŞİKLİK ZAMANI!

    Bu çok sık olmaktadır. Kilo almanın en sık sebeplerinden bir tanesi alışkanlıklarımızda değişiklik yapmaktır veya kilo almamıza sebep olan hayatımızda oluşan durumlardır. Bazı örnekler ister misiniz? Bu durumların bazıları eminiz ki size tanıdık gelecektir.

    •Birkaç kilo kaybetmişsinizdir fakat işinizde, programınızda ve saatlerinizde bir değişiklik vardır, bu da aynı zamanda alışkanlıklarınızın değişeceği anlamına gelmektedir ve kısa bir süre sonra verdiğiniz kiloyu geri alırsınız.

    •Partnerinizle, sevgilinizle problemler yaşıyorsunuzdur.

    •Evdeki, işteki vs. problemler yüzünden daha yoğun anksiyete ve endişe yaşamaya başlarsınız.

    •Yaz için kilo vermişsinizdir fakat bazen tatil sezonu bizi rahatlatır ve barlara, partilere daha çok gitmek isteriz. Bunun da bir sonucu olarak, verdiğimiz kiloyu geri alırız.

     

     

    Kaynak: Posta.com.tr

  • Diyet kişiye özeldir

    Diyet kişiye özeldir

    Çoklukla bir toplulukta diyetisyen olduğunuzu öğrenenler, bir kağıt üzerine yazılmış, ayaküstü verebileceğiniz, salt yüzlerine bakarak oluşturacağınız, sihirli listelerin, mucize formüllerinizin olduğunu sanırlar…

    Oysa, diyet kişiye özeldir.

    Yaşam tarzınız çok yoğun bir koşuşturma içinde olabilir, öğrenci veya ev hanımı olabilirsiniz. Her birinizin yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları farklılık gösteriyordur veya metabolizma hızınız çeşitli nedenlerle yavaşlamış olabilir. Diyelim ki, menopoz dönemindesiniz ya da kullandığınız ilaçlar, hormon faaliyetlerinizdeki değişimler kilo almanızın sorumlusu olabilir. Kalp-damar hastalıkları, tansiyon ve şeker gibi sağlık problemleriniz olabilir. Hedefleriniz farklı olabilir, vereceğiniz kilo 20 kilogramın üstündedir veya 3-5 kilo fazlanız olabilir. Diyet programları bu bilgiler ışığında hazırlanmalıdır. Kilo yönetimi kişiye, cinsiyete, yaşa, sağlık verilerine, hatta mevsimlere bağlı olarak değişir. Kişiler için hazırlanan diyet listeleri öğün bazında, gün ve hafta bazında planlanmalı, farklılıklar içermelidir. Sürekli aynı diyet listesi ile insanları zayıflatmak mümkün olmaz, çeşitliliği, farklılığı olması gerekir. Vücudun kilo vermemeye direndiği, platoların oluştuğu dönemde, zaman zaman kalori artırmak dahi gerekir.

    Diyete başlamadan önce vücut bileşim analizi cihazı ile kişinin; yağ, kas, su oranı, metabolizma hızı ölçülür ve ideal ağırlığı saptanır. Kişilerin kullanmak zorunda oldukları ilaçlarını bilinmeli, insülin-şeker değerleri (açlık, tokluk), kolesterol değerleri, karaciğer enzimleri, böbrek fonksiyonları, kan sayımı gibi parametreleri tespit edilmeli, tiroid hormonları gibi ölçümler ile sağlık durumları belirlenmelidir. Kişinin geçirdiği hastalıklar, özellikle hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp yetmezliği bulunanlarda, kalp krizi riski yüksek olanlarda bu durum daha da önem kazanır.

    Diyet planlarken, kilo yönetiminde duygusal yönlere dikkat etmek gerekir. Çünkü sıklıkla mutsuzluk, tatminsizlik hisleri kişileri aşırı yemeğe yöneltir. Sorunun biyolojik mi, ruhsal kaynaklı mı olduğunu çözebilmek için altta yatan temel biyolojik veya ruhsal sorunu doğru anlayıp, kilo vermek isteyen kişiye yardımcı olmak için gerekirse farklı branştaki uzmanların yardımını istemek gerekir.

    Kilo vermek isteyenler için vurgulamak istediğim nokta; 3 aylık bir zaman diliminde 12-15 kilo verebilirsiniz, bu değer, şu anki kilonuz ile bağlantılı olarak değişim gösterir. Kişinin mevcut kilosuna bağlı olarak haftada 0,5-1 kilo vermesine sağlıklı kilo kaybı denebilir. Beden Kitle İndeks’i çok yüksek kişilerde (30′un üzerinde) başlangıçta kilo vermek kolay olur ancak bir süre sonra vücut bir platoya ulaşır. Planlanan bir beslenme programı ile kişilerin kilo verme hızı dengelenir. Ayrıca bu süreçte fiziksel aktivitenin önemi büyüktür.

    Şok diyetler ve sağlığınız!

    Genellikle, kişiler hızlı bir şekilde kilo vermek ister, şok diyetler yapıldığındaysa verilen kiloların çoğu su ve kaslardan gider. Oysa asıl hedef vücutta fazla yağ yüzdesini azaltmak vücuttaki kas oranını koruyarak, verilen kiloların yağdan olmasını sağlamak olmalıdır. Yeterli ve düzenli bir beslenme programıyla vücuttaki yağdan vermek kalıcı kilo kaybını sağlar. Kilo verirken onca zorluğu yaşarken hızla verilen kiloları geri almak da bir o kadar kolay olur. Sık sık başa dönmek ise metabolizmanızı yavaşlatarak verdiğinizden fazla kiloları almanıza neden olacaktır.

    Hangi yaşta olursanız olun, ayda 4-5 kg üstündeki kilo kaybını vücut tolere edemeyebilir!

    Vücuttaki yağlarının kaybedilmesi, sağlığınızı kazanmanın en etkili yollarından biridir. Böylece yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, kalp-damar hastalıkları, TİP 2 diyabet, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması gibi hastalıklara yakalanma riskiniz azalır.

    Sağlıklı olmak adına sağlığınızdan olmayın!

    LÜTFEN DİKKAT: 3 Günde 5 kilo, haftada 7 kilo gibi mucize diyetlerle sağlığınızdan olabilirsiniz. Bu tür yazıları bir yerlerden okuyup, arkadaşınızdan aldığınız fotokopi listelere, kilo vermek için zayıflama ilaçlarına, bitkisel ve hiçbir zararı olmadığı iddia edilen otlara, çaylara, bitkisel karışımlara itibar ederek sağlığınızı riske atmayın.

    Hangi risklerle karşı karşıyasınız?

    Zayıflama ve kilo kontrolü dengeli bir beslenme programı ile sürdürülebilir. Kısa sürede size kilo kaybettireceği söylenen karışımlar, diüretik (idrar söktürücü), laksatif (bağırsak boşaltıcı) özellik taşırlar. Tartınız, size düşük kiloları göstermesine rağmen kaybettiğiniz, “yağ” değil, “su” dur. Vücudunuzdan su ile birlikte mineralleri de kaybedersiniz.

    (Örneğin; kaybettiğiniz sodyum/potasyum dengesinin bozulmasına kalp kasının olumsuz etkilenmesine neden olur.) Düşük kalori alımı sonucunda vücudun direnci düşer, kas kaybına uğrar, yüksek protein diyetleri ile (Ketoz gibi) böbrek fonksiyonlarına zarar verebilir. Ani şeker ve tansiyon düşmesi gibi sorunlar yaşanması ise, telaffuz bile etmek istemediğim, ölümlere varan sağlık sorunlarına yol açabilir. Yine, gençlerin kilo kaybını ciddi olarak takıntı haline getirmeleri ise yeme bozukluğu olarak tanımlanan (Anoreksiya Nevroza veya Bulumia’ya) ciddi psikolojik sorunlara yol açmaktadır. Ayrıca, aşırı kilolu insanların yeterli karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerden yoksun düşük kalori beslenme eşliğinde, ağır egzersizler yapmaları ise sağlık adına çok ciddi riskler içermektedir. Özellikle ailesinde kalp şikâyetleri olanların bu tür risklere girmelerini ise hiç doğru bulmuyorum.

    Şok Diyetler adı verilen ve kısa sürede çok kilo verdiren diyetler çok düşük kalori ve sınırlı besinlerle yapılırlar. Oysaki bu uygulama metabolizmanın yavaşlaması, kas kaybı ve iştah kontrolünün bozulmasına neden olur. Bu tarz diyetlerin kalıcı olma şansı yoktur. Bir miktar kilo verilmiş olsa da, bunlar ilk fırsatta geri alınır. Hatta kişi daha az veya eskisi kadar bile yese kilo almaya devam eder.

    Sağlıksız zayıflama diyetleri

    Bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili sağlıksız zayıflama diyetleri; baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk ve kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizlikleri, kabızlık, kansızlık, ciltte kuruluk, saç dökülmesi gibi gibi pek çok sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

    Obezite sorununa çözüm

    Günümüzde gittikçe yaygınlaşan obezite sorununun tedavisinde sadece diyet yapmak yeterli olmaz; az kalori almak ise çözüm olmaz. Vücut buna adapte olur ve böyle durumlarda vücut metabolizma hızını düşür ve daha az enerji harcamaya meyilli olur. Kısıtlayıcı bir diyet bırakıldığında daha hızlı bir kilo alımı başlar. Onun için yaşam tarzında, beslenme alışkanlıklarında değişiklik yapmak ve fiziksel aktivite programını yaşam boyu uygulamak gerekir.

    İlgili konular ;
    Karatay Diyeti Deneyimlerimiz – Canan Karatay
    Dukan Diyeti
    Anti Selülit Diyeti
    Atkins Diyeti
    Akdeniz Diyeti
    İsveç Diyeti
    Glisemik indeks Diyeti nedir?
    Hipotiroid Diyeti
    Bikini Diyeti
    Simit Diyeti, Simit Kaç Kalori
    Fast Food Diyeti Listesi