Etiket: diş nasıl fırçalanır

  • Yarım leblebi kadar diş macunu

    Yarım leblebi kadar diş macunu

    Gürgan, reklamlarda macunun diş fırçasının tamamına yayıldığı şeklinde görüntüler verildiğini, bunun ticari amaçlı olduğunu ifade etti.

    Dişi temizlemede fırçanın daha önemli olduğunu belirten Gürgan, macunun içindeki maddenin ikinci safhada rol oynadığını, dişler için önemli olanın mekanik temizlik olduğunu vurguladı.

    Her diş macununun kendi materyalleri ve birtakım fonksiyonlarının olduğunu aktaran Gürgan, bunların tek başına işe yarayamayacağına değinerek, şöyle konuştu:

    “Bizim için mekanik temizlik önemli. Bazı özel macunlar bu hassasiyeti gidermeye yardımcı oldukları için kimyasal yapıları farklıdır. Bunların çok düzgün kullanılması lazım. Özellikle bunların içinde flor, modifiye edilmiş flor aparatları, türleri var. Biz o yüzden dişlerin, macun ne olursa olsun sabah kahvaltıdan sonra akşam yatmadan önce fırçalanmasını istiyoruz. Macunda şöyle bir alışkanlık var, tabi bu reklamlardan kaynaklanıyor, bir ticari ürün oldukları için o firmalar daha çok satılsın istiyorlar. Ancak biz hiçbir zaman macunu reklamlardaki gibi tüm fırça boyunca sıkılmasını istemiyoruz. Çünkü, macunun içinde deterjan türü maddeler vardır, köpürsün ve ağzın her yerine yayılsın diye. Dolayısıyla bir fırçanın boyunca sıkarsanız çok fazla almış olursunuz. Önerimiz, yarım leblebi kadar macunu sıkıp o macunu ağzınıza yayıp dişlerinizi öyle fırçalamalısınız.”

    Prof. Dr. Gürgan, bakteri plağı denilen birikinti ve kütleyi ortadan kaldırmak için dişlerin fırçalandığını dile getirerek, şunları kaydetti:
    “Macunların içinde abrezil dediğimiz aşındırıcılar, bakterileri öldüren flor gibi kimyasal maddeler bir de kendi yapısından dolayı köpürten ve ağız içinde yayılmasını sağlayan katkı maddeleri ile koruyucular var. Macunsuz da temizlik yaparız ama macunun içindeki dişleri koruyan flor gibi iyonlar ve bakterileri öldüren enzimlerle birtakım kimyasal maddelerin etkilerinden yararlanıyoruz. Organik diş macunu ürünlerinin içinde de bu özellikler var. Ancak, tek başına bunlar hiçbir zaman çözüm değil. Tıp doktorları ilaçlarla çözüm bulabiliyor ama diş ağrısını durduran bir ağrı kesici yoktur.”

    “Vatandaşlar hangi diş macununun tadını seviyorsa onu alsın”
    Diş macunlarının arka bölümündeki bazı renklerle içeriği hakkında bilgi verilmeye çalışıldığını aktaran Gürgan, şunları anlattı:
    “Macunların içinde aşındırıcılar var, gittikçe daha hissedilmez hale getiriyorlar ki fırçalama daha rahat olsun. Eskiden çok daha büyük partiküller vardı. Pomza taşı, silika tozu artık bu daha da değişti artık nanoteknoloji kullanılıyor. Bunlarda, aşındırıcı olarak dolayısıyla kimyasalların ve içeriklerinin çok büyük farklılıkları yok, Hiçbir ürün yoktur ki o özelliğinden, içeriğinden dolayı diğerlerinden üstün olsun. Diş macunlarının arkasındaki yeşil rengin doğal, siyah rengin kimyasal, mavi rengin doğal ve tıbbi ürün karışımı, kırmızı rengin ise doğal ve kimyasal malzeme karışımı maddelerden oluştuğunu gösteren görseller var. Bunlar yanılgıya düşürmemeli. Diş macununun arkasındaki renkler kullanıcılar için pek bir anlam ifade etmemeli. Vatandaşlar hangi diş macununun parasını ve tadını seviyorsa onu alsın.”

    Özel bazı macunların doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini dile getiren Gürgan, diş hassasiyeti olan kişilerin ağız bakımı için güvenilir markaları tercih etmelerinin daha yararlı olacağını sözlerine ekledi.

    Doğru Diş Fırçalama Nasıl Olmalıdır?
    Doğru diş fırçalama en az iki dakika yani tam 120 saniye sürse de çoğu yetişkin dişlerini bu kadar süre fırçalamaz. En az iki dakika fırçaladığınızdan emin olmanız için zaman tutabilirsiniz. Dişlerinizi doğru bir şekilde fırçalamak için kısa ve nazik hareketlerle fırçalayın, dişeti çizgisine özel önem gösterin ve dişlerin arka kısımlarına, bilhassa dolgu, kuron ve diğer restorasyonların çevresindeki alanlara ulaşmaya dikkat edin. Doğru fırçalama için aşağıdaki maddeleri sırayla uygulayabilirsiniz.

    • Önce üst dişlerinizin daha sonra da alt dişlerinizin dış yüzeylerini fırçalayın
    • Önce üst dişlerinizin daha sonra da alt dişlerinizin iç yüzeylerini
    • Bütün dişlerinizin çiğneme yüzeylerini yani üst yüzeylerini temizleyin
    • Daha ferah bir nefes için dilinizi de fırçalamayı unutmayın
  • Diş eti çekilmesinin nedenleri

    Diş eti çekilmesinin nedenleri

    Diş eti dokusunun normal sınırı olan mine-sement birleşiminden başka bir deyişle kron-kök sınırından apikal yöne, yani diş köküne doğru sıyrılmasına diş eti çekilmesi ya da tıp dilinde diş eti atrofisi denir. Dişeti çekilmesinin birçok nedeni vardır ve önlem alınmadığı zaman diş kayıplarına neden olmaktadır.

    Diş eti çekilmesinin sebepleri nelerdir?
    – Yaşlanma,
    – Yanlış diş fırçalama,
    – Diş taşları ve bakteri plağı,
    – Diş arkı (diş dizisi) üzerindeki diş veya dişlerin, diş arkı dışında yer almaları ve çarpık, düzensiz, rotasyona uğramış (dönmüş) olmaları,
    – Diş eti iltihabı veya periodontitis sonucunda diş eti kenarında meydana gelen iltihaplı ve dejeneratif değişimler,

    – Periodontal cepler ve büyümüş diş etlerinin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan bazı diş eti operasyonları sonrasında,
    – Okluzal travmalar (yüksek ya da hatalı yapılmış kron, köprü, dolgulu dişlerde ve bruksizm denen diş sıkma ve gıcırdatma vakalarında,
    – Dudak, yanak kas bağlantılarının diş etlerine yakın olmaları,
    – Dişler arasına gereksiz ve çok fazla kürdan, toplu iğne vb. cisimler sokulup kurcalanması, diş etinin tahriş ve tahrip edilmesi.
    Söz konusu bu nedenler arasında çok önemli yer tutan diş taşları ve bakteri plağı (diş yüzeyine yapışan, gözle görülmeyen, gıda artıkları ve bakterilerin birlikte oluşturduğu yapışkan bir tabaka) detartraj da denen diş taşı temizliği veya gerekiyorsa diş eti altında, daha derinde bulunan diş taşları ve oluşumların uzaklaştırılması amacıyla yapılan subgingival küretaj işlemiyle temizlenmelidir.
    Dişeti seviyesindeki ya da üzerindeki görünür diş taşları çeşitli görevleri ve biçimleri olan el aletleri ya da ultrasonik cihazlar ile temizlenir. Daha derinlerdeki, diş eti altındaki, kök yüzeyindeki gözle görülmeyen diş taşları, granülasyon dokusu (bozulmuş, hastalıklı nedbe dokuları) ve nekrotik (ölü) sement dokusunun ortadan kaldırılması ve temizliği işlemine de subgingival küretaj denir ve dişe, küretaj yapılan bölgeye ve dişin yüzeyine uygun farklı şekil, büyüklük ve amaçtaki ‘küret’ denen el aletleri yardımıyla yapılır.

    Dişlerimizi beyazlatmak için sert fırçalamayalım!
    Dişlerinizin renginden, şeklinden ve boyutundan memnun musunuz ?
    Gülümsemeniz özgüveninizdir
    Dişhekimliğinde Lazer Kullanımı ve Dişeti Hastalıkları

  • Dişler yemekten sonra fırçalanmaz mı?

    Dişler yemekten sonra fırçalanmaz mı?

    Diş sağlığında tüm bildiğimiz ezberler bozuluyor mu? “Her yemekten sonra diş fırçalanmalı” diye ezberletilen bilgi, aslında dişleri kötü mü etkiliyor? Uzmanlar; dişlerin ne zaman fırçalanması gerektiğiyle ilgili görüşlerini paylaştı

    Amerikan Diş Hekimliği Akademisi Başkanı Howard R. Gamble; yemeklerin hemen ardından diş fırçalamanın tehlikelerine karşı uyardı. Araştırmalara göre; asitli yiyecek ve içecekleri tükettikten sonra dişleri fırçalamak, yarardan çok zarar getiriyor. Gamble “Asit, diş minelerine zarar verir. Hemen dişleri fırçalamak, asidi diş minesine doğru, daha da derine itmek anlamına gelir” dedi. Asitli gıdalardan sonra; ağzın suyla çalkalanmasını ve dişlerin 30 dakika sonra fırçalanmasını önerdi. Türk diş hekimleri de dişlerin doğru fırçalanmasıyla ilgili görüşlerini paylaştı.

    Limon suyu ve portakal suyu gibi asit düzeyi yüksek gıda ve içeceklerin tüketimi, asit düzeyini artırır. Bu da diş minesinin yüzeyinde yumuşamaya neden olabilir. Bu yüzden, özellikle bu tür içecek ve yiyeceklerin tüketiminden 30-40 dakika sonra dişlerin fırçalanması gerekir.

    Dişlerimizi günde iki kere fırçalamalıyız. (Tercihen sabah ve yatmadan.) Fırçalama esnasında her iki çene ayrı ayrı fırçalanmalıdır. Çenenin bir ucundan, diğer ucuna; tüm diş yüzeyleri içeriden ve dışarıdan temizlenmelidir.

    İdeal fırçalama süresi yaklaşık iki-üç dakika olmalıdır. Öte yandan dişlerin ara yüzlerinin temizlenebilmesi için, günde bir kez diş ipi kullanılması da şarttır.

  • Dişhekimliğinde Lazer Kullanımı ve Dişeti Hastalıkları

    Dişhekimliğinde Lazer Kullanımı ve Dişeti Hastalıkları

    Lazer, hayatımızın birçok alanında kullanıldığı gibi, diş hekimliğinde de tedavinin bir parçası olarak kullanılmaktadır.

    Diş Eti Çekilmesi

    – Diş eti çekilmesi nasıl tedavi edilir ?
    – Diş eti çekilmesini nasıl önleyebiliriz ?
    – Diş eti çekilmesi nedir ?
    – Diş eti neden çekilir ?
    – Diş eti çekilmesi tedavi edilmezse ne olur ?
    – Diş etleri çekilen kişi dişlerini nasıl fırçalamalı ?
    – Çekilen diş etinin nasıl bir görüntüsü olur ?

    Lazer ile dişe ve dişetlerine temas etmeden çalışmak mümkün olabildiği için titreşim ve sürtünmeye bağlı ağrı ve hassasiyet oluşmaz. Bu nedenle lazer uygulamaları, diş hekimi korkusu olan hastalarda dişhekimlerinin de tercih ettiği en güncel tedavi türüdür.

    Lazer; Diş çürüklerinin temizlenmesi, dişetlerinin simetri ve seviyelerinin düzeltilmesi, küçük cerrahi tedaviler, uçuk ve aft tedavisi, hassas dişlerin tedavisi, kanal tedavilerinde dezenfeksiyon işlemleri, dişlerin beyazlatılması ve estetik diş hekimliği uygulamaları gibi pek çok tedavi alanında kullanmaktadır.Diş taşı temizliği sonrası yapılan lazer uygulamaları sayesinde oluşan dezenfeksiyon ile hızlı bir doku iyileşimi ve sağlıklı dişetlerinin devamlılığı sağlanabiliyor.Lazer destekli başlagıç dişeti tedavileri daha ileri tedavi yöntemlerinden koruyor.

    Lazer, hastaların acısını azalttığı gibi, tedavi süresini de kısaltarak zamandan tasarruf etmeyi sağlıyor. Üstelik, artık diş hekimi korkusu olan hastalarıda dişhekimi koltuğunda daha rahat oturuyor.Ancak,lazer ile diş tedavisinde dişhekiminin lazer eğitimi almış olması ve lazeri etkili ve komplikasyonsuz olarak kullanım tecrübesine sahip olması na dikkat etmek gerekir.

    Gingivitis, dişetinin iltihabi hastalığıdır. Bu aşamada iltihap sadece dişetini etkiler ve henüz alttaki kemik dokusunda kayıplar yoktur. Bu nedenle röntgen filmlerinde herhangi bir belirti göstermez. Gingivitisin daha ileri bir dişeti rahatsızlığına dönüşmemesi için, 6 ayda bir yapılacak diştaşı temizliği ve lazer uygulamaları gerekir. Diştaşı temizliğini takiben lazerli dezenfeksiyonların gingivitis tedavisini önemli oranda desteklediği bilinmektedir. Gingivitis bu sayede daha ileri bir dişeti ameliyatı gerektiren hastalığa dönüşmez.

    Periodontitis ise, (halk arasında “piyore” diye de bilinen ) dişi çevreleyen kemikte erimelere neden olan bir dişeti hastalığıdır. Bu hastalık, dişlerin etrafında abseler oluşmasına, dişlerin sallanmasına, dişlerin yer değiştirmeye başlamasıyla dişler arasının yelpaze gibi açılarak birbirinden uzaklaşmasına ve en sonunda dişlerin kaybına neden olur. Dokulardaki bu yapısal değişiklik “periodontal cep” diye adlandırılır. Periodontitisin tedavisinde dişeti ameliyatı ve lazer ile hastalıklı dokuların temizlenmesi gerekir.

    Periodontitis, bazı ender formları dışında, çok yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Uzun yıllar sinsice varlığını sürdürebilir. Tüm bu zaman içinde, lenf ve kan yoluyla yayılarak, tüm vücudu ve önemli organları etkileyen bir enfeksiyon odağı olma özelliği taşır.

    Eğer, ailede erken yaşta diş kayıpları, dişeti çekilmeleri, dişlerin sallanması, dişlerin uzaması ve dişeti hastalığı söz konusuysa kişilerin lazer tedavisini dişhekimlerinden talep etmeleri gerekmektedir. Yapılan dişeti tedavileri sonrasında iyi bir ağız hijyeni devamı ve hastalığın tekrarlamamsı için döner başlıklı diş fırçası kullanmak şarttır.

    Dr. Okan Acar
    Dişeti Hastalıkları Uzmanı

    İlginizi Çekebilir;

    Lazer ile Diş Tedavisi
    – Lazer ile diş beyazlatma nasıl yapılır ?
    – Lazer ile ne tür diş sorunlarından kurtulabiliriz ?
    – Lazer ile diş tedavisi kimlerde kullanılabilir ?
    – Diş tedavilerinde lazer nasıl kullanılır ?
    – Lazer ile diş tedavisinin klasik yöntemlere göre avantajları nelerdir ?

    Dişlerimizi beyazlatmak için sert fırçalamayalım!

    Dişlerinizin renginden, şeklinden ve boyutundan memnun musunuz ?