Etiket: dişŸ hassasiyeti

  • Diş hassasiyetine ne iyi gelir?

    Diş hassasiyetine ne iyi gelir?

    Dişlerde oluşan hassasiyet nasıl geçer? ve diş hassasiyetine ne iyi gelir? sizde soğuk su içtiğinizde dişinizde oluşan hassasiyette şikayetçiyseniz sizin için önerilerimiz var.

    Diş hassasiyetine ne iyi gelir?

    Dişlerde hassassiyet oluşmunun nedeni dolgular, diş minesinin zarar görmüş olması, diş eti çekilmeleri, diş çürükleri ve hatalı fırçalamalardır. Özellikle soğuk ve sıcak içeceklere karşı açık uçlu olan sinirler uyarılır ve dişte sızlama yapar. Dişlerinizdeki bu sorunu çözebilmek için ilk yapmanız gereken diş doktorundan randevu almak olmalıdır. Dişteki onarılması gereken bölgeler onarılmadığı sürece bu sorunla sık sık karşılaşırsınız.

    Diş hassasiyetine ne iyi gelir? | 1

    Diş Hassasiyeti İçin Çözüm Önerileri

    • Dişçi randevunuzu kadar çok sıcak ve soğuk içeceklerden kaçının.
    • Doktorunuzun önereceği hassasiyete iyi gelen diş macunlarını ve fırçasını tercih edin.
    • Dişlerinizi fırçalarken nazik olun ve dairesel hareketler ile fırçalayın.
    • Soğuk havalarda ağzınızı kapatmaya özen gösterin. Ağızınızdan nefes almamaya çalışın.
    • Diş beyazlatma işlemi yaptıracağınız merkezleri doğru seçin.
    • Ekşi gıdaların tüketiminden kaçının.
    • Asitli içecekler tüketmeyin. Bu açık olan sinirlerin zarar görmesine neden olacaktır.
    • Çok fazla beyazlatıcı etkisi olan diş macunları sizin için uygun olmayacaktır.
    • Yemekleri ısısır ve çiğnerken dikkatli olun. Diş yapınıza zarar verecek kabuklu yemişleri dikkatli tüketin.
    • Diş minesine zarar verebilecek gıdaları tüketmekten kaçının.
  • Diş Hassasiyeti Bitkisel Çözüm İçin 4 Tarif

    Diş Hassasiyeti Bitkisel Çözüm İçin 4 Tarif

    Diş hassasiyeti yaygın görülen bir sağlık sorunudur, koruyucu kılıf olan diş minesinin, yıpranması ile oluşur. Diş hassasiyeti bitkisel çözüm için 4 tarif makalemizde dişlerinde hassasiyet olan kişilere bazı önerilerde bulunduk, hassasiyet dişlerin çok sıcak ya da soğuk gıdalarla teması sonucu ağrı ve rahatsızlık duymaya yol açar. Diş minesi hasar gördüğünden, minenin altındaki sinir uçları tahriş olmuştur, bu durum da dişte hassasiyetle sonuçlanmıştır.
    Evde yapabileceğiniz doğal tedavi yöntemleri derdinize deva olmazsa, bir dişçiye başvurun, muhtemelen size kök kanal tedavisi yahut dolgu önerecektir.

    Diş hassasiyeti neden olur?
    Sert kıllı diş fırçası kullanma
    Diş fırçalarken dişleri ve diş etlerini zorlama
    Ağızdaki plak ve bakteriler.
    Diş beyazlatma ürünlri.

    Diş hassasiyeti belirtileri nelerdir?
    Sıcak, soğuk, ekşi gibi bir şey yiyin içinde keskin, acı bir ağrı.
    Hava ile temasta, nefes alıp verirken ağızda ağrı hissetme.

    1. Tarif
    Malzemeler
    Hardal yağı
    Kaya tuzu

    Uygulanışı
    1 yemek kaşığı hardal yağına 1 tatlı kaşığı kaya tuzu ekleyip karıştırın,
    dişlerinizin üzerine uygulayıp nazikçe masaj yapın.
    5 dk boyunca ağzınızda kalsın.
    Su ile durulayın.

    2.Tarif
    Malzemeler
    Tuz
    Su
    Yapılışı
    1 su bardağı ılık suya 2 tatlı kaşığı sofra tuzu katıp iyice karıştırın.
    Bu solüsyon ile sabah akşam 1’er kez ağzınızı çalkalayın.

    3.Tarif
    Karbonat
    Düşük pH oranı diş minesine zarar verir.Diş minesinin yıpranması hassasiyete neden dentine yol açar. Karbonat pH oranını yükseltir, ağızdaki bakterilerin yol açtığı pH oranını nötralize etmeye yardımcı olur.
    Karbonatlı su ile ağzınızı çalkalayın, fakat karbonatı direk dişlere, diş minerilerine asla uygulamayın.

    4.Tarif
    Karanfil yağı

    Karanfil veya Laung, antioksidanlar açısından zengin olmanın yanı sıra, bir anti-inflamatuar, anti-bakteriyel ve anestezik özelliklere sahiptir. Bu antik ot enfeksiyon ile mücadele ederek, diş ağrısını hafifletmeye yardımcı olur. Dişler ve diş eti üzerine karanfil yağı damlatılmış bez uygulanması diş hassasiyetini hafifletmeyi sağlayabilir.

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir

     

  • “Hamile kaldım dişlerim gitti” demeyin!

    “Hamile kaldım dişlerim gitti” demeyin!

    Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Yeşil Duymuş, halk arasında yaygın olan ‘gebe kaldım, dişlerim gitti, bir çocuk, bir diş’ söyleminin kesinlikle doğru olmadığını belirterek, ”Hamile kalmak isteyen kadınlar, hamilelik öncesi ağız ve diş sağlığı yönünden kontrollerini yaptırmalı” dedi.

    Duymuş, Türkiye’de koruyucu hekimliğin henüz istenilen seviyede olmadığını, insanların bıçak kemiğe dayanmadan, dişi ağrımadan doktora gelmediğini, bunun da diş kayıplarına neden olduğunu anlattı.

    Belli aralıklarla yapılacak kontrollerin dişlerde ağrı aşamasına geçilmeden tedavi olanağı sağladığını ve çok daha başarılı sonuçların elde edildiğini vurgulayan Duymuş, ”Ağızdaki bir bozukluk, iltihap, bütün vücudu, mideyi, hatta kalbi etkileyecek kadar etkin olabiliyor. Bu yönü ile ihmal etmeden kesinlikle tedavi edilmesi gerekiyor. Tedavi kesinlikle antibiyotik, ağrı kesici olarak değerlendirilemez. Uzman hekimler aracılığıyla sebepler ortadan kaldırılmalı. Koruyucu tedbirler en başta uygulamaya konulmalı” ifadelerini kullandı.

    Hamilelik öncesi kadınlara önerilerde bulunan Duymuş, ”Hamile kalmak isteyen kadınlar, hamilelik öncesi ağız ve diş sağlığı yönünden kontrollerini yaptırmalı. Hanımların ağızlarındaki bütün problemleri giderdikten sonra hamile kalmaları gerek. Hamilelik süreçlerinde de kesinlikle ağız sağlığını ihmal etmemeleri, dişlerine bakmaları, fırçalama ve ağız sağlığına çok dikkat etmeleri gerek” diye konuştu.

    Hamile kaldıktan sonra müdahalenin zor olduğunu ifade eden Duymuş, ”Halk arasında yaygın olan ‘gebe kaldım, dişlerim gitti, bir çocuk, bir diş’ söylemi kesinlikle doğru değil. Problem annenin ağız sağlığını ihmal etmesi. Hamilelikle ilgilenirken ağız sağlığı ihmal edilince bu sorunlar ortaya çıkıyor. Hamilelik sürecinde müdahale biraz daha güç olduğu için bu süreçte diş kayıpları yaşanabiliyor. Bunun önüne geçmenin en kolay yolu hamilelik öncesi alınacak tedbirler ve hamilelik sürecindeki bakım” dedi.

    ”SÜT VERDİKTEN SONRA BEBEĞİN AĞZI BOL SUYLA TEMİZLENMELİ”

    Duymuş, bebeklerde de doğumdan itibaren ağız sağlığının önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi:
    ”Süt verdikten sonra bebeğin ağzı bol suyla temizlenmeli. Bebekler besledikten sonra bol su içmeli. Ağızdaki kalıntılar temizlenmeli. Çocukların dişleri temizlenmediği zaman diş çürükleri oluşuyor. Erken yaşta diş çürüğü olduğu zaman tedavisi çok zor. Çocuk tedaviyi kabullenemiyor. Bu nedenle süt içen çocukların bol su ile ağız temizliği yapılırken, belli bir yaşa gelmeden dış fırçalama alışkanlığının geliştirilmesi gerekiyor. Aileler bu yönde en etkin rolü oynuyor. Çocukların ağız sağlığı için koruyucu tedbirleri aileler almalı.”

    Prof. Dr. Duymuş, dil fırçalamanın da ağız kokusu için önemli olduğunu ifade ederek, sadece dış fırçalayıp dili temizlememenin ağızda koku oluşturacağını, dolaylı olarak diş çürüklerine de yol açabileceğini kaydetti.

    AA

  • Gebelikte diş ve dişeti tedavisi

    Gebelikte diş ve dişeti tedavisi

    Diş Hekimi Semra Güler Beşer, ağız ve diş sağlığının devamlılığını sağlamak için yaşam boyu etkili ve yeterli bakım gerektiğini söyledi. Hamilelikte ise diş bakımının bir kat daha önem kazandığına işaret eden Beşer, bebeğin diş gelişiminin anne karnında başladığını kaydetti.

    Özel Bursa Bahar Hastanesi’nden Diş Hekimi Semra Güler Beşer, hamilelik döneminde annenin hem kendi sağlığı hem bebeğinin diş gelişimi için dengeli beslenmeye dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Beşer, diş sağlığı için protein, A vitamini (et, süt, yumurta, sarı sebze ve meyveler), C vitamini (narenciye, domates, çilek), D vitamini (et, süt, yumurta, balık) ve kalsiyumdan (süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler) zengin gıdaların yeterince alınması gerektiğini açıkladı. Beşer, şöyle dedi:

    “Bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır. Kullanılan ilaçlar bebeğin diş sağlığının yanı sıra genel vücut gelişimini de olumsuz yönde etkileyebilecektir. Bebeğin diş sağlığı konusunda bilgili olmak, çocuğunuzun ömür boyu sağlıklı dişlere sahip olmasında ilk basamaktır. Hamilelik, tüm vücudun fiziksel ve psikolojik yönden pek çok değişikliklere uğradığı bir dönemdir. Ağzımız ise vücudun bu tür değişikliklerine karşı çok hassas olan bir bölgesidir. Anne adayı hamilelik süresince ister istemez devamlı bebeğini düşündüğü için kendi kişisel bakımını ihmal edebilir. Mide bulantıları ve kusmalar ağız içinde zararlı etkilere neden olur. Bazı yiyecek ve içeceklere karşı aşırı ilgi veya aşırı tiksinme duyulması sonucu ağız da bundan etkilenir.”

    “HAMİLELİKTE ANNE DİŞLERİNDEN KALSİYUM ÇEKİLMEZ”
    Hormonal etkiler sonucunda ağız içinde bazı değişimler olduğunu belirten Dt. Semra Güler Beşer, kandaki ve tükürükteki asit miktarı arttığı için dişlerin çürümesinin kolaylaştığını söyledi.

    Dişin çürümesinin, bakterilerin salgıladığı asitlerle dişin yumuşaması anlamına geldiğine işaret eden Beşer, hamileliğin erken safhalarında diş etlerinde şişlikler, kızarıklıklar gözlenebildiğini, bu şekildeki diş etinin oldukça hassas ve kolayca kanadığını dile getirdi. Halk arasındaki, ‘Hamilelik döneminde annenin dişlerinden kalsiyum çekildiği ve bu nedenle her bebeğin anneye bir diş kaybettireceği’ anlayışının yanlış olduğuna dikkat çeken Dt. Beşer, hamilelik döneminde vücuttaki dengenin bozulmasının dişlerin çabuk çürümesine uygun bir ortam oluşturduğunu kaydetti.

    Beşer, hamilelikte dişlerin daha çabuk çürümesinin sebeplerini şöyle sıraladı: “Bebek beklenen dönemde tatlıya, abur cubura aşırı istek belirir ve bunlar yendikten sonra diş fırçalama ihmal edilmesi, ilk aylarda görülen kusmalardan sonra annenin ağız bakımına yeterince özen göstermemesi, gebelik hormonlarının (östrojen, progesteron) etkisi ile dişetleri daha çabuk kanayan annenin, dişlerini fırçalamaktan kaçınması sayılabilir. Bu nedenlerden dolayı, bu dönemde diş sağlığına daha fazla özen göstermek gerekir.”

    GEBELİKTE DİŞ VE DİŞETİ TEDAVİSİ
    Hamilelik süresince rutin muayene ve diştaşı temizliği yapılabildiğini anlatan Beşer, acil olmayan tedavilerin yalnızca gebeliğin ikinci trimesterinde (hamileliğin her üç aylık bölümü) yapıldığını kaydetti. Acil tedavilerin hamileliğin her trimesterinde yapılabildiğini belirten Dt. Semra Güler Beşer, “Herhangi bir anestezi ve ilaç kullanımı söz konusu olduğunda kadın doğum uzmanı ile istişare yapılmalıdır. Diş röntgen filmleri ise ancak çok acil olan durumlarda anne adayına kurşun önlük giydirilerek alınabilir.

    Hamile olmayı düşünen veya hamile olan her kadın, mutlaka bir diş hekimi kontrolünden geçmeli, ağız sağlığı için neler yapması veya yapmaması gerektiğini öğrenmeli ve gereken tedavilerini yaptırmalıdır. Bu, hem annenin hem de çocuğunun sağlığı için çok önemlidir. Genellikle acil olmayan işlemler hamilelik sürecinde yapılabilir. Ancak herhangi bir diş tedavisi için en uygun zaman 4. ve 6. aylar arasıdır. Şiddetli ağrının eşlik ettiği acil durumlarda tedavi hamileliğin herhangi bir döneminde yapılabilir. Anestezi ve ilaç verilmesini gerektiren durumlarda jinekolog ile irtibat kurulmalıdır. Ertelenebilecek işlemler doğumdan sonraya bırakılmalıdır. Eğer dişlerde derin diştaşı birikimi varsa diş hekimi tarafından elimine edilmelidir. Diğer diş tedavilerinde olduğu gibi diştaşı temizliği de özellikle hamileliğin ikinci üç ayında yapılmalıdır.” diye konuştu.

    İyi bir beslenme ile beraber yeterli ağız diş bakımı yapılırsa, hamilelik döneminde normal dönemden farklı bir diş sorunu ile karşılaşılmayacağının altını çizen Dt. Beşer, hamilelik sırasında beslenme, hem annenin hem de bebeğin genel sağlığı ve ağız diş sağlığı için önemli olduğunu vurguladı. Beşer, hamilelikte bebeğin diş gelişiminin 5. ve 6. haftalarda başladığına işaret etti.

    CİHAN

  • Çekirdek çitlemek dişinize zarar mı veriyor ?

    Çekirdek çitlemek dişinize zarar mı veriyor ?

    Türk halkının geleneksel kuruyemişlerinin başında gelen çekirdek, uzun süre dişin aynı bölgesinin kullanılması nedeniyle diş minesi üzerinde kronik (uzun süreli) iritasyona neden olur. Bu alışkanlık, üst ve ön alt önkesici dişler üzerinde çentik şeklinde erozyonlar oluşturur. Ortodontist Diş Hekimi Kıvanç Cebesoy, aynı şekilde terzilerin ön dişleri arasında tuttukları iğne sebebiyle literatüre “terzi dişi” olarak giren diş ucu erozyonu hakkında bilgi veriyor.

    Uzun süreli tekrarlayan alışkanlıklar diş üzerinde kuvvetin uygulandığı bölgede 3-4 ay gibi kısa sürede aşınmaya neden olur. İlk bakışta kırıkmış gibi gözüken diş uçları son yıllarda sadece ön dişler için üretilen kompozit dolgu sistemleri (bonding) ile 5 dakika gibi kısa sürede tamir edilebilmektedir. Kullanılan kompozitler diş üzerinde bukalemum etkisi yaratarak, dişin sağlam kısmı ile muhteşem bir uyum sağlar ve aslından farkı anlaşılmaz. Diş minesinesi gibi sert kompozit materyal sayesinde, diş daha dirençli bir yapıya kavuşur.

    Kompozit dolgu sisteminin faydaları

    • Çürük, kırık yada erozyon olan bölgeye lokal olarak, dişe zarar vermeden direkt uygulanabilir.
    • Renk uyumu ve cilalanabilir özeliğinin yüksek olması nedeniyle sağlıklı diş dokusu ile birebir uyum sağlar.
    • Kusurlu bir yada iki diş yüzünden bütün ön dişlerin değişmesi gerekmez.
    • Tek bir dişteki kusur diğer bütün dişleri refere edecek şekilde hastanın moralini bozabilir. Kusurn ortadan kaldırılması ile güzel bir gülüşe sahip olabilir.
    • Uygulama süresi kısadır.
    • Porselen ve lamine dişlere göre oldukça ekonomiktir.

  • Sensodyne Hassas dişlerin rahatlaması için sadece 60 saniye yeterli

    Sıcak içecekler kabusunuz olmasın
    Hassas dişlerin rahatlaması için sadece 60 saniye yeterli
    Sensodyne Hızlı Rahatlama & Uzun Süreli Koruma, sadece 60 saniye içerisinde etkisini gösteriyor, diş hassasiyetine karşı uzun süreli koruma sağlıyor.
    Sensodyne Hızlı Rahatlama & Uzun Süreli Koruma sayesinde soğuk kış günlerinde ısınmak için içilen sıcacık çorbalar, çay, salep gibi içecekler, rahatlıkla tüketilebiliyor. Sıcak içecekler dişleri sızlatan bir kabus olmaktan çıkıyor.

    Diş hassasiyeti günümüzde her 3 kişiden 1’inin yaşadığı bir problem. Kış boyu tüketilen sıcak içecekler, hassas diş sorunu yaşayan kişilerin daha da acı duymasına sebep oluyor. Hassas dişlerde, sert diş minesinin altındaki daha yumuşak dentin tabakası açığa çıkıyor, bu tabaka sıcakla temas ettiğinde keskin bir ağrı oluşuyor. Problemin en pratik tedavi yöntemi ise hassas dişlere uygun bir diş macunu kullanımı.

    Sensodyne Hassas dişlerin rahatlaması için sadece 60 saniye yeterli | 2

    Sadece 60 saniyede rahatlama

    GlaxoSmithKline (GSK) Tüketici Sağlığı ürünlerinden Sensodyne Hızlı Rahatlama & Uzun Süreli Koruma’yı 10 diş hekiminden 9’u öneriyor. Tüketicilerin hassas diş problemine en pratik çözümü sağlayan Sensodyne Hızlı Rahatlama & Uzun Süreli Koruma, hassas dişlerin tetikleyicilerine karşı fiziksel bir koruma oluşturuyor. Diş macunu uyaranların dentin tabakasını aşarak sinire ulaşmasını engelleyerek, hassas dişlerin rahatlamasına olanak veriyor.

    Sensodyne Hızlı Rahatlama & Uzun Süreli Koruma, parmağın ucuna az miktarda sıkılıyor ve hassas olan dişlerin dişeti ile birleştiği kısma 60 saniye boyunca masaj yapılarak sürülüyor. Masajın ardından hızlı rahatlama etkisi hemen hissediliyor. Dişleri temizleyen, ferahlık veren ve diş minesinin güçlenmesini sağlayan ürün, günde iki kez kullanıldığında da hassas dişler için uzun süreli koruma sağlıyor.

    GSK Hakkında
    130’dan fazla ülkede faaliyet gösteren GSK Consumer Healthcare, bilimsel ağız sağlığı ürünleri konusunda lider konumda. Dünya çapında her gün 200 milyondan fazla insan GlaxoSmithKline (GSK) markalı diş macunlarını ve diş fırçalarını kullanıyor. GSK komple ağız sağlığı ürün yelpazesini tüketicilere sunuyor (diş macunu, diş fırçası, ağız bakım gargarası ve protez bakım ürünleri).
    GSK Consumer Healthcare bünyesindeki Sensodyne; Florürlü, Tam Koruma ve Beyazlatıcı, Ferah Nefes, Beyazlatıcı, Naneli, Tam Koruma, Jel ve iso-active (Çoklu Etki, Beyazlatıcı), Hızlı Rahatlama olmak üzere 10 çeşidiyle, hassas dişlerin bakımını sağlıyor.

  • Sensodyne : Dis hassasiyeti icin tedavi olmuyoruz

    Sensodyne20-40 yaş aralığındaki her 3 kişiden 1’i diş hassasiyeti sorunu yaşıyor. Bu hastaların % 50’si ise tedavi olmuyor!
    GlaxoSmithKline (GSK) Tüketici Sağlığı ürünlerinden Sensodyne, Türkiye genelinde 15-54 yaş aralığındaki 1000 kişiyle yaptığı araştırma ile Türkiye’de diş sağlığı konusundaki bilinci ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların %73’ü günde en az 1 veya daha sık dişlerini fırçalıyor. %8’lik bir kesim, hiç dişlerini fırçalamıyor.

    Araştırma sonuçlarına göre 20-29 yaş aralığındaki eğitimli ve çalışan kadınlar, diş bakımına daha çok özen gösteriyor. Kişilerin diş fırçalamasının ilk sebebi, % 70 oranında genel diş sağlığını korumak. Dişleri beyazlatmak, ağız kokusunu önlemek ve bakterileri engellemek de diğer sebepler arasında yer alıyor. Özellikle 20-29 yaş aralığındaki gençler, beyazlatmak için dişlerini fırçalıyor.

    Tercih edilen diş macunları arasında ilk sırada % 53 oranıyla naneli, ardından da %28 oranıyla ferahlatıcı diş macunları geliyor.

    3 kişiden biri diş hassasiyeti sorunu yaşıyor.

    Dişe şeklini veren, diş minesine destek olan ve diş minesinin alt kısmında yer alan yumuşak tabakaya dentin adı veriliyor. Dentin; sert fırçalama, diş eti çekilmesi ve asit erozyonu gibi nedenler yüzünden açığa çıkıyor ve soğuk-sıcak, tatlı-tuzlu yiyecek ve içecekler ya da fırçalamadan kaynaklanan dokunma etkisi sonucunda sızıya sebep oluyor.

    Yapılan araştırmalara göre 20-40 yaş arasındaki her 3 kişiden 1’i diş hassasiyeti sorunu yaşıyor.

    Diş hassasiyetine karşı, uygun diş macunu kullanmak son derece önemli. Yapılan araştırmalar hassas dişlere sahip kişilerin % 50’sinin bu pratik yöntemi tercih etmediğini gösteriyor. Araştırmaya göre;

    o Kişiler, tüm faydaları bir arada sunan bir diş macunu kullanmayı tercih ediyor.
    o Hassas dişler için özel olarak üretilen diş macunlarının sadece tek bir yönde faydasının olduğunu düşünülüyor.
    o Hassas dişler için özel olarak üretilen diş macunlarının yaşlılar için olduğu sanılıyor.
    Diş macunu tüpleri hala ortadan sıkılıyor

    Komedi dizilerinin senaryolarına bile konu olan “ortadan sıkılmış diş macunu” kabusu ise devam ediyor. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların % 48’i diş macunu tüpü ile problem yaşıyor. Özellikle şehirli kadınlardan oluşan % 24’lük grup, diş macunu tüpünün ortadan sıkılmasından rahatsız oluyor. Katılımcıların bir diğer şikayeti de, diş macununun kapağının açık bırakılması.

    Diş hassasiyeti için pratik yöntemler:

    • Günde iki defa hassas dişlere uygun diş macunu kullanın.
    • Yumuşak diş fırçası tercih edin.
    • Ağız temizliğine dikkat edin.
    • Yediğiniz ve içtiğiniz gıdalara dikkat edin; asitli, ekşi gıdaları tüketme sıklığınızı gözden geçirin.
    • Diş hekimi ile randevularınızı aksatmayın.

    Diş hassasiyetine her yönden koruma: Sensodyne iso-active

    Yeni Sensodyne iso-active, üstün teknolojisiyle standart diş macunlarından son derece farklı. Köpüren mikro temizleyici jel yapısıyla diş aralarında ulaşılması zor alanlara bile ulaşan Sensodyne iso-active, günlük diş macunu olarak kullanılıyor. Diş fırçalama sırasında dişi tamamen kaplıyor, temizliyor ve koruyor. Böylelikle diş hassasiyeti için her yönden koruma sağlıyor.